Genel
YENİ RENAULT CAPTUR TÜRKİYE’DE!


Yeni Captur Türkiye yollarına çıkıyor. Kullanıcısına en üst düzey kişiselleştirme seçenekleri sunan model, teknolojik devrimi ve güçlü SUV çizgileriyle dikkat çekiyor. Ülkemize Joy, Touch ve Icon donanım seviyeleriyle gelen Yeni Captur, 211.900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuldu.
İlk kez lanse edildiği 2013 yılından bu yana büyük bir başarıya imza atan Renault Captur tamamen yenilendi. Bugüne kadar 1.6 milyonun üzerinde satış adedine ulaşan model Avrupa’da segmentinin en çok satan otomobili olurken, Türkiye pazarında da dikkat çekici bir performans sergiledi.


İç mekanda sunduğu kalite ve konfor ile Yeni Captur, üst segmentlere göz kırpıyor. En üst kalite malzemeler, akıllı kokpit, kokpit tarzı yüksek orta konsol, E-shifter vites kolu, titizlikle işlenmiş detaylar ve yeni koltuk mimarisi öne çıkan yenilikler arasında yer alıyor.


Model, sürüş, park ve güvenlik olmak üzere üç kategoride Sürüşe Yardımcı Destek Sistem teknolojileri sunuyor. Renault EASY DRIVE sistemini oluşturan bu özellikler, Renault EASY LINK multimedya sistemi üzerinden dokunmatik olarak kolayca kontrol edilebiliyor. Yeni Captur 9,3’’ multimedya ekranı ve 10,2’’ dijital gösterge ekranı ile kategorisinde oldukça dikkat çeken ekranlar sunuyor.
Bir önceki neslin kodlarında yer alan kişiselleştirme ve modülerlik özellikleri Yeni Captur’de de korundu. Kişiselleştirme seçenekleri kapsamında Yeni Captur’ün tavanı, gövde ile aynı renkte veya kontrast oluşturacak şekilde Yıldız Siyah, Atacama Turuncu ve Antik Beyaz renk seçenekleri ile sunuluyor.


Bagaj hacminde lider
Aracın konfor ve modülaritesi için kilit bir öneme sahip kızaklı kayar arka koltuklar, ikinci nesilde de varlığını sürdürüyor. Yeni Captur, 536 litre ile sınıfının en geniş bagaj hacmini sunuyor. Bunu yanı sıra 27 litreye kadar çıkabilen iç depolama hacmi de yolcular için oldukça konforlu bir kabin ortamı sunuyor.
Yenilenen tamamı turbo özellikli verimli motor gamı kapsamında Yeni Captur, Türkiye’de 1.0 TCe 100bg, 1.3 TCe EDC 130 bg, 1.3 TCe EDC 155 bg olmak üzere 3 benzinli, 1.5 Blue dCi 95 bg ve 1.5 Blue dCi EDC 115 bg olmak üzere 2 dizel ile geniş bir motor seçeneğini kullanıcılarla buluşturuyor.


İç mekanda yüksek kalite ve son teknoloji
Yeni Clio ile başlayan iç tasarım devrimi, Yeni Captur ile devam ediyor. Sürücüye doğru hafif eğimli “Akıllı Kokpit” daha da geliştirilirken, kokpit tarzı yeni bir konsol sunuluyor. En yeni teknolojilerle ve segmentinin en büyük dikey tablet ekranı ile sunulan model, güçlü ergonomisi ve daha konforlu hale getirilen sürüş deneyimi ile öne çıkıyor. Kokpit tarzı yüksek orta konsol, fütüristik EDC vites kolu (e-shifter) ile hassas bir kontrol sunarak sürüş deneyimini zenginleştiriyor. Kişiselleştirilebilen orta konsol, LED ortam aydınlatması sayesinde daha fazla dikkat çekiyor.
Yeni Captur’ün ön paneli, kalite algısını artıracak şekilde tamamen yeniden tasarlandı. Orta kısımda yatay şeritteki havalandırmaların yanı sıra kişiselleştirilebilir dekoratif bileşenler öne çıkıyor. Merkezi ekranın alt kısmında ise, piyano düğmeleri ve sürücünün kolayca erişebileceği klima kontrolü ile ergonomiye verilen önem dikkat çekiyor.


Segmentin en büyük dikey tablet ekranı
Akıllı kokpitin başrol oyuncusu olan 9,3 inç multimedya ekranı segmentinin en büyük dikey tablet ekranı olarak dikkat çekiyor. Hafif kavisli dikey tablet, yolcu bölmesine modern bir görünüm kazandırırken, hafif eğim sayesinde ekranın okunabilirliği artıyor. Sürücüye doğru dönük yeni Renault EASY LINK multimedya sistemi sayesinde, tüm multimedya, navigasyon ve bilgi-eğlence hizmetlerinin yanı sıra MULTI-SENSE ayarlarına ve sürüş yardım sistemlerinin parametrelerine de kolayca erişilebiliyor.
Gösterge panelinde bulunan 7 ila 10,2 inç büyüklüğündeki renkli ekran, sürüş deneyimini özelleştirmek için son derece sezgisel bir yöntem sunuyor.
Yeni Captur’ün bir üst segment kalitesindeki yeni tasarımlı koltukları daha etkin destek sağlıyor. Oyuklu yarı sert koltuk sırtı, arka yolculara 17 mm ekstra diz mesafesi sağlarken, yeni kafalıklar geri görüşü artırıyor. Koltuklar, yolcu bölümündeki kaliteyi artırıyor. Yeni Captur, iç ambiyans kişiselleştirmesine katkı sunmak amacıyla farklı renkte döşeme seçenekleri sunabiliyor.
Önceki modele kıyasla daha kompakt bir hava yastığı kullanılması sayesinde, direksiyon inceltilerek daha da şık bir hale getirildi. Yeni Captur EDC versiyonlarında direksiyon simidinde F1 tarzı vites değiştirme kulakçıkları yer alıyor.

Daha güçlü bir SUV kimliği
Daha atletik ve dinamik hatlara sahip Yeni Captur, güçlendirilen SUV kimliği ile göze çarpıyor. Dış tasarımda gerçekleştirilen dönüşüm sayesinde modelin çizgileri daha modern, kendine özgü ve etkileyici hale geldi. 4,23 metre uzunluğu ile önceki modele kıyasla 11 cm daha uzun olan Yeni Captur, opsiyonel olarak sunulan 18 inç jantları ve artırılan aks mesafesi ile öne çıkıyor. Yeni tasarımı, milimetrik hassasiyetteki ölçüleri, ön ve arka Full LED C şeklinde far ve aydınlatmaları ve dekoratif krom detaylar gibi özelliklerin tümü, kalitedeki iyileştirmenin bileşenleri olarak göze çarpıyor.


Kişiselleştirilebilir renk kombinasyonları
Modelin ayırt edici özelliklerinden olan çift renkli gövde, Yeni Captur’de de oldukça başarılı bir şekilde sunuluyor. 8 farklı ana gövde renk seçeneğinin yanı sıra, tavan gövde ile aynı renkte veya kontrast oluşturacak şekilde Yıldız Siyah, Atacama Turuncu ve Antik Beyaz olmak üzere 3 farklı renkte sunulabiliyor. Tavan, ayrıca elektrikli açılır cam tavan özelliği ile de birlikte sunulabiliyor.
Satışlarında çift gövde-tavan renkli araçların oranının yüzde 80’e yakın olması Captur’ü kişiselleştirme seçenekleri ile ön plana çıkarıyor. Yeni Captur, hem iç hem de dış tasarımda sunduğu yeni alternatifler ile bu özelliğini daha da zenginleştiriyor.
Yeni Captur’un geniş ızgarasının altındaki çarpıcı ön tamponu, yalnızca modelin kimlik ve dinamizmini güçlendirmekle kalmıyor aynı zamanda çamurlukların ön kısmındaki iki hava deflektörü sayesinde hava akışını yönlendirerek aracın aerodinamik performansını artırırken, yakıt tüketimini azaltıyor.
Yeni Captur’deki ince arka lambalar, Renault markasına özgü C şeklindeki far tasarımını tamamlıyor. Üç boyutlu etki yaratan arka ve yan aydınlatmalar, tasarımı daha da öne çıkarıyor.



Yenilenen verimli ve zengin motor gamı
Yeni Captur, tamamı turbo özellikli yeni benzinli ve dizel motorlarıyla sınıf atlıyor. 5 ileri manuel vites kutusunun yanı sıra 7 vitesli çift kavramalı otomatik vites kutusu ile sunulan motorlar, optimize yakıt tüketiminin yanı sıra düşük emisyon seviyeleri sunuyor.
Yeni Captur, uzun menzillerde araç kullanan sürücülerle 2 farklı dizel motor seçeneğini buluşturuyor. 1.5 litre motorlardan 95 beygir olanı 240 Nm tork üretirken, 6 ileri manuel şanzıman sunuyor. 115 beygire sahip dizel motor ise 260 Nm tork üretiyor. Bu motor seçeneği ise 7 ileri otomatik EDC şanzıman ile sunuluyor.
3 farklı benzinli motorla Türkiye’ye gelen Yeni Captur’de, 100 beygirlik 1.0 TCe motor 5 ileri manuel vitesle sunuluyor. 7 ileri otomatik EDC şanzımanla sunulan 1.3 litrelik TCe motorlardan ilki 130, ikincisi ise 155 beygir gücünde.



Kapsamlı sürüş destek sistemleri: EASY DRIVE
Yeni Captur, Yeni Clio gibi kategorisi için oldukça gelişmiş sürüş destek sistemlerinin kullanımını yaygınlaştırarak sürücülere güvenli bir sürüş sunuyor. Şehir içi kullanımı güvenli ve konforlu hale getiren otomatik uzun/kısa farlar, kör nokta uyarı sistemi, güvenli mesafe uyarı sistemi, trafik işaretleri tanıma sistemi gibi özelliklerin yanı sıra, 360° kamera, eller serbest park destek sistemi gibi özellikler de park halindeki aracın ilk hareketini her zamankinden daha güvenli hale getiriyor.



Ergonomik multimedya sistemi: EASY LINK
Renault EASY LINK multimedya sistemi, Yeni Captur’de tümü Android Auto ve Apple CarPlay ile uyumlu 7’’ veya dahili navigasyonlu 9,3’’ ekran ile sunuluyor.
Renault EASY LINK multimedya sistemi arayüzü ergonomik ve daha pratik olacak şekilde tasarlandı. Bu tasarımda, akıllı telefon uygulamalarından esinlenildi ve böylece kullanımı kolay bir teknoloji ortaya çıktı. Bazı ekranlar ayrıca, kullanıcıyı doğrudan sık kullanılan uygulamalarına götüren widget’lar ile özelleştirilebiliyor.


MULTI-SENSE ile kişiselleştirilmiş Captur deneyimi
Renault MULTI-SENSE teknolojisi sürüş deneyimini kişiselleştirmek için Captur ile de kullanıma sunuluyor. MULTI-SENSE özelliğiyle sürücü, aracı ruh haline göre kişiselleştirebiliyor. Bu kapsamda daha düşük tüketim ve CO2 emisyonu için Eco mod, daha yüksek sürüş keyfi, çeviklik ve hassasiyet için Sport mod ve deneyiminizi özelleştirmek için MySense mod bulunuyor.
Aydınlatma ortamını özelleştirmek içinse 8 farklı renk seçeneği kullanılabiliyor.
Genel
AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”


AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.
Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.
“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”
Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”
Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”
“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”
Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.
Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”
“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”
Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”
“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”
Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”
“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”
Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”
Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.
Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız: https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc
| AXA HAKKINDA
52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir. AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır. |
Detaylı Bilgi için
Funda Dilek: 0544 631 92 40
|
Genel
HONOR’la tatilde eğlence ve öğrenme aynı ekranda!


Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor
Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.
HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.
Not alıp çizim yapıyorlar
HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.
HONOR Kids ile daha güvenli içerikler
HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.
Kampanya devam ediyor
HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.
Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.
Genel
WatchGuard 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı


Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.
Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.
‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’
WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.
WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:
1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.
2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.
3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.
4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.
5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.
6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi.
WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.
Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin











