Teknoloji
LOJİSTİĞİN 7 DOĞRUSUNU MİSYON EDİNDİ, 2023’TE % 125 BÜYÜDÜ


Lojistiğin 7 doğrusunu misyon edindiklerini ifade eden EDS-LOG Global Logistics Firma Yetkilileri Gökhan Edis ve Aleyna Işık, 2023’te bütün olumsuzluklara rağmen %125 büyümeyi başardıklarının altını çizdi. “2023 yılında 120 milyon TL değerinde ciro yaptık. Bu cironun %40’ı denizyolu, %40’ı karayolu ve %20’si havayolun operasyonlarından oluştuğunu söyleyebiliriz” diyen EDS-LOG Global Logistics yetkilileri, güvene dayalı kaliteli hizmet verdiklerini; para kazanmaktan daha önemli olan asıl unsurun ‘itibar’ olduğunu ifade ettiler.
EDS-LOG Global Logistics, 2022 yılında iki ortak tarafından İzmir’de kuruldu. “Lojistiğin 7 doğrusunu misyon edinerek kurulduk ve firma sloganı haline getirdik” diyen EDS-LOG Global Logistics Firma Yetkilileri Gökhan Edis ve Aleyna Işık, “Lojistiğin 7 Doğrusu ile 7 Kıtayı Birleştiriyoruz. Denizyolu, karayolu ve havayolu konularında hizmet vermekteyiz. Biz yıllarca yöneticilik pozisyonlarında farklı lojistik ve üretici firmalarında çalıştık. Tecrübelerimize dayanarak ve açıkçası çalışmakta olduğumuz müşterilerimizin ısrarları üzerine, dürüstlüğü firma misyonu haline getirerek EDS-LOG Global Logistics’i kurma kararı aldık” bilgilendirmesinde bulundu. Firma kurulum aşamasındayken dahi, müşterilerin ısrarlarına istinaden operasyonlara başladı. Kurulduğu andan itibaren güzel bir ivme yakalayan EDS-LOG Global Logistics, çok fazla ülkesel ve küresel kriz yaşamasına rağmen ivmesini kaybetmeyerek kesintisiz hizmet sunmaya devam etti. Sorularımızı EDS-LOG Global Logistics Firma Yetkilileri Gökhan Edis ve Aleyna Işık yanıtladı.


BİZİM DIŞIMIZDA GELİŞEN TÜM OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN % 125 BÜYÜDÜK
EDS-LOG Global Logistics olarak 2023 yılını değerlendirir misiniz?
Maalesef 2023 yılı ülkemiz adına ‘ciğerlerimizin yandığı yüzyılın felaketi’ olarak anılan bir yıl oldu. 2023 yılındaki hepimizi derinden yaralayan 6 Şubat depremlerine kadar yüksek bir ivme ile büyüme yakaladık. Ancak önce deprem sonra seçimler derken piyasa duruldu ve sektörde birçok firma maalesef kapılarına kilit vurdu. Ancak bu krizlere rağmen günümüzde biz dahil ayakta kalan tüm lojistik firmaları kendilerini başarılı firmalardan saymalılardır. Hepsini tebrik ederiz. Kaliteli operasyonlarımız ve devamlı bizle çalışan müşterilerimiz sayesinde bugün buralara geldik. 2023’ün sonuna geldiğimizde, dünya çapında ve ülkemizde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen %125 oranında bir büyüme oranı yakaladık. 2023 yılında 120 milyon TL değerinde ciro yaptık. Bu cironun %40’ı denizyolu, %40’ı karayolu ve %20’si havayolun operasyonlarından oluştuğunu söyleyebiliriz.
ARAÇ YATIRIMLARI YAPACAK, EKİBİMİZİ GÜÇLENDİRECEĞİZ!
2024 yılı hedefleriniz, yatırımlarınız ve öngörülerinizi alabilir miyiz?
Biz, yatırım odaklı olmayı kendimize prensip edindik. Kazandığımızı yatırımlarla hem ülke ekonomisine katma değer olarak vermeyi hem yeni istihdamlar yaratmayı hem de sektörümüze katkı sunmayı misyon edinmiş bulunuyoruz. Yeni yıla Romanya’da kiraladığımız filo ile tüm Avrupa’ya Türkiye’ye ve Avrupa’dan Asya’ya transit taşımalara hız verdik. Zaten denizyolunda da tüm kıtalara ve lokasyonlara en iyi şekilde hem forwarder ve acentalık hizmeti vermekteyiz. 2024 yılındaki yeni hedeflerimiz; araç yatırımlarımızı artırmak, denizyolunda armatörler ile daha iyi kontratlar yapıp kalite çıtamızı daha da yükseltmektir. 2024’te yine ekibimizi uzman kadrolar ile daha da büyütecek, daha fazla firmaya hizmet vereceğiz. Bu konuda görüştüğümüz isimler de mevcuttur.


YENİ ROTALARDA YENİ FİLOLAR KURACAĞIZ
Filonuz ve kiralamalarınız hakkında bilgi verir misiniz?
EDS-LOG Global Logistics olarak forwarder firmasıyız. Bizim temel çalışma prensibimizin en üstünde ‘kalite’ yer alıyor. Kaliteli hizmetten ödün vermiyoruz. Bütün işlerimizin kaliteli olması olmazsa olmazlarımızdandır. Bu bakımdan hepsi elenerek belirlenmiş kalitemizden ödün vermeyecek şekilde çalışan acentalarımızın araçlarını kullanıyoruz. 2024’te araç yatırımlarımızı artırarak yeni rotalarda yeni filolar kurmayı hedefliyoruz.
FİRMANIN DIŞ TİCARET PERSONELİ GİBİ DESTEK VERİYORUZ
Tercih edilmenizdeki nedenler nelerdir? Müşteriler neden EDS-LOG Global Logistics’i tercih ediyor?
Tercih edilmemizde birden çok neden bulunuyor. Bu konuda müşterilerimizden gelen yanıtlardan bahsetmek isteriz: Operasyon kalitemiz, desteğimiz ve dürüstlüğümüz. Bizimle yükleme yapan firmalar öncelikle bize güveniyorlar. Bu iş dalında en önemli konu güvendir. Ayrıca operasyonel destek de veriyoruz. Üretici firmalarda çalışan yetkililerin lojistik operasyon bilgileri bazen yeterli seviyede olmayabiliyor. Bu konuda biz, çoğu firmanın yapmadığı bir şeyi yapıyoruz. Firmanın dış ticaret personeli gibi destek veriyoruz. Onları koruyoruz. Ekstra masraf çıkmaması için hata yapmalarını önlüyor ve gerektiğinde yol gösteriyoruz. Üreticilerin ve dış ticaret firmalarının büyümesi bizim için en önemli maddelerden biridir. Çünkü üretici büyümeli ki bizler de büyüyebilelim. Bu yüzden onları operasyonel süreçte koruyor ve kolluyoruz. Hatta birçok firmaya sıfırdan kuruluşlarında ve ithalat-ihracat süreçlerinde de rehberlik ettik.
MASANIN İKİ TARAFINDA BULUNMANIN AVANTAJI İLE HİZMET VERİYORUZ
Bizler geçmiş kariyerimizde hem masanın üretici tarafında hem lojistik tarafında bulunduğumuz için müşterilerimizin bizden neler beklediklerini, hangi noktalarda, hangi hamleler ile onların operasyonlarının daha sorunsuz olacağını biliyoruz. Bu tecrübelerimize göre hizmet veriyoruz. Biz olaylara sadece lojistikçi açısından değil, tecrübelerimize ve geri dönüşlere dayanarak üretici açısından da bakıyoruz. Ayrıca biz firmaların lojistik konusunda tüm ihtiyaçlarına cevap verebiliyoruz. Hem kara hem deniz hem de havayollarında sağladığımız hizmetler ile firmaların tüm hizmetleri tek bir firmadan almalarına imkan tanıyoruz.
UZMAN EKİBİMİZ İLE FARKLI OLMANIN AÇIK FARKINI ORTAYA KOYUYORUZ
Farkımız, kalite anlayışımızdan ödün vermememiz, uzman ekibimiz, 7/24 ulaşılabilir olmamız ve güvene dayalı ilişkilerimizin toplamından oluşuyor. Kendi alanlarında tanınmış, uzman ekibimiz ve envanterimiz sayesinde standart denizyolu konteyner taşımacılığının ve karayolu taşımacılığının yanında hem proje hem transit hem depolama aktarma, denizyolu chartering-brokering, gibi hizmetler sunuyoruz. Bu ekibi toplayabilmek açıkçası kolay olmadı. Ekibimizin her bir üyesi itina ile seçilmiş ve referans olarak güçlü kişilerdir. Müşterilerimize de her zaman dediğimiz şey, sadece bizimle çalışmamaları ve piyasada var olmalarıdır. Çünkü müşterilerin itibarları için bu konu önem taşımaktadır. Örneğin başka bir lojistik firması ile çalıştıklarında bir sorun ile karşılaştıklarında ticari amaç gütmeden krizi çözmek için biz de elimizden geleni yapıp diğer lojistik firması ile koordinasyon sağlıyoruz.
BAŞKA BİR LOJİSTİK FİRMASI İLE ÇALIŞAN MÜŞTERİLERE DE TİCARİ AMAÇ GÜTMEDEN DESTEK SAĞLIYORUZ
Tüm Türkiye dahil tüm ülkelerdeki firmalara hizmet veriyoruz. Ek olarak biz müşterimizin itibarlarını gerek korumak, gerek arttırmak için karşı firma ile de yükleme ve veya varış organizasyonlarını sağlarken, aynı hassasiyet ve kalite ile hizmet sağlıyoruz. Örneğin; İthalat yapacak olan bir müşterimizin yükü Polonya’dan İzmir’e gelecekti. Polonya’daki yükleyicinin organizasyondaki taleplerini baz alarak birçok firmanın yapmayacağı bir şey yapıp Polonya’daki acentamızı değiştirdik. Lojistik operasyon süreci temelde çift taraflı bir süreç. Bizler müşterilerimizin tedarikçilerini veya alıcılarını da düşünerek, müşterilerimizin karşı taraftan olumsuz bir yorum duymamaları için hassas davranıyoruz. Biz müşterimizi temsil ettiğimizi düşündüğümüz için iki tarafa da en iyi şekilde hizmet verme amacı güdüyoruz. Genelde her yüklememizden sonra müşterilerimizden karşı taraftan aldıkları olumlu dönüş ve övgü konularında yorumlar duyuyoruz. Bu, bizim için mutluluk sebebidir.
BİRÇOK SEKTÖRE HİZMET VEREBİLMEMİZ DE TERCİH EDİLMEMİZİ SAĞLIYOR
Ek olarak, birçok sektöre hizmet verebildiğimiz için tercih sebebi olduğunu düşünüyoruz. Biz gelen talepleri büyük iş veya küçük iş olarak ayırmıyoruz. Ya da firma bazında bir ayrımcılık yapmıyoruz. Sektör lideri müşterilerimize verdiğimiz kaliteli hizmeti, gelişmekte olan küçük firmalara da aynı şekilde sağlıyoruz. Hem parsiyel hem komple taşımacılıklara aynı şekilde kalite anlayışı güderek hizmet veriyoruz.
DOĞRU ROTA, DOĞRU ACENTA VE AKTARMA DEPOLARI BAŞARIYI OLUŞTURUYOR
Intermodal ve multimodal taşımacılık yapıyorsunuz. Bu taşıma türlerini gerçekleştirmenin zorlukları nelerdir?
Öncelikle doğru rotanın ve doğru yurtdışı acentalarının, aktarma depolarının belirlenmesi gerekiyor. Her yük özelinde çalışma yapılması gerekiyor. Ezber rotalarda maliyet kargodan kargoya artabiliyor. Kaliteden ödün vermeden maliyetleri düşürmek için rota üzerindeki ülkelerde doğru acentalar ile çalışılması elzemdir. Bu acentaların, müşterilerimizin operasyonlarını yapabilmeleri için öncelikle kendilerini bize ispat etmeleri gerekmektedir. Bazı coğrafyalarda mevsimsel olarak rotalar değiştirilmelidir. Bu seçimler ve organizasyonun sorunsuz yapılabilmesi için karşı ülkedeki acentaların kalitesinin önemi ön plana çıkmaktadır. İntermodal ve multimodal operasyonlar kendi içinde çok fazla değişken barındıran süreçlerdir. Bu durum birçok zorluğu da yanında getirmektedir. Bu zorlukların üstesinden gelinmesini sağlayan en büyük etken intermodal ve multimodal operasyon tecrübesidir. Hangi mevsimde hangi coğrafyalarda operasyon yapılacaksa, bu konuda bilgili olunmalı ve hava şartlarını dahi hesaba katarak adımlar atılmalıdır. Rotada üzerindeki ülkelerin gündemlerine, haberlerine bakılmalı ve ülkelerin durumlarına göre strateji belirlenmelidir. Yoksa ya maliyetler artar ya da operasyonlar çıkmaza girer. Yine aktarmalı operasyonlarda elleçleme konusunda limanda veya aktarma noktasında doğru ekipler belirlenmeli ve iş birliği içinde olunmalıdır. Doğru bilgi akışının sağlanması bu konularda kilit önem taşır.
MÜŞTERİLERİMİZİ MAĞDUR ETMEMEK ADINA KENDİ FİNANSAL GÜCÜMÜZÜ KULLANIYORUZ
Akaryakıta gelen zamlar işinizi nasıl etkiliyor? Buna nasıl bir çözüm üretiyorsunuz?
Maalesef akaryakıt zamları bazen navlunları günlük bile değiştirmektedir. Çok yüksek bir maliyet farkı çıkmadıkça biz müşterimize ilk verdiğimiz fiyata sadık kalıyor, aradaki farkı kendi finansmanımız ile sübvanse ediyoruz. Yeri geliyor müşterimizi mağdur etmemek adına zararına çalıştığımız oluyor. Şimdiye kadar teklif sonrası olan hiçbir zam değerini müşterilerimize yansıtmadık. Teklifimiz onaylandıktan sonra fiyatı kendi finansman gücümüze dayanarak sabitliyoruz. Değişiklik olmaması adına elimizden geleni yapıyoruz. Bizi bu süreçte en çok zorlayan Süveyş krizi, Ukrayna-Rusya savaşı gibi aniden çıkan olaylarda armatörlerin bir anda PSS uygulaması gibi ekstra masraflar ve bu durumu müşteriye yansıtmak istemediğimiz için armatörler ile girdiğimiz pazarlıklardır.
ÇOĞU MÜŞTERİMİZ İLE ARKADAŞ OLDUK
Müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakati hakkında düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Biz, bu konuda biraz şanslıyız. Çünkü genelde bizimle bir kere çalışan firmalar, bizimle devam ediyorlar. Hiçbir zaman kalitemizden ve dürüstlüğümüzden ödün vermedik. Bunun sonucu olarak müşterilerimizin sadakatini kazandık. Bu, bizim için önemli. Hatta çoğu müşterimiz ile artık arkadaş olduk. Tek firma gibi hareket ediyoruz. Eski müşterilerimiz ile aramızda güvene dayalı bir ilişki var. Çünkü daha önce de dediğim gibi firmaların büyümesini istiyoruz. Müşterilerimiz de bu düşünce ile hareket ettiğimizi bildiklerinden dolayı bizimle devam ediyorlar. Samimiyetimizle söylemek isteriz ki şimdiye kadar hiçbir firmadan olumsuz bir yorum almadık. Lojistik sektörü aslında küçük bir sektör. İstanbul’da birinin ağzından çıkan kelime İzmir’den duyuluyor. Bu yüzden arkamızda kötü bir izlenim bırakmamak bizler için hayati önem taşıyor. İtibarımız ve ticari ahlak anlayışımız sayesinde sadık müşterimiz günden güne artmakta.
SORUNUN DEĞİL ÇÖZÜMÜN PARÇASIYIZ
Lojistik, operasyon içinde birçok değişken barındıran bir süreçtir. Bu yüzden operasyonel süreçlerde aksaklıklar sık sık meydana gelmektedir. Müşterimiz nazarında kaliteli operasyon sürecimizin temel sebebi, bu tür aksaklıklarda müşterilerimize çözümlerimiz ile destek olmamızdır.
ESNEK VE GÜÇLÜ EKİBİMİZ EN BÜYÜK GÜCÜMÜZDÜR
Tabi bunu yapabilmek söylemek kadar kolay değil. Bu yüzden firmamızdaki ekibin kalitesi, farklı uzmanlıklara sahip olmaları ve firma misyonumuzu benimsemiş olmaları çok büyük katkı sağlıyor. Ekibimiz ne kadar esnek ve güçlü ise firmamızda o kadar güçlüdür. Bir firmanın kaliteli hizmet verebilmesi önce doğru ekibin mutlu ve özgür düşünce yapısına sahip olmasından kaynaklanır. 7/24 ulaşılabilirlik firmalar için çok önemli, çünkü sonuçta insanlar bize emeklerini ve mallarını emanet ediyorlar. Biz de bu durumu gözeterek hassasiyetlerini anlıyor ve buna göre hareket ediyoruz. Bizim Türk kültürümüzde emanet mal kutsaldır. Biz de bu topraklarda yetişen her insan gibi aynı kültürü benimseyerek büyüdük. Bu yüzden müşterimizin emanetlerini doğru şekilde lojistiğin 7 doğrusu ile bir noktan bir noktaya ulaştırıyoruz.
DAHA YAŞANILABİLİR BİR DÜNYA İÇİN TEMA’YA FİDAN BAĞIŞLADIK
Lojistik her ne kadar yeşil teknolojiler gelse bile dünyayı kirleten bir şeydir. TIRlar, gemiler bunların çıkardıkları gazlar dünyayı olumsuz etkiliyor. Biz madem kirletiyoruz bir yandan da temizleyelim dedik ve en başından beri her yaptığımız operasyon için müşterilerimiz adına TEMA’ya fidan bağışında ve yanan ormanlarımızda fidan dikimlerinde bulunuyoruz. Her müşterimize TEMA’dan veya bağış yaptığımız otoriterlerden sertifika gönderiyoruz. Düşünsenize her lojistik firması aynı uygulamayı yapsa, dünya ne kadar yeşil olurdu. Umarım bu konuda her lojistik firmaları da atılım yaparlar. Bizler bu konuda iş birliklerine de açığız. Çünkü tek bir dünyamız var ve bu dünya yaşanılabilir olmazsa, ticaretin hiçbir önemi kalmaz.
HER ŞEY TİCARİ DEĞİLDİR, BİZE ÜCRETSİZ DANIŞABİLİRLER
Üretici ve dış ticaret firmaları bize lojistik ve dış ticaret konularında ücretsiz olarak danışabilirler, her şey ticari değildir. Biz kendi işimiz ve müşterimiz olmasa bile seve seve yardım ediyoruz. Hatta bir gün bir firma başka bir forwarder ile çalışırken bizden yardım istedi. Ve biz ticari bir amaç gütmeden yaşanan krizi sabahlara kadar mesai harcayarak çözmüştük. Biz, bu durumdan mutlu oluyoruz. Bizim bu konudaki kazancımız şudur: İtibar kazanmak… Sektörlerde dürüst ve bilgili olarak anılmak.
PİYASADA OLUMSUZ LOJİSTİK ALGISINI DOĞRU HİZMET ANLAYIŞIMIZ İLE KIRDIK
Piyasada olumsuz bir lojistikçi algısı var. Biz, kendi ilkelerimiz doğrultusunda izlediğimiz doğru hizmet yolu ile bu algıyı kırdık. Çünkü ithalat ve ihracat lojistik olmadan olmaz. Lojistik ithalat ve ihracat olmadan olmaz. Bu durumun öneminin özellikle pandemi döneminde dünya çapında daha iyi anlaşıldığını gördük. Biz her zaman kendimizi geliştirmeye ve hizmet kalitemizi daha üst seviyelere çıkarmaya devam edeceğiz.
Teknoloji
Yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüme 500 milyon TL yatırım!


Bacacı Yatırım Holding, grup şirketlerinde veri ve yapay zekâ odaklı dönüşüm için 500 milyon TL’lik yatırım planı hazırladı. Bacacı Yatırım Holding Bilgi Teknolojileri İcra Kurulu Üyesi Vildan Çal Özel, bu yatırımların yanı sıra özellikle yapay zekâ odaklı girişimlerle iş birliklerini destekleyecek ayrı bir “start-up fonu” da kurguladıklarını söyledi.
Son yıllarda yapay zekâ ve veri temelli dönüşüm, iş dünyasının en kritik gündem maddeleri arasında yer alıyor. Bu yeni dönemde, farklı sektörlerde faaliyet gösteren grup şirketlerinin ortak ihtiyaçlarını karşılayacak güçlü ve sürdürülebilir bir teknoloji zemini oluşturmayı hedefleyen Bacacı Yatırım Holding, yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm için yaklaşık 500 milyon TL’lik bir yatırım planı hazırladı. Bacacı Yatırım Holding ayrıca, yapay zekâ odaklı girişimlerle iş birliklerini destekleyecek ayrı bir “start-up fonu” oluşturulması için de çalışmalara başladı.
“YAPAY ZEKÂYI İŞ DEĞERİNE DÖNÜŞTÜRECEK PROJELERİ HAYATA GEÇİRMEK GEREK”
Teknoloji yatırımlarını yalnızca altyapı modernizasyonu olarak değil; doğrudan iş sonuçlarına dokunan, ölçülebilir değer üreten ve uzun vadede rekabet avantajı sağlayan bir dönüşüm alanı olarak ele aldıklarını belirten Bacacı Yatırım Holding Bilgi Teknolojileri İcra Kurulu Üyesi Vildan Çal Özel, “Bugün herkes yapay zekâyı konuşuyor ancak konuşmak tek başına yeterli değil. Asıl odaklanmamız gereken konu, yapay zekâyı gerçek iş değerine dönüştürebilecek doğru kullanım alanlarını ve projeleri hayata geçirmek. Bu nedenle 2026 yılında Bacacı Yatırım Holding olarak odağımız, yapay zekâyı bir söylem olmaktan çıkarıp, gerçekten iş sonuçlarına dokunan alanlarda derinleştirmek olacak. Bunun için veri altyapımızı sadeleştiren, veri kalitesini artıran ve analitik olarak çok daha erişilebilir hale getiren adımlar planlıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin özellikle finans sektöründe küresel ölçekte rekabetçi bir noktada olduğunu ifade eden Özel, “Bu aşamada kritik olan, teknolojiyi ekonomik büyümenin bir kaldıraç unsuru olarak konumlandırmak. Türkiye’nin büyüme ivmesini sürdürülebilir kılabilmesi için teknoloji, en önemli hızlandırıcılardan biri olarak öne çıkıyor” diye konuştu.
“START-UP FONU KURULMASI DA GÜNDEMDE
Yapay zekâ ve veri temelli dönüşümün yalnızca teknoloji yatırımıyla sınırlı olmadığına işaret eden Özel, sürecin merkezinde insan kaynağının yer aldığını vurguladı. Bu doğrultuda hem organizasyonel yapılanmayı hem de çalışma modellerini yeniden ele aldıklarını belirten Özel, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu dönüşümün sürdürülebilirliği büyük ölçüde insanla mümkün. Yapay zekâ ve veri tarafındaki yetkinlikleri güçlendirecek ekip yapıları ve yeni iş modelleri üzerinde çalışıyoruz. Ancak ekip derken yalnızca kendi organizasyonumuzu kastetmiyoruz. Start-up ekosistemini bu dönüşümün doğal bir parçası olarak görüyoruz. Kendi sektör tecrübemizi, kurumsal birikimimizi ve teknoloji altyapımızı girişimlere açarak karşılıklı değer üretmeyi amaçlıyoruz. 2026 yılı için, yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm başta olmak üzere teknoloji alanında yaklaşık 500 milyon TL’lik bir yatırım planı ile ilerliyoruz. Bunun yanında, fırsat bazlı değerlendirilecek ve özellikle yapay zekâ odaklı girişimlerle iş birliklerini destekleyecek ayrı bir “start-up fonu” da kurguluyoruz.”
Teknoloji
Geleceğin Alışveriş Deneyimi, Yapay ve Duygusal Zekâyı Buluşturan Hibrit Modellerle Şekilleniyor!


Perakende ve e-ticaret dünyası 2026’dan itibaren yeni bir rekabet eşiğine geliyor. TP’nin global raporu; perakende ve e-ticarette kazananların teknolojiyi insan dokunuşuyla birleştiren, hızlı, güvenli ve yüksek değerli hibrit deneyimi uçtan uca tasarlayan markalar olacağını gösteriyor.
Dijital iş hizmetlerinin küresel lideri TP’nin perakende ve e-ticaret sektör raporu, dijital alanda büyümenin hızlanacağını, hızlı ödeme, güven ve insan dokunuşuyla güçlendirilmiş yapay zeka deneyimlerinde fark yaratan markaların öne çıkacağını gösteriyor. Raporda tüketicilerin dijital kolaylığı benimsediği ancak karmaşık ve hassas süreçlerde insan etkileşimini güçlü biçimde tercih ettiği vurgulanıyor.
Küresel Perakendede Büyümenin %74’ü Dijital Kanallardan Gelecek
Rapora göre, küresel perakende satışlarının 2024-2029 döneminde yüzde 2 bileşik yıllık büyüme (CAGR) göstermesi ve bu artışın yüzde 74’ünün dijital kanallardan gelmesi bekleniyor. E-ticaret penetrasyonunun ise 2029’da yüzde 28’e yükselmesi öngörülüyor. Rekabetin odağını “ürün/fiyat” ekseninden “deneyim kalitesi” eksenine çeken bu kayma, perakendenin geleceğinin hız, güven ve duygusal zeka (EI) entegre edilmiş, insan odaklı yapay zeka çözümlerini üzerinde şekilleneceğini gösteriyor.
Hız: Karar-Ödeme-Satın Alma Hattındaki Rekabet Avantajı
Müşterilerin yaklaşık yüzde 70’lik büyük bir kesimi, satın alma yolculuğunun ödeme adımında deneyimini etkileyen olumsuzluklar sebebiyle sepeti terk ediyor. Bu nedenle rapor, “anında ödeme”nin artık sadece bir özellik değil; doğrudan gelir etkisi yaratan stratejik bir unsur olduğunu vurguluyor. Ödeme akışındaki her ek adım, gecikme ve gereksiz doğrulama yalnızca dönüşümü değil, marka algısını da etkiliyor. Hız; sadece “daha çabuk” olmanın ötesinde doğru noktada doğrulama, gerçek zamanlı karar mekanizmaları, kullanıcıyı yormayan tasarım ve sorunsuz kanal geçişleri anlamına geliyor.
Güven: Risk Yönetiminin Ötesinde, Müşteri Sadakatinin Temeli
Altı çizilen çarpıcı göstergelerden bir diğeri de iade ekonomisinin büyüklüğü. Rapor, 2024’te tüketicilerin iade ettiği ürünlerin toplam hacminin 685 milyar dolar seviyesine ulaştığını; bunun 103 milyar dolarının iade ve talep dolandırıcılığı kaynaklı kayıp olduğunu gösteriyor. Bu ölçekte bir kayıp, güvenliğin “maliyet kalemi” değil; karlılığı ve itibarı koruyan stratejik bir unsur olduğunun göstergesi niteliğinde. Aynı zamanda raporda müşterilerin kişisel bilgi ve ödeme güvenliği hassasiyeti ön plana çıkıyor. Bu nedenle güven başlığının savunma refleksiyle değil; yönetişim, gerçek zamanlı izleme, erken uyarı mekanizmaları ve operasyonel disiplinle uçtan uca yönetilmesi gerekliliği vurgulanıyor.
Hibrit Model: Geleceğin Müşteri Deneyimi EI + AI ile Şekilleniyor
Perakende sektöründe yapay zeka artık gündemin merkezinde yer alıyor. Raporda kişiselleştirme, öneri motorları, chatbot’lar, talep tahmini ve operasyon optimizasyonu başlıkları öne çıkıyor. Bu noktada kritik uyarı, AI’nın doğru kurgulanmadığında güveni zedeleyebildiği yönünde. Üretken yapay zeka uygulamalarında hatalı/uygunsuz yanıt riski, markalar için müşteri deneyiminde insan dokunuşu ve duygusal zeka başlıklarını daha da önemli hale getiriyor.
Müşterilerin yüzde 53’ü hala gerçek zamanlı insan desteğini tercih ediyor. İnsan destekli kanallarda memnuniyet (CSAT) yüzde 75 seviyesindeyken, self-servis teknolojilerde memnuniyet yüzde 55 seviyesinde kalıyor. Bu tablo; kazandıran formülün yapay zekanın insan dokunuşunu güçlendirecek biçimde şekillendirilmesi gerektiğini ortaya çıkarıyor.
TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, yeni rekabet düzenini şöyle özetliyor: “Perakende ve e-ticarette rekabet artık yalnızca teknoloji üzerine değil; güven, deneyim ve sürdürülebilir değer yaratmak üzerine. Yapay zeka büyük fırsatlar sunuyor, ancak gerçek etki, insan dokunuşunu güçlendirdiğinde ortaya çıkıyor. 2026 ve sonrasında perakende markaları için kritik soru ‘Hangi teknolojiye yatırım yapıyoruz?’ değil; ‘Bu yatırımı nasıl hız, güven ve yüksek değerli etkileşime dönüştürüyoruz?’ olacak. Büyümenin yüzde 74’ünün dijital kanallardan geleceği bir dünyada; yüzde 70’e yaklaşan sepet terk oranları, 103 milyar dolarlık dolandırıcılık kaybı ve müşterilerin yüzde 53’ünün insan desteğini tercih ettiği gerçeği, tek bir şeyi söylüyor: Geleceğin kazananları, teknolojiyi insan dokunuşuyla birleştiren; hızlı, güvenli ve değer yaratan hibrit deneyimi uçtan uca tasarlayan markalar olacak.”
Teknoloji
Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı


Sürdürülebilir bir gelecek için su kaynaklarının korunmasına katkıda bulunan Vestel, Dünya Su Günü vesilesiyle akıllı beyaz eşya ürünlerinden elde ettiği su tasarrufu verilerini kamuoyuyla paylaştı.
Vestel, kullanıcılarının tercih ettiği su tasarruflu programlar ve akıllı sistemler sayesinde son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağladı. Bu miktar yaklaşık 17,5 olimpik yüzme havuzuna eşit.
Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu nedenle su verimliliği sağlayan teknolojiler, sürdürülebilir geleceğin en kritik araçlarından biri olarak görülüyor. Vestel, bu yaklaşımla ürün ve teknolojileriyle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya Su Günü vesilesiyle paylaştığı veriler, Vestel’in akıllı teknolojilerinin su verimliliği konusunda önemli kazanımlar sunduğunu ortaya koyuyor.
Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, “Su kaynaklarının korunmasını, sadece çevresel bir gereklilik değil; gelecek nesillere olan borcumuz ve ertelenemez bir ortak sorumluluk olarak görüyoruz. Çatısı altında faaliyet gösterdiğimiz Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonuyla uyumlu şekilde; çevresel ve sosyal etkiyi işimizin doğal bir bileşeni olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine alırken, sadece üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin kullanım aşamasında da su ve enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücüyle tüketicilerimizi de sürdürülebilirlik yolculuğuna aktif birer paydaş olarak dahil edip; kaynak kullanımını optimize eden akıllı çözümlerimizle, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü hep birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz.
Teknolojiye dayalı bu vizyonumuzun somut etkilerini, paylaştığımız veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Akıllı cihazlarımızın sağladığı yüksek verimlilik sayesinde, sadece son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu elde ettik. Bu rakam, 17,5 olimpik yüzme havuzunun doluluğuna denk geliyor. Yeni nesil çamaşır ve bulaşık makinelerinde su tüketimi, önceki nesil Vestel modellerinin ortalama tüketimi ile karşılaştırıldığında yüzde 27,7 azalırken, ‘Eco’ program ve ‘otomatik yük algılama’ gibi inovasyonlarımızla suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz.
Özellikle kullanıcılarımızın bilinçli tercihleriyle sadece ‘Eco’ program kullanımı üzerinden 2,5 milyon litrelik su tüketiminin önüne geçilmesi, teknoloji ile tüketicinin farkındalık davranışı birleştiğinde dünyamız için ne kadar önemli bir etki yaratabileceğini ortaya koyuyor” dedi.
17,5 olimpik yüzme havuzuna denk su tasarrufu
Vestel’in paylaştığı verilere göre akıllı cihazların sağladığı verimlilik sayesinde son bir yılda bulaşık makinelerinde yaklaşık 24 milyon litre, çamaşır makinelerinde ise yaklaşık 20 milyon litre olmak üzere, yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk gelen bir su hacmine karşılık geliyor.
Vestel, geliştirdiği enerji ve su verimliliği yüksek ürünler, akıllı program seçenekleri ve kullanıcı farkındalığını artıran teknolojileriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına katkı sağlıyor. Dünya Su Günü kapsamında paylaşılan veriler, teknolojinin doğru kullanıldığında doğal kaynakların korunmasında ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösteriyor.
Yeni nesil dönüşüm sürüyor
Eski nesil bulaşık ve çamaşır makineleri yerine Vestel’in son teknoloji bulaşık ve çamaşır makineleri ile kullanıcıların ortalama su tüketimi yüzde 27,7 oranında azalmış ve yıkayıcı ürünlerinin daha verimli hale geldiğini gösteriyor.
Vestel akıllı ürünlerindeki ‘Eco’ program ile standart program arasındaki su tüketimi farkı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bulaşık makinelerinde ‘Eco’ program tercih edildiğinde standart programlara kıyasla yüzde 20 daha az su kullanılıyor. Çamaşır makinelerinde bu oran yüzde 39’a çıkıyor.
‘Eco’ programla 2,5 milyon litre su tüketimi önlendi
Kullanıcı tercihlerine uygun şekilde Vestel’in akıllı cihazlarından elde edilen verilere göre kullanıcılar son bir yılda bulaşık makinelerinde 478 bin 658 kez, çamaşır makinelerinde ise 96 bin 895 kez ‘Eco’ programını tercih etti. Daha yoğun programlar yerine ‘Eco’ programını tercih eden kullanıcılar, yaklaşık 2,5 milyon litre su tüketiminin önüne geçti. Ortaya çıkan veriler, Vestel kullanıcıların bilinçli tercihlerinin somut etkisini ortaya koyuyor.
Otomatik yük algılama ile gereksiz tüketime son
Vestel çamaşır makinelerinde bulunan ‘otomatik yük algılama’ teknolojisi gereksiz su tüketimini azaltmaya yardımcı olan önemli bir özellik. ‘Eco’ programında tam yük yerine yarım yük algılandığında yüzde 43, çeyrek yük algılandığında ise yüzde 55 su tasarrufu sağlanıyor. ‘Pamuklu’ programında yarım yük algılanması halinde, tam yük tüketimine kıyasla yüzde 41 su tasarrufu sağlanıyor. Bu teknoloji sayesinde makineler, yıkama sırasında çamaşır miktarını analiz ederek su tüketimini otomatik olarak optimize ediyor.
Vestel, geliştirdiği yeni nesil ürünlerle su ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin






