Connect with us

Genel

Her Kullanım Amacına Tek Çözüm: Yeni Suzuki S-CROSS

Dünyanın önde gelen Japon üreticilerinden Suzuki, yenilenen SUV modeli S-CROSS’u Türkiye’de satışa sundu. Güçlü ve iddialı yeni yüzüyle, S-CROSS, akıllı hibrit teknolojisine sahip motor sistemi, yakıt verimliliği, yüksek performansı, Allgrip 4×4 çekiş sistemi, en güncel güvenlik donanımları ile yeniden doğdu.

Günümüzün modern SUV kullanıcılarının gereksinimlerini tam anlamıyla karşılamak üzere tasarlanan Yeni S-CROSS, kusursuz tasarımıyla ve yüksek işlevselliğiyle dikkat çekiyor. Suzuki’nin boyutları büyüyerek ve güçlenerek yollara çıkan SUV modelinin 4×2 versiyonu 759 bin TL’lik başlangıç fiyatına, AllGrip 4×4 versiyonu ise 819 bin TL başlangıç fiyatına sahip olmasıyla öne çıkıyor.

Türkiye lansmanında konuşma yapan Doğan Trend Otomobil Markaları Genel Müdür Yardımcısı Tibet Soysal, “Suzuki olarak B SUV segmentinde 4×4 araçlarımızla çok iddialıyız. SUV Ailemizin en yeni üyesi S-CROSS ile birlikte liderliğimizi daha da kuvvetlendireceğiz. Müşterilerimizden gelen talepler doğrultusunda hem Vitara’da hem de S-CROSS’ta  4×4 modellerimize olan konsantrasyonumuzu daha da arttırdık. Satış adetlerine baktığımızda neredeyse bütün segmenti Suzuki olarak biz domine ediyoruz. Ayrıca satışını gerçekleştirdiğimiz araçlarımızın %91’i akıllı hibrit teknolojisine sahip modellerden oluşuyor. Her geçen sene hızla büyüyen hibrit pazarının önemli oyunculardan bir tanesi haline gelerek satışlarımızı katlamayı sürdürüyoruz. Güçlenen tasarımı ve yeni teknolojilerinin yanı sıra, 1.4L Boosterjet Akıllı Hibrit teknolojili motoruyla hem performansı hem de tasarrufu bir arada sunan yepyeni S-CROSS modelimiz de bu büyümeye önemli bir katkı sağlayacak” şeklinde konuştu.

 Ülkemizde Doğan Holding’e bağlı Doğan Trend Otomotiv tarafından temsil edilen Suzuki, yenilenen SUV modeli ile sınıfında dengeleri değiştirmeye hazırlanıyor. Yenilikçi tasarım dili, güçlü hibrit motoru ve iddialı başlangıç fiyatıyla dikkatleri üzerine

toplamayı başaran Suzuki S-CROSS, Türkiye yollarına çıktı. 759 bin TL’lik başlangıç fiyatına sahip olan yeni S-CROSS, bir SUV modelinde aranan tüm özellikleri bir araya topluyor. Suzuki, cesur tasarımı, yenilikçi teknolojileri, üstün gücü, verimliliği ve işlevselliği ile rakiplerine göz dağı veriyor. 50 yılı aşkın süredir dünya çapında nam salan SUV tecrübesini yepyeni modeli S-CROSS’ta mükemmelliğe ulaştıran marka, lider Allgrip 4 tekerlekten çekiş sistemiyle de dikkatleri üzerine toplamayı başarıyor. Bunun yanı sıra 1.4 litre Boosterjet 48V Akıllı Hibrit motoruyla hem gücü hem de verimliliği ve tasarrufu en üst düzeyde sunmayı başarıyor.

“Akıllı Hibrit satışlarımızla güç kazanmayı sürdüreceğiz”

Suzuki S-CROSS Türkiye lansmanında konuşma yapan Doğan Trend Otomobil Markaları Genel Müdür Yardımcısı Tibet Soysal, “Biz 4×4’te B SUV segmentinde çok iddialıyız. S-CROSS ile bu segmentin lideri olmaya da devam edeceğiz. Müşterilerimizden gelen talepler doğrultusunda hem Vitara’da hem de S-CROSS’ta  4×4 modellerimize olan konsantrasyonumuzu daha da arttırdık. Satış adetlerine baktığımızda neredeyse bütün segmenti Suzuki olarak biz domine ediyoruz. Dünya çapında elektrikli modellere geçiş sürecinde hibrit motorların önemi her geçen gün daha da artıyor. Bizim de Suzuki olarak satışını gerçekleştirdiğimiz araçlarımızın %91’i akıllı hibrit modellerden oluşuyor. Her geçen sene hızla büyüyen hibrit pazarının önemli oyunculardan bir tanesi haline gelerek satışlarımızı katlamayı ve bu sayede büyüme yakalamayı sürdürüyoruz. Güçlenen tasarımı ve yeni teknolojilerinin yanı sıra, 1.4L Booster Akıllı Hibrit teknolojili motoruyla yepyeni S-CROSS modelimiz de bu büyümeye önemli bir katkı sağlayacak” şeklinde konuştu.

“Güvenlik lüks değil bir ihtiyaç”

S-CROSS modelinin sınıfında fark yaratacak güvenlik ekipmanlarına da sahip olduğunun vurgusunu yapan Tibet Soysal, “Biz marka olarak güvenliğin bir lüks değil ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz ve bu şekilde araçlarımızı konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda, 360 Derece Çevre Görüş Sistemi, Şerit Takip ve İhlal Uyarısı Sistemi, Yalpalama Uyarısı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi, Acil Fren Sinyal, Adaptif Hız Sabitleme gibi gelişmiş güvenlik donanımlarını yeni S-CROSS modelimizde standart olarak sunuyoruz” dedi.

Her koşulda en iyi performans: Allgrip 4×4

Suzuki’nin Allgrip Select ismini verdiği dört tekerlekten çekiş sistemi, dört farklı sürüş moduna sahip. Otomatik, Spor, Kar ve Kilit olarak isimlendirilen dört sürüş modu ile Yeni S-CROSS tüm koşullarda en iyi performansı sunmayı başarıyor. Allgrip dört tekerlekten çekiş sistemi, iki aks arasındaki tork miktarını ayarlıyor ve dört sürüş modunu ESP, motor gücü, hidrolik direksiyon ve diğer entegre sistemlerin desteği ile optimize ediyor.

Güçlü SUV tasarımı ile gözler üzerinde

Yeni S-CROSS, henüz ilk göz temasından itibaren güçlü bir SUV görünümü sergiliyor. Dış ve iç tasarımda detaylara gösterilen özen ona güçlü ve kendinden emin bir araç görünümü kazandırıyor. İlk görüşte güçlü tasarım vurgusunu karşısındakine hissettiren, S-CROSS’un piyano siyahına boyanmış, büyük ve heybetli ön ızgarası, krom çıta üzerine yerleştirilen Suzuki logosu ile tamamlanıyor. Önde ve arkada kullanılan gümüş süslemeler yeni S-CROSS’un agresif SUV görünümüne destek oluyor. Ön ve arka LED aydınlatma birimleri teknolojik ve modern bir görünüm kazandırırken, köşeli çamurluk kemerleri yan tasarıma güçlü bir güven duygusu kazandırıyor. Buna ek olarak yeni SUV model sunduğu 8 farklı renk seçeneği ile farklı zevklere sahip kullanıcılara da hitap etmeyi başarıyor.

Yeni gövde rengi: Titan Grisi

Lansman rengi olarak belirlenen Titan Grisi, Suzuki’nin ilk defa S-CROSS’ta kullanacağı yeni gövde rengi olarak öne çıkıyor. Sedefli metalik gövde rengi, yeni S-CROSS’un SUV tasarımını güçlendiriyor.

Yalın ve kullanışlı iç mekân

Güçlü bir dış görünüme sahip olan yeni S-CROSS içeride ise zengin donanımıyla dikkat çekiyor. Keyifli ve konforlu bir deneyim sunarken macera duygusunu da yansıtmayı hedefleyen yeni model, her bir detayıyla ferahlık ve konfor sunuyor. Ortada sentetik deri dokuma tasarıma sahip olan ergonomik deri koltuklar aracın SUV doğasını tamamlıyor. Kokpit ise güçlü ve gelişmiş görünümüyle benzersiz bir ergonomi vaat ediyor. Büyük gösterge paneli, üç boyutlu tasarımıyla modern ve kaliteli bir görüntü sergiliyor. Apple CarPlay®, Android Auto™, sesli komut ve eller serbest Bluetooth® görüşme olmak üzere en güncel teknolojilerin yanı sıra yakıt tüketimi, sürüş mesafesi, Suzuki Akıllı Hibrit Sistemi enerji akışı gibi sürüş bilgileri dışında farklı uyarılar, geri görüş kamerası, 360 çevre görüş sistemi ve park sensörleri bilgilerini de görüntüleyen 9 inçlik bilgi-eğlence sistemi ve vites konsolundaki Allgrip Select paneli gibi ayrıntılarla ileri teknoloji iç mekânı kendine özgü bir hale getiriyor.

Yüksek konfor

Geniş iç mekânından esnek bagaja kadar farklı SUV kullanıcılarının gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanan yeni S-CROSS, 5 yetişkin için geniş ve ferah yaşam alanı sunuyor. Ön yolculara sunulan oturma konforu, daha fazla rahatlık için koltuk sırtlığının konumunu ayarlama seçeneğine de sahip olan arka koltuk yolcularının konfordan ödün vermesini gerektirmiyor. Kabin, yolcuların ihtiyaçlarını karşılamak üzere birçok depolama alanı ve olanaklarla donatıldı.

Ailenin tüm üyeleri için geniş bagaj

Geniş bagaj VDA ölçüm normuna göre 430 litre hacim kullanıma sunuyor. 60:40 iki parça halinde katlanan arka koltuk sırtlıkları kadar farklı konumlarda kullanılabilen bagaj zemini de kullanım amacına uygun esnek bir yapı sunuyor. Varılacak hedef ne olursa olsun yeni Suzuki S-CROSS beş yetişkin ve bagajını sırtlayacak alanı ve konforu kullanıma sunuyor.

Verimlilik ve performans bir arada

Yeni S-CROSS, yüksek torklu sahip 1.4 Boosterjet direkt enjeksiyonlu turbo benzinli motorla donatılmış. Ara soğutucuya sahip turbo besleme, sıkıştırılmış havayı yanma odalarına yönlendirerek alt devirlerde yüksek tork üretimi sağlıyor. Bu da yüksek çekiş gücü sağlarken aynı zamanda verimliliği de en üst seviyede sunuyor. Direkt enjeksiyon sistemi, gelişmiş performans ve verimlilik için yakıt miktarını, zamanlamasını ve basıncını optimize ediyor. Elektrikli emme değişken supap zamanlaması (VVT), soğutulmuş egzoz gazı devridaimi (EGR) ve yüksek sıkıştırma oranı sayesinde verimlilik artıyor.

Güçlü Suzuki Akıllı Hibrit Sistemi

Yakıt verimliliğini daha da üst düzeyde sunabilmek için 48V hafif hibrit sistemle donatılan yeni S-CROSS, normal sürüş koşullarında, elektromotorla içten yanmalı motoru destekleyerek yakıt tüketimini düşürüyor. Güç gereksiniminin olduğu sürüş koşullarında sistem torku artırıyor ve tork hassasiyetini iyileştiriyor. Böylece daha canlı ve daha akıcı bir sürüş elde ediliyor.

Güvenlik ekipmanları ile fark yaratıyor

Yeni S-CROSS, sürüş ve güvenliğe yardımcı olmak üzere kameralar ve sensörlerden yararlanan ve farklı sistemleri bünyesinde barındıran Suzuki Güvenlik Desteği ile donatıldı. Şerit Takip  ve İhlal Uyarısı Sistemi, Yalpalama Uyarısı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi, Acil Fren Sinyali gibi uyarı sistemlerinin yanı sıra Suzuki Güvenlik Desteği şu sürüş teknolojileri ile güvenliği en üst seviyede sunuyor:

Çift Sensörlü Fren Destek Sistemi (DSBS), otomobil ileri yönde hareket halindeyken, ön camın üst kısmında yer alan monoküler kamera ve lazer sensör yardımıyla, bir araç veya yaya ile çarpışma riski olup olmadığını belirliyor. Sistem, olası bir çarpışma algıladığında, duruma bağlı olarak görsel ve işitsel bir uyarı veriyor ve/veya otomatik fren uyguluyor.

Dur ve kalk özelliğine sahip Adaptif Hız Sabitleme, 6 vitesli otomatik şanzımanla birlikte adaptif hız sabitleme sistemi, dur ve kalk işlevi sunuyor. Sistem, sürücünün öndeki araçla güvenli bir mesafeyi koruması için gaz ve fren pedalını otonom bir şekilde kontrol ediyor. Öndeki araçla mesafeye göre hızlanabiliyor ve fren yapıyor. Dur ve Kalk işlevi gerektiğinde otomobili tamamen durdurabiliyor ve ardından trafik 2 saniye içinde tekrar hareket etmeye başladığında öndeki otomobili takip etmeye devam edebiliyor.

 

360 çevre görüş sistemi, 360 derecelik görünüm manevra anında ek güvenlik ve rahatlık sağlıyor. Ön, arka ve her iki yan olmak üzere dört adet kamera güvenli sürüş için 3-Boyutlu görünüm ve daha güvenli park manevraları için kuş bakışı görünüm dahil olmak üzere çeşitli görünümler sunuyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Yeni eSprinter ve Sprinter, 2024’ün ikinci yarısında Türkiye’de

Bugüne kadarki en çok yönlü ve verimli tamamen elektrikli Mercedes-Benz eSprinter modelleri Avrupa’da satışa sunuldu. Yılın ikinci yarısından itibaren de Türkiye’de.

Çok sayıda yeni dijital ekstraya sahip eSprinter ve Sprinter, en güncel nesil MBUX dışında ek ve bazı durumlarda yeni ve daha da gelişmiş işlevlere sahip güvenlik ve destek sistemleriyle donatılıyor.

eSprinter 440 kilometreye (WLTP verisi) kadar menzil sağlıyor.

Hafif ticari araçların elektrikli ismi yeni Mercedes-Benz eSprinter yakında yollara çıkacak. Müşteriler için sağladığı katma değer, çok yönlülük ve esneklikle dikkat çeken, iki gövde tipi ve uzunluğu ile üç batarya boyutuna sahip yüksek taşıma kapasiteli yeni eSprinter farklı kullanım alanlarıyla öne çıkıyor. Daha fazla menzil ve daha fazla yük taşıma arasında tercih yapılabilen yeni eSprinter, 56 kWh veya 113 kWh kullanılabilir batarya kapasitesiyle Avrupa’da satışa sunuldu. 2024’ün ikinci yarısında Türkiye’de de satışa sunulacak yeni eSprinter’ın ürün gamına 81 kWh kapasiteli bir versiyon da eklenecek. Ayrıca ilerleyen dönemde ilk kez şasi kamyonet olarak da satışa sunulacak. Bu sayede de çok sayıda sektör için temel bir araç haline gelecek. Buna ek olarak, MBUX bilgi-eğlence sistemi, gelişmiş güvenlik ve destek sistemleri ve daha zengin bir donanım ile ilk kez akıllı, dijital bağlantı avantajı da sunuyor. Ayrıca eSprinter’da isteğe bağlı bir römork bağlantısı da olacak.

The new Mercedes-Benz eSprinter
The new Mercedes-Benz eSprinter

Çok yönlü ve verimli: Yeni Mercedes-Benz eSprinter

Verimlilik, menzil ve yük hacmi ile çok yönlü bir araç olarak öne çıkan yeni Mercedes-Benz eSprinter, çok sayıda teknik yenilik içermesinin yanında üç modülden oluşan yeni bir konsepti de esas alıyor. Böylece farklı uzunluk ve gövdelerle geliştirilme ve tasarlanma özgürlüğü sunuyor.

Tek tip bir gövde şeklinde tasarlanan ön modül, tüm yüksek voltajlı bileşenleri kapsıyor ve aks mesafesi ve batarya boyutundan bağımsız olarak değişiklik yapmadan tüm araç çeşitleriyle birleştirilebiliyor. Alandan tasarruf sağlayan entegre yüksek voltajlı batarya modülü gövdenin altında bulunuyor. Akslar arasındaki batarya konumu, sağlam batarya gövdesi ile yüksek voltajlı bataryanın en uygun şekilde yerleştirilmesini sağlıyor. Düşük ağırlık merkezi, yol tutuşu üzerinde olumlu bir etkiye sahip. Elektrik tahrikli arka aksa sahip arka modül de yeni eSprinter’ın tüm modellerinde kullanılıyor. Kompakt ve güçlü elektromotor da arka modüle entegre edilmiş durumda.

Mercedes-Benz eSprinter

Elektrikli güç-aktarma sistemleri ve yüksek voltajlı batarya

Yeni Mercedes-Benz eSprinter’daki elektrik tahrikli arka aks müşterilere; araç uzunlukları, maksimum brüt araç ağırlığı (4,25 tona kadar), çekme kapasiteleri (2 tona kadar) ve yük hacmi (maksimum 14 m³) açısından önemli avantajlar sağlıyor. Yeni eSprinter, her biri maksimum 100 ve 150 kW güç sağlayan verimli bir elektromotorla sunuluyor. Yeni sabit mıknatıslı senkron motor (PSM), özellikle yüksek verimliliğiyle öne çıkıyor. Müşteriler, menzil ve taşıma kapasitesi açısından kendi bireysel gereksinimlerine bağlı olarak yeni eSprinter için üç farklı batarya boyutu arasından seçim yapabiliyor (113 kWh, 81 kWh veya 56 kWh). WLTP döngüsüne dayalı bir simülasyonla hesaplanan elektrikli menzil 440 kilometreye kadar ulaşıyor (şehir içinde 500 kilometreye kadar). eSprinter’daki yeni DAUTO otomatik geri kazanım sistemi son derece verimli ve konforlu bir sürüş tarzı sağlıyor. Radardan, kameradan ve navigasyon verilerinden gelen bilgiler toplanarak işleniyor ve enerji geri-kazanım yoğunluğu gerçek zamanlı olarak sürüş koşullarına uyarlanıyor. Ayrıca ECO Assist işlevi ile, donanıma ve ülkeye bağlı olarak, önde bir aracın olup olmadığını, hız sınırının ne olduğunu veya ileride bir yokuşun olup olmadığını analiz ediyor ve ayağın gaz pedalından ne zaman çekilmesi gerektiğini gösterge panelinde belirtiyor. Ayrıca üç sürüş modu, maksimum konfor veya maksimum menzil arasında seçim yapma olanağı sağlıyor.

Mercedes-Benz hızlı sarj

Tüm Mercedes-Benz elektrikli van modelleri gibi yeni eSprinter da hem alternatif akım (AC) hem de doğru akım (DC) şarj olanağına sahip. Entegre şarj cihazı, hızlı şarj istasyonunda 115 kW’a kadar (isteğe bağlı) doğru akımla şarj olanağı sağlıyor. Böylece 56 kWh kapasiteli batarya, maksimum 115 kW ile yaklaşık 28 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e şarj oluyor. Kullanılabilir kapasitesi 113 kWh olan bataryanın şarj olması maksimum 115 kW ile yaklaşık 42 dakikaya sürüyor.

 

Geleneksel tahrikli yeni Mercedes-Benz Sprinter maksimum esneklik sunuyor

Yeni Mercedes-Benz Sprinter; arkadan itişli veya dört tekerlekten çekişli olmak üzere farklı güç aktarma türleriyle ve maksimum brüt araç ağırlığıyla (5,5 tona kadar) farklı sektörler ve kullanım alanlarının gereksinimlerini karşılıyor.

 

Yüksek verimlilik seviyesine sahip 2,0 litre hacimli dizel motorun (OM654) yanında seçilen modele ve güç aktarma tipine bağlı olarak 110 kW, 125 kW ve 140 kW olmak üzere dört farklı güç seçeneği bulunuyor. Güç aktarımını konforlu 9G-TRONIC otomatik şanzıman veya 6 vitesli manuel şanzıman sağlıyor.

Mercedes-Benz eSprinter

Mevcut MBUX nesli ve farklı dijital ekstralar

Hem eSprinter hem de Sprinter’da, 26 cm (10,25 inç) ekrana sahip, MBUX (Mercedes Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence sisteminin en güncel nesli standart donanım olarak sunuluyor. Daha fazla konfor ve güvenliğe katkıda bulunan ek işlevlerle Sprinter ve eSprinter daha akıllı ve müşterilerin günlük yaşamlarını kolaylaştıran bir yapı sunuyor.

 

Yeni eSprinter, ayrıca MBUX sayesinde aktif menzil yönetimi ve bulut tabanlı hizmetler ve uygulamalarla akıllı navigasyonlu (elektrikli zekaya sahip navigasyon) elektromobil ekosistemine de entegre oluyor. Bu, şeffaflık ve mümkün olan en yüksek planlama güvenliği ile rahat bir yolculuk sağlıyor.

Mercedes-Benz eSprinter
Güvenlik ve destek sistemleri: Her durumda daha iyi destek

Yeni Sprinter ve eSprinter modellerinin güvenlik ve destek sistemleri, çoğu standart donanıma dahil olan ek ve bazı durumlarda yeni ve daha gelişmiş işlevlere sahip. Aktif Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Asistanı, ATTENTION ASSIST yorgunluk uyarısı, aracın üretim tarihinden itibaren yedi yıla kadar ücretsiz navigasyon verilerini içeren hız sabitleme özellikli Akıllı Hız Asistanı, panel vanlar ve minibüs için geri vites kamerası olmak üzere kapsamlı güvenlik ve destek işlevleriyle standart olarak donatılıyor. Ayrıca isteğe bağlı olarak, ilk kez, harekete geçerken aracın önündeki diğer yol kullanıcılarıyla çarpışmayı önleyen Harekete Geçme Bilgi Yardımcısı da sunuluyor. Bunun dışında N2 onaylı araçlar için standart, ancak diğer versiyonlarda opsiyonel olarak sunulan Yan Koruma Yardımcısı, yolcu tarafında tanımlı bir alanda yayaların ve bisikletlilerin daha iyi algılanmasına yardımcı oluyor. Rahat ve hızlı park etmek için park paketi kapsamında 360 derece kamera ve engellerin görünürlüğünü sağlayan yeni 3D ekran devreye giriyor. Bunun dışında opsiyonel dijital dikiz aynası, arka cam olmadığında veya araç uzun olduğunda bile arka tarafın rahat bir şekilde görülmesini sağlıyor.

 

Continue Reading

Genel

YENİ PEUGEOT 9X8, 2024 SEZONUNDA PERFORMANSINI ZİRVEYE TAŞIYACAK!

2024 PEUGEOT 9X8 tamamen yeni giydirmeye sahip yeni bir siluetle sahneye çıkıyor. Binlerce kilometrelik testi tamamlayan Team Peugeot TotalEnergies, 21 Nisan’da düzenlenecek olan 2024 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın ikinci turu 6 Saat Imola’da ilk kez yarışacak 2024 PEUGEOT 9X8 aracını tanıttı. PEUGEOT Sport ekibi, takımların önde 29 cm ve arkada 34 cm genişlikte daha etkili bir lastik kurulumu kullanmasına olanak tanıyan düzenleme değişikliğinden en iyi şekilde yararlanmak üzere PEUGEOT 9X8’in aerodinamiğini uyarladı ve PEUGEOT 9X8 artık bir arka spoylere sahip. Bununla birlikte aracın gövde yapısının yüzde 90’ı korundu. Peugeot Design ve PEUGEOT Sport, üst üste üç yıldır birlikte çalışarak Peugeot ekipleri tarafından özel olarak tasarlanan çok özel bir dış görünüme imza attı. Yeni görünümde markanın hız, esneklik ve gücünün simgesi Aslan logosu tasarımın merkezinde yer alıyor.

Team Peugeot TotalEnergies, yeni yarış otomobili 2024 PEUGEOT 9X8’i tanıttı. 2024 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın ikinci yarışı olan Imola’da ilk kez yarışacak olan PEUGEOT 9X8, yerini aldığı modele göre çeşitli geliştirmelerle bayrağı devralıyor. Geçtiğimiz sezon boyunca yarışan 2023 PEUGEOT 9X8, Le Mans’ta son derece iddialı bir performans elde etmişti.  Monza’da üçüncülükle ilk podyumuna çıkan 2023 PEUGEOT 9X8, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonasında geçirdiği ilk tam sezonun ardından 2024 sezonunun açılış yarışı olan Losail’i de büyük oranda önde tamamladı. Şimdi ise ekip, 9 üretici ve 19 prototipin kıyasıya yarıştığı Hypercar sınıfının en iddialı otomobillerinden biri olarak görülen PEUGEOT 9X8’i çok sayıda önemli güncellemeyle optimize etti.

PEUGEOT 9X8’in ilk versiyonu, 2020/2021 sezonundaki teknik düzenlemeleri karşılayacak şekilde tasarlandı. Ancak otomobilin tasarım aşaması ile 2022 yazındaki tanıtım arasında kurallar değişti. Bu durum da belirli alanlardaki performans iyileştirmelerini beraberinde getirdi. Buna bağlı olarak otomobilin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak ve Team Peugeot TotalEnergies tarafından belirlenen iddialı hedeflere ulaşmak adına bazı tasarım ayrıntıları revize edildi.

“Çok sayıda güncelleme ve iyileştirme içeriyor”

2024 PEUGEOT 9X8’in optimizasyonları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan PEUGEOT Sport Teknik Müdürü Olivier Jansonnie, ”Artık geçerli olmayan seçimler yapmıştık. Oluşan performans farkını 2023 yılındaki Performans Dengesi (BOP) yeterince dengelemedi. Aslında ana fikir, rakiplerimizin otomobil tasarımına benzer bir tasarıma dönmek ve böylece BOP açısından buna eşdeğer karşılık görmekti. Bu nedenle 31/31cm ile tüm tekerleklerde aynı lastik genişliğini kullanmayı bıraktık. Bunun yerine önde 29 cm ve arkada 34 cm lastik tercih ettik. Açık konuşmak gerekirse, aynı şasiye sahip ve yeni bir otomobil değil. Ancak çok sayıda güncelleme ve iyileştirme içeriyor. Lastiklerin etkili bir şekilde çalışabilmesi için PEUGEOT 9X8’in ağırlık merkezini değiştirmek zorunda kaldık. Bu da bazı bileşenlerin hareket etmesi ve diğerlerinin daha hafif hale getirilmesi anlamına geliyordu. Daha iyi bir aerodinamik dengeye sahip olmak için aerodinamik yükleri yeniden dağıtmamız gerekti. Bu da üstyapı bileşenlerinin yaklaşık yüze 90’ını yeniden tasarlamamızı gerektirdi ve en önemlisi de arka kanadı ekledik. Ayrıca yeni homologasyon ile bazı güvenlik ve performans iyileştirmelerini hayata geçirdik” dedi

Mart 2023’te, 2024 sezonu için araçta bazı radikal iyileştirmeler yapma kararı alındı. PEUGEOT Sport ekibi, 2023 WEC sezonuna katılırken aracı yeniden tasarlamak için yorulmadan çalıştı. Proje içinde proje olmasının ekibin iş yükünü oldukça artırdığını dile getiren Olivier Jansonnie, “Team Peugeot TotalEnergies’in bağlılığına ve çabasına güvendik. Bu çabanın sonucunu göstermek için heyecanlıyız. Hedefimiz ön sıralarda yer almak, podyum için ve galibiyet için mücadele etmek” dedi.

Bu güncellemeler aynı zamanda Peugeot Sport ile dört yıl önce başlayan iş birliğini sürdürme fırsatı da sağladı.  PEUGEOT Tasarım Müdürü Matthias Hossann, “Peugeot’nun 2022 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nda dönüşünü simgeleyen zarif ve sade bir tasarımla başladık. Sonrasında görsel sanatçı Demsky tarafından hem 24 Saat Le Mans yarışının yüzüncü yılını, hem de PEUGEOT’nun Le Mans’taki üçlü zaferinin 30. yıldönümünü kutlayan 2023 dış tasarımın ardından bu sefer Aslan Başını farklı ölçeklerde kullandığımız bir tasarımla ortaya çıktık. Bir aslan sürüsünü simgeleyen bu grafik tasarım, dayanıklılık yarışlarının değerlerini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Takım ruhunu ve takımdaki yetenek zenginliğini öne çıkarmak istedik. Tasarım, siyah, gri, beyaz ve kriptonit olmak üzere PEUGEOT Sport renk kartelasından alınan farklı boyutlarda renklerden oluşuyor. Bu tema, PEUGEOT’nun grafik tasarım ekibi tarafından geliştirilen yaşam tarzı ürünlerinde de aynı şekilde kullanılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Team Peugeot TotalEnergies’in kaydettiği gelişmeyi gözler önüne seren 2024 PEUGEOT 9X8’in 2023 versiyonu, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın açılış yarışı Katar 1812 km’de son kez sahneye çıktı ve 21 Nisan tarihinde FIA WEC sezonunun ikinci turu olan 6 Saat Imola yarışında yerini 2024 versiyonuna bırakmaya hazırlanıyor. PEUGEOT 2011 yılında Imola’daki Autodromo Enzo e Dino Ferrari yarışında nefes kesen çifte zaferle hafızalarda yer etmişti.

PEUGEOT CEO’su Linda Jackson, “Team Peugeot TotalEnergies’in FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nda yarıştığı ilk yıl olan 2023, tüm zorluklara rağmen takımın şekillenmesi ve tutkusunu göstermesi açısından herkes için önemli bir deneyim oldu. 2024 yılı için de hedefimiz aynı; yarış kazanmak. Bu yıl zorlu bir rekabet ortamı olacak. Bunu biliyoruz. Ancak ekibimiz, PEUGEOT 9X8’in markanın değerlerini mükemmel şekilde yansıtan 2024 versiyonunu geliştirmek için çok çalıştı. Team Peugeot TotalEnergies, enerjisi ve çabasıyla göz doldurdu. Dayanıklılık yarışlarındaki bu yeni dönemin parçası olmaktan gurur duyuyoruz ve motor sporlarında iz bırakmak istiyoruz” sözleriyle görüşlerini aktardı.

Yeni PEUGEOT 9X8’i değerlendiren Stellantis Motorsport Kıdemli Başkan Yardımcısı Jean-Marc Finot, “Öncelikle tüm PEUGEOT Sport ekibine çalışmalarından dolayı tebrik ve teşekkür ediyorum. 2023 sezonunda yarışırken, rekor sürede aracın bir kısmını yeniden tasarlamak gerçekten de küçümsenecek bir başarı değil. PEUGEOT 9X8, aslında LMH’de önde ve arkada eşit boyutta lastiklerin zorunlu olduğu 2020/2021 düzenlemelerini karşılamak üzere tasarlandı. Ancak bu arada kurallar değişti. Böylece rakiplerimizden bazıları arkada daha büyük lastikler kullanabildi. Aslında BoP’nin yapısal tasarımımızı dengelemek için yeterli olacağını düşünmüştük, ancak durum böyle olmadı. Bu nedenle otomobilin bir kısmını yeni lastik boyutlarına uyum sağlayacak şekilde yeniden tasarlamamız gerekti. Böylece aracın ağırlık merkezini kaydırdık, aerodinamik yüklerin dağılımını değiştirdik, bir arka kanat ekledik, daha hafif parçalar ürettik. Simülasyonlarımız ve ilk pist testlerimiz aracın daha fazla performansa sahip olduğunu gösterdi. Bu nedenle, minimum ağırlık ve maksimum güçle BoP sınırına yaklaşmadan ön sıralarda yer almayı umuyoruz” dedi.

 

Continue Reading

Genel

  Hollandalı Carver Türkiye’de Satışa Çıkıyor!  

Mikromobilite çözümleri konusunda Avrupa’nın önde gelen markalarından Carver, Türkiye’de GRS Automobility güvencesiyle satışa çıkıyor. Test sürüşleri ve ön sipariş süreci başlayan Hollandalı marka iki farklı model ve iki farklı alt donanım seviyesiyle Nisan ayında yollarla buluşacak. 1+1 oturma düzeni, yüzde yüz elektrikli yapısı ve kompakt boyutlarıyla şehir içindeki mobilite ihtiyaçlarını keyfe çevirecek Carver, Dinamik Araç Kontrol (DVC) sistemi sayesinde tıpkı motosikletlerdeki gibi 45 derece açıda yana yatabiliyor. Carver Cargo ise filolar ve KOBİ sahipleri için üst düzey bir alternatif haline gelecek.

Kayak’taki dönüş tekniği “carving” kelimesinden ilham alarak Hollanda’da 1994 yılında serüvenine başlayan ve geçen sene “En İyi Mikromobilite Elektrikli Aracı” seçilen Carver markası, ülkemizde de trafikte seyir keyfi verecek yeni bir yol arkadaşı olmaya aday olacak gibi görünüyor. Test sürüşleri ve ön sipariş süreci başlayan iki farklı donanım seviyesi ile gelen Carver S+ Carver R+ ve lojistiğe yönelik Carver Cargo modelleri, şehir içinde yolculukları pratik hale getirecek.

Yalnızca 98cm genişliği, 1+1 oturma düzeni, 75 litrelik bagaj hacmiyle eğlenceli, akıllı ve ekonomik seyahat çözümler sunan yüzde yüz elektrikli Carver’ın S+ modeli, 80 km/s son hız, 100 km menzil ve 3 saatte yüzde 80 şarj özellikleriyle öne çıkıyor. Carver R+ modeli ise 45 km/s son hızıyla 130 km menzil ile şehir içi ulaşımda çok ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Tüm modelleri B sınıfını ehliyet ile kullanılabilirken dileyenler Carver R+ modelini B motosiklet ehliyetiyle de kullanabilecekler. Carver’ı rakiplerinden ayıran en büyük unsur ise “Dinamik Araç Kontrol” sistemi sayesinde tıpkı motosikletlerde olduğu gibi virajlarda 40 derece açıda yana yatabilmesi. Böylelikle çok daha güvenli ve stabil bir sürüş deneyimi sağlıyor. Kapalı yapısı ve yüksek dayanımlı şasisi sayesinde motosikletlerden daha güvenli ve konforlu yolculuk vaat eden Carver açılabilir tavan ve müzik sistemi de sunuyor.

Carver Cargo ise 500 litrelik bagaj alanıyla filolar, kargo şirketleri ve KOBİ sahipleri için üst düzey alternatif haline gelecek gibi görünüyor. Her üç model Nisan ayında Türkiye yollarıyla buluşmayı bekliyor. Test sürüşü ve ön sipariş için İstanbul Kâğıthane’deki GRS Automobility Showroomu, 444 77 48 iletişim numarası veya carverturkiye.com web adresi üzerinden erişim sağlanabiliyor.

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.