Connect with us

Genel

Yeni Hyundai Tucson Işığıyla Fark Yaratıyor

 Hyundai Tucson, Güney Koreli üretici tarafından ilk kez 2004 yılında satışa sunuldu ve o tarihten bu yana üretilmeye devam etti.

Kompakt bir crossover olan Tucson, C-SUV segmentinin en başarılı ve öncü modellerinden biri olmayı başardı. İlk nesil Tucson, pazarların dinamiklerine ve bölge ihtiyaçlarına uygun olarak Kore, Çin, Hindistan, Brezilya, Mısır ve Ukrayna’daki fabrikalarda eş zamanlı olarak üretildi.

Adını Arizona’nın Tucson şehrinden alan otomobilin ikinci nesli ise 2009 yılında tanıtıldı. Avrupa, Avustralya ve hatta Çin pazarına ix35 model adıyla giriş yapan otomobil, Kore ve Amerika gibi güçlü pazarlarda ise Tucson adıyla satılmaya devam etti. Türkiye’de de başarılı satış adetlerine ulaşan ix35, 2015 yılına kadar satılmaya devam etti. Türkiye’den sonra Avrupa’daki ikinci fabrika olan Nosoviçe (Çekya), ix35’i Ekim 2015’e kadar üretmeye devam etti. Üçüncü nesilde ise artık bambaşka bir model otomobilseverlerin beğenisine sunuldu.

Aldığı global bir kararla “Tucson” adını tüm pazarlarda kullanmaya başlayan Hyundai, özellikle üçüncü jenerasyon ile satışlarında büyük bir ivme yakaladı. 2018 yılında geçirdiği makyaj operasyonuyla 1.6 litre dizel üniteye de kavuşan Tucson, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok pazarda satış rekorları kırarak tüm dikkatleri üzerine çekti.

Böylelikle Tucson, 2004 yılında piyasaya sürülmesinden bu yana dünya çapında 7 milyondan fazla satılarak en çok satan Hyundai SUV modeli unvanını elinde bulundurmaya başladı. Avrupa’da 1.4 milyon adet satılan Tucson, bu başarısını dördüncü nesliyle sürdürmek ve hatta segmentinde zirveye yerleşmek istiyor.

Parametrik Tasarım. 

Yeni Tucson, markanın yeni “Sensuous Sportiness” tasarım kimliğine göre geliştirilen ilk Hyundai SUV modeli olarak öne çıkıyor. Bu tasarım felsefesinde, dört temel unsur arasındaki uyum karakterize ediliyor. Yani; oran, mimari, stil ve teknoloji. Yenilikçi teknoloji ve çözümlerle üretilen Hyundai modelleri, kullanıcılara duyusal ve duygusal bir dokunuş sunmayı amaçlıyor.

“Sensuous Sportiness” yani “Duygusal Sportiflik” misyon olarak otomobillerdeki tasarımın duygusal niteliklerini yükseltmeyi üstleniyor.

Geleneksel çizim ve eskiz yöntemlerinden kaçınan Hyundai tasarımcıları, en yeni dijital teknoloji ile üretilen geometrik algoritmalar aracılığıyla Yeni Tucson’un fütüristik tasarım öğelerini geliştirdiler. “Parametrik dinamikler” olarak bilinen bu süreç, benzeri görülmemiş cesur tasarım estetiği yaratmak için dijital verilerle oluşturulan çizgileri, yüzleri, açıları ve şekilleri kullanıyor. Sonuç olarak, “parametrik mücevherler” olarak bilinen bu belirgin geometrik desenler, Tucson’un tasarımının tamamında görünerek ona daha belirgin bir karakter kazandırıyor.

Bu parametrik mücevherlerin en göze çarpan detayı, “Parametrik Gizli Farlar”. Güçlü bir ilk izlenim sağlayan ön farlar, aracın ızgarasına yerleştirilmiş. Farlar kapatıldığında da aracın önü tamamen siyah ve koyu bir hale dönüşüyor. Geometrik desenlerle ızgaraya entegre edilen LED Gündüz Farları (DRL) ile Parametrik Farlar arasında hiçbir fark yok. En son teknolojiye sahip, yarım aynalı aydınlatma teknolojisi sayesinde DRL’ler açıldığında ızgaranın koyu krom görünümü, mücevher benzeri şekillere dönüşerek göz alıcı bir hale dönüşüyor.

Parametrik detaylar, aracın yan tarafında da belirgin bir tasarım öğesi olarak yer alıyor. Yontulmuş yüzeyler, şık bir siluet ile oldukça kaslı ve maskülen bir yapıya bürünüyor. Sert ve keskin çizgiler, gövde boyunca çarpıcı bir kontrast oluşturarak hareketsiz dururken bile ileriye doğru hareketi anımsatıyor. Gergin atletik şekiller, jantların güçlü ve dinamik bir duruş sağladığı köşeli plastik çamurluk üstü koruyucuları ile kusursuz bir şekilde birleşiyor. Tucson’un sportif tasarım hatları, yan aynalardan başlayıp C sütununa kadar devam ederken, kenarlı, parabolik şekle sahip krom cam çerçevesiyle de iyice vurgulanıyor.

Tucson’un en güçlü bölümü, kesinlikle yan tarafı. Çünkü, yandan bakıldığında etrafı saran kapılar, dinamik ve açılı tekerlek yuvalarıyla beraber oldukça sağlam bir karakter çizgisi oluşturuyor.

Arkadaysa parametrik gizli detaylara sahip geniş arka lambalar, tasarım temasını devam ettiriyor. Yeni Tucson’un arka tamponu da parametrik desen ayrıntılarını sportif bir süslemeyle birlikte üç boyutlu bir efektle bütünleştiriyor Spoylerin altına yerleştirilmiş, gizli arka sileceklerin uygulandığı ilk Hyundai modeli olan Tucson, yüksek teknoloji tasarım öğelerini logosunda da devam ettiriyor. Geleneksel marka amblemlerinden farklı olarak, Hyundai logosu üç boyutlu bir şekilde sunuluyor. Dış yüzeyden çıkıntı yapmayan bu pürüzsüz cam Hyundai logosu, aslında aracın teknolojisini ve dinamizmini en iyi şekilde simgeleyen bir detay.

Hyundai Tucson’da donanıma bağlı olarak 18 ve 19 inç jantlara yer veriliyor. Sürüş dinamikleri kadar görselliği de oldukça pekiştiren bu jantlar, özellikle yan taraftaki cesur hatları destekleyen önemli bir ayrıntı.

Akıcı iç mekan

Yeni Tucson’un sofistike ve ferah iç mekanı, düzenli şekilde organize edilmiş bir evin odasına benziyor. İç mekanda teknoloji ve konfor uyumlu bir şekilde kesişirken, şelalelerden ilham alınmış. Orta ön panodan arka kapılara kadar sürekli akıcı, ikiz gümüş renkli çizgiler, birinci sınıf plastik ve deri kaplamalarla birleştirilmiş.

Segment lideri birçok teknolojinin yer verildiği iç mekanda kusursuz bir dijital entegrasyon var. Yeni Tucson, kullanıcılara gelişmiş ve tamamen özelleştirilebilir bir dijital deneyim sağlarken özellikle 10,25 inç dokunmatik multimedya ekranıyla konsolun merkezini belirgin şekilde dolduruyor. Donanım seviyesine bağlı olarak 6 ve 8 hoparlörle desteklenen sistemde müzik dinlemek oldukça keyif verici.

Hyundai tasarımcıları, fiziksel düğmeler ve geleneksel butonlardan vazgeçerek multimedya, havalandırma ve klima gibi donanımları dokunarak kontrol edilir hale getirmiş. Tam dokunmatik ekranlı bir konsola sahip ilk Hyundai modeli olan Yeni Tucson, iç mekandaki yüksek kaliteli yumuşak dokunuşlu malzemeleriyle de görünümünü ve hissiyatını yeni bir seviyeye yükseltiyor. Havalandırma ızgaraları ise kapılardan başlayıp orta konsola doğru akıyor.

Tucson’un iç mekanının değişimi elbette bunlarla sınırlı değil. Daha alçak bir gösterge paneline sahip otomobilde 10,25 inçlik bir dijital ekrana yer verilmiş. Sürüş modlarına göre zemini ve karakteri değilen gösterge, motor kapatıldığında tamamen kararıyor. Gösterge panelinin geniş çıkıntısı ise ön yolcuların etrafını sararak kapılarla kusursuz bir uyum sağlıyor.

 

Ergonomik olarak konumlandırılmış kol dayama ise sürücünün sezgisel kullanımı için rahatlık sağlarken aynı zamanda araca şık ve modern bir görünüm kazandırıyor. Ayrıca, orta konsolda, iki kapı cebinde, kablosuz şarj pedinde ve harita gözünde ortam aydınlatması bulunuyor. Gece sürüşlerinde iç mekana farklı bir ambiyans kazandıran bu aydınlatma, 64 farklı renk ve 10 parlaklık seviyesi sunuyor.

Yeni Tucson’da donanıma bağlı olarak, siyah ve gri renklerden oluşan kumaş ve deri döşemeli koltuklara yer veriliyor. Bu koltuklar, en üst donanım seviyesinde ön ve arkalarda ısıtmalı olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca, yine en üst donanım seviyesinde elektrikli ön koltuklarda soğutma özelliği de bulunuyor.

Apple CarPlay ve Android Auto ise tıpkı diğer Hyundai modellerinde olduğu gibi Tucson’da da karşımıza çıkıyor. Bu teknolojik özellik ile akıllı telefonların işlevselliği, basitleştirilmiş ve kullanışlı bir şekilde multimedya ekranına aktarılıyor. Bu özellik, sadece sekiz inçlik ekran ile kablosuz olarak kullanılabiliyor. Orta konsolda ise kablosuz şarj özelliği bulunurken aynı zamanda uzun yolculuklarda daha fazla rahatlık için ön ve arka USB bağlantı noktaları da yolcular için düşünülmüş.

Yeni Tucson, segmentine özgü, yeni bir orta yan hava yastığıyla donatılmış. Toplamda yedi hava yastığına sahip araçta kullanılan yeni orta hava yastığı, olası bir çarpışma durumunda ön sıradaki yolcuların birbirleriyle çarpışmasını önlemek ve ciddi yaralanma riskini en aza indirmek için görev alıyor.

Hyundai SmartSense Güvenlik Özellikleri.

Yeni Tucson daha fazla koruma için en yeni Hyundai Smartsense aktif güvenlik ve sürüş yardımı özellikleriyle donatılmış durumda. Yeni özellikler arasında yer alan “Kavşak Dönüşlü Ön Çarpışma Önleme Yardımı (FCA)”, Kör Nokta İzleme Monitörü (BVM) ve Kör Nokta Çarpışma Engelleme Yardımcısı (BCA) sürücülerin günlük kullanımda olası tehlikelerden korunmasına yardımcı oluyor. Kavşak Dönüşlü Önden Çarpışma Önleme Yardımı (FCA), aslında bir nevi otonom fren işlevi demek. Yayaları ve bisikletlileri de algılayabilen bu sistem, sola dönerken kavşaklardaki olası çarpışmaları önlemeye yardımcı oluyor.

Şerit Takip Asistanı (LFA) ise aracın şeridinde ortalanmasına yardımcı olmak için direksiyonu otomatik olarak ayarlıyor. Bu sistem, yol kenarlarının yanı sıra çizgileri de algılayan geliştirilmiş bir Şeritte Kalma Asistanı (LKA) özelliğiyle birlikte çalışıyor. Kör Nokta Çarpışma Uyarısı (BCW) da arka köşeleri izliyor ve başka bir araç algılanırsa dış dikiz aynalarında görsel bir uyarı veriyor.

Güvenli Çıkış Uyarısı (SEW) ise sürücü veya yolcu araçtan inerken karşıdan gelen trafik varsa anında uyarı veriyor. Arka Yolcu Uyarısı (ROA) da Tucson’un en önemli özelliği. Hareketleri algılayan bir sensör aracılığıyla arka koltuklar izleniyor. Aracı terk etmeden ve kilitlemeden önce yolcuları arka koltuklardan çıkarmalarını sağlamak için görsel ve işitsel uyarılar sürücüye iletiliyor. Küçük çocukların veya evcil hayvanların araçta unutulması halinde olası tehlikelerin yaşanması önlenmiş oluyor. Araç Kalkış Uyarısı (LVDA) da trafik ışıklarında harekette gecikme olduğu durumlarda önündeki araç ilerlemeye başladığında sürücüyü uyarıyor.

Arka Çapraz Trafik Çarpışma Uyarısı (RCCW) ise sesli ve görsel uyarı ile uyarı vererek, düşük görüşe sahip dar alanlardan geri geri giderken yaklaşan trafikle çarpışma riskini azaltıyor. Arka Çapraz Trafik Çarpışma Yardımı (RCCA) sistemi de geri giderken karşıdan karşıya geçen araçların arkadan çarpma riski olması durumunda fren uyguluyor. Tucson’da donanıma bağlı olarak 360 derece Çevre Görüş Monitörü (SVM) var. Bu sistem, sürücülerin 360 derecelik kamera sistemiyle park esnasında dört bir yanı aynı anda kontrol etmesini sağlıyor. Sürücü Dikkat Uyarısı (DAW) da özellikle uzun süreli sürüşlerde yorgun sürüşü tespit etmek ve olası kazaları önlemek için geliştirilen bir koruma özelliği.

Uzun Far Yardımı (HBA) ise hem yaklaşan araçları hem de geceleri aynı şeritte ileride olanları algılıyor ve uygun şekilde kısa fara geçerek diğer sürücüler üzerindeki rahatsız edici etkileri azaltıyor.

Yeni Tucson, Avrupa’da geliştirilmiş ve Avrupalı kullanıcılar için yine bu bölgede özel olarak test edilmiş bir model. Dünyanın en zorlu yarış pisti olan ünlü Nürburgring Nordschleife’de dayanıklılık testleri ve dinamik testlerden geçirilen Tucson, aynı zamanda İsveç’teki en soğuk kış testlerinden Alpler’deki treyler testlerine ve İspanya’nın güneyindeki sıcak hava testlerine kadar Avrupa çapında sıkı bir üretim öncesi süreçten geçirildi.

Yeni süspansiyon sistemi ile konforlu ve sportif bir sürüş.

Hyundai mühendisleri yol şartlarına ve sürücü tercihine bağlı olarak çok yönlü bir sürüş modu geliştirdiler. Normal veya Eco mod günlük kullanım için uygun olurken aynı zamanda en zorlu yollarda bile konforlu, düz ve dengeli bir sürüşe odaklanıyor. Sport modundaysa ekstra bir tepki verilerek daha dinamik ve daha rijit bir sürüş imkanı sunuluyor.Bu arada, amortisörler daha iyi bir sürüş için daha fazla ayar esnekliği sunan yeni bir valf teknolojisi kullanıyor. Önde MacPherson gergi kolu ve arkada da çok bağlantılı süspansiyon bulunuyor. Bu sistem, sürücüye en iyi düzeyde konfor ve kullanım imkanı sağlıyor.

Hyundai’nin kendi geliştirdiği HTRAC dört tekerlekten çekiş teknolojisi, donanım ve motor tipine göre Yeni Tucson’da sunuluyor. Bu çekiş sistemi, yol tutuşu ve araç hızına bağlı olarak çevik kullanım ve daha iyi tork uygulaması sağlıyor. Farklı sürüş modlarına ek olarak, üç tip arazi modu var. Çamur, Kum ve Kar olarak çeşitli yol koşullarında gelişmiş bir sürüş deneyimi sunan Tucson, sürüş performansını ve HTRAC ayarlarını optimize ederek güvenliğe destek oluyor.

Motor Seçenekleri.

Hyundai Tucson, Türkiye’de ilk etapta benzinli ve dizel Hyundai SmartStream motor seçeneğiyle sunuluyor. Bu motorlar, donanım seviyesine bağlı olarak 4×2 ve 4×4 HTRAC çekiş sistemiyle optimize ediliyor. Tüm motor tipleri ve donanım seviyeleri 7 ileri çift kavramalı DCT ile sunulurken kompakt SUV segmentindeki en en ideal ve en verimli güç aktarma organları yelpazesini sunuyor. Güç aktarma organı seçenekleri, sürüşün eğlenceli olmasından ödün vermeden emisyonları da azaltmak için geliştirilmiş.

Benzinli 1.6 litre T-GDI motor, dünyanın ilk Sürekli Değişken Valf Süresi (CVVD) teknolojisine sahip. CVVD, motor performansını ve yakıt verimliliğini optimize ederken aynı zamanda çevre dostu. Valf kontrol teknolojisi, sürüş koşullarına göre valf açma ve kapama süresini düzenliyor. Koşullara bağlı olarak sürüş sırasında valf açılma süresini değiştirebilen sistem, performansı yüzde 4, yakıt verimliliğini yüzde 5 arttırırken emisyonları da yüzde 12 azaltıyor. Daha fazla performans ve daha az emisyon için geliştirilen 1.6 litre turbo motor, Yeni Tucson’da 3 beygir artırılarak 180 beygire ulaşıyor.

Diğer bir seçenek olan 1,6 litrelik CRDi Smartstream dizel motor ise 136 beygir güç üretiyor. 7DCT ve dört veya iki tekerlekten çekiş ile sunulan bu motor, her zaman olduğu gibi C-SUV segmentindeki tüm beklentileri en iyi şekilde karşılıyor. Hem performans hem de ekonomi vaat eden bu seçenek, Tucson’un Türkiye pazarındaki en ideal kombinasyonu olarak da öne çıkıyor.

Donanım Seçenekleri ve Fiyatlar.

Hyundai Assan, Yeni Tucson modelinde 4 farklı donanım seviyesi ve iki tip motor seçeneğine yer veriyor. Benzinli motor, Comfort donanım seviyesi ve 4×2 çekiş seçeneği ile satın alınabiliyor. Dizel motor ise Prime donanım seviyesinden itibaren başlıyor ve konforu artıran Elite ve Elite Plus seçenekler zenginleştirilebiliyor. Dizel motor, 4×2 ve 4×4 HTRAC ile satışa sunulurken tüm motor ve donanım seviyelerinde 7DCT şanzımana yer veriliyor.

Hyundai Tucson’un satış fiyatı, lansmana özel olarak 377.000 TL’den başlarken en üst donanım seviyesi olan dizel Elite Plus seçeneğinde ise 549.000 TL’ye kadar değişiyor.

Özetleyelim:

• Yeni Tucson, Hyundai için sadece bir evrim değil, aynı zamanda bir tasarım devrimi.

• Hyundai Tucson, ilk kez 2004 yılında tanıtıldı ve 2021 yılında da dördüncü jenerasyonuna ulaştı.

• Dünya çapında 17 yıllık tarihinde 7 milyondan fazla satışla markanın en çok satan SUV modeli oldu.

• Hyundai Tucson, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa’da ise 1,4 milyon adet satıldı.

• Segmentinde benzinli ve dizel motorların haricinde plug-in hibrit, hibrit ve dizel 48 volt hafif hibrit sunan ender bir model.

• Sensuous Sportiness tasarım kimliğine göre tasarlanan ve geliştirilmiş ilk Hyundai SUV modeli.

• “Parametrik Gizli Farlar ve Gündüz Farları”, Tucson’a karanlıkta bile kusursuz bir görünüm katıyor.

• İç mekan, kusursuz kullanıcı deneyimi için doğal olarak akıcı bir düzene sahip.

• Tucson’da 10,25 inç dijital gösterge ve 10,25 inç dokunmatik multimedya eğlence ekranı bulunuyor.

• Çoklu havalandırma, üç bölgeli klima kontrolü, ön ve arka ısıtmalı koltuklar gibi konfor özelliği var.

• Yeni Tucson, 620 litre bagaj hacmine sahip. Bu rakam koltuklar yatırıldığındaysa 1.800 litreye çıkıyor.

• Otomobilde öndeki yolcuların birbirleriyle çarpışmasını önlemek için yeni bir orta hava yastığı var.

• Yeni Tucson’da donanım seviyesine bağlı olarak 18 ve 19 inç jant ebatları sunuluyor.

• 1.6 litrelik T-GDI motor, 180 PS gücünde. 4×2 çekiş sistemi ve 7 ileri DCT ile birlikte sunuluyor.

• 7 ileri DCT şanzımanlı, 1,6 litrelik CRDi dizel motor ise 136 PS gücünde. 4×2 ve 4×4 çekiş sistemi var.

 

*Güncel fiyatlar için https://www.hyundai.com/tr/tr/arac-satis/arac-fiyat-listesi tıklayınız.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”

 

AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.

Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.

“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”

Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”

Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”

“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”

Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.

Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”

“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”

Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”

“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”

Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”

“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”

Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”

Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.

Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız:  https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc

 

 

 

 

 

 

 

AXA HAKKINDA

52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir.

AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır.

  Detaylı Bilgi için

Funda Dilek:

0544 631 92 40

funda.dilek@prco.com.tr

 

 

Continue Reading

Genel

HONOR’la tatilde eğlence  ve öğrenme aynı ekranda!  

Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor

Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.

HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.

Not alıp çizim yapıyorlar

HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.

HONOR Kids ile daha güvenli içerikler

HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.

Kampanya devam ediyor

HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.

Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.

Continue Reading

Genel

WatchGuard 2024 2. Çeyrek  İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı  

Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® TechnologiesWatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. 

Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.  Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.

 ‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’

WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.

WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:

1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.

2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.

 

3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.

 

4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.

 

5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.

 

6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi. 

 

WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.

 

Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.