Genel
Türkiye’nin Otomobili TOGG Projesinin Yerli İş Ortaklığına TAYSAD Desteği!


Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD), 2021 yılı için devreye aldığı “Ar-Ge Yetkinlik Gelişim Programı” altındaki ilk etkinliğini Türkiye’nin Otomobil Girişim Grubu (TOGG) ile gerçekleştirdi.
TAYSAD üyelerinin, yakın geleceğin elektrikli araçlar dünyasıyla daha sağlıklı entegrasyonu için hedeflenen çalışmalar kapsamında düzenlenen online etkinlikte, “Küresel ve Türkiye Mobilite Ekosistemi Geleceği” konusu ele alındı. TOGG CEO’su Gürcan Karakaş ve TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kemal Yazıcı’nın sunumları eşliğinde gerçekleşen online buluşmada, ilk olarak dünyada ve Türkiye’de elektrikli araçların geldiği mevcut durum ve yakın gelecek öngörüleri masaya yatırıldı.
TOGG CEO’su Gürcan Karakaş, Türkiye’de mobilite sisteminin çekirdeğini oluşturmayı istediklerini ve meydana getirdikleri iş ortaklığı altyapısında çoğunlukla TAYSAD üyelerinin yer aldığını belirterek; “İş ortaklarımızın yüzde 75 oranı TAYSAD üyelerinden oluşan kuruluşlar, yüzde 25 oranında ise yurtdışı kaynaklı kuruluşlarla tedarik altyapımızı sağladık. 2022 sonunda ilk seri üretim aracın banttan inmesiyle başlangıçta yüzde 51 yerlilik oranında olacağız. Bu oranı, 2025’in sonunda yüzde 68’e yükselteceğimize inanıyoruz” dedi.
TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kemal Yazıcı ise elektrikli araçların artışıyla birlikte tedarik sanayi içerisinde elektrikli ve otonom araçlara özgü parçaların üretiminin, giderek daha önemli hale geleceğini belirterek, “Bugün konvansiyonel araçlar için üretilen parçaların toplam üretilen parçalara oranı yüzde 85 seviyelerindeyken bu oran 2030 yılına gelindiğinde yüzde 40-45’e düşecektir. Yani Tedarik Sanayi eğer değişemezse iş kaybedecek ve belki kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Tedarik sanayi olarak, yeni teknolojilere; lisans veya ortaklık yoluyla teknoloji transferi yaparak veya yerli Ar-Ge çalışmalarıyla sahip olabiliriz ve her iki yolu da aynı anda denemeliyiz” dedi. Yazıcı sunumunda TAYSAD’ın Teknoloji Yol Haritası’nı da açıkladı.
TAYSAD, otomotiv ve tedarik sanayinin gündeminde olan ve elektrikli araçlar dünyasıyla ilgili verilerin masaya yatırıldığı önemli bir etkinliğe imza attı. “Küresel ve Türkiye Mobilite Ekosistemi Geleceği” konulu online buluşmada TOGG CEO’su Gürcan Karakaş ve TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kemal Yazıcı, gerçekleştirdikleri sunumlarla mobilite sektörünün geldiği noktayı ele aldılar. Üst düzey yönetici ve Ar-Ge bölüm yöneticilerinden oluşan 300 kişinin online takip ettiği etkinlikte, TOGG projesinin geldiği nokta ile TAYSAD’ın Yeni Teknolojiler Yol Haritası açıklandı.
Sunumunda ilk olarak tüm dünyada oyunun kurallarının değiştiğini ve otomobilin hem hızlı hem de akıllı bir cihaza dönüştüğünü belirten Karakaş, otomotivin geleceğini rakamsal ifadelerle özetleyerek; “Klasik anlamda bugünkü üretilen otomobillerin karlılığı ve ölçek ekonomi içerisindeki adetleri de düşüyor. Özellikle yeni teknoloji ve mobiliteden kaynaklanan gelirlerin, çift basamaklı karlılık getirdiğini ve hızla büyümekte olduğunu görüyoruz. Gerek 150 sene önce yolculuğa çıkmış olsun gerek yeni çıkmış olsun tüm üreticilerin, bu karlı alanlara yönelmeleri gerektiğini görüyoruz. Bu yeni alandaki faaliyetler çok boyutlu olarak bir şirketin tek başına kontrol edeceği çerçevenin dışındadır. Bu durum, artık işbirliğine daha açık ve kullanıcı odaklı organizasyonların başarılı olacağını bize gösteriyor. Gelecekte büyük ve çok parası olanlar değil, çevik olabilenlerin başarılı olacağını görüyoruz” ifadelerini kullandı.
“Türkiye mobilite sisteminin çekirdeğini oluşturmak istiyoruz”
Sunumunda Türkiye’nin otomobili projesine de değinen TOGG CEO’su Karakaş, “Her şeyden önce iki hedefimiz var. Fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen ülkemize ait, küresel bir marka ortaya çıkarmak istiyoruz. Temel bileşenlerinde yeni nesil teknolojinin olması, bir dönüştürmeden ziyade tamamen doğuştan elektrikli ve akıllı bir cihaz olarak tasarlanması, küresel rekabet edebilir olması hedefimiz. Otomobil dünyası tüketici elektroniğinden sonra en yüksek küresel rekabeti olan sektör. Planlarımız doğrultusunda Avrupa’da klasik üretici olmayan, bizim gibi yeni nesil kurulmuş şirketlerden ortaya çıkan ilk SUV üreticisi olacağız. İkinci olarak da Türkiye mobilite sisteminin çekirdeğini oluşturmak istiyoruz. Klasik otomobil dünyası, üretim konseptiyle başlar ve satışla son bulur. Bizim de burada başlıyor fakat akıllı, empatik, bağlantılı, otonom ve paylaşımlı olmasını başardığımız takdirde yeni dünyalara kapılar aralanıyor. Kullanıcı odaklı mobilite yaklaşımı bizim felsefemizdir” ifadelerini kullandı.


TOGG’un yerli iş ortaklarının yüzde 75’i TAYSAD üyesi!
Konuşmasında TAYSAD ile olan işbirliği çalışmalarına da değinen Karakaş, “İş ortaklarımızın yüzde 75’i Türkiye’den ve çoğunluğu TAYSAD üyelerinden oluşan kuruluşlar, yüzde 25 oranında ise yurtdışı kaynaklı kuruluşlarla tedarik altyapımızı sağladık. 2022 sonunda ilk seri üretim aracın banttan inmesiyle başlangıçta yüzde 51 yerlilik oranında olacağız. Bunu 2025’in sonunda yüzde 68’e yükselteceğimize inanıyoruz. Bu rakamın, diğer binek araçlarda yüzde 30 ile 62 arasında olduğunu görüyoruz. TAYSAD üyelerinin takipçi değil, öncü olarak, yazılımla, elektronik dünyasıyla, alanındaki start up’larla ve diğer üyelerle hızlı bir şekilde yeni iş birlikleri organize etmeleri gerekiyor. Üründen ziyade fikir ve çözüm üretmeyi ileriki dönemde gerçekleştirmemiz lazım” dedi.


TAYSAD’ın Yeni Teknolojiler Yol Haritası
TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kemal Yazıcı ise, otomotiv tedarik endüstrisini bekleyen süreçleri aktararak, “2050’de karbon nötr bir dünya hedefleniyor ve bu konuda elektrifikasyon önem arz ediyor. İçten yanmalı motorların oranının 2030 yılında yüzde 50 seviyesine ve 2035’te ise yüzde 40’ların da altına ineceğini söyleyebiliriz. Otonom seviye 3 ve 4 araçların oranı 2030 yılında yüzde 15’lere varacak. Otonom sürüş için gerekli yazılımlara tedarik sanayi olarak hazır olmamız gerekiyor. Bugün konvansiyonel araçlar için üretilen parçaların toplam üretilen parçalara oranı yüzde 85 seviyelerindeyken bu oran 2030 yılına gelindiğinde yüzde 40-45’e düşecektir. Yani tedarik sanayi eğer değişemezse iş kaybedecek ve belki kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Tedarik sanayi olarak, yeni teknolojilere; lisans veya ortaklık yoluyla teknoloji transferi yaparak veya yerli Ar-Ge çalışmalarıyla sahip olabiliriz ve her iki yolu da aynı anda denemeliyiz” dedi. Sunumunda TAYSAD Yeni Teknolojiler Yol Haritası’na da değinen Yazıcı, “2030 vizyonumuz kapsamında; Türk otomotiv tedarik sanayini küresel otomotiv pazarında tasarım, teknoloji ve tedarik gücüyle, küresel üretimde ilk 10’a taşımayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda “Yeni Teknolojiler”, “İhracat Artışı”, “Rekabetçi Tedarik Sanayi” ve “Güçlü Dernek” olmak kaydıyla 4 ana başlık belirledik. 2021 için bu başlıklar altında detay planlar hazırladık” şeklinde konuştu.
2021 yılı planları ve “Ar-Ge Yetkinlik Gelişim Programı”
Detay planlar kapsamında, TAYSAD’ın 2021 Yeni Teknoloji Planı ve Ar-Ge Yetkinlik Gelişim Programı’ndan da bahseden Yazıcı; “İlk olarak OEM beklentilerini anlamak üzere TOGG CEO’su Gürcan Karakaş ile bir araya geldik. Bu etkinliği diğer OEM CEO’ları ve yöneticileriyle de tekrarlamak istiyoruz. İş birliği ve teşvik mekanizması konusunda da teknolojiye nasıl ulaşacağımıza dair yeni parça ve sistemler için hükumet tarafında ilgili bakanlıklarla konuşmak istiyoruz. Ar-Ge Yetkinlik Gelişim Programı altında eğitimler, teknoloji sunumları ve teknoloji ziyaretleri gerçekleştireceğiz. Bu kapsamda teknoloji yol haritası nedir, nasıl olur? İnovasyon kültürü nedir? 2050 karbon hedefiyle ilişkili önümüzde ihracata engel olarak karşımıza çıkan konulara karşı nasıl hazırlık yapacağız? Bu soruların cevaplarıyla birlikte Ar-Ge, proje yönetimi, Ar-Ge altyapıları, elektrik ve otonom araçlara yönelik sistemler gibi konuları ele alıyoruz. Alanında uzman kişileri yıl içerisinde üyelerimizle bir araya getirmek, start-up’larla üyelerimizi buluşturmak, OEM’ler için teknoloji günleri yaparak onlara kabiliyetlerimizi hem mali hem teknolojik açıdan endirekt sunmayı hedefliyoruz. Yine bu yıl içerisinde Ar-Ge stratejilerinden inovasyon yönetimine, parça tasarımlarından sanal-fiziksel test yorumlamalarına kadar birçok konuyu kapsayan 19 günlük bir eğitim programı düzenleyeceğiz” açıklamalarında bulundu.
Genel
Teknosa’nın Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar oldu


Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, strateji ve dönüşüm alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Murat Pınar’ın 1 Eylül tarihi itibarıyla Yönetim Kurulu Başkanı olarak göreve başlayacağını duyurdu.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu olan Murat Pınar, MBA diplomasını London School of Commerce & University of Wales’ten aldı.
Profesyonel kariyerine 1998 yılında Siemens’te başlamış olan Pınar, 2005’ten 2010 yılına kadar Nokia NSN’de 13 farklı ülkede sorumlu Saha Operasyon Direktörü ve Telekomünikasyon, Fiber Optik, Altyapı, İnşaat ve Entegrasyon süreçlerinde program yöneticiliği görevlerini üstlendi.
2010 yılında Enerjisa bünyesine dahil olan Murat Pınar, 2015 yılına kadar, şu anda 14 ilde 11 milyon müşteri ve 22,3 milyon kişiye elektrik dağıtım hizmeti veren Enerjisa dağıtım bölgeleri Başkent, AYEDAŞ ve Toroslar organizasyonlarında çeşitli üst yönetici rollerinde bulundu. Özellikle operasyonel mükemmellik çalışmalarının yürütülmesi, iş modellerinin olgunlaştırılması, sektör dinamiklerinin gelişiminde rol alınması ve yatırım programlarının oluşturulması sorumluluklarını üstlenerek Enerjisa dağıtım şirketlerinin entegrasyon, büyüme ve ilerleme süreçlerine büyük katkısı oldu.
Pınar, 2015 yılında Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü, 2016 yılında ise Enerjisa Enerji Dağıtım İş Birimi Başkanı olarak atandı. Kasım 2019 tarihinden Temmuz 2026 tarihine kadar Enerjisa Enerji CEO’su olarak görev aldı. Aynı dönemde Türkiye’nin ilk elektrikli araç şarj ağı operatörü olan Eşarj’ın da Yönetim Kurulu Başkanı olan Murat Pınar, sektörün önemli kurumlarından E-MOD’ta (Elektrikli Mobilite Derneği) 2022 ve 2025 yılları arasında dernek başkanlığı yaptı. ELDER (Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi olan Murat Pınar, ayrıca Avrupa Birliği düşük karbon teknolojileri programı olan EUROGIA’nın Başkanlığı görevlerini yürütüyor.
Murat Pınar, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı olarak atandı. Bu görevinin yanı sıra, Sabancı Topluluğu şirketlerinden Sabancı Dx Technology Services and Investment BV’de Yönetim Kurulu Başkanlığı ile Enerjisa Enerji ve Enerjisa Üretim’de Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini sürdürüyor.
Genel
AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”


AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.
Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.
“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”
Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”
Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”
“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”
Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.
Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”
“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”
Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”
“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”
Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”
“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”
Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”
Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.
Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız: https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc
| AXA HAKKINDA
52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir. AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır. |
Detaylı Bilgi için
Funda Dilek: 0544 631 92 40
|
Genel
HONOR’la tatilde eğlence ve öğrenme aynı ekranda!


Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor
Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.
HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.
Not alıp çizim yapıyorlar
HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.
HONOR Kids ile daha güvenli içerikler
HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.
Kampanya devam ediyor
HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.
Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.
-



Genel7 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel8 yıl önceİletişim
-
Genel8 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel8 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel8 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel7 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin





