Connect with us

Genel

Yeni Mercedes-Benz C-Serisi Türkiye’de

 Mercedes-Benz C-Serisi, 2021 yılı itibarıyla yeni nesline kavuştu. Yeni C-Serisi’nin Türkiye lansmanı, Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan’ın katılımıyla İzmir’de bir sürüş organizasyonuyla yapıldı.

Yeni C-Serisi’ni deneyimleyen katılımcılar, model tarihinde pek çok ilki bünyesinde barındıran aracın özelliklerini yakından incelediler. W206 kasa kodlu C-Serisi’nin ilkleri arasında; arka tasarımında bagaj kapağına da taşırılan stop lambaları, ikinci nesil MBUX, opsiyonel arka aks yönlendirmesi ve arka koltuklarda ısıtma fonksiyonu gibi özellikler bulunuyor. Mercedes-AMG Petronas Formula 1 ekibiyle birlikte geliştirilen yeni turbo beslemesi ile çok daha verimli olan motor, her zamankinden düşük emisyon oranlarını karşılayabiliyor.

Edition 1 AMG: Teknoloji ve sportifliğin ideal birleşimine tanık olun

Yeni C-Serisi’nin, Edition 1 AMG adındaki ilk üretime özel paketinde kapsamlı bir donanım kombinasyonu sunuluyor. Maksimum ayrıcalık ve konfor için tasarlanan Yeni C-Serisi Edition 1 AMG, hayatınızı kolaylaştıracak özelliklerle donatıldı. Otomatik bagaj kapağı kapatma sistemi ve KEYLESS-GO, sürücü ve yolcular için maksimum konfor sunarken, 19 inç çok kollu jantlar ve AMG tasarımı gövde rengi bagaj üstü spoyleri, sportif bileşenleri oluşturuyor. DIGITAL LIGHT ve Kör Nokta Yardımcısı ise yüksek güvenlik beklentilerini karşılıyor.

mercedes-benz-otomobil-grubu-baskani-sukru-bekdikhan.jpgŞükrü Bekdikhan: “Türkiye’de en çok tercih edilen modelimiz olan C-Serisi’nin yeni nesli ile Premium otomobil pazarında liderliği hedefliyoruz”

Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan; “İlk olarak 1982’de ‘190’ ismiyle ve ‘Baby Benz’ olarak adlandırdığımız modelimiz, 1993 yılından itibaren ‘C-Serisi’ unvanıyla tam anlamıyla bir başarı hikayesine dönüştü. Dünya genelinde yaklaşık 10,5 milyon C-Serisi Sedan ve Estate satılırken, 2014 yılında yollara çıkan jenerasyonumuz, 2,5 milyondan fazla satış başarısını geride bıraktı. Yalnızca geçen sene satılan yedi Mercedes-Benz otomobilinden biri C-Serisi ailesinin bir üyesiyken, Türkiye’nin de bu oranda etkisi büyüktü. C-Serisi Türkiye’de en çok tercih edilen modelimiz olarak, bizi dünya sıralamasında da 6’ncı en büyük C-Serisi pazarı yapıyor.” dedi.

Şükrü Bekdikhan sözlerini şöyle sürdürdü: “C-Serisi ile markamız içindeki en popüler modelimizin başarı hikayesinde yeni bir bölüme tanıklık etmeye hazırlanıyoruz. Ayrıca C-Serisi, Premium orta boy sedan segmentinin en fazla tercih edilen modellerinin başında geliyor. S-Serisi’ndeki pek çok özelliği taşımasıyla Yeni C-Serisi, bir kez daha Premium D Segmenti’nin mükemmel, arzu edilen paketini; lüks, sportif, dijital ve tabii ki sürdürülebilir bir biçimde müşterilerimiz ile buluşturmamızı sağlıyor. Yeni C-Serisi ile Premium otomobil pazarında liderliği hedefliyoruz.”

Tasarım: Sportif ve güzel bir form ile duygusal sadelik

Yeni C-Serisi, kısa ön tampon-tekerlek mesafesi, uzun dingil aralığı ve geleneksel bagaj çıkıntısıyla son derece dinamik gövde orantıları ortaya koyuyor. Güç kubbelerine sahip motor kaputu, sportif görünümü daha da güçlendiriyor. Geleneksel gövde orantısı yaklaşımı, “Cab-backward” tasarım doğrultusunda ön cam ve yolcu bölmesi arkaya doğru taşınıyor. Konu iç mekan kalitesi olduğunda, öncü C-Serisi zaten önemli bir adım atmıştı. Yeni C-Serisi, “Modern Lüks” kavramını bir adım daha ileriye taşıyor. İç mekan tasarımı yeni S-Serisi’nin özelliklerini esas alıyor ve bunları sportif bir şekilde yorumluyor.

mercedes-benz-c-serisi-01.jpgDış tasarımı: Özel ışık oyunlarıyla hareketlendirilen siluet

Yandan bakıldığında, özenle oyulmuş yüzeyler benzersiz bir ışık oyunu yaratıyor. Tasarımcılar çizgileri minimuma indirirken, omuz çizgisi daha da belirginleşiyor. 18 inç ile 19 inç arasında jantlar sportif görünümü tamamlıyor.

Ön görünümü dolduran, markaya özgü ön ızgara tüm versiyonlara merkezi olarak konumlandırılmış bir “Yıldız”a sahip. AMG tasarım konseptinde krom “Yıldız” ile elmas desenli ızgara kullanılıyor.

Arkadan bakıldığında bir Mercedes-Benz Sedan otomobiline özgü çizgiler göze çarparken stop lambaları benzersiz gündüz ve gece görünümüyle dikkat çekiyor. C-Serisi’nin Sedan gövde tipinde ilk kez iki parçalı arka aydınlatma grubu tasarımı kullanılırken aydınlatma fonksiyonları yan paneller ve bagaj kapağındaki stop lambası parçalarına bölünüyor. İsteğe veya donanım paketine bağlı zarif detaylar dış görünümü tamamlıyor. “Metalik Spektral Mavisi”, “Metalik Yüksek Teknoloji Gümüşü” ve “Designo Metalik Opalit Beyazı” olmak üzere üç yeni renk ile seçenekler zenginleştiriliyor.

mercedes-benz-c-serisi-07-ic-mekan.jpgİç mekan tasarımı: Sürücü odaklı yaklaşımla sportiflik vurgusu

Konsol, üst ve alt olmak üzere ikiye ayrılıyor. Kanat profilini andıran mimaride uçak motoru benzeri düzleştirilmiş yuvarlak havalandırma ızgaraları ve gösterişli dekoratif yüzeyler, kalite algısını ve sportifliği güçlendiriyor. Göstergenin ve orta ekranın 6 derece kadar eğimli yapısı sürücü odaklı ve sportif bir görünüm sağlıyor.

Sürücü kokpitini yüksek çözünürlüklü, 12.3 inçlik bir LCD ekran domine ediyor. Havada süzülüyor gibi duran ekran, kokpitin geleneksel yuvarlak göstergeli ekranlarından farklı görünmesini sağlıyor.

Kabin içerisindeki dijitalleşme orta konsolda da devam ediyor. Araç fonksiyonları yüksek çözünürlüklü 11,9 inçlik dokunmatik ekran üzerinden yönetiliyor. Dokunmatik ekran da havada süzülüyor gibi görünüyor. Gösterge ekranı gibi orta konsoldaki ekran da sürücü odaklı bir tasarım sunuyor.

Kaliteli krom bir çıta, yumuşak dolgulu kolçak bölümü ve hemen önünde parlak siyah bir alan olmak üzere orta konsolu ikiye ayırıyor. Havada süzülüyor gibi görünen orta ekran, bu üç boyutlu yüzeyden yükseliyor. Yalın ve modern tasarımlı kapı panelleri konsol tasarımıyla bütünleşiyor. Orta konsol gibi kapı panelinin orta bölümünde de metalik yüzeyler kalite algısını arttırıyor. Tutma kolu, kapı açma kolu ve cam kumandaları bu bölümde bulunurken daha yukarıda ise merkezi kilit ve koltuk kumandaları bulunuyor. Suni deri kaplı konsol standart olarak sunuluyor. Açık damarlı kahverengi tonlarında veya açık damarlı siyah ahşap yüzeyler zarif alüminyum süslemelerle zenginleştiriliyor.

En güncel MBUX nesli: Sezgisel kullanım ve öğrenmeye açık yapı

Yeni S-Serisi gibi yeni C-Serisi de ikinci nesil MBUX (Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence sistemi ile donatılıyor. Gerek donanım gerekse de yazılımı önemli oranda gelişen ikinci nesil MBUX ile iç mekan daha da dijital ve daha da akıllı bir yapı kazanıyor. LCD ekranlardaki parlak görüntüler, aracı ve konfor donanımlarını kontrol etmeyi kolaylaştırıyor.

Ekranların görünümü, üç ekran teması (Zarif, Sportif, Klasik) ve üç mod (Navigasyon, Asistan, Servis) ile kişiselleştirilebiliyor. “Klasik” temada, ortasında sürüş bilgilerinin gösterildiği alışagelmiş iki adet yuvarlak göstergeli bir ekran sunuluyor. “Sportif” temasında, kırmızı vurgusu ile daha sportif bir merkezi devir göstergesi sayesinde daha dinamik bir ortam oluşuyor. “Zarif” temasında, gösterge ekranındaki içerik en aza indirgeniyor. Ekranlar ayrıca yedi farklı ortam aydınlatmasıyla renklendirilebiliyor.

Hey Mercedes: Her geçen gün daha da akıllı hale gelen sesli asistan

“Hey Mercedes” sesli asistan, daha fazla diyalog kurabiliyor. Örneğin; gelen çağrıyı kabul etme gibi bazı eylemler “Hey Mercedes” aktivasyon sözcüğü olmadan da kullanılabiliyor. Ayrıca “Yardım” komutu ile “Hey Mercedes” araç fonksiyonuna ait destek ve açıklamalar da sunuyor. Sistem, yolcuların “Hey Mercedes” sesini bile tanıyabiliyor.

Diğer önemli MBUX özellikleri

İsteğe bağlı donanım olarak “Artırılmış gerçekliğe sahip navigasyon” sunuluyor. Bir kamera, araç önündeki görüntüyü yakalıyor ve bunu orta ekranda gösteriyor. Ayrıca video görüntüsüne; trafik işareti, dönüş yönlendirmesi veya şerit değiştirme önerisi gibi sanal nesneler, bilgiler ve işaretler entegre ediliyor. Bu özellik, şehir içindeki navigasyon yönlendirmesini kolaylaştırıyor. Ayrıca isteğe bağlı olarak ön camda renkli bir sanal gösterge paneli sunuluyor. Bu ekran sürücüye, motor kaputunun yaklaşık 4,5 m uzağında havada asılı gibi duran 23×8 cm boyutunda sanal bir görüntü gösteriyor.

İkinci nesil ISG’ye sahip dört silindirli benzinli motor

Yeni C-Serisi’nde 20 bg ek güç ve 200 Nm fazladan tork kullanımı sunan ikinci nesil entegre marş jeneratörüne (ISG) sahip dört silindirli benzinli motor (M 254) ilk kez kullanıma sunuluyor. Enerji geri kazanımı ve süzülme gibi fonksiyonların da katkısıyla benzinli motor çok daha verimli bir yapı ortaya koyuyor.

Yeni turbo beslemesi, Mercedes-AMG Petronas Formula 1 ekibiyle birlikte geliştirildi. Teknolojinin seri üretime aktarılması, performans ve verimlilik konularında tamamen yeni standartlar belirliyor.

Şanzıman: Otomatik şanzıman her daim standart

9G-TRONIC şanzıman, ISG’nin uyarlanması çerçevesinde daha da geliştirildi. Elektrik motoru, güç elektroniği ve şanzıman soğutucusu, şanzımana entegre edildiğinden, ilave hat ve bağlantılara gerek kalmıyor, alan ve ağırlık avantajı elde ediliyor. Ayrıca şanzımanın verimliliği de arttırıldı. Diğer katkıların yanı sıra, elektrikli yardımcı yağ pompasıyla mekanik pompanın iletim hacmi, önceki modele kıyasla yüzde 30 oranında azaltıldı ve bu da verimliliği arttırıyor. Ayrıca çok çekirdekli işlemciye sahip yeni nesil tam entegre iletim kontrolü, yeni montaj ve bağlantı teknolojisi kullanılıyor. Artan işlem gücüne ek olarak, elektrik arabirimlerinin sayısı azaltılırken şanzıman kontrol ünitelerinin ağırlığı öncekine kıyasla yüzde 30 azaltıldı.

Dört tekerlekten çekişli versiyonlardaki 4MATIC de geliştirildi. Yeni ön aks daha yüksek tork aktarımına olanak sağlanıyor ve ideal aks yükü dağılımı ile üstün sürüş dinamikleri elde ediliyor. Ayrıca önceki sisteme kıyasla önemli oranda ağırlık avantajı sağlanıyor ve bu da CO2 emisyonlarını düşürmeye yardımcı oluyor. Mühendisler, yeni transfer kutusu ile sürtünme kayıplarını daha da azalttılar. Ayrıca kapalı bir yağ devresine sahip olduğundan herhangi bir ek soğutma önlemi gerektirmiyor.

Yürüyen aksam: Konfor ve çeviklik

Yeni dinamik yürüyen aksamda, yeni bir dört kollu ön aks ve çok kollu arka aks kullanıyor. Yürüyen aksam, gelişmiş süspansiyon, yuvarlanma ve gürültü konforunun yanı sıra çevik sürüş özellikleri ve üstün sürüş dinamiklerini beraberinde getiriyor. Yeni C-Serisi, isteğe bağlı olarak sertliği seçilebilen süspansiyon ve spor süspansiyon ile de donatılabiliyor.

Arka aks yönlendirmesi: Daha çevik, daha dinamik

Yeni C-Serisi, isteğe bağlı olarak sunulan arka aks yönlendirme ve bununla birlikte ön aksta daha direkt çalışan direksiyon sistemiyle çok daha çevik ve stabil bir sürüş sunuyor. Arka akstaki 2,5 derecelik yönlendirme açısı, dönüş çapını 40 cm azaltarak 11,05 metreye düşürüyor. Arka aks yönlendirme ile sürüş konseptinden bağımsız olarak 2,35 yerine 2,3 (4MATIC ve konfor direksiyon ile) tur olmak üzere daha düşük direksiyon turu manevra kolaylığı sağlıyor.

60 km/s’nin altındaki hızlarda, manevralarda, arka tekerlekler ön tekerleklerin açısına göre 2,5 dereceye kadar aksi yönde yönlendiriliyor. Dingil mesafesi sanal olarak kısalıyor ve aracın daha çevik olmasını sağlıyor. 60 km/s’nin üzerindeki hızlarda arka tekerlekler ön tekerleklerle aynı yönde 2,5 dereceye kadar yönlendiriliyor. Dingil mesafesi sanal olarak uzarken, özellikle yüksek hızlarda daha dinamik ve daha stabil bir sürüş karakteri oluşuyor. Araç daha az direksiyon açısı ile dinamik ve çevik bir sürüş sunuyor, direksiyon emirlerine daha sportif tepki veriyor.

mercedes-benz-c-serisi-04.jpgSürüş destek sistemleri: Tehlikeli durumlarda sürücünün yükünü azaltıyor ve destekliyor

Sürücü destek sistemlerinin en güncel nesli, önceki C-Serisi’ne kıyasla ek ve daha gelişmiş işlevler içeriyor. Sürücünün yükünü hafifleten sistemler sayesinde sürücü çok daha rahat ve güvenli bir sürüş gerçekleştirebiliyor. Sistemler, olası bir tehlike anında sürücünün uygun şekilde tepki vermesine yardımcı oluyor. Sistemlerin işlevi, sürücü ekranındaki yeni bir ekran konseptiyle canlandırılıyor.

  • Aktif Mesafe Yardımcısı DISTRONIC; otoyol, kara yolu ve şehir içi olmak üzere farklı yol koşullarında öndeki araçla önceden ayarlanan mesafeyi otomatik olarak koruyor. Daha önce 60 km/s’ye kadar hızlarda duran araçlara tepki veren sistem geliştirildi ve artık 100 km/s hızda da duran araçlara tepki veriyor.
  • Aktif Direksiyon Yardımcısı; sürücüyü 210 km/s’ye kadar hızlarda şeridi takip etme noktasında destekliyor. Özellikle düşük hızlarda bir acil durum şeridi oluşturan 360 derecelik kamera ile birlikte şerit algılama, kara yollarında gelişmiş viraj alma performansı ve otoyollarda üstün şerit ortalama özellikleriyle sürüş güvenliğini destekliyor.
  • Gelişmiş trafik işareti algılama sistemi; hız sınırlaması gibi trafik işaretleri dışında yol üstü levhalarını ve yol çalışması işaretlerini de algılıyor. Dur işareti ve kırmızı ışık uyarısı (sürüş destek paketinin bir parçası olarak) önemli yenilikler olarak devreye alınıyor.

Manevra sırasında sürücüyü destekleyen gelişmiş park sistemleri

Gelişmiş sensörler sayesinde yardımcı sistemler sürücüyü manevra yaparken destekliyor. MBUX entegrasyonu işlemi daha sezgisel ve daha hızlı hale getiriyor. İsteğe bağlı olarak sunulan arka aks yönlendirme park asistanlarına entegre edilirken, şeritlerin hesaplanması buna göre ayarlanıyor. Acil durum fren özelliği aynı zamanda trafikteki diğer paydaşları korumaya yardımcı oluyor.

Çarpışma güvenliği: Tüm küresel gereksinimleri karşılıyor

C-Serisi pek çok ülkede satılan dünyanın nadir otomobillerinden biri. Güncel haliyle 100’ün üzerinde ülkede satılıyor. Bu, son derece kapsamlı bir geliştirme aşamasını gerektiriyor. Tüm motor ve gövde tipler, sağdan ve soldan direksiyonlu araçlar, 4MATIC araçlar ve hibrit araçlar olmak üzere versiyonların aynı gereksinimleri karşılaması gerekiyor. Bunun dışında, özel gereksinimleri karşılamak üzere özel donanımlar da devreye giriyor. Örneğin Avrupa için üretilen araçlarda sürücü koltuğunun sırtlığına entegre edilen bir orta havayastığı bulunuyor. Çarpmanın yönüne, kazanın şiddetine ve yük durumuna bağlı olarak, şiddetli bir yandan çarpma durumunda sürücü ile ön yolcu arasına doğru açılarak kafa çarpma riskini azaltıyor.

Önden ve arkadan çarpışmalarda etkili olan PRE-SAFE ile birlikte, PRE-SAFE Impulse Side (Sürüş Yardım Paketi Plus ile birlikte), aracın yanında bir tür sanal burulma bölgesi oluşturuyor. Olası bir yandan darbe anında kısıtlı bir burulma bölgesi olduğundan PRE-SAFE Impulse Side, darbe öncesinde ilgili taraftaki koltuğun sırtlığına entegre hava kesesini şişirerek burulma bölgesini arttırıyor.

DIGITAL LIGHT: Yüksek aydınlatma gücü ve isteğe bağlı olarak projeksiyon fonksiyonu

Lansmana özel olarak sunulan Edition 1 AMG donanımı ile birlikte DIGITAL LIGHT standart olarak yer alıyor. Devrim niteliğindeki far teknolojisi, yardımcı işaretlerin veya uyarı sembollerinin yola yansıtılması gibi yeni fonksiyonlar sağlıyor. DIGITAL LIGHT ile her bir farda üç adet çok güçlü LED’e sahip bir ışık modülü bulunuyor. Söz konusu LED’lerin ışığı 1,3 milyon mikro ayna yardımıyla kırılıyor ve yönlendiriliyor. Böylece araç başına 2,6 milyon pikselin üzerinde çözünürlük sağlanıyor.

Sistem, ortam koşullarına çok başarılı bir şekilde uyum sağlayan yüksek çözünürlüklü ışık dağılımı için neredeyse sınırsız olanaklar yaratıyor. Araçtaki kamera ve sensörler, trafikteki diğer paydaşları algılıyor, güçlü bilgisayarlar verileri ve dijital haritaları milisaniyeler içinde değerlendiriyor ve farlara, şartlara uygun aydınlatma komutunu veriyor. Böylece diğer trafik paydaşlarının gözünde parlama yapmadan, mümkün olan en iyi aydınlatma performansı elde ediliyor. Ayrıca yenilikçi fonksiyonlar da beraberinde geliyor. DIGITAL LIGHT, ULTRA RANGE fonksiyonu ile çok uzun bir aydınlatma menzili sağlıyor.

Konfor donanımı: Birçok noktada iyileştirildi

Ön koltukların isteğe bağlı masaj fonksiyonunun etki alanı genişledi ve tüm sırt bölgesini kapsıyor. Koltuk sırtlığındaki sekiz adet kese, mümkün olan en iyi rahatlamayı sağlıyor. Sürücü tarafında, keseye entegre, dört motorlu bir titreşim masajı da bulunuyor. Ayrıca ilk kez arka koltuk ısıtması da sunuluyor.

ENERGIZING COMFORT’un “Fit & Healthy” yaklaşımı, farklı konfor sistemlerini kombine ederek deneyim dünyaları yaratıyor. Sistem, örneğin sürücü yorgun olduğunda canlandırıcı, stres seviyesi yüksek olduğunda da rahatlatıcı olmak üzere, iç mekanda ruh haline uygun bir atmosfer oluşturuyor. ENERGIZING COACH, araç ve sürüş bilgilerine göre uygun bir sağlık veya rahatlama programı öneriyor. Sürücünün uygun bir akıllı cihaz taşıması halinde uyku kalitesi ve stres seviyesi bilgileri de algoritmaya ekleniyor.

AIR-BALANCE paketi, kişisel tercihe ve ruh haline bağlı olarak, iç mekanda kişisel bir koku deneyimi sunuyor. Sistem, havanın iyonizasyonu ve filtrelemesi ile kabin içindeki hava kalitesini iyileştiriyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Yeni eSprinter ve Sprinter, 2024’ün ikinci yarısında Türkiye’de

Bugüne kadarki en çok yönlü ve verimli tamamen elektrikli Mercedes-Benz eSprinter modelleri Avrupa’da satışa sunuldu. Yılın ikinci yarısından itibaren de Türkiye’de.

Çok sayıda yeni dijital ekstraya sahip eSprinter ve Sprinter, en güncel nesil MBUX dışında ek ve bazı durumlarda yeni ve daha da gelişmiş işlevlere sahip güvenlik ve destek sistemleriyle donatılıyor.

eSprinter 440 kilometreye (WLTP verisi) kadar menzil sağlıyor.

Hafif ticari araçların elektrikli ismi yeni Mercedes-Benz eSprinter yakında yollara çıkacak. Müşteriler için sağladığı katma değer, çok yönlülük ve esneklikle dikkat çeken, iki gövde tipi ve uzunluğu ile üç batarya boyutuna sahip yüksek taşıma kapasiteli yeni eSprinter farklı kullanım alanlarıyla öne çıkıyor. Daha fazla menzil ve daha fazla yük taşıma arasında tercih yapılabilen yeni eSprinter, 56 kWh veya 113 kWh kullanılabilir batarya kapasitesiyle Avrupa’da satışa sunuldu. 2024’ün ikinci yarısında Türkiye’de de satışa sunulacak yeni eSprinter’ın ürün gamına 81 kWh kapasiteli bir versiyon da eklenecek. Ayrıca ilerleyen dönemde ilk kez şasi kamyonet olarak da satışa sunulacak. Bu sayede de çok sayıda sektör için temel bir araç haline gelecek. Buna ek olarak, MBUX bilgi-eğlence sistemi, gelişmiş güvenlik ve destek sistemleri ve daha zengin bir donanım ile ilk kez akıllı, dijital bağlantı avantajı da sunuyor. Ayrıca eSprinter’da isteğe bağlı bir römork bağlantısı da olacak.

The new Mercedes-Benz eSprinter
The new Mercedes-Benz eSprinter

Çok yönlü ve verimli: Yeni Mercedes-Benz eSprinter

Verimlilik, menzil ve yük hacmi ile çok yönlü bir araç olarak öne çıkan yeni Mercedes-Benz eSprinter, çok sayıda teknik yenilik içermesinin yanında üç modülden oluşan yeni bir konsepti de esas alıyor. Böylece farklı uzunluk ve gövdelerle geliştirilme ve tasarlanma özgürlüğü sunuyor.

Tek tip bir gövde şeklinde tasarlanan ön modül, tüm yüksek voltajlı bileşenleri kapsıyor ve aks mesafesi ve batarya boyutundan bağımsız olarak değişiklik yapmadan tüm araç çeşitleriyle birleştirilebiliyor. Alandan tasarruf sağlayan entegre yüksek voltajlı batarya modülü gövdenin altında bulunuyor. Akslar arasındaki batarya konumu, sağlam batarya gövdesi ile yüksek voltajlı bataryanın en uygun şekilde yerleştirilmesini sağlıyor. Düşük ağırlık merkezi, yol tutuşu üzerinde olumlu bir etkiye sahip. Elektrik tahrikli arka aksa sahip arka modül de yeni eSprinter’ın tüm modellerinde kullanılıyor. Kompakt ve güçlü elektromotor da arka modüle entegre edilmiş durumda.

Mercedes-Benz eSprinter

Elektrikli güç-aktarma sistemleri ve yüksek voltajlı batarya

Yeni Mercedes-Benz eSprinter’daki elektrik tahrikli arka aks müşterilere; araç uzunlukları, maksimum brüt araç ağırlığı (4,25 tona kadar), çekme kapasiteleri (2 tona kadar) ve yük hacmi (maksimum 14 m³) açısından önemli avantajlar sağlıyor. Yeni eSprinter, her biri maksimum 100 ve 150 kW güç sağlayan verimli bir elektromotorla sunuluyor. Yeni sabit mıknatıslı senkron motor (PSM), özellikle yüksek verimliliğiyle öne çıkıyor. Müşteriler, menzil ve taşıma kapasitesi açısından kendi bireysel gereksinimlerine bağlı olarak yeni eSprinter için üç farklı batarya boyutu arasından seçim yapabiliyor (113 kWh, 81 kWh veya 56 kWh). WLTP döngüsüne dayalı bir simülasyonla hesaplanan elektrikli menzil 440 kilometreye kadar ulaşıyor (şehir içinde 500 kilometreye kadar). eSprinter’daki yeni DAUTO otomatik geri kazanım sistemi son derece verimli ve konforlu bir sürüş tarzı sağlıyor. Radardan, kameradan ve navigasyon verilerinden gelen bilgiler toplanarak işleniyor ve enerji geri-kazanım yoğunluğu gerçek zamanlı olarak sürüş koşullarına uyarlanıyor. Ayrıca ECO Assist işlevi ile, donanıma ve ülkeye bağlı olarak, önde bir aracın olup olmadığını, hız sınırının ne olduğunu veya ileride bir yokuşun olup olmadığını analiz ediyor ve ayağın gaz pedalından ne zaman çekilmesi gerektiğini gösterge panelinde belirtiyor. Ayrıca üç sürüş modu, maksimum konfor veya maksimum menzil arasında seçim yapma olanağı sağlıyor.

Mercedes-Benz hızlı sarj

Tüm Mercedes-Benz elektrikli van modelleri gibi yeni eSprinter da hem alternatif akım (AC) hem de doğru akım (DC) şarj olanağına sahip. Entegre şarj cihazı, hızlı şarj istasyonunda 115 kW’a kadar (isteğe bağlı) doğru akımla şarj olanağı sağlıyor. Böylece 56 kWh kapasiteli batarya, maksimum 115 kW ile yaklaşık 28 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e şarj oluyor. Kullanılabilir kapasitesi 113 kWh olan bataryanın şarj olması maksimum 115 kW ile yaklaşık 42 dakikaya sürüyor.

 

Geleneksel tahrikli yeni Mercedes-Benz Sprinter maksimum esneklik sunuyor

Yeni Mercedes-Benz Sprinter; arkadan itişli veya dört tekerlekten çekişli olmak üzere farklı güç aktarma türleriyle ve maksimum brüt araç ağırlığıyla (5,5 tona kadar) farklı sektörler ve kullanım alanlarının gereksinimlerini karşılıyor.

 

Yüksek verimlilik seviyesine sahip 2,0 litre hacimli dizel motorun (OM654) yanında seçilen modele ve güç aktarma tipine bağlı olarak 110 kW, 125 kW ve 140 kW olmak üzere dört farklı güç seçeneği bulunuyor. Güç aktarımını konforlu 9G-TRONIC otomatik şanzıman veya 6 vitesli manuel şanzıman sağlıyor.

Mercedes-Benz eSprinter

Mevcut MBUX nesli ve farklı dijital ekstralar

Hem eSprinter hem de Sprinter’da, 26 cm (10,25 inç) ekrana sahip, MBUX (Mercedes Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence sisteminin en güncel nesli standart donanım olarak sunuluyor. Daha fazla konfor ve güvenliğe katkıda bulunan ek işlevlerle Sprinter ve eSprinter daha akıllı ve müşterilerin günlük yaşamlarını kolaylaştıran bir yapı sunuyor.

 

Yeni eSprinter, ayrıca MBUX sayesinde aktif menzil yönetimi ve bulut tabanlı hizmetler ve uygulamalarla akıllı navigasyonlu (elektrikli zekaya sahip navigasyon) elektromobil ekosistemine de entegre oluyor. Bu, şeffaflık ve mümkün olan en yüksek planlama güvenliği ile rahat bir yolculuk sağlıyor.

Mercedes-Benz eSprinter
Güvenlik ve destek sistemleri: Her durumda daha iyi destek

Yeni Sprinter ve eSprinter modellerinin güvenlik ve destek sistemleri, çoğu standart donanıma dahil olan ek ve bazı durumlarda yeni ve daha gelişmiş işlevlere sahip. Aktif Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Asistanı, ATTENTION ASSIST yorgunluk uyarısı, aracın üretim tarihinden itibaren yedi yıla kadar ücretsiz navigasyon verilerini içeren hız sabitleme özellikli Akıllı Hız Asistanı, panel vanlar ve minibüs için geri vites kamerası olmak üzere kapsamlı güvenlik ve destek işlevleriyle standart olarak donatılıyor. Ayrıca isteğe bağlı olarak, ilk kez, harekete geçerken aracın önündeki diğer yol kullanıcılarıyla çarpışmayı önleyen Harekete Geçme Bilgi Yardımcısı da sunuluyor. Bunun dışında N2 onaylı araçlar için standart, ancak diğer versiyonlarda opsiyonel olarak sunulan Yan Koruma Yardımcısı, yolcu tarafında tanımlı bir alanda yayaların ve bisikletlilerin daha iyi algılanmasına yardımcı oluyor. Rahat ve hızlı park etmek için park paketi kapsamında 360 derece kamera ve engellerin görünürlüğünü sağlayan yeni 3D ekran devreye giriyor. Bunun dışında opsiyonel dijital dikiz aynası, arka cam olmadığında veya araç uzun olduğunda bile arka tarafın rahat bir şekilde görülmesini sağlıyor.

 

Continue Reading

Genel

YENİ PEUGEOT 9X8, 2024 SEZONUNDA PERFORMANSINI ZİRVEYE TAŞIYACAK!

2024 PEUGEOT 9X8 tamamen yeni giydirmeye sahip yeni bir siluetle sahneye çıkıyor. Binlerce kilometrelik testi tamamlayan Team Peugeot TotalEnergies, 21 Nisan’da düzenlenecek olan 2024 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın ikinci turu 6 Saat Imola’da ilk kez yarışacak 2024 PEUGEOT 9X8 aracını tanıttı. PEUGEOT Sport ekibi, takımların önde 29 cm ve arkada 34 cm genişlikte daha etkili bir lastik kurulumu kullanmasına olanak tanıyan düzenleme değişikliğinden en iyi şekilde yararlanmak üzere PEUGEOT 9X8’in aerodinamiğini uyarladı ve PEUGEOT 9X8 artık bir arka spoylere sahip. Bununla birlikte aracın gövde yapısının yüzde 90’ı korundu. Peugeot Design ve PEUGEOT Sport, üst üste üç yıldır birlikte çalışarak Peugeot ekipleri tarafından özel olarak tasarlanan çok özel bir dış görünüme imza attı. Yeni görünümde markanın hız, esneklik ve gücünün simgesi Aslan logosu tasarımın merkezinde yer alıyor.

Team Peugeot TotalEnergies, yeni yarış otomobili 2024 PEUGEOT 9X8’i tanıttı. 2024 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın ikinci yarışı olan Imola’da ilk kez yarışacak olan PEUGEOT 9X8, yerini aldığı modele göre çeşitli geliştirmelerle bayrağı devralıyor. Geçtiğimiz sezon boyunca yarışan 2023 PEUGEOT 9X8, Le Mans’ta son derece iddialı bir performans elde etmişti.  Monza’da üçüncülükle ilk podyumuna çıkan 2023 PEUGEOT 9X8, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonasında geçirdiği ilk tam sezonun ardından 2024 sezonunun açılış yarışı olan Losail’i de büyük oranda önde tamamladı. Şimdi ise ekip, 9 üretici ve 19 prototipin kıyasıya yarıştığı Hypercar sınıfının en iddialı otomobillerinden biri olarak görülen PEUGEOT 9X8’i çok sayıda önemli güncellemeyle optimize etti.

PEUGEOT 9X8’in ilk versiyonu, 2020/2021 sezonundaki teknik düzenlemeleri karşılayacak şekilde tasarlandı. Ancak otomobilin tasarım aşaması ile 2022 yazındaki tanıtım arasında kurallar değişti. Bu durum da belirli alanlardaki performans iyileştirmelerini beraberinde getirdi. Buna bağlı olarak otomobilin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak ve Team Peugeot TotalEnergies tarafından belirlenen iddialı hedeflere ulaşmak adına bazı tasarım ayrıntıları revize edildi.

“Çok sayıda güncelleme ve iyileştirme içeriyor”

2024 PEUGEOT 9X8’in optimizasyonları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan PEUGEOT Sport Teknik Müdürü Olivier Jansonnie, ”Artık geçerli olmayan seçimler yapmıştık. Oluşan performans farkını 2023 yılındaki Performans Dengesi (BOP) yeterince dengelemedi. Aslında ana fikir, rakiplerimizin otomobil tasarımına benzer bir tasarıma dönmek ve böylece BOP açısından buna eşdeğer karşılık görmekti. Bu nedenle 31/31cm ile tüm tekerleklerde aynı lastik genişliğini kullanmayı bıraktık. Bunun yerine önde 29 cm ve arkada 34 cm lastik tercih ettik. Açık konuşmak gerekirse, aynı şasiye sahip ve yeni bir otomobil değil. Ancak çok sayıda güncelleme ve iyileştirme içeriyor. Lastiklerin etkili bir şekilde çalışabilmesi için PEUGEOT 9X8’in ağırlık merkezini değiştirmek zorunda kaldık. Bu da bazı bileşenlerin hareket etmesi ve diğerlerinin daha hafif hale getirilmesi anlamına geliyordu. Daha iyi bir aerodinamik dengeye sahip olmak için aerodinamik yükleri yeniden dağıtmamız gerekti. Bu da üstyapı bileşenlerinin yaklaşık yüze 90’ını yeniden tasarlamamızı gerektirdi ve en önemlisi de arka kanadı ekledik. Ayrıca yeni homologasyon ile bazı güvenlik ve performans iyileştirmelerini hayata geçirdik” dedi

Mart 2023’te, 2024 sezonu için araçta bazı radikal iyileştirmeler yapma kararı alındı. PEUGEOT Sport ekibi, 2023 WEC sezonuna katılırken aracı yeniden tasarlamak için yorulmadan çalıştı. Proje içinde proje olmasının ekibin iş yükünü oldukça artırdığını dile getiren Olivier Jansonnie, “Team Peugeot TotalEnergies’in bağlılığına ve çabasına güvendik. Bu çabanın sonucunu göstermek için heyecanlıyız. Hedefimiz ön sıralarda yer almak, podyum için ve galibiyet için mücadele etmek” dedi.

Bu güncellemeler aynı zamanda Peugeot Sport ile dört yıl önce başlayan iş birliğini sürdürme fırsatı da sağladı.  PEUGEOT Tasarım Müdürü Matthias Hossann, “Peugeot’nun 2022 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nda dönüşünü simgeleyen zarif ve sade bir tasarımla başladık. Sonrasında görsel sanatçı Demsky tarafından hem 24 Saat Le Mans yarışının yüzüncü yılını, hem de PEUGEOT’nun Le Mans’taki üçlü zaferinin 30. yıldönümünü kutlayan 2023 dış tasarımın ardından bu sefer Aslan Başını farklı ölçeklerde kullandığımız bir tasarımla ortaya çıktık. Bir aslan sürüsünü simgeleyen bu grafik tasarım, dayanıklılık yarışlarının değerlerini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Takım ruhunu ve takımdaki yetenek zenginliğini öne çıkarmak istedik. Tasarım, siyah, gri, beyaz ve kriptonit olmak üzere PEUGEOT Sport renk kartelasından alınan farklı boyutlarda renklerden oluşuyor. Bu tema, PEUGEOT’nun grafik tasarım ekibi tarafından geliştirilen yaşam tarzı ürünlerinde de aynı şekilde kullanılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Team Peugeot TotalEnergies’in kaydettiği gelişmeyi gözler önüne seren 2024 PEUGEOT 9X8’in 2023 versiyonu, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın açılış yarışı Katar 1812 km’de son kez sahneye çıktı ve 21 Nisan tarihinde FIA WEC sezonunun ikinci turu olan 6 Saat Imola yarışında yerini 2024 versiyonuna bırakmaya hazırlanıyor. PEUGEOT 2011 yılında Imola’daki Autodromo Enzo e Dino Ferrari yarışında nefes kesen çifte zaferle hafızalarda yer etmişti.

PEUGEOT CEO’su Linda Jackson, “Team Peugeot TotalEnergies’in FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nda yarıştığı ilk yıl olan 2023, tüm zorluklara rağmen takımın şekillenmesi ve tutkusunu göstermesi açısından herkes için önemli bir deneyim oldu. 2024 yılı için de hedefimiz aynı; yarış kazanmak. Bu yıl zorlu bir rekabet ortamı olacak. Bunu biliyoruz. Ancak ekibimiz, PEUGEOT 9X8’in markanın değerlerini mükemmel şekilde yansıtan 2024 versiyonunu geliştirmek için çok çalıştı. Team Peugeot TotalEnergies, enerjisi ve çabasıyla göz doldurdu. Dayanıklılık yarışlarındaki bu yeni dönemin parçası olmaktan gurur duyuyoruz ve motor sporlarında iz bırakmak istiyoruz” sözleriyle görüşlerini aktardı.

Yeni PEUGEOT 9X8’i değerlendiren Stellantis Motorsport Kıdemli Başkan Yardımcısı Jean-Marc Finot, “Öncelikle tüm PEUGEOT Sport ekibine çalışmalarından dolayı tebrik ve teşekkür ediyorum. 2023 sezonunda yarışırken, rekor sürede aracın bir kısmını yeniden tasarlamak gerçekten de küçümsenecek bir başarı değil. PEUGEOT 9X8, aslında LMH’de önde ve arkada eşit boyutta lastiklerin zorunlu olduğu 2020/2021 düzenlemelerini karşılamak üzere tasarlandı. Ancak bu arada kurallar değişti. Böylece rakiplerimizden bazıları arkada daha büyük lastikler kullanabildi. Aslında BoP’nin yapısal tasarımımızı dengelemek için yeterli olacağını düşünmüştük, ancak durum böyle olmadı. Bu nedenle otomobilin bir kısmını yeni lastik boyutlarına uyum sağlayacak şekilde yeniden tasarlamamız gerekti. Böylece aracın ağırlık merkezini kaydırdık, aerodinamik yüklerin dağılımını değiştirdik, bir arka kanat ekledik, daha hafif parçalar ürettik. Simülasyonlarımız ve ilk pist testlerimiz aracın daha fazla performansa sahip olduğunu gösterdi. Bu nedenle, minimum ağırlık ve maksimum güçle BoP sınırına yaklaşmadan ön sıralarda yer almayı umuyoruz” dedi.

 

Continue Reading

Genel

  Hollandalı Carver Türkiye’de Satışa Çıkıyor!  

Mikromobilite çözümleri konusunda Avrupa’nın önde gelen markalarından Carver, Türkiye’de GRS Automobility güvencesiyle satışa çıkıyor. Test sürüşleri ve ön sipariş süreci başlayan Hollandalı marka iki farklı model ve iki farklı alt donanım seviyesiyle Nisan ayında yollarla buluşacak. 1+1 oturma düzeni, yüzde yüz elektrikli yapısı ve kompakt boyutlarıyla şehir içindeki mobilite ihtiyaçlarını keyfe çevirecek Carver, Dinamik Araç Kontrol (DVC) sistemi sayesinde tıpkı motosikletlerdeki gibi 45 derece açıda yana yatabiliyor. Carver Cargo ise filolar ve KOBİ sahipleri için üst düzey bir alternatif haline gelecek.

Kayak’taki dönüş tekniği “carving” kelimesinden ilham alarak Hollanda’da 1994 yılında serüvenine başlayan ve geçen sene “En İyi Mikromobilite Elektrikli Aracı” seçilen Carver markası, ülkemizde de trafikte seyir keyfi verecek yeni bir yol arkadaşı olmaya aday olacak gibi görünüyor. Test sürüşleri ve ön sipariş süreci başlayan iki farklı donanım seviyesi ile gelen Carver S+ Carver R+ ve lojistiğe yönelik Carver Cargo modelleri, şehir içinde yolculukları pratik hale getirecek.

Yalnızca 98cm genişliği, 1+1 oturma düzeni, 75 litrelik bagaj hacmiyle eğlenceli, akıllı ve ekonomik seyahat çözümler sunan yüzde yüz elektrikli Carver’ın S+ modeli, 80 km/s son hız, 100 km menzil ve 3 saatte yüzde 80 şarj özellikleriyle öne çıkıyor. Carver R+ modeli ise 45 km/s son hızıyla 130 km menzil ile şehir içi ulaşımda çok ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Tüm modelleri B sınıfını ehliyet ile kullanılabilirken dileyenler Carver R+ modelini B motosiklet ehliyetiyle de kullanabilecekler. Carver’ı rakiplerinden ayıran en büyük unsur ise “Dinamik Araç Kontrol” sistemi sayesinde tıpkı motosikletlerde olduğu gibi virajlarda 40 derece açıda yana yatabilmesi. Böylelikle çok daha güvenli ve stabil bir sürüş deneyimi sağlıyor. Kapalı yapısı ve yüksek dayanımlı şasisi sayesinde motosikletlerden daha güvenli ve konforlu yolculuk vaat eden Carver açılabilir tavan ve müzik sistemi de sunuyor.

Carver Cargo ise 500 litrelik bagaj alanıyla filolar, kargo şirketleri ve KOBİ sahipleri için üst düzey alternatif haline gelecek gibi görünüyor. Her üç model Nisan ayında Türkiye yollarıyla buluşmayı bekliyor. Test sürüşü ve ön sipariş için İstanbul Kâğıthane’deki GRS Automobility Showroomu, 444 77 48 iletişim numarası veya carverturkiye.com web adresi üzerinden erişim sağlanabiliyor.

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.