Teknoloji
LOJİSTİĞİN 7 DOĞRUSUNU MİSYON EDİNDİ, 2023’TE % 125 BÜYÜDÜ


Lojistiğin 7 doğrusunu misyon edindiklerini ifade eden EDS-LOG Global Logistics Firma Yetkilileri Gökhan Edis ve Aleyna Işık, 2023’te bütün olumsuzluklara rağmen %125 büyümeyi başardıklarının altını çizdi. “2023 yılında 120 milyon TL değerinde ciro yaptık. Bu cironun %40’ı denizyolu, %40’ı karayolu ve %20’si havayolun operasyonlarından oluştuğunu söyleyebiliriz” diyen EDS-LOG Global Logistics yetkilileri, güvene dayalı kaliteli hizmet verdiklerini; para kazanmaktan daha önemli olan asıl unsurun ‘itibar’ olduğunu ifade ettiler.
EDS-LOG Global Logistics, 2022 yılında iki ortak tarafından İzmir’de kuruldu. “Lojistiğin 7 doğrusunu misyon edinerek kurulduk ve firma sloganı haline getirdik” diyen EDS-LOG Global Logistics Firma Yetkilileri Gökhan Edis ve Aleyna Işık, “Lojistiğin 7 Doğrusu ile 7 Kıtayı Birleştiriyoruz. Denizyolu, karayolu ve havayolu konularında hizmet vermekteyiz. Biz yıllarca yöneticilik pozisyonlarında farklı lojistik ve üretici firmalarında çalıştık. Tecrübelerimize dayanarak ve açıkçası çalışmakta olduğumuz müşterilerimizin ısrarları üzerine, dürüstlüğü firma misyonu haline getirerek EDS-LOG Global Logistics’i kurma kararı aldık” bilgilendirmesinde bulundu. Firma kurulum aşamasındayken dahi, müşterilerin ısrarlarına istinaden operasyonlara başladı. Kurulduğu andan itibaren güzel bir ivme yakalayan EDS-LOG Global Logistics, çok fazla ülkesel ve küresel kriz yaşamasına rağmen ivmesini kaybetmeyerek kesintisiz hizmet sunmaya devam etti. Sorularımızı EDS-LOG Global Logistics Firma Yetkilileri Gökhan Edis ve Aleyna Işık yanıtladı.


BİZİM DIŞIMIZDA GELİŞEN TÜM OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN % 125 BÜYÜDÜK
EDS-LOG Global Logistics olarak 2023 yılını değerlendirir misiniz?
Maalesef 2023 yılı ülkemiz adına ‘ciğerlerimizin yandığı yüzyılın felaketi’ olarak anılan bir yıl oldu. 2023 yılındaki hepimizi derinden yaralayan 6 Şubat depremlerine kadar yüksek bir ivme ile büyüme yakaladık. Ancak önce deprem sonra seçimler derken piyasa duruldu ve sektörde birçok firma maalesef kapılarına kilit vurdu. Ancak bu krizlere rağmen günümüzde biz dahil ayakta kalan tüm lojistik firmaları kendilerini başarılı firmalardan saymalılardır. Hepsini tebrik ederiz. Kaliteli operasyonlarımız ve devamlı bizle çalışan müşterilerimiz sayesinde bugün buralara geldik. 2023’ün sonuna geldiğimizde, dünya çapında ve ülkemizde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen %125 oranında bir büyüme oranı yakaladık. 2023 yılında 120 milyon TL değerinde ciro yaptık. Bu cironun %40’ı denizyolu, %40’ı karayolu ve %20’si havayolun operasyonlarından oluştuğunu söyleyebiliriz.
ARAÇ YATIRIMLARI YAPACAK, EKİBİMİZİ GÜÇLENDİRECEĞİZ!
2024 yılı hedefleriniz, yatırımlarınız ve öngörülerinizi alabilir miyiz?
Biz, yatırım odaklı olmayı kendimize prensip edindik. Kazandığımızı yatırımlarla hem ülke ekonomisine katma değer olarak vermeyi hem yeni istihdamlar yaratmayı hem de sektörümüze katkı sunmayı misyon edinmiş bulunuyoruz. Yeni yıla Romanya’da kiraladığımız filo ile tüm Avrupa’ya Türkiye’ye ve Avrupa’dan Asya’ya transit taşımalara hız verdik. Zaten denizyolunda da tüm kıtalara ve lokasyonlara en iyi şekilde hem forwarder ve acentalık hizmeti vermekteyiz. 2024 yılındaki yeni hedeflerimiz; araç yatırımlarımızı artırmak, denizyolunda armatörler ile daha iyi kontratlar yapıp kalite çıtamızı daha da yükseltmektir. 2024’te yine ekibimizi uzman kadrolar ile daha da büyütecek, daha fazla firmaya hizmet vereceğiz. Bu konuda görüştüğümüz isimler de mevcuttur.


YENİ ROTALARDA YENİ FİLOLAR KURACAĞIZ
Filonuz ve kiralamalarınız hakkında bilgi verir misiniz?
EDS-LOG Global Logistics olarak forwarder firmasıyız. Bizim temel çalışma prensibimizin en üstünde ‘kalite’ yer alıyor. Kaliteli hizmetten ödün vermiyoruz. Bütün işlerimizin kaliteli olması olmazsa olmazlarımızdandır. Bu bakımdan hepsi elenerek belirlenmiş kalitemizden ödün vermeyecek şekilde çalışan acentalarımızın araçlarını kullanıyoruz. 2024’te araç yatırımlarımızı artırarak yeni rotalarda yeni filolar kurmayı hedefliyoruz.
FİRMANIN DIŞ TİCARET PERSONELİ GİBİ DESTEK VERİYORUZ
Tercih edilmenizdeki nedenler nelerdir? Müşteriler neden EDS-LOG Global Logistics’i tercih ediyor?
Tercih edilmemizde birden çok neden bulunuyor. Bu konuda müşterilerimizden gelen yanıtlardan bahsetmek isteriz: Operasyon kalitemiz, desteğimiz ve dürüstlüğümüz. Bizimle yükleme yapan firmalar öncelikle bize güveniyorlar. Bu iş dalında en önemli konu güvendir. Ayrıca operasyonel destek de veriyoruz. Üretici firmalarda çalışan yetkililerin lojistik operasyon bilgileri bazen yeterli seviyede olmayabiliyor. Bu konuda biz, çoğu firmanın yapmadığı bir şeyi yapıyoruz. Firmanın dış ticaret personeli gibi destek veriyoruz. Onları koruyoruz. Ekstra masraf çıkmaması için hata yapmalarını önlüyor ve gerektiğinde yol gösteriyoruz. Üreticilerin ve dış ticaret firmalarının büyümesi bizim için en önemli maddelerden biridir. Çünkü üretici büyümeli ki bizler de büyüyebilelim. Bu yüzden onları operasyonel süreçte koruyor ve kolluyoruz. Hatta birçok firmaya sıfırdan kuruluşlarında ve ithalat-ihracat süreçlerinde de rehberlik ettik.
MASANIN İKİ TARAFINDA BULUNMANIN AVANTAJI İLE HİZMET VERİYORUZ
Bizler geçmiş kariyerimizde hem masanın üretici tarafında hem lojistik tarafında bulunduğumuz için müşterilerimizin bizden neler beklediklerini, hangi noktalarda, hangi hamleler ile onların operasyonlarının daha sorunsuz olacağını biliyoruz. Bu tecrübelerimize göre hizmet veriyoruz. Biz olaylara sadece lojistikçi açısından değil, tecrübelerimize ve geri dönüşlere dayanarak üretici açısından da bakıyoruz. Ayrıca biz firmaların lojistik konusunda tüm ihtiyaçlarına cevap verebiliyoruz. Hem kara hem deniz hem de havayollarında sağladığımız hizmetler ile firmaların tüm hizmetleri tek bir firmadan almalarına imkan tanıyoruz.
UZMAN EKİBİMİZ İLE FARKLI OLMANIN AÇIK FARKINI ORTAYA KOYUYORUZ
Farkımız, kalite anlayışımızdan ödün vermememiz, uzman ekibimiz, 7/24 ulaşılabilir olmamız ve güvene dayalı ilişkilerimizin toplamından oluşuyor. Kendi alanlarında tanınmış, uzman ekibimiz ve envanterimiz sayesinde standart denizyolu konteyner taşımacılığının ve karayolu taşımacılığının yanında hem proje hem transit hem depolama aktarma, denizyolu chartering-brokering, gibi hizmetler sunuyoruz. Bu ekibi toplayabilmek açıkçası kolay olmadı. Ekibimizin her bir üyesi itina ile seçilmiş ve referans olarak güçlü kişilerdir. Müşterilerimize de her zaman dediğimiz şey, sadece bizimle çalışmamaları ve piyasada var olmalarıdır. Çünkü müşterilerin itibarları için bu konu önem taşımaktadır. Örneğin başka bir lojistik firması ile çalıştıklarında bir sorun ile karşılaştıklarında ticari amaç gütmeden krizi çözmek için biz de elimizden geleni yapıp diğer lojistik firması ile koordinasyon sağlıyoruz.
BAŞKA BİR LOJİSTİK FİRMASI İLE ÇALIŞAN MÜŞTERİLERE DE TİCARİ AMAÇ GÜTMEDEN DESTEK SAĞLIYORUZ
Tüm Türkiye dahil tüm ülkelerdeki firmalara hizmet veriyoruz. Ek olarak biz müşterimizin itibarlarını gerek korumak, gerek arttırmak için karşı firma ile de yükleme ve veya varış organizasyonlarını sağlarken, aynı hassasiyet ve kalite ile hizmet sağlıyoruz. Örneğin; İthalat yapacak olan bir müşterimizin yükü Polonya’dan İzmir’e gelecekti. Polonya’daki yükleyicinin organizasyondaki taleplerini baz alarak birçok firmanın yapmayacağı bir şey yapıp Polonya’daki acentamızı değiştirdik. Lojistik operasyon süreci temelde çift taraflı bir süreç. Bizler müşterilerimizin tedarikçilerini veya alıcılarını da düşünerek, müşterilerimizin karşı taraftan olumsuz bir yorum duymamaları için hassas davranıyoruz. Biz müşterimizi temsil ettiğimizi düşündüğümüz için iki tarafa da en iyi şekilde hizmet verme amacı güdüyoruz. Genelde her yüklememizden sonra müşterilerimizden karşı taraftan aldıkları olumlu dönüş ve övgü konularında yorumlar duyuyoruz. Bu, bizim için mutluluk sebebidir.
BİRÇOK SEKTÖRE HİZMET VEREBİLMEMİZ DE TERCİH EDİLMEMİZİ SAĞLIYOR
Ek olarak, birçok sektöre hizmet verebildiğimiz için tercih sebebi olduğunu düşünüyoruz. Biz gelen talepleri büyük iş veya küçük iş olarak ayırmıyoruz. Ya da firma bazında bir ayrımcılık yapmıyoruz. Sektör lideri müşterilerimize verdiğimiz kaliteli hizmeti, gelişmekte olan küçük firmalara da aynı şekilde sağlıyoruz. Hem parsiyel hem komple taşımacılıklara aynı şekilde kalite anlayışı güderek hizmet veriyoruz.
DOĞRU ROTA, DOĞRU ACENTA VE AKTARMA DEPOLARI BAŞARIYI OLUŞTURUYOR
Intermodal ve multimodal taşımacılık yapıyorsunuz. Bu taşıma türlerini gerçekleştirmenin zorlukları nelerdir?
Öncelikle doğru rotanın ve doğru yurtdışı acentalarının, aktarma depolarının belirlenmesi gerekiyor. Her yük özelinde çalışma yapılması gerekiyor. Ezber rotalarda maliyet kargodan kargoya artabiliyor. Kaliteden ödün vermeden maliyetleri düşürmek için rota üzerindeki ülkelerde doğru acentalar ile çalışılması elzemdir. Bu acentaların, müşterilerimizin operasyonlarını yapabilmeleri için öncelikle kendilerini bize ispat etmeleri gerekmektedir. Bazı coğrafyalarda mevsimsel olarak rotalar değiştirilmelidir. Bu seçimler ve organizasyonun sorunsuz yapılabilmesi için karşı ülkedeki acentaların kalitesinin önemi ön plana çıkmaktadır. İntermodal ve multimodal operasyonlar kendi içinde çok fazla değişken barındıran süreçlerdir. Bu durum birçok zorluğu da yanında getirmektedir. Bu zorlukların üstesinden gelinmesini sağlayan en büyük etken intermodal ve multimodal operasyon tecrübesidir. Hangi mevsimde hangi coğrafyalarda operasyon yapılacaksa, bu konuda bilgili olunmalı ve hava şartlarını dahi hesaba katarak adımlar atılmalıdır. Rotada üzerindeki ülkelerin gündemlerine, haberlerine bakılmalı ve ülkelerin durumlarına göre strateji belirlenmelidir. Yoksa ya maliyetler artar ya da operasyonlar çıkmaza girer. Yine aktarmalı operasyonlarda elleçleme konusunda limanda veya aktarma noktasında doğru ekipler belirlenmeli ve iş birliği içinde olunmalıdır. Doğru bilgi akışının sağlanması bu konularda kilit önem taşır.
MÜŞTERİLERİMİZİ MAĞDUR ETMEMEK ADINA KENDİ FİNANSAL GÜCÜMÜZÜ KULLANIYORUZ
Akaryakıta gelen zamlar işinizi nasıl etkiliyor? Buna nasıl bir çözüm üretiyorsunuz?
Maalesef akaryakıt zamları bazen navlunları günlük bile değiştirmektedir. Çok yüksek bir maliyet farkı çıkmadıkça biz müşterimize ilk verdiğimiz fiyata sadık kalıyor, aradaki farkı kendi finansmanımız ile sübvanse ediyoruz. Yeri geliyor müşterimizi mağdur etmemek adına zararına çalıştığımız oluyor. Şimdiye kadar teklif sonrası olan hiçbir zam değerini müşterilerimize yansıtmadık. Teklifimiz onaylandıktan sonra fiyatı kendi finansman gücümüze dayanarak sabitliyoruz. Değişiklik olmaması adına elimizden geleni yapıyoruz. Bizi bu süreçte en çok zorlayan Süveyş krizi, Ukrayna-Rusya savaşı gibi aniden çıkan olaylarda armatörlerin bir anda PSS uygulaması gibi ekstra masraflar ve bu durumu müşteriye yansıtmak istemediğimiz için armatörler ile girdiğimiz pazarlıklardır.
ÇOĞU MÜŞTERİMİZ İLE ARKADAŞ OLDUK
Müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakati hakkında düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Biz, bu konuda biraz şanslıyız. Çünkü genelde bizimle bir kere çalışan firmalar, bizimle devam ediyorlar. Hiçbir zaman kalitemizden ve dürüstlüğümüzden ödün vermedik. Bunun sonucu olarak müşterilerimizin sadakatini kazandık. Bu, bizim için önemli. Hatta çoğu müşterimiz ile artık arkadaş olduk. Tek firma gibi hareket ediyoruz. Eski müşterilerimiz ile aramızda güvene dayalı bir ilişki var. Çünkü daha önce de dediğim gibi firmaların büyümesini istiyoruz. Müşterilerimiz de bu düşünce ile hareket ettiğimizi bildiklerinden dolayı bizimle devam ediyorlar. Samimiyetimizle söylemek isteriz ki şimdiye kadar hiçbir firmadan olumsuz bir yorum almadık. Lojistik sektörü aslında küçük bir sektör. İstanbul’da birinin ağzından çıkan kelime İzmir’den duyuluyor. Bu yüzden arkamızda kötü bir izlenim bırakmamak bizler için hayati önem taşıyor. İtibarımız ve ticari ahlak anlayışımız sayesinde sadık müşterimiz günden güne artmakta.
SORUNUN DEĞİL ÇÖZÜMÜN PARÇASIYIZ
Lojistik, operasyon içinde birçok değişken barındıran bir süreçtir. Bu yüzden operasyonel süreçlerde aksaklıklar sık sık meydana gelmektedir. Müşterimiz nazarında kaliteli operasyon sürecimizin temel sebebi, bu tür aksaklıklarda müşterilerimize çözümlerimiz ile destek olmamızdır.
ESNEK VE GÜÇLÜ EKİBİMİZ EN BÜYÜK GÜCÜMÜZDÜR
Tabi bunu yapabilmek söylemek kadar kolay değil. Bu yüzden firmamızdaki ekibin kalitesi, farklı uzmanlıklara sahip olmaları ve firma misyonumuzu benimsemiş olmaları çok büyük katkı sağlıyor. Ekibimiz ne kadar esnek ve güçlü ise firmamızda o kadar güçlüdür. Bir firmanın kaliteli hizmet verebilmesi önce doğru ekibin mutlu ve özgür düşünce yapısına sahip olmasından kaynaklanır. 7/24 ulaşılabilirlik firmalar için çok önemli, çünkü sonuçta insanlar bize emeklerini ve mallarını emanet ediyorlar. Biz de bu durumu gözeterek hassasiyetlerini anlıyor ve buna göre hareket ediyoruz. Bizim Türk kültürümüzde emanet mal kutsaldır. Biz de bu topraklarda yetişen her insan gibi aynı kültürü benimseyerek büyüdük. Bu yüzden müşterimizin emanetlerini doğru şekilde lojistiğin 7 doğrusu ile bir noktan bir noktaya ulaştırıyoruz.
DAHA YAŞANILABİLİR BİR DÜNYA İÇİN TEMA’YA FİDAN BAĞIŞLADIK
Lojistik her ne kadar yeşil teknolojiler gelse bile dünyayı kirleten bir şeydir. TIRlar, gemiler bunların çıkardıkları gazlar dünyayı olumsuz etkiliyor. Biz madem kirletiyoruz bir yandan da temizleyelim dedik ve en başından beri her yaptığımız operasyon için müşterilerimiz adına TEMA’ya fidan bağışında ve yanan ormanlarımızda fidan dikimlerinde bulunuyoruz. Her müşterimize TEMA’dan veya bağış yaptığımız otoriterlerden sertifika gönderiyoruz. Düşünsenize her lojistik firması aynı uygulamayı yapsa, dünya ne kadar yeşil olurdu. Umarım bu konuda her lojistik firmaları da atılım yaparlar. Bizler bu konuda iş birliklerine de açığız. Çünkü tek bir dünyamız var ve bu dünya yaşanılabilir olmazsa, ticaretin hiçbir önemi kalmaz.
HER ŞEY TİCARİ DEĞİLDİR, BİZE ÜCRETSİZ DANIŞABİLİRLER
Üretici ve dış ticaret firmaları bize lojistik ve dış ticaret konularında ücretsiz olarak danışabilirler, her şey ticari değildir. Biz kendi işimiz ve müşterimiz olmasa bile seve seve yardım ediyoruz. Hatta bir gün bir firma başka bir forwarder ile çalışırken bizden yardım istedi. Ve biz ticari bir amaç gütmeden yaşanan krizi sabahlara kadar mesai harcayarak çözmüştük. Biz, bu durumdan mutlu oluyoruz. Bizim bu konudaki kazancımız şudur: İtibar kazanmak… Sektörlerde dürüst ve bilgili olarak anılmak.
PİYASADA OLUMSUZ LOJİSTİK ALGISINI DOĞRU HİZMET ANLAYIŞIMIZ İLE KIRDIK
Piyasada olumsuz bir lojistikçi algısı var. Biz, kendi ilkelerimiz doğrultusunda izlediğimiz doğru hizmet yolu ile bu algıyı kırdık. Çünkü ithalat ve ihracat lojistik olmadan olmaz. Lojistik ithalat ve ihracat olmadan olmaz. Bu durumun öneminin özellikle pandemi döneminde dünya çapında daha iyi anlaşıldığını gördük. Biz her zaman kendimizi geliştirmeye ve hizmet kalitemizi daha üst seviyelere çıkarmaya devam edeceğiz.
Teknoloji
TETZ 2026’da Yapay Zekâ Çağında Etik Değerler ve Eğitim Diplomasisi Masaya Yatırıldı


Millî Eğitim Bakanlığı himayesinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde panellerle devam etti. “Dijital Çağda Barış, Güven ve İş Birliği: Kurumlar Perspektifi” başlıklı oturumda; UNESCO Eski Genel Direktörü Irina Bokova ile Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO’su José María Figueres Olsen, yapay zekâ çağında küresel dijital uçurumu kapatmanın, etik sınırları çizmenin ve eğitimde “karakter ile bilgelik” yetiştirmenin yollarını kapsamlı bir şekilde masaya yatırdı.
Millî Eğitim Bakanlığı himayelerinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde dünya çapında isimlerin katıldığı önemli panellerle devam ediyor.
Küresel dönüşümü “Devletler”, “Kurumlar” ve “Şirketler” olmak üzere üç farklı perspektiften ele alan TETZ 2026 kapsamında, günün ikinci büyük oturumu olan “Dijital Çağda Barış, Güven ve İş Birliği: Kurumlar Perspektifi” başlıklı panel gerçekleştirildi. Sektörel standartları ve küresel iş birliklerini şekillendiren uluslararası kurumların temsil edildiği panelde; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Eski Genel Direktörü ve Küresel Eğitim Diplomasisi Lideri Irina Bokova ile Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO’su José María Figueres Olsen konuşmacı olarak yer aldı.
Irina Bokova: “Hala 2,3 milyar insan internete erişemiyor ve bunların çoğunluğu kadın”
Konuşmasına sosyal kapsayıcılık, ekonomi, refah ve barış temalı bu zirveye davet edilmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan UNESCO Eski Genel Direktörü ve Küresel Eğitim Diplomasisi Lideri Irina Bokova, Birleşmiş Milletler şemsiyesi altındaki UNESCO’nun, dünyada “herkes için eğitim” kavramını öne süren kurum olduğunu hatırlattı.
Eşitlik arayışında eğitimde kalitenin ve yaşam boyu öğrenimin kritik bir rol oynadığını vurgulayan Bokova, yapay zekânın eğitim dahil olmak üzere nasıl etik bir şekilde kullanılabileceği konusunun, teknolojinin kamunun yararına hizmet etmesi gereken kesişim noktasında durduğunu belirtti.
“Yapay zekada da ilaç sektöründeki gibi denetim süreci olmalı”
Yapay zekânın olumsuz durumlar için ikna edilebilmesi, ahlak ve değerler konusunda açık kapılar barındırması ve bazen insanlara zarar vermeye teşvik edebilmesi gibi risklerin kontrol edilip edilemeyeceğine dair soruyu yanıtlayan Bokova, şu açıklamada bulundu:
“Örneğin ilaç sektöründe çok büyük bilimsel araştırmalar var ama bugün sahip olduğunuz ilaçlar ve tıbbi cihazlar ciddi testlerden geçiyor ve bir onaylama süreci oluyor. Bence benzer bir onaylama ve denetim süreci yapay zekâ için de geçerli olmalı. Yapay zekâyı durdurmadan ama çok net kurallarla bunun takip edilmesi gerekiyor. İnsan haklarıyla ilgili kaygılar da var ve ben inanıyorum ki bu işin temelinde mutlak surette etik olmalı.”
Dünyada daha önce yaklaşık 4 milyar kişinin internete erişimi olmadığını, UNESCO bünyesinde kurulan Geniş Bant Komisyonu sayesinde insanlara dijital araçlara erişim imkânı sunulduğunu belirten Bokova, şunları kaydetti:
“Bakın bugün dünyada hâlâ 2,3 milyar insan internete erişemiyor ve bunların büyük bir çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Kovid-19 döneminde okullar kapanınca her şeyin online yapılabileceğini düşündük ama maalesef öyle olmadı. Öğretmenler bu dijital araç gereçleri kullanmak için eğitimli değildi ve geniş bant internet kullanımında eşitsizlikler vardı. Bugünü düşündüğümüzde yapay zekayla ilgili karşımızda duran en büyük görev, küresel ve adil bir alan yaratmaktır. Bu konuyla ilgili öğretmenlere içerik ve gerekli imkanlar verilmeli. Sadece çocuklara tablet dağıtarak iş bitmiyor. Mevcut programların dili yerel kültürlere uymuyor, bu yüzden yazılımların dili yerel kültüre adapte edilmeli ve daha fazla açık kaynak sunulmalı. Çocukların bunlara doğrudan erişmesi gerekiyor. Birçok alanda büyük bir sıçrama yapmak için fırsatımız var ama bunun için doğru yaklaşımı seçmeliyiz. Ancak o zaman doğru potansiyeli ortaya koyabiliriz.”
Uluslararası kurumsal düzeydeki dijital ayrımı kapatmak için paydaşların birlikte nasıl çalışabileceğine değinen Bokova; akademisyenlerin, uzmanların, liderlerin, özel sektörün ve kamunun hepsinin bu sürece dahil olduğu bir ekosistem kurulması gerektiğini kaydetti. Sürdürülebilir bir gelecek için çevre bilincinin önemine de değinen Irına Bokova, sorulan soru üzerine Emine Erdoğan’ın öncülük ettiği Sıfır Atık Vakfı çalışmalarını çok kıymetli olduğunu belirterek, doğayla kurulan bu dengede eğitimin de kurucu bir rol üstlendiğini vurguladı.
José María Figueres Olsen: “Pusulamız doğru değilse yapay zekânın yıkıcı ve tahrip edici etkileri olur”
Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO’su José María Figueres Olsen ise konuşmasına TETZ gibi bir zirveyi gerçekleştirmek için insanlık tarihini şekillendiren İstanbul’dan daha iyi bir yer olamayacağını belirterek, eğitimin insanları birleştiren bir köprü olduğunu vurguladı.
Yapay zekânın genellikle sadece teknolojik bir devrim olarak adlandırıldığını ifade eden Olsen, bu durumun sıradan bir teknoloji hamlesinden çok daha büyük, “medeniyetler bağlamında” bir devrim olduğunu söyledi.
Makinelerin giderek daha akıllı hale geldiğini ve gelmeye de devam edeceğini belirten Olsen, bu durumun insanlığa “akıllı olmanın ne demek olduğunu yeniden tanımlama” fırsatı verdiğine dikkati çekti.
“Bu yüzyılda yetkinlik değil artık karakter ödüllendirilmeli”
Geçtiğimiz yüzyıl boyunca eğitim ve iş dünyasında hep teknik “yetkinliğin” ödüllendirildiğine dikkat çeken Olsen, içinde bulunduğumuz yapay zekâ çağında ise yetkinlikten ziyade “karakterin” ödüllendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Dünyanın her yerinde çatışmaların yaşandığı zorlu bir dönemden geçildiğini, demokratik kurumlara duyulan güvensizliğin ve yıkıcı değişimlerin etkilerinin hissedildiğini belirten Olsen, şu ifadeleri kullandı:
“Değerler bu çağda çok önemli. Çünkü eğer bizim ahlaki pusulamız doğru değilse ve yapay zekâyı doğru yönlendiremezsek, teknolojinin çok ciddi yıkıcı ve tahrip edici etkileri olabilir; toplumdaki güvensizliği daha da artırabilir. Etik ve ahlaki değerler konusuna baktığımızda yapay zekâ çok kritik bir eşikte duruyor ancak bazen bu kısmı gözden kaçırabiliyoruz. Çünkü teknoloji bu insani hususları kendi kendine çözmüyor. Ben şahsen yapay zekâ teknolojisine hayranım; bize sağladığı ilave kabiliyetler ve katkılar tartışılmaz ancak bir yandan da etik konuları ıskalamamalıyız. Yapay zekâ bir araçtır, iyi ya da kötü amaçla kullanılabilir, istendiğinde kötü şeyler de yapabilir. İşte tam da bu yüzden öğretmenlerin rolü günümüzde çok daha önemli hale geldi. Çocuklara etik değerlerin öğretilmesinde öğretmenler her zaman önemli olacak.”
Yapay zekânın bir medeniyet devrimi olurken aynı zamanda dijital ayrımı ve eşitsizliği artırıp artırmayacağına yönelik soru üzerine yakın tarihte Afrika’daki cep telefonun yaygınlaşması ve güneş enerjisinden faydalanılması gibi iki büyük örnek veren Olsen, geçmişteki devrimlerin de ilk başta kötülük getireceğinin ve uçurumları artıracağının düşünüldüğünü ancak aksine insanları bir araya getirdiğini belirtti.
José María Figueres Olsen, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Yapay zekâ neredeyse her şeyi yapabilir ve yapmaya devam edecek ancak muhakeme, etik ve liderlik alanında asla usta olamayacaklar. Yapay zekânın geleceği ve yönetimi sadece hükümetlerin eline bırakılacak bir konu değildir. Tüm insanlığın ve toplumun bu yeni toplum sözleşmesine aktif olarak katkı sağlaması gerekmektedir.”
Fuar stantları ve interaktif alanlar ziyaretçilerini bekliyor
Zirveyle eş zamanlı düzenlenen fuarda ise teknolojiyle ilişkili çok sayıda şirket stant açtı. Girişimcilik oturumları ve deneyim alanlarıyla katılımcılara etkileşimli bir ortam sağlanıyor. Fuar alanının temel hedeflerinden biri, yerli ve millî eğitim teknolojisi şirketlerini uluslararası platformlarla buluşturmak ve girişimlerin küresel pazara açılımını desteklemek olarak belirlendi.
Ziyaretçilere çok sayıda oturum, workshop ve sürpriz etkinliklerle eşsiz bir deneyim sunan TETZ 2026 kapsamında, interaktif alanlar da sektöre yön verecek. Etkinlik süresince “Açık Sahne, Çocuk Dijital Deneyim Alanı, İnteraktif Öğrenme Sınıfı ve Kuluçka Merkezi” gibi özel alanlar, 28 Haziran’a kadar teknoloji ve eğitim meraklılarının ziyaretine açık olacak.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın öncülüğünde hayata geçen TETZ 2026, yapay zekayı merkezine alan uluslararası bir eğitim teknolojileri etkinliği olarak Türkiye’nin bu alandaki kararlılığını ve küresel vizyonunu güçlü biçimde yansıtmayı hedefliyor.
Teknoloji
Getac, 8 inçlik dayanıklı tablet ailesini genişletiyor


Getac, 8 inçlik tam dayanıklı tablet serisinin yeni modelleri olan ZX80W ve ZX80W-EX’i kullanıcılarla buluşturuyor. ARM mimarisi üzerine inşa edilen ve Windows 11 işletim sistemiyle çalışan yeni cihazlar; yapay zekâ destekli uç bilişim yetenekleri, enerji verimliliği sağlayan fansız tasarımları ve tam dayanıklı yapılarıyla öne çıkıyor. 590 gram ağırlığında olan ZX80W ve 780 gram ağırlığa sahip olan ZX80W-EX, zorlu saha koşullarında yüksek mobilite ve uzun pil ömrü sunarken; savunma, kamu hizmetleri, ulaşım ve lojistik sektörlerindeki farklı kullanım senaryolarına yanıt veriyor. Yeni modellerin Temmuz 2026 itibarıyla satışa sunulması planlanıyor.
Dayanıklı bilişim ve mobil video çözümlerinin lider sağlayıcılarından ve gelişmiş şirket içi üretim yeteneklerine sahip olan Getac Technology Corporation (Getac), 8 inçlik tam dayanıklı tablet serisi ZX80’i yeni ZX80W ve ZX80W-EX modelleriyle genişletiyor.
ARM mimarisi üzerine inşa edilen bu iki yeni cihaz, hafif yapıları ve yüksek mobilite özellikleriyle Windows 11 deneyimini bir araya getiriyor. Getac, bu iki modelle birlikte Windows 11 işletim sistemiyle çalışan, enerji verimliliği sağlayan ve fansız tasarıma sahip dayanıklı çözümlere yönelik artan müşteri talebine yanıt veriyor. Yeni ZX80W ve ZX80W-EX modelleri; savunma, kamu hizmetleri, ulaşım ve lojistik sektörlerinde karşılaşılan farklı endüstriyel ortam ve kullanım senaryolarında etkin kullanım imkânı sunuyor.
“ZX80W serisiyle saha ve merkez arasındaki bağlantıyı güçlendiriyoruz”
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Getac Technology Corporation Başkanı James Hwang, şu açıklamalarda bulundu: “Etkili dijital dönüşüm, kurumsal altyapının doğrudan sahaya taşınmasını gerektiriyor. ZX80W serisi bu vizyonu desteklemek amacıyla geliştirildi. ARM üzerinde çalışan Windows’un kanıtlanmış verimliliğini 8 inçlik kompakt bir form faktörüyle sunarak, kuruluşların geleneksel BT altyapısı ile saha operasyonları arasındaki boşluğu kapatmalarına yardımcı oluyoruz. Standart saha çalışmalarından tehlikeli ortamlara kadar farklı kullanım senaryolarında, müşterilerimizin mobiliteyi en üst düzeye çıkarırken kurumsal güvenlik ve performans standartlarını korumalarına da yardımcı olan çok yönlü bir çözüm sunuyoruz.”
Enerji verimli ARM mimarisi üzerine inşa edildi
ZX80W ve ZX80W-EX, ARM mimarisi üzerine kurulu olan ve olağanüstü enerji verimliliği ile watt başına yüksek performansıyla tanınan Qualcomm®’un yenilikçi QCS6490 platformunu kullanıyor.
Bu sayede kullanıcılar, cihaz şarj imkânlarının sınırlı olduğu uzak lokasyonlarda dahi uzun süre kesintisiz çalışmayı mümkün kılan hızlı ve fansız bir bilgi işlem deneyiminden yararlanabiliyor.. Her iki cihaz da akıcı çoklu görev performansı için 12 GB dahili LPDDR5 belleğe sahipken, 256 GB evrensel flaş depolama (UFS) ise cihaz üzerindeki depolama ihtiyaçları için geniş kapasite sunuyor.
Kompakt tasarımda Windows 11 işlevselliği
ZX80W, Windows on ARM teknolojisinin dayanıklı cihazlardaki potansiyelini ortaya koyuyor. Geleneksel olarak sahada tam Windows deneyimi sunabilmek, daha büyük boyutlu ve daha yüksek enerji tüketimine sahip işlemciler gerektiriyordu. ARM mimarisinin sunduğu enerji ve termal verimlilikten yararlanan ZX80W ise Windows 11 IoT Enterprise LTSC’yi kompakt ve fansız bir tasarım içinde çalıştırarak performans, mobilite ve enerji verimliliğini bir arada sunuyor.
Bu yaklaşım, kullanıcıların Windows ekosisteminin sunduğu güvenlik ve uygulama uyumluluğundan faydalanmasını sağlarken, Android cihazlarla özdeşleşen hafif kullanım deneyimi ve uzun pil ömrü avantajlarını da beraberinde getiriyor.
Yapay zekâ destekli uç bilişim
ZX80W ve ZX80W-EX modellerinde, gerçek zamanlı uç bilişim uygulamalarını desteklemek amacıyla 6. Nesil Qualcomm AI Engine teknolojisinden yararlanılıyor. Qualcomm® Hexagon NPU, gerçek zamanlı analiz, cihaz içi otomasyon ve yüksek hızlı veri işleme yetenekleri sayesinde zorlu saha koşullarında operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağlıyor. Bu sayede internet bağlantısının zayıf olduğu veya bulunmadığı ortamlarda işlemler daha hızlı ve güvenilir şekilde gerçekleştirilebilirken, bulut sistemlerine olan bağımlılık da azalıyor. Bu güçlü uç bilişim yetenekleri sayesinde ZX80W ve ZX80W-EX, kamu hizmetleri sektöründe İHA uçuş kontrolü ve öngörücü varlık yönetimi uygulamalarında, ulaşım ve lojistik sektörlerinde ise elektronik kayıt cihazları (ELD) çözümlerinde etkin şekilde kullanılabiliyor. ATEX/IECEx Zone 2/22 sertifikasına sahip ZX80W-EX modeli ayrıca tehlikeli ve potansiyel olarak patlayıcı ortamlardaki uygulamalar için de uygun bir çözüm sunuyor.
Zorlu çalışma ortamları için geliştirildi
ZX80W ve ZX80W-EX, Getac’ın dayanıklılık odaklı ürün yaklaşımını yansıtan sağlam tasarımlarıyla öne çıkıyor. MIL-STD-810H ve IP67 sertifikalarına sahip olan her iki model, titreşime ve 1,8 metre yükseklikten düşmelere karşı dayanıklılık sunuyor. Gün ışığında rahatlıkla okunabilen ekranlara sahip cihazlar, geniş çalışma sıcaklığı aralıkları sayesinde zorlu çevre koşullarında da kesintisiz kullanım sunuyor. ZX80W modeli -29°C ile +63°C (-20°F ile +145°F), ZX80W-EX modeli ise -21°C ile +55°C (-5,8°F ile +131°F) arasındaki sıcaklıklarda çalışabiliyor. Tüm bu dayanıklılık özelliklerine rağmen ZX80W 590 gram, ZX80W-EX ise 780 gram ağırlığıyla uzun süreli saha çalışmalarında yüksek mobilite sunuyor.
ZX80W-EX modeli ise standart dayanıklılık özelliklerinin ötesine geçerek, tehlikeli ve potansiyel olarak patlayıcı ortamlarda güvenli kullanım için ATEX/IECEx Zone 2/22 sertifikasına sahip bulunuyor. Cihazda yer alan daha kalın ekran camı, güçlendirilmiş arka kapak, güvenli port korumaları ve mylar contalar gibi ek güvenlik unsurları, zorlu çalışma ortamlarında dayanıklılığı ve operatör güvenliğini artırıyor.
ZX80W ve ZX80W-EX’in, Temmuz 2026’da satışa sunulması planlanıyor.
Daha fazla bilgi için www.getac.com adresi ziyaret edilebilir.
Teknoloji
Yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüme 500 milyon TL yatırım!


Bacacı Yatırım Holding, grup şirketlerinde veri ve yapay zekâ odaklı dönüşüm için 500 milyon TL’lik yatırım planı hazırladı. Bacacı Yatırım Holding Bilgi Teknolojileri İcra Kurulu Üyesi Vildan Çal Özel, bu yatırımların yanı sıra özellikle yapay zekâ odaklı girişimlerle iş birliklerini destekleyecek ayrı bir “start-up fonu” da kurguladıklarını söyledi.
Son yıllarda yapay zekâ ve veri temelli dönüşüm, iş dünyasının en kritik gündem maddeleri arasında yer alıyor. Bu yeni dönemde, farklı sektörlerde faaliyet gösteren grup şirketlerinin ortak ihtiyaçlarını karşılayacak güçlü ve sürdürülebilir bir teknoloji zemini oluşturmayı hedefleyen Bacacı Yatırım Holding, yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm için yaklaşık 500 milyon TL’lik bir yatırım planı hazırladı. Bacacı Yatırım Holding ayrıca, yapay zekâ odaklı girişimlerle iş birliklerini destekleyecek ayrı bir “start-up fonu” oluşturulması için de çalışmalara başladı.
“YAPAY ZEKÂYI İŞ DEĞERİNE DÖNÜŞTÜRECEK PROJELERİ HAYATA GEÇİRMEK GEREK”
Teknoloji yatırımlarını yalnızca altyapı modernizasyonu olarak değil; doğrudan iş sonuçlarına dokunan, ölçülebilir değer üreten ve uzun vadede rekabet avantajı sağlayan bir dönüşüm alanı olarak ele aldıklarını belirten Bacacı Yatırım Holding Bilgi Teknolojileri İcra Kurulu Üyesi Vildan Çal Özel, “Bugün herkes yapay zekâyı konuşuyor ancak konuşmak tek başına yeterli değil. Asıl odaklanmamız gereken konu, yapay zekâyı gerçek iş değerine dönüştürebilecek doğru kullanım alanlarını ve projeleri hayata geçirmek. Bu nedenle 2026 yılında Bacacı Yatırım Holding olarak odağımız, yapay zekâyı bir söylem olmaktan çıkarıp, gerçekten iş sonuçlarına dokunan alanlarda derinleştirmek olacak. Bunun için veri altyapımızı sadeleştiren, veri kalitesini artıran ve analitik olarak çok daha erişilebilir hale getiren adımlar planlıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin özellikle finans sektöründe küresel ölçekte rekabetçi bir noktada olduğunu ifade eden Özel, “Bu aşamada kritik olan, teknolojiyi ekonomik büyümenin bir kaldıraç unsuru olarak konumlandırmak. Türkiye’nin büyüme ivmesini sürdürülebilir kılabilmesi için teknoloji, en önemli hızlandırıcılardan biri olarak öne çıkıyor” diye konuştu.
“START-UP FONU KURULMASI DA GÜNDEMDE
Yapay zekâ ve veri temelli dönüşümün yalnızca teknoloji yatırımıyla sınırlı olmadığına işaret eden Özel, sürecin merkezinde insan kaynağının yer aldığını vurguladı. Bu doğrultuda hem organizasyonel yapılanmayı hem de çalışma modellerini yeniden ele aldıklarını belirten Özel, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu dönüşümün sürdürülebilirliği büyük ölçüde insanla mümkün. Yapay zekâ ve veri tarafındaki yetkinlikleri güçlendirecek ekip yapıları ve yeni iş modelleri üzerinde çalışıyoruz. Ancak ekip derken yalnızca kendi organizasyonumuzu kastetmiyoruz. Start-up ekosistemini bu dönüşümün doğal bir parçası olarak görüyoruz. Kendi sektör tecrübemizi, kurumsal birikimimizi ve teknoloji altyapımızı girişimlere açarak karşılıklı değer üretmeyi amaçlıyoruz. 2026 yılı için, yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm başta olmak üzere teknoloji alanında yaklaşık 500 milyon TL’lik bir yatırım planı ile ilerliyoruz. Bunun yanında, fırsat bazlı değerlendirilecek ve özellikle yapay zekâ odaklı girişimlerle iş birliklerini destekleyecek ayrı bir “start-up fonu” da kurguluyoruz.”
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin








