Connect with us

Genel

Yeni Mercedes-Benz C-Serisi Türkiye’de

 Mercedes-Benz C-Serisi, 2021 yılı itibarıyla yeni nesline kavuştu. Yeni C-Serisi’nin Türkiye lansmanı, Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan’ın katılımıyla İzmir’de bir sürüş organizasyonuyla yapıldı.

Yeni C-Serisi’ni deneyimleyen katılımcılar, model tarihinde pek çok ilki bünyesinde barındıran aracın özelliklerini yakından incelediler. W206 kasa kodlu C-Serisi’nin ilkleri arasında; arka tasarımında bagaj kapağına da taşırılan stop lambaları, ikinci nesil MBUX, opsiyonel arka aks yönlendirmesi ve arka koltuklarda ısıtma fonksiyonu gibi özellikler bulunuyor. Mercedes-AMG Petronas Formula 1 ekibiyle birlikte geliştirilen yeni turbo beslemesi ile çok daha verimli olan motor, her zamankinden düşük emisyon oranlarını karşılayabiliyor.

Edition 1 AMG: Teknoloji ve sportifliğin ideal birleşimine tanık olun

Yeni C-Serisi’nin, Edition 1 AMG adındaki ilk üretime özel paketinde kapsamlı bir donanım kombinasyonu sunuluyor. Maksimum ayrıcalık ve konfor için tasarlanan Yeni C-Serisi Edition 1 AMG, hayatınızı kolaylaştıracak özelliklerle donatıldı. Otomatik bagaj kapağı kapatma sistemi ve KEYLESS-GO, sürücü ve yolcular için maksimum konfor sunarken, 19 inç çok kollu jantlar ve AMG tasarımı gövde rengi bagaj üstü spoyleri, sportif bileşenleri oluşturuyor. DIGITAL LIGHT ve Kör Nokta Yardımcısı ise yüksek güvenlik beklentilerini karşılıyor.

mercedes-benz-otomobil-grubu-baskani-sukru-bekdikhan.jpgŞükrü Bekdikhan: “Türkiye’de en çok tercih edilen modelimiz olan C-Serisi’nin yeni nesli ile Premium otomobil pazarında liderliği hedefliyoruz”

Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan; “İlk olarak 1982’de ‘190’ ismiyle ve ‘Baby Benz’ olarak adlandırdığımız modelimiz, 1993 yılından itibaren ‘C-Serisi’ unvanıyla tam anlamıyla bir başarı hikayesine dönüştü. Dünya genelinde yaklaşık 10,5 milyon C-Serisi Sedan ve Estate satılırken, 2014 yılında yollara çıkan jenerasyonumuz, 2,5 milyondan fazla satış başarısını geride bıraktı. Yalnızca geçen sene satılan yedi Mercedes-Benz otomobilinden biri C-Serisi ailesinin bir üyesiyken, Türkiye’nin de bu oranda etkisi büyüktü. C-Serisi Türkiye’de en çok tercih edilen modelimiz olarak, bizi dünya sıralamasında da 6’ncı en büyük C-Serisi pazarı yapıyor.” dedi.

Şükrü Bekdikhan sözlerini şöyle sürdürdü: “C-Serisi ile markamız içindeki en popüler modelimizin başarı hikayesinde yeni bir bölüme tanıklık etmeye hazırlanıyoruz. Ayrıca C-Serisi, Premium orta boy sedan segmentinin en fazla tercih edilen modellerinin başında geliyor. S-Serisi’ndeki pek çok özelliği taşımasıyla Yeni C-Serisi, bir kez daha Premium D Segmenti’nin mükemmel, arzu edilen paketini; lüks, sportif, dijital ve tabii ki sürdürülebilir bir biçimde müşterilerimiz ile buluşturmamızı sağlıyor. Yeni C-Serisi ile Premium otomobil pazarında liderliği hedefliyoruz.”

Tasarım: Sportif ve güzel bir form ile duygusal sadelik

Yeni C-Serisi, kısa ön tampon-tekerlek mesafesi, uzun dingil aralığı ve geleneksel bagaj çıkıntısıyla son derece dinamik gövde orantıları ortaya koyuyor. Güç kubbelerine sahip motor kaputu, sportif görünümü daha da güçlendiriyor. Geleneksel gövde orantısı yaklaşımı, “Cab-backward” tasarım doğrultusunda ön cam ve yolcu bölmesi arkaya doğru taşınıyor. Konu iç mekan kalitesi olduğunda, öncü C-Serisi zaten önemli bir adım atmıştı. Yeni C-Serisi, “Modern Lüks” kavramını bir adım daha ileriye taşıyor. İç mekan tasarımı yeni S-Serisi’nin özelliklerini esas alıyor ve bunları sportif bir şekilde yorumluyor.

mercedes-benz-c-serisi-01.jpgDış tasarımı: Özel ışık oyunlarıyla hareketlendirilen siluet

Yandan bakıldığında, özenle oyulmuş yüzeyler benzersiz bir ışık oyunu yaratıyor. Tasarımcılar çizgileri minimuma indirirken, omuz çizgisi daha da belirginleşiyor. 18 inç ile 19 inç arasında jantlar sportif görünümü tamamlıyor.

Ön görünümü dolduran, markaya özgü ön ızgara tüm versiyonlara merkezi olarak konumlandırılmış bir “Yıldız”a sahip. AMG tasarım konseptinde krom “Yıldız” ile elmas desenli ızgara kullanılıyor.

Arkadan bakıldığında bir Mercedes-Benz Sedan otomobiline özgü çizgiler göze çarparken stop lambaları benzersiz gündüz ve gece görünümüyle dikkat çekiyor. C-Serisi’nin Sedan gövde tipinde ilk kez iki parçalı arka aydınlatma grubu tasarımı kullanılırken aydınlatma fonksiyonları yan paneller ve bagaj kapağındaki stop lambası parçalarına bölünüyor. İsteğe veya donanım paketine bağlı zarif detaylar dış görünümü tamamlıyor. “Metalik Spektral Mavisi”, “Metalik Yüksek Teknoloji Gümüşü” ve “Designo Metalik Opalit Beyazı” olmak üzere üç yeni renk ile seçenekler zenginleştiriliyor.

mercedes-benz-c-serisi-07-ic-mekan.jpgİç mekan tasarımı: Sürücü odaklı yaklaşımla sportiflik vurgusu

Konsol, üst ve alt olmak üzere ikiye ayrılıyor. Kanat profilini andıran mimaride uçak motoru benzeri düzleştirilmiş yuvarlak havalandırma ızgaraları ve gösterişli dekoratif yüzeyler, kalite algısını ve sportifliği güçlendiriyor. Göstergenin ve orta ekranın 6 derece kadar eğimli yapısı sürücü odaklı ve sportif bir görünüm sağlıyor.

Sürücü kokpitini yüksek çözünürlüklü, 12.3 inçlik bir LCD ekran domine ediyor. Havada süzülüyor gibi duran ekran, kokpitin geleneksel yuvarlak göstergeli ekranlarından farklı görünmesini sağlıyor.

Kabin içerisindeki dijitalleşme orta konsolda da devam ediyor. Araç fonksiyonları yüksek çözünürlüklü 11,9 inçlik dokunmatik ekran üzerinden yönetiliyor. Dokunmatik ekran da havada süzülüyor gibi görünüyor. Gösterge ekranı gibi orta konsoldaki ekran da sürücü odaklı bir tasarım sunuyor.

Kaliteli krom bir çıta, yumuşak dolgulu kolçak bölümü ve hemen önünde parlak siyah bir alan olmak üzere orta konsolu ikiye ayırıyor. Havada süzülüyor gibi görünen orta ekran, bu üç boyutlu yüzeyden yükseliyor. Yalın ve modern tasarımlı kapı panelleri konsol tasarımıyla bütünleşiyor. Orta konsol gibi kapı panelinin orta bölümünde de metalik yüzeyler kalite algısını arttırıyor. Tutma kolu, kapı açma kolu ve cam kumandaları bu bölümde bulunurken daha yukarıda ise merkezi kilit ve koltuk kumandaları bulunuyor. Suni deri kaplı konsol standart olarak sunuluyor. Açık damarlı kahverengi tonlarında veya açık damarlı siyah ahşap yüzeyler zarif alüminyum süslemelerle zenginleştiriliyor.

En güncel MBUX nesli: Sezgisel kullanım ve öğrenmeye açık yapı

Yeni S-Serisi gibi yeni C-Serisi de ikinci nesil MBUX (Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence sistemi ile donatılıyor. Gerek donanım gerekse de yazılımı önemli oranda gelişen ikinci nesil MBUX ile iç mekan daha da dijital ve daha da akıllı bir yapı kazanıyor. LCD ekranlardaki parlak görüntüler, aracı ve konfor donanımlarını kontrol etmeyi kolaylaştırıyor.

Ekranların görünümü, üç ekran teması (Zarif, Sportif, Klasik) ve üç mod (Navigasyon, Asistan, Servis) ile kişiselleştirilebiliyor. “Klasik” temada, ortasında sürüş bilgilerinin gösterildiği alışagelmiş iki adet yuvarlak göstergeli bir ekran sunuluyor. “Sportif” temasında, kırmızı vurgusu ile daha sportif bir merkezi devir göstergesi sayesinde daha dinamik bir ortam oluşuyor. “Zarif” temasında, gösterge ekranındaki içerik en aza indirgeniyor. Ekranlar ayrıca yedi farklı ortam aydınlatmasıyla renklendirilebiliyor.

Hey Mercedes: Her geçen gün daha da akıllı hale gelen sesli asistan

“Hey Mercedes” sesli asistan, daha fazla diyalog kurabiliyor. Örneğin; gelen çağrıyı kabul etme gibi bazı eylemler “Hey Mercedes” aktivasyon sözcüğü olmadan da kullanılabiliyor. Ayrıca “Yardım” komutu ile “Hey Mercedes” araç fonksiyonuna ait destek ve açıklamalar da sunuyor. Sistem, yolcuların “Hey Mercedes” sesini bile tanıyabiliyor.

Diğer önemli MBUX özellikleri

İsteğe bağlı donanım olarak “Artırılmış gerçekliğe sahip navigasyon” sunuluyor. Bir kamera, araç önündeki görüntüyü yakalıyor ve bunu orta ekranda gösteriyor. Ayrıca video görüntüsüne; trafik işareti, dönüş yönlendirmesi veya şerit değiştirme önerisi gibi sanal nesneler, bilgiler ve işaretler entegre ediliyor. Bu özellik, şehir içindeki navigasyon yönlendirmesini kolaylaştırıyor. Ayrıca isteğe bağlı olarak ön camda renkli bir sanal gösterge paneli sunuluyor. Bu ekran sürücüye, motor kaputunun yaklaşık 4,5 m uzağında havada asılı gibi duran 23×8 cm boyutunda sanal bir görüntü gösteriyor.

İkinci nesil ISG’ye sahip dört silindirli benzinli motor

Yeni C-Serisi’nde 20 bg ek güç ve 200 Nm fazladan tork kullanımı sunan ikinci nesil entegre marş jeneratörüne (ISG) sahip dört silindirli benzinli motor (M 254) ilk kez kullanıma sunuluyor. Enerji geri kazanımı ve süzülme gibi fonksiyonların da katkısıyla benzinli motor çok daha verimli bir yapı ortaya koyuyor.

Yeni turbo beslemesi, Mercedes-AMG Petronas Formula 1 ekibiyle birlikte geliştirildi. Teknolojinin seri üretime aktarılması, performans ve verimlilik konularında tamamen yeni standartlar belirliyor.

Şanzıman: Otomatik şanzıman her daim standart

9G-TRONIC şanzıman, ISG’nin uyarlanması çerçevesinde daha da geliştirildi. Elektrik motoru, güç elektroniği ve şanzıman soğutucusu, şanzımana entegre edildiğinden, ilave hat ve bağlantılara gerek kalmıyor, alan ve ağırlık avantajı elde ediliyor. Ayrıca şanzımanın verimliliği de arttırıldı. Diğer katkıların yanı sıra, elektrikli yardımcı yağ pompasıyla mekanik pompanın iletim hacmi, önceki modele kıyasla yüzde 30 oranında azaltıldı ve bu da verimliliği arttırıyor. Ayrıca çok çekirdekli işlemciye sahip yeni nesil tam entegre iletim kontrolü, yeni montaj ve bağlantı teknolojisi kullanılıyor. Artan işlem gücüne ek olarak, elektrik arabirimlerinin sayısı azaltılırken şanzıman kontrol ünitelerinin ağırlığı öncekine kıyasla yüzde 30 azaltıldı.

Dört tekerlekten çekişli versiyonlardaki 4MATIC de geliştirildi. Yeni ön aks daha yüksek tork aktarımına olanak sağlanıyor ve ideal aks yükü dağılımı ile üstün sürüş dinamikleri elde ediliyor. Ayrıca önceki sisteme kıyasla önemli oranda ağırlık avantajı sağlanıyor ve bu da CO2 emisyonlarını düşürmeye yardımcı oluyor. Mühendisler, yeni transfer kutusu ile sürtünme kayıplarını daha da azalttılar. Ayrıca kapalı bir yağ devresine sahip olduğundan herhangi bir ek soğutma önlemi gerektirmiyor.

Yürüyen aksam: Konfor ve çeviklik

Yeni dinamik yürüyen aksamda, yeni bir dört kollu ön aks ve çok kollu arka aks kullanıyor. Yürüyen aksam, gelişmiş süspansiyon, yuvarlanma ve gürültü konforunun yanı sıra çevik sürüş özellikleri ve üstün sürüş dinamiklerini beraberinde getiriyor. Yeni C-Serisi, isteğe bağlı olarak sertliği seçilebilen süspansiyon ve spor süspansiyon ile de donatılabiliyor.

Arka aks yönlendirmesi: Daha çevik, daha dinamik

Yeni C-Serisi, isteğe bağlı olarak sunulan arka aks yönlendirme ve bununla birlikte ön aksta daha direkt çalışan direksiyon sistemiyle çok daha çevik ve stabil bir sürüş sunuyor. Arka akstaki 2,5 derecelik yönlendirme açısı, dönüş çapını 40 cm azaltarak 11,05 metreye düşürüyor. Arka aks yönlendirme ile sürüş konseptinden bağımsız olarak 2,35 yerine 2,3 (4MATIC ve konfor direksiyon ile) tur olmak üzere daha düşük direksiyon turu manevra kolaylığı sağlıyor.

60 km/s’nin altındaki hızlarda, manevralarda, arka tekerlekler ön tekerleklerin açısına göre 2,5 dereceye kadar aksi yönde yönlendiriliyor. Dingil mesafesi sanal olarak kısalıyor ve aracın daha çevik olmasını sağlıyor. 60 km/s’nin üzerindeki hızlarda arka tekerlekler ön tekerleklerle aynı yönde 2,5 dereceye kadar yönlendiriliyor. Dingil mesafesi sanal olarak uzarken, özellikle yüksek hızlarda daha dinamik ve daha stabil bir sürüş karakteri oluşuyor. Araç daha az direksiyon açısı ile dinamik ve çevik bir sürüş sunuyor, direksiyon emirlerine daha sportif tepki veriyor.

mercedes-benz-c-serisi-04.jpgSürüş destek sistemleri: Tehlikeli durumlarda sürücünün yükünü azaltıyor ve destekliyor

Sürücü destek sistemlerinin en güncel nesli, önceki C-Serisi’ne kıyasla ek ve daha gelişmiş işlevler içeriyor. Sürücünün yükünü hafifleten sistemler sayesinde sürücü çok daha rahat ve güvenli bir sürüş gerçekleştirebiliyor. Sistemler, olası bir tehlike anında sürücünün uygun şekilde tepki vermesine yardımcı oluyor. Sistemlerin işlevi, sürücü ekranındaki yeni bir ekran konseptiyle canlandırılıyor.

  • Aktif Mesafe Yardımcısı DISTRONIC; otoyol, kara yolu ve şehir içi olmak üzere farklı yol koşullarında öndeki araçla önceden ayarlanan mesafeyi otomatik olarak koruyor. Daha önce 60 km/s’ye kadar hızlarda duran araçlara tepki veren sistem geliştirildi ve artık 100 km/s hızda da duran araçlara tepki veriyor.
  • Aktif Direksiyon Yardımcısı; sürücüyü 210 km/s’ye kadar hızlarda şeridi takip etme noktasında destekliyor. Özellikle düşük hızlarda bir acil durum şeridi oluşturan 360 derecelik kamera ile birlikte şerit algılama, kara yollarında gelişmiş viraj alma performansı ve otoyollarda üstün şerit ortalama özellikleriyle sürüş güvenliğini destekliyor.
  • Gelişmiş trafik işareti algılama sistemi; hız sınırlaması gibi trafik işaretleri dışında yol üstü levhalarını ve yol çalışması işaretlerini de algılıyor. Dur işareti ve kırmızı ışık uyarısı (sürüş destek paketinin bir parçası olarak) önemli yenilikler olarak devreye alınıyor.

Manevra sırasında sürücüyü destekleyen gelişmiş park sistemleri

Gelişmiş sensörler sayesinde yardımcı sistemler sürücüyü manevra yaparken destekliyor. MBUX entegrasyonu işlemi daha sezgisel ve daha hızlı hale getiriyor. İsteğe bağlı olarak sunulan arka aks yönlendirme park asistanlarına entegre edilirken, şeritlerin hesaplanması buna göre ayarlanıyor. Acil durum fren özelliği aynı zamanda trafikteki diğer paydaşları korumaya yardımcı oluyor.

Çarpışma güvenliği: Tüm küresel gereksinimleri karşılıyor

C-Serisi pek çok ülkede satılan dünyanın nadir otomobillerinden biri. Güncel haliyle 100’ün üzerinde ülkede satılıyor. Bu, son derece kapsamlı bir geliştirme aşamasını gerektiriyor. Tüm motor ve gövde tipler, sağdan ve soldan direksiyonlu araçlar, 4MATIC araçlar ve hibrit araçlar olmak üzere versiyonların aynı gereksinimleri karşılaması gerekiyor. Bunun dışında, özel gereksinimleri karşılamak üzere özel donanımlar da devreye giriyor. Örneğin Avrupa için üretilen araçlarda sürücü koltuğunun sırtlığına entegre edilen bir orta havayastığı bulunuyor. Çarpmanın yönüne, kazanın şiddetine ve yük durumuna bağlı olarak, şiddetli bir yandan çarpma durumunda sürücü ile ön yolcu arasına doğru açılarak kafa çarpma riskini azaltıyor.

Önden ve arkadan çarpışmalarda etkili olan PRE-SAFE ile birlikte, PRE-SAFE Impulse Side (Sürüş Yardım Paketi Plus ile birlikte), aracın yanında bir tür sanal burulma bölgesi oluşturuyor. Olası bir yandan darbe anında kısıtlı bir burulma bölgesi olduğundan PRE-SAFE Impulse Side, darbe öncesinde ilgili taraftaki koltuğun sırtlığına entegre hava kesesini şişirerek burulma bölgesini arttırıyor.

DIGITAL LIGHT: Yüksek aydınlatma gücü ve isteğe bağlı olarak projeksiyon fonksiyonu

Lansmana özel olarak sunulan Edition 1 AMG donanımı ile birlikte DIGITAL LIGHT standart olarak yer alıyor. Devrim niteliğindeki far teknolojisi, yardımcı işaretlerin veya uyarı sembollerinin yola yansıtılması gibi yeni fonksiyonlar sağlıyor. DIGITAL LIGHT ile her bir farda üç adet çok güçlü LED’e sahip bir ışık modülü bulunuyor. Söz konusu LED’lerin ışığı 1,3 milyon mikro ayna yardımıyla kırılıyor ve yönlendiriliyor. Böylece araç başına 2,6 milyon pikselin üzerinde çözünürlük sağlanıyor.

Sistem, ortam koşullarına çok başarılı bir şekilde uyum sağlayan yüksek çözünürlüklü ışık dağılımı için neredeyse sınırsız olanaklar yaratıyor. Araçtaki kamera ve sensörler, trafikteki diğer paydaşları algılıyor, güçlü bilgisayarlar verileri ve dijital haritaları milisaniyeler içinde değerlendiriyor ve farlara, şartlara uygun aydınlatma komutunu veriyor. Böylece diğer trafik paydaşlarının gözünde parlama yapmadan, mümkün olan en iyi aydınlatma performansı elde ediliyor. Ayrıca yenilikçi fonksiyonlar da beraberinde geliyor. DIGITAL LIGHT, ULTRA RANGE fonksiyonu ile çok uzun bir aydınlatma menzili sağlıyor.

Konfor donanımı: Birçok noktada iyileştirildi

Ön koltukların isteğe bağlı masaj fonksiyonunun etki alanı genişledi ve tüm sırt bölgesini kapsıyor. Koltuk sırtlığındaki sekiz adet kese, mümkün olan en iyi rahatlamayı sağlıyor. Sürücü tarafında, keseye entegre, dört motorlu bir titreşim masajı da bulunuyor. Ayrıca ilk kez arka koltuk ısıtması da sunuluyor.

ENERGIZING COMFORT’un “Fit & Healthy” yaklaşımı, farklı konfor sistemlerini kombine ederek deneyim dünyaları yaratıyor. Sistem, örneğin sürücü yorgun olduğunda canlandırıcı, stres seviyesi yüksek olduğunda da rahatlatıcı olmak üzere, iç mekanda ruh haline uygun bir atmosfer oluşturuyor. ENERGIZING COACH, araç ve sürüş bilgilerine göre uygun bir sağlık veya rahatlama programı öneriyor. Sürücünün uygun bir akıllı cihaz taşıması halinde uyku kalitesi ve stres seviyesi bilgileri de algoritmaya ekleniyor.

AIR-BALANCE paketi, kişisel tercihe ve ruh haline bağlı olarak, iç mekanda kişisel bir koku deneyimi sunuyor. Sistem, havanın iyonizasyonu ve filtrelemesi ile kabin içindeki hava kalitesini iyileştiriyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”

 

AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.

Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.

“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”

Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”

Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”

“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”

Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.

Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”

“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”

Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”

“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”

Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”

“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”

Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”

Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.

Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız:  https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc

 

 

 

 

 

 

 

AXA HAKKINDA

52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir.

AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır.

  Detaylı Bilgi için

Funda Dilek:

0544 631 92 40

funda.dilek@prco.com.tr

 

 

Continue Reading

Genel

HONOR’la tatilde eğlence  ve öğrenme aynı ekranda!  

Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor

Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.

HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.

Not alıp çizim yapıyorlar

HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.

HONOR Kids ile daha güvenli içerikler

HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.

Kampanya devam ediyor

HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.

Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.

Continue Reading

Genel

WatchGuard 2024 2. Çeyrek  İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı  

Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® TechnologiesWatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. 

Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.  Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.

 ‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’

WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.

WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:

1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.

2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.

 

3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.

 

4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.

 

5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.

 

6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi. 

 

WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.

 

Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.