Genel
Stellantis, Orta Vadede Sürdürülebilir Çift Haneli Faaliyet Geliri Marjı Hedeflerken Elektrikliye Geçişi Yoğunlaştırıyor


2025 yılına kadar elektrikliye geçişe ve yazılıma 30 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yaparken, sektör ortalamasından yüzde 30 daha iyi yatırım verimliliği ile otomotiv verimliliğinde öncü olmaya devam etmeyi planlıyor.
- 2030 yılına kadar Avrupa’daki satışlarının yüzde 70’inden fazlasını ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki satışların yüzde 40’ından fazlasını Düşük Emisyonlu Araçların oluşturmasını hedefliyor.
- 14 markanın tamamı, sınıfının en iyisi olarak tamamen elektrikli çözümler sunmaya kendini adadı.
- 500-800 km menzil ve dakikada 32 km ile sınıf lideri hızlı şarj özelliğiyle, müşterilerin taleplerini karşılayan Batarya Elektrikli Araçlar sunmayı hedefliyor.
- Dört esnek Batarya Elektrikli Araç tasarım platformu, ölçeklenebilir üç elektrikli sürüş modülü ailesi ve tüm markaları ve segmentleri kapsayacak standartlaştırılmış batarya paketleri sunuyor.
- Yazılım ve donanım iyileştirilmeleriyle uzun ömür için tasarlanmış platformlar mevcut.
- Avrupa ve Kuzey Amerika arasındaki beş “devasa fabrika” ile desteklenen, 2030 yılına kadar 260 GWsa’in üzerinde küresel Elektrikli Araç batarya tedarik stratejisi açıklandı.
- 2024 yılına kadar yüksek enerji yoğunluğu seçeneği ve nikel kobalt içermeyen bir alternatif ile planlar çift batarya kimyasını kapsıyor.
- 2026 için katı batarya teknolojisinin tanıtımı planlanıyor
Stellantis N.V. (NYSE / MTA / Euronext Paris: STLA), şirketin ikonik markaları için heyecan verici, sınıfının lideri araçlar sunarken, ileri teknolojiyi ulaşılabilir fiyatlarla sunmak için kurum içi uzmanlık, ortaklıklar ve ortak girişimlerden yararlanan kapsamlı bir elektrifikasyon stratejisi sundu. Bu strateji, Şirket’in orta vadede sürdürülebilir, çift haneli Faaliyet Geliri marjlarını hedeflemesini sağlayacak.
Stellantis CEO’su Carlos Tavares: “Müşterilerimiz her zaman Stellantis’in kalbinde yer alıyor. 30 milyar Euro’luk yatırım planımızdaki taahhüdümüz de müşterilerimizin günlük yaşamlarına kusursuz bir şekilde uyan performanslı, yetenekli, konforlu ve elektrikli menzile sahip ikonik araçlar sunmaktır” diyerek konuyla ilgili düşüncelerini belirtti. “Bugün ortaya koyduğumuz strateji, pazara doğru zamanda ulaşmak için doğru teknolojiye doğru oranda yatırım yaparak Stellantis’in hareket özgürlüğünü en verimli, uygun maliyetli ve sürdürülebilir şekilde güçlendirmesini sağlamaktadır.”
Finansal Performans
Stellantis, önümüzdeki yıllarda karlılığı artırmayı planlıyor. Bu, sabit durumda yıllık 5 milyar euro üzerindeki nakit sinerjisi tahmini, batarya maliyetinin düşürülmesini amaçlayan yol haritası ve dağıtım ile üretim maliyetlerinin sürekli optimizasyonu ve özellikle bağlantılı hizmetlerden ve gelecekteki yazılım iş modellerinden yeni gelir akışlarının sağlanmasıyla birlikte Stellantis’in düzeninden kaynaklanan sinerji fırsatlarının yürütülmesiyle desteklenecek.
Stellantis sonuç olarak orta vadede (yaklaşık olarak 2026 yılında) sürdürülebilir, çift haneli Faaliyet Geliri marjları elde etmeyi hedefliyor ve bu da Şirket’i, müşterilere küresel bazda elektrikli mobilite sağlamada karlılık açısından bir referans noktası haline getiriyor.
Stellantis, düşük emisyonlu araçlarda (LEV) pazar lideri olmayı hedefliyor. 2030 yılına kadar, Stellantis’in Avrupa’daki düşük emisyonlu binek otomobil ürün gamının istikrarlı bir şekilde yüzde 70’i (genel pazar miksi için mevcut sektör varsayımlarının yüzde 10 üzerinde) aşması hedefleniyor. ABD’de ise Stellantis’in, binek otomobiller ve kamyonetler için düşük emisyonlu (binek otomobil miksinin 2030 yılına kadar yüzde 40’ı aşması bekleniyor.
Bu stratejiyi yürütmek için Stellantis, faaliyetlerini finanse etmek üzere ortak girişimlere yapılan öz sermaye yatırımları da dahil olmak üzere, elektrifikasyon ve yazılım geliştirmeye 2025 yılına kadar 30 milyar Euro’dan fazla yatırım yapmayı planlıyor. Tüm bu yatırımla birlikte, toplam sermaye harcaması ve Ar-Ge harcamaları, gelirler açısından sektör genelinden yüzde 30 daha verimli olmaya devam etmeyi hedefliyor.
Stellantis, Avrupa’daki ticari araç liderliğini büyütme ve Kuzey Amerika’daki konumunu güçlendirme taahhüdünü devam ettirirken, e-Ticari Otomobillerde de dünya lideri olmayı hedefliyor. Bilgi birikiminden faydalanan ve sinerjiden beslenen ticari araç elektrifikasyonu, 2021’in sonuna kadar hidrojen yakıt hücreli kamyonetlerin teslimatı da dahil olmak üzere önümüzdeki üç yıl boyunca tüm ürünlere ve tüm bölgelere uzanacak.
Stellantis elektrifikasyon yol haritası, değer zincirini tamamıyla kapsıyor. Şirketin EV (Elektrikli Araç) batarya tedarik stratejisi, 2025 yılına kadar 130 gigawatt saat (GWh) üzerinde ve 2030 yılına kadar da 260 GWh üzerinde kapasiteyi güvence altına almaktır. EV batarya ve parça ihtiyaçları, toplam talebi desteklemek için ek tedarik sözleşmeleri ve ortaklıklarla kurulan toplam beş “büyük fabrika” ile karşılanacak.
Stellantis, kullanılabilirlik açısından en kritik batarya hammaddesi olarak tanımlanan lityumun sürdürülebilir tedarikini sağlamak ve uygun olduğunda lityumu tedarik zincirine entegre etme olanağına sahip olmak adına Kuzey Amerika ve Avrupa’da iki jeotermal tuzlu sulardan lityum kazanımı sağlayan süreç ortağıyla Mutabakat Anlaşması imzaladı.
Kaynak bulma stratejilerine ek olarak Stellantis’in teknik uzmanlığı ve üretim sinerjileri, batarya maliyetlerini azaltacak. Elektrikli araç batarya paketi maliyetlerinin, 2020’den 2024’e kadar yüzde 40’ın üzerinde bir oranda ve 2030’a kadar da yüzde 20’nin üzerinde düşürülmesi hedefleniyor. Tüm batarya paketini optimize etmek, modüllerin biçimini basitleştirmek, batarya hücrelerinin boyutunu artırmak ve batarya kimyasını yükseltmek dahil olmak üzere tüm yönleriyle batarya paketi maliyetleri düşürmede önemli rol oynar.
Stellantis, onarım, yeniden üretim, ikinci kullanım ve geri dönüşüm yoluyla batarya ömrü döngüsünün tüm değerini en üst düzeye çıkarmanın yanı sıra müşteri ihtiyaçlarını ve çevresel kaygıları ön planda tutan sürdürülebilir bir sistem sağlamayı amaçlamaktadır.
Müşteri Odaklı
2026 yılına kadar elektrikli araçların toplam sahip olma maliyetinin, içten yanmalı motorlu araçlara eşdeğer olmasını hedefleyen Stellantis’te satın alınabilir olmak bir önceliktir.
Elektrikliye geçiş Stellantis’te sadece “her şeye uygun tek kalıp” bir plandan ibaret değildir. Şirket’in 14 ikonik markasının her biri, sınıfının en iyisi ve tamamen elektrikli çözümler sunmayı ve bunu her markanın DNA’sını geliştirecek şekilde yapmayı taahhüt ediyor. Stellantis, markaların her birinin elektrifikasyon yaklaşımlarını belirten aşağıdaki ifadeleri ortaya koydu:
- Abarth – “İnsanları Isıtıyor ama Gezegeni Değil”
- Alfa Romeo – “2024’ten itibaren Alfa Romeo, Alfa e-Romeo Oluyor”
- Chrysler – “Yeni Nesil Aileler için Temiz Teknoloji”
- Citroën – “Citroën Electric: Herkes için Esenlik!”
- Dodge – “Yolları Parçala… Gezegeni Değil”
- DS Automobiles – “Seyahat Sanatı Artık Daha Muhteşem”
- Fiat – “Yeşil, Herkes için Olduğunda Yeşildir”
- Jeep® – “Sıfır Emisyon Özgürlüğü”
- Lancia – “Gezegeni Korumanın En Zarif Yolu”
- Maserati – ” Lüks Performansının En İyisi ve Elektrikli”
- Opel/Vauxhall – “Yeni Moda: Yeşil”
- Peugeot – “Sürdürülebilir Mobiliteyi Kaliteli Zamana Dönüştürme”
- Ram – “Sürdürülebilir bir Gezegen için Tasarlandı”
- Ticari Araçlar – “Elektrikli Ticari Araçlarda Dünya Lideri”
Sürüş menzili ve hızlı şarj, Batarya Elektrikli Araçların tüketiciler tarafından yaygın olarak kabul görmesindeki kilit noktalardır. Stellantis, 500-800 km arasında menzil sunacak Batarya Elektrikli Araçlarıyla ve dakikada 32 km ile sınıfında lider hızlı şarj kapasitesiyle bu zorluğun üstesinden geliyor.
Stellantis, perakende, ticari ve filo müşterileri için sahip olma yolculuğunu basitleştirmeye yardımcı olan eksiksiz bir çözüm paketi sunacak. Yeşil enerji kaynaklarını kullanarak günlük akıllı şarj teklifleri sunmak, şarj seçeneklerini genişletmek için mevcut ortaklıklardan yararlanmak ve akıllı şebeke kullanımını hızlandırmak üzere çalışmalar yapılacak.
Şirket, Free2Move eSolutions ile Engie EPS arasında imzalanan bir mutabakat anlaşması sayesinde Avrupa genelinde hızlı şarj ağlarının gelişimini destekleyerek çeşitli müşterilerinin taleplerini karşılamayı amaçlıyor. Free2Move eSolutions’ın benzer bir iş modelini Kuzey Amerika pazarında da uygulamayı amaçlıyor.
Akıllı Teknoloji Sağlayıcıları
BEV merkezli dört platform, Stellantis markalarının elektrikli araçlarının belkemiğini oluşturuyor. Yüksek düzeyde esneklik (uzunluk ve genişlik) ve parça paylaşımıyla tasarlanan platformlar, her bir platformun yılda iki milyon adede kadar üretimi destekleyebilmesi sayesinde ölçek ekonomileri sunuyor.
Bu dört platform şunlardır:
- 500 km’ye/ varan menzile sahip olan STLA Small
- 700 km’ye varan menzile sahip olan STLA Medium
- 800 km’ye varan menzile sahip olan STLA Large
- 800 km’ye varan menzile sahip olan STLA Frame
Tahrik sisteminde, motor, şanzıman ve dönüştürücüyü birleştiren üç elektrikli tahrik modülünden (EDM) oluşan bir aile yer alıyor. Bu EDM’ler kompakt ve esnek olmasının yanı sıra kolayca ölçeklendirilebilir. EDM’ler önden çekişli, arkadan çekişli, dört çeker ve 4xe için yapılandırılabiliyor.
Platformların, EDM’lerin ve yüksek enerji yoğunluklu batarya paketlerinin kombinasyonu, verimlilik, menzil ve sınıfının en iyi şarj performansına sahip araçlar sunacak.
Donanım güncelleme programı ve kablosuz yazılım güncellemeleri, platformların ömrünü önümüzdeki on yıla kadar uzatacak. Stellantis, her markaya özgü nitelikleri korumak için şirket içinde yazılım ve kontrol noktaları geliştirecek.
Batarya paketleri, daha küçük şehir otomobillerinden, performans otomobilleri ve kamyonlar için enerji yoğun paketlere kadar çeşitli araçlar için özel olarak tasarlanacak. 2024 yılına kadar farklı kullanıcı gereksinimlerini karşılamak için iki farklı batarya kimyasının kullanılması planlanıyor: yüksek enerji yoğunluğu seçeneği ve nikel kobalt içermeyen bir alternatif. 2026 yılına kadar ilk katı batarya teknolojisinin pazara sunulması hedefleniyor.
Stellantis şu anda e-güç aktarma organları ve e-şanzıman operasyonlarından batarya hücresi kimyasına ve üretimine, dijital kokpit ve kişiselleştirilmiş bağlantılı hizmetlere kadar çeşitli kilit teknoloji ortak girişimlerine sahiptir veya bu girişimleri tamamlayan bir rol üstlenmektedir. Bu ortaklıklar, Stellantis’e pazardaki rekabet gücünü daha da artırmak için sermaye tahsis edilmesini optimize ederken, yeni teknoloji ve çözümleri pazara daha hızlı getirmek için yalnızca şirket içi yetkinliklerden değil, ortakların uzmanlıklarından da yararlanma fırsatı sunuyor.
Carlos Tavares, “Kuruluşundan sadece altı ay sonra Stellantis’in geleceğini gözler önüne sermeye başladığımız bu zamanda, elektrifikasyon yolculuğumuz muhtemelen buradaki en önemli unsur ve şimdi Şirket bütünüyle, her müşterinin beklentisini karşılamak ve dünyanın hareket etme şeklini yeniden tanımlamadaki rolümüzü hızlandırmak adına tam çalışma moduna geçmiş durumda” ifadeleriyle durumu özetliyor. “Çift haneli Faaliyet Geliri marjlarına ulaşmak için gereken ölçeğe, yetkinliklere, ruha ve sürdürülebilirliğe sahibiz. Sektöre kıyaslama verimlilikleriyle öncülük ediyoruz ve tutkuyu ateşleyen elektrikli araçlar sunuyoruz” dedi.
Genel
Teknosa’nın Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar oldu


Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, strateji ve dönüşüm alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Murat Pınar’ın 1 Eylül tarihi itibarıyla Yönetim Kurulu Başkanı olarak göreve başlayacağını duyurdu.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu olan Murat Pınar, MBA diplomasını London School of Commerce & University of Wales’ten aldı.
Profesyonel kariyerine 1998 yılında Siemens’te başlamış olan Pınar, 2005’ten 2010 yılına kadar Nokia NSN’de 13 farklı ülkede sorumlu Saha Operasyon Direktörü ve Telekomünikasyon, Fiber Optik, Altyapı, İnşaat ve Entegrasyon süreçlerinde program yöneticiliği görevlerini üstlendi.
2010 yılında Enerjisa bünyesine dahil olan Murat Pınar, 2015 yılına kadar, şu anda 14 ilde 11 milyon müşteri ve 22,3 milyon kişiye elektrik dağıtım hizmeti veren Enerjisa dağıtım bölgeleri Başkent, AYEDAŞ ve Toroslar organizasyonlarında çeşitli üst yönetici rollerinde bulundu. Özellikle operasyonel mükemmellik çalışmalarının yürütülmesi, iş modellerinin olgunlaştırılması, sektör dinamiklerinin gelişiminde rol alınması ve yatırım programlarının oluşturulması sorumluluklarını üstlenerek Enerjisa dağıtım şirketlerinin entegrasyon, büyüme ve ilerleme süreçlerine büyük katkısı oldu.
Pınar, 2015 yılında Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü, 2016 yılında ise Enerjisa Enerji Dağıtım İş Birimi Başkanı olarak atandı. Kasım 2019 tarihinden Temmuz 2026 tarihine kadar Enerjisa Enerji CEO’su olarak görev aldı. Aynı dönemde Türkiye’nin ilk elektrikli araç şarj ağı operatörü olan Eşarj’ın da Yönetim Kurulu Başkanı olan Murat Pınar, sektörün önemli kurumlarından E-MOD’ta (Elektrikli Mobilite Derneği) 2022 ve 2025 yılları arasında dernek başkanlığı yaptı. ELDER (Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi olan Murat Pınar, ayrıca Avrupa Birliği düşük karbon teknolojileri programı olan EUROGIA’nın Başkanlığı görevlerini yürütüyor.
Murat Pınar, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı olarak atandı. Bu görevinin yanı sıra, Sabancı Topluluğu şirketlerinden Sabancı Dx Technology Services and Investment BV’de Yönetim Kurulu Başkanlığı ile Enerjisa Enerji ve Enerjisa Üretim’de Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini sürdürüyor.
Genel
AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”


AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.
Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.
“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”
Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”
Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”
“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”
Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.
Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”
“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”
Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”
“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”
Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”
“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”
Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”
Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.
Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız: https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc
| AXA HAKKINDA
52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir. AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır. |
Detaylı Bilgi için
Funda Dilek: 0544 631 92 40
|
Genel
HONOR’la tatilde eğlence ve öğrenme aynı ekranda!


Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor
Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.
HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.
Not alıp çizim yapıyorlar
HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.
HONOR Kids ile daha güvenli içerikler
HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.
Kampanya devam ediyor
HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.
Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.
-



Genel7 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel8 yıl önceİletişim
-
Genel8 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel8 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel8 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel7 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin









