Connect with us

Genel

Mobilite ile Birlikte Renault’te Değişim Rüzgarları Esmeye Başladı

Renault Grubu CEO’su Luca de Meo ve Renault marka ekibi markanın vizyonunu paylaştı: En yeni teknoloji ve hizmetlerde başı çeken, daha sürdürülebilir ve sorumlu bir çalışma tarzına sahip, enerji dönüşüm lideri.  

 

“Nouvelle Vague”: Elektrikli, teknoloji merkezli ve sürdürülebilir bir mobilite

İnsanı merkeze alan bir marka olan Renault, Avrupa otomotiv sektörünü modern bir dalgayla tanıştırarak yeni bir döneme adım atıyor.

 

“Nouvelle Vague”, Renault’yu teknoloji, hizmet ve temiz enerjiyi merkezine alan, bu kapsamda daha sürdürülebilir, daha akıllı, günlük kullanıma dönük araçlar ve mobilite çözümleri tasarlayan bir markaya dönüştürecek. Bu dönüşüm, 20’nci yüzyıl boyunca kendini yenileyerek her dönemde inovatif ve son derece modern araçlar tasarlayan marka DNA’sıyla da örtüşüyor. 2021’de, Renault her zamankinden daha yoğun bir şekilde, tüketici taleplerine uygun, sorumlu, karbonsuz, güvenli ve ölçeklenebilir mobilite çözümleri üretmeye dönük Pazar taleplerini karşılamak için çalışıyor.

 

Renault Talk #1 etkinliğinde Luca de Meo, Grubun Renaulution planının merkezinde yer alan yaklaşımı özetledi:

 

  • Enerji dönüşümünde sektörde lider olan Renault markası, 2030 itibariyle en yeşil marka olacak ve bu tarih itibarıyla satılan her 10 otomobilimizden 9’u elektrikli olacak.

 

  • Teknoloji ve hizmette başa oynayan Renault markası, öncelikli olarak “Software Requiblique” üzerinden şehir içi mobilitenin geleceğini şekillendiriyor. Sektöründe lider 5 şirketten 2 binin üzerinde mühendis, şehirlere ve topluluklara anahtar teslim mobilite çözümleri sunmak için, siber güvenlik, yapay zekâ, veri işleme, yazılım ve mikroelektronik alanlarındaki uzmanlıklarını paylaşacak.

 

  • Avrupa’nın ilk döngüsel ekonomi merkezi Renault Re-Factory, yıllık 120 bin araç geri dönüşüm ya da ileri dönüşüm (Elektrikli Araçlar dahil) kapasitesiyle daha sürdürülebilir ve sorumlu bir modele ilk adımı atıyor. Stratejik olarak geri dönüştürülen malzemelerin yaklaşık yüzde 80’i yeni akülerde kullanılacak.  2030 itibarıyla, Renault yeni araçlardaki geri dönüştürülmüş malzeme yüzdesi açısından dünyanın en başarılı otomotiv üreticisi olacak.

 

 

  • Renault “voitures à vivre” (yaşanacak otomobiller) yaklaşımını da üst segmentlere taşıyor: 2025 itibariyle C ve D segmentlerinde tümü elektrikli 7 modelin lansmanı gerçekleştirilecek. Arkana, ticari atılımın başlangıcı olacak. Bağlantılı ve tam elektrikli otomobillerin geleceğini temsil eden yeni nesil Megane E-TECH Electric de yakın gelecekte satışa sunulacak. Son olarak, E-TECH Hybrid teknolojisinde gerçekleştirilen iyileştirmeler sürerek yakında satışa sunulacak C ve D segmenti araçlar için en üst seviye verimlilik ve sürüş keyfi deneyimleri geliştirilecek.

 

Yeni dönem, yeni logo

 

Renault Marka Tasarım Direktörü Gilles Vidal, toplantıda yeni logonun kullanımına ilişkin ipuçları da verdi.

 

2022’de satışa sunulması planlanan yeni Megane E-TECH Electric modelin arkasında yer olacak logonun görüntüsünü paylaşan Gilles Vidal geliştirilmiş kabin içi deneyime ilişkin 2 görsel sundu:

– Yüksek teknoloji kabin içi sistemler ve birinci sınıf ekranlar

– Daha fazla konfor ve kolaylık için daha fazla depolama alanı

– Yeni bir çağa işaret eden yeniden tasarlanmış hat, alan ve malzemeler.

 

 

2024 itibarıyla tüm ürün gamının yeni logo ile sunulması hedefleniyor.

 

Renault markasının E-TECH hibrit atılımı

 

10 yılı aşkın deneyimi ve şu ana kadar ulaştığı yaklaşık 400 bin adet satış rakamıyla, Renault markası Avrupa elektrikli araç pazarında lider konumda. Tamamen elektrikli araçlar konusundaki uzmanlığını geliştiren Renault markası, ana modellerinin de hibrit ve plug-in hibrit versiyonlarıyla elektrikli araç ürün gamını genişletti.

 

E-TECH hibrit teknolojisi, sahip olduğu 150 patent ve Formula 1 aracılığıyla marka deneyimine sunduğu katkıyla, modüler olduğu kadar benzersiz bir teknoloji. Hibrit ve plug-in hibrit versiyonları ile, en üst seviye enerji verimliliğiyle sürüş keyfini sunarken, aynı zamanda karbon emisyonu ve yakıt kullanımını da azaltıyor.

2020 yılında bu devrim niteliğindeki teknoloji, markanın ana modellerinden üçüyle sunuldu ve böylece elektrikli araç deneyimi herkesin kullanımına açılmış oldu:

– Clio E-TECH Hibrit,

– Captur E-TECH Plug-in Hibrit

– Megane Wagon E-TECH Plug-in Hibrit

 

2021 yılında, son olarak lansmanı gerçekleştirilen Arkana ve Captur E-TECH Hibrit ve Megane Sedan E-TECH Plug-in Hibrit modellerle, Renault markası 6 E-TECH hibrit ve plug-in hibrit aracın yer aldığı bir elektrikli araç ürün gamına sahip oldu.

 

Renault Grubu Mühendislik Başkan Yardımcısı Gilles Le Borgne, E-TECH hibrit teknolojisini gelecek nesiller ile genişleterek, markanın geleceğe hazırlandığını belirtti.

 

Üst segmentler, özellikle C-SUV segmentinde, elektrikli motor ile kombine edilmiş yeni 1.2 litre 3 silindirli motor ve elektrikli motor birlikte sunulacak. 2022 itibariyle hibrit ile 200 bg, 2024 itibariyle ise Plug-in Hibrit ile 4 çekişli 280 bg modeller satışa sunulacak.

Yeni Arkana: Sportif, hibrit ve geniş hacimli

Uluslararası C segment pazarında rekabete hazırlanan Arkana’nın full hibrit tasarımı pazar dinamiklerini derinden etkiliyor. Yüksek hacimli bir üreticiden çıkan ilk SUV-Coupé olan Arkana, sürüş keyfi, konfor ve geniş hacmi bir araya getiriyor. Mayıs ayı itibariyle Avrupa’da şimdiden 6 bin sipariş adedine ulaşarak merakla beklendiğini kanıtlayan Yeni Renault Arkana E-TECH Hybrid’in Haziran ayında yollarda olması planlanıyor.

Yeni Kangoo: Şık ve geniş

 

1997 yılındaki lansmanından beri gerçek bir ikon haline gelen Kangoo da geri döndü. Yeni Kangoo şıklık, geniş hacim ve teknolojiyi bir araya getiriyor. Güçlü ve aerodinamik tasarımlı araç arka kısımdaki üç adet tam boy koltuk ve 49 litre erişilebilir istifleme hacmiyle mümkün olan en geniş hacmi sunuyor. Geniş bagaj kısmı, 775 litreden 3.500 litreye kadar çıkabilen düz yataklı istifleme hacmine sahip. Standart ekipmanda optimum güvenlik için 14 yeni standart sürüş destek sistemi mevcut. Yeni Kangoo hem 5 hem de 7 koltuklu modellerle sunulacak. 2022 itibariyle Yeni Kangoo tam elektrikli E-TECH model seçeneğiyle pazarda yer alacak.

 

 

 

Önce değerler

 

Renault Markası Satış ve Operasyonlar Başkan Yardımcısı Fabrice Cambolive, Renault markasının ticari önceliklerini hatırlattı:

  • Elektrikli araç ürün gamını güçlendirmek ve E-TECH atılımını bir adım öteye taşımak için ‘yeşil’ atılım: Avrupa’da Renault satışlarının yüzde 25’ini elektrikli araçlar ve Fransa’da Clio satışlarının yüzde 30’unu hibrit araçlar oluşturuyor.
  • Ürünler: Hem Avrupa içinde hem de dışında ürün gamı yenileme sürecini hızlandırarak C segmentindeki pazar payını yeniden eski seviyesine çıkartmak;
  • Değerler önce gelir, satış hacimleri ise kendiliğinden artacaktır: Ürün kalitesi ve fiyat konumlandırmasına yoğunlaşma:

 

Fransız kökenleriyle gurur duymakla birlikte Renault uluslararası bir marka olarak tüm pazarlarda iş modellerini de yeniden gözden geçirdi. Bu sayede araçların karlılığını artırırken yeni nesil ürünlerle yeni pazarların fethedilmesi hedefleniyor.

 

 

Uluslararası alanda, Renault markası bir yandan risk seviyelerini de inceleyerek, geçmişte güçlü olduğu yüksek potansiyelli pazarlara yani Brezilya, Rusya, Türkiye ve Hindistan’da yatırım yapıyor.

 

Avrupa’da ise, Renault kilit pazarlarına odaklanmaya devam ediyor: Fransa, İspanya, İtalya, Almanya ve Birleşik Krallık. Marka buralarda daha görünür ve net bir yol haritasına sahip: E-TECH ile E-mobilite konusundaki liderliğini güçlendirmek için E-TECH’i kullanmak, C segmenti ve ticari araçlardaki pazar payını artırmak için daha fazla çaba sarf etmek.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”

 

AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.

Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.

“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”

Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”

Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”

“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”

Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.

Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”

“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”

Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”

“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”

Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”

“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”

Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”

Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.

Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız:  https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc

 

 

 

 

 

 

 

AXA HAKKINDA

52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir.

AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır.

  Detaylı Bilgi için

Funda Dilek:

0544 631 92 40

funda.dilek@prco.com.tr

 

 

Continue Reading

Genel

HONOR’la tatilde eğlence  ve öğrenme aynı ekranda!  

Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor

Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.

HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.

Not alıp çizim yapıyorlar

HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.

HONOR Kids ile daha güvenli içerikler

HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.

Kampanya devam ediyor

HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.

Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.

Continue Reading

Genel

WatchGuard 2024 2. Çeyrek  İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı  

Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® TechnologiesWatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. 

Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.  Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.

 ‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’

WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.

WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:

1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.

2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.

 

3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.

 

4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.

 

5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.

 

6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi. 

 

WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.

 

Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.