Connect with us

Genel

  Her Koşulda Güvenli Sürüş Sunan Pirelli Cinturato All Season SF2 Tanıtıldı

  Her hava koşulunda güvenli sürüş deneyimi sunan Pirelli Cinturato All Season SF2, yıl boyu kullanılabiliyor. En ileri lastik teknolojilerini içeren yeni dört mevsim Cinturato’da sürüş güvenliğini ve çok yönlülüğü en üst düzeye çıkarmak için hem hamurdan hem de sırt yapısından yararlanan ‘uyumlu sırt deseni’ sistemi ilk defa kullanılıyor.

Lastik delinse bile sürücülerin yola devam etmesini sağlayan Pirelli Seal Inside ve Run Flat teknolojilerinin yanı sıra elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçlar için Elect işaretli versiyonu da sunuluyor.

YIL BOYU DERTSİZ LASTİK

Cinturato All Season SF2, 15’ten 20 inçe kadar 65 farklı ebatla en yeni SUV’lardan orta boy sedanlara kadar modern kentli araçlar için sunuluyor. Lastiğin yanağında M+S sembolü ile 3PMSF (üç zirveli dağ ve kar tanesi simgesi) işareti yer alıyor. Lastiğin kış koşullarında bile mükemmel performansının göstergesi olan bu işaretler, belirli testlerden geçirilerek Avrupa mevzuatıyla uyumu da belgeliyor. Cinturato ailesinin en yeni üyesi, otomobilini çoğunlukla şehir içinde ve dağlık bölgelerden uzakta, ılıman hava koşullarında kullanan ve yılda ortalama 25.000 kilometre yol yapan sürücüler için ideal bir seçenek sunuyor. Dört mevsim lastiklerin sırt deseni ve hamuru, gerek ıslak gerek kuru asfaltta hem düşük hem de yüksek hava sıcaklıklarında iyi performans sergileyecek ve çok yönlü kullanım sağlayacak kadar iyi denge yakalayabiliyor. Maksimum performans arayan sürücülerin kış ve yaz lastikleri arasında geçiş yapması önerilirken, dört mevsim lastikler diğer pek çok sürücü için lastiğin ömrü boyunca rahatça ve tasasızca kullanılabilen bir seçenek oluyor.

 

KURU, ISLAK VE KARLI ZEMİNDE GÜVENLİK

Cinturato All Season SF2, yıl boyu karşılaşılan her sürüş durumunda sınıfının en iyi performanslarından birini sergiliyor. Bu durum, yeni Cinturato’nun bir süre önce tanınmış Alman test kurumu TÜV SÜD tarafından ‘Performance Mark’(1) (Performans İşareti) almaya layık bulunmasıyla da teyit edildi.

Bir başka Alman referansı olarak, Dekra(2) da Cinturato All Season SF2’nin kuru zeminde daha kısa fren mesafesiyle mükemmel kontrol sunduğunu, bire bir rakiplerine kıyasla karlı zeminde daha iyi sürüş sağladığını ve hem ıslak hem de karlı zeminde mükemmel frenleme performansı sergilediğini belgeledi. Cinturato All Season Plus, önceki versiyonuna kıyasla kuru zeminde fren mesafesini 3,5 metre ve ıslak zeminde yaklaşık 2 metre(3) kısaltıyor. Önceki versiyonuyla karşılaştırıldığında lastiğin karlı zemindeki performansı da hem yol tutuşu hem de frenleme (yaklaşık 1 metre(3) kazanç) açısından iyileştiriliyor.

 

DAHA UZUN LASTİK ÖMRÜ

Cinturato All Season SF2’nin profili ve yapısı ile birlikte yeni sırt deseni de eşit dağılımlı temas yüzeyi sayesinde sürüş kabiliyetini optimize ederken lastik ömrünü önceki Cinturato All Season Plus versiyonuna göre %50’ye kadar uzatıyor. Bu etkileyici sonuç, hamurlarda yeni maddelerin kullanılması ve sırt deseninin lokalize sertliklerinin iyileştirilmesi sayesinde elde ediliyor.

DÜŞÜK YAKIT TÜKETİMİ  

Dekra’nın gerçekleştirdiği testler(2) sırasında görüldüğü üzere, yeni nesil uyumlu sırt deseni hamuru da ana rakiplere kıyasla daha düşük dönme direnci yaratıyor. Daha düşük dönme direnci, yakıt tüketiminde iyileştirme veya Elect işaretli lastiklerle donatılmış elektrikli otomobillerde daha uzun menzil anlamına geliyor. Çevresel sürdürülebilirlik açısından fayda sağlayan bu durum, aynı zamanda lastik etiketi sınıflandırmasını Cinturato All Season SF2 ürün yelpazesinin büyük çoğunluğu için dönme direncinde B kategorisine yükseltiyor.

 

DÖRT MEVSİM LASTİKLERİN EN SESSİZİ

Cinturato All Season SF2, Dekra(2) tarafından başlıca rakiplerle karşılaştırmalı olarak gerçekleştirilen testlerde sınıfının en sessiz lastiği oldu. Özel hamur ve sırt deseni sayesinde gürültü seviyesinin minimuma inmesi çevreye de olumlu katkıda bulunuyor.

 

CINTURATO ALL SEASON SF2: ÜRETİM

 

DAHA FAZLA GÜVENLİK İÇİN UYUM SAĞLAYAN SIRT

Lastiğin güvenli kullanım için yaz kış farklı sıcaklıklara otomatik olarak uyum sağlayabilen hamuru ve sırt deseni, değişken sürüş ve hava koşullarında mükemmel fren performansını mümkün kılıyor. Sırt desenindeki oluklar kışın soğuk havalarda açık kalarak karlı zeminde daha iyi frenleme sağlarken ıslak ve kuru koşullarda fren yapıldığında kapanıyor, sırt bloklarını sertleştiriyor ve zemini daha iyi kavrıyor.

Bu uyum sağlayabilen sistem için kar olmadığında kapanarak kış sırt desenini yaz lastiğine dönüştüren ve böylece normal ıslak ve kuru zeminlerde aracın hakimiyetini iyileştiren sırt deseni oluklarının 3D teknolojisinden yararlanılıyor.

Sırt deseninde yanal olukların giderek bölümlere ayrılan tasarımıyla birlikte geniş bir orta kanal sayesinde yağmur yağdığında suyun etkin bir biçimde atılmasını sağlanırken güvenlik ve suda kızaklamaya karşı direnç de artırılıyor.

Hamurun ömrü de ikiye katlanıyor: Soğuk ve ıslak koşullarda yumuşak ve uyumlu, kuru zeminde ise sert ve istikrarlı bir performans elde ediliyor. Silika parçacıklarıyla kimyasal olarak birbirine bağlı bifazik polimerik maddeler de dahil hamurun yenilikçi bileşenleri sayesinde mümkün olan bu konsept, aynı zamanda yakıt tüketimini düşürmek veya bataryayla daha uzun menzil elde etmek için daha düşük dönme direnci sunuyor.

CINTURATO ALL SEASON SF2’DEKİ ‘AKSESUARLAR’

 

SEAL INSIDE VE RUN FLAT TEKNOLOJİLERİYLE DELİNME SORUN DEĞİL

Cinturato All Season SF2’nin bazı ebatları, sürücüye daha da fazla güvenlik hissi vermek için yenilikçi Seal Inside teknolojisiyle sunuluyor. Bu teknoloji, 4 milimetreye kadar büyüklükteki delinmelerde bile sürücünün yola devam etmesini sağlıyor. Lastiğin içine yerleştirilen jel benzeri özel bir madde, sırtı delen her türlü nesnenin üzerini hızla kaplayarak havanın dışarı kaçmasını engelliyor ve basıncı koruyor. Delici nesne çıkarıldığında bu jel benzeri madde, deliği kapatıyor. Pirelli’nin Kendinden Destekli Run Flat özelliği de seçenek olarak sunuluyor. Yolculuğu sürdürürken güvenliği artıran bu özellik sayesinde lastik basıncının aniden düşmesi halinde bile aracın dengede kalması, en yüksek 80 km/saat hızda 80 kilometreye kadar yol alınabilmesi sağlanıyor. Bu lastikler, yanak yapısının içine yerleştirilen takviyeler sayesinde otomobil üzerindeki yanal ve dikey yükleri destekleyebiliyor.

 

ELECT: ELEKTRİKLİ VE ŞARJ EDİLEBİLİR HİBRİT OTOMOBİLLERDE MAKSİMUM OTONOMİ

Elect işaretli Cinturato All Season SF2 lastikler şimdi elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların emrinde. Bu lastiklerde her otomobilin menzilini maksimuma çıkarmak için daha düşük dönme direncini garanti eden hamur, yapı ve sırt deseniyle çeşitli teknolojiler birlikte kullanılıyor. Araç içinde konforu artırmak için daha az gürültü yaratan bu lastikler, elektrikli otomobillerin gücünden ve gercek torkundan yararlanmak amacıyla anında kavrama sağlıyor.

KULLANICI HATALARI SONUCU MEYDANA GELEN HASARLAR İÇİN 6 AYLIK ‘TYRELIFE’ GARANTİSİ

Pirelli’nin yeni dört mevsim lastiği, satın alındıktan sonraki ilk 6 ay içinde kullanıcı hatası sonucu meydana gelen ve tamir edilemeyecek durumdaki hasarlar için her set başına bir lastiğin değiştirilmesine izin veren ‘Tyrelife’ garantisiyle sunuluyor ve sürücülerin içini daha da rahatlatıyor. Tyrelife Lastik Garantisi için müşterilerin lastikleri satın aldıktan 15 gün içerisinde pirelli.com.tr’de yer alan Tyrelife sayfasını ziyaret ederek kaydını gerçekleştirmesi yeterli oluyor.

 

1950’LERDEN BUGÜNE CINTURATO

 

CINTURATO: GÜVENLİĞİ ÖNEMSEYEN LASTİK AİLESİ

 

Güvenlik ve verimlilik, 70 yıldan uzun zamandır Pirelli Cinturato lastik ailesinin odağında yer alıyor. En başlarda Pirelli pazarlama departmanının “içinde kendi emniyet kemerine sahip olan muhteşem yeni lastik” diye tanımladığı Cinturato, 1950’li yıllarda dünyanın en önemli otomobillerinin donanımı oldu. Pirelli, o dönemin en ünlü otomobillerinin donanımı olan ilk lastiklerle başlayıp Ferrari 250 GT, 400 Superamerica, Lamborghini Miura, Maserati 4000 ve 5000 gibi spor otomobillere olabildiğince kavrama kabiliyeti kazandırmak için gereken nitelikte sportif yol lastikleri konseptini geliştirmeye devam etti.

 

 

Ardından, özellikle rallilerde büyük başarı yakalayan, daha da yüksek performanslı ilk düşük profilli lastikler tanıtıldı. Bu deneyim sayesinde yenilikçi bir radyal kuşak içeren başka lastikler pazara sunuldu. Daha sonra sıfır derece naylon kuşak ve ultra düşük profil gibi çığır açan inovasyonlarla ilk Cinturato P7 lanse edildi. P7’nin gelişimi devam ederken yakıt tüketimini ve zararlı emisyonları azaltma gibi özellikleriyle öne çıkan Cinturato P7’nin yeni bir versiyonunun pazara sunulduğu 2000’li yıllara kadar Cinturato P6 ve P6000 takip etti. Pirelli, geçen yıl dünyanın lider premium otomobil üreticileriyle birlikte geliştirdiği yeni yaz lastiği Cinturato P7’yi pazara sundu. Bu yeni lastik, davranışı çalışma ısısına göre ayarlayabilen bir tür ‘mekanik zekalı’ yenilikçi hamur sayesinde hem kuru hem ıslak zeminde üstün güvenlik seviyelerine ulaşabiliyor. Ürün yelpazesini tamamlayan Cinturato Winter lastiği ise iş ya da keyif amacıyla uzun yol yapan ve tipik soğuk hava koşullarında bile en iyi performansı arayan dinamik sürücülere hitap ediyor.

 

 

  • TÜV SÜD tarafından gerçekleştirilen karşılaştırmalı testlerde 205/55R16 94V ebatlı Cinturato All Season SF2 ile Bridgestone Weather Control A005 EVO, Michelin Cross Climate + ve Goodyear Vector 4 Seasons Gen-3 lastikler kullanıldı.
  • Ocak 2021’de DEKRA Test Merkezi tarafından Idiada – Tarragona (İspanya), Vistträsk (İsveç) ve Milano’da (İtalya) gerçekleştirilen kıyaslama testlerinin 20CPCEXT-181 numaralı raporundan derlenen sonuçlar. Test edilen lastikler: 205/55R16 94V ebatlı Cinturato Dört Mevsim SF2,Michelin Cross Climate+, Goodyear Vector 4 Season Gen3, Bridgestone Weather Control A005 EVO.
  • Yeni Cinturato Dört Mevsim SF2 ile önceki Cinturato Dört Mevsim Plus arasında kurum içi karşılaştırmalı testler.

 

 

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”

 

AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.

Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.

“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”

Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”

Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”

“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”

Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.

Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”

“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”

Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”

“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”

Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”

“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”

Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”

Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.

Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız:  https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc

 

 

 

 

 

 

 

AXA HAKKINDA

52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir.

AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır.

  Detaylı Bilgi için

Funda Dilek:

0544 631 92 40

funda.dilek@prco.com.tr

 

 

Continue Reading

Genel

HONOR’la tatilde eğlence  ve öğrenme aynı ekranda!  

Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor

Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.

HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.

Not alıp çizim yapıyorlar

HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.

HONOR Kids ile daha güvenli içerikler

HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.

Kampanya devam ediyor

HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.

Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.

Continue Reading

Genel

WatchGuard 2024 2. Çeyrek  İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı  

Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® TechnologiesWatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. 

Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.  Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.

 ‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’

WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.

WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:

1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.

2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.

 

3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.

 

4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.

 

5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.

 

6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi. 

 

WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.

 

Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.