Genel
Yeni Sandero Türkiye Yollarında


Dinamik tasarım, modern ekipman seviyesi ve artan kalite algısıyla tamamen yenilenen üçüncü nesil Dacia Sandero ve Sandero Stepway Türkiye yollarına çıkıyor. Renault Grubu’nun CMF-B platformunda üretilen modeller, aralarında X-Tronic şanzıman, kör nokta uyarı sistemi, kablosuz Apple Car Play ve elektrikli park freninin de bulunduğu birçok yeniliği de beraberinde getiriyor.
Estetik, teknoloji, konfor ve güvenlik anlamında çıtayı daha da yukarı taşıyan Yeni Sandero Stepway lansmana özel 160.900 TL’den başlayan erişilebilir fiyatlarıyla satışa sunuldu. Yeni Sandero ise Mart ayında 134.900 TL’den başlayan özel lansman fiyatlarıyla showroomlardaki yerini alacak.


Modern mobilite ihtiyaçlarını yeniden tanımlayan Dacia, tamamen yenilenen B-HB segmentindeki temsilcisi Sandero ve B-SUV segmentinin yeni oyuncusu Sandero Stepway ile tüketicilere bir otomobilde olması gereken tüm özellikleri sunuyor. Geçtiğimiz ay küresel çapta açıklanan Renaulution stratejik planına paralel olarak marka, üçüncü nesil Sandero ailesiyle tüketicilerini güvenilir, özgün ve en iyi fiyat-performans oranına sahip araçlarla buluşturarak pazarda en akıllı seçim olarak kalmaya devam ediyor. İlk kez görücüye çıktığı 2020’nin Eylül ayında büyük bir beğeniyle karşılanan modeller daha dinamik ve modern bir görünüm kazanırken, konfor, güvenlik ve teknolojik özellikleriyle de Dacia’nın kalite algısını üst seviyeye taşıyor.
Yeni Sandero ve Sandero Stepway, ilk kez lanse edildiği 2008 yılından bu yana küresel çapta olduğu gibi, ülkemizde de büyük bir beğeni topladı. Tüm dünyada toplamda 2,1 milyonluk satış başarısına ulaşan modeller, Türkiye’de ise 110 bini aşkın kullanıcıyla buluştu. 2017 itibarıyla Avrupa’da binek otomobil perakende pazarı lideri konumunda bulunan Sandero ailesi, üçüncü nesliyle birlikte tüm bu başarılarını daha da ileriye taşıyacak.


Yeni ve daha güçlü bir hikâyenin başlangıcı
Yenilenen Sandero ailesinin Dacia markası için yepyeni ve daha güçlü bir hikâyenin başlangıcı olduğunu ifade eden Renault MAİS Genel Müdürü Berk Çağdaş, “İçinden geçtiğimiz pandemi süreci, hepimize hayatımızda gerçekten nelerin önemli olduğunu hatırlatan bir dönem oldu. Geleceğin mobilitesi bizi daha sürdürülebilir tüketime, temel ihtiyaçlara ve gerçekten önemli olana yönelmeye davet ediyor. Yeni Sandero ve Yeni Sandero Stepway de işte bu temellere bağlı kalarak tüketicilerin gerçekten ihtiyacı olan her şeyi sunmak üzere tepeden tırnağa yenilendi. Yeni tasarımıyla daha dinamik ve modern bir görünüm kazanan Sandero ailesinde konfor, güvenlik ve teknoloji özellikleri de artırıldı. Renault Grubu’nun bilgi birikiminden yararlanarak CMF-B platformunda üretilen modeller, X-tronic şanzıman, elektrikli açılır cam tavan ve kablosuz Apple CarPlay gibi bir çok yeniliği de beraberinde getiriyor.
Yeni Sandero ailesiyle Dacia olarak yeni bir segmentte de yer alacağız. Yeni Sandero B-HB segmentinde de rekabet etmeye devam ederken, Yeni Sandero Stepway ile artık B-SUV segmentinde de söz sahibi olacağız. SUV ruhunu artık daha da fazla hissettiren Yeni Sandero Stepway’in bu segmentin en önemli oyuncularından biri olmasını hedefliyoruz. Sandero ailesinin yer aldığı B segmenti oldukça dinamik ve rekabet seviyesi yüksek. B-HB segmenti 2020 yılında toplam binek pazarından yüzde 12,1 oranında pay aldı. Türkiye’de B-SUV segmenti ise, 2015’te toplam binek otomobil pazarından yüzde 1,5 pay alırken, 2020’de bu oran ciddi bir artış göstererek yüzde 6,5 olarak gerçekleşti. Yenilenen modellerimizde Türkiye pazarı için böylesine önemli segmentlerde iddialı bir şekilde yer alarak genel marka performansımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.


DACIA SANDERO III
Estetik anlamda çıtayı daha yukarı taşıyan modern tasarım
Tamamen yeniden tasarlanan Yeni Sandero ve Sandero Stepway, atletik ve iddialı bir yorumla eski nesline kıyasla çok daha modern bir görünüme kavuştu. Ön tarafta logo dışında tüm detayların değiştiği Sandero ailesi, yeni marka kimliğini tanımlayan Y şeklindeki ışık imzalı LED farlar ve krom görünümlü ön ızgara ile fark yaratıyor. Yeniden konumlandırılan sis farları ise, ön taraftaki bütünüyle değişen tasarım diline eşlik ediyor. Önden bakıldığında daha eğimli bir çizgiye sahip olan yan camlar, daha verimli tasarlanmış bir iç mekânın da habercisi niteliği taşıyor.
Arka tarafta ise genişleyen omuzlar, Yeni Sandero ve Sandero Stepway’e güçlü bir karakter kazandırıyor. Yeni nesille birlikte gizlenmesine rağmen kolay ulaşılabilir bagaj kapağı açma düğmesi, artan ergonominin sinyallerini veriyor. Radyo anteni ise tavanın arkasına doğru konumlanarak daha estetik bir görünüm sağlıyor. Y şeklindeki ışık imzası arka farlarda da bulunurken, tasarım anlamında bütünlüğü sağlıyor. Pratik kullanım ve estetik iyileştirme amacıyla otomobillerin kapı kolları da bu tasarım bütünlüğüne uygun olarak yenilendi. Ayrıca Dacia markasında bir ilk olan elektrikli açılır cam tavan şık bir izlenim yaratırken, iç mekânda ferahlık hissini artırıyor.


DACIA SANDERO STEPWAY III
Yeniden tasarlanan yan aynalar sayesinde Yeni Sandero’nun genişliği aynalar kapalı halde 115 mm artarken, açık halde ise sadece 13 mm arttı. Böylece modelin toplam dış genişliği neredeyse değişmezken, akıllı tasarım dokunuşlarıyla iç mekânda ferahlık sağlandı.Yere daha sağlam basan Yeni Sandero’da ön tekerlek izi 37 mm genişledi. Otomobilin toplam yüksekliği 20 mm azalırken, boyu 19 mm arttı. Yerden yükseklik bir önceki nesil ile aynı kalırken, Yeni Sandero boyutlarıyla kompakt bir otomobil olma özelliğini sürdürüyor. Otomobilin ağırlığı yaklaşık 60 kg artmasına rağmen, ön camın daha eğimli olması, yeniden tasarlanmış yan aynalar ve kaput çizgileri gibi tasarım öğeleri sayesinde aerodinamik direnç katsayısı yüzde 11,1 oranında azaltıldı. (0,719) Bu durum daha düşük yakıt tüketimi ve karbondioksit salınımını da beraberinde getiriyor.


Yeni Sandero Stepway’e SUV aşısı
B-SUV segmentinin en yeni ve iddialı oyuncularından Yeni Sandero Stepway, dış taraftaki tasarım detaylarıyla güçlü bir SUV kimliğine büründü. Yeni Sandero’ya kıyasla yerden yüksekliği 41 mm daha fazla olan Yeni Sandero Stepway’in aynalar kapalı halde genişliği ise 87 mm arttı. Yenilenen tasarımıyla Yeni Sandero Stepway daha kaslı hatlara sahip. Kaput üzerindeki çizgiler de bu güçlü yapıyı vurguluyor. Ön ve arkada bulunan krom görünümlü koruma kızakları otomobili çekici kılarken, yan kapı korumaları da güçlü duruşu destekliyor. Dacia markasının akıllı çözümler üretme felsefesine paralel olarak ilk kez Yeni Sandero Stepway ile birlikte gelen modüler tavan barları, enine doğru da konumlandırılabiliyor. Bu özellik sayesinde port bagaj, bisiklet ya da kayak malzemesi gibi eşyalar kolaylıkla otomobile yüklenebiliyor.
Yeni Sandero’da olduğu gibi, Yeni Sandero Stepway’de de aerodinamik direnç katsayısı azaltıldı. Yüzde 6,3 azalan katsayı (0,836) ile düşük yakıt tüketimi ve karbondioksit verilerine ulaşılıyor.


Tarzı yansıtan renk ve jant seçenekleri
Yeni Sandero ve Sandero Stepway’de yedişer farklı renk seçeneği sunuluyor. Yeni Sandero Stepway’in lansman rengi olan Atacama Turuncu, modelde ilk kez kullanılıyor. Yeni Sandero’da ise Ayışığı Gri, üçüncü nesille birlikte ilk kez renk skalasına katıldı.
Yeni Sandero, donanım seviyesine ve opsiyona göre 2 adet 15 inç ve bir adet 16 inç, Yeni Sandero Stepway ise 2 farklı 16 inç jant seçeneği ile sunuluyor.


DACIA SANDERO STEPWAY III
Ferah ve kullanıcı dostu bir iç mekân
Yeni Sandero ve Sandero Stepway’in iç mekânı da dış tasarıma paralel olarak evrim geçirdi. İç mekânda direksiyon haricinde tüm öğeler değişirken, derinlik ayarlı ve elektrik takviyeli hale gelen direksiyon daha yüksek bir sürüş konforu vadediyor. Ön panel, kapı panelleri ve koltuk döşemelerinde kullanılan dekoratif malzemeler, iç tasarımda göze hoş gelen bir tasarım bütünlüğü sağlıyor. Yenilenen otomatik klima dizaynı, yeni tuş takımı ile birlikte ergonominin yanında şık bir görünüm sağlıyor. Dacia’nın yeni tasarım diline işaret eden havalandırma ızgaraları, kalite algısını daha ileriye taşıyor. Konsolun üzerinde konumlanan multimedya ekranı ise teknolojik bir kokpit deneyimi yaşatıyor. Modellerde alınabilen 8 inç multimedya ekranı Dacia markası için bir ilk olma özelliği taşıyor.
Yeni Sandero’dan farklı olarak Yeni Sandero Stepway, havalandırma çerçeveleri, iç kapı panelleri ve koltuk tasarımındaki özel dikişlerde Dacia markasıyla özdeşleşen Atacama turuncu detaylarla SUV kimliğini yansıtıyor.


DACIA SANDERO STEPWAY III
Yeni Dacia Sandero ve Sandero Stepway’deki gösterge panelleri de artık çok daha rahat okunabilir hale geldi. LPG tankı doluluk bilgisini de kullanıcıyla paylaşan gösterge paneli, yolculuk esnasında büyük kolaylık sağlıyor. Yepyeni bir yorumla kullanıcılar ile buluşturulan ayarlanabilir koltuklar, daha keyifli ve güvenli bir yolculuk sunuyor.
Sandero ailesi ön ve arka kapı panellerinin yanı sıra, orta konsol gibi bölümlerde bir önceki nesile göre 2,5 litre artışla 21 litrelik depolama hacmini kullanıcılarla buluşturuyor. 410 litrelik bagaj hacmi ise genişliğiyle segmentlerde iddialı bir konumda bulunuyor. Son olarak Dacia modellerinde ilk kez gelen elektrikli açılır cam tavan, iç mekandaki ferahlık hissinin başrol oyuncuları arasında yer alıyor.
Daha ferah bir iç kabine sahip Yeni Sandero ailesinde, omuz mesafesi 8mm, arka koltuk diz mesafesi ise 42 mm arttı. Yeni diz mesafesiyle Yeni Sandero ailesi 2 modelde de sınıflarının en iyi arka koltuk diz mesafelerinden birini sunuyor.


DACIA SANDERO STEPWAY III
CMF-B platformuyla birlikte gelen güvenlik ve sürüş özellikleri
Yeni Renault Clio ve Captur modellerinin de üretildiği Modüler CMF-B platformunun Dacia markası özelinde ilk kez kullanıldığı modeller olan Yeni Sandero ve Sandero Stepway, önemli iyileştirmelerle geliyor. Daha hafif ve sertleştirilmiş şasi, yeni karoseri yapısı sayesinde titreşimlerin kabine iletimi azaltılarak araç içi sesi ortalama 3 ila 4 desibel düşürüldü.
Yeni elektrik takviyeli ayarlanabilir direksiyon kullanımda önceki nesile göre yüzde 36 daha az güç gerektiriyor. Araç hızına duyarlı direksiyon artık daha sessiz çalışırken, sürüş ve manevra esnasında büyük kolaylık sağlıyor.
Son olarak Yeni Sandero ailesi en yeni sürüş destek sistemleriyle birlikte geliyor. Sandero ailesine birçok yenilik getiren platformla birlikte otomatik yanan farlar, yağmur sensörü ve kör nokta uyarı sistemi ilk kez kullanılıyor. Ayrıca E-Call, Yokuş Kalkış Yardımcısı ve Start&Stop teknolojisine sahip modellerde, elektrikli park freni ve eller serbest Dacia Kart sistemi ise ilk kez sunuluyor.


DACIA SANDERO STEPWAY III
3 farklı multimedya sistemiyle teknoloji dopingi
Tamamen yenilenen Sandero ve Sandero Stepway, tüketicilerin her seviyedeki ihtiyacına cevap veren 3 farklı multimedya sistemine sahip. Giriş seviyesinde sunulan Media Control, USB ve Bluetooth bağlantısı sunarken, 2 adet hoparlör ve 3,5 inç TFT ekranlı radyo sistemi içeriyor. Ayrıca ücretsiz olarak sunulan Media Control aplikasyonu indirilerek, ön konsoldaki bölmeye yerleştirilen akıllı telefonlar tıpkı bir multimedya sistemi olarak kullanılabiliyor. Müzik, telefon, navigasyon ve araç bilgileri, bu uygulama üzerinden görüntülenebiliyor. Sürücü tarafında bulunan çift mikrofon ise, daha net ses aktarımı sağlayarak otomobil için telefon görüşmelerinin kalitesini artırıyor.
Tüm Prestige versiyonlarında standart olarak sunulan Media Display sisteminde ise, 8 inç dokunmatik ekran ve Apple CarPlay özellikleri bulunuyor. Konumu ve boyutu tamamen değişerek çok daha ergonomik bir hale gelen ekran, 4 hoparlör ile birlikte geliyor. Media Display multimedya sistemi, ekranın sol tarafına yerleştirilebilen telefon sabitleme aparatıyla birlikte sunuluyor. Sürücü ayrıca, direksiyon üzerinde bulunan tuş yardımıyla tek dokunuşla Siri üzerinden otomobiliyle iletişim kurabiliyor.
Media Nav sistemi ise, Media Display’in özelliklerine ek olarak Renault ve Dacia markalarında ilk olan kablosuz Apple CarPlay ile donatıldı. Bu sistem ile ek 2 hoparlör daha sunulurken, navigasyon özelliğini de tüketicilerle buluşturuyor.


Verimli motor seçenekleri ilk kez X-Tronic şanzımanla kombinleniyor
Yeni Sandero ve Sandero Stepway, tüketicilere zengin ve verimli bir motor yelpazesi sunarken, ilk kez sunduğu X-Tronic şanzımanla sınıfının en ulaşılabilir otomatik vites seçeneğini getiriyor. Euro 6D-Full standardına uygun motorlardan 90 beygir güce sahip turbo beslemeli 1.0 litre TCe, 6 ileri manuel ya da X-Tronic şanzımanla sunuluyor. Bugüne kadar başarısını kanıtlayan, turbo beslemeli 100 beygir gücündeki ECO-G LPG motor seçeneğine ise 6 ileri manuel şanzımanla sahip olunabiliyor. B segmentindeki tek fabrika çıkışlı LPG seçeneği olma özelliğini sürdüren bu motorla Sandero ailesi, binek pazarında en düşük yakıt tüketim maliyetlerinden birini tüketicilerle buluşturuyor. 5 ileri manuel şanzımanla donatılmış 65 beygir gücündeki SCe motor ise yalnızca Yeni Sandero’da mevcut.
Lansmana özel erişilebilir özel fiyatlar
Comfort ve Prestige donanım seviyeleriyle satışa sunulan Yeni Sandero ve Sandero Stepway, lansmana özel avantajlı fiyatlarıyla tüketicilerle buluşuyor. Yeni Sandero Stepway 17 Şubat itibarıyla satışa sunulurken, Yeni Sandero ise Mart ayında showroomlardaki yerini alacak.
Genel
AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”


AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.
Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.
“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”
Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”
Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”
“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”
Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.
Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”
“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”
Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”
“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”
Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”
“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”
Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”
Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.
Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız: https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc
| AXA HAKKINDA
52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir. AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır. |
Detaylı Bilgi için
Funda Dilek: 0544 631 92 40
|
Genel
HONOR’la tatilde eğlence ve öğrenme aynı ekranda!


Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor
Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.
HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.
Not alıp çizim yapıyorlar
HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.
HONOR Kids ile daha güvenli içerikler
HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.
Kampanya devam ediyor
HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.
Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.
Genel
WatchGuard 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı


Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.
Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.
‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’
WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.
WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:
1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.
2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.
3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.
4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.
5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.
6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi.
WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.
Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin








