Connect with us

Genel

Koç Holding, Batarya Üretimine Hazırlanıyor

   Pandemiyle birlikte elektrikli araçlara dönüşüm beklenenden hızlı gerçekleşiyor. Avrupa’da birçok ülkede dizel yakıtlı araç satışı yasaklanırken, satılan üç otomobilden biri elektrikli modellerden oluşuyor. AB’nin Yeşil Mutabakatı ve hükümetlerin artan teşvikleri de bu dönüşümü hızlandıran en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.

Otomotiv devleri birbiri ardına tam elektrikliye dönüş takvimlerini açıklıyor. 2050 yılında karbon nötr olmayı hedefl eyen Avrupa ülkeleri, 2035’ten itibaren fosil yakıtlı araçların satışını tamamen yasaklamayı planlıyor. Deloitte’un son raporunda da 2020’de 2,5 milyon olan elektrikli araç satışının, 2030 itibariyle 12 kat artarak 31,1 milyon adede yükselmesi öngörülüyor. Rekor düzeyde artan elektrikli araç satışları, batarya yatırımlarını da hareketlendirdi. Elektrikli araçların kalbi olarak nitelendirilen bataryalar için dünyada rekabet kızışırken, Türkiye’de de dev gruplar harekete geçti. Koç ve Kalyon’dan yatırım müjdesi gelirken, yabancı yatırımcıların da Türkiye’de batarya üretim tesisi kurmak için fırsat kolladığı öğrenildi.

KoçGrubu, VW’den boşalan araziye yatırım yapmayı planlıyor

Koç Grubu, 2021’i adeta otomotiv yatırım yılı ilan etti. DÜNYA’nın Koç’a yakın kaynaklardan edindiği bilgiye göre, grup batarya üretim tesisi kurmaya hazırlanıyor. Bu yatırımla ilgili bir süredir Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile görüşme halinde olan Koç Ailesi, yatırım için yer arıyordu. Bakanlık üç farklı yer gösterdi. Yatırım yeri konusunda en güçlü seçeneğin ise daha önce Alman Volkswagen’in (VW) fabrika kurması için kamulaştırılma çalışmalarının başladığı Manisa OSB yakınındaki arazi olduğu öğrenildi. Koç üst yönetiminden oluşan bir heyet, yakın dönemde Manisa’daki bu araziye ziyaret gerçekleştirdi. Bakanlık ile anlaşma sağlandı ve kurulacak batarya fabrikası için verilecek teşvikin detayları netleşti. Bakanlığa yakın kaynaklar Koç’un batarya üretim tesisi yatırım planını doğrularken, adres olarak Manisa’yı işaret ettiler. Yatırımın 500 milyon doları aşacağı iddia ediliyor. Volkswagen, yeni fabrika yatırımı için Türkiye’yi seçmiş, Eylül 2019’da Manisa Merkezli Türkiye birimini kurmuştu. 4 bine yakın istihdam sağlayacak fabrikanın Manisa’nın Yunusemre ilçesi Akgedik Mahallesi ile Manisa OSB arasında 4 bin dönümlük bir alana kurulması ön görülüyordu. Bölgedeki arazilerin tapu ile kamulaştırma işlemlerinin büyük ölçüde yapılmıştı. Ancak VW geçen yılın sonunda pandemiyi gerekçe göstererek projeyi rafa kaldırdı.

Koç Holding, mart ayında Cumhurbaşkanlığı Külliye’sinde düzenlenen törenle 2 milyar Euro’luk Cumhuriyet tarihinin en büyük otomotiv yatırımını açıklamıştı. Yatırım kapsamında Yeni Nesil Ford Transit Custom ailesinin elektrikli, hibrit ve geleneksel motor versiyonları ve Volkswagen AG’nin tonluk yeni nesil ticari araçları Kocaeli’nde üretilecek. Koç Grubu’nun bu yıl açıkladığı bir diğer önemli yatırım ise Eskişehir’de 58 milyon Euro yatırımla hayata geçirilen yerli şanzıman projesi olmuştu.

Kalyon, tüm bileşenleri üretecek

Yatırımda rotayı enerjiye çeviren Kalyon Holding de, elektrikli araçlara yönelik batarya hücresi üretmek için şirket kurdu. İstanbul merkezli Kalyon Electrical Vehicle Enerji Yatırım, batarya hücresi geliştirecek, üretimin yanı sıra dağıtım ve satış sonrası hizmetleri de verecek. Kalyon’un yeni batarya şirketi ile ilgili duyuru, 28 Ekim tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yer aldı. Kalyon Enerji Yatırımları tarafından kurulan, Kalyon Electrical Vehicle Enerji Yatırım Anonim Şirketi’nin kuruluş amaçları şöyle sıralandı:

● Otomotiv sektörü veya bu sektör dışında faaliyette bulunan müşterilere enerji, depolama amacıyla sunulacak batarya hücresi pili, modülü, paketi, komple çözümleri batarya yönetim sistemi, termal (ısıl) sistemler ve bunlarla ilgili mekanik, elektrik/elektronik, elektromekanik tüm parçalara ilişkin araştırma, geliştirme, mühendislik, üretim, satış, dağıtım, tedarik, hizmet ve satış sonrası hizmet faaliyetlerini mevzuata uygun olarak gerçekleştirmek.

● Enerji depolama çözümleri ve teknolojileri üretimini gerçekleştirecek tesisler inşa etmek ve bu tesislerin bakımını sağlamak, bu tesisleri işletmek ve bu amaçla anılan tesislere yatırımda bulunmak.

● Enerji depolama çözümlerine ilişkin parçaları ve hammaddeleri temin etmek.

● İş kapsamında Türkiye’nin mevcut kaynaklarını, kurulu üretim kapasitesini ve mevcut hammadde kaynaklarını mümkün olan en üst seviyede kullanmak.

● Enerji depolama çözümlerine ilişkin patentleri, tasarımları, markaları ve sair her türlü fikri mülkiyet haklarını geliştirmek, bunları tescil etmek ve kullanmak.

● Şirketin yatırımlarını ve faaliyetlerini desteklemek amacıyla Türkiye’deki AB dahil uluslararası kuruluşlardaki devlet teşvikleri ve sübvansiyonları mümkün olan en üst seviyede kullanmak.

“Batarya ile yerli payı yüzde 25 artar”

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Albert Saydam, son dönemde hareketlenen batarya yatırımlarının sektör için önemini DÜNYA’ya değerlendirdi. Yaklaşık 6 yıldır sektörün gündeminde olan elektrikli araç dönüşümünün beklenenden hızlı gerçekleşmeye başladığına dikkat çeken Saydam, içten yanmalı motorlarda yerlilik oranının yüzde 80’e kadar çıkabildiğini, ancak elektrikli araçta yerlilik oranının mevcut teknoloji ile yüzde 15’lerde olduğunu dile getirdi. Saydam, şu bilgileri verdi: “Elektrikli araçlarda elektrik motoru, batarya, yazılım ve otomotiv elektroniği yüzde 60’lık bir paya sahip. Batarya başlı başına 20-25 puan bunun içerisinde. Türkiye’nin ihracatta ve üretimde lokomotif sektörü olan otomotivin rekabette geri kalmaması için bu alanlara yatırım yapması şart. Dolayısıyla art arda gelen batarya yatırımı haberleri bizi mutlu ediyor. Otomotiv elektroniğinde bir hareketlenme var. Yazılımda da 3-4 sene önce faaliyete başlamış ve şu anda kuluçka dönemini geride bırakmış girişimler olduğunu memnuniyetle öğreniyoruz. Bu oran kararlı bir şekilde artıyor. Ancak batarya denilince bunun pil, paketleme, batarya yönetim sistemleri gibi birçok farklı komponenti var. Bizim daha çok yoğunlaştığımız batarya üretim sistemleri ve paketleme. Kalyon’un pilin kendisini de üreteceği anlaşılıyor. Bu tür yatırımlar Türkiye’nin otomotiv üretiminde rekabet gücünü koruması açısından önemli. Türkiye, batarya üretiminde bölgesel bir üs olma potansiyeline de sahip.”

Yabancılar yatırım için sırada

Türkiye’de şu anda elektrikli araçlara yönelik batarya üreten bir şirket yok. Ancak otomotiv elektroniğine yönelik çalışmalara hız veren ve şarj üniteleri alanında ciddi yatırımlar yapan Vestel, bisikletler için batarya üretimi yapıyor. Şirket önümüzdeki dönemde elektrikli araçlara yönelik de batarya yatırımı yapmayı planlıyor. Aspilsan yöneticileri de Türkiye’nin lityum iyon pilini kısa sürede üretmeye başlayacaklarını açıklamıştı. Şirket, makine ekipmanını getirerek 2022’nin ilk çeyreğinde seri üretime başlamayı, özellikle taşınabilir cihazların enerji ihtiyacını karşılayabilecek piller ile belirli ölçülerde araç bataryaları yapmayı planlıyor. Diğer yandan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, elektrikli araçların kalbi olan bataryaların, Türkiye’de üretilmesi konusunda da ciddi ilerleme kaydedildiğini vurgulayarak, Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) ile dünya devi Farasis’in 20 GWh’lik pil yatırımına yakın zamanda Gemlik’te başlayacağını duyurdu. Bakanlığa yakın kaynaklar, Türkiye’nin AB’ye olan yakınlığı nedeniyle birçok yabancı şirketin batarya yatırımı konusunda radarında olduğunu ifade etti. Özellikle Uzakdoğulu şirketlerin yatırım fırsatlarını değerlendirmek çin Türkiye’yi ziyarete geldiği öğrenildi.

Aysel YÜCEL – DÜNYA

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Teknosa’nın Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar oldu

Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, strateji ve dönüşüm alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Murat Pınar’ın 1 Eylül tarihi itibarıyla Yönetim Kurulu Başkanı olarak göreve başlayacağını duyurdu.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu olan Murat Pınar, MBA diplomasını London School of Commerce & University of Wales’ten aldı.

Profesyonel kariyerine 1998 yılında Siemens’te başlamış olan Pınar, 2005’ten 2010 yılına kadar Nokia NSN’de 13 farklı ülkede sorumlu Saha Operasyon Direktörü ve Telekomünikasyon, Fiber Optik, Altyapı, İnşaat ve Entegrasyon süreçlerinde program yöneticiliği görevlerini üstlendi.

2010 yılında Enerjisa bünyesine dahil olan Murat Pınar, 2015 yılına kadar, şu anda 14 ilde 11 milyon müşteri ve 22,3 milyon kişiye elektrik dağıtım hizmeti veren Enerjisa dağıtım bölgeleri Başkent, AYEDAŞ ve Toroslar organizasyonlarında çeşitli üst yönetici rollerinde bulundu. Özellikle operasyonel mükemmellik çalışmalarının yürütülmesi, iş modellerinin olgunlaştırılması, sektör dinamiklerinin gelişiminde rol alınması ve yatırım programlarının oluşturulması sorumluluklarını üstlenerek Enerjisa dağıtım şirketlerinin entegrasyon, büyüme ve ilerleme süreçlerine büyük katkısı oldu.

Pınar, 2015 yılında Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü, 2016 yılında ise Enerjisa Enerji Dağıtım İş Birimi Başkanı olarak atandı. Kasım 2019 tarihinden Temmuz 2026 tarihine kadar Enerjisa Enerji CEO’su olarak görev aldı. Aynı dönemde Türkiye’nin ilk elektrikli araç şarj ağı operatörü olan Eşarj’ın da Yönetim Kurulu Başkanı olan Murat Pınar, sektörün önemli kurumlarından E-MOD’ta (Elektrikli Mobilite Derneği) 2022 ve 2025 yılları arasında dernek başkanlığı yaptı. ELDER (Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi olan Murat Pınar, ayrıca Avrupa Birliği düşük karbon teknolojileri programı olan EUROGIA’nın Başkanlığı görevlerini yürütüyor.

Murat Pınar, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı olarak atandı. Bu görevinin yanı sıra, Sabancı Topluluğu şirketlerinden Sabancı Dx Technology Services and Investment BV’de Yönetim Kurulu Başkanlığı ile Enerjisa Enerji ve Enerjisa Üretim’de Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini sürdürüyor.

Continue Reading

Genel

AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”

 

AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.

Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.

“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”

Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”

Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”

“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”

Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.

Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”

“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”

Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”

“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”

Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”

“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”

Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”

Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.

Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız:  https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc

 

 

 

 

 

 

 

AXA HAKKINDA

52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir.

AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır.

  Detaylı Bilgi için

Funda Dilek:

0544 631 92 40

funda.dilek@prco.com.tr

 

 

Continue Reading

Genel

HONOR’la tatilde eğlence  ve öğrenme aynı ekranda!  

Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor

Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.

HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.

Not alıp çizim yapıyorlar

HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.

HONOR Kids ile daha güvenli içerikler

HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.

Kampanya devam ediyor

HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.

Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.