Connect with us

Genel

Mercedes-Benz Autoshow 2021’de

Bu yıl 14-26 Eylül tarihleri arasında dijital olarak gerçekleşecek olan Autoshow 2021 Mobility’de Mercedes-Benz, 10 farklı modelle otomobil meraklılarıyla buluşuyor. Mercedes-Benz çatısı altında sunulan 4 farklı markanın (Mercedes-Benz, Mercedes-AMG, Mercedes-EQ, Mercedes-Maybach) standlarında birçok yeni model ilk kez otomobil ve teknoloji tutkunlarıyla buluşuyor.

Mercedes-EQ markasının standında, bu markanın farklı segmentlerdeki 3 farklı modeli olan; EQC, EQA ve EQS yer alırken, performansı lüksle buluşturan Mercedes-AMG markasının standında önümüzdeki aylarda satışa sunulacak, yenilenen Mercedes-AMG GT 4-Kapı Coupé modeli bulunuyor. Modern lüksü, zamansız güzelliği ve öncü teknolojiyi temsil eden Mercedes-Benz markasının altında Yeni C-Serisi başta olmak üzere Yeni CLS, GLB ve G-Serisi yer alırken, nihai lüksü temsil eden Mercedes-Maybach markasının standında, Yeni Mercedes-Maybach S-Serisi ziyaretçilerini bekliyor.

Mercedes-Benz Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan

Şükrü Bekdikhan: “Yarı-elektrikli araçlardan tamamen elektrikli otomobillere geçiş yaparak, emisyonsuz ve yazılım odaklı bir geleceğe doğru ilerliyoruz.”

Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan; “Geçmişten günümüze, birçok yeniliği, otomotiv dünyasına sunan ve lüks segmente birçok alanda öncülük eden markamız, her geçen gün yepyeni teknolojiler üzerinden sürdürülebilir ve çevreye duyarlı çözümler sunmaya devam ediyor. Yaptığımız global açıklamamızda, gelecek planlarımızın yalnızca elektrikli modeller üzerine şekilleneceğini belirttik. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde, koşulların izin verdiği tüm pazarlarda tamamen elektrikliye geçmek için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. ‘Elektriğin öncüsü’ olmayı hedeflediğimiz bu yolda, yarı-elektrikli araçlardan tamamen elektrikli otomobillere geçiş yaparak, emisyonsuz ve yazılım odaklı bir geleceğe doğru ilerliyoruz. Mercedes-Benz olarak bizim bu dönüşümdeki temel görevimiz ise, elektrikli otomobil alanında etkileyici ürünler sunarak müşterilerimizi bu geçişe ikna etmek oluyor. İşte tam bu noktada, her yaştan her kitleye hitap etme geleneğimizi sürdürerek, Mercedes-EQ markamız altında farklı ihtiyaçlar için farklı çözümler sunmaya devam ediyoruz.” dedi.

Mercedes-Maybach S-Serisi

Şükrü Bekdikhan sözlerine şöyle devam etti: “Bu yılın son ayında lansmanını planladığımız, yeni bir dönemin başlangıcını temsil eden EQS ve kompakt segmentteki tamamen elektrikli ilk aracımız EQA modelleri, bu fuarda ilk kez detaylı olarak incelenebiliyor. Kasım ayında Türkiye lansmanını yapacağımız, segmentinin yıldızı Yeni C-Serisi’nin detaylarına hakim olurken ayrıca geleceğin mobilite vizyonunu gözler önüne serdiğimiz Vision AVTR ile de gelecek ile ilgili planlarımıza yakından tanıklık edilebiliyor.”

EQA: Markanın kompakt sınıftaki ilk elektrikli modeli

Mercedes-EQ ailesinin tamamen elektrikli kompakt ve dinamik SUV modeli EQA’yı Türkiye’de ilk kez Autoshow ile birlikte meraklılarıyla buluşuyor. Her yaştan, her kitleye hitap etme geleneği ile farklı ihtiyaçlar için farklı çözümler sunmaya devam eden marka, EQA ile müşterilerine ilk kez kompakt segmentte de tamamen elektrikli, şehir içi kullanıma uygun ve 432 km’ye kadar son derece güçlü menzili ile yeni bir elektrikli Mercedes deneyimi sunuyor.

GLA’nın yakın bir akrabası olan EQA, bu modelin tüm heyecan verici, maceracı özelliklerini bünyesinde barındırıyor ve bu özellikleri, verimli bir elektrikli güç aktarma sistemiyle birleştiriyor. EQA, DC şarj istasyonlarında yalnızca 30 dakikada yüzde 80 doluluk oranına ulaşabiliyor. EQA 350 4MATIC, ön ve arka aksta yer alan iki elektrikli motorun ürettiği toplam 292 BG güç ile 0-100 km/s hızlanmasını yaklaşık 6 saniyede tamamlayarak muhteşem bir performans ortaya koyuyor.

EQS: Elektriklide lüks segment baştan tanımlanıyor

Mercedes-EQ markası, tamamen elektrikli ilk lüks sedan modeli EQS ile lüks segmentini yeniden tanımlıyor. EQS aynı zamanda Mercedes-EQ markasının lüks ve üst sınıf elektrikli araçlara yönelik modüler mimariye dayanan ilk model olmasıyla da dikkat çekiyor. Üstün teknoloji, tasarım, işlevsellik ve bağlanabilirlik özelliklerini birleştiren EQS, hem sürücü hem de yolculara odaklanıyor.

Üstün performans değeri sunan yeni EQS, 523 BG ile 0’dan 100’e 4,3 saniyede çıkabiliyorken aynı zamanda tam tamına 672 km’ye kadar bir menzil sunuyor. EQS’te, DC şarj istasyonlarında 300 kilometreye kadar menzil için yalnızca 15 dakikalık bir şarj yeterli oluyor.

Yeni S-Serisi’ne yakın konfor ve lüks özellikleri sunan EQS, tamamen elektrikli bir platform üzerine inşa ediliyor. Tamamen yeni bu konsept, “Amaca Yönelik Tasarım”ı mümkün kılıyor. Bütünleşik kavisli hatları, fastback arka tasarımı ve olabildiğince önde konumlandırılan kabiniyle EQS, ilk bakışta bile içten yanmalı motora sahip araçlardan ayrışıyor. “Progressive Luxury” (İlerici Lüks) ile birleştirilen “Sensual Purity” (Duygusal Sadelik) tasarım felsefeleri, cömertçe şekillendirilen yüzeyleri, azaltılmış çizgileri ve kesintisiz geçişleri beraberinde getiriyor.

Aerodinami uzmanları ile tasarımcıların yakın iş birliği ve “Amaca Yönelik Tasarım” yaklaşımını kapsayan çok sayıda titiz detay sayesinde elde edilen 0,20 Cd sürtünme katsayısı ile EQS, dünyanın en aerodinamik seri üretim otomobili unvanını elde ediyor. Söz konusu değer, özellikle sürüş menziline de çok olumlu yansıyor. EQS, aynı zamanda düşük rüzgar sürtünmesi ile en sessiz araçlardan biri olarak öne çıkıyor.

Hem sürücüye hem de yolculara odaklanan EQS ile devrim niteliğindeki yeni ekran teknolojisi MBUX Hyperscreen’in de lansmanı gerçekleştiriliyor. MBUX Hyperscreen ile iç tasarımda, sürücüden ön yolcu alanına uzanan toplamda üç adet ekran birleşerek tek bir ekran formuna kavuşuyor. Sadece sürücü değil ön yolcuya ait ekran da geniş, kişiselleştirme ve kontrol imkânları sunuyor.

Mercedes-Benz, EQS’de hava kalitesi konusunda kapsamlı bir yaklaşım sergiliyor. Özel filtreleme sistemiyle HEPA filtre, yaklaşık 150 futbol sahası büyüklüğünde alanı temizleyebilen bir havalandırma sistemi sunuyor.

Bütün bunların yanında EQS, önde ve arkada otomatik açılıp kapanabilen kapılar gibi yeni teknolojileriyle standartları belirliyor. Aynı zamanda MBUX’i kullanarak da arka kapıların açılabilmesiyle sürücü konforu da başka bir boyuta taşınıyor.

Yeni C-Serisi: Konfor ve güvenlik için heyecan verici teknoloji

Zamansız güzellik ve teknolojinin birleşimini yansıtan Mercedes-Benz markasının standındaki yıldızı; Yeni C-Serisi. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye pazarında da çok önemli yere sahip olan ve tamamen Yeni C-Serisi de ilk kez Autoshow 2021’de Türk tüketicisiyle buluşuyor.

Mercedes-Benz’in yeni tasarım anlayışına göre şekillendirilen Yeni C-Serisi, geleneksel sedan formuyla Premium D-Segmenti’nin yıldızı olmayı sürdürüyor. Yeni C-Serisi’nde, 204 BG gücünde hafif hibrit benzinli bir motor kullanılıyor. Mercedes-AMG Petronas Formula 1 ekibiyle birlikte geliştirilen yeni turbo beslemesi ile çok daha verimli olan motor, her zamankinden düşük emisyon oranlarını karşılayabiliyor.

Yeni C-Serisi, S-Serisi’nden aldığı özellikleriyle de ön plana çıkıyor. Arka aks yönlendirmesi ve orta konsolda konumlanan yeni nesil MBUX ekranıyla sınıfının standartlarını aşıyor. Çok daha gelişmiş komutları algılayan ikinci nesil MBUX bilgi-eğlence sistemi ile sürücüye iç mekanda alışılmadık bir konfor sunuyor.

Yenilenen CLS: Dört kapılı coupé akımının öncüsü

Yenilenen Mercedes-Benz CLS, güncellenen tasarımı ve yeni sunulmaya başlanan donanımlarıyla 4 kapılı coupé akımının öncüsü olmayı sürdürüyor. Yenilenen versiyonuyla çok daha keskin ve dinamik bir tasarıma kavuşan CLS’de, artan kişiselleştirme özellikleri ve birçok üst düzey donanım sunuluyor. Sportif ve eşsiz karakterini özgüvenli bir şekilde ortaya koyarak yenilenen CLS modeli de Autoshow ile birlikte satışa çıkıyor.

Mercedes-AMG GT 4-Kapı Coupé: Performans artık 4 kapılı

7 senedir üst üste zafer kazanan Mercedes-AMG Formula 1 takımı tarafından geliştirilen üçüncü nesliyle GT 4-Kapı Coupé, başlı başına bir başarı öyküsü olmaya devam ediyor. Bir önceki nesline göre daha fazla sürüş konforu, daha geniş donanım yelpazesi ve daha fazla kişiselleştirilebilen özellik sunan en yeni 4 kapılı spor otomobil, müthiş performansı ile eşi benzeri olmayan bir sürüş keyfi sunuyor.

Mercedes-Maybach S-Serisi

Mercedes-Maybach S-Serisi: “Sofistike Lüks” tanımında yeni bir boyutun kapılarını açıyor

Yeni Mercedes-Maybach S-Serisi, olağanüstü kalite, sofistike bir işçilik ve en son teknolojiyi bünyesinde barındırıyor. Yeni Mercedes-Maybach S-Serisi, aynı anda hem modern geleceğin otomobili hem de bir klasik olmayı başaran gerçek bir idol olma özelliği taşıyor. “Sofistike Lüks” tanımında yeni bir boyutun kapılarını açan Yeni Maybach S-Serisi, Autoshow lansmanı ile satışa sunuluyor.

VISION AVTR x BCI IAA21

Vision AVTR: İnsan, makine ve doğa arasındaki bağı kuvvetlendiriyor

Las Vegas’ta düzenlenen 2020 Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES 2020) sergilendiği gibi dünyanın her yerinde yankı uyandıran VISION AVTR, Autoshow 2021’de de sergileniyor. Konsept aracın adındaki AVTR, “Advanced Vehicle Transformation” (Gelişmiş Araç Dönüşümü) anlamına gelirken, aynı zamanda James Cameron’un Avatar filminden esinlenilmesiyle, kısaltmaya uygun bir karaktere bürünüyor. Avatar 2 film ekibiyle beraber geliştirilen VISION AVTR, çok sayıdaki teknolojik yeniliğiyle otomotiv sektörünün geleceğine ışık tutuyor. Alışılmış “İnsan-Makine” arayüzüne, doğanın da eklendiği VISION AVTR’da tamamen geri dönüştürülmüş malzemeler kullanılıyor. Tamamen elektrikli altyapıdaki aracın en önemli yeniliklerinden biri de devrim niteliğindeki geri dönüşümlü organik pil teknolojisi.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”

 

AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.

Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.

“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”

Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”

Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”

“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”

Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.

Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”

“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”

Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”

“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”

Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”

“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”

Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”

Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.

Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız:  https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc

 

 

 

 

 

 

 

AXA HAKKINDA

52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir.

AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır.

  Detaylı Bilgi için

Funda Dilek:

0544 631 92 40

funda.dilek@prco.com.tr

 

 

Continue Reading

Genel

HONOR’la tatilde eğlence  ve öğrenme aynı ekranda!  

Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor

Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.

HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.

Not alıp çizim yapıyorlar

HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.

HONOR Kids ile daha güvenli içerikler

HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.

Kampanya devam ediyor

HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.

Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.

Continue Reading

Genel

WatchGuard 2024 2. Çeyrek  İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı  

Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® TechnologiesWatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. 

Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.  Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.

 ‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’

WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.

WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:

1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.

2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.

 

3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.

 

4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.

 

5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.

 

6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi. 

 

WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.

 

Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.