Otomotiv Sektörü
CITROËN C5 AIRCROSS’UN YENİ HİBRİT “Ë-SERIES” TÜRKİYE’DE


Citroën’in elektrikli mobilite dönüşümündeki atılımı, C5 Aircross ile devam ediyor. Markanın karakteristik “ë” harfiyle birlikte sunulan Citroën C5 Aircross Hybrid 136 beraberinde birçok yenilik getiriyor. C5 Aircross Hybrid 136’nın yenilikçi hibrit teknolojisi, yeni nesil 136 HP (100 kW) PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrik motorundan oluşuyor. Bunlara ek olarak, yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve bazı sürüş koşullarında otomatik olarak şarj olan 48V batarya da mevcut. Yeni Citroën C5 Aircross Hybrid 136, emisyonları ve yakıt tüketimini kontrol altında tutarken, araç içi konforu daha da ileriye taşıyarak üstün sürüş keyfi yaşatıyor. Çevreci ve verimliliği ön plana çıkaran özelliklere sahip yeni C5 Aircross Hybrid 136, Citroën’in özel “ë-Series” donanım versiyonuyla Türkiye’de lansmana özel 1.860.000 TL’den satışa sunuldu. “ë-Series” versiyonuna özel olarak ë-Series logosu, siyah tavan ve siyah alaşımlı jantlar standart olarak sunuluyor. İç mekanındaysa, yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilen açık tonlardaki yeni nesil Alcantara® koltuklarıyla daha ferah bir iç görünüm sağlıyor. Bagaj kapağında ve iç mekandaki “ë” harfini barındıran logolar sayesinde de bu özel seri, diğer modellerden ayrıştırılabiliyor.
Konfor odaklı ve çevreye duyarlı SUV modelleri ile tüketicilerin ihtiyaçlarını her geçen gün daha da iyi karşılayan Citroën, yeni nesil, şarj gerektirmeyen hibrit güç ünitesine sahip C5 Aircross Hybrid 136 ë-DCS6’yı lansmana özel 1.860.000 TL’lik fiyatı ile Türkiye yollarıyla buluşturdu. 136 HP’lik benzinli motorla kombine edilen yeni hibrit teknolojisine kavuşan Citroën C5 Aircross, aynı zamanda çift renkli tavan ve alaşım jantlar gibi siyah öğelerle kontrast oluşturan sedefli beyaz dış görünümüyle karakteristik bir tasarım ortaya koyuyor. İç mekanında da yeni ve açık tonlarda aydınlık ve dingin bir ortam sunarak, Citroën’e özgü konforu yansıtan Citroën C5 Aircross “ë-Series”, koltukların kumaşlarında yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş elyaf içeren; yumuşak, sıcak ve çevreye duyarlı yeni nesil Alcantara® malzemeleri barındırıyor.
En Konforlu C-SUV, Hibrit Seçeneği İle Yollarda!
Citroën’in Advanced Comfort üretim teknolojileriyleotomotiv sektöründe en konforlu yolculukları vadeden C-SUV model olarak öne çıkan C5 Aircross’un hibrit versiyonu, “ë-Series” özel donanımıyla birlikte sunuluyor. Özgün ve iddialı tasarımla birleştirilen rakipsiz araç içi konfor deneyimi, C5 Aircross Hybrid 136 ile daha verimli ve düşük emisyonlu yolculukları kapsıyor. Hibrit 136 olarak tanımlanan bu versiyon, şarj gereksinimi olmayan bir çözüm olarak öne çıkıyor. Citroën C5 Aircross Hybrid 136’daki kompakt ve 48V hibrit teknolojisine dayanan sistem, bazı sürüş koşullarında şarj olan 48 voltluk bir batarya, yeni hibrit sisteme uyum sağlamak üzere tasarlanan 136 HP PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrikli motoruyla yeni çift kavramalı ë-DCS6 şanzımana sahip. Karma WLTP döngüsüne göre sadece 131 gr/km CO2 emisyonu değeriyle C5 Aircross Hybrid 136, eşdeğer motorlu dizel versiyona göre yüzde 12 daha az CO2 emisyonu yayıyor ve sürüş keyfini artıran tepkilerle daha atak bir karakter sergiliyor.
Yeni 48V Hibrit Teknolojisi
48V Hibrit teknolojisi sayesinde, karma veya emisyonsuz, tamamen elektrikli sürüş süreleri optimize ediliyor. Bu da daha fazla sürüş konforu, daha az tüketim ve daha düşük CO2 emisyonları anlamına geliyor. Hafif ve kompakt yapıdaki hibrit teknolojisi şu bileşenlerden oluşuyor:
- Hibrit sistem için özel olarak geliştirilen yeni nesil 2 PureTech benzinli motorun parçalarının yüzde 40’ı yeni. 3 silindirli ve 1199 cc hacimli motor 5500 d/d’de 136 HP (100 kW) güç ve 1750 d/d’de 230 Nm tork sağlıyor. Değişken geometrili turbo besleme performansa ve eksantrik zinciri dayanıklılığa katkı sağlıyor. Euro 6.4 normunu karşılayan motor, Miller döngüsüne uygun olarak çalışıyor ve termal verimi iyileştiriyor.
- Sabit mıknatıslı senkron elektrik motoru 21 kW (28 HP) güç ve 55 Nm tork üretiyor. C5 Aircross’un düşük tork gereksinimleri için düşük hızlarda, manevra yaparken veya yavaşlarken tamamen elektrikle ilerlemesine olanak tanıyor. Ayrıca ilk hareket anında benzinli motoru destekliyor. Yavaşlama sırasında bataryayı şarj etmek için bir jeneratör görevi görüyor. Aynı zamanda frenlerin aşınmasını ve yıpranmasını da azaltıyor.
- 48V ile çalışan kayışlı marş motoru, benzinli motorun hızlı ve sessiz bir şekilde çalışmasını sağlıyor.
- Yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve hibrit sistemler için özel olarak tasarlanan tork kesintisi olmayan 6 vitesli bir çift kavramaya sahip. Bu sayede hem vites geçişleri daha hızlı hem de sürüşü daha rahat. Elektrikli motor, invertör ve ECU entegre edilmiş olduğundankaputun altındaki alan optimize ediliyor.
- 432 Wsa kullanılabilir kapasiteye sahip 48V Lityum-İyon batarya, sol ön koltuğun altında yer alıyor. Böylece bataryanın bagaj veya iç mekan üzerinde herhangi bir etkisi olmuyor.
- Ayrıca bir voltaj dönüştürücü sayesinde 48V elektrik motorunun ürettiği elektriğin bir kısmı otomobilin ekipmanını beslemek için 12V’a dönüştürülüyor. Bu sayede iki ayrı elektrik hattı birlikte beslenebiliyor.
“ë-Series” Koleksiyonuyla, Dinamik ve Kontrast Bir Görsel Kimlik
Yeni hibrit seçenek ile sunulmaya başlanan Citroën C5 Aircross ë-Series’de, özel koleksiyonun simgesi sedefli beyaz gövde rengi olarak belirlenirken, dileyenler mevcut renk seçeneklerinden yana da tercihlerini kullanabiliyor. Prestijli, zarif ve dinamik bir kimlik ortaya koyan bu renk, Citroën C5 Aircross’un grafik ögelerle şekillendirilen siluetini daha da hareketli ve karakteristik bir şekilde yansıtmasını sağlıyor. Siyah tavan “ë-Series” donanım versiyonunda standart olarak sunulurken, yine standart donanımdaki koyu renkli arka camlarla birlikte akıcı ve dinamik bir bütünleşme sağlıyor. 19 inçlik, siyah renkli “ART” alaşım jantların da eklenmesiyle, taban ve tavan bölgesindeki siyah unsurlar, sedefli inci beyaz gövde renginin daha da öne çıkmasını sağlıyor. Bu özel versiyonun diğer modellerden ayrılmasını sağlayan diğer unsur ise bagaj kapağındaki parlak siyah, alüminyum ve beyazı zekice harmanlayan “ë-Series” logosu oluyor.
İç Mekanda Yaratıcı Bir Atmosfer
Kabin içinde gerçek bir Citroën imzası olan huzur ve rahatlık, Citroën C5 Aircross “ë-Series”e özel kombinasyonla çok daha ileri bir seviyeye taşınıyor. Açık renkler ve sıcak malzemelerle şekillendirilen aydınlık iç mekanda, Zen benzeri ve yatıştırıcı bir atmosfer oluşturulması hedeflendi. Alan hissinin artırıldığı bu kombinasyon seyesinde “ë-Series”in iç mekanı, rahatlamak için olumsuz düşünceleri uzaklaştırıyor. Açık gri koltuklar, sırtlıklar ve kolçaklar, koltuğun yanlarına, konturlara, sırtlığın üst kısmına ve koltuk başlıklarına uygulanan “Gri” renk ile öne çıkıyor. Ayrıca kapılardaki kol dayamalarında da bu renklere yer veriliyor. Kapı panellerine kadar uzanan yatay mimari, kabindeki genişlik algısını güçlendirmeye yardımcı oluyor ve bütünlük sağlıyor.
Yolculara ve yolculuklara değer vermek üzere geliştirilen iç mekanda detaylara verilen önem dikkat çekiyor. Markaya özgü koltuk tasarımlarında, koltuğun üst kısmında uygulanan bant şeklindeki balıksırtı deseni, kabindeki yatay tasarımı tamamlıyor. Bu özel koleksiyona özgün olarak ön koltukların iç kısmında bir de “ë” logosuna yer veriliyor. Daha dinamik ve karanlık bir iç mekan isteyen müşteriler için “ë-Series”, Alcantara® koltuklarla sunuluyor. Minder, sırtlık ve kolçaklar için Alcantara® kaplaması, kalite algısına ve sıcaklığa katkıda bulunuyor. Yumuşak dokusuyla yolculara destek sağlayan bu kaplama, üst düzey iç mekanlar için tercih ediliyor. Yenilikçi bir teknikle üretilen bu Alcantara®’nın dış yüzeyi, yüzde 68’i geri dönüştürülmüş elyaf içeriyor ve çevreye duyarlılık kadar “ë-Series” ruhuyla da uyum gösteriyor.
Otomotiv Sektörü
Mobilitede Yeni Lüks Standartı: Mercedes-Benz’den “Isıtmalı Emniyet Kemeri” Hamlesi


Otomotiv dünyasında inovasyonun merkezi kabul edilen Mercedes-Benz, mobilite deneyimini sadece sürüş dinamikleriyle değil, dokunsal konforla da yeniden tanımlıyor. Markanın teknoloji vitrini olan yeni S-Class, sektörde bir ilke imza atarak ısıtmalı emniyet kemeri dönemini başlatıyor.
Konforun Ötesinde: Neden Şimdi?
Mobilite haberleri yapan mecralarda sıklıkla tartışılan “kişiselleştirilmiş konfor” kavramı, Mercedes-Benz ile yeni bir boyuta evriliyor. Kış aylarında direksiyon ve koltuk ısıtmasına alışık olan kullanıcılar için geliştirilen bu sistem, emniyet kemerinin dokusuna yerleştirilen ince iletken liflerle çalışıyor.
Sistemin temel avantajları:
-
Hızlı Adaptasyon: Kemer takıldığı anda vücut ısısına uyum sağlayarak soğuk şokunu engelliyor.
-
Enerji Verimliliği: Kabin havasını ısıtmak yerine doğrudan vücuda temas eden noktaları ısıtmak, özellikle elektrikli (EV) modellerde batarya verimliliğine katkı sağlayabiliyor.
-
Güvenlik Teşviki: Soğuk nedeniyle kemer takmaktan kaçınan veya kalın montlarla kemer kullanan sürücüleri, daha ince kıyafetlerle daha sıkı ve güvenli kemer kullanımına teşvik etmesi bekleniyor.
S-Class’tan Kitlelere: Mobilitenin Evrimi
Otomobil tarihine yön veren birçok donanım (hava yastığı, ABS, sesli komut) gibi ısıtmalı emniyet kemeri de ilk olarak “en üst segment” olan S-Class ile yollara çıkıyor. Ancak mobilite trendleri, bu tarz konfor odaklı çözümlerin çok kısa sürede C-SUV ve hatta B segmenti araçlara kadar demokratize olduğunu gösteriyor.
Editörün Notu: Mercedes’in bu hamlesi, otonom sürüşe yaklaştığımız bu dönemde “araç içini bir yaşam alanı” olarak kurgulama stratejisinin en taze halkası.
Teknik Detaylar
-
Isınma Süresi: Sistem, aktif edildikten sonra yaklaşık 2 dakika içinde ideal sıcaklığa ulaşıyor.
-
Kontrol: MBUX (Mercedes-Benz User Experience) üzerinden koltuk ısıtmasıyla senkronize veya bağımsız olarak ayarlanabiliyor.
-
Dayanıklılık: Isıtma telleri, kemerin esnekliğini ve kaza anındaki mukavemetini etkilemeyecek şekilde mikro mühendislikle tasarlandı.
Sizce ısıtmalı emniyet kemeri bir “lüks aksesuar” mı yoksa geleceğin standart donanımı mı? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Otomotiv Sektörü
Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı


Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası platformu tarafından yürütülen Be Node Research projesi kapsamında Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji iş birliğiyle hazırlanan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” raporu yayınlandı.
Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) Be Node Research programı, Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji desteğiyle yürüttüğü yeni araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Texas Üniversitesi’nden Fatma Tarlacı ve Özyeğin Üniversitesi’nden Çağlar Üçler tarafından kaleme alınan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” başlıklı rapor, üretim hattının ötesinde satış, servis, lojistik ve müşteri deneyimi gibi süreçlerde yapay zekânın yarattığı dönüşümü inceliyor.
Rapor, otomotiv sektöründe yapay zekânın artık yalnızca bir hız aracı değil, kurumsal kültür ve müşteri deneyiminin yapıtaşı haline geldiğini ortaya koyuyor. Akademik araştırma, saha verileri ve kurumsal uygulama örneklerini bir araya getirerek, Türkiye otomotiv ekosistemi için somut bir dönüşüm yol haritası sunuyor.
Raporda öne çıkan bulgular
Otomotiv sektöründe yapay zekâ kullanımı üretimden satış sonrası hizmetlere kadar genişliyor. Showroom’larda hiper kişiselleştirilmiş deneyimler, çağrı merkezlerinde bilgiye anlık erişim ve servis operasyonlarında tahmine dayalı bakım süreçleriyle verimlilik artışı sağlanıyor.
Yapay zekâ ajanları bu yeni dönemde, çalışanların yanında ikinci bir operatör gibi konumlanarak, insanı istisna yönetimi ve stratejik kararlara odaklanmaya yönlendiriyor. Rapor ayrıca, “tek veri altyapısı – çoklu marka kimliği” denkleminde Doğuş Otomotiv örneğini analiz ederek, ortak zekânın markalar arası dengeyi nasıl koruyabileceğini ortaya koyuyor. Bu yapı, her markanın ses tonunu, müşteri beklentisini ve iletişim tarzını ayrı ayrı öğrenen bir yapay zekâ yönetişim modeliyle markaların özgünlüğünü koruyor.
Politika ve strateji önerileri
● Altyapı: Yapay zekânın başarısı, veri bütünlüğüyle başlıyor. Veri kalitesinin artırılması, sistemler arası entegrasyonun sağlanması ve merkezi yönetim mimarilerinin oluşturulması kritik adımlar arasında.
● Ölçüm: Hız, kalite, maliyet, memnuniyet ve kullanım oranlarını kapsayan beş boyutlu KPI çerçevesi, yapay zekânın etkisini sadece verimlilikte değil, güven ve deneyim düzeyinde de ölçmeye olanak tanıyor.
● Yetkinlik: İnsan–makine iş birliğini güçlendirecek ajan orkestrasyonu, doğrulama süreçleri, etik farkındalık ve ürün odaklı düşünme gibi yeni beceriler önümüzdeki dönemin kurumsal dönüşüm alanlarını tanımlıyor.
Texas Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatma Tarlacı, şunları söyledi: “Yapay zekâ sayesinde sürücüyü, kullanıcıyı daha iyi anlamaya başlıyoruz; kişiselleştirmeyi daha önce yapamadığımız derinlikte yapabiliyoruz. Böyle olunca araç sadece bir makine değil, sizi anlayan ve ihtiyacınızı belirleyebilen bir yardımcı pilota dönüşüyor.”
Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Çağlar Üçler ise, “Yapay zekâ eskiden fabrikanın içindeydi; oradan çıktı ve otomotivde müşteriye dokunan deneyimin bağlayıcı dokusu hâline geldi. Dinamik fiyatlandırmadan AR/VR tabanlı deneyimlere kadar, daha önce yapamadığımız şeyleri yapabilir duruma geldik” dedi.
Doğuş Otomotiv Yeni İş Geliştirme ve Girişimcilik Birim Yöneticisi Irmak Mutlu Ejder, “Yapay zekâdan önce verinin temizlenmesi ve entegrasyonuna odaklandık. Sonrasında kişiselleştirilmiş önerilerle ikinci el platformu gibi temas noktalarında etkileşimi artırıyoruz; görüntü işleme ile alıcı-satıcı deneyimini iyileştiriyoruz. Tedarik zincirinde de ‘doğru ürün/hizmetin doğru zamanda’ yönetimi için öngörüsel planlama kritik” ifadelerini kullandı.
Doğuş Teknoloji Veri Bilim Müdürü Doğuş Kıdık, şunları söyledi: “Çağrı merkezi, satış sonrası, veri analizi ve içerik üretiminde ajan tabanlı çözümler geliştiriyoruz. Chatbot’lar bilgiye erişimi hızlandırıyor; yeterlilik-değerlendirme ajanları performansı ölçüp gelişim öneriyor. Çok markalı yapıda ise her marka için ayrı veri setleri ve özelleştirilmiş modeller kullanıyoruz; canlıya çıkmadan marka ekipleriyle insan-içerimde test ediyoruz.”
Başlangıç Noktası Lideri Cem Leon Menase ise, “Demiryolları bir ulaşım teknolojisi gibi görünüyordu ama sadece yolculuğu değil, ekonomiyi ve gündelik hayatı da dönüştürdü. Bugün benzerini yapay zekâda görüyoruz; ilk etkiler internet altyapısı üzerinde belirse de asıl büyük dönüşüm, yapay zekânın kendi ekosisteminin kurulmasıyla gelecek” dedi.
Rapor, yapay zekânın otomotiv sektöründe artık “yardımcı teknoloji” olmaktan çıkıp, karar alma ve müşteri deneyimi yönetiminin merkezine yerleştiğini vurguluyor. Kazanan kurumlar, yapay zekâyı yalnızca operasyonel verimlilik için değil, güven, kalite ve sürdürülebilirlik için stratejik bir araç olarak konumlandıranlar olacak.
Otomotiv Sektörü
Efsane Devam Ediyor: Avis Türkiye, Yarım Asırlık Zafer Yolculuğunda Zirveyi Bırakmıyor


1974’ten Bugüne Mobiliteye Yön Veren Marka, 16 Yıllık Kesintisiz Müşteri Deneyimi Dünya Şampiyonluğunu İlan Etti
Türkiye’nin kurumsal araç kiralama tarihine damgasını vuran Avis Türkiye, 50. yılını kutlamanın haklı gururunu yaşıyor. Otokoç Otomotiv’in güçlü şemsiyesi altında faaliyet gösteren marka, 50 yıl önce yalnızca dokuz araçla başladığı macerayı, bugün ülkenin en geniş araç parkına ve en yaygın ofis ağına sahip lider mobilite devi olarak sürdürüyor.
Avis Türkiye, yarım asırlık bu güçlü miras boyunca edindiği vizyonla, sadece yurt içinde değil, uluslararası arenada da adeta rüzgâr estiriyor. Bugüne kadar dört kez “Yılın Lisansiyesi” ödülüne layık görülen ekip, hizmet kalitesinde erişilmesi güç bir standart belirledi.
Hizmet Kalitesinde Kural Koyucu: Müşteri Deneyimi Ligi Şampiyonu
Avis Türkiye, uluslararası başarılarını, müşteri memnuniyetini ölçen en kritik göstergede zirveye çıkarak perçinledi: Avis Budget Group NPS Müşteri Deneyimi ölçümünde tam 16 yıl üst üste 1. lig kategorisinde dünya birinciliği unvanını kimseye bırakmadı.
Otokoç Otomotiv Şirket Lideri İnan Ekici, markanın ulaştığı bu noktayı şu çarpıcı sözlerle değerlendirdi:
“1974 yılında atılan mütevazı bir tohum, bugün Türkiye dahil 9 ülkede 120 bine yakın aracı yöneten, 80 milyar TL’lik değere sahip bir çınara dönüştü. Otokoç olarak Avis’i bünyemize katmak, sektöre büyük bir sinerji kattı. Tam 16 yıldır aralıksız müşteri tavsiye skorunda lider olmamız, verdiğimiz sözü tuttuğumuzun en somut kanıtıdır. Koç Holding üst düzey yöneticileri ve dünyanın dört bir yanından gelen dostlarımızla bu büyük başarıyı kutlamaktan onur duyduk.”
🌐 İstanbul Zirvesi: Avis Budget Group’un Rotası Türkiye
Avis Türkiye, yarım asırlık dönüm noktasını taçlandırmak üzere, Avis Budget Group Küresel Lisansiyeler Konferansı‘na 2025 yılında ev sahipliği yaparak küresel bir zirveye imza attı.
İstanbul Divan Kuruçeşme’de düzenlenen 50. Yıl Galası, 180’e yakın ülkeden gelen Avis Budget Group Ailesi üyelerini ağırladı. Gecede Türk kültürü tanıtılırken, “Drive Your Story” mottosuyla markanın birlik ve başarı felsefesi öne çıkarıldı. Zaman tüneli, teknoloji odaklı tanıtım filmleri ve 50 yıllık yolculuğu anlatan belgesel film, etkinliğin hafızalara kazınan anları oldu.
Otokoç Otomotiv Kiralama ve 2. El İş Birimi Lideri Mert Atılgan ise şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul’da gerçekleşen bu tarihi organizasyon, ekibimizin ortak çalışmasının ve adanmışlığının uluslararası arenadaki gücümüzü nasıl sergilediğini kanıtladı. 50. yılımızda, geçmişimize saygı duyarak, geleceği şekillendirme misyonumuzu daha büyük bir sorumlulukla taşıyoruz. Başarı hikayemiz, kendini sürekli yenileyen gerçek bir zaferdir.”
Müşteriler İçin Jübile Hediyesi: %50 İndirim ve Yapay Zeka Desteği
Avis Türkiye, bu özel yılda müşterilerini de unutmadı.
-
Fırsat Kampanyası: 19-26 Ağustos tarihleri arasında online rezervasyonlarda 4 gün ve üzeri kiralamalara özel %50 indirim fırsatı sunularak, otomobil severlerin bu ayrıcalığı yıl sonuna kadar kullanması sağlandı.
-
Gelecek Vizyonu: “Yarım Asırdır Buradayız, Yarına Hep Hazırız” mesajı, %100 yapay zeka teknolojisiyle hazırlanan çarpıcı bir imaj filmi aracılığıyla sosyal medyada yayınlandı ve markanın değerleri izleyicilerle buluştu.
Avis Türkiye, yenilikçi vizyonu ve sarsılmaz kalite anlayışıyla, filo yönetimi ve araç kiralama sektöründeki tartışmasız liderliğini kararlılıkla sürdüreceğini bir kez daha gösterdi.
Avis Türkiye Kronolojisi: Yarım Asırlık Başarı Tablosu
-
1974: Türkiye’nin ilk kurumsal araç kiralama şirketi 9 araçla kuruldu.
-
1980: Avis Filo’nun temelleri atıldı (Profilo Holding’e 100 araç teslimatı).
-
1988: İlk uluslararası ödül: EMEA Bölgesi Yılın Lisansiyesi seçildi.
-
1997: İlk yurt dışı atılımı Azerbaycan’da gerçekleştirildi.
-
2005: Avis, Birmot ve Otokoç, Otokoç Otomotiv çatısı altında birleşti.
-
2018: Yunanistan yatırımıyla faaliyet alanı 9 ülkeye yayıldı. NPS’teki liderliğin 10. yılı kutlandı.
-
2019: Karavan kiralama hizmeti (Avis Caravan) başladı; dördüncü kez Yılın Lisansiyesi seçildi.
-
2024: Müşteri Deneyimi ölçümünde 16. yıl üst üste dünya lideri unvanı elde edildi.
-
2025: Otokoç Otomotiv araç kiralama yapılanması, Avis Budget Group’un en büyük lisansiyesi konumuna yükseldi.
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin











