Connect with us

Teknoloji

Huawei Ar-Ge Buluşması Erzurum’da Gerçekleşti

Doğu ve Güneydoğu illerinde öğrenim gören öğrencilerin bilgi ve iletişim teknolojileri alanında kendilerini geliştirmelerine imkan sağlayan Huawei Ar-Ge Buluşması Programı, BTK Akademi iş birliğiyle, 28-29 Kasım tarihlerinde, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi’nde düzenlenen etkinliklerle devam etti.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Huawei Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirilen Ar-Ge Buluşması’na, iki günde toplam 500 öğrenci ve ilgili fakültelerin öğretim üyeleri katıldı.  

Huawei, genç yeteneklerin Türkiye bilişim ekosistemine kazandırılması yönündeki faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen ‘Huawei Ar-Ge Buluşması’ programları, 28-29 Kasım tarihlerinde, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi’nde düzenlenen etkinliklerle sürdü. Kamu, akademi, dernekler ve özel sektörleri bir araya getiren etkinlik kapsamında, 5G teknolojileri, yapay zeka, siber güvenlik, mobil servisler ve bulut bilişim gibi günümüzün ve geleceğin en önemli teknolojik başlıkları ele alındı.

Ar-Ge Buluşması kapsamında ayrıca, öğrencilere etkin CV hazırlama, Linkedin kullanımı, iletişim becerileri gibi alanlardaki farklı eğitimler, Huawei uzmanlarınca verildi.

Huawei Ar-Ge Buluşması; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Mustafa Ermiş, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu, Huawei Türkiye Ar-Ge Direktörü He Ming ve Huawei Türkiye Kamu ve Kurumsal İlişkiler Direktörü Ömer Faruk Şahin’in katılımıyla gerçekleşti.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Mustafa Ermiş konuşmasında şu ifadelere yer verdi, “BTK Akademi olarak bugüne kadar 348 eğitimi tüm halkımıza ücretsiz sunduk. 1.180.508 kişi eğitimlerimizi tamamlayarak sertifikalarını aldı. BTK Akademi’den alınan sertifikaların, iş bulma ve kariyerlerinde ilerleme konularında öğrencilere büyük bir referans kaynağı olduğunu görmek bizim için gurur verici. Yalnızca çevrim içi eğitimlerimizle değil, bilişim sektörünün önemli paydaşlarıyla gerçekleştirdiğimiz yarışma ve etkinliklerle de öğrencilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Ayrıca BTK Akademi mobil uygulamamızı hayata geçirdik. 2,5 milyon kullanıcı, 296 konu başlığı ve 150 bin dakikadan oluşan eğitimlerle, Türkiye’nin yerli ve milli en büyük çevrim içi eğitim portalı olma özelliğini taşıyoruz. Huawei ile birlikte üçüncüsünü düzenlediğimiz Kodlama Maratonu’nda, 30 öğrenci bulut bilişim ve yapay zekâ alanında uygulamalar geliştirdi. Dereceye giren öğrenciler bilgisayar ödülleri kazandı. Doğu ve Güneydoğu illerini kapsayan Ar-Ge buluşmalarının dördüncüsünü, iki gün süren bir etkinlikle Huawei ile birlikte Erzurum’da düzenliyoruz. Bu kapsamda, etkinliğe katılan öğrencilerimiz başta olmak üzere, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi’ne ev sahiplikleri için, ayrıca yaklaşık dört yıldır bizimle olan iş birlikleri nedeniyle Huawei Türkiye ekibine teşekkür ederim.”

Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak ise konuşmasında, “Huawei ve BTK Akademi’nin, genç yeteneklerin Türkiye bilişim sektörüne kazandırılması yönündeki faaliyetlerini bizler de yakından takip ediyoruz. Bu kapsamda, Erzurum Teknik Üniversitesi olarak 2024 Huawei Bilişim Akademisi yarışmalarından dört ödülle dönmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yıl yarışmalara toplam 780 başvuru aldık ve 500 kişinin katılımı gerçekleşti” dedi.

Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu konuşmasında, “Huawei’in eğitimlerini okullarımızda entegre ederek bilişim yarışmalarına katılım sağlıyoruz. Bu etkinliğin Erzurum’a, öğrencilerimizin ayağına kadar getirilmiş olması bizim için büyük bir değer taşıyor. Türkiye’nin dijital dönüşümüne katkı sağlamak adına Huawei’in burada gerçekleştirdiği bu buluşma, teknolojik yetkinliklerin ülke genelinde yaygınlaşması açısından son derece önemli bir adım. Huawei’in düzenlediği bu etkinlik, yeni yetenekleri keşfetme ve onları daha da geliştirme konusunda değerli bir yapılandırma sunuyor. ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu doğrultusunda, ülkemizin dijital dönüşümünü desteklemek ve nitelikli yazılımcılar yetiştirmek gibi ortak amaçlar etrafında, BTK ve Huawei ile iş birliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu tür projeler, gençlerimize yeni fırsatlar sunarak hem bireysel hem de ulusal anlamda güçlü bir teknoloji altyapısının oluşturulmasına katkı sağlıyor” dedi.

Huawei Türkiye Ar-Ge Direktörü He Ming yaptığı değerlendirmede, “Huawei olarak geçtiğimiz 22 yılda Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunun her adımına şahit olduk. ‘Türkiye’de, Türkiye İçin’ vizyonumuzla yirmi yılı aşkın süredir Türkiye’nin dijital dönüşümüne katkı sağlamaya devam ediyoruz. Bu bağlamda, yapay zeka, 5G ve Huawei Mobil Servisleri’nin yanı sıra, 2023 yılında duyurduğumuz bulut platformumuz Huawei Cloud ile Türkiye’nin bilişim altyapısına katkıda bulunmak için kararlı bir şekilde çalışıyoruz. Bugün burada, bilişim yeteneklerini yetiştirmeye yönelik çalışmalarımızın en değerli uygulamalarından biri olan Huawei Ar-Ge buluşmasını başarıyla tamamlanmış olmasından büyük onur duyuyoruz. Bu vesileyle BTK Akademi’ye, Atatürk Üniversitesi’ne, Erzurum Teknik Üniversitesi’ne ve öğrencilerimiz de dahil olmak üzere, sahada görev alan ve bu projede yer alan herkese yakın iş birlikleri ve önemli katkılarından dolayı teşekkür ederim” dedi.

Huawei Ar-Ge buluşması sonunda Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi Huawei öğrenci elçilerine HSD sertifikası takdim edilirken, etkinliğe katılan öğrenciler de merak ettikleri konuları bilişim dünyasının uzmanları ile bire bir tartışma fırsatı buldular.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

Getac, 8 inçlik dayanıklı tablet ailesini genişletiyor

Getac, 8 inçlik tam dayanıklı tablet serisinin yeni modelleri olan ZX80W ve ZX80W-EX’i kullanıcılarla buluşturuyor. ARM mimarisi üzerine inşa edilen ve Windows 11 işletim sistemiyle çalışan yeni cihazlar; yapay zekâ destekli uç bilişim yetenekleri, enerji verimliliği sağlayan fansız tasarımları ve tam dayanıklı yapılarıyla öne çıkıyor. 590 gram ağırlığında olan ZX80W ve 780 gram ağırlığa sahip olan ZX80W-EX, zorlu saha koşullarında yüksek mobilite ve uzun pil ömrü sunarken; savunma, kamu hizmetleri, ulaşım ve lojistik sektörlerindeki farklı kullanım senaryolarına yanıt veriyor. Yeni modellerin Temmuz 2026 itibarıyla satışa sunulması planlanıyor.

Dayanıklı bilişim ve mobil video çözümlerinin lider sağlayıcılarından ve gelişmiş şirket içi üretim yeteneklerine sahip olan Getac Technology Corporation (Getac), 8 inçlik tam dayanıklı tablet serisi ZX80’i yeni ZX80W ve ZX80W-EX modelleriyle genişletiyor.

ARM mimarisi üzerine inşa edilen bu iki yeni cihaz, hafif yapıları ve yüksek mobilite özellikleriyle Windows 11 deneyimini bir araya getiriyor. Getac, bu iki modelle birlikte Windows 11 işletim sistemiyle çalışan, enerji verimliliği sağlayan ve fansız tasarıma sahip dayanıklı çözümlere yönelik artan müşteri talebine yanıt veriyor. Yeni ZX80W ve ZX80W-EX modelleri; savunma, kamu hizmetleri, ulaşım ve lojistik sektörlerinde karşılaşılan farklı endüstriyel ortam ve kullanım senaryolarında etkin kullanım imkânı sunuyor.

“ZX80W serisiyle saha ve merkez arasındaki bağlantıyı güçlendiriyoruz”

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Getac Technology Corporation Başkanı James Hwang, şu açıklamalarda bulundu: “Etkili dijital dönüşüm, kurumsal altyapının doğrudan sahaya taşınmasını gerektiriyor. ZX80W serisi bu vizyonu desteklemek amacıyla geliştirildi. ARM üzerinde çalışan Windows’un kanıtlanmış verimliliğini 8 inçlik kompakt bir form faktörüyle sunarak, kuruluşların geleneksel BT altyapısı ile saha operasyonları arasındaki boşluğu kapatmalarına yardımcı oluyoruz. Standart saha çalışmalarından tehlikeli ortamlara kadar farklı kullanım senaryolarında, müşterilerimizin mobiliteyi en üst düzeye çıkarırken kurumsal güvenlik ve performans standartlarını korumalarına da yardımcı olan çok yönlü bir çözüm sunuyoruz.”

Enerji verimli ARM mimarisi üzerine inşa edildi

ZX80W ve ZX80W-EX, ARM mimarisi üzerine kurulu olan ve olağanüstü enerji verimliliği ile watt başına yüksek performansıyla tanınan Qualcomm®’un yenilikçi QCS6490 platformunu kullanıyor.

Bu sayede kullanıcılar, cihaz şarj imkânlarının sınırlı olduğu uzak lokasyonlarda dahi uzun süre kesintisiz çalışmayı mümkün kılan hızlı ve fansız bir bilgi işlem deneyiminden yararlanabiliyor.. Her iki cihaz da akıcı çoklu görev performansı için 12 GB dahili LPDDR5 belleğe sahipken, 256 GB evrensel flaş depolama (UFS) ise cihaz üzerindeki depolama ihtiyaçları için geniş kapasite sunuyor.

Kompakt tasarımda  Windows 11 işlevselliği

ZX80W, Windows on ARM teknolojisinin dayanıklı cihazlardaki potansiyelini ortaya koyuyor. Geleneksel olarak sahada tam Windows deneyimi sunabilmek, daha büyük boyutlu ve daha yüksek enerji tüketimine sahip işlemciler gerektiriyordu. ARM mimarisinin sunduğu enerji ve termal verimlilikten yararlanan ZX80W ise Windows 11 IoT Enterprise LTSC’yi kompakt ve fansız bir tasarım içinde çalıştırarak performans, mobilite ve enerji verimliliğini bir arada sunuyor.

Bu yaklaşım, kullanıcıların Windows ekosisteminin sunduğu güvenlik ve uygulama uyumluluğundan faydalanmasını sağlarken, Android cihazlarla özdeşleşen hafif kullanım deneyimi ve uzun pil ömrü avantajlarını da beraberinde getiriyor.

Yapay zekâ destekli uç bilişim

ZX80W ve ZX80W-EX modellerinde, gerçek zamanlı uç bilişim uygulamalarını desteklemek amacıyla 6. Nesil Qualcomm AI Engine teknolojisinden yararlanılıyor. Qualcomm® Hexagon NPU, gerçek zamanlı analiz, cihaz içi otomasyon ve yüksek hızlı veri işleme yetenekleri sayesinde zorlu saha koşullarında operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağlıyor. Bu sayede internet bağlantısının zayıf olduğu veya bulunmadığı ortamlarda işlemler daha hızlı ve güvenilir şekilde gerçekleştirilebilirken, bulut sistemlerine olan bağımlılık da azalıyor. Bu güçlü uç bilişim yetenekleri sayesinde ZX80W ve ZX80W-EX, kamu hizmetleri sektöründe İHA uçuş kontrolü ve öngörücü varlık yönetimi uygulamalarında, ulaşım ve lojistik sektörlerinde ise elektronik kayıt cihazları (ELD) çözümlerinde etkin şekilde kullanılabiliyor. ATEX/IECEx Zone 2/22 sertifikasına sahip ZX80W-EX modeli ayrıca tehlikeli ve potansiyel olarak patlayıcı ortamlardaki uygulamalar için de uygun bir çözüm sunuyor.

Zorlu çalışma ortamları için geliştirildi

ZX80W ve ZX80W-EX, Getac’ın dayanıklılık odaklı ürün yaklaşımını yansıtan sağlam tasarımlarıyla öne çıkıyor. MIL-STD-810H ve IP67 sertifikalarına sahip olan her iki model, titreşime ve 1,8 metre yükseklikten düşmelere karşı dayanıklılık sunuyor. Gün ışığında rahatlıkla okunabilen ekranlara sahip cihazlar, geniş çalışma sıcaklığı aralıkları sayesinde zorlu çevre koşullarında da kesintisiz kullanım sunuyor. ZX80W modeli -29°C ile +63°C (-20°F ile +145°F), ZX80W-EX modeli ise -21°C ile +55°C (-5,8°F ile +131°F) arasındaki sıcaklıklarda çalışabiliyor. Tüm bu dayanıklılık özelliklerine rağmen ZX80W 590 gram, ZX80W-EX ise 780 gram ağırlığıyla uzun süreli saha çalışmalarında yüksek mobilite sunuyor.

ZX80W-EX modeli ise standart dayanıklılık özelliklerinin ötesine geçerek, tehlikeli ve potansiyel olarak patlayıcı ortamlarda güvenli kullanım için ATEX/IECEx Zone 2/22 sertifikasına sahip bulunuyor. Cihazda yer alan daha kalın ekran camı, güçlendirilmiş arka kapak, güvenli port korumaları ve mylar contalar gibi ek güvenlik unsurları, zorlu çalışma ortamlarında dayanıklılığı ve operatör güvenliğini artırıyor.

ZX80W ve ZX80W-EX’in, Temmuz 2026’da satışa sunulması planlanıyor.

Daha fazla bilgi için www.getac.com adresi ziyaret edilebilir.

Continue Reading

Teknoloji

Yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüme 500 milyon TL yatırım!

Bacacı Yatırım Holding, grup şirketlerinde veri ve yapay zekâ odaklı dönüşüm için 500 milyon TL’lik yatırım planı hazırladı. Bacacı Yatırım Holding Bilgi Teknolojileri İcra Kurulu Üyesi Vildan Çal Özel, bu yatırımların yanı sıra özellikle yapay zekâ odaklı girişimlerle iş birliklerini destekleyecek ayrı bir “start-up fonu” da kurguladıklarını söyledi.

Son yıllarda yapay zekâ ve veri temelli dönüşüm, iş dünyasının en kritik gündem maddeleri arasında yer alıyor. Bu yeni dönemde, farklı sektörlerde faaliyet gösteren grup şirketlerinin ortak ihtiyaçlarını karşılayacak güçlü ve sürdürülebilir bir teknoloji zemini oluşturmayı hedefleyen Bacacı Yatırım Holding, yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm için yaklaşık 500 milyon TL’lik bir yatırım planı hazırladı. Bacacı Yatırım Holding ayrıca,  yapay zekâ odaklı girişimlerle iş birliklerini destekleyecek ayrı bir “start-up fonu” oluşturulması için de çalışmalara başladı.  

“YAPAY ZEKÂYI İŞ DEĞERİNE DÖNÜŞTÜRECEK PROJELERİ HAYATA GEÇİRMEK GEREK”

Teknoloji yatırımlarını yalnızca altyapı modernizasyonu olarak değil; doğrudan iş sonuçlarına dokunan, ölçülebilir değer üreten ve uzun vadede rekabet avantajı sağlayan bir dönüşüm alanı olarak ele aldıklarını belirten Bacacı Yatırım Holding Bilgi Teknolojileri İcra Kurulu Üyesi Vildan Çal Özel, “Bugün herkes yapay zekâyı konuşuyor ancak konuşmak tek başına yeterli değil. Asıl odaklanmamız gereken konu, yapay zekâyı gerçek iş değerine dönüştürebilecek doğru kullanım alanlarını ve projeleri hayata geçirmek. Bu nedenle 2026 yılında Bacacı Yatırım Holding olarak odağımız, yapay zekâyı bir söylem olmaktan çıkarıp, gerçekten iş sonuçlarına dokunan alanlarda derinleştirmek olacak. Bunun için veri altyapımızı sadeleştiren, veri kalitesini artıran ve analitik olarak çok daha erişilebilir hale getiren adımlar planlıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin özellik­le finans sektöründe küresel ölçekte rekabetçi bir nokta­da olduğunu ifade eden Özel, “Bu aşamada kritik olan, teknolojiyi ekono­mik büyümenin bir kaldıraç unsuru olarak konumlandır­mak. Türkiye’nin büyüme iv­mesini sürdürülebilir kılabil­mesi için teknoloji, en önemli hızlandırıcılardan biri olarak öne çıkıyor” diye konuştu.

“START-UP FONU KURULMASI DA GÜNDEMDE

Yapay zekâ ve veri temelli dönüşümün yalnızca teknoloji yatırımıyla sınırlı olmadığına işaret eden Özel, sürecin merkezinde insan kaynağının yer aldığını vurguladı. Bu doğrultuda hem organizasyonel yapılanmayı hem de çalışma modellerini yeniden ele aldıklarını belirten Özel, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu dönüşümün sürdürülebilirliği büyük ölçüde insanla mümkün. Yapay zekâ ve veri tarafındaki yetkinlikleri güçlendirecek ekip yapıları ve yeni iş modelleri üzerinde çalışıyoruz. Ancak ekip derken yalnızca kendi organizasyonumuzu kastetmiyoruz. Start-up ekosistemini bu dönüşümün doğal bir parçası olarak görüyoruz. Kendi sektör tecrübemizi, kurumsal birikimimizi ve teknoloji altyapımızı girişimlere açarak karşılıklı değer üretmeyi amaçlıyoruz. 2026 yılı için, yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm başta olmak üzere teknoloji alanında yaklaşık 500 milyon TL’lik bir yatırım planı ile ilerliyoruz. Bunun yanında, fırsat bazlı değerlendirilecek ve özellikle yapay zekâ odaklı girişimlerle iş birliklerini destekleyecek ayrı bir “start-up fonu” da kurguluyoruz.”

Continue Reading

Teknoloji

Geleceğin Alışveriş Deneyimi, Yapay ve Duygusal Zekâyı Buluşturan Hibrit Modellerle Şekilleniyor!

Perakende ve e-ticaret dünyası 2026’dan itibaren yeni bir rekabet eşiğine geliyor. TP’nin global raporu; perakende ve e-ticarette kazananların teknolojiyi insan dokunuşuyla birleştiren, hızlı, güvenli ve yüksek değerli hibrit deneyimi uçtan uca tasarlayan markalar olacağını gösteriyor.

Dijital iş hizmetlerinin küresel lideri TP’nin perakende ve e-ticaret sektör raporu, dijital alanda büyümenin hızlanacağını, hızlı ödeme, güven ve insan dokunuşuyla güçlendirilmiş yapay zeka deneyimlerinde fark yaratan markaların öne çıkacağını  gösteriyor. Raporda tüketicilerin dijital kolaylığı benimsediği ancak karmaşık ve hassas süreçlerde insan etkileşimini güçlü biçimde tercih ettiği vurgulanıyor.

Küresel Perakendede Büyümenin %74’ü Dijital Kanallardan Gelecek

Rapora göre, küresel perakende satışlarının 2024-2029 döneminde yüzde 2 bileşik yıllık büyüme (CAGR) göstermesi ve bu artışın yüzde 74’ünün dijital kanallardan gelmesi bekleniyor. E-ticaret penetrasyonunun ise 2029’da yüzde 28’e yükselmesi öngörülüyor. Rekabetin odağını “ürün/fiyat” ekseninden “deneyim kalitesi” eksenine çeken bu kayma, perakendenin geleceğinin hız, güven ve duygusal zeka (EI) entegre edilmiş, insan odaklı yapay zeka çözümlerini üzerinde şekilleneceğini gösteriyor.

Hız: Karar-Ödeme-Satın Alma Hattındaki Rekabet Avantajı

Müşterilerin yaklaşık yüzde 70’lik büyük bir kesimi, satın alma yolculuğunun ödeme adımında  deneyimini etkileyen olumsuzluklar sebebiyle sepeti terk ediyor. Bu nedenle rapor, “anında ödeme”nin artık sadece bir özellik değil; doğrudan gelir etkisi yaratan stratejik bir unsur olduğunu vurguluyor. Ödeme akışındaki her ek adım, gecikme ve gereksiz doğrulama yalnızca dönüşümü değil, marka algısını da etkiliyor. Hız; sadece “daha çabuk” olmanın ötesinde  doğru noktada doğrulama, gerçek zamanlı karar mekanizmaları, kullanıcıyı yormayan tasarım ve sorunsuz kanal geçişleri anlamına geliyor.

Güven: Risk Yönetiminin Ötesinde, Müşteri Sadakatinin Temeli

Altı çizilen çarpıcı göstergelerden bir diğeri de iade ekonomisinin büyüklüğü. Rapor, 2024’te tüketicilerin iade ettiği ürünlerin toplam hacminin 685 milyar dolar seviyesine ulaştığını; bunun 103 milyar dolarının iade ve talep dolandırıcılığı kaynaklı kayıp olduğunu gösteriyor. Bu ölçekte bir kayıp, güvenliğin “maliyet kalemi” değil; karlılığı ve itibarı koruyan stratejik bir unsur olduğunun göstergesi niteliğinde. Aynı zamanda raporda müşterilerin kişisel bilgi ve ödeme güvenliği hassasiyeti ön plana çıkıyor. Bu nedenle güven başlığının savunma refleksiyle değil; yönetişim, gerçek zamanlı izleme, erken uyarı mekanizmaları ve operasyonel disiplinle uçtan uca yönetilmesi gerekliliği vurgulanıyor.

Hibrit Model: Geleceğin Müşteri Deneyimi EI + AI ile Şekilleniyor

Perakende sektöründe yapay zeka artık gündemin merkezinde yer alıyor. Raporda kişiselleştirme, öneri motorları, chatbot’lar, talep tahmini ve operasyon optimizasyonu başlıkları öne çıkıyor. Bu noktada kritik uyarı, AI’nın  doğru kurgulanmadığında güveni zedeleyebildiği yönünde. Üretken yapay zeka uygulamalarında hatalı/uygunsuz yanıt riski, markalar için müşteri deneyiminde insan dokunuşu ve duygusal zeka başlıklarını daha da önemli hale getiriyor.

Müşterilerin yüzde 53’ü hala gerçek zamanlı insan desteğini tercih ediyor. İnsan destekli kanallarda memnuniyet (CSAT) yüzde 75 seviyesindeyken, self-servis teknolojilerde memnuniyet yüzde 55 seviyesinde kalıyor. Bu tablo; kazandıran formülün  yapay zekanın insan dokunuşunu güçlendirecek biçimde şekillendirilmesi gerektiğini ortaya çıkarıyor.

TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, yeni rekabet düzenini şöyle özetliyor: “Perakende ve e-ticarette rekabet artık yalnızca teknoloji üzerine değil; güven, deneyim ve sürdürülebilir değer yaratmak üzerine. Yapay zeka büyük fırsatlar sunuyor, ancak gerçek etki, insan dokunuşunu güçlendirdiğinde ortaya çıkıyor. 2026 ve sonrasında perakende markaları için kritik soru ‘Hangi teknolojiye yatırım yapıyoruz?’ değil; ‘Bu yatırımı nasıl hız, güven ve yüksek değerli etkileşime dönüştürüyoruz?’ olacak. Büyümenin yüzde 74’ünün dijital kanallardan geleceği bir dünyada; yüzde 70’e yaklaşan sepet terk oranları, 103 milyar dolarlık dolandırıcılık kaybı ve müşterilerin yüzde 53’ünün insan desteğini tercih ettiği gerçeği, tek bir şeyi söylüyor: Geleceğin kazananları, teknolojiyi insan dokunuşuyla birleştiren; hızlı, güvenli ve değer yaratan hibrit deneyimi uçtan uca tasarlayan markalar olacak.”

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.