Genel
Her Kullanım Amacına Tek Çözüm: Yeni Suzuki S-CROSS


Dünyanın önde gelen Japon üreticilerinden Suzuki, yenilenen SUV modeli S-CROSS’u Türkiye’de satışa sundu. Güçlü ve iddialı yeni yüzüyle, S-CROSS, akıllı hibrit teknolojisine sahip motor sistemi, yakıt verimliliği, yüksek performansı, Allgrip 4×4 çekiş sistemi, en güncel güvenlik donanımları ile yeniden doğdu.
Günümüzün modern SUV kullanıcılarının gereksinimlerini tam anlamıyla karşılamak üzere tasarlanan Yeni S-CROSS, kusursuz tasarımıyla ve yüksek işlevselliğiyle dikkat çekiyor. Suzuki’nin boyutları büyüyerek ve güçlenerek yollara çıkan SUV modelinin 4×2 versiyonu 759 bin TL’lik başlangıç fiyatına, AllGrip 4×4 versiyonu ise 819 bin TL başlangıç fiyatına sahip olmasıyla öne çıkıyor.


Türkiye lansmanında konuşma yapan Doğan Trend Otomobil Markaları Genel Müdür Yardımcısı Tibet Soysal, “Suzuki olarak B SUV segmentinde 4×4 araçlarımızla çok iddialıyız. SUV Ailemizin en yeni üyesi S-CROSS ile birlikte liderliğimizi daha da kuvvetlendireceğiz. Müşterilerimizden gelen talepler doğrultusunda hem Vitara’da hem de S-CROSS’ta 4×4 modellerimize olan konsantrasyonumuzu daha da arttırdık. Satış adetlerine baktığımızda neredeyse bütün segmenti Suzuki olarak biz domine ediyoruz. Ayrıca satışını gerçekleştirdiğimiz araçlarımızın %91’i akıllı hibrit teknolojisine sahip modellerden oluşuyor. Her geçen sene hızla büyüyen hibrit pazarının önemli oyunculardan bir tanesi haline gelerek satışlarımızı katlamayı sürdürüyoruz. Güçlenen tasarımı ve yeni teknolojilerinin yanı sıra, 1.4L Boosterjet Akıllı Hibrit teknolojili motoruyla hem performansı hem de tasarrufu bir arada sunan yepyeni S-CROSS modelimiz de bu büyümeye önemli bir katkı sağlayacak” şeklinde konuştu.
Ülkemizde Doğan Holding’e bağlı Doğan Trend Otomotiv tarafından temsil edilen Suzuki, yenilenen SUV modeli ile sınıfında dengeleri değiştirmeye hazırlanıyor. Yenilikçi tasarım dili, güçlü hibrit motoru ve iddialı başlangıç fiyatıyla dikkatleri üzerine
toplamayı başaran Suzuki S-CROSS, Türkiye yollarına çıktı. 759 bin TL’lik başlangıç fiyatına sahip olan yeni S-CROSS, bir SUV modelinde aranan tüm özellikleri bir araya topluyor. Suzuki, cesur tasarımı, yenilikçi teknolojileri, üstün gücü, verimliliği ve işlevselliği ile rakiplerine göz dağı veriyor. 50 yılı aşkın süredir dünya çapında nam salan SUV tecrübesini yepyeni modeli S-CROSS’ta mükemmelliğe ulaştıran marka, lider Allgrip 4 tekerlekten çekiş sistemiyle de dikkatleri üzerine toplamayı başarıyor. Bunun yanı sıra 1.4 litre Boosterjet 48V Akıllı Hibrit motoruyla hem gücü hem de verimliliği ve tasarrufu en üst düzeyde sunmayı başarıyor.
“Akıllı Hibrit satışlarımızla güç kazanmayı sürdüreceğiz”


Suzuki S-CROSS Türkiye lansmanında konuşma yapan Doğan Trend Otomobil Markaları Genel Müdür Yardımcısı Tibet Soysal, “Biz 4×4’te B SUV segmentinde çok iddialıyız. S-CROSS ile bu segmentin lideri olmaya da devam edeceğiz. Müşterilerimizden gelen talepler doğrultusunda hem Vitara’da hem de S-CROSS’ta 4×4 modellerimize olan konsantrasyonumuzu daha da arttırdık. Satış adetlerine baktığımızda neredeyse bütün segmenti Suzuki olarak biz domine ediyoruz. Dünya çapında elektrikli modellere geçiş sürecinde hibrit motorların önemi her geçen gün daha da artıyor. Bizim de Suzuki olarak satışını gerçekleştirdiğimiz araçlarımızın %91’i akıllı hibrit modellerden oluşuyor. Her geçen sene hızla büyüyen hibrit pazarının önemli oyunculardan bir tanesi haline gelerek satışlarımızı katlamayı ve bu sayede büyüme yakalamayı sürdürüyoruz. Güçlenen tasarımı ve yeni teknolojilerinin yanı sıra, 1.4L Booster Akıllı Hibrit teknolojili motoruyla yepyeni S-CROSS modelimiz de bu büyümeye önemli bir katkı sağlayacak” şeklinde konuştu.
“Güvenlik lüks değil bir ihtiyaç”
S-CROSS modelinin sınıfında fark yaratacak güvenlik ekipmanlarına da sahip olduğunun vurgusunu yapan Tibet Soysal, “Biz marka olarak güvenliğin bir lüks değil ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz ve bu şekilde araçlarımızı konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda, 360 Derece Çevre Görüş Sistemi, Şerit Takip ve İhlal Uyarısı Sistemi, Yalpalama Uyarısı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi, Acil Fren Sinyal, Adaptif Hız Sabitleme gibi gelişmiş güvenlik donanımlarını yeni S-CROSS modelimizde standart olarak sunuyoruz” dedi.
Her koşulda en iyi performans: Allgrip 4×4
Suzuki’nin Allgrip Select ismini verdiği dört tekerlekten çekiş sistemi, dört farklı sürüş moduna sahip. Otomatik, Spor, Kar ve Kilit olarak isimlendirilen dört sürüş modu ile Yeni S-CROSS tüm koşullarda en iyi performansı sunmayı başarıyor. Allgrip dört tekerlekten çekiş sistemi, iki aks arasındaki tork miktarını ayarlıyor ve dört sürüş modunu ESP, motor gücü, hidrolik direksiyon ve diğer entegre sistemlerin desteği ile optimize ediyor.


Güçlü SUV tasarımı ile gözler üzerinde
Yeni S-CROSS, henüz ilk göz temasından itibaren güçlü bir SUV görünümü sergiliyor. Dış ve iç tasarımda detaylara gösterilen özen ona güçlü ve kendinden emin bir araç görünümü kazandırıyor. İlk görüşte güçlü tasarım vurgusunu karşısındakine hissettiren, S-CROSS’un piyano siyahına boyanmış, büyük ve heybetli ön ızgarası, krom çıta üzerine yerleştirilen Suzuki logosu ile tamamlanıyor. Önde ve arkada kullanılan gümüş süslemeler yeni S-CROSS’un agresif SUV görünümüne destek oluyor. Ön ve arka LED aydınlatma birimleri teknolojik ve modern bir görünüm kazandırırken, köşeli çamurluk kemerleri yan tasarıma güçlü bir güven duygusu kazandırıyor. Buna ek olarak yeni SUV model sunduğu 8 farklı renk seçeneği ile farklı zevklere sahip kullanıcılara da hitap etmeyi başarıyor.
Yeni gövde rengi: Titan Grisi
Lansman rengi olarak belirlenen Titan Grisi, Suzuki’nin ilk defa S-CROSS’ta kullanacağı yeni gövde rengi olarak öne çıkıyor. Sedefli metalik gövde rengi, yeni S-CROSS’un SUV tasarımını güçlendiriyor.
Yalın ve kullanışlı iç mekân
Güçlü bir dış görünüme sahip olan yeni S-CROSS içeride ise zengin donanımıyla dikkat çekiyor. Keyifli ve konforlu bir deneyim sunarken macera duygusunu da yansıtmayı hedefleyen yeni model, her bir detayıyla ferahlık ve konfor sunuyor. Ortada sentetik deri dokuma tasarıma sahip olan ergonomik deri koltuklar aracın SUV doğasını tamamlıyor. Kokpit ise güçlü ve gelişmiş görünümüyle benzersiz bir ergonomi vaat ediyor. Büyük gösterge paneli, üç boyutlu tasarımıyla modern ve kaliteli bir görüntü sergiliyor. Apple CarPlay®, Android Auto™, sesli komut ve eller serbest Bluetooth® görüşme olmak üzere en güncel teknolojilerin yanı sıra yakıt tüketimi, sürüş mesafesi, Suzuki Akıllı Hibrit Sistemi enerji akışı gibi sürüş bilgileri dışında farklı uyarılar, geri görüş kamerası, 360 çevre görüş sistemi ve park sensörleri bilgilerini de görüntüleyen 9 inçlik bilgi-eğlence sistemi ve vites konsolundaki Allgrip Select paneli gibi ayrıntılarla ileri teknoloji iç mekânı kendine özgü bir hale getiriyor.


Yüksek konfor
Geniş iç mekânından esnek bagaja kadar farklı SUV kullanıcılarının gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanan yeni S-CROSS, 5 yetişkin için geniş ve ferah yaşam alanı sunuyor. Ön yolculara sunulan oturma konforu, daha fazla rahatlık için koltuk sırtlığının konumunu ayarlama seçeneğine de sahip olan arka koltuk yolcularının konfordan ödün vermesini gerektirmiyor. Kabin, yolcuların ihtiyaçlarını karşılamak üzere birçok depolama alanı ve olanaklarla donatıldı.
Ailenin tüm üyeleri için geniş bagaj
Geniş bagaj VDA ölçüm normuna göre 430 litre hacim kullanıma sunuyor. 60:40 iki parça halinde katlanan arka koltuk sırtlıkları kadar farklı konumlarda kullanılabilen bagaj zemini de kullanım amacına uygun esnek bir yapı sunuyor. Varılacak hedef ne olursa olsun yeni Suzuki S-CROSS beş yetişkin ve bagajını sırtlayacak alanı ve konforu kullanıma sunuyor.
Verimlilik ve performans bir arada
Yeni S-CROSS, yüksek torklu sahip 1.4 Boosterjet direkt enjeksiyonlu turbo benzinli motorla donatılmış. Ara soğutucuya sahip turbo besleme, sıkıştırılmış havayı yanma odalarına yönlendirerek alt devirlerde yüksek tork üretimi sağlıyor. Bu da yüksek çekiş gücü sağlarken aynı zamanda verimliliği de en üst seviyede sunuyor. Direkt enjeksiyon sistemi, gelişmiş performans ve verimlilik için yakıt miktarını, zamanlamasını ve basıncını optimize ediyor. Elektrikli emme değişken supap zamanlaması (VVT), soğutulmuş egzoz gazı devridaimi (EGR) ve yüksek sıkıştırma oranı sayesinde verimlilik artıyor.


Güçlü Suzuki Akıllı Hibrit Sistemi
Yakıt verimliliğini daha da üst düzeyde sunabilmek için 48V hafif hibrit sistemle donatılan yeni S-CROSS, normal sürüş koşullarında, elektromotorla içten yanmalı motoru destekleyerek yakıt tüketimini düşürüyor. Güç gereksiniminin olduğu sürüş koşullarında sistem torku artırıyor ve tork hassasiyetini iyileştiriyor. Böylece daha canlı ve daha akıcı bir sürüş elde ediliyor.
Güvenlik ekipmanları ile fark yaratıyor
Yeni S-CROSS, sürüş ve güvenliğe yardımcı olmak üzere kameralar ve sensörlerden yararlanan ve farklı sistemleri bünyesinde barındıran Suzuki Güvenlik Desteği ile donatıldı. Şerit Takip ve İhlal Uyarısı Sistemi, Yalpalama Uyarısı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi, Acil Fren Sinyali gibi uyarı sistemlerinin yanı sıra Suzuki Güvenlik Desteği şu sürüş teknolojileri ile güvenliği en üst seviyede sunuyor:
Çift Sensörlü Fren Destek Sistemi (DSBS), otomobil ileri yönde hareket halindeyken, ön camın üst kısmında yer alan monoküler kamera ve lazer sensör yardımıyla, bir araç veya yaya ile çarpışma riski olup olmadığını belirliyor. Sistem, olası bir çarpışma algıladığında, duruma bağlı olarak görsel ve işitsel bir uyarı veriyor ve/veya otomatik fren uyguluyor.
Dur ve kalk özelliğine sahip Adaptif Hız Sabitleme, 6 vitesli otomatik şanzımanla birlikte adaptif hız sabitleme sistemi, dur ve kalk işlevi sunuyor. Sistem, sürücünün öndeki araçla güvenli bir mesafeyi koruması için gaz ve fren pedalını otonom bir şekilde kontrol ediyor. Öndeki araçla mesafeye göre hızlanabiliyor ve fren yapıyor. Dur ve Kalk işlevi gerektiğinde otomobili tamamen durdurabiliyor ve ardından trafik 2 saniye içinde tekrar hareket etmeye başladığında öndeki otomobili takip etmeye devam edebiliyor.
360 çevre görüş sistemi, 360 derecelik görünüm manevra anında ek güvenlik ve rahatlık sağlıyor. Ön, arka ve her iki yan olmak üzere dört adet kamera güvenli sürüş için 3-Boyutlu görünüm ve daha güvenli park manevraları için kuş bakışı görünüm dahil olmak üzere çeşitli görünümler sunuyor.
Genel
AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”


AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.
Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.
“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”
Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”
Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”
“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”
Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.
Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”
“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”
Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”
“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”
Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”
“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”
Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”
Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.
Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız: https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc
| AXA HAKKINDA
52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir. AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır. |
Detaylı Bilgi için
Funda Dilek: 0544 631 92 40
|
Genel
HONOR’la tatilde eğlence ve öğrenme aynı ekranda!


Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor
Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.
HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.
Not alıp çizim yapıyorlar
HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.
HONOR Kids ile daha güvenli içerikler
HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.
Kampanya devam ediyor
HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.
Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.
Genel
WatchGuard 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı


Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.
Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.
‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’
WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.
WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:
1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.
2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.
3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.
4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.
5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.
6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi.
WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.
Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin








