Connect with us

Otomotiv

Voyah Dream Türkiye Ön Siparişleri Kasım Ayında Başlıyor!

Çin’in en büyük otomotiv şirketlerinden Dongfeng çatısı altında yer alan, premium elektrikli otomobil üreticisi Voyah, amiral gemisi olarak konumladığı lüks MPV modeli Dream’i, Türkiye’de 35 yılı aşkın otomotiv sektörü tecrübesiyle faaliyet gösteren Marcar Otomotiv A.Ş. tarafından satışa sunmaya hazırlanıyor. Çin’de ön siparişe açıldığı gün 4.000 adetten fazla sipariş alan Voyah Dream’in, Marcar tarafından Türkiye’deki ön sipariş alımlarının kasım ayından itibaren başlatılması planlanıyor. 435 HP güç ve 620 Nm tork sunabilen tamamen elektrikli lüks MPV, tork dağılımı yapabilen dört tekerlekten çekiş sistemi ve otomatik şanzımanına ek olarak, havalı süspansiyonlarıyla muhteşem konfor özelliklerini, çevreci mobilite formunda kullanıcılarıyla buluşturuyor. 5.3 metreyi aşan uzunluğundaki Voyah Dream, 2+2+3 kişilik iç mekanında tüm yolcular için benzersiz bir konfor ve lüks deneyimi yaşatıyor. Isıtma, havalandırma ve masaj özellikli koltuklar, Dynaudio müzik sistemi, 64 farklı renkte ayarlanabilen ortam aydınlatması, 1.4 metre genişliğindeki kenarsız yapılı, 3 ekranı barındıran kokpiti, ultra-gelişmiş işletim sistemli teknolojik altyapısıyla Voyah Dream, geleceğin konforlu seyahatlerini bugünden yaşamak isteyenlere hitap ediyor.

 

Türkiye’de 35 yılı aşkın otomotiv sektörü tecrübesiyle faaliyet gösteren Marcar Otomotiv A.Ş. tarafından Türkiye’de temsil edilen, Çin’in en büyük otomotiv şirketlerinden Dongfeng çatısı altında yer alan, premium elektrikli otomobil üreticisi Voyah, tamamen elektrikli SUV modeli Free’nin ardından, Lüks MPV modeli Dream’i Türkiye’de satışa sunmaya hazırlanıyor. Kasım ayından itibaren ön sipariş alımına başlanması ve 2024 itibarıyla teslimatları planlanan tamamen elektrikli Voyah Dream, 7 koltuklu oturma düzenine sahip üst düzey lüks iç mekanında otomotiv dünyasının en yeni konfor teknolojilerini sunuyor. 435 HP güç ve 620 Nm tork değerlerine sahip çift elektrikli motoruyla 2.692 kilogram ağırlağındaki Voyah Dream’in 0-100 km/s hızlanması 5.9 saniyede gerçekleşirken, maksimum hızı ise 200 km/s’de elektronik olarak sınırlandırılmış durumda. Voyah Dream’in bataryalarının hızlı şarj istasyonlarında yaklaşık 36 dakikada yüzde 20’den yüzde 80 doluluk seviyesine gelebilmesi ve 480 km menzil sunabilmesi, günlük kullanımlarda ya da şehirler arası seyahatlerde de aracın tercih edilebilmesine olanak sağlıyor.

Çin’deki ön satışlarda sadece ilk gün 4.000 adet sipariş aldı!

Çin’in en büyük otomotiv üreticilerinden Dongfeng çatısı altında yer alan premium otomobil üreticisi Voyah, ekim ayının ilk günlerinde Çin’de ön siparişe açtığı Dream modeli için 4.000 adet talep topladı. Sadece siparişe açıldığı gün alınan bu yüksek rakam, ESSA platformu üzerinden yükselen lüks MPV’ye olan ilgiyi kanıtladı. 2024 üretimlerinin çoğu şimdiden tüm dünyadaki Voyah temsilcilerine ayrılan Dream, Türkiye’de Marcar Otomotiv tarafından yeni sahipleriyle buluşturulacak.

MPV klasmanının en lüks segmentine hitap ediyor!

Voyah Dream, tamamen elektrikli performansını muhteşem bir tasarımla yollara yansıtıyor. 5315 mm’lik uzunluk, 1985 mm’lik genişlik ve 1800 mm’lik yüksekliğe sahip Voyah Dream’in 3200 mm’lik dingil mesafesi, geniş iç mekana dair ipuçlarını veriyor. 150 mm’lik taban yüksekliğiyle aerodinamik verimlilik ve olası engellerin kolaylıkla aşılması arasında optimum denge yakalanırken, 20 inçlik alaşım jantlarla heybetli tasarım pekiştiriliyor. Snow White, Star Night, Raising Purple ve Sun Gold adındaki 4 farklı gövde rengi seçeneği, Cotton Beige ve Camel Brown iç dekorasyon temalarıyla eşleştiriliyor. Aydınlatmalı Voyah logosu ve LED teknoloji farları destekleyen ışık dekorlarıyla bezeli ön tasarımda büyük krom ızgara, heybetli ifadeyi vurguluyor. Kapıların alt bölümleri, cam çerçeveleri ve arkadaki stopları daha da vurgulu hale getiren krom dekorlar ile kalite algısı daha da artırılıyor.

Muhteşem iç mekan!

Lüks MPV segmentinde beklentilerin üzerindeki iç mekanıyla Voyah Dream, 2+2+3 kişilik oturma düzeniyle yollara çıkıyor. Geleneksel açılan ön kapılar ve elektrikli kızaklı arka kapılardan adım atılan iç mekanda, tamamı çevre dostu deri döşemeyle kaplanan koltuklarda ikinci ve üçüncü sırasındakiler için de özel bardaklıklar  unutulmamış. 12 yönde elektrikli ayarlanabilen sürücü koltuğunda, ısıtma, havalandırma ve masaj fonksiyonları yer alıyor. 6 yönde ayarlanabilen ön yolcu koltuğu ve 10 farklı şekilde elektrikli olarak düzenlenebilen ikinci sıra koltuklarda da ısıtma, havalandırma ve masaj fonksiyonları sunuluyor. 2 adet bağımsız, yatar poziyona da getirilebilen ikinci sıra koltuklarda ayrıca katlanabilen masalar sunularak, birinci sınıf bir yolculuk deneyimi yaşanıyor. 64 farklı renkteki ortam aydınlatması ve Dynaudio imzalı müzik sistemiyle yolcularına hem görsel hem de işitsel duyularla zengin bir deneyim yaşatıyor.

Voyah Dream’in hem önde hem de arkadaki cam tavanı iç mekanın aydınlık ve ferah yapısını destekliyor. Öndeki cam tavan, ön koltukları kapsayacak bir alanı aydınlatırken, elektrikli olarak açılıp-kapatılabiliyor ve iç mekan izole edilmek istendiğinde perde ile örtülebiliyor. Arka bölümdeki cam tavan ise elektrikli perde ile iç mekân atmosferinin değiştirilebilmesini sağlıyor.

Elektrikli bagaj kapağının yukarıya doğru açılmasıyla ulaşılan bagaj, standart konumda 427 litrelik bir alan sunuyor. Bagaj hacmi sadece üçüncü sıra koltukların yatırılmasıyla 2680 litreye ulaştırılabiliyor. Bu sayede 20 inçlik büyük boy bavullardan 8 adedi, aynı anda taşınabiliyor.

En yeni teknolojilerle bezeli kabinde geleceğin konforu bugünden yaşanıyor!

Toplamda 7 kişilik konfigirasyon yapılabilen iç mekanda Voyah’ın en yeni teknolojik donanımlarıyla benzersiz bir lüks deneyimi yaşanıyor. Qualcomm 8155 çip tabanlı işletim sistemini barındıran teknolojik kokpit, 3 farklı ekranı barındıran, toplamda 1.4 metre genişliğindeki kenarlıksız tasarımıyla etkileyici bir görünüm sağlıyor. 360 derecelik görüş sistemini barındıran park yardımcısı, Otomatik Park Asistanı (APA), Uzaktan Park Asistanı (RPA) ve L2+ Akıllı Sürüş Asistanı gibi sistemler bu alanlardan takip edilebiliyor. Voyah Dream’de yer alan Seviye 2 otonom sürüş özellikleri dâhil olmak üzere 25 farklı destek sistem teknolojisi sayesinde güvenli, konforlu ve huzurlu yolculuklar gerçekleştirilebiliyor.

Spor otomobil performansı sunan ultra konforlu elektrikli MPV!

Heybetli tasarımını destekleyen performans verileriyle dikkat çeken Voyah Dream, tamamen elektrikli altyapısıyla hem sessiz hem de pürüzsüz bir yolculuk deneyimi sunuyor. 108.73 kWs’lik batarya paketi ve çift motoru sayesinde, tek oranlı otomatik şanzıman üzerinden tork yönlendirmeli dört tekerlekten çekişli olan Voyah Dream, 5.9 saniyede 0-100 km/s hızlanmasını tamamlıyor ve elektronik olarak sınırlandırılmış maksimum 200 km/s’ye ulaşabiliyor. WLTC normalarına göre 480 km elektrikli menzil sunabilen ultra lüks MPV’nin her bir motoru 160 kW güç ve 310 Nm tork değerini barındırıyor. Voyah Dream’in toplam sistem gücü 320 kW (435 HP) ve torku 620 Nm’yi buluyor.

Hızlı şarj istasyonlarında bataryalar, yüzde 20’den yüzde 80 seviyesine yaklaşık 36 dakikada doldurulabilirken, 11 kW’lik AC şarj alımı üzerinden yüzde 0’dan yüzde 100’e şarj süresi ise yaklaşık 12 saatte tamamlanabiliyor. Ortalama tüketim değeri ise 20,0 kWh/100 km olarak açıklanıyor. Voyah Dream’in bataryaları için 8 yıl/160.000 km garanti sunuluyor.

Voyah Dream’in 2.692 kilogramlık boş ağırlığı ve 525 kilogramlık taşıma kapasitesine ek olarak yaklaşık 1.2 tonluk römork çekme kapasitesi de sunuluyor. Önde, yüksekliği ayarlanabilen, sertlik ya da yumuşaklık ayarlı, havalı, çift kollu bağımsız süspansiyon ve ayarlanabilir amortisörler kullanılan Voyah Dream’in arkasındaki 5 kollu bağımsız süspansiyonlarda da havalı, yükseklik, sertlik ya da yumuşaklık ayarlarıyla ayarlanabilir amortisörlere yer veriliyor. Gelişmiş süspansiyon sistemindeki “Akıllı Sönümlendirme Kontrolü” sayesinde yoldan gelen darbeler hiçbir şekilde yolculara yansıtılmıyor.

Zengin donanımlarla konfor ve tekonoloji!

Voyah Dream, otomotiv endüstrisinin en üst standartlarını tek bir MPV’de sunan donanım özellikleriyle dikkat çekiyor. Dört tekerlekte hava kanallı diskler kullanılan fren sistemi, ABS, EBD, EBA, BAS, BA ve EVA teknolojileriyle destekleniyor. ESP/ESC’yi barındıran sürüş ve destekleri, ASR, TCS, TRC, ATC ile pekiştiriliyor. Voyah Dream’de, ön ve arka koltuklar için yan hava perdesi ve bunlara ek olarak 6 farklı hava yastığını standart olarak sunuluyor. Teknolojik olarak gelişmiş Voyah Dream, çok çeşitli işlevler ve sürücü asistanlarıyla yoldaki durumu kontrol etmeye yardımcı oluyor. Türkiye pazarında satışa sunulan standart aktif güvenlik donanımı:

  • Otomatik Frenlemeli Sistem
  • Önden Çarpışma Uyarı Sistemi
  • Kör Nokta Uyar Sistemi
  • 360° Surround Kameralar
  • Otomatik Park Asistanı
  • Gece Görüş Sistemi
  • Hız Sınırlayıcılı (ACC) Trafik Asistanı
  • Trafik Sıkışıklığı Asistanı (TJA)
  • Şeritten Ayrılma Uyarısı (LDW)
  • Şerit Merkezi Asistanı trafik işareti tanıma özelliğine sahip çok fonksiyonlu dikiz aynası kamerası
  • Arka Trafik Uyarı Sistemi
  • Sürücü Yorgunluk Uyarı Sistemi
  • Lastik Basıncı İzleme Sistemi
  • Düşük hızlarda sürerken, yayaların dikkatini işitsel olarak çeken akustik uyarı.
  • FCW önden çarpışma uyarı sistemi
  • RCW arkadan çarpışma uyarısı
  • FVSR ön otomobil çalıştırma hatırlatıcısı
  • RCTA geri vites uyarı sistemi
  • DOW açık kapı uyarı sistemi
  • LDW şeritten ayrılma uyarı sistemi
  • LCA şerit değiştirme uyarısı
  • BSD kör nokta tespit sistemi
  • Yorgun sürüş izleme ve erken uyarı
  • AVM 360° panoramik video sistemi
  • Bekçi modu
  • ISA hız sınırı tanımlama sistemi
  • TJA trafik sıkışıklığı yardımı
  • HWA otoyol yardımı
  • ICA akıllı seyir asistanı
  • AEB otomatik fren sistemi
  • LCC şerit merkezleme sistemi
  • ACC tam hızlı alan uyarlanabilir seyir
  • F-APA, endüstrinin en kapsamlı görsel füzyon otomatik park sistemi

Sağlıklı hava kalitesi ve müzik sistemi

Voyah Dream’deki gelişmiş klima sistemi, PM2.5 gerçek zamanlı izleme ve filtreleme fonksiyonuyla her zaman araç içinde taze hava oluşturabiliyor. IAQS Hava Kalitesi Yönetimi araç dışındeki hava kalitesine göre iç mekan sağlıklı ve izole bir atmosfer sağlıyor. Mod seçimlerine göre araç içindeki ambiyansa uygun olarak esans dağılımı da yapılarak istenmeyen kokuların önüne geçiliyor. Müzik sistemi olarak da Dyaudio Premium yüksek kaliteli HIFI ses sistemi kullanılıyor.

Satış sonrası hizmetleriyle güven veriyor!

2023 itibarıyla Türkiye otomotiv pazarına yeni giren Voyah, sağladığı satış sonrası hizmetlerle güven aşılıyor. Marcar tarafından “0” km olarak satılan tüm Voyah Free ve Dream modelleri 8 yıl batarya garantisi ve 5 yıl otomobil garantisine sahipken, yol yardımı ve hasar destek hattı ile kullanıcılarının tüm ihtiyaçları karşılanabiliyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Otomobiller

HDI Sigorta, Elektrikli Araç Kaskosunun Kapsamını Genişletti

HDI Sigorta, elektrikli araç sahiplerinin değişen beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çözümler sunmaya devam ediyor. Hızla büyüyen ve çeşitlenen elektrikli araç segmentine özel kasko çözümü sunan şirket; bu ürüne eklediği mobil şarj, siber saldırı ve elektrikli araçlara özel çekici risklerine yönelik yeni teminatlarla güvence kapsamını genişletti.

Müşterileriyle kurduğu bağı yenilikçi ürünlerle güçlendiren HDI Sigorta, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yeşil dönüşümü ve çevrenin korunmasını desteklerken, mobilite dünyasının dönüşümüne de katkı sağlamayı sürdürüyor. İnsan ve güven odaklı yaklaşımını sigortacılık ürünlerine entegre eden HDI Sigorta, elektrikli araç kullanıcılarının karşılaşabileceği farklı senaryolara karşı kapsayıcı bir güvence kalkanı oluşturuyor.

HDI Sigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay

Şarj kablosu veya adaptörün zarar görmesi ya da çalınması, hava koşullarına bağlı akım zararları ve şarjı biten aracın en yakın istasyona ücretsiz çekilmesi gibi ayrıcalıklarını yenilikçi adımlarla daha da pekiştiren şirket, sigortacılığı poliçe sınırlarının ötesine taşıyarak hayatın doğal bir parçası haline getiriyor. HDI Sigorta’nın teknoloji odaklı risk çözüm ortağı yaklaşımıyla müşterilerine uçtan uca konforlu bir elektrikli araç deneyimi sunan kaskosuna eklediği avantajlar şöyle sıralanıyor:

Siber Güvence Teminatı: Yeni nesil elektrikli araçların en büyük ihtiyaçlarından birinin siber güvenlik olduğu gerçeğinden hareket eden HDI Sigorta, siber saldırılar sonucunda araç elektroniğinde meydana gelebilecek arızaları ve hasarları güvence altına alıyor.

Mobil Şarj Hizmeti: “Daima yanında olma” vaadini sunduğu hizmetlerle somutlaştıran HDISigorta, anlaşmalı hizmet ağı kapsamında yolda kalan araçlara 7 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kocaeli, Sakarya, Konya) ortalama 60 km menzil sağlayacak mobil şarj desteği veriyor.

Yetkili Şarj Noktası Hasar Güvencesi: EPDK lisanslı istasyonlarda veya TSE/CE sertifikalı yetkili montajlı sabit ünitelerde şarj işlemi sırasında oluşabilecek mekanik ve elektriksel zararları teminat altına alıyor.

Duvar Tipi Şarj Teminatı (Wallbox & İndüksiyon Plakası): Ev veya iş yerlerinde kurulu olan ve montajı yetkili ekipler tarafından yapılan sabit şarj üniteleri; üçüncü şahısların kasıtlı zararları ve sigortalı aracın kazaen çarpması sonucu oluşan hasarlara karşı güvence altına alınıyor.

Zenginleştirilmiş Yol Yardım Hizmeti ve Ahtapot Çekici Desteği: Elektrikli araç ürününde yol yardım seçeneklerinde müşterinin tercihine göre ikamet iline çekim ve il içi seçeceği lokasyondaki servise çekim hizmetlerini bir arada sunarken, bir kaza durumunda, elektrikli

araçların yapısına en uygun ve güvenli taşıma yöntemi olan ahtapot çekici ile elektrikli araçlara en üst düzey koruma sağlıyor.

“Her Anında Daima Yanında” ilkesini ürün geliştirme yaklaşımının merkezine alan HDISigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay, şunları söyledi:

“Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte yalnızca araç teknolojileri değil, kullanıcıların karşılaştığı riskler ve sigortadan beklentileri de değişiyor. Biz de bu değişimi yakından takip ederek ürünlerimizi yeni ihtiyaçlara göre geliştirmeye odaklanıyoruz. Siber risklerden şarj süreçlerine, yolda kalma durumundan aracın güvenli şekilde taşınmasına kadar elektrikli araç kullanımına özgü ihtiyaçları bütüncül olarak ele aldık. Ürünümüze eklediğimiz yeni teminat ve hizmetlerle müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu güvenceyi doğru yerde ve doğru şekilde sunarken, sürdürülebilirlik bakış açımızı ve çevre ile olan bağımızı da güçlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de değişen riskleri ve kullanım alışkanlıklarını yakından izleyerek ürün ve hizmetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.”

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Otonom araçlar sigortada sorumluluğu yeniden tanımlıyor

Otonom sürüş teknolojileri test aşamasından gerçek trafik koşullarına doğru ilerlerken, “Kaza olduğunda kim sorumlu olacak?” sorusu ise otonom araç sigortası ve sigorta sektörünün geleceği açısından en kritik konulardan birini oluşturuyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, otonom araçlarla birlikte sürücü merkezli geleneksel sorumluluk anlayışının değişeceğini belirterek, “Gelecekte bir trafik kazasında yalnızca sürücünün davranışını değil; aracın yazılımını, sensörlerini, üreticisini, teknoloji sağlayıcısını ve hatta siber güvenlik altyapısını konuşacağız. Bu dönüşüm sigorta sektörünün risk tanımını da yeniden şekillendirecek” dedi.

Otomotiv sektöründe uzun süredir konuşulan otonom sürüş artık yalnızca teknoloji şirketlerinin geliştirme laboratuvarlarındaki bir gelecek senaryosu değil. Sürücü destek sistemlerinden belirli koşullarda sürüş görevini devralabilen sistemlere kadar uzanan teknoloji hızla gelişirken, uluslararası mevzuat da bu dönüşüme uyum sağlamaya başladı.

Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) bünyesindeki Dünya Araç Mevzuatını Uyumlaştırma Forumu (WP.29), 24 Haziran 2026 tarihinde tamamen sürücüsüz Otonom Sürüş Sistemlerine (Automated Driving Systems – ADS) yönelik ilk küresel düzenleyici çerçeveyi kabul etti. Yeni çerçeve; güvenlik yönetim sistemlerinden test ve doğrulamaya, araçların kullanım sürecindeki sürekli izlenmesine kadar ortak güvenlik kriterleri getiriyor.

Otonom sürüşün gelişmesiyle birlikte gündeme gelen dönüşüm yalnızca otomotiv sektörünü ilgilendirmiyor. Aracı kimin kullandığı ve kazaya kimin neden olduğu soruları üzerine kurulu geleneksel trafik sigortası ve kasko yaklaşımının da önümüzdeki dönemde yeniden şekillenmesi bekleniyor.

“Sorumluluk artık yalnızca direksiyon başındaki kişiye ait olmayacak”

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, otonom araç sigortası açısından en büyük değişimin sorumluluk kavramında yaşanacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bugünkü sistem büyük ölçüde insan davranışı üzerinden çalışıyor. Bir trafik kazasında sürücünün kusuru, diğer tarafların davranışı ve kazanın oluş şekli değerlendirilerek sorumluluk belirleniyor. Ancak sürüş kararlarının bir bölümünü veya tamamını yazılımın verdiği bir dünyada bu denklem değişiyor. Kaza sürücünün hatasından mı, sensörün çevreyi yanlış algılamasından mı, yazılımdaki bir problemden mi, yoksa aracın teknik bir arızasından mı kaynaklandı? Sigortacılık açısından önümüzdeki dönemin temel sorularından biri bu olacak.”

Çiftçi, otonom araç kazalarında sigorta sorumluluğunun giderek daha çok tarafı kapsayan bir yapıya dönüşeceğine dikkat çekerek sürücünün yanı sıra araç üreticisi, yazılım geliştiricisi ve teknoloji sağlayıcılarının da sorumluluk zincirinin parçası haline geleceğini ifade etti:

“Direksiyondaki insanın rolü azaldıkça teknoloji sağlayıcılarının sorumluluğu daha görünür hale gelecek. Dolayısıyla bir kazayı değerlendirirken yalnızca ‘Sürücü ne yaptı?’ sorusunu sormak yeterli olmayacak. ‘Araç ne yaptı, sistem neden bu kararı verdi ve sistem olması gerektiği gibi çalıştı mı?’ sorularının da yanıtlanması gerekecek.”

Otonom araç kazalarında “kim sorumlu?” sorusunun tek bir cevabı olmayabilir

Otonom araçların yaygınlaşmasıyla birlikte kazalardaki sorumluluğun aracın otonomi seviyesine ve kaza anında sürüş görevini kimin yerine getirdiğine göre değişebileceğini belirten Çiftçi, bu nedenle araç tarafından üretilen verilerin öneminin de artacağına dikkat çekti.

Bir sürücünün müdahale etmesi gereken bir sistem ile sürüş görevini tamamen aracın üstlendiği bir sistemin aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini söyleyen Çiftçi, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Burada önemli olan aracın ne kadar ‘otonom’ olduğunun doğru tanımlanması. Sürücünün sistemi sürekli izlemesi gereken bir araçla, belirli koşullarda sürüş görevini tamamen üstlenen bir araç arasında hukuki ve sigortacılık açısından önemli farklar var. Bu nedenle gelecekte kazanın saniyeler öncesindeki araç verileri, sistemin aktif olup olmadığı, sürücüye müdahale uyarısı verilip verilmediği ve sensörlerin ne algıladığı hasar değerlendirmesinin önemli parçaları haline gelebilir.”

Bu dönüşümle birlikte araçların ürettiği verilerin saklanması, erişimi ve yorumlanmasının yalnızca teknik değil, sigortacılık açısından da kritik hale geleceğini belirten Çiftçi, veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması konularının da yeni dönemin önemli başlıklarından biri olacağını söyledi.

Trafik sigortası ve kaskoda risk tanımı değişecek

Otonom sürüşün yaygınlaşmasının trafik sigortası ve kasko ürünlerini de dönüştüreceğini belirten Çiftçi, geleneksel araç sigortalarında ağırlıklı olarak sürücü, araç ve kullanım özellikleri üzerinden yapılan risk değerlendirmelerine yeni parametrelerin ekleneceğini söyledi:

“Bugün bir aracın sigorta riskini değerlendirirken aracın modeli, değeri, kullanım şekli, hasar geçmişi ve sürücü profili gibi pek çok faktöre bakıyoruz. Otonom araçlarda ise bunlara yazılım versiyonu, sensör teknolojileri, otonom sürüş seviyesi, siber güvenlik altyapısı ve sistem güncellemeleri gibi tamamen yeni değişkenler eklenebilir.”

Çiftçi, bu nedenle gelecekte kasko sigortası ile ürün sorumluluğu, mesleki sorumluluk ve siber sigorta gibi farklı sigorta alanlarının birbirine daha fazla yaklaşabileceğini ifade etti.

Yazılım hatası yeni dönemin “sürücü hatası” olabilir

Otonom araçların en önemli özelliklerinden birinin çevresindeki dünyayı kameralar, radarlar, sensörler ve diğer teknolojiler aracılığıyla algılayarak çok kısa sürede karar verebilmesi olduğunu belirten Çiftçi, bu yapının yeni riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çekti:

“Bir sensörün yol üzerindeki bir nesneyi yanlış algılaması, yazılım güncellemesinin beklenmeyen bir sonuç yaratması veya sistemler arasındaki iletişimin kesintiye uğraması gelecekte bir hasarın nedeni olabilir. Bugün sürücü hatasını tartışırken yarın algoritmanın verdiği kararın nasıl oluştuğunu tartışabiliriz. Bu da hasar tespitinden sorumluluk paylaşımına kadar sigortacılığın birçok sürecini değiştirecek.”

Çiftçi’ye göre bu dönüşüm, sigorta şirketleri ve brokerler açısından otomotiv teknolojisini çok daha yakından takip etmeyi zorunlu hale getirecek. Yapay zekâ ve algoritma tabanlı sürüş sistemlerinin araç kullanımında daha fazla karar üstlenmesiyle birlikte, yazılım kaynaklı risklerin sigortacılık açısından önemi de artacak.

Siber saldırılar otomobil sigortasının da konusu haline geliyor

Otonom ve bağlantılı araçların yazılım ve veri altyapısına giderek daha fazla bağımlı hale gelmesinin siber güvenlik risklerini de otomotiv sigortacılığının gündemine taşıdığını belirten Çiftçi, araçların artık yalnızca mekanik değil aynı zamanda dijital varlıklar olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi:

“Bağlantılı bir araçta siber saldırı yalnızca kişisel verilerin ele geçirilmesi anlamına gelmiyor. Teorik olarak aracın bazı fonksiyonlarının etkilenmesi, sistemlerin devre dışı kalması veya sürüş güvenliğinin riske girmesi gibi çok daha ciddi senaryolar söz konusu olabilir. Dolayısıyla geleceğin otonom araç sigortası; fiziksel hasar, ürün sorumluluğu ve siber risklerin kesiştiği çok daha bütüncül bir yapıya dönüşebilir.”

Bu nedenle siber güvenlik, yazılım hataları, sensör arızaları, veri ihlalleri ve sistem güncellemelerinden kaynaklanan risklerin önümüzdeki dönemde yeni teminat ihtiyaçlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Çiftçi, sigorta sektörünün teknolojik gelişmeleri poliçe şartlarına yansıtabilme hızının da giderek daha önemli hale geleceğini söyledi.

“Kazalar azalabilir ama risk ortadan kalkmayacak, şekil değiştirecek”

Otonom sürüş teknolojilerinin temel hedeflerinden birinin insan hatasından kaynaklanan kazaları azaltmak olduğuna dikkat çeken Çiftçi, teknolojinin gelişmesinin sigortaya duyulan ihtiyacı ortadan kaldıracağı yönündeki değerlendirmelere ise katılmadığını belirtti:

“Otonom sürüş sistemlerinin gelişmesiyle bazı kaza türlerinin azalması mümkün. Ancak bu, riskin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Riskin kaynağı değişecek. İnsan hatasının payı azalırken yazılım, donanım, veri, siber güvenlik ve ürün sorumluluğu gibi alanların ağırlığı artacak. Sigortacılık da tam olarak bu değişimi doğru okuyabilmek zorunda.”

Çiftçi, gelecekte sigorta sektörünün yalnızca hasar sonrasında ödeme yapan bir yapıdan daha fazla uzaklaşarak teknoloji üreticileri, otomotiv şirketleri ve kullanıcılarla birlikte çalışan bir risk yönetimi ekosisteminin parçası haline geleceğini öngördüklerini ifade etti.

“Geleceğin sigortacılığında teknolojiyi anlamadan riski anlamak mümkün olmayacak”

Otonom araçların yaygınlaşmasının sigorta sektöründe uzmanlık alanlarını da değiştireceğini belirten Çiftçi, brokerlerin müşterileri adına yalnızca poliçe şartlarını değil, teknolojik riskleri ve farklı sorumluluk alanlarını da birlikte değerlendirmesi gerekeceğini söyledi:

“Sigortacılık her zaman değişen risklere uyum sağlayarak gelişti. Otonom araçlar da bunun yeni ve çok önemli bir örneği. Gelecekte teknolojiyi anlamadan riski, riski anlamadan da doğru sigorta çözümünü oluşturmak mümkün olmayacak.”

