Otomotiv
Yeni Mercedes-Benz GLC, Türkiye’de satışa sunuldu


Haziran ayında gerçekleşen dünya lansmanında tanıtılan yeni Mercedes-Benz GLC Türkiye’de yollara çıkıyor.
Tamamen yenilenen ve daha dinamik bir karaktere bürünen yeni GLC Türkiye’de GLC 220 d 4MATIC motor seçeneğiyle satışa sunuluyor.
Yeni GLC’nin başlangıç fiyatı ise 3.407.500 TL olarak belirlendi.


Haziran ayında gerçekleşen dijital dünya lansmanıyla tanıtılan Mercedes-Benz SUV ailesinin en dinamik üyesi yeni GLC, Türkiye yollarına çıkmaya hazır. Her ayrıntısı ile modern, sportif ve lüks bir SUV karakteri ortaya koyan yeni GLC’nin benzersiz gövde orantıları, dikkat çekici yüzeyleri ve büyük bir özenle şekillendirilen kaliteli iç mekanı ilk anda hemen göze çarpıyor. Yeni GLC, hem şehir içi asfalt yollarda hem de arazide her zaman üstün performans ve sürüş konforu sunuyor. İlk defa sunduğu arka aks yönlendirme sistemi ise manevra kabiliyetini ve sürüş güvenliğini daha da ileriye taşıyor.
Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Şükrü Bekdikhan; “Mercedes-Benz olarak duyusal sadelik tasarım felsefemizi sürdürüyoruz. Yeni GLC de bütün SUV portföyü modellerimiz gibi duyguları harekete geçiriyor. Dinamik sürüş keyfi, modern tasarımı ve off-road detaylarına sahip MBUX ve Artırılmış Gerçekliğe Sahip Navigasyon gibi özellikleriyle yeni GLC’nin hem macera tutkunları hem de ailelerde merak uyandıracağına eminim. Ayrıca yeni GLC, asfaltta üstün yol tutuş ve sürüş dinamikleri ve arazide üstün performans gibi tüm Mercedes-Benz SUV araçlarına özgü özelliklere de sahip” dedi.
Yeni GLC’nin yüksek standartları her ayrıntıda kendini gösteriyor. Yeni nesil MBUX (Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence sistemi, onu daha dijital ve akıllı hale getiriyor. Gösterge paneli ve medya ekranındaki canlı görüntüler, araç ve konfor işlevlerini kontrol etmeyi kolaylaştırıyor. İki ayrı ekran ile yapılandırılmış yeni nesil MBUX net bir bilgi sunumu ile bütünsel, estetik bir deneyim sunuyor. Tam ekranda navigasyon, sürücüye mümkün olan en iyi rota yönlendirmesini sağlıyor. Ayrıca navigasyon için MBUX Artırılmış Gerçeklik opsiyonu da sunuluyor. Bir kamera, aracın ön bölgesini kaydediyor. Merkezi ekran hareketli görüntüleri gösterirken örneğin trafik işaretleri, yön tabelaları, şerit değiştirme önerileri ve ev numaraları gibi sanal nesneleri, bilgileri ve işaretleri de üst üste getiriyor.
“Hey Mercedes” akıllı sesli komut sisteminin öğrenme yeteneği, gelişmiş teknolojik algoritmalara dayanıyor. Sistem, kullanıcının istek ve tercihlerine göre kendini sürekli olarak uyarmasının yanı sıra önerilerde de bulunuyor.
Duyusal sadelik ve duyguları harekete geçiren tasarım
Yeni GLC, Mercedes-Benz SUV ailesinin bir üyesi olarak hemen kendini gösteriyor. Özenle şekillendirilen dış tasarımda yan gövde panelleri dinamik ve şık bir görünüm sunuyor. Yan gövde panelleriyle bütünleşengeniş çamurluklar zarafet ile arazi performansı arasında bir denge oluşturuyor.
AMG Tasarım Konsepti ile modern bir görünüm sunmakla kalmayan yeni GLC, gelişmiş bir aerodinamik verimlilik de sunan 20 inç jant seçenekleri ile sportif ve kendinden emin görünümünü destekliyor.
Yeniden tasarlanan iki parçalı arka aydınlatma grubu, üç boyutlu bir iç tasarıma sahip arka cephenin genişliğini vurguluyor. Krom görünümlü egzoz çıkışları ve krom tampon alt koruma kaplaması da sportif ve şık görünümü destekliyor.
İç mekan: Lüks, modern, konforlu
Ön konsol sade bir tasarıma sahip. Üst kısım, uçak motorlarını andıran türbin görünümlü havalandırma çıkışlarıyla ikonik bir görüntü ortaya koyuyor. Alt kısımda uyumlu bir çizgi ile kavisli orta konsol ile bütünleşiyor. Sürücüye ait 12,3 inç büyüklüğündeki yüksek çözünürlüklü gösterge paneli havada yüzüyor gibi görünürken, 11,9 inçlik merkezi medya ekranı da yine orta konsolun üst kısmında havada süzülüyor gibi görünüyor. Tıpkı ön konsol gibi, bu ekran da hafifçe sürücüye dönük duruyor.
Yeni GLC’nin koltuk ve koltuk başlığı tasarımı, katmanlar ve konturlu yüzeylerle kabin içine ferahlık kazandırıyor. Yeni GLC, nappa görünümlü bel çizgisine sahip deri astarlı bir ön konsol ile sunuluyor. Alüminyum süslemelere sahip açık gözenekli kaplamaların kahverengi tonlardaki yeni yorumu ile açık gözenekli siyah ahşap kaplama gibi yenilikçi yüzeyler farklı opsiyonlarda kullanılıyor.
Boyut konsepti ve pratik detaylar: Günlük kullanım kolaylığı
Yeni GLC boyutlarıyla daha da dinamik ve güçlü bir SUV görünümünü sunuyor. 4.716 mm uzunluğu ile önceki modele göre 60 mm daha uzun ve 4 mm daha alçak. İz genişliği önde 6 mm (1.627 mm) ve arkada 23 mm (1.640 mm) artırıldı. Aracın genişliği ise 1.890 mm olarak kaldı.
Bagaj hacmi, daha büyük arka çıkıntıdan yararlanarak 70 litre artışla 620 litreye ulaşıyor. Bu, günlük sürüşün yanı sıra aile ile yapılan yolculuklarda veya eşya taşıma noktasında farklılık yaratıyor. EASY-PACK elektrikli bagaj kapağı standart olarak sunuluyor. Bagaj kapağı; kontak anahtarı, sürücü kapısındaki düğme veya bagaj kapağındaki kilit açma kolu kullanılarak açılabiliyor.
Boyutlar (öncüsü ile karşılaştırmalı)
|
GLC |
Eski |
Yeni |
Fark |
|
Dış boyutlar (mm) |
|
||
|
Uzunluk |
4.716 |
4.656 |
+60 |
|
Genişlik |
1.890 |
1.890 |
0 |
|
Genişlik, aynalar dahil |
2.075 |
2.096 |
-21 |
|
Yükseklik |
1.640 |
1.644 |
-4 |
|
Dingil mesafesi |
2.888 |
2.873 |
+15 |
|
Bagaj hacmi, VDA (lt) |
620 |
550 |
+70 |
İyileştirilmiş aerodinamik: 0.29 Cd’lik sürtünme katsayısı
Aerodinamik olarak en uygun konfigürasyonunda GLC, 0,29 Cd gibi gelişmiş bir sürtünme katsayısına ulaşıyor. Öncüsüne kıyasla (0,31 Cd) kaydedilen 0,02’lik iyileşme, bir SUV için kayda değer bir ilerleme. Aracın aerodinamik sürtünme ve rüzgar gürültüsü optimizasyonu, kapsamlı dijital akış simülasyonları (CFD) ve aeroakustik rüzgar tünelinde gerçek araçlarla yapılan testlerle gerçekleştirildi.
Konfor donanımları: Kapsamlı iyileştirmeler
ENERGIZING, daha etkili bir sürüş deneyimi için farklı konfor sistemlerini birleştiriyor. ENERGIZING Plus paketi, bir düğme dokunuşu veya sesli komutla konfor işlevlerini yedi adede kadar konfor programı üzerinden bir araya getiriyor. Sistem, örneğin yorgunluk anında canlandırıcı veya yüksek stres seviyesi durumunda rahatlatıcı olmak üzere iç mekanda uygun bir atmosfer yaratıyor.
AIR-BALANCE paketi de ENERGIZING Plus paketinin bir parçası. Kişisel tercihe ve ruh haline bağlı olarak iç mekanda özel koku deneyimi sunuyor. Tazeleyici iyonizasyonu, dış ve iç havanın filtrelenmesi sayesinde kabin içi hava kalitesi iyileştiriliyor. İsteğe bağlı ENERGIZING AIR CONTROL kabin içindeki hava kalitesini izliyor. Limit değerler aşıldığında klimayı hava sirkülasyonu moduna geçiriyor.
Yeni GLC, olarak yeni bir panoramik cam açılır tavanla sunuluyor. İnce tasarımlı destek kirişi çok daha geniş bir görüş sağlarken, stor perde sıcak günlerde kabin içi konforu destekliyor.
Motor: Elektrik destekli dört silindirli motor
Yeni GLC sadece dizel motor seçeneği ile sunuluyor. Güncel 4 silindirli FAME (Family of Modular Engines) motor ailesinden gelen motor entegre ikinci nesil marş jeneratörü (ISG) ile alt devirlerde motoru destekleyen yarı hibrit sisteme sahip.
Motoru destekleyen 48 Volt beslemeli ISG, süzülme, ek destek veya geri kazanım işlevleriyle önemli ölçüde yakıt tasarrufu sağlıyor. Bunun dışında ISG sayesinde motor çok hızlı ve konforlu bir şekilde çalışıyor. Böylece start-stop işlevi sürücü tarafından neredeyse algılanmadan işlevini yerine getiriyor.
Teknik özellikler:
|
|
|
GLC 220 d 4MATIC |
|
Hacim |
cc |
1.993 |
|
Güç, d/d |
HP/kW |
197/145, 3.600 |
|
Ek güç (boost etkisi) |
HP/kW |
23/17 |
|
Maksimum tork, d/d |
Nm |
440, 1.800-2.800 |
|
Ek tork (boost etkisi) |
Nm |
200 |
|
Karma yakıt tüketimi (WLTP) |
lt/100 km |
5,9-5,2 |
|
Karma CO2 emisyonu (WLTP)1 |
gr/km |
155-136 |
|
Hızlanma 0-100 km/s |
Sn |
8,0 |
|
Maksimum hız |
km/s |
219 |
Süspansiyon: Çevik ve güvenli
GLC’nin dinamik süspansiyon sistemi; önde yeni dört kollu süspansiyon ve yardımcı şasiye monte edilen çok kollu bağımsız arka süspansiyondan oluşuyor. Standart süspansiyon, gelişmiş sürüş ve gürültü konforu, üstün yol tutuş ve sürüş keyfi sunuyor. Off-road Engineering Paketi ile birlikte AIRMATIC havalı süspansiyon ve arka aks yönlendirmesi devreye giriyor. Ayrıca aracın yüksekliğini 20 mm arttıran ve önde alt koruma ve gövde altı koruması bulunan Off-road Engineering Paketi de sunuluyor. AMG dış tasarım konsepti ile spor süspansiyon sunuluyor.
Yeni GLC, opsiyon olarak sunulan ve 4,5 dereceye kadar açı yapabilen arka aks yönlendirme ve daha direkt direksiyon oranına sahip ön aks ile son derece çevik sürüş özellikleri sunuyor. Arka aks yönlendirme ile dönüş çapı 80 cm azalarak 11,0 metreye düşüyor.
60 km/s’den daha düşük hızlarda, arka tekerlekler ön tekerleklere zıt yönde, park ederken, ön aks tekerlek açısına 4,5 dereceye kadar ters yönde dönüyor. Bu özellik sürüş koşullarına bağlı olarak dingil mesafesini sanal olarak kısaltıyor ve daha çevik sürüş özelliklerini beraberinde getiriyor. 60 km/s ve üzerindeki hızlarda arka tekerlekler ön tekerleklerle 4,5 dereceye kadar aynı yöne dönüyor. Bu sanal olarak dingil mesafesi arttırarak yüksek hızlı sürüşlerde daha kıvrak ve dengeli sürüş özellikleri sağlıyor.
Güncel sürüş destek sistemleri: Sürücüyü destekliyor
En güncel Sürüş Yardım Paketi yeni ve ek işlevler içeriyor. Destek sistemleri, bir tehlike anında yaklaşan çarpışmalara yanıt verebiliyor. Birkaç gelişmiş özellik, sürüşü daha da güvenli hale getirebiliyor. Aktif Mesafe Yardımcısı DISTRONIC, artık 100 km/s (önceden 60 km/s) hıza kadar yolda duran araçlara tepki verebiliyor. Aktif Direksiyon Yardımcısı, 360 derecelik kamera ile şerit algılama işlevi örneğin bir acil durum şeridi oluşturma avantajı sunuyor
Gelişmiş park sistemleri: Düşük hız desteği
Park yardımcıları, daha güçlü sensörler sayesinde manevra yaparken sürücüyü daha iyi destekleyerek güvenlik ve konforu artırıyor. MBUX entegrasyonu sistemi daha sezgisel hale getiriyor ve ekran üzerinden görsel olarak destekliyor arka aks yönlendirmesi park asistanlarına entegre ediliyor ve sistem hesaplaması buna göre koordine ediliyor. Acil fren işlevleri, diğer yol kullanıcılarını korumaya yardımcı oluyor.
Elektrikli Otomobiller
HDI Sigorta, Elektrikli Araç Kaskosunun Kapsamını Genişletti


HDI Sigorta, elektrikli araç sahiplerinin değişen beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çözümler sunmaya devam ediyor. Hızla büyüyen ve çeşitlenen elektrikli araç segmentine özel kasko çözümü sunan şirket; bu ürüne eklediği mobil şarj, siber saldırı ve elektrikli araçlara özel çekici risklerine yönelik yeni teminatlarla güvence kapsamını genişletti.
Müşterileriyle kurduğu bağı yenilikçi ürünlerle güçlendiren HDI Sigorta, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yeşil dönüşümü ve çevrenin korunmasını desteklerken, mobilite dünyasının dönüşümüne de katkı sağlamayı sürdürüyor. İnsan ve güven odaklı yaklaşımını sigortacılık ürünlerine entegre eden HDI Sigorta, elektrikli araç kullanıcılarının karşılaşabileceği farklı senaryolara karşı kapsayıcı bir güvence kalkanı oluşturuyor.


HDI Sigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay
Şarj kablosu veya adaptörün zarar görmesi ya da çalınması, hava koşullarına bağlı akım zararları ve şarjı biten aracın en yakın istasyona ücretsiz çekilmesi gibi ayrıcalıklarını yenilikçi adımlarla daha da pekiştiren şirket, sigortacılığı poliçe sınırlarının ötesine taşıyarak hayatın doğal bir parçası haline getiriyor. HDI Sigorta’nın teknoloji odaklı risk çözüm ortağı yaklaşımıyla müşterilerine uçtan uca konforlu bir elektrikli araç deneyimi sunan kaskosuna eklediği avantajlar şöyle sıralanıyor:
Siber Güvence Teminatı: Yeni nesil elektrikli araçların en büyük ihtiyaçlarından birinin siber güvenlik olduğu gerçeğinden hareket eden HDI Sigorta, siber saldırılar sonucunda araç elektroniğinde meydana gelebilecek arızaları ve hasarları güvence altına alıyor.
Mobil Şarj Hizmeti: “Daima yanında olma” vaadini sunduğu hizmetlerle somutlaştıran HDISigorta, anlaşmalı hizmet ağı kapsamında yolda kalan araçlara 7 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kocaeli, Sakarya, Konya) ortalama 60 km menzil sağlayacak mobil şarj desteği veriyor.
Yetkili Şarj Noktası Hasar Güvencesi: EPDK lisanslı istasyonlarda veya TSE/CE sertifikalı yetkili montajlı sabit ünitelerde şarj işlemi sırasında oluşabilecek mekanik ve elektriksel zararları teminat altına alıyor.
Duvar Tipi Şarj Teminatı (Wallbox & İndüksiyon Plakası): Ev veya iş yerlerinde kurulu olan ve montajı yetkili ekipler tarafından yapılan sabit şarj üniteleri; üçüncü şahısların kasıtlı zararları ve sigortalı aracın kazaen çarpması sonucu oluşan hasarlara karşı güvence altına alınıyor.
Zenginleştirilmiş Yol Yardım Hizmeti ve Ahtapot Çekici Desteği: Elektrikli araç ürününde yol yardım seçeneklerinde müşterinin tercihine göre ikamet iline çekim ve il içi seçeceği lokasyondaki servise çekim hizmetlerini bir arada sunarken, bir kaza durumunda, elektrikli
araçların yapısına en uygun ve güvenli taşıma yöntemi olan ahtapot çekici ile elektrikli araçlara en üst düzey koruma sağlıyor.
“Her Anında Daima Yanında” ilkesini ürün geliştirme yaklaşımının merkezine alan HDISigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay, şunları söyledi:
“Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte yalnızca araç teknolojileri değil, kullanıcıların karşılaştığı riskler ve sigortadan beklentileri de değişiyor. Biz de bu değişimi yakından takip ederek ürünlerimizi yeni ihtiyaçlara göre geliştirmeye odaklanıyoruz. Siber risklerden şarj süreçlerine, yolda kalma durumundan aracın güvenli şekilde taşınmasına kadar elektrikli araç kullanımına özgü ihtiyaçları bütüncül olarak ele aldık. Ürünümüze eklediğimiz yeni teminat ve hizmetlerle müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu güvenceyi doğru yerde ve doğru şekilde sunarken, sürdürülebilirlik bakış açımızı ve çevre ile olan bağımızı da güçlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de değişen riskleri ve kullanım alışkanlıklarını yakından izleyerek ürün ve hizmetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.”
Otomotiv Sektörü
Otonom araçlar sigortada sorumluluğu yeniden tanımlıyor


Otonom sürüş teknolojileri test aşamasından gerçek trafik koşullarına doğru ilerlerken, “Kaza olduğunda kim sorumlu olacak?” sorusu ise otonom araç sigortası ve sigorta sektörünün geleceği açısından en kritik konulardan birini oluşturuyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, otonom araçlarla birlikte sürücü merkezli geleneksel sorumluluk anlayışının değişeceğini belirterek, “Gelecekte bir trafik kazasında yalnızca sürücünün davranışını değil; aracın yazılımını, sensörlerini, üreticisini, teknoloji sağlayıcısını ve hatta siber güvenlik altyapısını konuşacağız. Bu dönüşüm sigorta sektörünün risk tanımını da yeniden şekillendirecek” dedi.
Otomotiv sektöründe uzun süredir konuşulan otonom sürüş artık yalnızca teknoloji şirketlerinin geliştirme laboratuvarlarındaki bir gelecek senaryosu değil. Sürücü destek sistemlerinden belirli koşullarda sürüş görevini devralabilen sistemlere kadar uzanan teknoloji hızla gelişirken, uluslararası mevzuat da bu dönüşüme uyum sağlamaya başladı.
Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) bünyesindeki Dünya Araç Mevzuatını Uyumlaştırma Forumu (WP.29), 24 Haziran 2026 tarihinde tamamen sürücüsüz Otonom Sürüş Sistemlerine (Automated Driving Systems – ADS) yönelik ilk küresel düzenleyici çerçeveyi kabul etti. Yeni çerçeve; güvenlik yönetim sistemlerinden test ve doğrulamaya, araçların kullanım sürecindeki sürekli izlenmesine kadar ortak güvenlik kriterleri getiriyor.
Otonom sürüşün gelişmesiyle birlikte gündeme gelen dönüşüm yalnızca otomotiv sektörünü ilgilendirmiyor. Aracı kimin kullandığı ve kazaya kimin neden olduğu soruları üzerine kurulu geleneksel trafik sigortası ve kasko yaklaşımının da önümüzdeki dönemde yeniden şekillenmesi bekleniyor.
“Sorumluluk artık yalnızca direksiyon başındaki kişiye ait olmayacak”
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, otonom araç sigortası açısından en büyük değişimin sorumluluk kavramında yaşanacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bugünkü sistem büyük ölçüde insan davranışı üzerinden çalışıyor. Bir trafik kazasında sürücünün kusuru, diğer tarafların davranışı ve kazanın oluş şekli değerlendirilerek sorumluluk belirleniyor. Ancak sürüş kararlarının bir bölümünü veya tamamını yazılımın verdiği bir dünyada bu denklem değişiyor. Kaza sürücünün hatasından mı, sensörün çevreyi yanlış algılamasından mı, yazılımdaki bir problemden mi, yoksa aracın teknik bir arızasından mı kaynaklandı? Sigortacılık açısından önümüzdeki dönemin temel sorularından biri bu olacak.”
Çiftçi, otonom araç kazalarında sigorta sorumluluğunun giderek daha çok tarafı kapsayan bir yapıya dönüşeceğine dikkat çekerek sürücünün yanı sıra araç üreticisi, yazılım geliştiricisi ve teknoloji sağlayıcılarının da sorumluluk zincirinin parçası haline geleceğini ifade etti:
“Direksiyondaki insanın rolü azaldıkça teknoloji sağlayıcılarının sorumluluğu daha görünür hale gelecek. Dolayısıyla bir kazayı değerlendirirken yalnızca ‘Sürücü ne yaptı?’ sorusunu sormak yeterli olmayacak. ‘Araç ne yaptı, sistem neden bu kararı verdi ve sistem olması gerektiği gibi çalıştı mı?’ sorularının da yanıtlanması gerekecek.”
Otonom araç kazalarında “kim sorumlu?” sorusunun tek bir cevabı olmayabilir
Otonom araçların yaygınlaşmasıyla birlikte kazalardaki sorumluluğun aracın otonomi seviyesine ve kaza anında sürüş görevini kimin yerine getirdiğine göre değişebileceğini belirten Çiftçi, bu nedenle araç tarafından üretilen verilerin öneminin de artacağına dikkat çekti.
Bir sürücünün müdahale etmesi gereken bir sistem ile sürüş görevini tamamen aracın üstlendiği bir sistemin aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini söyleyen Çiftçi, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Burada önemli olan aracın ne kadar ‘otonom’ olduğunun doğru tanımlanması. Sürücünün sistemi sürekli izlemesi gereken bir araçla, belirli koşullarda sürüş görevini tamamen üstlenen bir araç arasında hukuki ve sigortacılık açısından önemli farklar var. Bu nedenle gelecekte kazanın saniyeler öncesindeki araç verileri, sistemin aktif olup olmadığı, sürücüye müdahale uyarısı verilip verilmediği ve sensörlerin ne algıladığı hasar değerlendirmesinin önemli parçaları haline gelebilir.”
Bu dönüşümle birlikte araçların ürettiği verilerin saklanması, erişimi ve yorumlanmasının yalnızca teknik değil, sigortacılık açısından da kritik hale geleceğini belirten Çiftçi, veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması konularının da yeni dönemin önemli başlıklarından biri olacağını söyledi.
Trafik sigortası ve kaskoda risk tanımı değişecek
Otonom sürüşün yaygınlaşmasının trafik sigortası ve kasko ürünlerini de dönüştüreceğini belirten Çiftçi, geleneksel araç sigortalarında ağırlıklı olarak sürücü, araç ve kullanım özellikleri üzerinden yapılan risk değerlendirmelerine yeni parametrelerin ekleneceğini söyledi:
“Bugün bir aracın sigorta riskini değerlendirirken aracın modeli, değeri, kullanım şekli, hasar geçmişi ve sürücü profili gibi pek çok faktöre bakıyoruz. Otonom araçlarda ise bunlara yazılım versiyonu, sensör teknolojileri, otonom sürüş seviyesi, siber güvenlik altyapısı ve sistem güncellemeleri gibi tamamen yeni değişkenler eklenebilir.”
Çiftçi, bu nedenle gelecekte kasko sigortası ile ürün sorumluluğu, mesleki sorumluluk ve siber sigorta gibi farklı sigorta alanlarının birbirine daha fazla yaklaşabileceğini ifade etti.
Yazılım hatası yeni dönemin “sürücü hatası” olabilir
Otonom araçların en önemli özelliklerinden birinin çevresindeki dünyayı kameralar, radarlar, sensörler ve diğer teknolojiler aracılığıyla algılayarak çok kısa sürede karar verebilmesi olduğunu belirten Çiftçi, bu yapının yeni riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çekti:
“Bir sensörün yol üzerindeki bir nesneyi yanlış algılaması, yazılım güncellemesinin beklenmeyen bir sonuç yaratması veya sistemler arasındaki iletişimin kesintiye uğraması gelecekte bir hasarın nedeni olabilir. Bugün sürücü hatasını tartışırken yarın algoritmanın verdiği kararın nasıl oluştuğunu tartışabiliriz. Bu da hasar tespitinden sorumluluk paylaşımına kadar sigortacılığın birçok sürecini değiştirecek.”
Çiftçi’ye göre bu dönüşüm, sigorta şirketleri ve brokerler açısından otomotiv teknolojisini çok daha yakından takip etmeyi zorunlu hale getirecek. Yapay zekâ ve algoritma tabanlı sürüş sistemlerinin araç kullanımında daha fazla karar üstlenmesiyle birlikte, yazılım kaynaklı risklerin sigortacılık açısından önemi de artacak.
Siber saldırılar otomobil sigortasının da konusu haline geliyor
Otonom ve bağlantılı araçların yazılım ve veri altyapısına giderek daha fazla bağımlı hale gelmesinin siber güvenlik risklerini de otomotiv sigortacılığının gündemine taşıdığını belirten Çiftçi, araçların artık yalnızca mekanik değil aynı zamanda dijital varlıklar olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi:
“Bağlantılı bir araçta siber saldırı yalnızca kişisel verilerin ele geçirilmesi anlamına gelmiyor. Teorik olarak aracın bazı fonksiyonlarının etkilenmesi, sistemlerin devre dışı kalması veya sürüş güvenliğinin riske girmesi gibi çok daha ciddi senaryolar söz konusu olabilir. Dolayısıyla geleceğin otonom araç sigortası; fiziksel hasar, ürün sorumluluğu ve siber risklerin kesiştiği çok daha bütüncül bir yapıya dönüşebilir.”
Bu nedenle siber güvenlik, yazılım hataları, sensör arızaları, veri ihlalleri ve sistem güncellemelerinden kaynaklanan risklerin önümüzdeki dönemde yeni teminat ihtiyaçlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Çiftçi, sigorta sektörünün teknolojik gelişmeleri poliçe şartlarına yansıtabilme hızının da giderek daha önemli hale geleceğini söyledi.
“Kazalar azalabilir ama risk ortadan kalkmayacak, şekil değiştirecek”
Otonom sürüş teknolojilerinin temel hedeflerinden birinin insan hatasından kaynaklanan kazaları azaltmak olduğuna dikkat çeken Çiftçi, teknolojinin gelişmesinin sigortaya duyulan ihtiyacı ortadan kaldıracağı yönündeki değerlendirmelere ise katılmadığını belirtti:
“Otonom sürüş sistemlerinin gelişmesiyle bazı kaza türlerinin azalması mümkün. Ancak bu, riskin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Riskin kaynağı değişecek. İnsan hatasının payı azalırken yazılım, donanım, veri, siber güvenlik ve ürün sorumluluğu gibi alanların ağırlığı artacak. Sigortacılık da tam olarak bu değişimi doğru okuyabilmek zorunda.”
Çiftçi, gelecekte sigorta sektörünün yalnızca hasar sonrasında ödeme yapan bir yapıdan daha fazla uzaklaşarak teknoloji üreticileri, otomotiv şirketleri ve kullanıcılarla birlikte çalışan bir risk yönetimi ekosisteminin parçası haline geleceğini öngördüklerini ifade etti.
“Geleceğin sigortacılığında teknolojiyi anlamadan riski anlamak mümkün olmayacak”
Otonom araçların yaygınlaşmasının sigorta sektöründe uzmanlık alanlarını da değiştireceğini belirten Çiftçi, brokerlerin müşterileri adına yalnızca poliçe şartlarını değil, teknolojik riskleri ve farklı sorumluluk alanlarını da birlikte değerlendirmesi gerekeceğini söyledi:
“Sigortacılık her zaman değişen risklere uyum sağlayarak gelişti. Otonom araçlar da bunun yeni ve çok önemli bir örneği. Gelecekte teknolojiyi anlamadan riski, riski anlamadan da doğru sigorta çözümünü oluşturmak mümkün olmayacak.”
