Genel
Mercedes-Benz Unimog, Teknolojisi Yenilenen Modelleri İle Benzersiz Çözümler Sunuyor


Yollara ilk kez 75 yıl öne çıkmış olsa da sürekli yapılan yenilikler sayesinde Unimog en son teknolojik gelişmelere uyum sağlıyor. 2021 yılında U 435 ve U 535 modelleri ile gücüne güç katan Unimog; yüksek gücü, manevra kabiliyeti ile yüksek taşıma kapasitesini birleştiren orta segmentteki yeni modeli U 327 ile öne çıkıyor.
2021 yılının yenilikleri arasında, farklı yükleme koşullarında sabit bir sürüş sağlayan hidropnömatik süspansiyon ve düşük hızlarda veya sabit halde daha fazla direksiyon desteği sağlayan yeni konforlu direksiyon da bulunuyor.


Yüksek performans: Unimog U 435 ve U 535
Yeni U 435 ve U 535 modellerinin motoru, daha önce satışta olan U 430 ve U 530 modellerinden toplamda 40 kW (54 hp) daha fazla güç sunuyor. Bu durum ağır segment kullanıcılarının memnuniyetle karşılayacağı bir gelişme. Sıralı 6 silindirli motor, bir önceki modelden 180 Nm daha fazla tork üretiyor. Çevre koruma açısından da mükemmel değerler sağlayan ve Euro 6 E emisyon standardına uygun olan yeni motor; 1.800 devirden itibaren 1.380 Nm tork ve 260 kW (354 hp) gücü kullanıcısına sunuyor.
Kullanıcılarına daha fazla güç sunan Yeni U 435 ve U 535, sürücülere hemen hissedebilecekleri daha ileri bir optimizasyon da sunuyor. Geliştirilmiş vites değiştirme koordinasyonu ve kavrama kontrolü sayesinde, vites değiştirme sırasında oluşabilecek kesintiler önemli bir ölçüde azalıyor. Bu sayede uzun vadede daha düşük yakıt tüketimi ve daha rahat çalışma olanağı sağlanıyor.


Orta segment için daha fazla güç: U 327
Orta segmentte ise daha önce satışta olan U323 modeline paralel olarak U 327 modeli satışa sunulacak. U323 modeli 170 kW (231 hp) güç üretirken, U 327 modeli ise kullanıcısına 200 kW (272 hp) güç sunuyor. Daha hafif bir şasiye ve daha kısa aks mesafesine sahip olan orta segment Unimog; yüksek manevra kabiliyeti ve taşıma kapasitesi sunuyor. Yüksek performanslı bir motorla donatılan model, özel müşteri gereksinimleri için geniş platformlu ve uzun aks mesafeli bir versiyona da sahip.
Hidropnömatik süspansiyon, konforlu direksiyon ve iklimlendirme özellikli koltuk
Unimog’un 2021 yılındaki bir diğer yeniliği ise, arka aksta normal helezon yayları yerine hava depolama tankları ve hidrolik silindirleri temel alan hidropnömatik süspansiyon sistemi kullanmaya başlaması oldu. Sistem; farklı yükleme koşulları veya arka ek donanımlar altında sabit sürüş gerçekleştirilmesinin yanı sıra daha dengeli bir yol tutuş sağlıyor.


Ağır koşullarda çalışırken, aracın düşük hız seyrinde veya durağan haldeyken bile direksiyonun ağırlığını alan ve kolayca yönlendirilebilme özelliği sunan yeni konforlu direksiyon, büyük hacimli lastiklerle veya çim biçme kombinasyonları gibi ağır ön aletlerle çalışırken de büyük bir avantaj sağlıyor. Hıza bağlı olarak çalışan elektrohidrolik direksiyon sistemi ilgili sürüş koşullarına göre uyarlanıyor. Bu sayede sürüş koşullarına uyarlanmış değişken bir direksiyon hissi yaratıyor.
Yeni “iklimlendirme özellikli koltuk” her hava sıcaklığında konforlu kullanım olanağı sunarken, ileri teknolojili havalandırma sistemi ise sürücü koltuğuna istenilen uygun sıcaklığı sağlıyor.
Güvenlik için de önemli geliştirmeler söz konusu. Unimog’un kabini 2021 yılından itibaren kabin alt takviyeleri ve A sütunundaki yeni boru braketleri ile donatılıyor. Böylece, kabin mukavemeti için ECE – R29/03 standardı sağlanıyor.
Ağır römorklar için ideal
Unimog U 527 ve U 535, büyük römork ve çeki demiri ağırlıkları için özel olarak donatılabiliyor. Bu, genellikle saha veya yol ve boşaltma noktası arasındaki taşımalarda olduğu gibi, tandem veya tridem akslı römorklar için de geçerli olan bir avantaj. Söz konusu durum, uzun ulaşım yollarıyla karşı karşıya kalan inşaat yüklenicileri ve çiftçiler için geniş bir faaliyet alanı sunuyor. Daha yüksek yük taşıma kapasitesinin altında aracın rijit yapısı yatıyor.


Unimog’un 75. yıldönümü
Unimog’un ortaya çıkması, Almanya’nın savaş sonrası dönemde tedarikte kıtlık yaşaması ile yakından ilgili. 1945 ve 1946 yıllarında yaşanan yiyecek kıtlığı, Daimler-Benz AG’de uzun yıllar uçak motoru geliştirme başkanı olan Albert Friedrich’e, tarımda verimliliği artırmaya yardımcı olabilecek bir motorlu tarım aracı fikrini verdi. Başından beri projenin içinde olan Gaggenau’dan Hans Zabel, Mart 1946’da “Unimog” (Universal-Motor-Gerät, yani Universal Motorlu Araç) terimini icat etti. Unimog, ilk kez Ekim 1946’da test sürüşüne çıkarıldı.
Unimog “Prototip 1”, ilk test sürüşünü 1946 yılında tamamladı. Bizzat direksiyon başında olan Baş Tasarımcı Heinrich Rösler, kabini olmayan ve tamamen kereste yüklü prototipi engebeli orman yollarında test etti.
Mercedes-Benz’in her alanda başarılı olan profesyonel aracı Unimog, 75 yıldır sürekli olarak geliştirildi. Unimog; bugün itfaiye, tarım, kar temizleme ve yol bakımı alanlarında zorluklarla başa çıkıyor. Bakım konusunda verimli olması ve sunduğu üstün özellikleri Unimog’u birçok çiftçi, inşaat yüklenicisi ve belediye için çekici hâle getiriyor.
Unimog’da sunulan teknik geliştirmeler
EasyDrive: Opsiyonel olarak sunulan sürekli değişken çekiş sistemi, hidrostatın avantajlarını mekanik manuel şanzımanla birleştiriyor. Sürücünün gerektiğinde ve tam hızda iki sürüş tipi arasında geçiş yapmasını sağlayan EasyDrive ile 50 km/s hıza kadar sürekli değişken hız ayarları mümkün. Verimli ve yakıt tasarrufu sağlayan sürüş, 89 km/s hıza kadar olan 8 ileri vitesli manuel şanzıman ile gerçekleşiyor.
TireControl Plus: Lastik basıncı kontrol sistemi, sürüş sırasında bile 495/70R24’e kadar olan lastik boyutları için rahat bir kullanım olanağı sunuyor. Lastik basıncı, ekran kullanılarak ilgili koşullara göre ayarlanabiliyor. Sürücü, sert veya yumuşak zeminde bir düğmeye basarak gerekli lastik basıncına karar verebiliyor. Bu durum; optimum çekiş, düşük seviyelerde patinaj ve zeminin korunmasını sağlıyor.
Tüm tekerleklerden yönlendirilebilme özelliği, U 423 ilâ U 535 modellerinde, Unimog cihaz taşıyıcısının sürücüsü için üç farklı direksiyon tipini mümkün kılıyor: Ön tekerlekleri kullanarak normal direksiyon, tüm tekerlekler zıt dönüş açılarındayken dört tekerlekten direksiyon ve tekerlekler paralel şekilde ayarlanmış durumda olan çapraz hareket için “yengeç yürüyüşü” adı verilen direksiyon. Sonuç olarak; Unimog’un zorunlu küçük dönüş yarıçapı yüzde 20’ye kadar azaltılabiliyor ve tüm operasyonel durumlarda aracın manevra kabiliyeti artırılabiliyor.
VarioPilot: VarioPilot çift modlu direksiyon, sürücünün soldan sağa geçiş yapmasını sağlıyor. Kullanıma bağlı olarak, direksiyon ve kullanım aracın her iki tarafından da sağlanıyor. Buna ek olarak; örneğin biçme çalışmalarında sağ kenarlardaki görüş alanını optimize etmek için döner koltuk içeren tamamen camlı bir ön yolcu kapısı takmak da mümkün.
Özel donanım olarak LED ışık paketi: Özel donanım olarak sunulan LED ışık paketi hem yolda sürüşte hem de ek cihazlar kullanırken mükemmel aydınlatma koşulları sunuyor.
Tek bir ekipman taşıyıcısı ile tüm yıl boyunca çok çeşitli uygulamaları yönetme
Unimog’un güçlü yönü, tek bir ekipman taşıyıcısı ile tüm yıl boyunca çok çeşitli uygulamaları yönetme becerisinde yatıyor. Bu, hem klasik kar temizleme, yol bakımı ve kamusal yeşil alan bakımı uygulamaları hem de çapraz segment uygulamaları için geçerli. 4 adede kadar cihaz konumu mevcut. Ön ve arkaya ek olarak, akslar arasına ve kabinin arkasına da cihazlar monte edilebiliyor. Mercedes-Benz, “Unimog İş Ortakları” ve “Unimog Uzman İş Ortakları” ile uygulama gereksinimlerine ilişkin özel anlaşmalar yapıyor.
Dünya çapında 650’den fazla servis noktası
Unimog Hizmeti, yaklaşık 220’si Almanya’da olmak üzere 130’dan fazla ülkede 650’den fazla hizmet noktasına sahip, küresel olarak organize edilmiş bir hizmet yapısı tarafından destekleniyor. Unimog servis iş ortakları, araçların tamirinin yanı sıra, gövdelerle ve diğer aletlerle; yani tüm sistemle de ilgileniyor.
Genel
AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”


AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.
Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.
“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”
Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”
Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”
“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”
Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.
Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”
“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”
Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”
“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”
Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”
“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”
Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”
Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.
Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız: https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc
| AXA HAKKINDA
52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir. AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır. |
Detaylı Bilgi için
Funda Dilek: 0544 631 92 40
|
Genel
HONOR’la tatilde eğlence ve öğrenme aynı ekranda!


Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor
Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.
HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.
Not alıp çizim yapıyorlar
HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.
HONOR Kids ile daha güvenli içerikler
HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.
Kampanya devam ediyor
HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.
Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.
Genel
WatchGuard 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı


Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.
Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.
‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’
WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.
WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:
1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.
2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.
3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.
4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.
5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.
6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi.
WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.
Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin








