Genel
Hyundai IONIQ 5 Türkiye’de Mobiliteyi Yeniden Tanımlıyor


Hyundai, elektrikli IONIQ 5’i Progressive donanım seviyesiyle Türkiye’de satışa sundu. Yüzde yüz elektrikli IONIQ 5, ülkemizde mobilite açısından yeni bir çağ başlatıyor.Çevre dostu malzemelerle üretilen araç, 400 V ve 800 V çoklu şarj imkanı da sunuyor.
IONIQ 5, bilgisayar ve televizyon gibi kablolu tüm elektrikli aygıtları çalıştırabiliyor
Hyundai’nin 45 yıl önce piyasaya sunduğu ilk seri üretim modeli PONY’den ilham alınarak tasarlanan IONIQ 5, Türkiye’de mobiliteye bambaşka bir soluk getiriyor. Geliştirdiği teknolojiler ve Ar-Ge alanındaki ciddi yatırımlarıyla otomotiv dünyasının öncülerinden biri olan Hyundai, BEV modellerde de farkındalık yaratarak performansı, ekonomiyi ve üst düzey konforu bir arada sunuyor.
Satışa sundukları yeni modelle ilgili olarak görüşlerini dile getiren Hyundai Assan Genel Müdürü Murat Berkel, “Hyundai olarak ‘’Progress for Humanity’’ yani ‘’İnsanlık için İlerleme’’ mottosu ile müşterilerimizin hayatını kolaylaştıracak mobilite çözümler üretmeye ve geliştirmeye devam ediyoruz. IONIQ 5 modelimizle birlikte Türkiye’de kullanıcıların hayatını kolaylaştırmak ve üst düzey bir mobilite deneyimi sunmak istiyoruz. IONIQ 5 elektrikli modeller arasında sınırları zorlayacak ve kullanıcıların bir otomobilden çok daha fazla keyif almasını sağlayacak. Spor otomobilleri aratmayan performans, geri dönüşümlü malzemeler kullanılarak hazırlanmış bir iç mekan ve 430 km menzil ile son yılların en şık ve en kullanışlı modellerinden biri olmaya aday. IONIQ 5 ile oyunun kurallarını değiştiren yeni bir mobilite deneyimi yaratmak için yola çıktık. Hedefimiz; dünyada olduğu gibi Türkiye’de de elektrikli otomobiller alanında öncü olmak ve günlük hayatımızı daha da keyifli hale getirmek” dedi.


Elektronik Global Modular Platform (E-GMP) ile gelen üstünlük
IONIQ 5, Hyundai’nin TUCSON’dan sonra ülkemizde satışa sunduğu ikinci C-SUV model. Sadece bataryalı elektrikli araçlar (BEV) üreten IONIQ markası altında satışa sunulan teknolojik otomobil, Hyundai Motor Grubu’nun yeni platformu E-GMP’yi (Electric-Global Modular Platform) kullanıyor. Sadece BEV araçlar için özel olarak inşa edilen bu platform, uzatılmış bir dingil mesafesi üzerinde şekillendirilebilir benzersiz oranlara sahip. Bu haliyle gerek oturma alanı gerekse bataryaların yerleşimi açısından öne çıkan platform sayesinde birden fazla segmentte model üretilebiliyor. Sedanlardan en büyük SUV modellere kadar, çeşitli boyutlarda model geliştirilmesine izin veren platform, tabanın düz olarak üretilmesine de olanak sağlıyor. Bu sayede şaft tüneli kaldırılarak iç mekanda evlerin salonuna benzeyen oldukça geniş bir iç hacim elde ediliyor. Bu platform sayesinde aracın bataryası da optimum bir şekilde aracın tam orta alt tabanına yerleştiriliyor. Böylece hem iç mekan genişliği hem de sürüş performansı ve yol tutuşu da bir o kadar üst seviyelere çıkıyor. Ultra hızlı şarj ve araç içi güç kaynağı (V2L) sahip olan IONIQ 5, gelişmiş bağlantı ve sürüş yardım özellikleriyle de dikkat çekiyor.
Son bir yıl içerisinde 100’den fazla ödül alarak adından sıkça söz ettiren IONIQ 5’in şık tasarımı, geçmiş ile gelecek arasında müthiş bir bağ kuruyor. Geleneksel çizgiler yerine son derece modern bir tasarım felsefesi ile hazırlanan otomobil, zamansız tasarımın yeniden tanımlanması olarak yorumlanıyor.


IONIQ 5’in şık dış tasarımı, otomobilin modern olduğu kadar premium bir duruş sergilemesine de olanak sağlıyor. İlk kez 2019 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda, Hyundai 45 konsepti adıyla tanıtılan bu özel tasarım, aerodinamizm için yeni bir kaput sistemi kullanıyor. Panel boşluklarını en aza indiren midye şeklindeki kaput ve yatay formdaki ön tampon, IONIQ 5’in kusursuz aydınlatma teknolojisine de müthiş bir zemin hazırlıyor. Önden bakıldığında hemen fark edilen V şeklindeki ön LED dekoratif aydınlatma (DRL), yine U şeklindeki küçük piksellere sahip farlarla kombine ediliyor. Böylece, ön kısımda üstün bir aydınlatma teknolojisi kadar estetik harikası bir görsellik elde ediliyor. Otomobilin dört bir köşesine bu farlardan yayılan parametrik piksel tasarım, C sütununda artık zirveye oynamaya başlıyor. Otomobilin Pony Coupe Concept modelinden gelen bu tasarım detayı, IONIQ 5’te de kullanılarak, markanın geçmişine olan saygısını da simgelemiş oluyor.
Otomobilin yan kısmında ise sade bir form bulunuyor. Ön kapıdan başlayarak arka kapının alt kısmına kadar uzanan keskin çizgi, parametrik piksel tasarım felsefesinin bir başka özelliği. Böylece, hem şık ve sportif görüntü yakalanıyor hem de üst düzey sürüş için gelişmiş bir aerodinamizm elde ediliyor. Sert ve keskin bir geçiş olan bu detay, gizli kapı kolları ve temiz bir yüzeyle birleştiriliyor. Görsellik ön plana çıkarken aynı zamanda sürtünme katsayısı da bir elektrikli otomobilin gereksinimlerini karşılaması için oldukça düşürülüyor. Müşteriler, IONIQ 5’e özel ve doğadan ilham alan “Siyah Sedefli”, “Siber Gri Metalik”, “Aytaşı Gri Metalik”, “Atlas Beyazı”, “Kozmik Altın Mat”, “Buzul Mavi Sedefli” ve “Elegant Yeşil Sedefli” olmak üzere 7 dış renk arasından seçim yapabiliyor. İç mekandaysa iki renk seçeneği var.
Aerodinamizm için geliştirilen kapalı jant tasarımlı tekerlekler, Hyundai’nin Parametrik Piksel tasarım temasını daha da belirgin bir hale getiriyor. Hyundai’nin bir BEV otomobilde şimdiye kadar kullandığı en büyük jant olan bu özel takım, tam 20 inç çapında sunuluyor. Lastik ölçüsü ise 255 45 R20. Hem görsellik hem de yol tutuş için geliştirilen bu estetik jant, aynı zamanda E-GMP için özel olarak optimize edilmiş.


Sıradanlıktan uzak bir iç mekan.
IONIQ 5’in iç mekanında da “Fonksiyonel Yaşam Alanı” teması var. Koltuklar ile birlikte orta konsol da 140 mm’ye kadar hareket edebiliyor. Universal Island adıyla somutlaşan hareketli iç mekanda bataryalar için düz bir zemin sağlanırken ayrıca kullanıcıların konforuna göre mekan genişliği isteğe bağlı olarak ayarlanabiliyor. Ayrıca, koltuklar, tavan döşemesi, kapı döşemeleri, zemin ve kol dayama gibi iç mekandaki donanımların çoğu, geri dönüştürülmüş PET şişeler, bitki bazlı (bio PET) iplikler, doğal yün iplikler ve ekolojik deri gibi çevre dostu ve sürdürülebilir kaynaklı malzemeler kullanılarak üretiliyor.
IONIQ 5, ikinci sıra koltuklar tamamen katlandığında yaklaşık 1.587 litreye kadar bir yükleme alanı sunuyor. Koltuklar tam dik konumdayken 527 litre bagaj alanı sağlayarak günlük kullanımda oldukça ideal bir yükleme kapasitesi sunmuş oluyor. Daha fazla alan için ikinci sıra koltuklar 135 mm’ye kadar öne doğru kayabiliyor ve ayrıca 6:4 oranında katlanabiliyor. Rahatlama pozisyonlu ön koltuklar tamamen elektrikli olarak sunuluyor. Böylece her iki ön koltuk düz bir konuma gelerek şarj esnasında araç içindekilere dinlenme olanağı sağlıyor.
Bu arada, aracın ön tarafında da 24 litreye kadar ek bir bagaj kapasitesi sunuluyor. Gelişmiş otomobilin boyutları ise 4635 mm uzunluk, 1890 mm genişlik ve 1605 mm yükseklik olarak karşımıza çıkıyor. Aks mesafesi ise 3000 mm. Bu rakamla beraber son yılların en geniş iç mekanına sahip otomobillerinden biri olduğu anlamına geliyor.
Her kullanıcıya uygun elektrikli otomobil.
IONIQ 5, performanstan ödün vermeden her müşterinin mobilite ihtiyaçlarına uygun bir elektrikli otomobil konfigürasyonu sunuyor. Hyundai, IONIQ 5’i Türkiye’ye 72,6 kWh’lik bir pil paketi seçeneğiyle satışa sunuyor. Elektrik motoru 225 kWh (305 hp) ve 605 Nm gibi bir performans değeri sunarak bir SUV otomobilden daha çok sport otomobil hissiyatı ve keyfi sunuyor. IONIQ 5, 72.6 kWh pil ile desteklenirken, HTRAC dört tekerlekten çekiş (AWD) seçeneğini de sunuyor. Bu teknik özelliklerle beraber otomobil, 0 ‘dan 100 km/s hıza 5,2 saniyede çıkabiliyor. IONIQ 5, bu pil kombinasyonu ve dört tekerden çekiş sistemiyle ortalama olarak 430 km arası (WLTP) bir menzile ulaşabiliyor. Araçtaki şanzıman tipi ise tek vitesli redüktör olarak sunuluyor. Ayrıca, elektrik motorun ürettiği gücün geri kazanımı için de rejeneratif fren sistemine yer veriliyor.
Yenilikçi ultra hızlı şarj.
IONIQ 5’in E-GMP platformu, hem 400 V hem de 800 V şarj altyapılarını destekliyor. Platform, ek bileşenlere veya adaptörlere ihtiyaç duymadan 400 V şarjın yanı sıra standart olarak 800 V şarj özelliği de sunuyor. IONIQ 5’in sunduğu 800 V şarj özelliği, otomotiv dünyasında sadece birkaç modelde bulunuyor. Bu özellik, IONIQ 5’i hem rekabet hem de kullanım açısından çok özel bir noktaya taşıyor.
IONIQ 5, 350 kW’lık bir şarj cihazıyla beraber 18 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e kadar şarj edebiliyor. Yani, 100 km menzil elde etmek için sadece beş dakika şarj etmek yeterli. Bu da İstanbul gibi yoğun şehir içi trafiğinde araç sahibine üstün bir kullanım kolaylığı anlamına geliyor. IONIQ 5 sahipleri, diledikleri zaman elektrikli bisikletlerini, televizyonları, müzik setlerini veya herhangi bir elektrikli kamp ekipmanlarını V2L (Vehicle to load- Araç Güç Kaynağı) işlevi sayesinde şarj edebiliyor veya anında fişe takarak çalıştırabiliyor. Ayrıca IONIQ 5, sistemindeki güçlü bataryaları sayesinde başka bir elektrikli otomobili de şarj edebiliyor.
Mobilite bazlı teknolojik sistemler.
Hyundai, IONIQ 5’te gelişmiş sanal bir gösterge paneli kullanıyor. Bu HUD panel, navigasyon, sürüş parametreleri, anlık bilgileri ön cama yansıtıyor. Bu yansıtma esnasında üst düzey bir ekran teknolojisi kullanılarak sürücünün dikkatini dağıtmadan tüm bilgilerin aktarılması sağlanıyor.
Diğer bir deyişle, yarı otonom sürüş özelliklerine sahip olan IONIQ 5, hızını yasal sınıra göre ayarlayan Akıllı Hız Sınırı Yardımı (ISLA) sistemiyle donatılmış. Böylece IONIQ 5, sürücü trafik kurallarına uymasa dahi uyması için görsel ve işitsel uyarılarda bulunmaya başlıyor. Ayrıca, gece sürüşlerinde karşıdan gelen sürücülerin gözlerinin kamaşmasını önlemek için uzun farları otomatik olarak açıp kapatan Uzun Far Yardımı da (HBA) var.
Üst düzey konfor ve rahatlık için 8 hoparlörlü Bose Premium ses sistemi kullanılan otomobilde 12.3 inçlik dokunmatik multimedya ünitesi, 12,3 inç gösterge paneli, 64 renk ambiyans aydınlatması, direksiyon koluna entegre vites kolu (shift by wire) sürüş modları, kablosuz şarj sistemi, anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi gibi donanımlara yer veriliyor.
IONIQ 5, Hyundai’nin gelişmiş SmartSense güvenlik asistanlarıyla da seyir esnasında maksimum koruma sağlamaya çalışıyor. Ön çarpışma engelleme, şerit takip ve şeritte kalma, kör nokta çarpışma engelleme, dur kalk özellikli akıllı hız sabitleme kontrolü, arka çapraz trafik çarpışma önleme, sürücü dikkat uyarısı ve akıllı hız asistanı sayesinde olası kazaların ve tehlikeler minimuma indirilmiş oluyor.
Hyundai, teknoloji harikası tamamen elektrikli IONIQ 5 modelini Türkiye’de sadece Progressive donanım seviyesi ve 1.970.000 TL’lik bir fiyat etiketiyle satışa sunuyor.
Genel
AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”


AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.
Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.
“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”
Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”
Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”
“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”
Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.
Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”
“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”
Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”
“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”
Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”
“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”
Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”
Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.
Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız: https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc
| AXA HAKKINDA
52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir. AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır. |
Detaylı Bilgi için
Funda Dilek: 0544 631 92 40
|
Genel
HONOR’la tatilde eğlence ve öğrenme aynı ekranda!


Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor
Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.
HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.
Not alıp çizim yapıyorlar
HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.
HONOR Kids ile daha güvenli içerikler
HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.
Kampanya devam ediyor
HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.
Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.
Genel
WatchGuard 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı


Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.
Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.
‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’
WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.
WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:
1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.
2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.
3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.
4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.
5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.
6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi.
WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.
Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin






