Connect with us

Genel

Yeni Mokka, Cesur Tasarımı ve Üstün Teknolojileriyle Sınıfında Normalleri Değiştirecek

Opel, yeni Mokka’yı yüksek verimliliğe sahip benzinli motoru ve 3 farklı donanım seçeneğiyle satışa sundu. Zamanın ötesinde cesur tasarımı, sahip olduğu yenilikçi standart teknolojileri ve zengin sürüş destek sistemleriyle öne çıkan yeni Mokka, Opel markası için birçok ilki temsil ediyor.

Yeni Mokka, markanın gelecekteki yüzü Opel Vizör’e ve tamamen dijital Pure Panel kokpite sahip ilk model olmasıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Elegance, GS Line ve Ultimate olmak üzere üç farklı donanım seçeneğini zengin renk ve jant seçenekleriyle buluşturan yeni Mokka’da ayrıca, Türkiye’de bir ilk olarak siyah renkli kaput opsiyonu da bulunuyor. 130 HP gücündeki 1.2 litrelik turbo beslemeli benzinli motor ve AT8 otomatik şanzıman kombinasyonuyla tercih edilebilen yeni Mokka, 365 bin 900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Mokka’nın merakla beklenen %100 elektrikli versiyonu Mokka-e ise 2022 yılında Türkiye yollarıyla buluşmaya hazırlanıyor.

 

Üstün Alman teknolojisini en çağdaş tasarımlarla buluşturan Opel, güncel tasarım dilini tamamen hayata geçirdiği ilk modeli yeni Mokka’yı Türkiye’de satışa sundu. Zamanın ötesinde cesur tasarımı, sahip olduğu yeni teknolojileri ve zengin sürüş destek sistemleriyle öne çıkan yeni Mokka, Opel markası için birçok ilki temsil ediyor. Yeni Mokka, markanın gelecekteki yüzü Opel Vizör’e ve tamamen dijital Pure Panel kokpite sahip olan ilk model olmasıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Ülkemize, 130 HP gücündeki 1.2 litrelik turbo beslemeli benzinli motor ve AT8 otomatik şanzıman kombinasyonuyla gelen yeni Mokka; Elegance, GS Line ve Ultimate olmak üzere üç farklı donanım seçeneğiyle satışa çıkıyor. Yenilikçi tasarımını zengin renk ve jant seçenekleriyle tamamlayan yeni Mokka’da ayrıca, Türkiye’de bir ilk olarak siyah renkli kaput opsiyonu da bulunuyor. Yeni Mokka, 365 bin 900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

2020 Opel Mokka-e

“Toplam satışlarımızın yüzde 15’inin Mokka’dan gelmesini hedefliyoruz”

 

Opel Türkiye Genel Müdürü Alpagut Girgin, “Yeni Mokka, şehirli kitlenin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek boyutlara sahip, günlük hayatın parçası olabilecek kompaktlıkta ve konfor unsurlarını üzerinde barındıran bir otomobil olarak karşımıza çıkıyor. Tasarımıyla tamamen yenilenen Yeni Mokka,  teknolojik özellikleriyle de dikkat çekiyor. Boyutlarıyla tam bir şehirli Crossover olduğunu gösteren yeni Mokka’nın, yüksek satış adetleri konusunda bizlere büyük katkılar sağlamasını bekliyoruz. Toplam satışlarımızın yakın ve ileriki dönemde yüzde 15’inin yeni Mokka’dan gelmesini hedefliyoruz. Kısacası, yeni Mokka ürün gamımız içerisinde kuvvetli bir role sahip olacak ve markamıza yeni müşteri kitlelerinin gelmesini sağlayacak. Yeni Mokka, Crossland ve Grandland’den oluşan SUV üçlemesi Opel’i SUV pazarında ilk 5 içerisinde tutacak. Öte yandan, Mokka ve Crossland ikilisinin B-SUV kategorisinde bizi liderliğe taşımasını da hedefliyoruz. Önümüzdeki yılla beraber heyecanla beklenen bataryalı elektrikli modellerimizi pazara sunmak üzere de çalışmalar yapıyoruz. Bu kapsamda, Mokka-e 2022’nin ikinci yarısından itibaren Türkiye’de olmasını planladığımız bir ürün” değerlendirmesinde bulundu.

2020 Opel Mokka-e

Net, yalın ve cesur: Yeni Opel Vizör

 

Başarılı modelin ikinci nesli her açıdan güçlü ve yenilikçi bir görünüm sunuyor. Opel, yeni Mokka ile markayı adeta yeniden keşfediyor. 4,15 metre uzunluk ile kompakt boyutlar, beş kişilik yaşama alanı ve 350 litre bagaj hacmine sahip olan yeni Mokka, 2020’ler boyunca yeni Opel modellerinin neye benzeyeceğini açık, net ve cesur bir şekilde gözler önüne seriyor. Marka bu tasarım anlayışını ‘saf, hassas ve temel unsurlara odaklanmış’ şeklinde tasvir ediyor. Yeni Mokka’nın tasarımı; kısa ön ve arka çıkıntılar, kaslı ve geniş bir duruş, mükemmel gövde orantıları ve detaylarla dikkat çekiyor. Opel Vizör, tıpkı tam boy bir kask gibi yeni Opel yüzünü tamamen kaplıyor ve araç ızgarasını, farları ve yeniden tasarlanan Opel Şimşek logosunu tek bir ögede bütünleştiriyor. Alman otomobil üreticisinin gelecekteki tüm modellerini süsleyecek yeni Opel Şimşek logosu, daha ince halkalar, daha zarif bir duruşla Opel Vizör’deki yerini alıyor. LED farlar veya bu sınıfta benzersiz olan yeni nesil IntelliLux LED® matrix farlarla tamamlanan Opel Vizör, ileri teknolojileri bir araya getirme fikriyle 2020’li yıllar boyunca tüm Opel modellerinin ayırt edici özelliği olmaya devam edeceğini ortaya koyuyor.

 

Markanın yeni yüzü, Opel Design Compass yaklaşımını benimsiyor. Söz konusu tasarım yaklaşımında iki eksen ortada Opel Şimşek ile kesişirken marka logosu böylece ön plana çıkıyor. En güncel Opel araçlarının karakteristik tasarım unsurlarından biri olan kaputtaki çizgiler daha keskin ve daha net uygulanırken, Şimşek ile birleşerek dikey bir eksen belirliyor. Gelecekteki tüm Opel modellerinde de kullanılacak olan kanat şeklindeki LED gündüz farları ise yatay ekseni belirliyor. Aynı tema arka görünümde tekrar ediyor ve Opel Design Compass yaklaşımını otomobilin bütününe taşıyor. Ortadaki Şimşek logosu, yine ortada konumlandırılan model ismi ile bütünlük oluşturuyor. Bu konumlandırma kanat şeklindeki arka stop lambalarının yatay çizgisini, tavan anteninden gelen dikey çizgi ile tampondaki vurgulu kıvrıma bağlıyor.

 

Sürücü odaklı “Opel Pure Panel Kokpit” ilk kez yeni Mokka’da

 

Yalın, net, temele indirgeme felsefesi yeni nesil Mokka’nın iç mekânında da karşımıza çıkıyor. Sürücü, ilk kez bir Opel modelinde hem tamamen dijital hem de odaklanmış ileri teknoloji ürünü Opel Pure Panel kokpit ile tanışıyor. İki adet geniş ekrandan oluşan Pure Panel, mimarisi gereği çok sayıda düğme ve kumandayı gereksiz kılıyor. Sistem en güncel dijital teknolojileri kullanıma sunarken, az sayıda düğme, kumanda alt menülere gerek kalmadan dijitalleştirme ve tamamen sezgisel kullanım arasındaki doğru dengeyi sağlıyor. Yeni Mokka’daki Pure Panel kokpit, Opel’in yenilikçi teknolojileri müşterilerin hayatını kolaylaştırmak için nasıl kullandığını da gözler önüne seriyor. Yeni Mokka’da 7 inç renkli dokunmatik ekrana sahip Multimedya Radyo, 10 inç renkli dokunmatik ekrana sahip üst seviye Multimedya Navi Pro olmak üzere farklı multimedya seçenekleri sunuluyor. Ekranlar, yeni Opel Pure Panel ile entegre olup sürücüye dönük olacak şekilde konumlandırılıyor. Böylelikle, 12 inçe kadar uzanan bir dijital gösterge paneli sağlanıyor.

 

Yeni nesil 130 HP’lik benzinli motor yüksek verimlilik ve perfomans sunuyor

 

Yeni Mokka, yüksek verimlilik seviyesine sahip çoklu enerjili platform CMP (Ortak Modüler Platform) üzerinde yükseliyor. Bu sistem, içten yanmalı motorların yanı sıra batarya elektrikli güç-aktarma sistemlerinin de bir arada üretilmesine olanak sağlıyor. Model, ülkemizde ise 130 HP gücünde ve 230 Nm maksimum torka sahip 1.2 litrelik turbo beslemeli benzinli motor seçeneğiyle satışa sunuluyor. 130 HP’lik motor, 0-100 km/s hızlanmasını 9,2 saniyede tamamlıyor ve 200 km/s maksimum hıza ulaşıyor. NEDC normuna göre 100 kilometrede ortalama 4,9 lt yakıt tüketip, 111 g/km CO2 emisyon değerine ulaşıyor. Yeni nesil benzinli motor ayrıca, aracın hafif yapısı ile günlük kullanımda akıcı ve rahat bir sürüş sunuyor. Bu motora, uyarlanabilir vites programları ve Quickshift teknolojisine sahip AT8 otomatik şanzıman eşlik ediyor. Sürücü isterse direksiyondaki vites değiştirme kulakçıkları ile manuel olarak da vites değiştirebiliyor.

 

Yeni teknolojiyi standartlaştırıyor

 

Opel daha üst araç sınıflarından çok sayıda yenilikçi teknolojiyi geniş kitlelerle buluşturma geleneğini yeni Mokka’da da devam ettiriyor. Yeni Mokka, sürüş güvenliğini ve sürüş konforunu arttıran 16 adet yeni nesil sürüş destek sistemiyle donatılıyor. Bu sistemlerin birçoğu yeni Mokka’da standart olarak yer alıyor. Standart olarak sunulan teknolojiler arasında; yaya algılama özellikli aktif acil fren sistemi, ön çarpışma ikazı, aktif şerit takip sistemi, 180 derece panoramik geri görüş kamerası ve trafik işareti tespit sistemi bulunuyor. Dur-kalk özellikli adaptif hız sabitleme sistemi, şerit ortalama özellikli gelişmiş aktif şerit takip sistemi, kör nokta uyarı sistemi, gelişmiş park pilotu gibi birçok ek özellik de yeni Mokka’da sürücülere sunuluyor.

 

Bağlantılı sürüşün keyfi yeni Mokka’da

 

B-SUV segmentine yenilikçi teknolojiler getiren yeni Mokka otomatik klima, anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi, yağmur ve far sensörü gibi sayısız konfor elemanlarıyla donatılıyor. Ayrıca, tüm versiyonlar standart olarak elektrikli el freniyle geliyor. Toplam 14 ayrı LED modülden oluşan akıllı aydınlatma modları ve göz almayan IntelliLux LED® matrix farlar da yeni Mokka’yı sınıfında benzersiz kılıyor. Yeni Mokka’da sürücü ve yolcular, çeşitli multimedya çözümleri sayesinde bağlantılı sürüşün keyfini de çıkarıyor. 7 inç renkli dokunmatik ekrana sahip Multimedya Radyo veya 10 inç renkli dokunmatik ekrana sahip üst seviye Multimedya Navi Pro olmak üzere farklı seçenekler sürücülerin tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Opel’in yeni Pure Panel’iyle bütünleşen ekranlar, sürücüye dönük olarak konumlandırılıyor. Apple CarPlay ve Android Auto uyumlu multimedya sistemleri sesli komut özelliği ile hayatı daha da kolaylaştırıyor.

 

Yeni Mokka’nın en sportif versiyonu GS Line

 

Yeni Mokka ülkemizde Elegance, GS Line ve Ultimate olmak üzere üç farklı donanım seçeneğiyle satışa sunuluyor. Opel, GS Line donanım seviyesiyle ilk kez Mokka’nın daha sportif versiyonunu sunuyor. Bu versiyonde, üç-renkli siyah 18 inçlik hafif alaşım jantlar, siyah tavan, siyah yan aynalar ve SUV tasarımında önde ve arka tampon altı kaplamaları sportif bir görünümü beraberinde getiriyor. Opel Şimşek logosu, Mokka ismi ve Opel Vizör çerçevesi parlak siyah renkte uygulanıyor. Karakteristik kırmızı kapı üstü dekoru güçlü bir kontrast oluşturuyor. İç mekan siyah tavan, alüminyum pedallar ve kırmızı süslemelerle dikkat çekiyor. Premium deri görünümlü yan desteklere sahip siyah koltuklar kırmızı dikişlere ve detaylara sahip olmasıyla tasarımı tamamlıyor. Yeni Mokka’nın tüm versiyonlarında sürücüler gaz ve direksiyon tepkilerini ayarlayan farklı sürüş modlarını da seçebiliyor. Sekiz ileri otomatik şanzımanla birlikte Spor, Eko ve Normal olmak üzere üç farklı sürüş modu sunuluyor.

 

6 farklı renk, 3 tavan rengi ve Türkiye’de ilk siyah kaput opsiyonu

 

Sürücüler için zengin kişiselleştirme seçeneklerine olanak tanıyan yeni Mokka’da 6 farklı renk seçeneği, çift renk tavan ve Türkiye’de bir ilk olarak siyah renkli kaput opsiyonu bulunuyor. Sürücüler, yeni Mokka’daki zengin renk seçenekleri arasından Alp Beyaz, Kuvars Gri, Elmas Siyah, Matcha Yeşil, Mistik Mavi ve Rubin Kırmızı’yı tercih edebiliyor. Elegance donanımda opsiyonel olarak çift renk tavan (siyah, beyaz ve kırmızı) seçilebilirken, Ultimate donanımdaki ‘Bold Pack’ yani siyah kaput opsiyonu yeni Mokka’ya bambaşka bir hava katıyor. Yeni Mokka, dinamizmini özel tasarım jantlarına da yansıtıyor. Elegance donanıma sahip yeni Mokka’lar 17 inç alaşımlı çift kollu elmas kesim jantlarla gelirken; GS Line donanımı 18 inç alaşımlı çift kollu üç renkli elmas kesim jantlarla, Ultimate donanımı ise 18 inç alaşımlı çift kollu elmas kesim jantlarla geliyor.

 

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Yeni eSprinter ve Sprinter, 2024’ün ikinci yarısında Türkiye’de

Bugüne kadarki en çok yönlü ve verimli tamamen elektrikli Mercedes-Benz eSprinter modelleri Avrupa’da satışa sunuldu. Yılın ikinci yarısından itibaren de Türkiye’de.

Çok sayıda yeni dijital ekstraya sahip eSprinter ve Sprinter, en güncel nesil MBUX dışında ek ve bazı durumlarda yeni ve daha da gelişmiş işlevlere sahip güvenlik ve destek sistemleriyle donatılıyor.

eSprinter 440 kilometreye (WLTP verisi) kadar menzil sağlıyor.

Hafif ticari araçların elektrikli ismi yeni Mercedes-Benz eSprinter yakında yollara çıkacak. Müşteriler için sağladığı katma değer, çok yönlülük ve esneklikle dikkat çeken, iki gövde tipi ve uzunluğu ile üç batarya boyutuna sahip yüksek taşıma kapasiteli yeni eSprinter farklı kullanım alanlarıyla öne çıkıyor. Daha fazla menzil ve daha fazla yük taşıma arasında tercih yapılabilen yeni eSprinter, 56 kWh veya 113 kWh kullanılabilir batarya kapasitesiyle Avrupa’da satışa sunuldu. 2024’ün ikinci yarısında Türkiye’de de satışa sunulacak yeni eSprinter’ın ürün gamına 81 kWh kapasiteli bir versiyon da eklenecek. Ayrıca ilerleyen dönemde ilk kez şasi kamyonet olarak da satışa sunulacak. Bu sayede de çok sayıda sektör için temel bir araç haline gelecek. Buna ek olarak, MBUX bilgi-eğlence sistemi, gelişmiş güvenlik ve destek sistemleri ve daha zengin bir donanım ile ilk kez akıllı, dijital bağlantı avantajı da sunuyor. Ayrıca eSprinter’da isteğe bağlı bir römork bağlantısı da olacak.

The new Mercedes-Benz eSprinter
The new Mercedes-Benz eSprinter

Çok yönlü ve verimli: Yeni Mercedes-Benz eSprinter

Verimlilik, menzil ve yük hacmi ile çok yönlü bir araç olarak öne çıkan yeni Mercedes-Benz eSprinter, çok sayıda teknik yenilik içermesinin yanında üç modülden oluşan yeni bir konsepti de esas alıyor. Böylece farklı uzunluk ve gövdelerle geliştirilme ve tasarlanma özgürlüğü sunuyor.

Tek tip bir gövde şeklinde tasarlanan ön modül, tüm yüksek voltajlı bileşenleri kapsıyor ve aks mesafesi ve batarya boyutundan bağımsız olarak değişiklik yapmadan tüm araç çeşitleriyle birleştirilebiliyor. Alandan tasarruf sağlayan entegre yüksek voltajlı batarya modülü gövdenin altında bulunuyor. Akslar arasındaki batarya konumu, sağlam batarya gövdesi ile yüksek voltajlı bataryanın en uygun şekilde yerleştirilmesini sağlıyor. Düşük ağırlık merkezi, yol tutuşu üzerinde olumlu bir etkiye sahip. Elektrik tahrikli arka aksa sahip arka modül de yeni eSprinter’ın tüm modellerinde kullanılıyor. Kompakt ve güçlü elektromotor da arka modüle entegre edilmiş durumda.

Mercedes-Benz eSprinter

Elektrikli güç-aktarma sistemleri ve yüksek voltajlı batarya

Yeni Mercedes-Benz eSprinter’daki elektrik tahrikli arka aks müşterilere; araç uzunlukları, maksimum brüt araç ağırlığı (4,25 tona kadar), çekme kapasiteleri (2 tona kadar) ve yük hacmi (maksimum 14 m³) açısından önemli avantajlar sağlıyor. Yeni eSprinter, her biri maksimum 100 ve 150 kW güç sağlayan verimli bir elektromotorla sunuluyor. Yeni sabit mıknatıslı senkron motor (PSM), özellikle yüksek verimliliğiyle öne çıkıyor. Müşteriler, menzil ve taşıma kapasitesi açısından kendi bireysel gereksinimlerine bağlı olarak yeni eSprinter için üç farklı batarya boyutu arasından seçim yapabiliyor (113 kWh, 81 kWh veya 56 kWh). WLTP döngüsüne dayalı bir simülasyonla hesaplanan elektrikli menzil 440 kilometreye kadar ulaşıyor (şehir içinde 500 kilometreye kadar). eSprinter’daki yeni DAUTO otomatik geri kazanım sistemi son derece verimli ve konforlu bir sürüş tarzı sağlıyor. Radardan, kameradan ve navigasyon verilerinden gelen bilgiler toplanarak işleniyor ve enerji geri-kazanım yoğunluğu gerçek zamanlı olarak sürüş koşullarına uyarlanıyor. Ayrıca ECO Assist işlevi ile, donanıma ve ülkeye bağlı olarak, önde bir aracın olup olmadığını, hız sınırının ne olduğunu veya ileride bir yokuşun olup olmadığını analiz ediyor ve ayağın gaz pedalından ne zaman çekilmesi gerektiğini gösterge panelinde belirtiyor. Ayrıca üç sürüş modu, maksimum konfor veya maksimum menzil arasında seçim yapma olanağı sağlıyor.

Mercedes-Benz hızlı sarj

Tüm Mercedes-Benz elektrikli van modelleri gibi yeni eSprinter da hem alternatif akım (AC) hem de doğru akım (DC) şarj olanağına sahip. Entegre şarj cihazı, hızlı şarj istasyonunda 115 kW’a kadar (isteğe bağlı) doğru akımla şarj olanağı sağlıyor. Böylece 56 kWh kapasiteli batarya, maksimum 115 kW ile yaklaşık 28 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e şarj oluyor. Kullanılabilir kapasitesi 113 kWh olan bataryanın şarj olması maksimum 115 kW ile yaklaşık 42 dakikaya sürüyor.

 

Geleneksel tahrikli yeni Mercedes-Benz Sprinter maksimum esneklik sunuyor

Yeni Mercedes-Benz Sprinter; arkadan itişli veya dört tekerlekten çekişli olmak üzere farklı güç aktarma türleriyle ve maksimum brüt araç ağırlığıyla (5,5 tona kadar) farklı sektörler ve kullanım alanlarının gereksinimlerini karşılıyor.

 

Yüksek verimlilik seviyesine sahip 2,0 litre hacimli dizel motorun (OM654) yanında seçilen modele ve güç aktarma tipine bağlı olarak 110 kW, 125 kW ve 140 kW olmak üzere dört farklı güç seçeneği bulunuyor. Güç aktarımını konforlu 9G-TRONIC otomatik şanzıman veya 6 vitesli manuel şanzıman sağlıyor.

Mercedes-Benz eSprinter

Mevcut MBUX nesli ve farklı dijital ekstralar

Hem eSprinter hem de Sprinter’da, 26 cm (10,25 inç) ekrana sahip, MBUX (Mercedes Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence sisteminin en güncel nesli standart donanım olarak sunuluyor. Daha fazla konfor ve güvenliğe katkıda bulunan ek işlevlerle Sprinter ve eSprinter daha akıllı ve müşterilerin günlük yaşamlarını kolaylaştıran bir yapı sunuyor.

 

Yeni eSprinter, ayrıca MBUX sayesinde aktif menzil yönetimi ve bulut tabanlı hizmetler ve uygulamalarla akıllı navigasyonlu (elektrikli zekaya sahip navigasyon) elektromobil ekosistemine de entegre oluyor. Bu, şeffaflık ve mümkün olan en yüksek planlama güvenliği ile rahat bir yolculuk sağlıyor.

Mercedes-Benz eSprinter
Güvenlik ve destek sistemleri: Her durumda daha iyi destek

Yeni Sprinter ve eSprinter modellerinin güvenlik ve destek sistemleri, çoğu standart donanıma dahil olan ek ve bazı durumlarda yeni ve daha gelişmiş işlevlere sahip. Aktif Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Asistanı, ATTENTION ASSIST yorgunluk uyarısı, aracın üretim tarihinden itibaren yedi yıla kadar ücretsiz navigasyon verilerini içeren hız sabitleme özellikli Akıllı Hız Asistanı, panel vanlar ve minibüs için geri vites kamerası olmak üzere kapsamlı güvenlik ve destek işlevleriyle standart olarak donatılıyor. Ayrıca isteğe bağlı olarak, ilk kez, harekete geçerken aracın önündeki diğer yol kullanıcılarıyla çarpışmayı önleyen Harekete Geçme Bilgi Yardımcısı da sunuluyor. Bunun dışında N2 onaylı araçlar için standart, ancak diğer versiyonlarda opsiyonel olarak sunulan Yan Koruma Yardımcısı, yolcu tarafında tanımlı bir alanda yayaların ve bisikletlilerin daha iyi algılanmasına yardımcı oluyor. Rahat ve hızlı park etmek için park paketi kapsamında 360 derece kamera ve engellerin görünürlüğünü sağlayan yeni 3D ekran devreye giriyor. Bunun dışında opsiyonel dijital dikiz aynası, arka cam olmadığında veya araç uzun olduğunda bile arka tarafın rahat bir şekilde görülmesini sağlıyor.

 

Continue Reading

Genel

YENİ PEUGEOT 9X8, 2024 SEZONUNDA PERFORMANSINI ZİRVEYE TAŞIYACAK!

2024 PEUGEOT 9X8 tamamen yeni giydirmeye sahip yeni bir siluetle sahneye çıkıyor. Binlerce kilometrelik testi tamamlayan Team Peugeot TotalEnergies, 21 Nisan’da düzenlenecek olan 2024 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın ikinci turu 6 Saat Imola’da ilk kez yarışacak 2024 PEUGEOT 9X8 aracını tanıttı. PEUGEOT Sport ekibi, takımların önde 29 cm ve arkada 34 cm genişlikte daha etkili bir lastik kurulumu kullanmasına olanak tanıyan düzenleme değişikliğinden en iyi şekilde yararlanmak üzere PEUGEOT 9X8’in aerodinamiğini uyarladı ve PEUGEOT 9X8 artık bir arka spoylere sahip. Bununla birlikte aracın gövde yapısının yüzde 90’ı korundu. Peugeot Design ve PEUGEOT Sport, üst üste üç yıldır birlikte çalışarak Peugeot ekipleri tarafından özel olarak tasarlanan çok özel bir dış görünüme imza attı. Yeni görünümde markanın hız, esneklik ve gücünün simgesi Aslan logosu tasarımın merkezinde yer alıyor.

Team Peugeot TotalEnergies, yeni yarış otomobili 2024 PEUGEOT 9X8’i tanıttı. 2024 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın ikinci yarışı olan Imola’da ilk kez yarışacak olan PEUGEOT 9X8, yerini aldığı modele göre çeşitli geliştirmelerle bayrağı devralıyor. Geçtiğimiz sezon boyunca yarışan 2023 PEUGEOT 9X8, Le Mans’ta son derece iddialı bir performans elde etmişti.  Monza’da üçüncülükle ilk podyumuna çıkan 2023 PEUGEOT 9X8, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonasında geçirdiği ilk tam sezonun ardından 2024 sezonunun açılış yarışı olan Losail’i de büyük oranda önde tamamladı. Şimdi ise ekip, 9 üretici ve 19 prototipin kıyasıya yarıştığı Hypercar sınıfının en iddialı otomobillerinden biri olarak görülen PEUGEOT 9X8’i çok sayıda önemli güncellemeyle optimize etti.

PEUGEOT 9X8’in ilk versiyonu, 2020/2021 sezonundaki teknik düzenlemeleri karşılayacak şekilde tasarlandı. Ancak otomobilin tasarım aşaması ile 2022 yazındaki tanıtım arasında kurallar değişti. Bu durum da belirli alanlardaki performans iyileştirmelerini beraberinde getirdi. Buna bağlı olarak otomobilin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak ve Team Peugeot TotalEnergies tarafından belirlenen iddialı hedeflere ulaşmak adına bazı tasarım ayrıntıları revize edildi.

“Çok sayıda güncelleme ve iyileştirme içeriyor”

2024 PEUGEOT 9X8’in optimizasyonları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan PEUGEOT Sport Teknik Müdürü Olivier Jansonnie, ”Artık geçerli olmayan seçimler yapmıştık. Oluşan performans farkını 2023 yılındaki Performans Dengesi (BOP) yeterince dengelemedi. Aslında ana fikir, rakiplerimizin otomobil tasarımına benzer bir tasarıma dönmek ve böylece BOP açısından buna eşdeğer karşılık görmekti. Bu nedenle 31/31cm ile tüm tekerleklerde aynı lastik genişliğini kullanmayı bıraktık. Bunun yerine önde 29 cm ve arkada 34 cm lastik tercih ettik. Açık konuşmak gerekirse, aynı şasiye sahip ve yeni bir otomobil değil. Ancak çok sayıda güncelleme ve iyileştirme içeriyor. Lastiklerin etkili bir şekilde çalışabilmesi için PEUGEOT 9X8’in ağırlık merkezini değiştirmek zorunda kaldık. Bu da bazı bileşenlerin hareket etmesi ve diğerlerinin daha hafif hale getirilmesi anlamına geliyordu. Daha iyi bir aerodinamik dengeye sahip olmak için aerodinamik yükleri yeniden dağıtmamız gerekti. Bu da üstyapı bileşenlerinin yaklaşık yüze 90’ını yeniden tasarlamamızı gerektirdi ve en önemlisi de arka kanadı ekledik. Ayrıca yeni homologasyon ile bazı güvenlik ve performans iyileştirmelerini hayata geçirdik” dedi

Mart 2023’te, 2024 sezonu için araçta bazı radikal iyileştirmeler yapma kararı alındı. PEUGEOT Sport ekibi, 2023 WEC sezonuna katılırken aracı yeniden tasarlamak için yorulmadan çalıştı. Proje içinde proje olmasının ekibin iş yükünü oldukça artırdığını dile getiren Olivier Jansonnie, “Team Peugeot TotalEnergies’in bağlılığına ve çabasına güvendik. Bu çabanın sonucunu göstermek için heyecanlıyız. Hedefimiz ön sıralarda yer almak, podyum için ve galibiyet için mücadele etmek” dedi.

Bu güncellemeler aynı zamanda Peugeot Sport ile dört yıl önce başlayan iş birliğini sürdürme fırsatı da sağladı.  PEUGEOT Tasarım Müdürü Matthias Hossann, “Peugeot’nun 2022 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nda dönüşünü simgeleyen zarif ve sade bir tasarımla başladık. Sonrasında görsel sanatçı Demsky tarafından hem 24 Saat Le Mans yarışının yüzüncü yılını, hem de PEUGEOT’nun Le Mans’taki üçlü zaferinin 30. yıldönümünü kutlayan 2023 dış tasarımın ardından bu sefer Aslan Başını farklı ölçeklerde kullandığımız bir tasarımla ortaya çıktık. Bir aslan sürüsünü simgeleyen bu grafik tasarım, dayanıklılık yarışlarının değerlerini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Takım ruhunu ve takımdaki yetenek zenginliğini öne çıkarmak istedik. Tasarım, siyah, gri, beyaz ve kriptonit olmak üzere PEUGEOT Sport renk kartelasından alınan farklı boyutlarda renklerden oluşuyor. Bu tema, PEUGEOT’nun grafik tasarım ekibi tarafından geliştirilen yaşam tarzı ürünlerinde de aynı şekilde kullanılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Team Peugeot TotalEnergies’in kaydettiği gelişmeyi gözler önüne seren 2024 PEUGEOT 9X8’in 2023 versiyonu, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın açılış yarışı Katar 1812 km’de son kez sahneye çıktı ve 21 Nisan tarihinde FIA WEC sezonunun ikinci turu olan 6 Saat Imola yarışında yerini 2024 versiyonuna bırakmaya hazırlanıyor. PEUGEOT 2011 yılında Imola’daki Autodromo Enzo e Dino Ferrari yarışında nefes kesen çifte zaferle hafızalarda yer etmişti.

PEUGEOT CEO’su Linda Jackson, “Team Peugeot TotalEnergies’in FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nda yarıştığı ilk yıl olan 2023, tüm zorluklara rağmen takımın şekillenmesi ve tutkusunu göstermesi açısından herkes için önemli bir deneyim oldu. 2024 yılı için de hedefimiz aynı; yarış kazanmak. Bu yıl zorlu bir rekabet ortamı olacak. Bunu biliyoruz. Ancak ekibimiz, PEUGEOT 9X8’in markanın değerlerini mükemmel şekilde yansıtan 2024 versiyonunu geliştirmek için çok çalıştı. Team Peugeot TotalEnergies, enerjisi ve çabasıyla göz doldurdu. Dayanıklılık yarışlarındaki bu yeni dönemin parçası olmaktan gurur duyuyoruz ve motor sporlarında iz bırakmak istiyoruz” sözleriyle görüşlerini aktardı.

Yeni PEUGEOT 9X8’i değerlendiren Stellantis Motorsport Kıdemli Başkan Yardımcısı Jean-Marc Finot, “Öncelikle tüm PEUGEOT Sport ekibine çalışmalarından dolayı tebrik ve teşekkür ediyorum. 2023 sezonunda yarışırken, rekor sürede aracın bir kısmını yeniden tasarlamak gerçekten de küçümsenecek bir başarı değil. PEUGEOT 9X8, aslında LMH’de önde ve arkada eşit boyutta lastiklerin zorunlu olduğu 2020/2021 düzenlemelerini karşılamak üzere tasarlandı. Ancak bu arada kurallar değişti. Böylece rakiplerimizden bazıları arkada daha büyük lastikler kullanabildi. Aslında BoP’nin yapısal tasarımımızı dengelemek için yeterli olacağını düşünmüştük, ancak durum böyle olmadı. Bu nedenle otomobilin bir kısmını yeni lastik boyutlarına uyum sağlayacak şekilde yeniden tasarlamamız gerekti. Böylece aracın ağırlık merkezini kaydırdık, aerodinamik yüklerin dağılımını değiştirdik, bir arka kanat ekledik, daha hafif parçalar ürettik. Simülasyonlarımız ve ilk pist testlerimiz aracın daha fazla performansa sahip olduğunu gösterdi. Bu nedenle, minimum ağırlık ve maksimum güçle BoP sınırına yaklaşmadan ön sıralarda yer almayı umuyoruz” dedi.

 

Continue Reading

Genel

  Hollandalı Carver Türkiye’de Satışa Çıkıyor!  

Mikromobilite çözümleri konusunda Avrupa’nın önde gelen markalarından Carver, Türkiye’de GRS Automobility güvencesiyle satışa çıkıyor. Test sürüşleri ve ön sipariş süreci başlayan Hollandalı marka iki farklı model ve iki farklı alt donanım seviyesiyle Nisan ayında yollarla buluşacak. 1+1 oturma düzeni, yüzde yüz elektrikli yapısı ve kompakt boyutlarıyla şehir içindeki mobilite ihtiyaçlarını keyfe çevirecek Carver, Dinamik Araç Kontrol (DVC) sistemi sayesinde tıpkı motosikletlerdeki gibi 45 derece açıda yana yatabiliyor. Carver Cargo ise filolar ve KOBİ sahipleri için üst düzey bir alternatif haline gelecek.

Kayak’taki dönüş tekniği “carving” kelimesinden ilham alarak Hollanda’da 1994 yılında serüvenine başlayan ve geçen sene “En İyi Mikromobilite Elektrikli Aracı” seçilen Carver markası, ülkemizde de trafikte seyir keyfi verecek yeni bir yol arkadaşı olmaya aday olacak gibi görünüyor. Test sürüşleri ve ön sipariş süreci başlayan iki farklı donanım seviyesi ile gelen Carver S+ Carver R+ ve lojistiğe yönelik Carver Cargo modelleri, şehir içinde yolculukları pratik hale getirecek.

Yalnızca 98cm genişliği, 1+1 oturma düzeni, 75 litrelik bagaj hacmiyle eğlenceli, akıllı ve ekonomik seyahat çözümler sunan yüzde yüz elektrikli Carver’ın S+ modeli, 80 km/s son hız, 100 km menzil ve 3 saatte yüzde 80 şarj özellikleriyle öne çıkıyor. Carver R+ modeli ise 45 km/s son hızıyla 130 km menzil ile şehir içi ulaşımda çok ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Tüm modelleri B sınıfını ehliyet ile kullanılabilirken dileyenler Carver R+ modelini B motosiklet ehliyetiyle de kullanabilecekler. Carver’ı rakiplerinden ayıran en büyük unsur ise “Dinamik Araç Kontrol” sistemi sayesinde tıpkı motosikletlerde olduğu gibi virajlarda 40 derece açıda yana yatabilmesi. Böylelikle çok daha güvenli ve stabil bir sürüş deneyimi sağlıyor. Kapalı yapısı ve yüksek dayanımlı şasisi sayesinde motosikletlerden daha güvenli ve konforlu yolculuk vaat eden Carver açılabilir tavan ve müzik sistemi de sunuyor.

Carver Cargo ise 500 litrelik bagaj alanıyla filolar, kargo şirketleri ve KOBİ sahipleri için üst düzey alternatif haline gelecek gibi görünüyor. Her üç model Nisan ayında Türkiye yollarıyla buluşmayı bekliyor. Test sürüşü ve ön sipariş için İstanbul Kâğıthane’deki GRS Automobility Showroomu, 444 77 48 iletişim numarası veya carverturkiye.com web adresi üzerinden erişim sağlanabiliyor.

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.