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak uluslararası sigorta ve reasürans piyasalarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugünden yarının poliçesini yazmak mümkün olmayabilir; ancak yarının risklerini bugünden okumaya başlamak zorundayız. Otonom sürüş yaygınlaştıkça kasko, trafik, ürün sorumluluğu ve siber sigorta arasındaki sınırların giderek daha fazla iç içe geçtiğini göreceğiz. Bizim rolümüz de müşterilerimizin yalnızca mevcut risklerine değil, teknolojiyle birlikte ortaya çıkacak yeni sorumluluk alanlarına karşı da hazırlıklı olmalarını sağlamak. Sigortacılığın geleceğini, teknolojiyi takip eden değil, teknolojinin yarattığı yeni riskleri önceden okuyabilen kurumlar şekillendirecek.”
Elektrikli Otomobiller
Hyundai Orijinal Aksesuarlarıyla Her Yolculukta Daha Fazla Konfor


Hyundai, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Model bazında farklılaşan geniş ürün yelpazesinde araç üstü çadırdan elektrikli araçlara özel şarj çözümlerine, otomatik bagaj açma sisteminden yan basamaklara kadar pek çok seçenek yer alıyor.
Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar yüzde 40’a varan indirim avantajıyla Hyundai Yetkili Servisleri’nde sunuluyor.
Hyundai, kullanıcıların değişen ihtiyaçlarını ve farklı yaşam tarzlarını göz önünde bulundurarak geliştirdiği orijinal aksesuarlarla otomobil deneyimini daha konforlu ve işlevsel hale getiriyor. Kalite, güvenlik ve tasarım standartlarını karşılamak üzere kapsamlı testlerden geçirilen Hyundai Orijinal Aksesuarları, araçlarla uyumlu yapıları sayesinde hem günlük kullanıma hem de farklı yolculuklara değer katıyor.


Hyundai, modellerin tasarımına ve kullanım özelliklerine göre farklılaşan 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Konfor, işlevsellik, seyahat ve elektrikli mobilite gibi farklı ihtiyaçlara yanıt veren bu geniş ürün yelpazesinde öne çıkan aksesuarlardan bazıları şöyle:
- Araç üstü çadır: Kamp, doğa ve seyahat tutkunları için geliştirilen araç üstü çadır; kolay açılıp kapanabilen yapısı, dört mevsim kullanılabilmesi ve dört yetişkine kadar konaklama kapasitesiyle açık hava deneyimini daha konforlu hale getiriyor. Teleskopik merdiveni, yatağı, ayakkabılık gözleri ve güneşlik çubuklarıyla pratik bir kullanım sunarken anahtarla kilitlenebilen yapısıyla güvenli saklama imkânı sağlıyor.
- Şarj kablosu: Elektrikli araçların 22 kW’a kadar hızlı ve verimli şekilde şarj edilmesini destekleyen kablo, kullanım sonrasında yeniden spiral formuna dönen tasarımı sayesinde kolayca toplanıp saklanabiliyor. Suya ve toza dayanıklı yapısıyla uzun ömürlü kullanım sunan ürün, sert kapaklı koruma çantasıyla birlikte geliyor.


- Mobil konnektör: Şarj noktalarının müsait olmadığı durumlarda elektrikli araç kullanıcılarına pratik bir alternatif sunuyor. Kompakt yapısı sayesinde araçta kolayca taşınabilen mobil konnektör, şarj sürecini takip eden ve aşırı ısınmaya karşı koruma sağlayan entegre kontrol sistemiyle güvenli kullanımı destekliyor.
- Otomatik bagaj açma sistemi: Bagajın kolayca açılıp kapatılmasını sağlayarak özellikle ellerin dolu olduğu anlarda günlük kullanımı daha konforlu ve pratik hale getiriyor.
- Yan basamak: Araca iniş ve binişi kolaylaştırırken Hyundai modellerine özel tasarımı ve model logosuyla aracın sportif görünümünü tamamlıyor.


Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli yüzde 40’a varan indirim fırsatıyla kullanıcılarla buluşuyor. Kampanyaya ve araçlarla uyumlu aksesuar seçeneklerine ilişkin ayrıntılı bilgi Hyundai Yetkili Servisleri’nden alınabiliyor.
-



Genel7 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel8 yıl önceİletişim
-
Genel8 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel8 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel8 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel7 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin









