Connect with us

Genel

2020’nin Lideri Fiat’tan Beklenen Crossover!

 

Tofaş’ın 1 milyar dolarlık yatırım yaparak, 2015 yılında seri üretime geçirdiği ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesine Tipo ismiyle ihraç ettiği Egea model ailesi, 225 milyon dolarlık yatırımla yenilendi. Yenilenmeyle birlikte Sedan, Hatchback ve Station Wagon gövde seçeneklerine ek olarak model yelpazesine aileyi Crossover sınıfında temsil etmeye hazırlanan “Egea Cross” eklendi. Yeni Fiat Egea Cross, duyguları harekete geçiren tasarımı ve dinamik yapısıyla hem gençlere hem de ailelere hitap ediyor.

Ülkemizde satışa sunulmasından bu yana geçen 5 senede “Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen Otomobili” unvanını koruyan Egea model ailesi, yatırım kapsamında tasarım ve teknolojik anlamda yenilenirken, sınıfının en iyi güvenlik özellikleri, multimedya  sistemi ve yeni motor seçenekleriyle de ön plana çıkıyor.  Egea Model Ailesi, Tipo adıyla satıldığı İtalya ve Avrupa’da sınıfının en çok beğenilen modellerden biri haline geldi. Aile yollara çıkmaya başladığı ilk günden bu yana Türkiye pazarında toplam 240 bin adetlik satış performansına ulaştı.

Fiat Egea Cross

 

Tofaş’ın ürün geliştirme sürecine liderlik ederek, toplamda 1.2 milyar doları aşan yatırımla hayata geçirdiği; Avrupa pazarlarında Tipo ismiyle satışa sunulan Egea model ailesi yenilendi.

Son 5 yıldır ülkemizin en çok tercih edilen modeli unvanını bırakmayan lider Fiat Egea ailesinin tasarımı daha çekici ve dinamik bir görünüme kavuşurken, araç en ileri teknolojik çözümlerle yenileniyor. Yeni Fiat Egea model ailesine aynı zamanda yüksek performanslı ve çevre dostu motorlar da ekleniyor. Egea model ailesi kapsamlı bir şekilde yenilenirken, aileye katılan “Cross” ile rekabet gücüne güç katmaya hazırlanıyor. 

 

İşte yeni Egea!

Tamamen yenilenen Egea Ailesi’nde ilk olarak yeniden yorumlanan ön ızgara dikkat çekiyor. Izgarada yer alan diğer önemli yeniliği ise yeni logo oluşturuyor. Fiat yazısından tasarlanan bu  logo yenilikçi yaklaşıma işaret ediyor. Yeni Egea model ailesi aynı zamanda, kısa süre önce pazara sunulan Yeni Fiat 500’den sonra bu logoyu taşıyan ilk Fiat modeli olmasıyla da dikkat çekiyor. Fiat Egea model ailesinin farları yeniden tasarlanırken, tüm gövde seçeneklerinde, hem ön hem de arkada kullanılan LED teknolojisi otomobile daha modern bir görünüm kazandırmakla kalmıyor, aktif ve pasif güvenliği de artırıyor. Önde Full LED far teknolojisi gelişmiş görünürlük ile sürüş güvenliğine katkı sağlarken, aynı zamanda otomobilin enerji tüketimini, dolayısıyla CO2 emisyonlarını azaltıyor. Krom detaylarla zenginleşen ön tamponun alt bölümü de yeni bir görünüm sergiliyor. Aracın yenilenen tasarımı daha modern bir görünümlü ve elmas kesimli yeni 16 ve 17 inç alaşım jantlarla destekleniyor.

 

Fiat Egea model ailesinin iç mekanı da baştan aşağı yenileniyor. Daha önce kullanılan göstergenin yerini tamamen yenilenen 7 inçlik dijital gösterge paneli alıyor.

Son derece gelişmiş sistem sürücüsünün hayatını kolaylaştırıyor. Kullanıcı bu sayede yolculuğu, multimedya özelliklerini ve araca bağlı akıllı telefonunu kontrol altında tutuyor. Yeni dijital gösterge, 10.25 inç dokunmatik ekrana sahip tamamen yeni UConnect 5 multimedya sistemi ile kombine ediliyor. Bu sistem, FCA Grubu’nda ilk kez yeni Fiat 500’ün ardından şimdi de yeni Egea model ailesinde yerini alıyor. Yeni Fiat Egea modellerinde direksiyon da daha şık ve daha sportif tasarımıyla ve tamamen yenilenmiş olarak dikkat çekiyor. Daha kompakt bir boyuta sahip olan direksiyon daha ergonomik olacak şekilde tasarlanırken 7 inçlik dijital gösterge panelinin daha iyi görünmesini sağlıyor. Yeniden tasarlanan klima kumandaları, krom ve siyah detaylarla zenginleştirilen orta konsol da yeni tasarımıyla ön plana çıkıyor. Yeni Fiat Egea model ailesi, Okyanus Mavisi ve Paprika Turuncusu isimli iki yeni renk seçeneğiyle de zenginleştiriliyor.

Fiat Egea Cross

Türkiye’nin Tercihi Egea’ya dördüncü gövde: Egea Cross

 

Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen binek otomobili Egea, sedan, hatchback ve station wagondan oluşan üç gövde tipine ek olarak yeni Egea Cross ile genişliyor. Fiat Chrysler Automobiles’ın (FCA) önemli stratejik üretim merkezinden biri olan ve WCM – World Class Manufacturing (Dünya Klasında Üretim) programı kapsamındaki denetimlerde Altın seviyeye ulaşan Tofaş Fabrikası’nda üretilen Fiat Egea ailesinin yeni üyesi Egea Cross tamamen yeni bir hedef kitleye yönelik bir crossover olarak ön plana çıkıyor. Yeni Egea Cross duyguları harekete geçiren, heyecan uyandıran ve dinamik bir otomobili deneyimlemek isteyenlerin tercihi olmaya hazırlanıyor.

 

Egea Cross, güçlü ve cesur hatları, farların altına kadar uzanan yeni ızgara tasarımı ile gerçek bir crossover modelde olması gerektiği gibi çok daha geniş ve çok daha heybetli görünüyor. Yeni süspansiyonun yapısı, yeni jant ve lastik ölçüleriyle Egea Cross’un yerden yüksekliği, diğer gövde seçeneklerine göre 4 cm artıyor. Fiat Egea Cross, güçlü görünümünü perçinleyen daha büyük lastiklerle donatılmasıyla da farkını ortaya koyuyor. Egea Cross’un gövde mimarisi daha yüksek bir sürüş pozisyonu sunuyor ve otomobile inme ve binmeyi kolaylaştırıyor. Yeni Egea Cross, “crossover” detaylarının da etkisiyle Hatchback’ten 7 cm daha yüksek olmasıyla öne çıkıyor. Otomobilin özel crossover detayları çamurlukların etrafındaki gövde kaplamaları ile başlayarak yanlarda ve ön tarafta devam ediyor. Cross için özel tasarlanan kaslı ön ve arka tampon, yan marşpiyeler ve Cross gövde tipine özel tavan rayları da güçlü ve gösterişli görünümü beraberinde getiriyor.

Fiat Egea Cross

Sınıfının En İyi Güvenlik ve Teknoloji Özellikleri

 

Egea Model Ailesi’nde yenilenen tasarımının haricinde; teknoloji açısından da kapsamlı bir yenilenme yapıldı. En güncel Sürüş Destek Sistemleri (ADAS) ile donatılan Egea Ailesi, kompakt sınıfın yine en güçlü modeli olacak.

 

  • ‘Trafik İşareti Tanıma Sistemi’, sürüş esnasında maksimum hız limitlerini belirliyor.
  • ‘Akıllı Hız Asistanı’, sürücüye hız sınırına uymasını öneriyor.
  • ‘Şerit Takip Sistemi’, yol çizgilerini algılayarak otomobili şeritte tutuyor.
  • ‘Sürücü Yorgunluk Uyarı Sistemi’, sensörler yardımıyla sürücünün yolculuğa devam edemeyecek kadar yorgun olduğunu algılayarak mola önerisinde bulunuyor.
  • ‘Adaptif Uzun Far’, karşıdaki aracın farlarını algılayıp Egea’nın uzun farlarını otomatik olarak açarak görüşü ve buna bağlı olarak sürüş güvenliğini arttırıyor.
  • ‘Kör Nokta Uyarı Sistemi’, ultrasonik sensörler yardımıyla aracın kör noktasında bir engel olup olmadığını algılıyor ve ilgili tarafın yan aynasındaki küçük bir turuncu üçgen ile sürücüyü uyarıyor.
  • Ön park sensörleri, Anahtarsız giriş/çalıştırma ve kablosuz akıllı telefon şarj gibi özellikler hayatı kolaylaştırıyor.

 

Yenilenen ve genişleyen Egea model ailesi, multimedya konusunda da yenilikçi bir çözümle modern teknolojik imkanları kullanıma sunuyor. Yeni Egea modelleri, FCA’nın ilk kez yeni 500 ile kullanıma sunduğu gelişmiş bağlanabilirlik çözümlerine ve 10.25 inç dokunmatik ekrana sahip beşinci nesil UConnect 5 multimedya sistemi ile donatılan grubun ikinci otomobili olarak öne çıkıyor. Müşterilere basit ve kullanışlı bir kullanıcı deneyimi sunma fikriyle hareket eden FCA, sezgisel ve kişiselleştirilebilir Android Auto işletim sistemini kullanıyor. Kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteğine sahip olan Uconnect 5, CarPlay’in özelliklerini, kişileştirilebilir profillerle dokunmatik ekranda kablosuz olarak kullanma ve 5 adede kadar konfigürasyonu saklama olanağı sunuyor. Yeni Egea’nın yeni multimedya sistemi aynı anda iki telefonu Bluetooth üzerinden bağlama olanağı sunuyor. Kullanıcı, böylece iki farklı cep telefonunu eş zamanlı olarak kullanabiliyor ve gelen ve giden çağrıları, o sırada bağlı olmayan telefondaki bir çağrıyı cevaplamak için bir bağlantıdan diğerine geçiş yapmadan aynı anda yönetebiliyor. Ayrıca, arka koltuklar için sunulan USB soketi özellikle uzun yolculuklarda ailelerin hayatını kolaylaştırabiliyor. Böylece tablet gibi mobil cihazlar arka koltukta şarj edilebiliyor ve kullanılabiliyor.

 

Yeni, Daha Verimli ve Çevre Dostu Motorlar

 

Yeni Egea, 2021 yılında yollara baştan aşağı yenilenen motor ailesiyle çıkacak. İlk olarak yeni Egea, yepyeni 100 HP gücünde 1.0 litrelik GSE T3 motorla donatılacak. Yeni üç silindirli motor mevcut 1.4 litrelik motordan farklı olarak 1500 d/d’den itibaren 190 Nm gibi yüksek bir torku kullanıma sunuyor. FireFly Turbo motor ailesinin bir parçası olan 1.0 GSE T3, düşük tüketim ve emisyon değerlerini üstün performansla birleştiriyor. Yeni motor; düşük devirde kullanıma sunduğu yüksek çekiş gücüyle son derece akıcı ve keyifli bir sürüş ve düşük ses seviyesiyle üstün sürüş konforu sunuyor. Motorun CO2 emisyonu 121 gr/km (WLTP normuna göre) değerine kadar düşüyor. Euro 6D final uyumlu Multijet dizel motorlar, 1.3 litre 95 HP ve 1.6 litre 130 HP (daha önce 120 HP) olmak üzere iki farklı güç seçeneği sunuyor. İyileştirilen performans ve 110 gr/km’den (WLTP normuna göre) başlayan CO2 emisyon değerleriyle yeni dizel motor ailesi yüksek verimlilik seviyesiyle öne çıkıyor.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Yeni eSprinter ve Sprinter, 2024’ün ikinci yarısında Türkiye’de

Bugüne kadarki en çok yönlü ve verimli tamamen elektrikli Mercedes-Benz eSprinter modelleri Avrupa’da satışa sunuldu. Yılın ikinci yarısından itibaren de Türkiye’de.

Çok sayıda yeni dijital ekstraya sahip eSprinter ve Sprinter, en güncel nesil MBUX dışında ek ve bazı durumlarda yeni ve daha da gelişmiş işlevlere sahip güvenlik ve destek sistemleriyle donatılıyor.

eSprinter 440 kilometreye (WLTP verisi) kadar menzil sağlıyor.

Hafif ticari araçların elektrikli ismi yeni Mercedes-Benz eSprinter yakında yollara çıkacak. Müşteriler için sağladığı katma değer, çok yönlülük ve esneklikle dikkat çeken, iki gövde tipi ve uzunluğu ile üç batarya boyutuna sahip yüksek taşıma kapasiteli yeni eSprinter farklı kullanım alanlarıyla öne çıkıyor. Daha fazla menzil ve daha fazla yük taşıma arasında tercih yapılabilen yeni eSprinter, 56 kWh veya 113 kWh kullanılabilir batarya kapasitesiyle Avrupa’da satışa sunuldu. 2024’ün ikinci yarısında Türkiye’de de satışa sunulacak yeni eSprinter’ın ürün gamına 81 kWh kapasiteli bir versiyon da eklenecek. Ayrıca ilerleyen dönemde ilk kez şasi kamyonet olarak da satışa sunulacak. Bu sayede de çok sayıda sektör için temel bir araç haline gelecek. Buna ek olarak, MBUX bilgi-eğlence sistemi, gelişmiş güvenlik ve destek sistemleri ve daha zengin bir donanım ile ilk kez akıllı, dijital bağlantı avantajı da sunuyor. Ayrıca eSprinter’da isteğe bağlı bir römork bağlantısı da olacak.

The new Mercedes-Benz eSprinter
The new Mercedes-Benz eSprinter

Çok yönlü ve verimli: Yeni Mercedes-Benz eSprinter

Verimlilik, menzil ve yük hacmi ile çok yönlü bir araç olarak öne çıkan yeni Mercedes-Benz eSprinter, çok sayıda teknik yenilik içermesinin yanında üç modülden oluşan yeni bir konsepti de esas alıyor. Böylece farklı uzunluk ve gövdelerle geliştirilme ve tasarlanma özgürlüğü sunuyor.

Tek tip bir gövde şeklinde tasarlanan ön modül, tüm yüksek voltajlı bileşenleri kapsıyor ve aks mesafesi ve batarya boyutundan bağımsız olarak değişiklik yapmadan tüm araç çeşitleriyle birleştirilebiliyor. Alandan tasarruf sağlayan entegre yüksek voltajlı batarya modülü gövdenin altında bulunuyor. Akslar arasındaki batarya konumu, sağlam batarya gövdesi ile yüksek voltajlı bataryanın en uygun şekilde yerleştirilmesini sağlıyor. Düşük ağırlık merkezi, yol tutuşu üzerinde olumlu bir etkiye sahip. Elektrik tahrikli arka aksa sahip arka modül de yeni eSprinter’ın tüm modellerinde kullanılıyor. Kompakt ve güçlü elektromotor da arka modüle entegre edilmiş durumda.

Mercedes-Benz eSprinter

Elektrikli güç-aktarma sistemleri ve yüksek voltajlı batarya

Yeni Mercedes-Benz eSprinter’daki elektrik tahrikli arka aks müşterilere; araç uzunlukları, maksimum brüt araç ağırlığı (4,25 tona kadar), çekme kapasiteleri (2 tona kadar) ve yük hacmi (maksimum 14 m³) açısından önemli avantajlar sağlıyor. Yeni eSprinter, her biri maksimum 100 ve 150 kW güç sağlayan verimli bir elektromotorla sunuluyor. Yeni sabit mıknatıslı senkron motor (PSM), özellikle yüksek verimliliğiyle öne çıkıyor. Müşteriler, menzil ve taşıma kapasitesi açısından kendi bireysel gereksinimlerine bağlı olarak yeni eSprinter için üç farklı batarya boyutu arasından seçim yapabiliyor (113 kWh, 81 kWh veya 56 kWh). WLTP döngüsüne dayalı bir simülasyonla hesaplanan elektrikli menzil 440 kilometreye kadar ulaşıyor (şehir içinde 500 kilometreye kadar). eSprinter’daki yeni DAUTO otomatik geri kazanım sistemi son derece verimli ve konforlu bir sürüş tarzı sağlıyor. Radardan, kameradan ve navigasyon verilerinden gelen bilgiler toplanarak işleniyor ve enerji geri-kazanım yoğunluğu gerçek zamanlı olarak sürüş koşullarına uyarlanıyor. Ayrıca ECO Assist işlevi ile, donanıma ve ülkeye bağlı olarak, önde bir aracın olup olmadığını, hız sınırının ne olduğunu veya ileride bir yokuşun olup olmadığını analiz ediyor ve ayağın gaz pedalından ne zaman çekilmesi gerektiğini gösterge panelinde belirtiyor. Ayrıca üç sürüş modu, maksimum konfor veya maksimum menzil arasında seçim yapma olanağı sağlıyor.

Mercedes-Benz hızlı sarj

Tüm Mercedes-Benz elektrikli van modelleri gibi yeni eSprinter da hem alternatif akım (AC) hem de doğru akım (DC) şarj olanağına sahip. Entegre şarj cihazı, hızlı şarj istasyonunda 115 kW’a kadar (isteğe bağlı) doğru akımla şarj olanağı sağlıyor. Böylece 56 kWh kapasiteli batarya, maksimum 115 kW ile yaklaşık 28 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e şarj oluyor. Kullanılabilir kapasitesi 113 kWh olan bataryanın şarj olması maksimum 115 kW ile yaklaşık 42 dakikaya sürüyor.

 

Geleneksel tahrikli yeni Mercedes-Benz Sprinter maksimum esneklik sunuyor

Yeni Mercedes-Benz Sprinter; arkadan itişli veya dört tekerlekten çekişli olmak üzere farklı güç aktarma türleriyle ve maksimum brüt araç ağırlığıyla (5,5 tona kadar) farklı sektörler ve kullanım alanlarının gereksinimlerini karşılıyor.

 

Yüksek verimlilik seviyesine sahip 2,0 litre hacimli dizel motorun (OM654) yanında seçilen modele ve güç aktarma tipine bağlı olarak 110 kW, 125 kW ve 140 kW olmak üzere dört farklı güç seçeneği bulunuyor. Güç aktarımını konforlu 9G-TRONIC otomatik şanzıman veya 6 vitesli manuel şanzıman sağlıyor.

Mercedes-Benz eSprinter

Mevcut MBUX nesli ve farklı dijital ekstralar

Hem eSprinter hem de Sprinter’da, 26 cm (10,25 inç) ekrana sahip, MBUX (Mercedes Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence sisteminin en güncel nesli standart donanım olarak sunuluyor. Daha fazla konfor ve güvenliğe katkıda bulunan ek işlevlerle Sprinter ve eSprinter daha akıllı ve müşterilerin günlük yaşamlarını kolaylaştıran bir yapı sunuyor.

 

Yeni eSprinter, ayrıca MBUX sayesinde aktif menzil yönetimi ve bulut tabanlı hizmetler ve uygulamalarla akıllı navigasyonlu (elektrikli zekaya sahip navigasyon) elektromobil ekosistemine de entegre oluyor. Bu, şeffaflık ve mümkün olan en yüksek planlama güvenliği ile rahat bir yolculuk sağlıyor.

Mercedes-Benz eSprinter
Güvenlik ve destek sistemleri: Her durumda daha iyi destek

Yeni Sprinter ve eSprinter modellerinin güvenlik ve destek sistemleri, çoğu standart donanıma dahil olan ek ve bazı durumlarda yeni ve daha gelişmiş işlevlere sahip. Aktif Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Asistanı, ATTENTION ASSIST yorgunluk uyarısı, aracın üretim tarihinden itibaren yedi yıla kadar ücretsiz navigasyon verilerini içeren hız sabitleme özellikli Akıllı Hız Asistanı, panel vanlar ve minibüs için geri vites kamerası olmak üzere kapsamlı güvenlik ve destek işlevleriyle standart olarak donatılıyor. Ayrıca isteğe bağlı olarak, ilk kez, harekete geçerken aracın önündeki diğer yol kullanıcılarıyla çarpışmayı önleyen Harekete Geçme Bilgi Yardımcısı da sunuluyor. Bunun dışında N2 onaylı araçlar için standart, ancak diğer versiyonlarda opsiyonel olarak sunulan Yan Koruma Yardımcısı, yolcu tarafında tanımlı bir alanda yayaların ve bisikletlilerin daha iyi algılanmasına yardımcı oluyor. Rahat ve hızlı park etmek için park paketi kapsamında 360 derece kamera ve engellerin görünürlüğünü sağlayan yeni 3D ekran devreye giriyor. Bunun dışında opsiyonel dijital dikiz aynası, arka cam olmadığında veya araç uzun olduğunda bile arka tarafın rahat bir şekilde görülmesini sağlıyor.

 

Continue Reading

Genel

YENİ PEUGEOT 9X8, 2024 SEZONUNDA PERFORMANSINI ZİRVEYE TAŞIYACAK!

2024 PEUGEOT 9X8 tamamen yeni giydirmeye sahip yeni bir siluetle sahneye çıkıyor. Binlerce kilometrelik testi tamamlayan Team Peugeot TotalEnergies, 21 Nisan’da düzenlenecek olan 2024 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın ikinci turu 6 Saat Imola’da ilk kez yarışacak 2024 PEUGEOT 9X8 aracını tanıttı. PEUGEOT Sport ekibi, takımların önde 29 cm ve arkada 34 cm genişlikte daha etkili bir lastik kurulumu kullanmasına olanak tanıyan düzenleme değişikliğinden en iyi şekilde yararlanmak üzere PEUGEOT 9X8’in aerodinamiğini uyarladı ve PEUGEOT 9X8 artık bir arka spoylere sahip. Bununla birlikte aracın gövde yapısının yüzde 90’ı korundu. Peugeot Design ve PEUGEOT Sport, üst üste üç yıldır birlikte çalışarak Peugeot ekipleri tarafından özel olarak tasarlanan çok özel bir dış görünüme imza attı. Yeni görünümde markanın hız, esneklik ve gücünün simgesi Aslan logosu tasarımın merkezinde yer alıyor.

Team Peugeot TotalEnergies, yeni yarış otomobili 2024 PEUGEOT 9X8’i tanıttı. 2024 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın ikinci yarışı olan Imola’da ilk kez yarışacak olan PEUGEOT 9X8, yerini aldığı modele göre çeşitli geliştirmelerle bayrağı devralıyor. Geçtiğimiz sezon boyunca yarışan 2023 PEUGEOT 9X8, Le Mans’ta son derece iddialı bir performans elde etmişti.  Monza’da üçüncülükle ilk podyumuna çıkan 2023 PEUGEOT 9X8, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonasında geçirdiği ilk tam sezonun ardından 2024 sezonunun açılış yarışı olan Losail’i de büyük oranda önde tamamladı. Şimdi ise ekip, 9 üretici ve 19 prototipin kıyasıya yarıştığı Hypercar sınıfının en iddialı otomobillerinden biri olarak görülen PEUGEOT 9X8’i çok sayıda önemli güncellemeyle optimize etti.

PEUGEOT 9X8’in ilk versiyonu, 2020/2021 sezonundaki teknik düzenlemeleri karşılayacak şekilde tasarlandı. Ancak otomobilin tasarım aşaması ile 2022 yazındaki tanıtım arasında kurallar değişti. Bu durum da belirli alanlardaki performans iyileştirmelerini beraberinde getirdi. Buna bağlı olarak otomobilin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak ve Team Peugeot TotalEnergies tarafından belirlenen iddialı hedeflere ulaşmak adına bazı tasarım ayrıntıları revize edildi.

“Çok sayıda güncelleme ve iyileştirme içeriyor”

2024 PEUGEOT 9X8’in optimizasyonları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan PEUGEOT Sport Teknik Müdürü Olivier Jansonnie, ”Artık geçerli olmayan seçimler yapmıştık. Oluşan performans farkını 2023 yılındaki Performans Dengesi (BOP) yeterince dengelemedi. Aslında ana fikir, rakiplerimizin otomobil tasarımına benzer bir tasarıma dönmek ve böylece BOP açısından buna eşdeğer karşılık görmekti. Bu nedenle 31/31cm ile tüm tekerleklerde aynı lastik genişliğini kullanmayı bıraktık. Bunun yerine önde 29 cm ve arkada 34 cm lastik tercih ettik. Açık konuşmak gerekirse, aynı şasiye sahip ve yeni bir otomobil değil. Ancak çok sayıda güncelleme ve iyileştirme içeriyor. Lastiklerin etkili bir şekilde çalışabilmesi için PEUGEOT 9X8’in ağırlık merkezini değiştirmek zorunda kaldık. Bu da bazı bileşenlerin hareket etmesi ve diğerlerinin daha hafif hale getirilmesi anlamına geliyordu. Daha iyi bir aerodinamik dengeye sahip olmak için aerodinamik yükleri yeniden dağıtmamız gerekti. Bu da üstyapı bileşenlerinin yaklaşık yüze 90’ını yeniden tasarlamamızı gerektirdi ve en önemlisi de arka kanadı ekledik. Ayrıca yeni homologasyon ile bazı güvenlik ve performans iyileştirmelerini hayata geçirdik” dedi

Mart 2023’te, 2024 sezonu için araçta bazı radikal iyileştirmeler yapma kararı alındı. PEUGEOT Sport ekibi, 2023 WEC sezonuna katılırken aracı yeniden tasarlamak için yorulmadan çalıştı. Proje içinde proje olmasının ekibin iş yükünü oldukça artırdığını dile getiren Olivier Jansonnie, “Team Peugeot TotalEnergies’in bağlılığına ve çabasına güvendik. Bu çabanın sonucunu göstermek için heyecanlıyız. Hedefimiz ön sıralarda yer almak, podyum için ve galibiyet için mücadele etmek” dedi.

Bu güncellemeler aynı zamanda Peugeot Sport ile dört yıl önce başlayan iş birliğini sürdürme fırsatı da sağladı.  PEUGEOT Tasarım Müdürü Matthias Hossann, “Peugeot’nun 2022 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nda dönüşünü simgeleyen zarif ve sade bir tasarımla başladık. Sonrasında görsel sanatçı Demsky tarafından hem 24 Saat Le Mans yarışının yüzüncü yılını, hem de PEUGEOT’nun Le Mans’taki üçlü zaferinin 30. yıldönümünü kutlayan 2023 dış tasarımın ardından bu sefer Aslan Başını farklı ölçeklerde kullandığımız bir tasarımla ortaya çıktık. Bir aslan sürüsünü simgeleyen bu grafik tasarım, dayanıklılık yarışlarının değerlerini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Takım ruhunu ve takımdaki yetenek zenginliğini öne çıkarmak istedik. Tasarım, siyah, gri, beyaz ve kriptonit olmak üzere PEUGEOT Sport renk kartelasından alınan farklı boyutlarda renklerden oluşuyor. Bu tema, PEUGEOT’nun grafik tasarım ekibi tarafından geliştirilen yaşam tarzı ürünlerinde de aynı şekilde kullanılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Team Peugeot TotalEnergies’in kaydettiği gelişmeyi gözler önüne seren 2024 PEUGEOT 9X8’in 2023 versiyonu, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın açılış yarışı Katar 1812 km’de son kez sahneye çıktı ve 21 Nisan tarihinde FIA WEC sezonunun ikinci turu olan 6 Saat Imola yarışında yerini 2024 versiyonuna bırakmaya hazırlanıyor. PEUGEOT 2011 yılında Imola’daki Autodromo Enzo e Dino Ferrari yarışında nefes kesen çifte zaferle hafızalarda yer etmişti.

PEUGEOT CEO’su Linda Jackson, “Team Peugeot TotalEnergies’in FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nda yarıştığı ilk yıl olan 2023, tüm zorluklara rağmen takımın şekillenmesi ve tutkusunu göstermesi açısından herkes için önemli bir deneyim oldu. 2024 yılı için de hedefimiz aynı; yarış kazanmak. Bu yıl zorlu bir rekabet ortamı olacak. Bunu biliyoruz. Ancak ekibimiz, PEUGEOT 9X8’in markanın değerlerini mükemmel şekilde yansıtan 2024 versiyonunu geliştirmek için çok çalıştı. Team Peugeot TotalEnergies, enerjisi ve çabasıyla göz doldurdu. Dayanıklılık yarışlarındaki bu yeni dönemin parçası olmaktan gurur duyuyoruz ve motor sporlarında iz bırakmak istiyoruz” sözleriyle görüşlerini aktardı.

Yeni PEUGEOT 9X8’i değerlendiren Stellantis Motorsport Kıdemli Başkan Yardımcısı Jean-Marc Finot, “Öncelikle tüm PEUGEOT Sport ekibine çalışmalarından dolayı tebrik ve teşekkür ediyorum. 2023 sezonunda yarışırken, rekor sürede aracın bir kısmını yeniden tasarlamak gerçekten de küçümsenecek bir başarı değil. PEUGEOT 9X8, aslında LMH’de önde ve arkada eşit boyutta lastiklerin zorunlu olduğu 2020/2021 düzenlemelerini karşılamak üzere tasarlandı. Ancak bu arada kurallar değişti. Böylece rakiplerimizden bazıları arkada daha büyük lastikler kullanabildi. Aslında BoP’nin yapısal tasarımımızı dengelemek için yeterli olacağını düşünmüştük, ancak durum böyle olmadı. Bu nedenle otomobilin bir kısmını yeni lastik boyutlarına uyum sağlayacak şekilde yeniden tasarlamamız gerekti. Böylece aracın ağırlık merkezini kaydırdık, aerodinamik yüklerin dağılımını değiştirdik, bir arka kanat ekledik, daha hafif parçalar ürettik. Simülasyonlarımız ve ilk pist testlerimiz aracın daha fazla performansa sahip olduğunu gösterdi. Bu nedenle, minimum ağırlık ve maksimum güçle BoP sınırına yaklaşmadan ön sıralarda yer almayı umuyoruz” dedi.

 

Continue Reading

Genel

  Hollandalı Carver Türkiye’de Satışa Çıkıyor!  

Mikromobilite çözümleri konusunda Avrupa’nın önde gelen markalarından Carver, Türkiye’de GRS Automobility güvencesiyle satışa çıkıyor. Test sürüşleri ve ön sipariş süreci başlayan Hollandalı marka iki farklı model ve iki farklı alt donanım seviyesiyle Nisan ayında yollarla buluşacak. 1+1 oturma düzeni, yüzde yüz elektrikli yapısı ve kompakt boyutlarıyla şehir içindeki mobilite ihtiyaçlarını keyfe çevirecek Carver, Dinamik Araç Kontrol (DVC) sistemi sayesinde tıpkı motosikletlerdeki gibi 45 derece açıda yana yatabiliyor. Carver Cargo ise filolar ve KOBİ sahipleri için üst düzey bir alternatif haline gelecek.

Kayak’taki dönüş tekniği “carving” kelimesinden ilham alarak Hollanda’da 1994 yılında serüvenine başlayan ve geçen sene “En İyi Mikromobilite Elektrikli Aracı” seçilen Carver markası, ülkemizde de trafikte seyir keyfi verecek yeni bir yol arkadaşı olmaya aday olacak gibi görünüyor. Test sürüşleri ve ön sipariş süreci başlayan iki farklı donanım seviyesi ile gelen Carver S+ Carver R+ ve lojistiğe yönelik Carver Cargo modelleri, şehir içinde yolculukları pratik hale getirecek.

Yalnızca 98cm genişliği, 1+1 oturma düzeni, 75 litrelik bagaj hacmiyle eğlenceli, akıllı ve ekonomik seyahat çözümler sunan yüzde yüz elektrikli Carver’ın S+ modeli, 80 km/s son hız, 100 km menzil ve 3 saatte yüzde 80 şarj özellikleriyle öne çıkıyor. Carver R+ modeli ise 45 km/s son hızıyla 130 km menzil ile şehir içi ulaşımda çok ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Tüm modelleri B sınıfını ehliyet ile kullanılabilirken dileyenler Carver R+ modelini B motosiklet ehliyetiyle de kullanabilecekler. Carver’ı rakiplerinden ayıran en büyük unsur ise “Dinamik Araç Kontrol” sistemi sayesinde tıpkı motosikletlerde olduğu gibi virajlarda 40 derece açıda yana yatabilmesi. Böylelikle çok daha güvenli ve stabil bir sürüş deneyimi sağlıyor. Kapalı yapısı ve yüksek dayanımlı şasisi sayesinde motosikletlerden daha güvenli ve konforlu yolculuk vaat eden Carver açılabilir tavan ve müzik sistemi de sunuyor.

Carver Cargo ise 500 litrelik bagaj alanıyla filolar, kargo şirketleri ve KOBİ sahipleri için üst düzey alternatif haline gelecek gibi görünüyor. Her üç model Nisan ayında Türkiye yollarıyla buluşmayı bekliyor. Test sürüşü ve ön sipariş için İstanbul Kâğıthane’deki GRS Automobility Showroomu, 444 77 48 iletişim numarası veya carverturkiye.com web adresi üzerinden erişim sağlanabiliyor.

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.