Genel
Lexus’un ‘Doğuştan Lüks’ Yeni LM Modeli Türkiye’de


Premium otomobil üreticisi Lexus, markanın tamamen yeni bir segmente girmesini sağlayan lüks minivan modeli LM’i Türkiye’de satışa sundu. Özel jet uçaklarındaki konforu LM’e taşıyan Lexus, bu modelle birlikte markanın ve lüksün zirvesini sunuyor. Lexus’un “doğuştan lüks” yeni LM modelinin 4 kişilik VIP versiyonu, 10.900.000 TL ile Türkiye pazarına giriş yaparken LM’in 7 kişilik versiyonu ise 8.900.000 TL ile satışa sunuldu.
Lexus’un yeni NX ile başlattığı, RX ve RZ ile devam eden yeni döneminin dördüncü modeli olan LM, markanın yeni tasarım dilini, platformunu, güç ünitelerini ve yenilikçi teknolojilerini kullanıyor.Markanın LS Sedan, LC Coupe gibi amiral gemisi modellerinde kullandığı isimlendirmeye uygun olacak şekilde LM, yani Luxury Mover modeli, markanın sunduğu konfor seviyesini en üst düzeye taşıyor. 4 kişilik VIP ve 7 kişilik versiyonlara sahip LM, yolcuları adına maksimum oranda konfor sunarken şoförlü veya bireysel kullanımlar için de eşsiz bir seçenek olarak öne çıkıyor.Lexus, LM modelinin tüm versiyonlarında 2.5 litrelik benzinli motoru elektrikli motorla kombine eden Kendi Kendini Şarj Eden Hibrit sistemini kullanıyor. LM 350h, yeni NX 350h ve RX 350h modellerinde de yer alan aynı sistemle donatıldı. 250 HP güç üreten LM 350h, 239 Nm tork değerine sahip. 7 koltuklu ve 4 koltuklu LM modelleri, E-Four elektronik dört tekerlekten çekiş özelliğiyle de dikkat çekiyor. E-Four sistemi, ön/arka gücü dağılımını 100:0 oranından 20:80 oranına kadar değiştirerek her koşulda ideal çekişin ve güvenli yol tutuşun elde edilmesini sağlıyor.
Omotenashi felsefesiyle tasarlanan lüks yaşam alanı
Tamamen yeni LM ile Lexus’un hedefi, bir salon kadar konforlu ve mobil bir ofisin tüm rahatlığına sahip birinci sınıf bir yaşam alanı yaratmaktı. Bu özellikleriyle doğuştan lüks bir araç olarak tasarlanan LM, hiçbir araçta bulunmayan üst düzey konforuyla araç içindekilerin her koşulda kendilerini rahat hissetmelerini sağlayacak ortamı sunuyor.
Lexus, LM konseptini geliştirirken özel jet üreticileri ve varlıklı müşterilerle birlikte kapsamlı çalışmalar yaptı. Böylece LM, müşterilerine kişiselleştirilmiş lüks özellikleri ile en yüksek standartları sunan bir model haline geldi.Yeni LM de, markanın tüm modelleri gibi Omotenashi misafirperverlik felsefesiyle tasarlandı. LM’in tüm detayları, Takumi ustaları tarafından kusursuzlaştırıldı. Bu sayede araç, içerisindekilerin her an kendilerini evinde gibi hissedecekleri şekilde geliştirildi. Aynı zamanda mobil ofis olmanın tüm ihtiyaçlarını karşılayacak özelliklerle tasarlanan LM, her şartta en yüksek konforu sağlıyor. Koltuklar mükemmel desteği ve konforu sunarken araç içerisindeki sıcaklık, hava kalitesi, atmosfer ve aydınlatma da her zaman hassasiyetle kontrol edilebiliyor.
Lüks yolculukların zirve noktası: Yeni LM
Lexus’ta konfor, teknoloji ve lüksün zirvesini temsil eden LM, 7 koltuklu ve 4 koltuklu olmak üzere iki versiyon ile sunuluyor. Yedi koltuklu modelde, orta sırada yer alan VIP koltuklarla birlikte ek olarak üçüncü sıra koltuklar yer alıyor. Daha fazla bagaj alanı gerektiğinde ise, üçüncü sıra koltuklar katlanabiliyor.
LM ürün gamının en üstünde yer alan 4 koltuklu versiyon, her yolculuğu son derece konforlu ve keyifli hale getirecek zengin özellikleriyle donatılan iki adet çok fonksiyonlu VIP arka koltuğuyla öne çıkıyor. Bu lüksü yansıtan özellikler arasında 48 inç HD geniş ekran, ön ve arka kabini ayıran ses geçirmeyen separatör, VIP koltuklar, 14 litrelik buzdolabı, iki cam tavan, Mark Levinson 3D Surround Sound Ses Sistemi ve daha sofistike Lexus Climate Concierge bulunuyor. Bununla birlikte 7 kişilik modelde ise, ön konsoldan bağımsız olarak çalıştırılabilen 14 inçlik arka multimedya ekranı da yer alıyor.
Yeni LM modeli için mükemmel sessizlik en önemli öncelikti. Geliştirme ekibi, sessizlik konusunda çığır açan bir model olan orijinal Lexus LS’ten ilham aldılar. Lexus’un hedefi yalıtımlı odaklardaki gibi mutlak sessizlik yerine doğal ve huzur veren, tüm duyulara hitap eden bir ortam elde etmekti. Bu amaçla aracın gövdesinde geliştirmeler yapıldı ve kabinde düşük frekanslı gürültüleri azaltan Aktif Gürültü Kontrolü’ne yer verildi. Ayrıca 4 koltuklu LM’de ses emici olmayan beş katmanlı tavan döşemesi kullanıldı ve bu sayede sohbet etmek daha kolay hale getirildi. Ekranın üzerinde yer alan ses geçirmeyen separatör ise, tamamen açılabiliyor, kapatılabiliyor veya karartılabiliyor.
LM’in yaşam alanı yeni nesil kabin ambiyansı aydınlatma sistemine de sahip. Mobil ofis gibi çalışma alanına dönüşebilen LM, 4 koltuklu modelde beş farklı temanın yanı sıra 14 farklı renk tonuyla farklı kabin ambiyanslarıyla aydınlatılabiliyor.
Yüksek konfor için tasarlanmış VIP koltuklar
Lexus LM modelinde, koltukların tasarımı ve özellikleri araç içi deneyimin merkezini oluşturuyor. Tipik minivanlardan farklı olarak ideal oturma pozisyonuna sahip VIP arka koltuklar, rahatsız edici düşük frekanslı titreşimleri azaltmak için baş salınımını önleyecek şekilde geliştirildi. Vücudu ideal oturma pozisyonu için destekleyecek tasarıma sahip koltuklar, her yol koşulunda yolcuların yorulmadan seyahat etmelerini sağlıyor.
Yastık benzeri başlıkların genişletilmiş derinliği, sırtın üst kısmından destek sağlayarak vücut merkezinin sabit kalmasına yardımcı oluyor. Uzayan ve ayarlanabilen alt bacak destekleri ise, konforu artırıyor. 4 koltuklu LM’de, her iki arka koltuk da özel uçaklardaki koltuklar gibi yatay olacak şekilde yatırılabiliyor.
Elektrikli olarak ayarlanabilen koltuklar, ısıtma ve havalandırma özelliklerinin yanı sıra minderler ve koltuk arkalığı, uyluklara, sırta ve omuzlara farklı programlarla masaj yapmak için entegre hava keselerine sahip.
Akıllı telefon tarzı kontrol paneli, 48 inç geniş ekran ve özel klima sistemi
Lexus LM’in lüksünü tamamlayan özellikler arasında arka koltuklara entegre ve bağımsız olarak kullanılabilen kontrol paneli, 48 inç geniş ekran, Lexus Climate Concierge, 14 litrelik buzdolabı, saklama alanları ve kol dayama yerine entegre çıkarılabilir masalar, ses sistemi ve ambiyans aydınlatması gibi unsurlar dikkat çekiyor.
Dört koltuklu LM’de, kabin bölmesinin alt kısmında, görüntüleme için optimum açıda konumlandırılmış 48 inç geniş ekran HD ekran yer alıyor. Bu ekran ihtiyaca göre tam ekran veya bağımsız içerek gösteren iki ayrı ekran olarak kullanılabiliyor. Kullanıcılar içeriği doğrudan akıllı telefonlarından veya tabletlerinden yansıtabiliyor. Bununla birlikte iki HDMI bağlantı noktası üzerinden ekrana da bağlanmak mümkün. Sistem eğlence veya online iş toplantıları için ideal ortamı sağlıyor. Yedi koltuklu modelde, ön konsoldakinden bağımsız olarak çalıştırılabilen 14 inçlik bir arka multimedya ekranı bulunuyor. Özel olarak geliştirilen Mark Levinson 3D Surround Sound Ses Sistemi dört koltuklu modelde 23 hoparlöre ve yedi koltuklu modelde 21 hoparlöre sahip.
Ayrıca arka kabinde kapı kumandaları, küçük eşyalar için saklama alanı ve sıcaklık izleme sensörleri içeren şık bir baş üstü konsol da bulunuyor. Ortada konumlandırılması sayesinde baş mesafesi de artırılıyor. Ekranın altında ortada konumlandırılan 14 litrelik buzdolabı ise, serinletici içeceklerin her an ulaşılabilir olmasını sağlıyor.
Kişiye özel kabin içi hizmet: Lexus Climate Concierge
Lexus yeni LM modeli için Lexus Climate Concierge sistemini geliştirerek özelliklerini ve işlevselliğini klimanın ötesine taşıdı. Böylece kabin ortamının daha kapsamlı şekilde ayarlanmasını sağlandı. Klima, arka kabin aydınlatması, pencere güneşlikleri ve koltuk yatırma pozisyonu için kişisel tercihler tek dokunuşla ile seçilebiliyor ve her bir yolcu için ayrı olarak ayarlanabiliyor.
Dört koltuklu LM, orta bölmeye entegre edilmiş termal sensörlere sahip. Bunlar yolcuların ve kabinin kızılötesi yüzey sıcaklık taramasını kullanarak hangi seviyede sıcaklığın veya soğutmanın nerede gerekli olduğunu net bir şekilde tespit edebiliyor. Buna göre hassasiyetle kabin ve koltuk sıcaklığı ayarlanıyor.
Nanoe-X teknolojisinin kullanılması ise, Lexus Climate Concierge’in kabinde temiz ve sağlıklı hava kalitesini korumasına yardımcı oluyor. Araç içerisindekilerin cildi ve saçı üzerinde nemlendirici etki bırakan klima sistemi, virüsleri, bakterileri ve alerjenleri de engelliyor.
Türkiye’de iki donanım seviyesiyle sunuluyor
Lexus’un lüks minivanı LM, Türkiye’de 4 ve 7 koltuklu versiyonlarda Light Edition ve Dark Edition olmak üzere iki donanım seviyesiyle sunuluyor. Her iki donanımda da Sonik Beyaz, Grafit Siyah, Sonik Titanyum ve Sonik Bordo olmak üzere dört gövde rengi seçeneğinden biri tercih edilebiliyor. Tüm versiyonlarda standart olarak 14 inç dokunmatik multimedya ekran, Lexus navigasyon, Otomatik Park Asistanı, Lexus Safety System+, 19 inç alaşım jantlar, ısıtmalı/havalandırmalı ön ve arka koltuklar, masaj özellikli arka koltuklar, cam tavan, elektrikli güneşlikler ve elektrikli kayar kapılar/bagaj kapağı gibi özellikler yer alıyor.
Bunlara ek olarak 7 koltuklu versiyonda standart olarak VIP ikinci sıra koltuklar, 50:50 oranında katlanabilen üçüncü sıra koltuklar, ısıtmalı ahşap ve deri direksiyon, 21 hoparlörlü Mark Levinson Premium Ses Sistemi, 14 inç ekran ve Ön Cama Yansıyan Renkli Gösterge Ekranı sunuluyor.4 koltuklu versiyon ise, tamamen yatırılabilen VIP arka koltuklar, ısıtmalı deri direksiyon, 23 hoparlörlü Mark Levinson Premium Ses Sistemi, 48 inç arka ekran, separatör ve buzdolabı ile geliyor.
Lexus zarifliği LM modelinde de kendisini gösteriyor
Yeni LM, markanın yeni tasarım dilini zarif bir şekilde farklı bir segmente taşıyor. Kendinden emin görünen şık tasarımı, kolay kullanım ve iyi görüş açılarıyla birleştiren LM, 5.130 mm uzunluğa, 1.890 mm genişliğe ve 1.945 mm yüksekliğe sahip. Cömert genişliği, yüksekliği ve 3.000 mm’lik aks aralığı, arka yolcuların yaşam alanını maksimuma çıkaran noktalar oldu.LM’in kendinden emin görünen ön bölümü, Lexus’un imzası olan ön panjurla bir araya getirildi. Spindle ön panjur şekli, tamponun altındaki ince açıklıklarla entegre edilerek far tasarımını da birbirine entegre ediyor. LM modelinin akıcı hatları, karartılmış ön ve arka sütunlarla vurgulanıyor. Geniş camlar ise ferahlık hissini artırıyor. LM modelinin arka tarafında ise, büyük LEXUS yazısı, şerit halinde şık bir L şekilli ışıklandırma dikkat çekiyor. Büyük kayar kapılar sayesinde araca binmeyi çok daha kolay hale getiriyor.
Tüm Lexus’lar gibi LM’de de üst düzey sürüş deneyimi sunuluyor
LM, tüm Lexus’lar gibi sürüş deneyimi ön plana alınarak geliştirildi. Lexus Sürüş İmzası’nın temel değerleri olan Konfor, Kontrol ve Güven unsurları, Lexus’un binek araç modellerinde de kullanılan yüksek rijitliğe ve alçak ağırlık merkezine sahip GA-K platformuyla elde edildi. Araç içerisindeki yüksek kalitedeki işçilik ve gelişmiş teknolojiler ise, kişiselleştirilmiş lüksün Omotenashi vizyonunu yansıtıyor.
Aracın sürücü odaklı kokpiti, tüm diğer yeni Lexus modelleriyle aynı detaylara dikkat edilerek Omotenashi felsefesine uygun olarak tasarlandı. Tüm kontroller, göstergeler ve bilgi ekranları Tazuna konseptine göre konumlandırıldı. Bu sayede sürücünün sadece çok küçük el ve göz hareketleri yapması yeterli oluyor ve tamamen yola odaklanabiliyor. “Tazuna”, bir binicinin dizginleri nazikçe ayarlayarak at üzerinde sahip olduğu aynı türden sezgisel kontrolü tanımlayan Japonca bir kelimeden geliyor.
Bununla birlikte Adaptif Değişken Süspansiyon her yol koşulunda yol kaynaklı sarsıntıların önüne geçerken, Frenleme Postür Kontrolü ve Hassas Durdurma Kontrolü yolcuların frenleme sırasında sarsıntısız seyahat etmelerini sağlıyor. Farklı sürüş modlarına sahip Lexus LM’de ilk kez sunulan Arka Koltuk Konfor Modu ise, arka yolcuları tüm titreşimlerden uzaklaştırarak konfor seviyesini en üst düzeye çıkarıyor.
Lexus LM eksiksiz güvenlik paketiyle donatıldı
LM, yeni NX, RX ve RZ modellerinde de yer alan en yeni nesil Lexus Safety System + aktif güvenlik ve sürücü destek sistemleriyle donatıldı. Bu sistemler çok daha farklı kaza risklerini algılayacak şekilde geliştirildi. Bu sayede bir kazayı önlemeye ve hafifletmeye yardımcı olmak adına uyarılar verebiliyor; ayrıca gerektiği durumlarda, yönlendirme, frenleme ve çekiş gücü desteği sağlıyor. Bu güvenlik sistemi, sürücüye doğal hisler verecek şekilde ayarlandı. Çalışma kapsamı aynı zamanda sürüş yükünü de düşürerek yorgunluğun azaltılmasına ve sürücünün her zaman dikkatini korumasına katkı sağlıyor.
Lexus Safety System + ile donatılan yeni LM, Acil Durum Direksiyon Yönlendirme Desteği ve Adaptif Hız Sabitleyici içeren Çarpışma Önleyici Sistem ile birlikte, daha yavaş şehir trafiğinde daha güvenli sürüş için Proaktif Sürüş Asistanı’na sahip. Sürücü Monitörü, sürekli olarak sürücünün durumunu takip ederek, tepki verilmediği durumlarda aracı yavaşlatabiliyor veya durdurabiliyor. Arka kayar kapılar dahil olmak üzere kapılarda Lexus’un zarif E-latch elektronik kapı açma sistemi yer alıyor. Güvenli Çıkış Asistanı birlikte çalışan sistem, arkadan gelen trafiği algılayarak kapının açılmasıyla yaşanan kazaların önüne geçilmesine yardımcı oluyor.
Genel
AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”


AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.
Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.
“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”
Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”
Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”
“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”
Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.
Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”
“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”
Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”
“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”
Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”
“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”
Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”
Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.
Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız: https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc
| AXA HAKKINDA
52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir. AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır. |
Detaylı Bilgi için
Funda Dilek: 0544 631 92 40
|
Genel
HONOR’la tatilde eğlence ve öğrenme aynı ekranda!


Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor
Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.
HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.
Not alıp çizim yapıyorlar
HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.
HONOR Kids ile daha güvenli içerikler
HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.
Kampanya devam ediyor
HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.
Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.
Genel
WatchGuard 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı


Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.
Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.
‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’
WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.
WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:
1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.
2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.
3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.
4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.
5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.
6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi.
WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.
Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin






