Otomotiv
Yeni Amarok: Her haliyle Volkswagen!


Pazara sunulduğu 2010 yılından bu yana dünya çapında 830 binin üzerinde satış başarısı gösteren Volkswagen Ticari Araç’ın premium pick-up modeli Amarok, yüzde 100 yenilenmiş ikinci nesliyle Türkiye’de satışa sunuldu.
Yepyeni iç ve dış tasarımı, güçlü yeni teknoloji motorları, 4MOTION teknolojisi, akıllı sürüş destek sistemleri ve sınıfında fark yaratacak birçok özelliğiyle Yeni Amarok, bir pick-up’tan fazlasını sunuyor.
Tamamen yeniden tasarlanarak, çarpıcı, sportif bir görünüme ve yepyeni bir iç mekana kavuşan Yeni Amarok, sağlamlığı, gücü ve sunduğu bir çok teknolojik özelliğiyle Volkswagen DNA’sını yüzde 100 korumayı başarıyor.2.0 litre 205 PS dört silindirli çift turbo ve 3.0 litre 240 PS V6 motor seçenekleriyle; ‘Life’, ‘Style’, ‘Style Plus’, ‘PanAmericana’ ve ‘Aventura’ olmak üzere beş farklı donanım seviyesinde satışına başlanan Yeni Amarok’un lansmana özel kampanyalı fiyatları 1 milyon 200 Bin TL’den başlıyor.
Yeni Amarok, premium pick-up sınıfında standartları yeniden belirliyor
Amarok modelinin pazara sunulduğu günden bu yana, üstün tasarımı, gücü ve kalitesiyle ‘premium pick-up’ pazarını yaratan ve bu sınıfın standartlarını belirleyen bir model olduğunu vurgulayan Volkswagen Ticari Araç Genel Müdürü Tolga Senyücel, “Dünya genelinde 830 bin adedin üzerinde satış başarısına ulaşmış olan Amarok, Türkiye pazarına sunulduğu 2011 yılından bu yana marka satış adetlerimize, marka pazar payına ve imajına büyük katkı sağlamış olan bir modelimiz. Amarok’un ilk versiyonu, pazarda büyük ilgi ve beğeni görmüştü. 10 yıllık dönemde 24 bine yakın satış adedine ulaşma başarısını gösterdi ve halen en yüksek ikinci el değerine sahip modellerden biri olmayı sürdürüyor. Yeni nesliyle Amarok’un çıtayı daha da yukarı taşıdığını görüyoruz. Birçok ülkeden önce Türkiye pazarına sunma ayrıcalığını yaşadığımız yeni nesil Amarok, güçlü ve verimli motorları, 4MOTION teknolojisi, sunduğu premium konfor, yepyeni ön konsolu ve dijital ekranıyla çok daha karizmatik bir duruş sergiliyor. Yeni Amarok sahip olduğu üstünlükleriyle markamızın premium pick-up sınıfındaki iddiasını sürdürüyor. Müşterilerimizin çok beğendiği ve talep göstereceği bir model olmaya devam edeceğine inanıyorum” diye belirtti.
Her haliyle Volkswagen
Yeni Amarok’un Volkswagen’in tasarım DNA’sını yansıtmaya devam ettiğini belirten Senyücel, “Yeni Amarok, ortak platform üretimi bir model olmasına rağmen, Volkswagen Ticari Araç markasının karakteristiği olan tüm iç ve dış tasarım özellikleri, gelişmiş sürüş destek sistemleri ve yüksek performansıyla Volkswagen üstünlüklerini bütünüyle sergiliyor” dedi.Senyücel sözlerini “Amarok bir önceki nesliyle bu segmentin lideri olma başarısını göstermişti. Yeni Amarok, motor seçenekleri, ihtiyaca göre sunduğu farklı donanım seviyeleriyle sınıfında rekabeti yeniden şekillendirmeye iddialı bir şekilde geliyor.” diyerek bitirdi.
Güçlü, bağımsız ve kendinden emin tasarım
Amarok’un özgün tasarımı yeni neslinde büyük ölçüde değiştirilerek, daha güçlü görünen bir gövdeyle karşımıza çıkıyor. Tamamen yenilenen karizmatik ön bölümde, Volkswagen DNA’sını yansıtan keskin hatlı yeni ön tasarım özellikle dikkat çekiyor.
Önceki nesilde olduğu gibi Yeni Amarok’ta da yarım daire şeklindeki çamurluk davlumbazları, çoğu pick-up modelinin yuvarlak çizgisinin aksine düz bir çizgi formu ile, karakteristik bir Amarok özelliği olarak ayrışıyor. Alüminyum alaşımlı jantlar ve arazi lastikleri, güçlü bir görünüm sergiliyor.
Dört ve altı silindirli güçlü motor seçenekleri
Yeni Amarok’ ta 2.0 litrelik dört silindirli çift turbo motor 205 PS (151 kW) güç ve 500 Nm tork sağlarken, 3.0 litrelik V6 motor 240 PS (177 kW) güç üretiyor ve 600 Nm tork sağlıyor. V6 motor, araca hem şehir içinde hem de offroad koşullarında yüksek performans, düşük yakıt tüketimi ve yüksek çekiş gücü kazandırıyor.
Standart 4MOTION
Yeni Amarok’un tüm donanımlarında 4MOTION dört tekerlekten çekiş sistemi standart olarak bulunuyor.
Genişletilmiş seçilebilir dört tekerlekten çekiş
Seçilebilir dört tekerlekten çekiş sisteminde, standart 4MOTION sisteminde sunulan modlara ek olarak dördüncü bir mod (4A modu) sunuluyor. Sürücü, orta konsoldaki döner düğmeyi kullanarak dört farklı çekiş modu arasından seçim yapabiliyor.4A modu uzun mesafeli yolculuklarda daha konforlu bir sürüş imkanı sağlıyor. 4A modunda tork, dört tekerleğe ihtiyaca göre dağıtılıyor ve ön akstaki tork en fazla %50 olabiliyor. Bu modda güç dağılımı tamamen değişken olup, herhangi bir zamanda devreye alınabiliyor ve tüm hız aralığı için kullanılabiliyor.
Bir diğer mod olan 4H modunda 4MOTION çekiş sistemi, örneğin karlı yollardan güvenli bir şekilde geçmek için (normal hızlarda ve düz yollarda yüksek çekiş seviyelerinde) motor gücünü tekerleklere azaltılmış bir oranda aktarıyor. Ön ve arka akslar arasındaki tork eşit oranda dağılırken, herhangi bir zamanda devreye alınabiliyor ve tüm hız aralığında kullanılabiliyor.
Ek olarak, 4L modu, zorlu arazi koşullarında offroad kullanımı (düşük hızda yüksek tork) için üçüncü bir seviye olarak bulunuyor. 20 km/h’lik hıza kadar kullanılması önerilen bu mod sadece sürüş hızı 5 km/h’nin altında olduğunda devreye alınabiliyor. Bu modda ön ve arka akslar arasında tork eşit oranda dağılıyor.
Amarok özellikle dördüncü mod olan 2H modunda verimli bir sürüş sağlıyor. 2H modunda gücün tamamı arka tekerleklere yönlendiriliyor.
Yeni Amarok’ta ihtiyaca göre beş farklı donanım seçeneği
Yeni Amarok, beş donanım seçeneğiyle pazara sunuluyor. Bu versiyonlar sırasıyla; ‘Life’, ‘Style’, ‘Style Plus’, ‘PanAmericana’ ve ‘Aventura’ olarak isimlendirilmiş durumda.
Tüm modellerde 10 ileri otomatik şanzıman
205 PS ve 240 PS güç üreten TDI motorlar, Türkiye pazarına tüm donanımlarda 10 ileri otomatik şanzımanla sunuluyor.
Yüksek teknoloji yeni sürüş destek sistemleri
20 adedi tamamen yeni olmak üzere, 25’in üzerinde gelişmiş sürüş destek sistemi Yeni Amarok’ta sürüşü daha konforlu ve güvenli hale getiriyor. Adaptif hız sabitleme sistemi (ACC), otomatik park assist (kendi kendine park sistemi), 360 derece kamera, şerit takip asistanı (Lane Assist), kör nokta algılama ile şerit değiştirme asistanı (Side Assist), şehir içi acil frenleme (Front Assist) Yeni Amarok’ta ilk kez sunuluyor.
Yeni Amarok’a Euro NCAP’ten 5 Yıldız !
Euro NCAP’in açıkladığı test sonuçlarında Yeni Amarok, en yüksek derece olan “5 Yıldız”la derecelendirilme başarısını gösterdi. Yeni Amarok, sunduğu çok sayıdaki sürüş destek ve acil durum fren sisteminin oluşturduğu yüksek güvenlik standartlarıyla bu başarıyı elde etti. Diz hava yastıklarının da sunulduğu Yeni Amarok, yapılan ön ve yan çarpışma testlerinden de en iyi puanları aldı.
Kusursuz far tasarımı
Yeni Amarok’ta farlar kusursuz bir tasarım oluşturuyor. Life donanımında sunulan LED ön farlarla entegre radyatör ızgarası, çapraz çıtalarıyla oldukça karizmatik. Yeni Amarok’un yüksek teknolojik görünümünü vurgulayan ‘IQ.LIGHT – LED Matrix farlar’ ise diğer donanım seviyelerinde standart olarak sunuluyor. PanAmericana ve Aventura donanımlarında aracın ön yüzündeki, çapraz çıtaların altında radyatör ızgarası ile oluşan özgün X tasarımı dikkat çekiyor. Yeni Amarok’un arkasında Volkswagen DNA’sı açıkça göze çarpıyor: PanAmericana ve Aventura modellerinde VW logosunun altında bagaj kapağının tamamı boyunca kabartmalı ‘Amarok’ yazısı yer alıyor. Kabartmanın sağında ve solunda ise LED arka far grubu bulunuyor.
Teknolojik ve dijital ön konsol
Yeni Amarok’un iç mekanı Volkswagen Ticari Araç tasarım ekibi tarafından son derece işlevsel tasarlandı. Gösterge paneli, dijital ekran ve yeni kontrol düğmeleri fonksiyonel ve ergonomik olarak sürücüye göre uyarlanmış durumda. Yeni Amarok’un Life donanımında 8 inç, diğer donanım seviyelerinde 12.3 inç boyutunda dijital gösterge paneli bulunuyor. Aracın bilgi-eğlence sistemi ise, Life donanım seviyesinde 10.1 inç, diğer donanımlarda ise 12.0 inç dik yerleştirilmiş dokunmatik ekran ölçülerine sahip.
Yeni Amarok’ta, döner düğme kullanılarak arkadan itiş (2H) ve dört tekerlekten çekiş fonksiyonları (4A, 4H, 4L) arasından seçim yapılabiliyor.Ayrıca bilgi-eğlence ekranı üzerinden 6 farklı sürüş modundan biri seçilebiliyor:
1.Normal sürüş modu: 4A varsayılan çekiş modudur. Günlük sürüş koşulları için en uygun sürüş keyfi, konfor ve güvenlik şartlarını sağlar. Bu modda iken diğer modlar seçilebilir. Arka diferansiyel kilidi 40km/h’nin altındaki hızlarda devreye alınabilir.
2.EKO sürüş modu: 2H varsayılan çekiş modudur. Yakıt tüketimini düşürerek menzili artırır. Eko modundayken 4L seçilemez. Diğer çekiş modları seçilebilir.
3.Çekme / taşıma sürüş modu: 4A varsayılan çekiş modudur. Şanzımanın ağır bir yük çekmeye uygun şekilde çalıştırılmasını sağlar. Vites değiştirme sıklığının azaltılabilmesi için vites sadece yüksek motor hızlarında artırılır. Yokuş aşağı giderken motor freni etkisi artırılır. Diğer modlar seçilebilir.
4.Kaygan zemin sürüş modu: 4A varsayılan çekiş modudur. Gevşek ve kaygan zeminlerde devreye alınabilir. Bu modda aracın gaz pedalına tepkisi azaltılır ve kaygan zeminlere uygun olarak vites değişimi sağlanır. 2H çekiş modu seçilemez, 4H ve 4L seçilebilir.
5.Çamur / arazi sürüş modu: 4H varsayılan çekiş modudur. Arka diferansiyel kilidi otomatik olarak devreye alınır. Aracın performansını çamurlu, engebeli veya eğimli arazide sürüşe uygun hale getirir. 4L çekiş modu seçilebilir, 4A ve 2H seçilemez.
6.Derin kar / kum sürüş modu: 4H varsayılan çekiş modudur. Arka diferansiyel kilidi otomatik olarak devreye alınır. Yumuşak, kuru kum veya derin karda arazi sürüşü için uygundur. Bu mod, aracı derin kar veya kumdan çıkarmaya yardımcı olur. 4L çekiş modu seçilebilir, 4A ve 2H seçilemez.
ESP, Yokuş İniş Desteği ve diferansiyel kilidi de üç ayrı düğme aracılığıyla kontrol edilebiliyor. Yeni Amarok’ta Style donanım seviyesinden itibaren anahtarsız giriş ve çalıştırma özelliği bulunuyor.
Premium rahatlık ve konfor: Harman Kardon ses sistemi ve deri koltuklar
Amarok PanAmericana ve Amarok Aventura’da standart olarak sunulan sub-woofer dahil sekiz hoparlör ve 640 watt müzik gücüne sahip premium Harman Kardon ses sistemi Yeni Amarok’u adeta bir konser salonuna dönüştürüyor. Zarif kontrast dikişlere sahip yüksek kaliteli deri görünümlü gösterge paneli de aynı şekilde Style Plus, PanAmericana ve Aventura’da standart olarak bulunuyor.
Araçtaki premium algısı, koltuklarla da destekleniyor. Yeni Amarok’un ergonomik olarak tasarlanmış sürücü ve ön yolcu koltuğu, PanAmericana ve Aventura’da elektrikli olarak 10 farklı yöne ayarlanabiliyor. Aracın arka kısmı da üç yetişkin yolcu için yeterli genişlik ve konfor sunuyor.
Arka kısımda 879 mm’ye varan diz mesafesi ve 1.381 mm’lik omuz genişliğiyle üç yetişkine yetecek alan bulunuyor.
Çok yönlü kullanım için ideal
Yeni Amarok, 1,19 tona kadar taşıma, 3,5 ton çekiş kapasitesi ve fonksiyonel yükleme alanı sayesinde akla gelebilecek her türlü zorlu görevin üstesinden gelmeye hazır. Yeni çekiş sistemi, sürüş asistanı ve kontrol sistemleri, kanıtlanmış pick-up sağlamlığı ve çok yönlü kullanılabilen yükleme alanıyla Yeni Amarok ideal bir araç niteliğinde.
Daha fazla yaşam alanı
5.350 mm uzunluğuna sahip Yeni Amarok, bir önceki neslinden 96 mm daha uzun. 173 mm artışla 3.270 mm’ye ulaşan aks mesafesi daha fazla yaşam alanı anlamına geliyor. Yeni Amarok’un yaklaşma açısının 30 dereceye, uzaklaşma açısının 26 dereceye ve sudan geçme yüksekliğinin 80 cm’ye çıkarılmasıyla offroad kabiliyetleri de artırılmış durumda. Yeni Amarok’un dönüş dairesi çapı ise 12,9 metre.
Geniş yükleme alanı ve 1,19 tona kadar yük kapasitesi
Yeni Amarok’un yük bölümü etkileyici derecede geniş. Tekerlek yuvaları arasında 1.227 mm’lik genişliğe ve 1.651 mm’lik yükleme uzunluğuna sahip olan yük bölümü, yana veya uzunlamasına yüklenecek bir Euro palete yetecek alanı sunuyor.
Yükleme alanının her iki tarafında üç sabit yük kancası bulunuyor. Altı adet kancanın toplam yük çekme kapasitesi 400 kg.Aventura donanımında yük bölümünde standart olarak sunulan, tek tuşa basarak kolayca açılıp kapatılabilen elektrikli sürgülü kapak sayesinde, yük ve eşyalar güvenli bir şekilde taşınabiliyor.
Elektrikli Otomobiller
HDI Sigorta, Elektrikli Araç Kaskosunun Kapsamını Genişletti


HDI Sigorta, elektrikli araç sahiplerinin değişen beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çözümler sunmaya devam ediyor. Hızla büyüyen ve çeşitlenen elektrikli araç segmentine özel kasko çözümü sunan şirket; bu ürüne eklediği mobil şarj, siber saldırı ve elektrikli araçlara özel çekici risklerine yönelik yeni teminatlarla güvence kapsamını genişletti.
Müşterileriyle kurduğu bağı yenilikçi ürünlerle güçlendiren HDI Sigorta, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yeşil dönüşümü ve çevrenin korunmasını desteklerken, mobilite dünyasının dönüşümüne de katkı sağlamayı sürdürüyor. İnsan ve güven odaklı yaklaşımını sigortacılık ürünlerine entegre eden HDI Sigorta, elektrikli araç kullanıcılarının karşılaşabileceği farklı senaryolara karşı kapsayıcı bir güvence kalkanı oluşturuyor.


HDI Sigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay
Şarj kablosu veya adaptörün zarar görmesi ya da çalınması, hava koşullarına bağlı akım zararları ve şarjı biten aracın en yakın istasyona ücretsiz çekilmesi gibi ayrıcalıklarını yenilikçi adımlarla daha da pekiştiren şirket, sigortacılığı poliçe sınırlarının ötesine taşıyarak hayatın doğal bir parçası haline getiriyor. HDI Sigorta’nın teknoloji odaklı risk çözüm ortağı yaklaşımıyla müşterilerine uçtan uca konforlu bir elektrikli araç deneyimi sunan kaskosuna eklediği avantajlar şöyle sıralanıyor:
Siber Güvence Teminatı: Yeni nesil elektrikli araçların en büyük ihtiyaçlarından birinin siber güvenlik olduğu gerçeğinden hareket eden HDI Sigorta, siber saldırılar sonucunda araç elektroniğinde meydana gelebilecek arızaları ve hasarları güvence altına alıyor.
Mobil Şarj Hizmeti: “Daima yanında olma” vaadini sunduğu hizmetlerle somutlaştıran HDISigorta, anlaşmalı hizmet ağı kapsamında yolda kalan araçlara 7 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kocaeli, Sakarya, Konya) ortalama 60 km menzil sağlayacak mobil şarj desteği veriyor.
Yetkili Şarj Noktası Hasar Güvencesi: EPDK lisanslı istasyonlarda veya TSE/CE sertifikalı yetkili montajlı sabit ünitelerde şarj işlemi sırasında oluşabilecek mekanik ve elektriksel zararları teminat altına alıyor.
Duvar Tipi Şarj Teminatı (Wallbox & İndüksiyon Plakası): Ev veya iş yerlerinde kurulu olan ve montajı yetkili ekipler tarafından yapılan sabit şarj üniteleri; üçüncü şahısların kasıtlı zararları ve sigortalı aracın kazaen çarpması sonucu oluşan hasarlara karşı güvence altına alınıyor.
Zenginleştirilmiş Yol Yardım Hizmeti ve Ahtapot Çekici Desteği: Elektrikli araç ürününde yol yardım seçeneklerinde müşterinin tercihine göre ikamet iline çekim ve il içi seçeceği lokasyondaki servise çekim hizmetlerini bir arada sunarken, bir kaza durumunda, elektrikli
araçların yapısına en uygun ve güvenli taşıma yöntemi olan ahtapot çekici ile elektrikli araçlara en üst düzey koruma sağlıyor.
“Her Anında Daima Yanında” ilkesini ürün geliştirme yaklaşımının merkezine alan HDISigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay, şunları söyledi:
“Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte yalnızca araç teknolojileri değil, kullanıcıların karşılaştığı riskler ve sigortadan beklentileri de değişiyor. Biz de bu değişimi yakından takip ederek ürünlerimizi yeni ihtiyaçlara göre geliştirmeye odaklanıyoruz. Siber risklerden şarj süreçlerine, yolda kalma durumundan aracın güvenli şekilde taşınmasına kadar elektrikli araç kullanımına özgü ihtiyaçları bütüncül olarak ele aldık. Ürünümüze eklediğimiz yeni teminat ve hizmetlerle müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu güvenceyi doğru yerde ve doğru şekilde sunarken, sürdürülebilirlik bakış açımızı ve çevre ile olan bağımızı da güçlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de değişen riskleri ve kullanım alışkanlıklarını yakından izleyerek ürün ve hizmetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.”
Otomotiv Sektörü
Otonom araçlar sigortada sorumluluğu yeniden tanımlıyor


Otonom sürüş teknolojileri test aşamasından gerçek trafik koşullarına doğru ilerlerken, “Kaza olduğunda kim sorumlu olacak?” sorusu ise otonom araç sigortası ve sigorta sektörünün geleceği açısından en kritik konulardan birini oluşturuyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, otonom araçlarla birlikte sürücü merkezli geleneksel sorumluluk anlayışının değişeceğini belirterek, “Gelecekte bir trafik kazasında yalnızca sürücünün davranışını değil; aracın yazılımını, sensörlerini, üreticisini, teknoloji sağlayıcısını ve hatta siber güvenlik altyapısını konuşacağız. Bu dönüşüm sigorta sektörünün risk tanımını da yeniden şekillendirecek” dedi.
Otomotiv sektöründe uzun süredir konuşulan otonom sürüş artık yalnızca teknoloji şirketlerinin geliştirme laboratuvarlarındaki bir gelecek senaryosu değil. Sürücü destek sistemlerinden belirli koşullarda sürüş görevini devralabilen sistemlere kadar uzanan teknoloji hızla gelişirken, uluslararası mevzuat da bu dönüşüme uyum sağlamaya başladı.
Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) bünyesindeki Dünya Araç Mevzuatını Uyumlaştırma Forumu (WP.29), 24 Haziran 2026 tarihinde tamamen sürücüsüz Otonom Sürüş Sistemlerine (Automated Driving Systems – ADS) yönelik ilk küresel düzenleyici çerçeveyi kabul etti. Yeni çerçeve; güvenlik yönetim sistemlerinden test ve doğrulamaya, araçların kullanım sürecindeki sürekli izlenmesine kadar ortak güvenlik kriterleri getiriyor.
Otonom sürüşün gelişmesiyle birlikte gündeme gelen dönüşüm yalnızca otomotiv sektörünü ilgilendirmiyor. Aracı kimin kullandığı ve kazaya kimin neden olduğu soruları üzerine kurulu geleneksel trafik sigortası ve kasko yaklaşımının da önümüzdeki dönemde yeniden şekillenmesi bekleniyor.
“Sorumluluk artık yalnızca direksiyon başındaki kişiye ait olmayacak”
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, otonom araç sigortası açısından en büyük değişimin sorumluluk kavramında yaşanacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bugünkü sistem büyük ölçüde insan davranışı üzerinden çalışıyor. Bir trafik kazasında sürücünün kusuru, diğer tarafların davranışı ve kazanın oluş şekli değerlendirilerek sorumluluk belirleniyor. Ancak sürüş kararlarının bir bölümünü veya tamamını yazılımın verdiği bir dünyada bu denklem değişiyor. Kaza sürücünün hatasından mı, sensörün çevreyi yanlış algılamasından mı, yazılımdaki bir problemden mi, yoksa aracın teknik bir arızasından mı kaynaklandı? Sigortacılık açısından önümüzdeki dönemin temel sorularından biri bu olacak.”
Çiftçi, otonom araç kazalarında sigorta sorumluluğunun giderek daha çok tarafı kapsayan bir yapıya dönüşeceğine dikkat çekerek sürücünün yanı sıra araç üreticisi, yazılım geliştiricisi ve teknoloji sağlayıcılarının da sorumluluk zincirinin parçası haline geleceğini ifade etti:
“Direksiyondaki insanın rolü azaldıkça teknoloji sağlayıcılarının sorumluluğu daha görünür hale gelecek. Dolayısıyla bir kazayı değerlendirirken yalnızca ‘Sürücü ne yaptı?’ sorusunu sormak yeterli olmayacak. ‘Araç ne yaptı, sistem neden bu kararı verdi ve sistem olması gerektiği gibi çalıştı mı?’ sorularının da yanıtlanması gerekecek.”
Otonom araç kazalarında “kim sorumlu?” sorusunun tek bir cevabı olmayabilir
Otonom araçların yaygınlaşmasıyla birlikte kazalardaki sorumluluğun aracın otonomi seviyesine ve kaza anında sürüş görevini kimin yerine getirdiğine göre değişebileceğini belirten Çiftçi, bu nedenle araç tarafından üretilen verilerin öneminin de artacağına dikkat çekti.
Bir sürücünün müdahale etmesi gereken bir sistem ile sürüş görevini tamamen aracın üstlendiği bir sistemin aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini söyleyen Çiftçi, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Burada önemli olan aracın ne kadar ‘otonom’ olduğunun doğru tanımlanması. Sürücünün sistemi sürekli izlemesi gereken bir araçla, belirli koşullarda sürüş görevini tamamen üstlenen bir araç arasında hukuki ve sigortacılık açısından önemli farklar var. Bu nedenle gelecekte kazanın saniyeler öncesindeki araç verileri, sistemin aktif olup olmadığı, sürücüye müdahale uyarısı verilip verilmediği ve sensörlerin ne algıladığı hasar değerlendirmesinin önemli parçaları haline gelebilir.”
Bu dönüşümle birlikte araçların ürettiği verilerin saklanması, erişimi ve yorumlanmasının yalnızca teknik değil, sigortacılık açısından da kritik hale geleceğini belirten Çiftçi, veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması konularının da yeni dönemin önemli başlıklarından biri olacağını söyledi.
Trafik sigortası ve kaskoda risk tanımı değişecek
Otonom sürüşün yaygınlaşmasının trafik sigortası ve kasko ürünlerini de dönüştüreceğini belirten Çiftçi, geleneksel araç sigortalarında ağırlıklı olarak sürücü, araç ve kullanım özellikleri üzerinden yapılan risk değerlendirmelerine yeni parametrelerin ekleneceğini söyledi:
“Bugün bir aracın sigorta riskini değerlendirirken aracın modeli, değeri, kullanım şekli, hasar geçmişi ve sürücü profili gibi pek çok faktöre bakıyoruz. Otonom araçlarda ise bunlara yazılım versiyonu, sensör teknolojileri, otonom sürüş seviyesi, siber güvenlik altyapısı ve sistem güncellemeleri gibi tamamen yeni değişkenler eklenebilir.”
Çiftçi, bu nedenle gelecekte kasko sigortası ile ürün sorumluluğu, mesleki sorumluluk ve siber sigorta gibi farklı sigorta alanlarının birbirine daha fazla yaklaşabileceğini ifade etti.
Yazılım hatası yeni dönemin “sürücü hatası” olabilir
Otonom araçların en önemli özelliklerinden birinin çevresindeki dünyayı kameralar, radarlar, sensörler ve diğer teknolojiler aracılığıyla algılayarak çok kısa sürede karar verebilmesi olduğunu belirten Çiftçi, bu yapının yeni riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çekti:
“Bir sensörün yol üzerindeki bir nesneyi yanlış algılaması, yazılım güncellemesinin beklenmeyen bir sonuç yaratması veya sistemler arasındaki iletişimin kesintiye uğraması gelecekte bir hasarın nedeni olabilir. Bugün sürücü hatasını tartışırken yarın algoritmanın verdiği kararın nasıl oluştuğunu tartışabiliriz. Bu da hasar tespitinden sorumluluk paylaşımına kadar sigortacılığın birçok sürecini değiştirecek.”
Çiftçi’ye göre bu dönüşüm, sigorta şirketleri ve brokerler açısından otomotiv teknolojisini çok daha yakından takip etmeyi zorunlu hale getirecek. Yapay zekâ ve algoritma tabanlı sürüş sistemlerinin araç kullanımında daha fazla karar üstlenmesiyle birlikte, yazılım kaynaklı risklerin sigortacılık açısından önemi de artacak.
Siber saldırılar otomobil sigortasının da konusu haline geliyor
Otonom ve bağlantılı araçların yazılım ve veri altyapısına giderek daha fazla bağımlı hale gelmesinin siber güvenlik risklerini de otomotiv sigortacılığının gündemine taşıdığını belirten Çiftçi, araçların artık yalnızca mekanik değil aynı zamanda dijital varlıklar olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi:
“Bağlantılı bir araçta siber saldırı yalnızca kişisel verilerin ele geçirilmesi anlamına gelmiyor. Teorik olarak aracın bazı fonksiyonlarının etkilenmesi, sistemlerin devre dışı kalması veya sürüş güvenliğinin riske girmesi gibi çok daha ciddi senaryolar söz konusu olabilir. Dolayısıyla geleceğin otonom araç sigortası; fiziksel hasar, ürün sorumluluğu ve siber risklerin kesiştiği çok daha bütüncül bir yapıya dönüşebilir.”
Bu nedenle siber güvenlik, yazılım hataları, sensör arızaları, veri ihlalleri ve sistem güncellemelerinden kaynaklanan risklerin önümüzdeki dönemde yeni teminat ihtiyaçlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Çiftçi, sigorta sektörünün teknolojik gelişmeleri poliçe şartlarına yansıtabilme hızının da giderek daha önemli hale geleceğini söyledi.
“Kazalar azalabilir ama risk ortadan kalkmayacak, şekil değiştirecek”
Otonom sürüş teknolojilerinin temel hedeflerinden birinin insan hatasından kaynaklanan kazaları azaltmak olduğuna dikkat çeken Çiftçi, teknolojinin gelişmesinin sigortaya duyulan ihtiyacı ortadan kaldıracağı yönündeki değerlendirmelere ise katılmadığını belirtti:
“Otonom sürüş sistemlerinin gelişmesiyle bazı kaza türlerinin azalması mümkün. Ancak bu, riskin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Riskin kaynağı değişecek. İnsan hatasının payı azalırken yazılım, donanım, veri, siber güvenlik ve ürün sorumluluğu gibi alanların ağırlığı artacak. Sigortacılık da tam olarak bu değişimi doğru okuyabilmek zorunda.”
Çiftçi, gelecekte sigorta sektörünün yalnızca hasar sonrasında ödeme yapan bir yapıdan daha fazla uzaklaşarak teknoloji üreticileri, otomotiv şirketleri ve kullanıcılarla birlikte çalışan bir risk yönetimi ekosisteminin parçası haline geleceğini öngördüklerini ifade etti.
“Geleceğin sigortacılığında teknolojiyi anlamadan riski anlamak mümkün olmayacak”
Otonom araçların yaygınlaşmasının sigorta sektöründe uzmanlık alanlarını da değiştireceğini belirten Çiftçi, brokerlerin müşterileri adına yalnızca poliçe şartlarını değil, teknolojik riskleri ve farklı sorumluluk alanlarını da birlikte değerlendirmesi gerekeceğini söyledi:
“Sigortacılık her zaman değişen risklere uyum sağlayarak gelişti. Otonom araçlar da bunun yeni ve çok önemli bir örneği. Gelecekte teknolojiyi anlamadan riski, riski anlamadan da doğru sigorta çözümünü oluşturmak mümkün olmayacak.”