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak uluslararası sigorta ve reasürans piyasalarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugünden yarının poliçesini yazmak mümkün olmayabilir; ancak yarının risklerini bugünden okumaya başlamak zorundayız. Otonom sürüş yaygınlaştıkça kasko, trafik, ürün sorumluluğu ve siber sigorta arasındaki sınırların giderek daha fazla iç içe geçtiğini göreceğiz. Bizim rolümüz de müşterilerimizin yalnızca mevcut risklerine değil, teknolojiyle birlikte ortaya çıkacak yeni sorumluluk alanlarına karşı da hazırlıklı olmalarını sağlamak. Sigortacılığın geleceğini, teknolojiyi takip eden değil, teknolojinin yarattığı yeni riskleri önceden okuyabilen kurumlar şekillendirecek.”

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Hyundai Orijinal Aksesuarlarıyla Her Yolculukta Daha Fazla Konfor

Hyundai, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Model bazında farklılaşan geniş ürün yelpazesinde araç üstü çadırdan elektrikli araçlara özel şarj çözümlerine, otomatik bagaj açma sisteminden yan basamaklara kadar pek çok seçenek yer alıyor.

Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar yüzde 40’a varan indirim avantajıyla Hyundai Yetkili Servisleri’nde sunuluyor.

Hyundai, kullanıcıların değişen ihtiyaçlarını ve farklı yaşam tarzlarını göz önünde bulundurarak geliştirdiği orijinal aksesuarlarla otomobil deneyimini daha konforlu ve işlevsel hale getiriyor. Kalite, güvenlik ve tasarım standartlarını karşılamak üzere kapsamlı testlerden geçirilen Hyundai Orijinal Aksesuarları, araçlarla uyumlu yapıları sayesinde hem günlük kullanıma hem de farklı yolculuklara değer katıyor.

Hyundai, modellerin tasarımına ve kullanım özelliklerine göre farklılaşan 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Konfor, işlevsellik, seyahat ve elektrikli mobilite gibi farklı ihtiyaçlara yanıt veren bu geniş ürün yelpazesinde öne çıkan aksesuarlardan bazıları şöyle:

  • Araç üstü çadır: Kamp, doğa ve seyahat tutkunları için geliştirilen araç üstü çadır; kolay açılıp kapanabilen yapısı, dört mevsim kullanılabilmesi ve dört yetişkine kadar konaklama kapasitesiyle açık hava deneyimini daha konforlu hale getiriyor. Teleskopik merdiveni, yatağı, ayakkabılık gözleri ve güneşlik çubuklarıyla pratik bir kullanım sunarken anahtarla kilitlenebilen yapısıyla güvenli saklama imkânı sağlıyor.
  • Şarj kablosu: Elektrikli araçların 22 kW’a kadar hızlı ve verimli şekilde şarj edilmesini destekleyen kablo, kullanım sonrasında yeniden spiral formuna dönen tasarımı sayesinde kolayca toplanıp saklanabiliyor. Suya ve toza dayanıklı yapısıyla uzun ömürlü kullanım sunan ürün, sert kapaklı koruma çantasıyla birlikte geliyor.

  • Mobil konnektör: Şarj noktalarının müsait olmadığı durumlarda elektrikli araç kullanıcılarına pratik bir alternatif sunuyor. Kompakt yapısı sayesinde araçta kolayca taşınabilen mobil konnektör, şarj sürecini takip eden ve aşırı ısınmaya karşı koruma sağlayan entegre kontrol sistemiyle güvenli kullanımı destekliyor.
  • Otomatik bagaj açma sistemi: Bagajın kolayca açılıp kapatılmasını sağlayarak özellikle ellerin dolu olduğu anlarda günlük kullanımı daha konforlu ve pratik hale getiriyor.
  • Yan basamak: Araca iniş ve binişi kolaylaştırırken Hyundai modellerine özel tasarımı ve model logosuyla aracın sportif görünümünü tamamlıyor.

Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli yüzde 40’a varan indirim fırsatıyla kullanıcılarla buluşuyor. Kampanyaya ve araçlarla uyumlu aksesuar seçeneklerine ilişkin ayrıntılı bilgi Hyundai Yetkili Servisleri’nden alınabiliyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.