Connect with us

Genel

  Her Koşulda Güvenli Sürüş Sunan Pirelli Cinturato All Season SF2 Tanıtıldı

  Her hava koşulunda güvenli sürüş deneyimi sunan Pirelli Cinturato All Season SF2, yıl boyu kullanılabiliyor. En ileri lastik teknolojilerini içeren yeni dört mevsim Cinturato’da sürüş güvenliğini ve çok yönlülüğü en üst düzeye çıkarmak için hem hamurdan hem de sırt yapısından yararlanan ‘uyumlu sırt deseni’ sistemi ilk defa kullanılıyor.

Lastik delinse bile sürücülerin yola devam etmesini sağlayan Pirelli Seal Inside ve Run Flat teknolojilerinin yanı sıra elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçlar için Elect işaretli versiyonu da sunuluyor.

YIL BOYU DERTSİZ LASTİK

Cinturato All Season SF2, 15’ten 20 inçe kadar 65 farklı ebatla en yeni SUV’lardan orta boy sedanlara kadar modern kentli araçlar için sunuluyor. Lastiğin yanağında M+S sembolü ile 3PMSF (üç zirveli dağ ve kar tanesi simgesi) işareti yer alıyor. Lastiğin kış koşullarında bile mükemmel performansının göstergesi olan bu işaretler, belirli testlerden geçirilerek Avrupa mevzuatıyla uyumu da belgeliyor. Cinturato ailesinin en yeni üyesi, otomobilini çoğunlukla şehir içinde ve dağlık bölgelerden uzakta, ılıman hava koşullarında kullanan ve yılda ortalama 25.000 kilometre yol yapan sürücüler için ideal bir seçenek sunuyor. Dört mevsim lastiklerin sırt deseni ve hamuru, gerek ıslak gerek kuru asfaltta hem düşük hem de yüksek hava sıcaklıklarında iyi performans sergileyecek ve çok yönlü kullanım sağlayacak kadar iyi denge yakalayabiliyor. Maksimum performans arayan sürücülerin kış ve yaz lastikleri arasında geçiş yapması önerilirken, dört mevsim lastikler diğer pek çok sürücü için lastiğin ömrü boyunca rahatça ve tasasızca kullanılabilen bir seçenek oluyor.

 

KURU, ISLAK VE KARLI ZEMİNDE GÜVENLİK

Cinturato All Season SF2, yıl boyu karşılaşılan her sürüş durumunda sınıfının en iyi performanslarından birini sergiliyor. Bu durum, yeni Cinturato’nun bir süre önce tanınmış Alman test kurumu TÜV SÜD tarafından ‘Performance Mark’(1) (Performans İşareti) almaya layık bulunmasıyla da teyit edildi.

Bir başka Alman referansı olarak, Dekra(2) da Cinturato All Season SF2’nin kuru zeminde daha kısa fren mesafesiyle mükemmel kontrol sunduğunu, bire bir rakiplerine kıyasla karlı zeminde daha iyi sürüş sağladığını ve hem ıslak hem de karlı zeminde mükemmel frenleme performansı sergilediğini belgeledi. Cinturato All Season Plus, önceki versiyonuna kıyasla kuru zeminde fren mesafesini 3,5 metre ve ıslak zeminde yaklaşık 2 metre(3) kısaltıyor. Önceki versiyonuyla karşılaştırıldığında lastiğin karlı zemindeki performansı da hem yol tutuşu hem de frenleme (yaklaşık 1 metre(3) kazanç) açısından iyileştiriliyor.

 

DAHA UZUN LASTİK ÖMRÜ

Cinturato All Season SF2’nin profili ve yapısı ile birlikte yeni sırt deseni de eşit dağılımlı temas yüzeyi sayesinde sürüş kabiliyetini optimize ederken lastik ömrünü önceki Cinturato All Season Plus versiyonuna göre %50’ye kadar uzatıyor. Bu etkileyici sonuç, hamurlarda yeni maddelerin kullanılması ve sırt deseninin lokalize sertliklerinin iyileştirilmesi sayesinde elde ediliyor.

DÜŞÜK YAKIT TÜKETİMİ  

Dekra’nın gerçekleştirdiği testler(2) sırasında görüldüğü üzere, yeni nesil uyumlu sırt deseni hamuru da ana rakiplere kıyasla daha düşük dönme direnci yaratıyor. Daha düşük dönme direnci, yakıt tüketiminde iyileştirme veya Elect işaretli lastiklerle donatılmış elektrikli otomobillerde daha uzun menzil anlamına geliyor. Çevresel sürdürülebilirlik açısından fayda sağlayan bu durum, aynı zamanda lastik etiketi sınıflandırmasını Cinturato All Season SF2 ürün yelpazesinin büyük çoğunluğu için dönme direncinde B kategorisine yükseltiyor.

 

DÖRT MEVSİM LASTİKLERİN EN SESSİZİ

Cinturato All Season SF2, Dekra(2) tarafından başlıca rakiplerle karşılaştırmalı olarak gerçekleştirilen testlerde sınıfının en sessiz lastiği oldu. Özel hamur ve sırt deseni sayesinde gürültü seviyesinin minimuma inmesi çevreye de olumlu katkıda bulunuyor.

 

CINTURATO ALL SEASON SF2: ÜRETİM

 

DAHA FAZLA GÜVENLİK İÇİN UYUM SAĞLAYAN SIRT

Lastiğin güvenli kullanım için yaz kış farklı sıcaklıklara otomatik olarak uyum sağlayabilen hamuru ve sırt deseni, değişken sürüş ve hava koşullarında mükemmel fren performansını mümkün kılıyor. Sırt desenindeki oluklar kışın soğuk havalarda açık kalarak karlı zeminde daha iyi frenleme sağlarken ıslak ve kuru koşullarda fren yapıldığında kapanıyor, sırt bloklarını sertleştiriyor ve zemini daha iyi kavrıyor.

Bu uyum sağlayabilen sistem için kar olmadığında kapanarak kış sırt desenini yaz lastiğine dönüştüren ve böylece normal ıslak ve kuru zeminlerde aracın hakimiyetini iyileştiren sırt deseni oluklarının 3D teknolojisinden yararlanılıyor.

Sırt deseninde yanal olukların giderek bölümlere ayrılan tasarımıyla birlikte geniş bir orta kanal sayesinde yağmur yağdığında suyun etkin bir biçimde atılmasını sağlanırken güvenlik ve suda kızaklamaya karşı direnç de artırılıyor.

Hamurun ömrü de ikiye katlanıyor: Soğuk ve ıslak koşullarda yumuşak ve uyumlu, kuru zeminde ise sert ve istikrarlı bir performans elde ediliyor. Silika parçacıklarıyla kimyasal olarak birbirine bağlı bifazik polimerik maddeler de dahil hamurun yenilikçi bileşenleri sayesinde mümkün olan bu konsept, aynı zamanda yakıt tüketimini düşürmek veya bataryayla daha uzun menzil elde etmek için daha düşük dönme direnci sunuyor.

CINTURATO ALL SEASON SF2’DEKİ ‘AKSESUARLAR’

 

SEAL INSIDE VE RUN FLAT TEKNOLOJİLERİYLE DELİNME SORUN DEĞİL

Cinturato All Season SF2’nin bazı ebatları, sürücüye daha da fazla güvenlik hissi vermek için yenilikçi Seal Inside teknolojisiyle sunuluyor. Bu teknoloji, 4 milimetreye kadar büyüklükteki delinmelerde bile sürücünün yola devam etmesini sağlıyor. Lastiğin içine yerleştirilen jel benzeri özel bir madde, sırtı delen her türlü nesnenin üzerini hızla kaplayarak havanın dışarı kaçmasını engelliyor ve basıncı koruyor. Delici nesne çıkarıldığında bu jel benzeri madde, deliği kapatıyor. Pirelli’nin Kendinden Destekli Run Flat özelliği de seçenek olarak sunuluyor. Yolculuğu sürdürürken güvenliği artıran bu özellik sayesinde lastik basıncının aniden düşmesi halinde bile aracın dengede kalması, en yüksek 80 km/saat hızda 80 kilometreye kadar yol alınabilmesi sağlanıyor. Bu lastikler, yanak yapısının içine yerleştirilen takviyeler sayesinde otomobil üzerindeki yanal ve dikey yükleri destekleyebiliyor.

 

ELECT: ELEKTRİKLİ VE ŞARJ EDİLEBİLİR HİBRİT OTOMOBİLLERDE MAKSİMUM OTONOMİ

Elect işaretli Cinturato All Season SF2 lastikler şimdi elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların emrinde. Bu lastiklerde her otomobilin menzilini maksimuma çıkarmak için daha düşük dönme direncini garanti eden hamur, yapı ve sırt deseniyle çeşitli teknolojiler birlikte kullanılıyor. Araç içinde konforu artırmak için daha az gürültü yaratan bu lastikler, elektrikli otomobillerin gücünden ve gercek torkundan yararlanmak amacıyla anında kavrama sağlıyor.

KULLANICI HATALARI SONUCU MEYDANA GELEN HASARLAR İÇİN 6 AYLIK ‘TYRELIFE’ GARANTİSİ

Pirelli’nin yeni dört mevsim lastiği, satın alındıktan sonraki ilk 6 ay içinde kullanıcı hatası sonucu meydana gelen ve tamir edilemeyecek durumdaki hasarlar için her set başına bir lastiğin değiştirilmesine izin veren ‘Tyrelife’ garantisiyle sunuluyor ve sürücülerin içini daha da rahatlatıyor. Tyrelife Lastik Garantisi için müşterilerin lastikleri satın aldıktan 15 gün içerisinde pirelli.com.tr’de yer alan Tyrelife sayfasını ziyaret ederek kaydını gerçekleştirmesi yeterli oluyor.

 

1950’LERDEN BUGÜNE CINTURATO

 

CINTURATO: GÜVENLİĞİ ÖNEMSEYEN LASTİK AİLESİ

 

Güvenlik ve verimlilik, 70 yıldan uzun zamandır Pirelli Cinturato lastik ailesinin odağında yer alıyor. En başlarda Pirelli pazarlama departmanının “içinde kendi emniyet kemerine sahip olan muhteşem yeni lastik” diye tanımladığı Cinturato, 1950’li yıllarda dünyanın en önemli otomobillerinin donanımı oldu. Pirelli, o dönemin en ünlü otomobillerinin donanımı olan ilk lastiklerle başlayıp Ferrari 250 GT, 400 Superamerica, Lamborghini Miura, Maserati 4000 ve 5000 gibi spor otomobillere olabildiğince kavrama kabiliyeti kazandırmak için gereken nitelikte sportif yol lastikleri konseptini geliştirmeye devam etti.

 

 

Ardından, özellikle rallilerde büyük başarı yakalayan, daha da yüksek performanslı ilk düşük profilli lastikler tanıtıldı. Bu deneyim sayesinde yenilikçi bir radyal kuşak içeren başka lastikler pazara sunuldu. Daha sonra sıfır derece naylon kuşak ve ultra düşük profil gibi çığır açan inovasyonlarla ilk Cinturato P7 lanse edildi. P7’nin gelişimi devam ederken yakıt tüketimini ve zararlı emisyonları azaltma gibi özellikleriyle öne çıkan Cinturato P7’nin yeni bir versiyonunun pazara sunulduğu 2000’li yıllara kadar Cinturato P6 ve P6000 takip etti. Pirelli, geçen yıl dünyanın lider premium otomobil üreticileriyle birlikte geliştirdiği yeni yaz lastiği Cinturato P7’yi pazara sundu. Bu yeni lastik, davranışı çalışma ısısına göre ayarlayabilen bir tür ‘mekanik zekalı’ yenilikçi hamur sayesinde hem kuru hem ıslak zeminde üstün güvenlik seviyelerine ulaşabiliyor. Ürün yelpazesini tamamlayan Cinturato Winter lastiği ise iş ya da keyif amacıyla uzun yol yapan ve tipik soğuk hava koşullarında bile en iyi performansı arayan dinamik sürücülere hitap ediyor.

 

 

  • TÜV SÜD tarafından gerçekleştirilen karşılaştırmalı testlerde 205/55R16 94V ebatlı Cinturato All Season SF2 ile Bridgestone Weather Control A005 EVO, Michelin Cross Climate + ve Goodyear Vector 4 Seasons Gen-3 lastikler kullanıldı.
  • Ocak 2021’de DEKRA Test Merkezi tarafından Idiada – Tarragona (İspanya), Vistträsk (İsveç) ve Milano’da (İtalya) gerçekleştirilen kıyaslama testlerinin 20CPCEXT-181 numaralı raporundan derlenen sonuçlar. Test edilen lastikler: 205/55R16 94V ebatlı Cinturato Dört Mevsim SF2,Michelin Cross Climate+, Goodyear Vector 4 Season Gen3, Bridgestone Weather Control A005 EVO.
  • Yeni Cinturato Dört Mevsim SF2 ile önceki Cinturato Dört Mevsim Plus arasında kurum içi karşılaştırmalı testler.

 

 

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Yeni eSprinter ve Sprinter, 2024’ün ikinci yarısında Türkiye’de

Bugüne kadarki en çok yönlü ve verimli tamamen elektrikli Mercedes-Benz eSprinter modelleri Avrupa’da satışa sunuldu. Yılın ikinci yarısından itibaren de Türkiye’de.

Çok sayıda yeni dijital ekstraya sahip eSprinter ve Sprinter, en güncel nesil MBUX dışında ek ve bazı durumlarda yeni ve daha da gelişmiş işlevlere sahip güvenlik ve destek sistemleriyle donatılıyor.

eSprinter 440 kilometreye (WLTP verisi) kadar menzil sağlıyor.

Hafif ticari araçların elektrikli ismi yeni Mercedes-Benz eSprinter yakında yollara çıkacak. Müşteriler için sağladığı katma değer, çok yönlülük ve esneklikle dikkat çeken, iki gövde tipi ve uzunluğu ile üç batarya boyutuna sahip yüksek taşıma kapasiteli yeni eSprinter farklı kullanım alanlarıyla öne çıkıyor. Daha fazla menzil ve daha fazla yük taşıma arasında tercih yapılabilen yeni eSprinter, 56 kWh veya 113 kWh kullanılabilir batarya kapasitesiyle Avrupa’da satışa sunuldu. 2024’ün ikinci yarısında Türkiye’de de satışa sunulacak yeni eSprinter’ın ürün gamına 81 kWh kapasiteli bir versiyon da eklenecek. Ayrıca ilerleyen dönemde ilk kez şasi kamyonet olarak da satışa sunulacak. Bu sayede de çok sayıda sektör için temel bir araç haline gelecek. Buna ek olarak, MBUX bilgi-eğlence sistemi, gelişmiş güvenlik ve destek sistemleri ve daha zengin bir donanım ile ilk kez akıllı, dijital bağlantı avantajı da sunuyor. Ayrıca eSprinter’da isteğe bağlı bir römork bağlantısı da olacak.

The new Mercedes-Benz eSprinter
The new Mercedes-Benz eSprinter

Çok yönlü ve verimli: Yeni Mercedes-Benz eSprinter

Verimlilik, menzil ve yük hacmi ile çok yönlü bir araç olarak öne çıkan yeni Mercedes-Benz eSprinter, çok sayıda teknik yenilik içermesinin yanında üç modülden oluşan yeni bir konsepti de esas alıyor. Böylece farklı uzunluk ve gövdelerle geliştirilme ve tasarlanma özgürlüğü sunuyor.

Tek tip bir gövde şeklinde tasarlanan ön modül, tüm yüksek voltajlı bileşenleri kapsıyor ve aks mesafesi ve batarya boyutundan bağımsız olarak değişiklik yapmadan tüm araç çeşitleriyle birleştirilebiliyor. Alandan tasarruf sağlayan entegre yüksek voltajlı batarya modülü gövdenin altında bulunuyor. Akslar arasındaki batarya konumu, sağlam batarya gövdesi ile yüksek voltajlı bataryanın en uygun şekilde yerleştirilmesini sağlıyor. Düşük ağırlık merkezi, yol tutuşu üzerinde olumlu bir etkiye sahip. Elektrik tahrikli arka aksa sahip arka modül de yeni eSprinter’ın tüm modellerinde kullanılıyor. Kompakt ve güçlü elektromotor da arka modüle entegre edilmiş durumda.

Mercedes-Benz eSprinter

Elektrikli güç-aktarma sistemleri ve yüksek voltajlı batarya

Yeni Mercedes-Benz eSprinter’daki elektrik tahrikli arka aks müşterilere; araç uzunlukları, maksimum brüt araç ağırlığı (4,25 tona kadar), çekme kapasiteleri (2 tona kadar) ve yük hacmi (maksimum 14 m³) açısından önemli avantajlar sağlıyor. Yeni eSprinter, her biri maksimum 100 ve 150 kW güç sağlayan verimli bir elektromotorla sunuluyor. Yeni sabit mıknatıslı senkron motor (PSM), özellikle yüksek verimliliğiyle öne çıkıyor. Müşteriler, menzil ve taşıma kapasitesi açısından kendi bireysel gereksinimlerine bağlı olarak yeni eSprinter için üç farklı batarya boyutu arasından seçim yapabiliyor (113 kWh, 81 kWh veya 56 kWh). WLTP döngüsüne dayalı bir simülasyonla hesaplanan elektrikli menzil 440 kilometreye kadar ulaşıyor (şehir içinde 500 kilometreye kadar). eSprinter’daki yeni DAUTO otomatik geri kazanım sistemi son derece verimli ve konforlu bir sürüş tarzı sağlıyor. Radardan, kameradan ve navigasyon verilerinden gelen bilgiler toplanarak işleniyor ve enerji geri-kazanım yoğunluğu gerçek zamanlı olarak sürüş koşullarına uyarlanıyor. Ayrıca ECO Assist işlevi ile, donanıma ve ülkeye bağlı olarak, önde bir aracın olup olmadığını, hız sınırının ne olduğunu veya ileride bir yokuşun olup olmadığını analiz ediyor ve ayağın gaz pedalından ne zaman çekilmesi gerektiğini gösterge panelinde belirtiyor. Ayrıca üç sürüş modu, maksimum konfor veya maksimum menzil arasında seçim yapma olanağı sağlıyor.

Mercedes-Benz hızlı sarj

Tüm Mercedes-Benz elektrikli van modelleri gibi yeni eSprinter da hem alternatif akım (AC) hem de doğru akım (DC) şarj olanağına sahip. Entegre şarj cihazı, hızlı şarj istasyonunda 115 kW’a kadar (isteğe bağlı) doğru akımla şarj olanağı sağlıyor. Böylece 56 kWh kapasiteli batarya, maksimum 115 kW ile yaklaşık 28 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e şarj oluyor. Kullanılabilir kapasitesi 113 kWh olan bataryanın şarj olması maksimum 115 kW ile yaklaşık 42 dakikaya sürüyor.

 

Geleneksel tahrikli yeni Mercedes-Benz Sprinter maksimum esneklik sunuyor

Yeni Mercedes-Benz Sprinter; arkadan itişli veya dört tekerlekten çekişli olmak üzere farklı güç aktarma türleriyle ve maksimum brüt araç ağırlığıyla (5,5 tona kadar) farklı sektörler ve kullanım alanlarının gereksinimlerini karşılıyor.

 

Yüksek verimlilik seviyesine sahip 2,0 litre hacimli dizel motorun (OM654) yanında seçilen modele ve güç aktarma tipine bağlı olarak 110 kW, 125 kW ve 140 kW olmak üzere dört farklı güç seçeneği bulunuyor. Güç aktarımını konforlu 9G-TRONIC otomatik şanzıman veya 6 vitesli manuel şanzıman sağlıyor.

Mercedes-Benz eSprinter

Mevcut MBUX nesli ve farklı dijital ekstralar

Hem eSprinter hem de Sprinter’da, 26 cm (10,25 inç) ekrana sahip, MBUX (Mercedes Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence sisteminin en güncel nesli standart donanım olarak sunuluyor. Daha fazla konfor ve güvenliğe katkıda bulunan ek işlevlerle Sprinter ve eSprinter daha akıllı ve müşterilerin günlük yaşamlarını kolaylaştıran bir yapı sunuyor.

 

Yeni eSprinter, ayrıca MBUX sayesinde aktif menzil yönetimi ve bulut tabanlı hizmetler ve uygulamalarla akıllı navigasyonlu (elektrikli zekaya sahip navigasyon) elektromobil ekosistemine de entegre oluyor. Bu, şeffaflık ve mümkün olan en yüksek planlama güvenliği ile rahat bir yolculuk sağlıyor.

Mercedes-Benz eSprinter
Güvenlik ve destek sistemleri: Her durumda daha iyi destek

Yeni Sprinter ve eSprinter modellerinin güvenlik ve destek sistemleri, çoğu standart donanıma dahil olan ek ve bazı durumlarda yeni ve daha gelişmiş işlevlere sahip. Aktif Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Asistanı, ATTENTION ASSIST yorgunluk uyarısı, aracın üretim tarihinden itibaren yedi yıla kadar ücretsiz navigasyon verilerini içeren hız sabitleme özellikli Akıllı Hız Asistanı, panel vanlar ve minibüs için geri vites kamerası olmak üzere kapsamlı güvenlik ve destek işlevleriyle standart olarak donatılıyor. Ayrıca isteğe bağlı olarak, ilk kez, harekete geçerken aracın önündeki diğer yol kullanıcılarıyla çarpışmayı önleyen Harekete Geçme Bilgi Yardımcısı da sunuluyor. Bunun dışında N2 onaylı araçlar için standart, ancak diğer versiyonlarda opsiyonel olarak sunulan Yan Koruma Yardımcısı, yolcu tarafında tanımlı bir alanda yayaların ve bisikletlilerin daha iyi algılanmasına yardımcı oluyor. Rahat ve hızlı park etmek için park paketi kapsamında 360 derece kamera ve engellerin görünürlüğünü sağlayan yeni 3D ekran devreye giriyor. Bunun dışında opsiyonel dijital dikiz aynası, arka cam olmadığında veya araç uzun olduğunda bile arka tarafın rahat bir şekilde görülmesini sağlıyor.

 

Continue Reading

Genel

YENİ PEUGEOT 9X8, 2024 SEZONUNDA PERFORMANSINI ZİRVEYE TAŞIYACAK!

2024 PEUGEOT 9X8 tamamen yeni giydirmeye sahip yeni bir siluetle sahneye çıkıyor. Binlerce kilometrelik testi tamamlayan Team Peugeot TotalEnergies, 21 Nisan’da düzenlenecek olan 2024 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın ikinci turu 6 Saat Imola’da ilk kez yarışacak 2024 PEUGEOT 9X8 aracını tanıttı. PEUGEOT Sport ekibi, takımların önde 29 cm ve arkada 34 cm genişlikte daha etkili bir lastik kurulumu kullanmasına olanak tanıyan düzenleme değişikliğinden en iyi şekilde yararlanmak üzere PEUGEOT 9X8’in aerodinamiğini uyarladı ve PEUGEOT 9X8 artık bir arka spoylere sahip. Bununla birlikte aracın gövde yapısının yüzde 90’ı korundu. Peugeot Design ve PEUGEOT Sport, üst üste üç yıldır birlikte çalışarak Peugeot ekipleri tarafından özel olarak tasarlanan çok özel bir dış görünüme imza attı. Yeni görünümde markanın hız, esneklik ve gücünün simgesi Aslan logosu tasarımın merkezinde yer alıyor.

Team Peugeot TotalEnergies, yeni yarış otomobili 2024 PEUGEOT 9X8’i tanıttı. 2024 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın ikinci yarışı olan Imola’da ilk kez yarışacak olan PEUGEOT 9X8, yerini aldığı modele göre çeşitli geliştirmelerle bayrağı devralıyor. Geçtiğimiz sezon boyunca yarışan 2023 PEUGEOT 9X8, Le Mans’ta son derece iddialı bir performans elde etmişti.  Monza’da üçüncülükle ilk podyumuna çıkan 2023 PEUGEOT 9X8, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonasında geçirdiği ilk tam sezonun ardından 2024 sezonunun açılış yarışı olan Losail’i de büyük oranda önde tamamladı. Şimdi ise ekip, 9 üretici ve 19 prototipin kıyasıya yarıştığı Hypercar sınıfının en iddialı otomobillerinden biri olarak görülen PEUGEOT 9X8’i çok sayıda önemli güncellemeyle optimize etti.

PEUGEOT 9X8’in ilk versiyonu, 2020/2021 sezonundaki teknik düzenlemeleri karşılayacak şekilde tasarlandı. Ancak otomobilin tasarım aşaması ile 2022 yazındaki tanıtım arasında kurallar değişti. Bu durum da belirli alanlardaki performans iyileştirmelerini beraberinde getirdi. Buna bağlı olarak otomobilin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak ve Team Peugeot TotalEnergies tarafından belirlenen iddialı hedeflere ulaşmak adına bazı tasarım ayrıntıları revize edildi.

“Çok sayıda güncelleme ve iyileştirme içeriyor”

2024 PEUGEOT 9X8’in optimizasyonları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan PEUGEOT Sport Teknik Müdürü Olivier Jansonnie, ”Artık geçerli olmayan seçimler yapmıştık. Oluşan performans farkını 2023 yılındaki Performans Dengesi (BOP) yeterince dengelemedi. Aslında ana fikir, rakiplerimizin otomobil tasarımına benzer bir tasarıma dönmek ve böylece BOP açısından buna eşdeğer karşılık görmekti. Bu nedenle 31/31cm ile tüm tekerleklerde aynı lastik genişliğini kullanmayı bıraktık. Bunun yerine önde 29 cm ve arkada 34 cm lastik tercih ettik. Açık konuşmak gerekirse, aynı şasiye sahip ve yeni bir otomobil değil. Ancak çok sayıda güncelleme ve iyileştirme içeriyor. Lastiklerin etkili bir şekilde çalışabilmesi için PEUGEOT 9X8’in ağırlık merkezini değiştirmek zorunda kaldık. Bu da bazı bileşenlerin hareket etmesi ve diğerlerinin daha hafif hale getirilmesi anlamına geliyordu. Daha iyi bir aerodinamik dengeye sahip olmak için aerodinamik yükleri yeniden dağıtmamız gerekti. Bu da üstyapı bileşenlerinin yaklaşık yüze 90’ını yeniden tasarlamamızı gerektirdi ve en önemlisi de arka kanadı ekledik. Ayrıca yeni homologasyon ile bazı güvenlik ve performans iyileştirmelerini hayata geçirdik” dedi

Mart 2023’te, 2024 sezonu için araçta bazı radikal iyileştirmeler yapma kararı alındı. PEUGEOT Sport ekibi, 2023 WEC sezonuna katılırken aracı yeniden tasarlamak için yorulmadan çalıştı. Proje içinde proje olmasının ekibin iş yükünü oldukça artırdığını dile getiren Olivier Jansonnie, “Team Peugeot TotalEnergies’in bağlılığına ve çabasına güvendik. Bu çabanın sonucunu göstermek için heyecanlıyız. Hedefimiz ön sıralarda yer almak, podyum için ve galibiyet için mücadele etmek” dedi.

Bu güncellemeler aynı zamanda Peugeot Sport ile dört yıl önce başlayan iş birliğini sürdürme fırsatı da sağladı.  PEUGEOT Tasarım Müdürü Matthias Hossann, “Peugeot’nun 2022 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nda dönüşünü simgeleyen zarif ve sade bir tasarımla başladık. Sonrasında görsel sanatçı Demsky tarafından hem 24 Saat Le Mans yarışının yüzüncü yılını, hem de PEUGEOT’nun Le Mans’taki üçlü zaferinin 30. yıldönümünü kutlayan 2023 dış tasarımın ardından bu sefer Aslan Başını farklı ölçeklerde kullandığımız bir tasarımla ortaya çıktık. Bir aslan sürüsünü simgeleyen bu grafik tasarım, dayanıklılık yarışlarının değerlerini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Takım ruhunu ve takımdaki yetenek zenginliğini öne çıkarmak istedik. Tasarım, siyah, gri, beyaz ve kriptonit olmak üzere PEUGEOT Sport renk kartelasından alınan farklı boyutlarda renklerden oluşuyor. Bu tema, PEUGEOT’nun grafik tasarım ekibi tarafından geliştirilen yaşam tarzı ürünlerinde de aynı şekilde kullanılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Team Peugeot TotalEnergies’in kaydettiği gelişmeyi gözler önüne seren 2024 PEUGEOT 9X8’in 2023 versiyonu, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın açılış yarışı Katar 1812 km’de son kez sahneye çıktı ve 21 Nisan tarihinde FIA WEC sezonunun ikinci turu olan 6 Saat Imola yarışında yerini 2024 versiyonuna bırakmaya hazırlanıyor. PEUGEOT 2011 yılında Imola’daki Autodromo Enzo e Dino Ferrari yarışında nefes kesen çifte zaferle hafızalarda yer etmişti.

PEUGEOT CEO’su Linda Jackson, “Team Peugeot TotalEnergies’in FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nda yarıştığı ilk yıl olan 2023, tüm zorluklara rağmen takımın şekillenmesi ve tutkusunu göstermesi açısından herkes için önemli bir deneyim oldu. 2024 yılı için de hedefimiz aynı; yarış kazanmak. Bu yıl zorlu bir rekabet ortamı olacak. Bunu biliyoruz. Ancak ekibimiz, PEUGEOT 9X8’in markanın değerlerini mükemmel şekilde yansıtan 2024 versiyonunu geliştirmek için çok çalıştı. Team Peugeot TotalEnergies, enerjisi ve çabasıyla göz doldurdu. Dayanıklılık yarışlarındaki bu yeni dönemin parçası olmaktan gurur duyuyoruz ve motor sporlarında iz bırakmak istiyoruz” sözleriyle görüşlerini aktardı.

Yeni PEUGEOT 9X8’i değerlendiren Stellantis Motorsport Kıdemli Başkan Yardımcısı Jean-Marc Finot, “Öncelikle tüm PEUGEOT Sport ekibine çalışmalarından dolayı tebrik ve teşekkür ediyorum. 2023 sezonunda yarışırken, rekor sürede aracın bir kısmını yeniden tasarlamak gerçekten de küçümsenecek bir başarı değil. PEUGEOT 9X8, aslında LMH’de önde ve arkada eşit boyutta lastiklerin zorunlu olduğu 2020/2021 düzenlemelerini karşılamak üzere tasarlandı. Ancak bu arada kurallar değişti. Böylece rakiplerimizden bazıları arkada daha büyük lastikler kullanabildi. Aslında BoP’nin yapısal tasarımımızı dengelemek için yeterli olacağını düşünmüştük, ancak durum böyle olmadı. Bu nedenle otomobilin bir kısmını yeni lastik boyutlarına uyum sağlayacak şekilde yeniden tasarlamamız gerekti. Böylece aracın ağırlık merkezini kaydırdık, aerodinamik yüklerin dağılımını değiştirdik, bir arka kanat ekledik, daha hafif parçalar ürettik. Simülasyonlarımız ve ilk pist testlerimiz aracın daha fazla performansa sahip olduğunu gösterdi. Bu nedenle, minimum ağırlık ve maksimum güçle BoP sınırına yaklaşmadan ön sıralarda yer almayı umuyoruz” dedi.

 

Continue Reading

Genel

  Hollandalı Carver Türkiye’de Satışa Çıkıyor!  

Mikromobilite çözümleri konusunda Avrupa’nın önde gelen markalarından Carver, Türkiye’de GRS Automobility güvencesiyle satışa çıkıyor. Test sürüşleri ve ön sipariş süreci başlayan Hollandalı marka iki farklı model ve iki farklı alt donanım seviyesiyle Nisan ayında yollarla buluşacak. 1+1 oturma düzeni, yüzde yüz elektrikli yapısı ve kompakt boyutlarıyla şehir içindeki mobilite ihtiyaçlarını keyfe çevirecek Carver, Dinamik Araç Kontrol (DVC) sistemi sayesinde tıpkı motosikletlerdeki gibi 45 derece açıda yana yatabiliyor. Carver Cargo ise filolar ve KOBİ sahipleri için üst düzey bir alternatif haline gelecek.

Kayak’taki dönüş tekniği “carving” kelimesinden ilham alarak Hollanda’da 1994 yılında serüvenine başlayan ve geçen sene “En İyi Mikromobilite Elektrikli Aracı” seçilen Carver markası, ülkemizde de trafikte seyir keyfi verecek yeni bir yol arkadaşı olmaya aday olacak gibi görünüyor. Test sürüşleri ve ön sipariş süreci başlayan iki farklı donanım seviyesi ile gelen Carver S+ Carver R+ ve lojistiğe yönelik Carver Cargo modelleri, şehir içinde yolculukları pratik hale getirecek.

Yalnızca 98cm genişliği, 1+1 oturma düzeni, 75 litrelik bagaj hacmiyle eğlenceli, akıllı ve ekonomik seyahat çözümler sunan yüzde yüz elektrikli Carver’ın S+ modeli, 80 km/s son hız, 100 km menzil ve 3 saatte yüzde 80 şarj özellikleriyle öne çıkıyor. Carver R+ modeli ise 45 km/s son hızıyla 130 km menzil ile şehir içi ulaşımda çok ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Tüm modelleri B sınıfını ehliyet ile kullanılabilirken dileyenler Carver R+ modelini B motosiklet ehliyetiyle de kullanabilecekler. Carver’ı rakiplerinden ayıran en büyük unsur ise “Dinamik Araç Kontrol” sistemi sayesinde tıpkı motosikletlerde olduğu gibi virajlarda 40 derece açıda yana yatabilmesi. Böylelikle çok daha güvenli ve stabil bir sürüş deneyimi sağlıyor. Kapalı yapısı ve yüksek dayanımlı şasisi sayesinde motosikletlerden daha güvenli ve konforlu yolculuk vaat eden Carver açılabilir tavan ve müzik sistemi de sunuyor.

Carver Cargo ise 500 litrelik bagaj alanıyla filolar, kargo şirketleri ve KOBİ sahipleri için üst düzey alternatif haline gelecek gibi görünüyor. Her üç model Nisan ayında Türkiye yollarıyla buluşmayı bekliyor. Test sürüşü ve ön sipariş için İstanbul Kâğıthane’deki GRS Automobility Showroomu, 444 77 48 iletişim numarası veya carverturkiye.com web adresi üzerinden erişim sağlanabiliyor.

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.