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak uluslararası sigorta ve reasürans piyasalarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugünden yarının poliçesini yazmak mümkün olmayabilir; ancak yarının risklerini bugünden okumaya başlamak zorundayız. Otonom sürüş yaygınlaştıkça kasko, trafik, ürün sorumluluğu ve siber sigorta arasındaki sınırların giderek daha fazla iç içe geçtiğini göreceğiz. Bizim rolümüz de müşterilerimizin yalnızca mevcut risklerine değil, teknolojiyle birlikte ortaya çıkacak yeni sorumluluk alanlarına karşı da hazırlıklı olmalarını sağlamak. Sigortacılığın geleceğini, teknolojiyi takip eden değil, teknolojinin yarattığı yeni riskleri önceden okuyabilen kurumlar şekillendirecek.”
Elektrikli Otomobiller
Hyundai Orijinal Aksesuarlarıyla Her Yolculukta Daha Fazla Konfor


Hyundai, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Model bazında farklılaşan geniş ürün yelpazesinde araç üstü çadırdan elektrikli araçlara özel şarj çözümlerine, otomatik bagaj açma sisteminden yan basamaklara kadar pek çok seçenek yer alıyor.
Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar yüzde 40’a varan indirim avantajıyla Hyundai Yetkili Servisleri’nde sunuluyor.
Hyundai, kullanıcıların değişen ihtiyaçlarını ve farklı yaşam tarzlarını göz önünde bulundurarak geliştirdiği orijinal aksesuarlarla otomobil deneyimini daha konforlu ve işlevsel hale getiriyor. Kalite, güvenlik ve tasarım standartlarını karşılamak üzere kapsamlı testlerden geçirilen Hyundai Orijinal Aksesuarları, araçlarla uyumlu yapıları sayesinde hem günlük kullanıma hem de farklı yolculuklara değer katıyor.


Hyundai, modellerin tasarımına ve kullanım özelliklerine göre farklılaşan 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Konfor, işlevsellik, seyahat ve elektrikli mobilite gibi farklı ihtiyaçlara yanıt veren bu geniş ürün yelpazesinde öne çıkan aksesuarlardan bazıları şöyle:
- Araç üstü çadır: Kamp, doğa ve seyahat tutkunları için geliştirilen araç üstü çadır; kolay açılıp kapanabilen yapısı, dört mevsim kullanılabilmesi ve dört yetişkine kadar konaklama kapasitesiyle açık hava deneyimini daha konforlu hale getiriyor. Teleskopik merdiveni, yatağı, ayakkabılık gözleri ve güneşlik çubuklarıyla pratik bir kullanım sunarken anahtarla kilitlenebilen yapısıyla güvenli saklama imkânı sağlıyor.
- Şarj kablosu: Elektrikli araçların 22 kW’a kadar hızlı ve verimli şekilde şarj edilmesini destekleyen kablo, kullanım sonrasında yeniden spiral formuna dönen tasarımı sayesinde kolayca toplanıp saklanabiliyor. Suya ve toza dayanıklı yapısıyla uzun ömürlü kullanım sunan ürün, sert kapaklı koruma çantasıyla birlikte geliyor.


- Mobil konnektör: Şarj noktalarının müsait olmadığı durumlarda elektrikli araç kullanıcılarına pratik bir alternatif sunuyor. Kompakt yapısı sayesinde araçta kolayca taşınabilen mobil konnektör, şarj sürecini takip eden ve aşırı ısınmaya karşı koruma sağlayan entegre kontrol sistemiyle güvenli kullanımı destekliyor.
- Otomatik bagaj açma sistemi: Bagajın kolayca açılıp kapatılmasını sağlayarak özellikle ellerin dolu olduğu anlarda günlük kullanımı daha konforlu ve pratik hale getiriyor.
- Yan basamak: Araca iniş ve binişi kolaylaştırırken Hyundai modellerine özel tasarımı ve model logosuyla aracın sportif görünümünü tamamlıyor.


Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli yüzde 40’a varan indirim fırsatıyla kullanıcılarla buluşuyor. Kampanyaya ve araçlarla uyumlu aksesuar seçeneklerine ilişkin ayrıntılı bilgi Hyundai Yetkili Servisleri’nden alınabiliyor.
-



Genel7 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel8 yıl önceİletişim
-
Genel8 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel8 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel8 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel7 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin









