Genel
VISION EQXX: Elektrikli Menzil ve Verimlilikte Yeni Seviye


VISION EQXX teknolojik engelleri aşıyor ve enerji verimliliğini tamamen yeni bir seviyeye taşıyor. Bu, ileri teknoloji elektrikli güç-aktarma sistemi birçok ilerleme dışında hafif mühendislik ve sürdürülebilir malzemelerin kullanımını içeriyor.
Gelişmiş yazılım da dahil olmak üzere bir dizi yenilikçi ve akıllı çözümü bünyesinde barındıran VISION EQXX, verimliliği tamamen yeni bir seviyeye taşıyor.
VISION EQXX: Elektrikli ulaşım için tasarlandı
Elektrikli ulaşıma giden zorlu ve heyecan verici yolculuk için tasarlanan Mercedes-Benz VISION EQXX, yenilikçi yönüyle modern tüketicinin yenilikçi talep ve beklentilerine cevap veriyor. Gelişmiş bir teknoloji programının parçası olan bu yazılım tabanlı araştırma prototipi, gezegenin her açıdan en verimli otomobillerinden birini sunmak için tasarlandı.



Mercedes-Benz VISION EQXX
Mercedes-Benz mühendis ve tasarımcılarının çabaları ile, dijital simülasyonlara dayanan gerçek yaşam koşullarında, 100 kilometrede 10 kWh’in altında tüketim ve tek bir şarjla 1.000 kilometrenin üzerinde menzil ile kWh başına 9.6 km’nin üzerinde verimlilik ortaya çıkıyor.
Mercedes-Benz, otomotiv mühendisliği kurallar kitabını değiştirerek, elektrikli çağını yeniden hayal eden, yazılımla çalışan bir elektrikli otomobil yaptı. Aynı zamanda, modern lüks ve duygusal saflığın temel Mercedes-Benz ilkelerinin oldukça ilerici bir yorumunu ortaya koyuyor. Ekip, sadece bataryanın boyutunu arttırmak yerine uzun mesafe verimliliğini en üst düzeye çıkartmaya odaklandı.
VISION EQXX, elektrikli araç teknolojisinin ileriye dönük heyecan verici, ilham verici ve tamamen gerçekçi bir yolu. Gelişmiş enerji verimliliğine ek olarak önemli sorunlara anlamlı cevaplar sunuyor. Örneğin sürdürülebilir malzemeler, karbon ayak izini önemli ölçüde azaltıyor. UI/UX, hassas gerçek zamanlı grafiklerle hayat bulan ve aracın kokpitini boydan boya kaplayan yeni tek parça bir ekrana sahip. UI/UX ayrıca, otomobilin ve sürücü ile bütünleşmesine ve hatta insan beyninin işleyişini taklit etmesini sağlıyor. Bunu sağlayan yazılım odaklı geliştirme süreci, elektrikli otomobillerin tasarlanma biçiminde devrim yaratıyor.
Bu otomobil, otomotiv mühendisliğinin geleceğine ışık tutuyor. MMA adındaki kompakt ve orta boy otomobillere özel yeni nesli Mercedes-Benz Modüler Mimari dahil olmak üzere birçok özellik seri üretime entegre ediliyor.



Mercedes-Benz VISION EQXX,
Verimlilikte yeni değerler
Verimlilik, daha az ile daha fazlasını elde etmek anlamına geliyor. Bu yeni bir şey değil. Mercedes-Benz her zaman araçlarında verimlilik için çabaladı ve yakıt tüketimi, konfor ve rahatlık alanında sürekli iyileştirmeler yoluyla tüketicilere fayda sağladı. Bununla birlikte, elektrikli ulaşım ve sürdürülebilirlik, verimliliğin çerçevesini değiştirtirdi.
Mercedes-Benz, verimliliği yeni bir değer olarak ele alıyor. Daha az enerji ile daha fazla menzil anlamına gelirken, doğa üzerinde daha az etki ile daha fazla lüks ve rahatlık ve daha az atıkla daha fazla elektrikli ulaşım anlamına geliyor. Mercedes-Benz, elektrikli ve dijital çağda üst düzey verimliliğin nasıl göründüğü ve ne hissettirdiği konusunda net bir fikir veriyor. Mercedes-Benz, gelişmiş dijital teknolojiler, gelişmiş tasarım ve sezgisel kullanım ile sürdürülebilir uzun mesafeli elektrikli ulaşıma ışık tutuyor.
Yenilikçi güç-aktarma sisteminden hafif yapıya ve gelişmiş termal yönetimden aerodinamik tasarıma kadar her yönüyle yüksek verimlilik seviyesi ortaya koyan VISION EQXX, gelişmiş enerji tasarrufu ve üstün gerçek yaşam sürüş menzili sunuyor.
Sadece 18 ayda boş bir kağıttan tamamlanmış araca dönüşen proje; Stuttgart dışında, Formula 1 ve dünyanın dört bir yanındaki start-up’lar, ortaklar ve kurumlardan işbirliği ile tamamlandı.



Mercedes-Benz VISION EQXX
Elektrik çağın öncü güç-aktarma sistemleri
Otomobil bir yolculukta, kilometreleri ardında bırakırken sürücü ve yolculara benzersiz bir yolculuk deneyimi yaşatıyor. VISION EQXX’i bu kadar özel yapan şey, uzun yol verimliliği.
Yaklaşık 150 kW gücündeki süper verimli elektrikli güç-aktarma sistemi bu olağanüstü uzun mesafe koşucusunun temelini oluşturan gücü ve dayanıklılığı sağlıyor. Başlı başına bir mühendislik şaheseri. Ekip, verimlilik, enerji yoğunluğu ve ileri mühendisliğin kusursuz birleşimine sahip bir elektrikli güç-aktarma sistemi oluşturma hedefiyle yola çıktı yüzde 95 verimlilik hedefine ulaştı. Bu, bataryadaki enerjinin yüzde 95’e kadar tekerleklere ulaşması anlamına geliyor. En verimli içten yanmalı güç-aktarma sisteminde sadece yüzde 30 veya ortalama bir uzun mesafe koşucusunda yaklaşık yüzde 50 olduğu düşünüldüğünde, bu değer daha da anlam kazanıyor.
İngiltere’deki Mercedes-AMG Yüksek Performanslı Güç-Aktarma Sistemleri (HPP) Formula 1 uzmanları her kilojul enerjiyi değerlendirmesini çok iyi biliyor. Mercedes-Benz AR-GE, güç-aktarma sistemlerini yeniden tasarlamak ve sistem kayıplarını azaltmak için onlarla el ele çalıştı.
VISION EQXX’teki elektrikli güç-aktarma sistemi, yeni nesil silikon karbürlere sahip elektromotor, şanzıman ve güç elektroniğinden oluşan özel bir ünite. Güç elektroniği ünitesi, yakında çıkacak olan Mercedes-AMG Project ONE hiper otomobilindeki üniteyi esas alıyor.


Der VISION EQXX
HPP işbirliği ile batarya gelişimi
Mercedes-Benz ve HPP ekibi, batarya boyutunu artırmak yerine tamamen yeni bir batarya geliştirdi ve 400 Wh/lt’ye yakın olağanüstü bir enerji yoğunluğu elde etti. Bu ileri çözüm, VISION EQXX’in kompakt boyutlarına 100 kWh eviyesinde kullanılabilir enerjiye sahip bir bataryayı sığdırma olanağı sunuyor.
Enerji yoğunluğundaki artış, kısmen de olsa anotların kimyasındaki ilerlemeye dayanıyor. Daha yüksek silikon içerikleri ve gelişmiş bileşimler, yaygın olarak kullanılan anotlardan çok daha fazla enerji depolayabiliyor. Enerji yoğunluğuna katkıda bulunan bir diğer özellik, bataryadaki yüksek entegrasyon seviyesi. Mercedes-Benz AR-GE ve HPP tarafından geliştirilen bu platform, hücreler için daha fazla alan yaratırken toplam ağırlığın azaltılmasına yardımcı oldu. OneBox adı verilen elektrikli ve elektronik (EE) bileşenler için bağımsız bölme çözümü, hücreler için alan kazandırırken yine bu çözüm montaj ve sökme avantajı da sağlıyor. OneBox ayrıca, seri üretim elektrikli araçlara kıyasla daha az enerji tüketen bileşenler içeriyor.
Olasılıkların sınırlarını zorlamakla görevlendirilen batarya geliştirme ekibi, oldukça yüksek bir voltaj kullanmaya karar verdi. 900 Voltun üzerindeki voltaj, güç elektroniğinin geliştirilmesi noktasında son derece yararlı bir araştırma ortamı sağladı. Ekip çok sayıda değerli veriler toplamayı başardı ve gelecekteki seri üretim için olasılıkları değerlendiriyor. Bataryanın yapısı da verimliliği katkı sağlıyor. Örneğin hafif gövde, Mercedes-AMG HPP ve Mercedes-Grand Prix şasi ortakları tarafından tasarlandı. Gövde, Formula 1’de olduğu gibi karbon-fiber ile güçlendirilmiş şeker kamışı atıklarından elde edilen benzersiz, sürdürülebilir bir kompozit malzemeden üretildi. Batarya ayrıca aktif hücre dengeleme özelliğine sahip. Bu da sürüş anında hücrelerden enerjiyi eşit şekilde çekmek anlamına geliyor ve daha fazla dayanıklılık sağlıyor. Batarya, OneBox dahil yaklaşık 495 kilogram ağırlığa sahip.



Mercedes-Benz VISION EQXX
Güneş enerjisi ile daha fazla menzil
VISION EQXX’in birçok yardımcı sistemine güç sağlayan elektrik sistemi, tavandaki 117 güneş pilinden enerji sağlıyor. Yüksek voltajlı sistemdeki enerji tüketiminin azaltılmasıyla menzil artıyor. Sistem tek bir günde ve ideal koşullar altında uzun mesafeli yolculuklarda 25 km’ye kadar ek menzil sağlayabiliyor. Güneş enerjisi, iklimlendirme, aydınlatma, bilgi-eğlence sistemi ve diğer yardımcı donanımları besleyen hafif bir lityum-demir-fosfat bataryada depolanıyor. Mercedes-Benz ve ortakları, yüksek voltaj sistemini de şarj etmek için güneş enerjisi kullanmak için çalışıyor.
Verimliliği en üst seviyeye çıkartan tasarım ve aerodinami
Rüzgar direnci, açık yolda uzun mesafelerde, verimliliğin önündeki en büyük engellerden biri. Aerodinamik sürtünme, menzil üzerinde büyük bir etkiye sahip olabiliyor. Normal bir uzun mesafeli sürüşte, ortalama bir elektrikli araç, batarya kapasitesinin neredeyse üçte ikisini havayla mücadele etmek için kullanıyor. VISON EQXX, 0.17’lik son derece düşük sürtünme katsayısıyla oyunun kurallarını yeniden beliriyor.
Mercedes-Benz ekibi, 1937’de W 125, 1938’de 540K Streamliner, 1970’lerde Concept C111 ve güncel EQS’ye kadar gelişmiş aerodinamik tasarım konusunda köklü bir geçmişe sahip. 2015 yılındaki Concept IAA ise VISION EQXX için ilham kaynağı barındıran bir diğer örnek.
Tasarım ekibi, Mercedes-Benz tasarım dilinin duyusal saflığını ve bir yol otomobilinin pratikliğini korurken sürtünmeyi azaltan çözümler geliştirmek için gelişmiş dijital modelleme teknikleri kullanarak pasif ve aktif aerodinamik özellikleri VISION EQXX’in gövdesine entegre etti.
Önden başlayarak arkaya doğru uzanan akıcı hatlar arka çamurluk bölgesinde güçlü bir omuz çizgisi oluşturuyor. Bu doğal akış, aerodinamik açıdan son derece etkili kuyruk şeklinde keskin bir uç ile son buluyor. Arka ucu kesintisiz bir aydınlatma birimi ile parlak siyah bir panel tamamlıyor. Su damlası şeklindeki arka kısım, tavanın yine akıcı hatlarıyla bütünleşiyor. Geri çekilebilir arka difüzör, tasarım, aerodinamik ve mühendislik arasındaki işbirliğinin güçlü bir örneği ve sadece yüksek hızlarda devreye giriyor.
Ön tampondaki hava perdesi/havalandırması, ön tekerleklerin aerodinamik verimliliğini iyileştirmek üzere jantlarla bütünlük sağlıyor. Sistem, gerektiğinde soğutma panjurlarını açarak, ilave soğutma havasını kaput üzerinden yönlendiriyor. Bu, aynaların etrafındaki direnci azaltıyor ve alt gövdeye giden havayı azaltarak sürtünmeyi azaltıyor.
Yuvarlanma direnci ve aerodinami için optimize edilen jant ve lastikler
Mercedes-Benz, yuvarlanma direncini düşürmek için Bridgestone ile işbirliği yaptı. Turanza Eco lastiklerde hafif ve çevre dostu ENLITEN ve ultra düşük yuvarlanma direnci sağlayan “olojik” teknolojisi kullanılıyor. Lastikler, 20 inç hafif magnezyum jantların kapaklarını tamamlayan aerodinamik olarak optimize edilen yanaklara sahip.



Mercedes-Benz VISION EQXX,
Hafif ve yalın iç tasarım
VISION EQXX, tamamen yeni ve hafif bir iç tasarım dili kullanıyor. Geleneksel tasarım yaklaşımından ayrışan iç mekan sadeliğe odaklanıyor. Söz konusu yaklaşım karmaşık şekilleri ve geleneksel döşeme öğelerini gereksiz kılıyor. Mantarlardan vegan ipeğe kadar, VISION EQXX’in iç mekanında doğanın etkisi devam ediyor. İç tasarım minimum ağırlıkla maksimum konfor ve tarza odaklanırken, kesinlikle hayvan türevli ürünler içermiyor.
İç mekan, dünyanın dört bir yanındaki start-up’lardan elde edilen çok sayıda yenilikçi malzemeye sahip. Kapı kollarındaki AMsilk imzalı Biosteel® elyaf sadece bir örnek ve otomotiv sektöründe bir ilk. Mantarların yer altı köklerine benzeyen miselyumdan üretilen ve ağırlıklı olarak doğada bulunan yenilenebilir bileşenlerden yapıldığı için biyo bazlı sertifikasına sahip olan vegan deri alternatifi “Mylo” ise bir diğer örnek. Bu yeni malzeme, çevreye daha az zarar verecek şekilde tasarlandı ve VISION EQXX’in koltuk minderleri detaylarında kullanılıyor. Deserttex® adındaki hayvansız deri alternatifi, sürdürülebilir biyo-bazlı poliüretan matris ile birleştirilen toz haline getirilmiş kaktüs liflerinden yapılan sürdürülebilir bir materyal ve son derece yumuşak bir yüzeye sahip. Zemin halıları ise yüzde 100 bambu elyafından üretildi.
Ayrıca zemin veya kapı döşemelerinde geri dönüştürülmüş Pet şişe atık malzemeler kullanıyor. Bunun dışında tek parça ekranın üst kısmı, kapılar ve tavan döşemesinde yüzde 38 geri dönüştürülmüş Pet’ten yapılmış DINAMICA® ve ayrıca evsel atıklardan yapılan UBQ malzemesi kullanılıyor.



Mercedes-Benz VISION EQXX
BIONEQXX döküm
BIONEQXX, güncel haliyle Mercedes-Benz’deki en büyük alüminyum yapısal döküm, VISION EQXX’in arka kısmında kullanılıyor. Bu yapı, dijital teknikler ve otomotiv sektöründe tamamen benzersiz bir yazılım yaklaşımı kullanılarak Mercedes-Benz tarafından kendi bünyesinde geliştirildi ve kompakt boyutlarda optimum işlevsellik sunuyor. Ekip, bu etkileyici ve üretilebilir tek parça döküm yapıyı sadece dört ayda geliştirdi. Tek parça BIONEQXX döküm, son derece hafif bir yapıyla çok yüksek rijitlik ve mükemmel çarpışma performansı sunuyor.
BIONICAST amortisör kuleleri
Bir Mercedes-Benz tescilli ticari markası olan BIONICAST, otomobilin ön süspansiyon bileşenlerini barındıran amortisör kulelerini oluşturuyor. BIONEQXX döküm gibi, burada da hedef, ağırlığı azaltmak ve geleneksel preslenmiş kulelere kıyasla yaklaşık dört kilogram tasarruf sağlıyor. VISION EQXX üzerindeki ön cam sileceklerini ve motoru taşıyan braket de yine biyonik mühendislik ilkeleri ile tasarlandı.
Gelişmiş gövde malzemeleri ile gelen hafif tasarım, güvenlik ve sürdürülebilirlik
VISION EQXX, işlevsellik ve güvenlik sağlayan gelişmiş malzemelere sahip. Bu malzemelerin büyük bölümü gelecekteki üretim modellerin geliştirilmesinde kullanılacak.
VISION EQXX’te kullanılan MS1500 ultra yüksek dayanımlı çelik, Mercedes-Benz beyaz gövde uygulaması için bir ilk. Bu malzeme, ağırlığı minimumda tutarken yüksek dayanım seviyesiyle çarpışma anında mükemmel yolcu koruması sağlıyor. Elektrikli ark ocağı tekniği kullanılarak yüzde 100 hurda ile üretilen düşük CO2’li yassı çelik de Mercedes-Benz’deki ilk beyaz gövde uygulamalarından biri. Mercedes-Benz AG ve Salzgitter Flachstahl GmbH arasındaki işbirliği, “CO2-Verimliliği” kategorisinde 2021 MATERIALICA Tasarım + Teknoloji Altın Ödülü’nü beraberinde getirdi.
VISION EQXX’in kapıları, alüminyum takviyeli CFRP ve GFRP (karbon ve cam elyaf takviyeli plastikler) hibrit bileşenlerinden üretiliyor. Ağırlık avantajlarının yanı sıra bu tasarım, olası bir çarpışma anında yüksek rijitlik ve esneklik dengesi sağlıyor. Ayrıca, yeni bir poliamid köpük, kapının alt kenarını güçlendiriyor ve yandan çarpışmada enerji emilimini optimize ediyor.
Alüminyum fren diskleri, çelik disklere kıyasla kütleyi azaltıyor ve ağırlığı düşürmeye yardımcı oluyor. Mercedes-Benz Advanced Engineering tarafından tasarlanan bu fren sistemi, sıfır aşınma özelliğine sahipken yenilikçi bir kaplama, fren tozu emisyonlarını yüzde 90’a kadar azaltıyor. Ayrıca, Rheinmetall Automotive ile geliştirilen yeni cam elyafı takviyeli plastik yaylar, geleneksel helezon yaylara kıyasla ağırlığı azaltmaya yardımcı oluyor.
VISION EQXX’te UI/UX – önyargısız seyahat yardımcısı
Bir yolculuğa çıkarken, yolculuk için yanınızda birinin olması iyidir. Bir seyahat yardımcısı navigasyona yardımcı olabilir, müzik seçiminden sorumlu olabilir veya yol notları tutabilir ve yol boyunca ilgi çekici yerleri veya ilginç bilgileri gösterebilir. Ayrıca sürüş tarzıyla ilgili ipuçları da verebilir. VISION EQXX tüm bunları yerine getirerek sürücüyü destekliyor.
VISION EQXX, çok özel grafikler ve uyarlanabilir bir tasarımla benzersiz bir arayüz kullanıma sunuyor. UI (Kullanıcı Arayüzü), gerçek zamanlı grafiklerle sürücünün ihtiyaçlarına anında cevap veriyor ve gerçek dünyayı araca getiren yeni dijital dünyaları mümkün kılıyor.
VISION EQXX içindeki kullanıcı arayüzü (UI) ve kullanıcı deneyimi (UX), kullanıcıları son derece duyarlı, akıllı ve yazılım odaklı bir geleceğe götürüyor. Etkileyici görünümü, sezgisel kullanımı ve insan zihniyle uyumlu çalışma prensibiyle ekran, iki A sütunu arasında 47,5 inçlik bir alanı kaplıyor. 8K (7680×660 piksel) çözünürlüğe sahip ince ve hafif LED ekran, sürücü ve yolcuları otomobil ve dışarıdaki dünyayla bağlayan bir portal görevi görüyor ve sürücünün ihtiyaçlarına göre şekil değiştirerek, yolcularla ilgilenerek, yolculuğu lüks bir deneyime dönüştürüyor.
Mercedes-Benz ekibi, bu boyuttaki bir ekranda ilk gerçek zamanlı 3D navigasyon sistemini geliştirmek için navigasyon uzmanı NAVIS Automotive Systems inc. (NAVIS-AMS) ile birlikte çalıştı. 3-Boyutlu şehir gösteriminde uydu görünümünden 10 metre kadar sorunsuz yakınlaştırma ve kaydırma işlevleri sunuyor.
“Hey Mercedes” sesli asistanının daha da geliştirilmiş hali olan seyahat yardımcısı, Mercedes-Benz mühendisleri ve Sonantic işbirliği ile geliştirildi. Ekip, makine öğrenme işleviyle “Hey Mercedes”e kendine özgü karakterini ve kişiliğini kazandırdı. Etkileyici ve gerçekçi görüntüsü dışında sistem, sürücü ve otomobil arasındaki iletişimin daha doğal ve sezgisel olmasını sağlayarak tamamen yeni bir düzeye ulaştırıyor.
Enerji ve bilginin verimli kullanımı
Tek parça ekran, enerji verimliliği ile dikkat çekiyor. Mini-LED arka aydınlatma, 3.000’in üzerinde karartma bölgesinden oluşuyor. Ekranın belirli bölümleri sadece gerektiğinde güç tüketiyor.
Ekran, kendini içeriğin türüne göre uyarlanıyor. Örneğin, bir kentsel alanda, çevredeki binaların görselleştirmesi, yoğun sokaklar arasında yönlendirme sağlamaya yardımcı oluyor. Ancak, otoyolda veya açık yolda, daha net bir genel görünüm sağlamak için ayrıntı düzeyi azalıyor. Sistem ayrıca sürüşü de daha verimli hale getiriyor. Enerji akışından araziye, batarya durumuna ve hatta rüzgarın ve güneşin yönüne ve yoğunluğuna kadar verimlilik asistanı mevcut tüm bilgileri topluyor ve en verimli sürüş tarzını öneriyor. Destek, VISION EQXX’in harita verilerini kullanma ve verimliliği en üst düzeye çıkaracak şekilde sürücüye yardımcı olmak için ileride neler olduğunu tahmin etme yeteneği ile daha da artırılıyor.
Arayüzün sadeliği, ilk olarak EQS’de kullanılan ve alt menülerden vazgeçerek sürücü-araç etkileşimini kolaylaştıran “Sıfır Katman” konseptinin daha da geliştirilmiş hali. Sistem, son derece proaktif, tüm işlevlere erişim sağlayan sezgisel bir yakınlaştırma özelliği ile sürücünün ihtiyacı olanı ihtiyacı olduğunda gösteriyor. Ayrıca sürücünün tek seyahat etmesi halinde ekranın yolcu tarafı kapanarak enerji tasarrufuna katkı sağlıyor.
Sesi denkleme dahil etme
VISION EQXX’teki ses sistemi, yüksek enerji verimliliği ile etkileyici bir 4-Boyut deneyimi için UI/UX ile bütünleşiyor. Ses sistemi önemli bir enerji tüketicisi olabilir, bu nedenle Mercedes-Benz mühendisleri, enerji tüketimini en aza indirirken ses deneyimini optimize eden bir çözüm geliştirdi. Toplam hoparlör sayısını azaltmak ve bunları yolculara çok yakın konumlandırmak, sesin kat ettiği mesafeyi önemli ölçüde azaltıyor. Her koltuk başlığına yerleştirilen iki geniş bant hoparlör, her koltukta bir bas uyarıcı ile eşleştiriliyor. VISION EQXX, uyarıcıları normal ses üretimi dışında araç sesleri, dokunsal geri bildirim ve sesli uyarı için kullanıyor. Ayrıca ses sisteminin yerleşimi, enerji tüketimini azaltırken, birden fazla ses bölgesini de mümkün kılıyor. Bunun dışında verimlilik asistanı, önerileri bir dizi sezgisel sesli “ipucu” aracılığıyla sürücüye iletmek için ses sisteminden yararlanıyor.
Yazılım destekli dijital geliştirme ve test süreci
Elektrikli ulaşıma yönelik küresel yolculuk, gelişmiş yazılımlar ve dijital süreçlerle destekleniyor. Artırılmış ve sanal gerçeklik gibi son derece gelişmiş dijital araçlar, zaman alan fiziksel maketlere duyulan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Ayrıca, Stuttgart’tan (Almanya) Bangalore’ye (Hindistan) ve Brixworth’ten (İngiltere) Sunnyvale’e (Kaliforniya) kadar dünyanın farklı yerlerinde çalışan farklı noktalardaki ekiplerin eş zamanlı geliştirme çalışmalarını kolaylaştırdı. Yoğun dijitalleşme, rüzgar tünelinde geçirilen süreyi 100 saatten 46’ya indirirken, neredeyse 300.000 km’nin üzerinde test sürüşünün kapsaması anlamına da geliyor. Bu son derece etkili ve verimli dijital geliştirme yaklaşımı, VISION EQXX’teki birçok yeniliğin seri üretime hızla uyarlanabileceğini gösteriyor.
VISION EQXX: Teknik Özellikler
| Batarya enerji içeriği, kullanılabilir | kWh | <100 |
| Maksimum sistem voltajı | Volt | >900 |
| Enerji tüketim | kWh/100 km
(mil/kWh) |
<10
(>6) |
| cd değeri | 0,17 | |
| Maksimum güç | kW | ~150 |
| Aks mesafesi | cm | 280 |
| Yüklü ağırlık | kg | ~1,750 |
Genel
AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”


AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.
Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.
“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”
Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”
Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”
“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”
Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.
Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”
“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”
Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”
“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”
Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”
“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”
Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”
Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.
Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız: https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc
| AXA HAKKINDA
52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir. AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır. |
Detaylı Bilgi için
Funda Dilek: 0544 631 92 40
|
Genel
HONOR’la tatilde eğlence ve öğrenme aynı ekranda!


Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor
Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.
HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.
Not alıp çizim yapıyorlar
HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.
HONOR Kids ile daha güvenli içerikler
HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.
Kampanya devam ediyor
HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.
Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.
Genel
WatchGuard 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı


Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.
Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.
‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’
WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.
WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:
1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.
2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.
3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.
4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.
5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.
6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi.
WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.
Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin






