Connect with us

Elektrikli Otomobiller

PEUGEOT’DAN TAMAMEN ELEKTRİKLEŞME YOLUNDA E-LION PROJESİ!

PEUGEOT, E-LION Projesi kapsamında gerçekleştirdiği E-LION Günü’nde markanın elektrikliye geçiş yolundaki iddialı hedeflerini ve stratejilerini açıkladı. 2023 yılında PEUGEOT ürün gamındaki her model elektrik destekli olacakken, 2025 yılında markanın tüm modellerinde tamamen elektrikli bir ürün seçeneği olacak. 2030 yılına gelindiğindeyse Avrupa’da satılan PEUGEOT modellerinin tamamının tamamen elektrikli olması planlanıyor. PEUGEOT, E-LION Projesi kapsamında sadece araçların elektrikli olması değil, tüm satış, pazarlama ve sürdürülebilirlik konularında markanın ilerleyeceği yola dair planlar da paylaşıldı. PEUGEOT CEO’su Linda Jackson; “E-LION Projesi, bir elektrikli araç markası olarak PEUGEOT’nun stratejisini tanımlayacak ve marka değerlerimize uygun ulaşımı sağlamak üzere toplumun nabzını tutmamızı sağlayacak” dedi.  

PEUGEOT’nun elektrikliye geçiş yaklaşımı, E-LION Projesi adıyla tanıtıldı. Değişen dünyanın ihtiyaçlarına iyi araştırılmış bir yanıt niteliğinde olan PEUGEOT E-LION Projesi, gelecek nesil PEUGEOT modellerinde bu ihtiyaçları karşılamak için yol gösterici olacak. E-LION Projesi sadece elektrikliye geçişten ibaret değil, 5 temele dayalı, 360 derece bütünsel bir proje yaklaşımı.

PEUGEOT E-LION Projesi’nin 5 temel unsuru:

  • Ekosistem: STLA hedeflerine uygun ürün ve hizmet ekosistemi.
  • Deneyim: Şarjdan bağlantıya kadar uçtan uca eksiksiz müşteri deneyimi.
  • Elektrik: 2025 yılına kadar tamamen batarya elektrikli ürün gamına sahip olma taahhüdü.
  • Verimlilik: Performansı en üst seviyeye çıkarma ve kilo watt tüketimini en aza indirme hedefi (E-208 için 12,5 kWsa/100 km).
  • Çevre: 2038 yılına kadar net 0 karbon olma hedefi. 

PEUGEOT 2 yıl içinde 5 yeni elektrikli araç pazara sunacak 

Önümüzdeki 2 yıl boyunca 5 yeni PEUGEOT modelinin lansmanı gerçekleştirilecek. e-308 ile beraber Avrupa’nın ilk elektrikli station modeli e-308 SW, e-408, e-3008 ve e-5008, bu 5 modeli oluşturacak. Elektrikli 308 ve 308 SW, 115 kW (156 hp) güç üreten ve 400 km’nin üzerinde menzile (WLTP döngüsü) sahip yeni bir elektromotorla yollara çıkacak. Bu model, ortalama 12,7 kWsa enerji tüketimi ve segmentin en iyi verimlilik seviyesi ile çok iddialı bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Yeni hibrit teknolojisi

PEUGEOT, MHEV 48V ile yeni hibrit teknolojisini de tanıtıyor. Marka bu yıl, 208, 2008, 308, 3008, 5008 ve 408 modelleri ile bu alana iddialı bir giriş yapacak. PEUGEOT Hybrid 48V sistem; yeni nesil 100 hp veya 136 hp PureTech benzinli motor, elektromotor (21 kW) ve benzersiz 6 vitesli elektrikli çift kavramalı şanzımandan (E-DCS6) oluşuyor. Sürüş sırasında şarj olan bir batarya sayesinde, bu teknoloji daha yüksek alt devir torku ve yakıt tüketiminde %15 azalma sağlıyor (3008 modelinde 126 gr CO2/km itibariyle). Böylece hibrit sistemle donatılan bir C segmenti SUV, şehir içi sürüşlerinde zamanın %50’sinden fazlasını sıfır emisyonlu, tamamen elektrik modunda geçirebiliyor. Aynı zamanda şehir içi sürüşlerinde sıfır emisyon modunda sürüş yapma olanağı da sağlanıyor.

Yeni nesil C-SUV

PEUGEOT e-3008, 2023’ün ikinci yarısında tanıtılacak, çift motor dahil olmak üzere 3 elektrikli güç-aktarma sistemiyle menzili 700 km’ye kadar ulaşacak. e-3008, ileri teknoloji ürünü STLA Orta Boy platformuyla pazara sunulan ilk otomobil olacak. Modelin hemen ardından e-5008 de tanıtılacak.

PEUGEOT’nun yeni BEV-by-design serisi 

PEUGEOT E-LION Projesi’ndeki ürün tasarımı ve teknolojik yenilikler, 2038 yılına kadar net 0 karbon olma hedefinde çok önemli bir rol oynayacak. PEUGEOT’nun yeni BEV-by-design serisi, Stellantis teknoloji platformları tarafından desteklenecek ve gelecekteki tasarımların geliştirilmesi için heyecan verici bir temel sağlayacak. Yeni gövde orantıları aracın genel oranlarını yeniden tasarlamak için daha fazla esneklik ve özgürlük sağlayacak. Tamamen yeni bir tasarım diliyle yeni açılar yakalanacak. İç mekan ve işlevleri yeniden yorumlanarak yeni hacimler oluşturulacak. Araç kontrollerinde “Yeni Jestler” kullanılarak yeni dönemde yenilikler hayatımıza girecek. Örneğin; elektronik direksiyon, aracı kontrol etmenin tamamen yeni yollarını sağlayacak. Hypersquare ve 2026’dan itibaren pazara sunulacak olan tamamen yeni bir HMI ile yeni nesil akıllı i-COCKPIT tasarımına olanak sağlanacak.

STLA teknoloji çözümleri de kabin içi deneyimi kolaylaştırıyor. Otomobilin sinir merkezi STLA-BRAIN’in merkezi zekası, havadan (OTA) yüklenebilecek. STLA-SMARTCOCKPIT, kabin içinde ve kabin dışında dijital yaşamınızı tamamlayacak. STLA-AUTODRIVE, otonom sürüşün geleceğini adlandıracak. Amazon ve Foxconn gibi dünyanın önde gelen oyuncularıyla yapılan iş birlikleri, yeni teknolojinin her zaman harika bir deneyim olarak sunulmasını sağlıyor.

PEUGEOT Ürün Müdürü Jerome Micheron; “Müşterilerimiz elektrikli bir PEUGEOT kullandığında, yine de her şeyden önce bir PEUGEOT kullanmış olurlar. Bu benzersiz deneyim her zaman önceliğimiz olacak” dedi.

PEUGEOT, GWP’yi (Küresel Isınma Potansiyeli), gelecek 2 araç nesli ile 4’e bölüyor

Devam eden girişimler, kaynak bulma ve tedarik zinciri stratejilerinden otomobilin genel bileşimine ve yapısına, kullanılan malzemelere kadar uzanıyor. Örneğin siyah ve kromun yerini ışık ve cam alıyor, hafif koltuklar, alaşım jantlar da dahil olmak üzere geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına odaklanılıyor, küresel yaşam döngüsü stratejisi ile yeni nesil ürünler tasarlanıyor.

Küresel Yaşam Döngüsü: Gelecekte, bir batarya elektrikli otomobilin ömrü 20 ila 25 yıl olacak. Bugün ise bir içten yanmalı otomobilin ömrü yaklaşık 15 yıl. Bu uzatılmış yaşam döngüsü, tasarımcılar için yaşam süresi boyunca ürünlerle yeni etkileşimler hayal etmek için harika bir fırsat. “Yaşam Döngüsü Tasarımı” yaklaşımının 4 aşaması bulunuyor:

  • Kullanım ömrü: Stellantis platformu ve uygulamaları temel alınarak 25 yıl dayanacak şekilde tasarlanmış mimari.
  • Yenileme: Geri dönüştürülmüş parçaların kullanımı dahil önemli parçaları yenileme ve geri dönüştürme.
  • Güncelleme: Araç her el değiştirdiğinde yeni gibi görünmesini sağlamak için, aracın önemli, döşeme ve trim gibi “aşınan” parçalarını, INCEPTION Concept örneğinde olduğu gibi yenileme.
  • Talebe bağlı olarak: Otomobilin çekiciliğini korumak için HMI, aydınlatma ve diğer yazılımla çalışan bileşenlerin akıllı telefonlardaki gibi düzenli aralıklarla kablosuz olarak yenilenmesi.

PEUGEOT Tasarım Müdürü Matthias Hossann; “Artık ikinci el otomobil olmadığını hayal edin. Bunun yerine, ihtiyaçlarınıza göre, istediğiniz zaman güncelleyebileceğiniz veya yükseltebileceğiniz, yeni ve kişiselleştirilmiş otomobiller olacak. Ömrü boyunca değerini koruyan, her zaman güncel kalan bir ürün” değerlendirmesine bulundu.

Ağırlığı, atıkları ve üretim sürecini en aza indirmeye odaklanmak, sürdürülebilirliğin 4 temel prensibine sahip PEUGEOT INCEPTION CONCEPT örneğinde olduğu gibi yenilikçi teknikleri beraberinde getiriyor:

  • Ağırlık azaltma (Daha ince koltuklar, havalı kapitone kumaşlar…)
  • Atık azaltma (Kalıplanmış kumaşlar)
  • Kaynakları azaltma (Hammadde iyileştirmesi, alaşım ve krom olmayan…)
  • Enerji kullanımı azaltma (Elektrik verimliliği)

PEUGEOT Ürün Müdürü Jerome Micheron; “Bu gelişmeler, çevreye daha saygılı yeni bir çağın habercisi ve müşterilerimize PEUGEOT olarak ‘Göz Alıcılığın Gücü’nü gösteren benzersiz yenilikler sunmamızı sağlıyor” dedi.

Konu kullanıcı deneyimi olduğunda, PEUGEOT, müşterilerine “İlham Veren”, “Basit” ve “Erişilebilir” ürünler sunmaya devam edecek

İlham Verici: PEUGEOT otomobillerin ötesinde, “Göz Alıcılığın Gücü” ile tüm sahip olma deneyimi en üst seviyeye taşıyor. Her elektrikli araç deneyimi, PEUGEOT’nun üç değeriyle uyum hale getiriliyor:

  • Kedi duruşu ve 3 pençeli ışık imzası ile “Göz Alıcı” tasarım, PEUGEOT tasarımının ayırt edici özelliği.
  • Elektrikliye geçiş ve i-Cockpit’in üstün kullanım özellikleriyle sezgisel sürüş keyfi “Duygu”su daha da güçleniyor.
  • Elektrikli araç ürün gamında kalite, verimlilik ve teknoloji ile “Mükemmellik”.

Sürüş öncesinde, sürüş esnasında ve sonrasında gelişmiş müşteri deneyimi için her şey yalın hale getiriliyor

  • Kolay satın alma: PEUGEOT, yeni 408’i PHEV First Edition versiyonuyla pazara sundu. Birkaç basit tıklamayla, çevrimiçi olarak sipariş edilebilen, şarj dahil tüm seçenekleri kapsayan yalın bir paket.
  • Kolay şarj: Free2Move e-Solutions ve uçtan uca hizmet çözümü ile evde şarj, ev tipi Wallbox ile çözümleniyor. e-Solutions kartı aracılığıyla Avrupa’nın en geniş şarj ağına (350.000 istasyon) erişim sayesinde yolda da şarj edilebiliyor. “Dokun ve git” RFID kartı, birden fazla enerji dağıtıcısını kapsıyor ve hatta kullanıma hazır kredi ile ön yükleme de yapılabiliyor.
  • Kolay planlama: “PEUGEOT Trip Planner” uygulaması, yolculuk boyunca şarj edilecek en iyi yerin planlanmasına yardımcı oluyor. Geleceğe yönelik çözümler, müşterilerin şarj esnasında geçirdikleri süreyi optimize etmek için şarj noktalarının yakınında özel yiyecek, alışveriş ve aktivite alanlarını içeriyor.

PEUGEOT, ulaşılabilirlik hedefi ile artan yaşam maliyeti ve enflasyonla birlikte, elektrikli araç deneyimini erişilebilir kılmaya odaklanıyor

PEUGEOT Pazarlama ve İletişim Müdürü Phil York; “Elektrikli araca sahip olma ile ilgili yaklaşım, elektrikli araçların genel ilkelerinin ötesine ve kişisel lojistiğe dönüşüyor. Müşterilerimizin gereksinimlerini ilham verici, basit ve erişilebilir çözümlerle karşıladığımızı görmek beni heyecanlandırıyor. PEUGEOT olarak ilgili beklentilere tam olarak cevap veriyoruz” dedi.

Net 0 karbon hedefleri için topyekûn planlama

PEUGEOT, 2038 yılına kadar net 0 karbon olma hedefini yerine getirme yolunda ilerliyor. Küresel ısınma potansiyelini 2030 yılına kadar dünya genelinde %60 ve Avrupa’da da %70 oranında azaltmayı öngörüyor. Net 0 karbon planı, aşağıdaki yaklaşımlarla tamamen elektrikli olmanın ötesine geçiyor:

  • Ürün tasarımı ve imalatında kullanılan malzemeler
  • Kullanılan enerji
  • Ürünleri döngüsel ekonomi yaklaşımına dahil etme

Toplumdaki Döngüsel Ekonomi, malzemeler ve mallar için “al, yap, at” yaklaşımından döngüsel bir yaklaşıma geçmeli. Stellantis, “Döngüsel Ekonomi”yi; araçları daha uzun süre dayanacak şekilde tasarlamaktan, geri dönüştürülmüş malzeme kullanım yoğunluğuna ve ayrıca otomobilleri ve parçaları tamir etme, yeniden üretme, yeniden kullanma ve geri dönüştürme (4R stratejisi) olarak ele alıyor. Buna ek olarak, araçları ve parçaları yenileme ve araçları batarya elektrikliye dönüştürmek için “retrofit” programları ile ömrünü uzatmak ve tasarlamak üzere 6R stratejisi ile yaklaşıyor. Stellantis yetkili servileri, parça kataloglarında “yeniden üretilen” parçaları görebiliyor ve bunları müşterilere uygun fiyatlı sürdürülebilir parça olarak sunabiliyor. Hem ticari hem de bireysel müşteriler, Stellantis’in B-Parts adındaki e-ticaret platformunda (Şu anda 155 ülkede 5,2 milyon parçayla mevcut) “yeniden kullanım” sürecini görebiliyor. Bunun dışında müşteriler CE fabrikalarında SUSTAINera etiketi görülmeye başlanacak. Bu etiket, parça kutularında zaten kullanılıyor ve araçlarda da uygulanacak. Müşteriler bu etiketi gördüklerinde, o parçanın üretiminde geri dönüştürülmüş içerik içermeyen eşdeğer parçaya kıyasla %80’e kadar daha az hammadde ve %50’ye kadar daha az enerji kullanıldığından emin olabiliyor.

PEUGEOT CEO’su Linda Jackson; “Net 0 karbon sadece üç kelimelik bir ifade değil. Bir zihniyet ve bir yaklaşım meselesi. Organizasyonlar kadar bireyler olarak hepimizin benimsemesi gereken bir yaklaşım. Aynı şekilde E-LION Projesi de bir strateji ve sunum destesi değil. Bu proje, gerek bizler, gerekse de gelecek nesiller kritik öneme sahip. Bu nedenle gerçekleştirmeye kendimizi adamış durumdayız” dedi.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Otomobiller

ABB KNX Teknolojisi ile Akıllı Binalarda Entegre Otomasyon Dönemi Güçleniyor

Günümüzde binalar küresel enerji tüketiminin ve karbon emisyonlarının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu nedenle bina otomasyonu artık yalnızca konfor sağlayan bir teknoloji değil; enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmanın temel bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor. ABB, KNX tabanlı akıllı bina çözümleriyle tüm bina fonksiyonlarını tek bir standart altında buluşturarak geleceğin yaşam alanlarına yön veriyor.

Bugün binalar, dünya genelindeki toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birinden sorumlu. Artan enerji maliyetleri, karbon azaltım hedefleri ve sürdürülebilirlik beklentileri ise bina teknolojilerinin yalnızca daha akıllı değil, aynı zamanda daha verimli olmasını zorunlu hale getiriyor.

Bu dönüşümün merkezinde ise farklı sistemlerin tek bir platform üzerinden haberleşmesini sağlayan açık standartlar yer alıyor. ABB’nin KNX tabanlı akıllı bina çözümleri; aydınlatmadan HVAC sistemlerine, gölgeleme sistemlerinden enerji yönetimine kadar tüm bina fonksiyonlarının tek bir altyapı altında entegre biçimde yönetilmesine olanak tanıyor.

Yüksek entegrasyon

Akıllı binaların başarısı yalnızca kullanılan cihazlara değil, bu cihazların birbiriyle ne kadar verimli iletişim kurabildiğine bağlı. Uluslararası KNX standardını temel alan ABB çözümleri; farklı üreticilerin sistemlerini aynı platform üzerinde buluşturarak tasarım, kurulum ve işletme süreçlerinde önemli avantajlar sunuyor.

Esnek mimarisi sayesinde hem yeni projelerde hem de renovasyon uygulamalarında kolaylık sağlayan KNX ekosistemi, uzun vadeli yatırım güvenliği de sunuyor.

Enerji verimliliği artık bina otomasyonunun merkezinde

Aydınlatma, iklimlendirme ve gölgeleme sistemlerinin gerçek zamanlı olarak birlikte yönetilmesi yalnızca kullanıcı konforunu artırmıyor. Aynı zamanda enerji tüketiminin optimize edilmesine, işletme maliyetlerinin azaltılmasına ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor.

Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde bina otomasyonu artık yalnızca bir kontrol sistemi değil; enerji yönetiminin stratejik bir parçası haline geliyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ABB Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Elektrifikasyon İş Kolu Ticari Lideri Tonay Topuz “Akıllı bina teknolojileri artık yalnızca yaşam konforunu artıran çözümler olmanın ötesine geçti. Günümüzde bu sistemler; enerji verimliliğini artıran, karbon emisyonlarının azaltılmasını destekleyen ve dijital dönüşümü hızlandıran stratejik altyapılar haline geldi. ABB olarak KNX tabanlı çözümlerimizle farklı bina sistemlerini tek bir standart altında bir araya getirerek, daha akıllı, daha verimli ve geleceğe hazır binaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.

ABB, güçlü KNX portföyü, açık standart yaklaşımı ve dijital teknolojileriyle; ticari binalardan otellere, hastanelerden eğitim kampüslerine, konut projelerinden endüstriyel tesislere kadar çok farklı uygulama alanlarında akıllı bina dönüşümünü desteklemeye devam ediyor.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Audi’den elektrikli dünyaya yeni giriş kapısı: A2 e-tron

Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek model, markanın ürün gamını daha da gençleştirirken premium elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor.

Audi, elektrikli dönüşüm sürecinde yeni bir model ailesini daha duyurdu. Markanın Yıllık Medya Konferansı’nda tanıtılan A2 e-tron, ürün gamında giriş seviyesinde konumlanarak elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Kompakt sınıfta yer alan tamamen elektrikli model, verimlilik, dijital teknolojiler ve günlük kullanım ihtiyaçlarına odaklanıyor. İlk tasarım eskiziyle paylaşılan silüet ise Audi’nin bu segmentteki yeni tasarım yaklaşımına ilişkin ilk ipuçlarını ortaya koyuyor.

Kompakt premium segmentte yeni bir referans noktası

Kompakt elektrikli araçlara yönelik talep, özellikle büyük şehirlerde artmaya devam ediyor. Audi A2 e-tron, şehir içi kullanım, verimlilik ve dijital bağlantı özelliklerine önem veren kullanıcıların beklentileri dikkate alınarak geliştirildi. Kompakt boyutları, verimlilik odağı ve bağlantı çözümleriyle model, sürdürülebilirlik ve premium mobilite yaklaşımını bir araya getiriyor.

Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor. Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

Ingolstadt’ta üretilecek

A2 e-tron, Audi’nin Almanya’daki merkezi Ingolstadt’ta üretilecek bir diğer tamamen elektrikli model ailesi olacak. Bu karar, markanın Almanya ve Avrupa’daki üretim altyapısını elektrikli dönüşüm doğrultusunda geliştirme yaklaşımının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni model ailesi, yalnızca ürün stratejisi açısından değil, aynı zamanda üretim altyapısının geleceği bakımından da önemli bir rol üstleniyor.

A2 e-tron, Audi açısından yalnızca ürün gamını tamamlayan yeni bir model ailesi olmanın ötesinde, Almanya’daki üretim yapılanması açısından da stratejik önem taşıyor. Ingolstadt’ta yeni bir tamamen elektrikli model ailesinin üretilecek olması, istihdamın korunmasına katkı sağlarken, Almanya üretimi elektrikli mobilite yaklaşımını da destekliyor.

Ürün atağı kararlılıkla sürüyor

Audi, 2024 ve 2025 yıllarında 20’den fazla yeni modeli pazara sunarak, tamamen elektrikli kompakt segmentten premium üst sınıfa kadar uzanan en genç ürün gamlarından birine sahip konuma ulaştı. Marka, 2026 yılında da bu stratejik ürün atağını sürdürmeyi planlıyor.

Bu kapsamda ürün gamının hem üst segmentte hem de giriş seviyesinde tamamlanması hedefleniyor. Premium üst sınıfta konumlanan Audi Q9 ile birlikte, kompakt segmentte yer alacak Audi A2 e-tron, bu stratejinin iki temel yapı taşını oluşturuyor.

Tasarımda ilk ipuçları

Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtacak

Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’nda yer alıyor.Etkinliğin en önemli anı, tamamen elektrikli ve İzmit’te üretilecek IONIQ 3 modelinin dünya prömiyeri olması.“Unfold Stories”: Hyundai’nin özel olarak kurguladığı alanlar, markanın özgün tasarım felsefesini yenilikçi biçimlerde sergileyecek.

Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’na katılımını duyurdu. 21-26 Nisan tarihleri arasında, ziyaretçiler Hyundai’nin tasarım felsefesini Milano’daki Torneria Tortona’da deneyimleme fırsatı bulacak. Avrupa tasarım dünyasının yaratıcı merkezi olarak kabul edilen bu mekân, önde gelen medya temsilcileri, kanaat önderleri ve kreatif liderleri bir araya getiriyor.

Hyundai, etkileyici bir enstalasyon aracılığıyla ziyaretçilerini markanın özgün tasarım süreciyle buluşturacak. “Unfold Story” başlığını taşıyan bu deneyim alanı, Hyundai’nin iç ve dış tasarım felsefesinin farklı yönlerini yansıtarak Milano Tasarım Haftası katılımcılarına sade ve anlaşılır bir bakış sunacak. “Unfold Story”, Hyundai’nin tasarımı nasıl hayata geçirdiğini gözler önüne seriyor — bir kağıt üzerindeki ilk çizimden, çelikten üretilmiş bir sanat eserine uzanan bu yolculuk; fikirlerin malzeme, işçilik ve teknolojiyle buluşarak mobiliteye dönüşümünü vurguluyor.

Buna ek olarak, Hyundai tasarımcılarının ev sahipliğinde gerçekleştirilecek özel atölye çalışmaları, markanın tasarım felsefesine yön veren temel prensipleri keşfetme imkânı sunacak. Bu prensiplerin, Milano’da ilk kez tanıtılacak olan IONIQ 3 modeline nasıl ilham verdiği de detaylı şekilde aktarılacak.

Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtıyor

IONIQ 3 prömiyeri, Hyundai’nin Milano’daki varlığının merkezinde yer alıyor ve markanın gelişen tasarım vizyonunun bir sonraki adımını temsil ediyor. Hyundai, yalnızca yeni bir model tanıtmak yerine, gelecekteki araçlarının doğrudan tasarım felsefesinden nasıl şekillendiğini ortaya koyacak. Modelle ilgili daha fazla detay, Milano’daki resmi lansmanda paylaşılacak.

Enstalasyon, araç ve atölye çalışmaları birlikte ele alındığında, konseptten nihai ürüne uzanan bütüncül bir hikâye sunuyor ve Hyundai’nin geleceğin mobilitesine tasarım odaklı yaklaşımını gözler önüne seriyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.