Genel
Yeni Mokka, Cesur Tasarımı ve Üstün Teknolojileriyle Sınıfında Normalleri Değiştirecek


Opel, yeni Mokka’yı yüksek verimliliğe sahip benzinli motoru ve 3 farklı donanım seçeneğiyle satışa sundu. Zamanın ötesinde cesur tasarımı, sahip olduğu yenilikçi standart teknolojileri ve zengin sürüş destek sistemleriyle öne çıkan yeni Mokka, Opel markası için birçok ilki temsil ediyor.
Yeni Mokka, markanın gelecekteki yüzü Opel Vizör’e ve tamamen dijital Pure Panel kokpite sahip ilk model olmasıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Elegance, GS Line ve Ultimate olmak üzere üç farklı donanım seçeneğini zengin renk ve jant seçenekleriyle buluşturan yeni Mokka’da ayrıca, Türkiye’de bir ilk olarak siyah renkli kaput opsiyonu da bulunuyor. 130 HP gücündeki 1.2 litrelik turbo beslemeli benzinli motor ve AT8 otomatik şanzıman kombinasyonuyla tercih edilebilen yeni Mokka, 365 bin 900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Mokka’nın merakla beklenen %100 elektrikli versiyonu Mokka-e ise 2022 yılında Türkiye yollarıyla buluşmaya hazırlanıyor.
Üstün Alman teknolojisini en çağdaş tasarımlarla buluşturan Opel, güncel tasarım dilini tamamen hayata geçirdiği ilk modeli yeni Mokka’yı Türkiye’de satışa sundu. Zamanın ötesinde cesur tasarımı, sahip olduğu yeni teknolojileri ve zengin sürüş destek sistemleriyle öne çıkan yeni Mokka, Opel markası için birçok ilki temsil ediyor. Yeni Mokka, markanın gelecekteki yüzü Opel Vizör’e ve tamamen dijital Pure Panel kokpite sahip olan ilk model olmasıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Ülkemize, 130 HP gücündeki 1.2 litrelik turbo beslemeli benzinli motor ve AT8 otomatik şanzıman kombinasyonuyla gelen yeni Mokka; Elegance, GS Line ve Ultimate olmak üzere üç farklı donanım seçeneğiyle satışa çıkıyor. Yenilikçi tasarımını zengin renk ve jant seçenekleriyle tamamlayan yeni Mokka’da ayrıca, Türkiye’de bir ilk olarak siyah renkli kaput opsiyonu da bulunuyor. Yeni Mokka, 365 bin 900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.


2020 Opel Mokka-e
“Toplam satışlarımızın yüzde 15’inin Mokka’dan gelmesini hedefliyoruz”
Opel Türkiye Genel Müdürü Alpagut Girgin, “Yeni Mokka, şehirli kitlenin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek boyutlara sahip, günlük hayatın parçası olabilecek kompaktlıkta ve konfor unsurlarını üzerinde barındıran bir otomobil olarak karşımıza çıkıyor. Tasarımıyla tamamen yenilenen Yeni Mokka, teknolojik özellikleriyle de dikkat çekiyor. Boyutlarıyla tam bir şehirli Crossover olduğunu gösteren yeni Mokka’nın, yüksek satış adetleri konusunda bizlere büyük katkılar sağlamasını bekliyoruz. Toplam satışlarımızın yakın ve ileriki dönemde yüzde 15’inin yeni Mokka’dan gelmesini hedefliyoruz. Kısacası, yeni Mokka ürün gamımız içerisinde kuvvetli bir role sahip olacak ve markamıza yeni müşteri kitlelerinin gelmesini sağlayacak. Yeni Mokka, Crossland ve Grandland’den oluşan SUV üçlemesi Opel’i SUV pazarında ilk 5 içerisinde tutacak. Öte yandan, Mokka ve Crossland ikilisinin B-SUV kategorisinde bizi liderliğe taşımasını da hedefliyoruz. Önümüzdeki yılla beraber heyecanla beklenen bataryalı elektrikli modellerimizi pazara sunmak üzere de çalışmalar yapıyoruz. Bu kapsamda, Mokka-e 2022’nin ikinci yarısından itibaren Türkiye’de olmasını planladığımız bir ürün” değerlendirmesinde bulundu.


2020 Opel Mokka-e
Net, yalın ve cesur: Yeni Opel Vizör
Başarılı modelin ikinci nesli her açıdan güçlü ve yenilikçi bir görünüm sunuyor. Opel, yeni Mokka ile markayı adeta yeniden keşfediyor. 4,15 metre uzunluk ile kompakt boyutlar, beş kişilik yaşama alanı ve 350 litre bagaj hacmine sahip olan yeni Mokka, 2020’ler boyunca yeni Opel modellerinin neye benzeyeceğini açık, net ve cesur bir şekilde gözler önüne seriyor. Marka bu tasarım anlayışını ‘saf, hassas ve temel unsurlara odaklanmış’ şeklinde tasvir ediyor. Yeni Mokka’nın tasarımı; kısa ön ve arka çıkıntılar, kaslı ve geniş bir duruş, mükemmel gövde orantıları ve detaylarla dikkat çekiyor. Opel Vizör, tıpkı tam boy bir kask gibi yeni Opel yüzünü tamamen kaplıyor ve araç ızgarasını, farları ve yeniden tasarlanan Opel Şimşek logosunu tek bir ögede bütünleştiriyor. Alman otomobil üreticisinin gelecekteki tüm modellerini süsleyecek yeni Opel Şimşek logosu, daha ince halkalar, daha zarif bir duruşla Opel Vizör’deki yerini alıyor. LED farlar veya bu sınıfta benzersiz olan yeni nesil IntelliLux LED® matrix farlarla tamamlanan Opel Vizör, ileri teknolojileri bir araya getirme fikriyle 2020’li yıllar boyunca tüm Opel modellerinin ayırt edici özelliği olmaya devam edeceğini ortaya koyuyor.
Markanın yeni yüzü, Opel Design Compass yaklaşımını benimsiyor. Söz konusu tasarım yaklaşımında iki eksen ortada Opel Şimşek ile kesişirken marka logosu böylece ön plana çıkıyor. En güncel Opel araçlarının karakteristik tasarım unsurlarından biri olan kaputtaki çizgiler daha keskin ve daha net uygulanırken, Şimşek ile birleşerek dikey bir eksen belirliyor. Gelecekteki tüm Opel modellerinde de kullanılacak olan kanat şeklindeki LED gündüz farları ise yatay ekseni belirliyor. Aynı tema arka görünümde tekrar ediyor ve Opel Design Compass yaklaşımını otomobilin bütününe taşıyor. Ortadaki Şimşek logosu, yine ortada konumlandırılan model ismi ile bütünlük oluşturuyor. Bu konumlandırma kanat şeklindeki arka stop lambalarının yatay çizgisini, tavan anteninden gelen dikey çizgi ile tampondaki vurgulu kıvrıma bağlıyor.
Sürücü odaklı “Opel Pure Panel Kokpit” ilk kez yeni Mokka’da
Yalın, net, temele indirgeme felsefesi yeni nesil Mokka’nın iç mekânında da karşımıza çıkıyor. Sürücü, ilk kez bir Opel modelinde hem tamamen dijital hem de odaklanmış ileri teknoloji ürünü Opel Pure Panel kokpit ile tanışıyor. İki adet geniş ekrandan oluşan Pure Panel, mimarisi gereği çok sayıda düğme ve kumandayı gereksiz kılıyor. Sistem en güncel dijital teknolojileri kullanıma sunarken, az sayıda düğme, kumanda alt menülere gerek kalmadan dijitalleştirme ve tamamen sezgisel kullanım arasındaki doğru dengeyi sağlıyor. Yeni Mokka’daki Pure Panel kokpit, Opel’in yenilikçi teknolojileri müşterilerin hayatını kolaylaştırmak için nasıl kullandığını da gözler önüne seriyor. Yeni Mokka’da 7 inç renkli dokunmatik ekrana sahip Multimedya Radyo, 10 inç renkli dokunmatik ekrana sahip üst seviye Multimedya Navi Pro olmak üzere farklı multimedya seçenekleri sunuluyor. Ekranlar, yeni Opel Pure Panel ile entegre olup sürücüye dönük olacak şekilde konumlandırılıyor. Böylelikle, 12 inçe kadar uzanan bir dijital gösterge paneli sağlanıyor.
Yeni nesil 130 HP’lik benzinli motor yüksek verimlilik ve perfomans sunuyor
Yeni Mokka, yüksek verimlilik seviyesine sahip çoklu enerjili platform CMP (Ortak Modüler Platform) üzerinde yükseliyor. Bu sistem, içten yanmalı motorların yanı sıra batarya elektrikli güç-aktarma sistemlerinin de bir arada üretilmesine olanak sağlıyor. Model, ülkemizde ise 130 HP gücünde ve 230 Nm maksimum torka sahip 1.2 litrelik turbo beslemeli benzinli motor seçeneğiyle satışa sunuluyor. 130 HP’lik motor, 0-100 km/s hızlanmasını 9,2 saniyede tamamlıyor ve 200 km/s maksimum hıza ulaşıyor. NEDC normuna göre 100 kilometrede ortalama 4,9 lt yakıt tüketip, 111 g/km CO2 emisyon değerine ulaşıyor. Yeni nesil benzinli motor ayrıca, aracın hafif yapısı ile günlük kullanımda akıcı ve rahat bir sürüş sunuyor. Bu motora, uyarlanabilir vites programları ve Quickshift teknolojisine sahip AT8 otomatik şanzıman eşlik ediyor. Sürücü isterse direksiyondaki vites değiştirme kulakçıkları ile manuel olarak da vites değiştirebiliyor.
Yeni teknolojiyi standartlaştırıyor
Opel daha üst araç sınıflarından çok sayıda yenilikçi teknolojiyi geniş kitlelerle buluşturma geleneğini yeni Mokka’da da devam ettiriyor. Yeni Mokka, sürüş güvenliğini ve sürüş konforunu arttıran 16 adet yeni nesil sürüş destek sistemiyle donatılıyor. Bu sistemlerin birçoğu yeni Mokka’da standart olarak yer alıyor. Standart olarak sunulan teknolojiler arasında; yaya algılama özellikli aktif acil fren sistemi, ön çarpışma ikazı, aktif şerit takip sistemi, 180 derece panoramik geri görüş kamerası ve trafik işareti tespit sistemi bulunuyor. Dur-kalk özellikli adaptif hız sabitleme sistemi, şerit ortalama özellikli gelişmiş aktif şerit takip sistemi, kör nokta uyarı sistemi, gelişmiş park pilotu gibi birçok ek özellik de yeni Mokka’da sürücülere sunuluyor.
Bağlantılı sürüşün keyfi yeni Mokka’da
B-SUV segmentine yenilikçi teknolojiler getiren yeni Mokka otomatik klima, anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi, yağmur ve far sensörü gibi sayısız konfor elemanlarıyla donatılıyor. Ayrıca, tüm versiyonlar standart olarak elektrikli el freniyle geliyor. Toplam 14 ayrı LED modülden oluşan akıllı aydınlatma modları ve göz almayan IntelliLux LED® matrix farlar da yeni Mokka’yı sınıfında benzersiz kılıyor. Yeni Mokka’da sürücü ve yolcular, çeşitli multimedya çözümleri sayesinde bağlantılı sürüşün keyfini de çıkarıyor. 7 inç renkli dokunmatik ekrana sahip Multimedya Radyo veya 10 inç renkli dokunmatik ekrana sahip üst seviye Multimedya Navi Pro olmak üzere farklı seçenekler sürücülerin tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Opel’in yeni Pure Panel’iyle bütünleşen ekranlar, sürücüye dönük olarak konumlandırılıyor. Apple CarPlay ve Android Auto uyumlu multimedya sistemleri sesli komut özelliği ile hayatı daha da kolaylaştırıyor.
Yeni Mokka’nın en sportif versiyonu GS Line
Yeni Mokka ülkemizde Elegance, GS Line ve Ultimate olmak üzere üç farklı donanım seçeneğiyle satışa sunuluyor. Opel, GS Line donanım seviyesiyle ilk kez Mokka’nın daha sportif versiyonunu sunuyor. Bu versiyonde, üç-renkli siyah 18 inçlik hafif alaşım jantlar, siyah tavan, siyah yan aynalar ve SUV tasarımında önde ve arka tampon altı kaplamaları sportif bir görünümü beraberinde getiriyor. Opel Şimşek logosu, Mokka ismi ve Opel Vizör çerçevesi parlak siyah renkte uygulanıyor. Karakteristik kırmızı kapı üstü dekoru güçlü bir kontrast oluşturuyor. İç mekan siyah tavan, alüminyum pedallar ve kırmızı süslemelerle dikkat çekiyor. Premium deri görünümlü yan desteklere sahip siyah koltuklar kırmızı dikişlere ve detaylara sahip olmasıyla tasarımı tamamlıyor. Yeni Mokka’nın tüm versiyonlarında sürücüler gaz ve direksiyon tepkilerini ayarlayan farklı sürüş modlarını da seçebiliyor. Sekiz ileri otomatik şanzımanla birlikte Spor, Eko ve Normal olmak üzere üç farklı sürüş modu sunuluyor.
6 farklı renk, 3 tavan rengi ve Türkiye’de ilk siyah kaput opsiyonu
Sürücüler için zengin kişiselleştirme seçeneklerine olanak tanıyan yeni Mokka’da 6 farklı renk seçeneği, çift renk tavan ve Türkiye’de bir ilk olarak siyah renkli kaput opsiyonu bulunuyor. Sürücüler, yeni Mokka’daki zengin renk seçenekleri arasından Alp Beyaz, Kuvars Gri, Elmas Siyah, Matcha Yeşil, Mistik Mavi ve Rubin Kırmızı’yı tercih edebiliyor. Elegance donanımda opsiyonel olarak çift renk tavan (siyah, beyaz ve kırmızı) seçilebilirken, Ultimate donanımdaki ‘Bold Pack’ yani siyah kaput opsiyonu yeni Mokka’ya bambaşka bir hava katıyor. Yeni Mokka, dinamizmini özel tasarım jantlarına da yansıtıyor. Elegance donanıma sahip yeni Mokka’lar 17 inç alaşımlı çift kollu elmas kesim jantlarla gelirken; GS Line donanımı 18 inç alaşımlı çift kollu üç renkli elmas kesim jantlarla, Ultimate donanımı ise 18 inç alaşımlı çift kollu elmas kesim jantlarla geliyor.
Genel
AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”


AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.
Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.
“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”
Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”
Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”
“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”
Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.
Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”
“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”
Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”
“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”
Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”
“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”
Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”
Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.
Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız: https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc
| AXA HAKKINDA
52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir. AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır. |
Detaylı Bilgi için
Funda Dilek: 0544 631 92 40
|
Genel
HONOR’la tatilde eğlence ve öğrenme aynı ekranda!


Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor
Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.
HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.
Not alıp çizim yapıyorlar
HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.
HONOR Kids ile daha güvenli içerikler
HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.
Kampanya devam ediyor
HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.
Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.
Genel
WatchGuard 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı


Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.
Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.
‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’
WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.
WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:
1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.
2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.
3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.
4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.
5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.
6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi.
WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.
Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin






