Connect with us

Genel

Yeni Sandero Türkiye Yollarında

    Dinamik tasarım, modern ekipman seviyesi ve artan kalite algısıyla tamamen yenilenen üçüncü nesil Dacia Sandero ve Sandero Stepway Türkiye yollarına çıkıyor. Renault Grubu’nun CMF-B platformunda üretilen modeller, aralarında X-Tronic şanzıman, kör nokta uyarı sistemi, kablosuz Apple Car Play ve elektrikli park freninin de bulunduğu birçok yeniliği de beraberinde getiriyor.

Estetik, teknoloji, konfor ve güvenlik anlamında çıtayı daha da yukarı taşıyan Yeni Sandero Stepway lansmana özel 160.900 TL’den başlayan erişilebilir fiyatlarıyla satışa sunuldu. Yeni Sandero ise Mart ayında 134.900 TL’den başlayan özel lansman fiyatlarıyla showroomlardaki yerini alacak.

Modern mobilite ihtiyaçlarını yeniden tanımlayan Dacia, tamamen yenilenen B-HB segmentindeki temsilcisi Sandero ve B-SUV segmentinin yeni oyuncusu Sandero Stepway ile tüketicilere bir otomobilde olması gereken tüm özellikleri sunuyor. Geçtiğimiz ay küresel çapta açıklanan Renaulution stratejik planına paralel olarak marka, üçüncü nesil Sandero ailesiyle tüketicilerini güvenilir, özgün ve en iyi fiyat-performans oranına sahip araçlarla buluşturarak pazarda en akıllı seçim olarak kalmaya devam ediyor.  İlk kez görücüye çıktığı 2020’nin Eylül ayında büyük bir beğeniyle karşılanan modeller daha dinamik ve modern bir görünüm kazanırken, konfor, güvenlik ve teknolojik özellikleriyle de Dacia’nın kalite algısını üst seviyeye taşıyor.

 

Yeni Sandero ve Sandero Stepway, ilk kez lanse edildiği 2008 yılından bu yana küresel çapta olduğu gibi, ülkemizde de büyük bir beğeni topladı. Tüm dünyada toplamda 2,1 milyonluk satış başarısına ulaşan modeller, Türkiye’de ise 110 bini aşkın kullanıcıyla buluştu. 2017 itibarıyla Avrupa’da binek otomobil perakende pazarı lideri konumunda bulunan Sandero ailesi, üçüncü nesliyle birlikte tüm bu başarılarını daha da ileriye taşıyacak.

Yeni ve daha güçlü bir hikâyenin başlangıcı

Yenilenen Sandero ailesinin Dacia markası için yepyeni ve daha güçlü bir hikâyenin başlangıcı olduğunu ifade eden Renault MAİS Genel Müdürü Berk Çağdaş, “İçinden geçtiğimiz pandemi süreci, hepimize hayatımızda gerçekten nelerin önemli olduğunu hatırlatan bir dönem oldu. Geleceğin mobilitesi bizi daha sürdürülebilir tüketime, temel ihtiyaçlara ve gerçekten önemli olana yönelmeye davet ediyor. Yeni Sandero ve Yeni Sandero Stepway de işte bu temellere bağlı kalarak tüketicilerin gerçekten ihtiyacı olan her şeyi sunmak üzere tepeden tırnağa yenilendi. Yeni tasarımıyla daha dinamik ve modern bir görünüm kazanan Sandero ailesinde konfor, güvenlik ve teknoloji özellikleri de artırıldı. Renault Grubu’nun bilgi birikiminden yararlanarak CMF-B platformunda üretilen modeller,     X-tronic şanzıman, elektrikli açılır cam tavan ve kablosuz Apple CarPlay gibi bir çok yeniliği de beraberinde getiriyor.

Yeni Sandero ailesiyle Dacia olarak yeni bir segmentte de yer alacağız. Yeni Sandero B-HB segmentinde de rekabet etmeye devam ederken, Yeni Sandero Stepway ile artık B-SUV segmentinde de söz sahibi olacağız. SUV ruhunu artık daha da fazla hissettiren Yeni Sandero Stepway’in bu segmentin en önemli oyuncularından biri olmasını hedefliyoruz. Sandero ailesinin yer aldığı B segmenti oldukça dinamik ve rekabet seviyesi yüksek. B-HB segmenti 2020 yılında toplam binek pazarından yüzde 12,1 oranında pay aldı. Türkiye’de B-SUV segmenti ise, 2015’te toplam binek otomobil pazarından yüzde 1,5 pay alırken, 2020’de bu oran ciddi bir artış göstererek yüzde 6,5 olarak gerçekleşti. Yenilenen modellerimizde Türkiye pazarı için böylesine önemli segmentlerde iddialı bir şekilde yer alarak genel marka performansımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

DACIA SANDERO III

DACIA SANDERO III

Estetik anlamda çıtayı daha yukarı taşıyan modern tasarım

Tamamen yeniden tasarlanan Yeni Sandero ve Sandero Stepway, atletik ve iddialı bir yorumla eski nesline kıyasla çok daha modern bir görünüme kavuştu. Ön tarafta logo dışında tüm detayların değiştiği Sandero ailesi, yeni marka kimliğini tanımlayan Y şeklindeki ışık imzalı LED farlar ve krom görünümlü ön ızgara ile fark yaratıyor. Yeniden konumlandırılan sis farları ise, ön taraftaki bütünüyle değişen tasarım diline eşlik ediyor. Önden bakıldığında daha eğimli bir çizgiye sahip olan yan camlar, daha verimli tasarlanmış bir iç mekânın da habercisi niteliği taşıyor.

Arka tarafta ise genişleyen omuzlar, Yeni Sandero ve Sandero Stepway’e güçlü bir karakter kazandırıyor. Yeni nesille birlikte gizlenmesine rağmen kolay ulaşılabilir bagaj kapağı açma düğmesi, artan ergonominin sinyallerini veriyor. Radyo anteni ise tavanın arkasına doğru konumlanarak daha estetik bir görünüm sağlıyor. Y şeklindeki ışık imzası arka farlarda da bulunurken, tasarım anlamında bütünlüğü sağlıyor. Pratik kullanım ve estetik iyileştirme amacıyla otomobillerin kapı kolları da bu tasarım bütünlüğüne uygun olarak yenilendi. Ayrıca Dacia markasında bir ilk olan elektrikli açılır cam tavan şık bir izlenim yaratırken, iç mekânda ferahlık hissini artırıyor.

DACIA SANDERO STEPWAY III

DACIA SANDERO STEPWAY III

Yeniden tasarlanan yan aynalar sayesinde Yeni Sandero’nun genişliği aynalar kapalı halde 115 mm artarken, açık halde ise sadece 13 mm arttı. Böylece modelin toplam dış genişliği neredeyse değişmezken, akıllı tasarım dokunuşlarıyla iç mekânda ferahlık sağlandı.Yere daha sağlam basan Yeni Sandero’da ön tekerlek izi 37 mm genişledi. Otomobilin toplam yüksekliği 20 mm azalırken, boyu 19 mm arttı. Yerden yükseklik bir önceki nesil ile aynı kalırken, Yeni Sandero boyutlarıyla kompakt bir otomobil olma özelliğini sürdürüyor. Otomobilin ağırlığı yaklaşık 60 kg artmasına rağmen, ön camın daha eğimli olması, yeniden tasarlanmış yan aynalar ve kaput çizgileri gibi tasarım öğeleri sayesinde aerodinamik direnç katsayısı yüzde 11,1 oranında azaltıldı. (0,719) Bu durum daha düşük yakıt tüketimi ve karbondioksit salınımını da beraberinde getiriyor.

Yeni Sandero Stepway’e SUV aşısı

B-SUV segmentinin en yeni ve iddialı oyuncularından Yeni Sandero Stepway, dış taraftaki tasarım detaylarıyla güçlü bir SUV kimliğine büründü. Yeni Sandero’ya kıyasla yerden yüksekliği 41 mm daha fazla olan Yeni Sandero Stepway’in aynalar kapalı halde genişliği ise 87 mm arttı. Yenilenen tasarımıyla Yeni Sandero Stepway daha kaslı hatlara sahip. Kaput üzerindeki çizgiler de bu güçlü yapıyı vurguluyor. Ön ve arkada bulunan krom görünümlü koruma kızakları otomobili çekici kılarken, yan kapı korumaları da güçlü duruşu destekliyor. Dacia markasının akıllı çözümler üretme felsefesine paralel olarak ilk kez Yeni Sandero Stepway ile birlikte gelen modüler tavan barları, enine doğru da konumlandırılabiliyor. Bu özellik sayesinde port bagaj, bisiklet ya da kayak malzemesi gibi eşyalar kolaylıkla otomobile yüklenebiliyor.

 

Yeni Sandero’da olduğu gibi, Yeni Sandero Stepway’de de aerodinamik direnç katsayısı azaltıldı. Yüzde 6,3 azalan katsayı (0,836) ile düşük yakıt tüketimi ve karbondioksit verilerine ulaşılıyor.

Tarzı yansıtan renk ve jant seçenekleri

Yeni Sandero ve Sandero Stepway’de yedişer farklı renk seçeneği sunuluyor. Yeni Sandero Stepway’in lansman rengi olan Atacama Turuncu, modelde ilk kez kullanılıyor. Yeni Sandero’da ise Ayışığı Gri, üçüncü nesille birlikte ilk kez renk skalasına katıldı.

 

Yeni Sandero, donanım seviyesine ve opsiyona göre 2 adet 15 inç ve bir adet 16 inç, Yeni Sandero Stepway ise 2 farklı 16 inç jant seçeneği ile sunuluyor.

DACIA SANDERO STEPWAY III

DACIA SANDERO STEPWAY III

Ferah ve kullanıcı dostu bir iç mekân

Yeni Sandero ve Sandero Stepway’in iç mekânı da dış tasarıma paralel olarak evrim geçirdi. İç mekânda direksiyon haricinde tüm öğeler değişirken, derinlik ayarlı ve elektrik takviyeli hale gelen direksiyon daha yüksek bir sürüş konforu vadediyor. Ön panel, kapı panelleri ve koltuk döşemelerinde kullanılan dekoratif malzemeler, iç tasarımda göze hoş gelen bir tasarım bütünlüğü sağlıyor. Yenilenen otomatik klima dizaynı, yeni tuş takımı ile birlikte ergonominin yanında şık bir görünüm sağlıyor. Dacia’nın yeni tasarım diline işaret eden havalandırma ızgaraları, kalite algısını daha ileriye taşıyor. Konsolun üzerinde konumlanan multimedya ekranı ise teknolojik bir kokpit deneyimi yaşatıyor. Modellerde alınabilen 8 inç multimedya ekranı Dacia markası için bir ilk olma özelliği taşıyor.

 

Yeni Sandero’dan farklı olarak Yeni Sandero Stepway, havalandırma çerçeveleri, iç kapı panelleri ve koltuk tasarımındaki özel dikişlerde Dacia markasıyla özdeşleşen Atacama turuncu detaylarla SUV kimliğini yansıtıyor.

DACIA SANDERO STEPWAY III

DACIA SANDERO STEPWAY III

Yeni Dacia Sandero ve Sandero Stepway’deki gösterge panelleri de artık çok daha rahat okunabilir hale geldi. LPG tankı doluluk bilgisini de kullanıcıyla paylaşan gösterge paneli, yolculuk esnasında büyük kolaylık sağlıyor. Yepyeni bir yorumla kullanıcılar ile buluşturulan ayarlanabilir koltuklar, daha keyifli ve güvenli bir yolculuk sunuyor.

 

Sandero ailesi ön ve arka kapı panellerinin yanı sıra, orta konsol gibi bölümlerde bir önceki nesile göre 2,5 litre artışla 21 litrelik depolama hacmini kullanıcılarla buluşturuyor. 410 litrelik bagaj hacmi ise genişliğiyle segmentlerde iddialı bir konumda bulunuyor. Son olarak Dacia modellerinde ilk kez gelen elektrikli açılır cam tavan, iç mekandaki ferahlık hissinin başrol oyuncuları arasında yer alıyor.

 

Daha ferah bir iç kabine sahip Yeni Sandero ailesinde,  omuz mesafesi 8mm, arka koltuk diz mesafesi ise 42 mm arttı. Yeni diz mesafesiyle Yeni Sandero ailesi 2 modelde de sınıflarının en iyi arka koltuk diz mesafelerinden birini sunuyor.

DACIA SANDERO STEPWAY III

CMF-B platformuyla birlikte gelen güvenlik ve sürüş özellikleri

Yeni Renault Clio ve Captur modellerinin de üretildiği Modüler CMF-B platformunun Dacia markası özelinde ilk kez kullanıldığı modeller olan Yeni Sandero ve Sandero Stepway, önemli iyileştirmelerle geliyor. Daha hafif ve sertleştirilmiş şasi, yeni karoseri yapısı sayesinde titreşimlerin kabine iletimi azaltılarak araç içi sesi ortalama 3 ila 4 desibel düşürüldü.

 

Yeni elektrik takviyeli ayarlanabilir direksiyon kullanımda önceki nesile göre yüzde 36 daha az güç gerektiriyor. Araç hızına duyarlı direksiyon artık daha sessiz çalışırken, sürüş ve manevra esnasında büyük kolaylık sağlıyor.

 

Son olarak Yeni Sandero ailesi en yeni sürüş destek sistemleriyle birlikte geliyor. Sandero ailesine birçok yenilik getiren platformla birlikte otomatik yanan farlar, yağmur sensörü ve kör nokta uyarı sistemi ilk kez kullanılıyor. Ayrıca E-Call, Yokuş Kalkış Yardımcısı ve Start&Stop teknolojisine sahip modellerde, elektrikli park freni ve eller serbest Dacia Kart  sistemi ise ilk kez sunuluyor.

DACIA SANDERO STEPWAY III

3 farklı multimedya sistemiyle teknoloji dopingi

Tamamen yenilenen Sandero ve Sandero Stepway, tüketicilerin her seviyedeki ihtiyacına cevap veren 3 farklı multimedya sistemine sahip. Giriş seviyesinde sunulan Media Control, USB ve Bluetooth bağlantısı sunarken, 2 adet hoparlör ve 3,5 inç TFT ekranlı radyo sistemi içeriyor. Ayrıca ücretsiz olarak sunulan Media Control aplikasyonu indirilerek, ön konsoldaki bölmeye yerleştirilen akıllı telefonlar tıpkı bir multimedya sistemi olarak kullanılabiliyor. Müzik, telefon, navigasyon ve araç bilgileri, bu uygulama üzerinden görüntülenebiliyor. Sürücü tarafında bulunan çift mikrofon ise, daha net ses aktarımı sağlayarak otomobil için telefon görüşmelerinin kalitesini artırıyor.

Tüm Prestige versiyonlarında standart olarak sunulan Media Display sisteminde ise, 8 inç dokunmatik ekran ve Apple CarPlay özellikleri bulunuyor. Konumu ve boyutu tamamen değişerek çok daha ergonomik bir hale gelen ekran, 4 hoparlör ile birlikte geliyor. Media Display multimedya sistemi, ekranın sol tarafına yerleştirilebilen telefon sabitleme aparatıyla birlikte sunuluyor. Sürücü ayrıca, direksiyon üzerinde bulunan tuş yardımıyla tek dokunuşla Siri üzerinden otomobiliyle iletişim kurabiliyor.

Media Nav sistemi ise, Media Display’in özelliklerine ek olarak Renault ve Dacia markalarında ilk olan  kablosuz Apple CarPlay ile donatıldı. Bu sistem ile ek 2 hoparlör daha sunulurken, navigasyon özelliğini de tüketicilerle buluşturuyor.

Verimli motor seçenekleri ilk kez X-Tronic şanzımanla kombinleniyor

Yeni Sandero ve Sandero Stepway, tüketicilere zengin ve verimli bir motor yelpazesi sunarken, ilk kez sunduğu X-Tronic şanzımanla sınıfının en ulaşılabilir otomatik vites seçeneğini getiriyor. Euro 6D-Full standardına uygun motorlardan 90 beygir güce sahip turbo beslemeli 1.0 litre TCe, 6 ileri manuel ya da X-Tronic şanzımanla sunuluyor. Bugüne kadar başarısını kanıtlayan, turbo beslemeli 100 beygir gücündeki ECO-G LPG motor seçeneğine ise 6 ileri manuel şanzımanla sahip olunabiliyor. B segmentindeki tek fabrika çıkışlı LPG seçeneği olma özelliğini sürdüren bu motorla Sandero ailesi, binek pazarında en düşük yakıt tüketim maliyetlerinden birini tüketicilerle buluşturuyor. 5 ileri manuel şanzımanla donatılmış 65 beygir gücündeki SCe motor ise yalnızca Yeni Sandero’da mevcut.

 Lansmana özel erişilebilir özel fiyatlar

Comfort ve Prestige donanım seviyeleriyle satışa sunulan Yeni Sandero ve Sandero Stepway, lansmana özel avantajlı fiyatlarıyla tüketicilerle buluşuyor. Yeni Sandero Stepway 17 Şubat itibarıyla satışa sunulurken, Yeni Sandero ise Mart ayında showroomlardaki yerini alacak.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Yeni eSprinter ve Sprinter, 2024’ün ikinci yarısında Türkiye’de

Bugüne kadarki en çok yönlü ve verimli tamamen elektrikli Mercedes-Benz eSprinter modelleri Avrupa’da satışa sunuldu. Yılın ikinci yarısından itibaren de Türkiye’de.

Çok sayıda yeni dijital ekstraya sahip eSprinter ve Sprinter, en güncel nesil MBUX dışında ek ve bazı durumlarda yeni ve daha da gelişmiş işlevlere sahip güvenlik ve destek sistemleriyle donatılıyor.

eSprinter 440 kilometreye (WLTP verisi) kadar menzil sağlıyor.

Hafif ticari araçların elektrikli ismi yeni Mercedes-Benz eSprinter yakında yollara çıkacak. Müşteriler için sağladığı katma değer, çok yönlülük ve esneklikle dikkat çeken, iki gövde tipi ve uzunluğu ile üç batarya boyutuna sahip yüksek taşıma kapasiteli yeni eSprinter farklı kullanım alanlarıyla öne çıkıyor. Daha fazla menzil ve daha fazla yük taşıma arasında tercih yapılabilen yeni eSprinter, 56 kWh veya 113 kWh kullanılabilir batarya kapasitesiyle Avrupa’da satışa sunuldu. 2024’ün ikinci yarısında Türkiye’de de satışa sunulacak yeni eSprinter’ın ürün gamına 81 kWh kapasiteli bir versiyon da eklenecek. Ayrıca ilerleyen dönemde ilk kez şasi kamyonet olarak da satışa sunulacak. Bu sayede de çok sayıda sektör için temel bir araç haline gelecek. Buna ek olarak, MBUX bilgi-eğlence sistemi, gelişmiş güvenlik ve destek sistemleri ve daha zengin bir donanım ile ilk kez akıllı, dijital bağlantı avantajı da sunuyor. Ayrıca eSprinter’da isteğe bağlı bir römork bağlantısı da olacak.

The new Mercedes-Benz eSprinter
The new Mercedes-Benz eSprinter

Çok yönlü ve verimli: Yeni Mercedes-Benz eSprinter

Verimlilik, menzil ve yük hacmi ile çok yönlü bir araç olarak öne çıkan yeni Mercedes-Benz eSprinter, çok sayıda teknik yenilik içermesinin yanında üç modülden oluşan yeni bir konsepti de esas alıyor. Böylece farklı uzunluk ve gövdelerle geliştirilme ve tasarlanma özgürlüğü sunuyor.

Tek tip bir gövde şeklinde tasarlanan ön modül, tüm yüksek voltajlı bileşenleri kapsıyor ve aks mesafesi ve batarya boyutundan bağımsız olarak değişiklik yapmadan tüm araç çeşitleriyle birleştirilebiliyor. Alandan tasarruf sağlayan entegre yüksek voltajlı batarya modülü gövdenin altında bulunuyor. Akslar arasındaki batarya konumu, sağlam batarya gövdesi ile yüksek voltajlı bataryanın en uygun şekilde yerleştirilmesini sağlıyor. Düşük ağırlık merkezi, yol tutuşu üzerinde olumlu bir etkiye sahip. Elektrik tahrikli arka aksa sahip arka modül de yeni eSprinter’ın tüm modellerinde kullanılıyor. Kompakt ve güçlü elektromotor da arka modüle entegre edilmiş durumda.

Mercedes-Benz eSprinter

Elektrikli güç-aktarma sistemleri ve yüksek voltajlı batarya

Yeni Mercedes-Benz eSprinter’daki elektrik tahrikli arka aks müşterilere; araç uzunlukları, maksimum brüt araç ağırlığı (4,25 tona kadar), çekme kapasiteleri (2 tona kadar) ve yük hacmi (maksimum 14 m³) açısından önemli avantajlar sağlıyor. Yeni eSprinter, her biri maksimum 100 ve 150 kW güç sağlayan verimli bir elektromotorla sunuluyor. Yeni sabit mıknatıslı senkron motor (PSM), özellikle yüksek verimliliğiyle öne çıkıyor. Müşteriler, menzil ve taşıma kapasitesi açısından kendi bireysel gereksinimlerine bağlı olarak yeni eSprinter için üç farklı batarya boyutu arasından seçim yapabiliyor (113 kWh, 81 kWh veya 56 kWh). WLTP döngüsüne dayalı bir simülasyonla hesaplanan elektrikli menzil 440 kilometreye kadar ulaşıyor (şehir içinde 500 kilometreye kadar). eSprinter’daki yeni DAUTO otomatik geri kazanım sistemi son derece verimli ve konforlu bir sürüş tarzı sağlıyor. Radardan, kameradan ve navigasyon verilerinden gelen bilgiler toplanarak işleniyor ve enerji geri-kazanım yoğunluğu gerçek zamanlı olarak sürüş koşullarına uyarlanıyor. Ayrıca ECO Assist işlevi ile, donanıma ve ülkeye bağlı olarak, önde bir aracın olup olmadığını, hız sınırının ne olduğunu veya ileride bir yokuşun olup olmadığını analiz ediyor ve ayağın gaz pedalından ne zaman çekilmesi gerektiğini gösterge panelinde belirtiyor. Ayrıca üç sürüş modu, maksimum konfor veya maksimum menzil arasında seçim yapma olanağı sağlıyor.

Mercedes-Benz hızlı sarj

Tüm Mercedes-Benz elektrikli van modelleri gibi yeni eSprinter da hem alternatif akım (AC) hem de doğru akım (DC) şarj olanağına sahip. Entegre şarj cihazı, hızlı şarj istasyonunda 115 kW’a kadar (isteğe bağlı) doğru akımla şarj olanağı sağlıyor. Böylece 56 kWh kapasiteli batarya, maksimum 115 kW ile yaklaşık 28 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e şarj oluyor. Kullanılabilir kapasitesi 113 kWh olan bataryanın şarj olması maksimum 115 kW ile yaklaşık 42 dakikaya sürüyor.

 

Geleneksel tahrikli yeni Mercedes-Benz Sprinter maksimum esneklik sunuyor

Yeni Mercedes-Benz Sprinter; arkadan itişli veya dört tekerlekten çekişli olmak üzere farklı güç aktarma türleriyle ve maksimum brüt araç ağırlığıyla (5,5 tona kadar) farklı sektörler ve kullanım alanlarının gereksinimlerini karşılıyor.

 

Yüksek verimlilik seviyesine sahip 2,0 litre hacimli dizel motorun (OM654) yanında seçilen modele ve güç aktarma tipine bağlı olarak 110 kW, 125 kW ve 140 kW olmak üzere dört farklı güç seçeneği bulunuyor. Güç aktarımını konforlu 9G-TRONIC otomatik şanzıman veya 6 vitesli manuel şanzıman sağlıyor.

Mercedes-Benz eSprinter

Mevcut MBUX nesli ve farklı dijital ekstralar

Hem eSprinter hem de Sprinter’da, 26 cm (10,25 inç) ekrana sahip, MBUX (Mercedes Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence sisteminin en güncel nesli standart donanım olarak sunuluyor. Daha fazla konfor ve güvenliğe katkıda bulunan ek işlevlerle Sprinter ve eSprinter daha akıllı ve müşterilerin günlük yaşamlarını kolaylaştıran bir yapı sunuyor.

 

Yeni eSprinter, ayrıca MBUX sayesinde aktif menzil yönetimi ve bulut tabanlı hizmetler ve uygulamalarla akıllı navigasyonlu (elektrikli zekaya sahip navigasyon) elektromobil ekosistemine de entegre oluyor. Bu, şeffaflık ve mümkün olan en yüksek planlama güvenliği ile rahat bir yolculuk sağlıyor.

Mercedes-Benz eSprinter
Güvenlik ve destek sistemleri: Her durumda daha iyi destek

Yeni Sprinter ve eSprinter modellerinin güvenlik ve destek sistemleri, çoğu standart donanıma dahil olan ek ve bazı durumlarda yeni ve daha gelişmiş işlevlere sahip. Aktif Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Asistanı, ATTENTION ASSIST yorgunluk uyarısı, aracın üretim tarihinden itibaren yedi yıla kadar ücretsiz navigasyon verilerini içeren hız sabitleme özellikli Akıllı Hız Asistanı, panel vanlar ve minibüs için geri vites kamerası olmak üzere kapsamlı güvenlik ve destek işlevleriyle standart olarak donatılıyor. Ayrıca isteğe bağlı olarak, ilk kez, harekete geçerken aracın önündeki diğer yol kullanıcılarıyla çarpışmayı önleyen Harekete Geçme Bilgi Yardımcısı da sunuluyor. Bunun dışında N2 onaylı araçlar için standart, ancak diğer versiyonlarda opsiyonel olarak sunulan Yan Koruma Yardımcısı, yolcu tarafında tanımlı bir alanda yayaların ve bisikletlilerin daha iyi algılanmasına yardımcı oluyor. Rahat ve hızlı park etmek için park paketi kapsamında 360 derece kamera ve engellerin görünürlüğünü sağlayan yeni 3D ekran devreye giriyor. Bunun dışında opsiyonel dijital dikiz aynası, arka cam olmadığında veya araç uzun olduğunda bile arka tarafın rahat bir şekilde görülmesini sağlıyor.

 

Continue Reading

Genel

YENİ PEUGEOT 9X8, 2024 SEZONUNDA PERFORMANSINI ZİRVEYE TAŞIYACAK!

2024 PEUGEOT 9X8 tamamen yeni giydirmeye sahip yeni bir siluetle sahneye çıkıyor. Binlerce kilometrelik testi tamamlayan Team Peugeot TotalEnergies, 21 Nisan’da düzenlenecek olan 2024 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın ikinci turu 6 Saat Imola’da ilk kez yarışacak 2024 PEUGEOT 9X8 aracını tanıttı. PEUGEOT Sport ekibi, takımların önde 29 cm ve arkada 34 cm genişlikte daha etkili bir lastik kurulumu kullanmasına olanak tanıyan düzenleme değişikliğinden en iyi şekilde yararlanmak üzere PEUGEOT 9X8’in aerodinamiğini uyarladı ve PEUGEOT 9X8 artık bir arka spoylere sahip. Bununla birlikte aracın gövde yapısının yüzde 90’ı korundu. Peugeot Design ve PEUGEOT Sport, üst üste üç yıldır birlikte çalışarak Peugeot ekipleri tarafından özel olarak tasarlanan çok özel bir dış görünüme imza attı. Yeni görünümde markanın hız, esneklik ve gücünün simgesi Aslan logosu tasarımın merkezinde yer alıyor.

Team Peugeot TotalEnergies, yeni yarış otomobili 2024 PEUGEOT 9X8’i tanıttı. 2024 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın ikinci yarışı olan Imola’da ilk kez yarışacak olan PEUGEOT 9X8, yerini aldığı modele göre çeşitli geliştirmelerle bayrağı devralıyor. Geçtiğimiz sezon boyunca yarışan 2023 PEUGEOT 9X8, Le Mans’ta son derece iddialı bir performans elde etmişti.  Monza’da üçüncülükle ilk podyumuna çıkan 2023 PEUGEOT 9X8, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonasında geçirdiği ilk tam sezonun ardından 2024 sezonunun açılış yarışı olan Losail’i de büyük oranda önde tamamladı. Şimdi ise ekip, 9 üretici ve 19 prototipin kıyasıya yarıştığı Hypercar sınıfının en iddialı otomobillerinden biri olarak görülen PEUGEOT 9X8’i çok sayıda önemli güncellemeyle optimize etti.

PEUGEOT 9X8’in ilk versiyonu, 2020/2021 sezonundaki teknik düzenlemeleri karşılayacak şekilde tasarlandı. Ancak otomobilin tasarım aşaması ile 2022 yazındaki tanıtım arasında kurallar değişti. Bu durum da belirli alanlardaki performans iyileştirmelerini beraberinde getirdi. Buna bağlı olarak otomobilin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak ve Team Peugeot TotalEnergies tarafından belirlenen iddialı hedeflere ulaşmak adına bazı tasarım ayrıntıları revize edildi.

“Çok sayıda güncelleme ve iyileştirme içeriyor”

2024 PEUGEOT 9X8’in optimizasyonları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan PEUGEOT Sport Teknik Müdürü Olivier Jansonnie, ”Artık geçerli olmayan seçimler yapmıştık. Oluşan performans farkını 2023 yılındaki Performans Dengesi (BOP) yeterince dengelemedi. Aslında ana fikir, rakiplerimizin otomobil tasarımına benzer bir tasarıma dönmek ve böylece BOP açısından buna eşdeğer karşılık görmekti. Bu nedenle 31/31cm ile tüm tekerleklerde aynı lastik genişliğini kullanmayı bıraktık. Bunun yerine önde 29 cm ve arkada 34 cm lastik tercih ettik. Açık konuşmak gerekirse, aynı şasiye sahip ve yeni bir otomobil değil. Ancak çok sayıda güncelleme ve iyileştirme içeriyor. Lastiklerin etkili bir şekilde çalışabilmesi için PEUGEOT 9X8’in ağırlık merkezini değiştirmek zorunda kaldık. Bu da bazı bileşenlerin hareket etmesi ve diğerlerinin daha hafif hale getirilmesi anlamına geliyordu. Daha iyi bir aerodinamik dengeye sahip olmak için aerodinamik yükleri yeniden dağıtmamız gerekti. Bu da üstyapı bileşenlerinin yaklaşık yüze 90’ını yeniden tasarlamamızı gerektirdi ve en önemlisi de arka kanadı ekledik. Ayrıca yeni homologasyon ile bazı güvenlik ve performans iyileştirmelerini hayata geçirdik” dedi

Mart 2023’te, 2024 sezonu için araçta bazı radikal iyileştirmeler yapma kararı alındı. PEUGEOT Sport ekibi, 2023 WEC sezonuna katılırken aracı yeniden tasarlamak için yorulmadan çalıştı. Proje içinde proje olmasının ekibin iş yükünü oldukça artırdığını dile getiren Olivier Jansonnie, “Team Peugeot TotalEnergies’in bağlılığına ve çabasına güvendik. Bu çabanın sonucunu göstermek için heyecanlıyız. Hedefimiz ön sıralarda yer almak, podyum için ve galibiyet için mücadele etmek” dedi.

Bu güncellemeler aynı zamanda Peugeot Sport ile dört yıl önce başlayan iş birliğini sürdürme fırsatı da sağladı.  PEUGEOT Tasarım Müdürü Matthias Hossann, “Peugeot’nun 2022 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nda dönüşünü simgeleyen zarif ve sade bir tasarımla başladık. Sonrasında görsel sanatçı Demsky tarafından hem 24 Saat Le Mans yarışının yüzüncü yılını, hem de PEUGEOT’nun Le Mans’taki üçlü zaferinin 30. yıldönümünü kutlayan 2023 dış tasarımın ardından bu sefer Aslan Başını farklı ölçeklerde kullandığımız bir tasarımla ortaya çıktık. Bir aslan sürüsünü simgeleyen bu grafik tasarım, dayanıklılık yarışlarının değerlerini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Takım ruhunu ve takımdaki yetenek zenginliğini öne çıkarmak istedik. Tasarım, siyah, gri, beyaz ve kriptonit olmak üzere PEUGEOT Sport renk kartelasından alınan farklı boyutlarda renklerden oluşuyor. Bu tema, PEUGEOT’nun grafik tasarım ekibi tarafından geliştirilen yaşam tarzı ürünlerinde de aynı şekilde kullanılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Team Peugeot TotalEnergies’in kaydettiği gelişmeyi gözler önüne seren 2024 PEUGEOT 9X8’in 2023 versiyonu, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın açılış yarışı Katar 1812 km’de son kez sahneye çıktı ve 21 Nisan tarihinde FIA WEC sezonunun ikinci turu olan 6 Saat Imola yarışında yerini 2024 versiyonuna bırakmaya hazırlanıyor. PEUGEOT 2011 yılında Imola’daki Autodromo Enzo e Dino Ferrari yarışında nefes kesen çifte zaferle hafızalarda yer etmişti.

PEUGEOT CEO’su Linda Jackson, “Team Peugeot TotalEnergies’in FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nda yarıştığı ilk yıl olan 2023, tüm zorluklara rağmen takımın şekillenmesi ve tutkusunu göstermesi açısından herkes için önemli bir deneyim oldu. 2024 yılı için de hedefimiz aynı; yarış kazanmak. Bu yıl zorlu bir rekabet ortamı olacak. Bunu biliyoruz. Ancak ekibimiz, PEUGEOT 9X8’in markanın değerlerini mükemmel şekilde yansıtan 2024 versiyonunu geliştirmek için çok çalıştı. Team Peugeot TotalEnergies, enerjisi ve çabasıyla göz doldurdu. Dayanıklılık yarışlarındaki bu yeni dönemin parçası olmaktan gurur duyuyoruz ve motor sporlarında iz bırakmak istiyoruz” sözleriyle görüşlerini aktardı.

Yeni PEUGEOT 9X8’i değerlendiren Stellantis Motorsport Kıdemli Başkan Yardımcısı Jean-Marc Finot, “Öncelikle tüm PEUGEOT Sport ekibine çalışmalarından dolayı tebrik ve teşekkür ediyorum. 2023 sezonunda yarışırken, rekor sürede aracın bir kısmını yeniden tasarlamak gerçekten de küçümsenecek bir başarı değil. PEUGEOT 9X8, aslında LMH’de önde ve arkada eşit boyutta lastiklerin zorunlu olduğu 2020/2021 düzenlemelerini karşılamak üzere tasarlandı. Ancak bu arada kurallar değişti. Böylece rakiplerimizden bazıları arkada daha büyük lastikler kullanabildi. Aslında BoP’nin yapısal tasarımımızı dengelemek için yeterli olacağını düşünmüştük, ancak durum böyle olmadı. Bu nedenle otomobilin bir kısmını yeni lastik boyutlarına uyum sağlayacak şekilde yeniden tasarlamamız gerekti. Böylece aracın ağırlık merkezini kaydırdık, aerodinamik yüklerin dağılımını değiştirdik, bir arka kanat ekledik, daha hafif parçalar ürettik. Simülasyonlarımız ve ilk pist testlerimiz aracın daha fazla performansa sahip olduğunu gösterdi. Bu nedenle, minimum ağırlık ve maksimum güçle BoP sınırına yaklaşmadan ön sıralarda yer almayı umuyoruz” dedi.

 

Continue Reading

Genel

  Hollandalı Carver Türkiye’de Satışa Çıkıyor!  

Mikromobilite çözümleri konusunda Avrupa’nın önde gelen markalarından Carver, Türkiye’de GRS Automobility güvencesiyle satışa çıkıyor. Test sürüşleri ve ön sipariş süreci başlayan Hollandalı marka iki farklı model ve iki farklı alt donanım seviyesiyle Nisan ayında yollarla buluşacak. 1+1 oturma düzeni, yüzde yüz elektrikli yapısı ve kompakt boyutlarıyla şehir içindeki mobilite ihtiyaçlarını keyfe çevirecek Carver, Dinamik Araç Kontrol (DVC) sistemi sayesinde tıpkı motosikletlerdeki gibi 45 derece açıda yana yatabiliyor. Carver Cargo ise filolar ve KOBİ sahipleri için üst düzey bir alternatif haline gelecek.

Kayak’taki dönüş tekniği “carving” kelimesinden ilham alarak Hollanda’da 1994 yılında serüvenine başlayan ve geçen sene “En İyi Mikromobilite Elektrikli Aracı” seçilen Carver markası, ülkemizde de trafikte seyir keyfi verecek yeni bir yol arkadaşı olmaya aday olacak gibi görünüyor. Test sürüşleri ve ön sipariş süreci başlayan iki farklı donanım seviyesi ile gelen Carver S+ Carver R+ ve lojistiğe yönelik Carver Cargo modelleri, şehir içinde yolculukları pratik hale getirecek.

Yalnızca 98cm genişliği, 1+1 oturma düzeni, 75 litrelik bagaj hacmiyle eğlenceli, akıllı ve ekonomik seyahat çözümler sunan yüzde yüz elektrikli Carver’ın S+ modeli, 80 km/s son hız, 100 km menzil ve 3 saatte yüzde 80 şarj özellikleriyle öne çıkıyor. Carver R+ modeli ise 45 km/s son hızıyla 130 km menzil ile şehir içi ulaşımda çok ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Tüm modelleri B sınıfını ehliyet ile kullanılabilirken dileyenler Carver R+ modelini B motosiklet ehliyetiyle de kullanabilecekler. Carver’ı rakiplerinden ayıran en büyük unsur ise “Dinamik Araç Kontrol” sistemi sayesinde tıpkı motosikletlerde olduğu gibi virajlarda 40 derece açıda yana yatabilmesi. Böylelikle çok daha güvenli ve stabil bir sürüş deneyimi sağlıyor. Kapalı yapısı ve yüksek dayanımlı şasisi sayesinde motosikletlerden daha güvenli ve konforlu yolculuk vaat eden Carver açılabilir tavan ve müzik sistemi de sunuyor.

Carver Cargo ise 500 litrelik bagaj alanıyla filolar, kargo şirketleri ve KOBİ sahipleri için üst düzey alternatif haline gelecek gibi görünüyor. Her üç model Nisan ayında Türkiye yollarıyla buluşmayı bekliyor. Test sürüşü ve ön sipariş için İstanbul Kâğıthane’deki GRS Automobility Showroomu, 444 77 48 iletişim numarası veya carverturkiye.com web adresi üzerinden erişim sağlanabiliyor.

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.