Connect with us

Otomotiv

Toyota Corolla Cross Hybrid Türkiye’de Satışa Sunuldu          

Toyota, büyük bir merakla beklenen yeni SUV modeli Corolla Cross Hybrid’i Türkiye’de satışa sundu. Türkiye otomotiv sektöründe Adana’da gerçekleştirilen ilk binek otomobil lansmanına imza atan Toyota, kapsamlı bir test sürüşüyle Corolla Cross Hybrid’i basın mensuplarıyla tanıştırdı. Lansman dönemine özel olarak 835 bin TL’den başlayan fiyatlarla showroomlardaki yerini alan Corolla Cross Hybrid, “Efsane Bambaşka Bir Boyutta” sloganıyla yollara çıktı.

Toyota’nın SUV ürün gamını genişleten Corolla Cross Hybrid, rekabetin yoğun olduğu C-SUV segmentine yepyeni bir soluk getiriyor. Yenilenen GA-C platformu üzerinde üretilen Corolla Cross Hybrid, 5. Jenerasyon Hibrit teknolojisi, üstün güvenlik özellikleri sunan Toyota Safety Sense 3, yeni 10.5 inç yüksek çözünürlüklü multimedya ekranı ve 12.3 inç dijital kokpitiyle sınıfında eşsiz bir model olarak öne çıkıyor.

 

Corolla Cross Hybrid ile güçlü SUV tasarımı ve yeni standartlar

Toyota Corolla Cross Hybrid, modern, sofistike SUV görünümünü, etkileyici ve dinamik bir formla buluşturuyor. Toyota SUV ailesinin tasarımını taşıyan Corolla Cross Hybrid, karakteristik ön ızgarası, keskin hatlı premium far tasarımı ve aracın dinamik tasarımına katkı sağlayan 3 boyutlu etkiye sahip gövde yapısı ile dikkat çekiyor.

4,460 mm uzunluğa, 1,825 mm genişliğe, 1,620 mm yüksekliğe ve 2,640 mm aks aralığına sahip yeni Corolla Cross Hybrid, ölçüleriyle C-SUV segmentinin kalbine konumlandırıldı. Toyota ürün gamında Toyota C-HR Hybrid ve RAV4 Hybrid arasında yer alan Corolla Cross Hybrid, panoramik cam tavanı, geniş bagaj hacmi ve ferah yaşam alanıyla da farkını ortaya koyuyor.

Corolla Cross Hybrid, fonksiyonel yapısıyla hayatın her anında müşterilerinin yanında yer alacak şekilde tasarlandı. Geniş yan camları ve yüksek oturma pozisyonu ile aydınlık ve geniş görüş açısına sahip bir kabin sayesinde Corolla Cross Hybrid günlük yaşamı kolaylaştıracak detaylarla dikkat çekiyor. Corolla Cross geniş kapılarıyla kabine binmeyi kolaylaştırırken gerektiğinde çocuk koltuğunun rahatça çıkarılmasını ya da yerleştirilmesine imkan tanıyor. Ailelerin vazgeçilmezi olacak Yeni Corolla Cross Hybrid, kavisli profile sahip arka kapılarıyla daha fazla yaşam alanı sunarken ayarlanabilir arka koltuk sırtlıkları ile yolculuk konforunu daha da yükseltiyor.

Corolla Cross Hybrid’in 525 litrelik hacme sahip bagajı, arka koltuklar katlandığında 1,321 litreye kadar yükseliyor. Elektrikli bagaj kapısı özelliği ile fonksiyonel bir bagaj kullanımı sağlıyor.

 

Tüm versiyonlarda zengin ve teknolojik donanımlar

Toyota Corolla Cross Hybrid, Türkiye’de Flame, Flame X-Pack, Passion ve Passion X-Pack olmak üzere dört donanım seviyesiyle satışa sunuldu. Tüm ürün gamında 1.8 litre hibrit motorla sunulan Corolla Cross, yüksek standart donanımlarıyla herkese uygun alternatiflere sahip. Corolla Cross’un fiyatı versiyonlara göre lansman dönemi boyunca 835 bin TL ile 995 bin TL aralığında bulunuyor.

Corolla Cross Hybrid’in ürün gamında öne çıkan standart özellikler arasında 5. jenerasyon hibrit teknolojisi, Toyota T-Mate, Toyota Safety Sense 3 aktif güvenlik teknolojileri, kablosuz Apple CarPlay, 10.5 inç Toyota Touch Multimedya ekranı, 12.3 dijital göstergeler ve kablosuz şarj ünitesi yer alıyor.

Toyota modelleri arasında ilk kez Corolla Cross’ta yer verilen yeni 12.3 dijital göstergeler, ergonomik tasarımıyla birlikte tüm bilgilerin rahat bir şekilde okunmasını ve kontrol edilmesini sağlıyor. Farklı temalar seçilebilen dijital gösterge, sürücü tarafından direksiyondaki düğmelerle ayarlanabiliyor. Aynı zamanda kompakt yapısı ve yerleşimi sayesinde sürücünün iyi bir görüş açısı elde etmesine de katkı sağlıyor.

Yeni daha hızlı işlemciyle donatılan yüksek çözünürlüklü 10.5 inç dokunmatik multimedya ekranı ise, hem sürüş keyfini artırıyor ve hem de kolay kullanımıyla aracın tüm özelliklerine kolay erişim sağlıyor.

Zengin standart donanımlara ek olarak Corolla Cross Hybrid’in giriş seviyesi olan Flame versiyonu, 17 inç alaşım jantları, elektronik park freni, geri görüş kamerası, sürücü koltuğunda elektrikli bel desteği, çift bölgeli otomatik klima, kendiliğinden kararan iç dikiz aynası, kısa/uzun huzmeli LED ön farlar gibi özelliklerle öne çıkıyor. Flame X-Pack versiyonu ise panoramik cam tavan ve tavan rayı ile geliyor.

Corolla Cross Hybrid Passion versiyonunda, bunlara ek olarak 18 inç alaşım jantlar, elektrikli bagaj kapağı, ambiyans aydınlatması, premium tasarımlı led ön farlar, sıralı ön dönüş sinyali, anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi, karartılmış arka ve arka yan camlar bulunuyor.

Passion X-Pack ise Passion donanımlarına ek olarak tam deri koltuklar, kör nokta uyarı Sistemi, ön ve arka park sensörü, Nanoe teknolojili çift bölgeli otomatik klima, ısıtmalı direksiyon, sürücü ve yolcu koltuğu ısıtması ve elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğuna sahip.

Toyota’nın en gelişmiş hibrit teknolojisi ilk kez Corolla Cross’ta

Toyota, Corolla Cross modelinde global olarak ilk kez 5. jenerasyon hibrit teknolojisine yer verdi. Toyota’nın 25 yıldan bu yana sürekli olarak geliştirdiği hibrit teknolojisi, 5. jenerasyonuyla daha güçlü ve daha keyifli bir sürüş sunarken, daha düşük yakıt tüketimi ve daha düşük emisyon değerleri elde edilmesini sağlıyor.

1.8 litre hibrit motora sahip Corolla Cross Hybrid, yeni nesil sistemle birlikte yüzde 15 daha fazla güç üretiyor. Elektrik motoru ve benzinli motoru kombine eden 1.8 litre hibrit sistem, 140 HP güç ve 185 Nm tork üretiyor. Önden çekişli olarak sunulan Corolla Cross Hybrid, 170 km/s maksimum hıza çıkıyor ve 0-100 km/s hızlanmasını 9,9-10 sn saniyede tamamlıyor. WLTP ölçümlerinde birleşik yakıt tüketimi yalnızca 5,0-5,1 lt/100 km olan Corolla Cross Hybrid, 115-117 g/km CO2 emisyon değerine sahip.

Daha hafif ve kompakt olan 5. jenerasyon hibrit sistemi, verimliliği artırırken artan güç çıkışıyla da dikkat çekiyor. Sistemde yer alan yeni lityum-iyon batarya da, yüzde 14 daha hafif olmasına karşın yüzde 15 daha yüksek çıkışa sahip. Batarya soğutma sistemi de daha sessiz çalışma ve uzun batarya ömrü için optimize edildi.

Dinamizmden ödün vermeyen bir SUV

Corolla Cross Hybrid, heyecan verici SUV görünümüne ve yerden yüksek tasarımına karşın dinamik sürüşten ödün vermiyor. 5. jenerasyon hibrit sisteminin getirdiği daha iyi tepkilerle birlikte daha keyifli bir sürüş sunan Corolla Cross, GA-C platformunun sağladığı dinamiklikten ve rijitlikten de yararlanıyor. Önde MacPherson ve arkada bağımsız çift salıncaklı süspansiyon sistem ise, engebeli yollarda dahi yüksek sürüş konforu elde edilmesini sağlıyor. Corolla Cross Hybrid’in elektrik destekli direksiyon sistemi de sürücüye daha dinamik tepkiler verecek şekilde ayarlandı. Tüm bunların kombinasyonuyla Corolla Cross her yol şartında dinamik ve konforlu bir sürüş sağlıyor.

En gelişmiş Toyota Safety Sense güvenlik özellikleri

Toyota, her modelinde olduğu gibi Corolla Cross Hybrid modelinde de yüksek güvenlik seviyesine büyük önem verdi. Corolla Cross, son nesil Toyota Safety Sense 3.0 ile kombine edilen T-Mate ile donatıldı. Aktif sürüş ve park asistan sistemleri sürüşü daha kolay ve güvenli hale getirirken aktif güvenlik sistemleri de birçok farklı senaryoya göre kazaların önüne geçebiliyor.

Corolla Cross Hybrid modelinde araç ve motosiklet algılayan Ön Çarpışma Önleyici Sistemi, Acil Durum Direksiyon Sistemi, Kavşakta Çarpışma Önleme Sistemi, Akıllı Adaptif Hız Sabitleme Sistemi olmak üzere birçok aktif güvenlik özelliği yer alıyor.

Aynı zamanda TNGA-C platformunun getirdiği yüksek gövde rijitliği ve stratejik noktalarda kullanılan güçlü ancak hafif materyallerle çarpışma sırasında darbeleri etkili bir şekilde absorbe ediyor. Standart olarak sekiz hava yastığına sahip Corolla Cross’ta kaza sırasında önde yer alanların birbiriyle çarpışmasını önlemek için kullanılan ön orta hava yastığı da bulunuyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Otomobiller

HDI Sigorta, Elektrikli Araç Kaskosunun Kapsamını Genişletti

HDI Sigorta, elektrikli araç sahiplerinin değişen beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çözümler sunmaya devam ediyor. Hızla büyüyen ve çeşitlenen elektrikli araç segmentine özel kasko çözümü sunan şirket; bu ürüne eklediği mobil şarj, siber saldırı ve elektrikli araçlara özel çekici risklerine yönelik yeni teminatlarla güvence kapsamını genişletti.

Müşterileriyle kurduğu bağı yenilikçi ürünlerle güçlendiren HDI Sigorta, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yeşil dönüşümü ve çevrenin korunmasını desteklerken, mobilite dünyasının dönüşümüne de katkı sağlamayı sürdürüyor. İnsan ve güven odaklı yaklaşımını sigortacılık ürünlerine entegre eden HDI Sigorta, elektrikli araç kullanıcılarının karşılaşabileceği farklı senaryolara karşı kapsayıcı bir güvence kalkanı oluşturuyor.

HDI Sigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay

Şarj kablosu veya adaptörün zarar görmesi ya da çalınması, hava koşullarına bağlı akım zararları ve şarjı biten aracın en yakın istasyona ücretsiz çekilmesi gibi ayrıcalıklarını yenilikçi adımlarla daha da pekiştiren şirket, sigortacılığı poliçe sınırlarının ötesine taşıyarak hayatın doğal bir parçası haline getiriyor. HDI Sigorta’nın teknoloji odaklı risk çözüm ortağı yaklaşımıyla müşterilerine uçtan uca konforlu bir elektrikli araç deneyimi sunan kaskosuna eklediği avantajlar şöyle sıralanıyor:

Siber Güvence Teminatı: Yeni nesil elektrikli araçların en büyük ihtiyaçlarından birinin siber güvenlik olduğu gerçeğinden hareket eden HDI Sigorta, siber saldırılar sonucunda araç elektroniğinde meydana gelebilecek arızaları ve hasarları güvence altına alıyor.

Mobil Şarj Hizmeti: “Daima yanında olma” vaadini sunduğu hizmetlerle somutlaştıran HDISigorta, anlaşmalı hizmet ağı kapsamında yolda kalan araçlara 7 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kocaeli, Sakarya, Konya) ortalama 60 km menzil sağlayacak mobil şarj desteği veriyor.

Yetkili Şarj Noktası Hasar Güvencesi: EPDK lisanslı istasyonlarda veya TSE/CE sertifikalı yetkili montajlı sabit ünitelerde şarj işlemi sırasında oluşabilecek mekanik ve elektriksel zararları teminat altına alıyor.

Duvar Tipi Şarj Teminatı (Wallbox & İndüksiyon Plakası): Ev veya iş yerlerinde kurulu olan ve montajı yetkili ekipler tarafından yapılan sabit şarj üniteleri; üçüncü şahısların kasıtlı zararları ve sigortalı aracın kazaen çarpması sonucu oluşan hasarlara karşı güvence altına alınıyor.

Zenginleştirilmiş Yol Yardım Hizmeti ve Ahtapot Çekici Desteği: Elektrikli araç ürününde yol yardım seçeneklerinde müşterinin tercihine göre ikamet iline çekim ve il içi seçeceği lokasyondaki servise çekim hizmetlerini bir arada sunarken, bir kaza durumunda, elektrikli

araçların yapısına en uygun ve güvenli taşıma yöntemi olan ahtapot çekici ile elektrikli araçlara en üst düzey koruma sağlıyor.

“Her Anında Daima Yanında” ilkesini ürün geliştirme yaklaşımının merkezine alan HDISigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay, şunları söyledi:

“Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte yalnızca araç teknolojileri değil, kullanıcıların karşılaştığı riskler ve sigortadan beklentileri de değişiyor. Biz de bu değişimi yakından takip ederek ürünlerimizi yeni ihtiyaçlara göre geliştirmeye odaklanıyoruz. Siber risklerden şarj süreçlerine, yolda kalma durumundan aracın güvenli şekilde taşınmasına kadar elektrikli araç kullanımına özgü ihtiyaçları bütüncül olarak ele aldık. Ürünümüze eklediğimiz yeni teminat ve hizmetlerle müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu güvenceyi doğru yerde ve doğru şekilde sunarken, sürdürülebilirlik bakış açımızı ve çevre ile olan bağımızı da güçlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de değişen riskleri ve kullanım alışkanlıklarını yakından izleyerek ürün ve hizmetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.”

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Otonom araçlar sigortada sorumluluğu yeniden tanımlıyor

Otonom sürüş teknolojileri test aşamasından gerçek trafik koşullarına doğru ilerlerken, “Kaza olduğunda kim sorumlu olacak?” sorusu ise otonom araç sigortası ve sigorta sektörünün geleceği açısından en kritik konulardan birini oluşturuyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, otonom araçlarla birlikte sürücü merkezli geleneksel sorumluluk anlayışının değişeceğini belirterek, “Gelecekte bir trafik kazasında yalnızca sürücünün davranışını değil; aracın yazılımını, sensörlerini, üreticisini, teknoloji sağlayıcısını ve hatta siber güvenlik altyapısını konuşacağız. Bu dönüşüm sigorta sektörünün risk tanımını da yeniden şekillendirecek” dedi.

Otomotiv sektöründe uzun süredir konuşulan otonom sürüş artık yalnızca teknoloji şirketlerinin geliştirme laboratuvarlarındaki bir gelecek senaryosu değil. Sürücü destek sistemlerinden belirli koşullarda sürüş görevini devralabilen sistemlere kadar uzanan teknoloji hızla gelişirken, uluslararası mevzuat da bu dönüşüme uyum sağlamaya başladı.

Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) bünyesindeki Dünya Araç Mevzuatını Uyumlaştırma Forumu (WP.29), 24 Haziran 2026 tarihinde tamamen sürücüsüz Otonom Sürüş Sistemlerine (Automated Driving Systems – ADS) yönelik ilk küresel düzenleyici çerçeveyi kabul etti. Yeni çerçeve; güvenlik yönetim sistemlerinden test ve doğrulamaya, araçların kullanım sürecindeki sürekli izlenmesine kadar ortak güvenlik kriterleri getiriyor.

Otonom sürüşün gelişmesiyle birlikte gündeme gelen dönüşüm yalnızca otomotiv sektörünü ilgilendirmiyor. Aracı kimin kullandığı ve kazaya kimin neden olduğu soruları üzerine kurulu geleneksel trafik sigortası ve kasko yaklaşımının da önümüzdeki dönemde yeniden şekillenmesi bekleniyor.

“Sorumluluk artık yalnızca direksiyon başındaki kişiye ait olmayacak”

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, otonom araç sigortası açısından en büyük değişimin sorumluluk kavramında yaşanacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bugünkü sistem büyük ölçüde insan davranışı üzerinden çalışıyor. Bir trafik kazasında sürücünün kusuru, diğer tarafların davranışı ve kazanın oluş şekli değerlendirilerek sorumluluk belirleniyor. Ancak sürüş kararlarının bir bölümünü veya tamamını yazılımın verdiği bir dünyada bu denklem değişiyor. Kaza sürücünün hatasından mı, sensörün çevreyi yanlış algılamasından mı, yazılımdaki bir problemden mi, yoksa aracın teknik bir arızasından mı kaynaklandı? Sigortacılık açısından önümüzdeki dönemin temel sorularından biri bu olacak.”

Çiftçi, otonom araç kazalarında sigorta sorumluluğunun giderek daha çok tarafı kapsayan bir yapıya dönüşeceğine dikkat çekerek sürücünün yanı sıra araç üreticisi, yazılım geliştiricisi ve teknoloji sağlayıcılarının da sorumluluk zincirinin parçası haline geleceğini ifade etti:

“Direksiyondaki insanın rolü azaldıkça teknoloji sağlayıcılarının sorumluluğu daha görünür hale gelecek. Dolayısıyla bir kazayı değerlendirirken yalnızca ‘Sürücü ne yaptı?’ sorusunu sormak yeterli olmayacak. ‘Araç ne yaptı, sistem neden bu kararı verdi ve sistem olması gerektiği gibi çalıştı mı?’ sorularının da yanıtlanması gerekecek.”

Otonom araç kazalarında “kim sorumlu?” sorusunun tek bir cevabı olmayabilir

Otonom araçların yaygınlaşmasıyla birlikte kazalardaki sorumluluğun aracın otonomi seviyesine ve kaza anında sürüş görevini kimin yerine getirdiğine göre değişebileceğini belirten Çiftçi, bu nedenle araç tarafından üretilen verilerin öneminin de artacağına dikkat çekti.

Bir sürücünün müdahale etmesi gereken bir sistem ile sürüş görevini tamamen aracın üstlendiği bir sistemin aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini söyleyen Çiftçi, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Burada önemli olan aracın ne kadar ‘otonom’ olduğunun doğru tanımlanması. Sürücünün sistemi sürekli izlemesi gereken bir araçla, belirli koşullarda sürüş görevini tamamen üstlenen bir araç arasında hukuki ve sigortacılık açısından önemli farklar var. Bu nedenle gelecekte kazanın saniyeler öncesindeki araç verileri, sistemin aktif olup olmadığı, sürücüye müdahale uyarısı verilip verilmediği ve sensörlerin ne algıladığı hasar değerlendirmesinin önemli parçaları haline gelebilir.”

Bu dönüşümle birlikte araçların ürettiği verilerin saklanması, erişimi ve yorumlanmasının yalnızca teknik değil, sigortacılık açısından da kritik hale geleceğini belirten Çiftçi, veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması konularının da yeni dönemin önemli başlıklarından biri olacağını söyledi.

Trafik sigortası ve kaskoda risk tanımı değişecek

Otonom sürüşün yaygınlaşmasının trafik sigortası ve kasko ürünlerini de dönüştüreceğini belirten Çiftçi, geleneksel araç sigortalarında ağırlıklı olarak sürücü, araç ve kullanım özellikleri üzerinden yapılan risk değerlendirmelerine yeni parametrelerin ekleneceğini söyledi:

“Bugün bir aracın sigorta riskini değerlendirirken aracın modeli, değeri, kullanım şekli, hasar geçmişi ve sürücü profili gibi pek çok faktöre bakıyoruz. Otonom araçlarda ise bunlara yazılım versiyonu, sensör teknolojileri, otonom sürüş seviyesi, siber güvenlik altyapısı ve sistem güncellemeleri gibi tamamen yeni değişkenler eklenebilir.”

Çiftçi, bu nedenle gelecekte kasko sigortası ile ürün sorumluluğu, mesleki sorumluluk ve siber sigorta gibi farklı sigorta alanlarının birbirine daha fazla yaklaşabileceğini ifade etti.

Yazılım hatası yeni dönemin “sürücü hatası” olabilir

Otonom araçların en önemli özelliklerinden birinin çevresindeki dünyayı kameralar, radarlar, sensörler ve diğer teknolojiler aracılığıyla algılayarak çok kısa sürede karar verebilmesi olduğunu belirten Çiftçi, bu yapının yeni riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çekti:

“Bir sensörün yol üzerindeki bir nesneyi yanlış algılaması, yazılım güncellemesinin beklenmeyen bir sonuç yaratması veya sistemler arasındaki iletişimin kesintiye uğraması gelecekte bir hasarın nedeni olabilir. Bugün sürücü hatasını tartışırken yarın algoritmanın verdiği kararın nasıl oluştuğunu tartışabiliriz. Bu da hasar tespitinden sorumluluk paylaşımına kadar sigortacılığın birçok sürecini değiştirecek.”

Çiftçi’ye göre bu dönüşüm, sigorta şirketleri ve brokerler açısından otomotiv teknolojisini çok daha yakından takip etmeyi zorunlu hale getirecek. Yapay zekâ ve algoritma tabanlı sürüş sistemlerinin araç kullanımında daha fazla karar üstlenmesiyle birlikte, yazılım kaynaklı risklerin sigortacılık açısından önemi de artacak.

Siber saldırılar otomobil sigortasının da konusu haline geliyor

Otonom ve bağlantılı araçların yazılım ve veri altyapısına giderek daha fazla bağımlı hale gelmesinin siber güvenlik risklerini de otomotiv sigortacılığının gündemine taşıdığını belirten Çiftçi, araçların artık yalnızca mekanik değil aynı zamanda dijital varlıklar olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi:

“Bağlantılı bir araçta siber saldırı yalnızca kişisel verilerin ele geçirilmesi anlamına gelmiyor. Teorik olarak aracın bazı fonksiyonlarının etkilenmesi, sistemlerin devre dışı kalması veya sürüş güvenliğinin riske girmesi gibi çok daha ciddi senaryolar söz konusu olabilir. Dolayısıyla geleceğin otonom araç sigortası; fiziksel hasar, ürün sorumluluğu ve siber risklerin kesiştiği çok daha bütüncül bir yapıya dönüşebilir.”

Bu nedenle siber güvenlik, yazılım hataları, sensör arızaları, veri ihlalleri ve sistem güncellemelerinden kaynaklanan risklerin önümüzdeki dönemde yeni teminat ihtiyaçlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Çiftçi, sigorta sektörünün teknolojik gelişmeleri poliçe şartlarına yansıtabilme hızının da giderek daha önemli hale geleceğini söyledi.

“Kazalar azalabilir ama risk ortadan kalkmayacak, şekil değiştirecek”

Otonom sürüş teknolojilerinin temel hedeflerinden birinin insan hatasından kaynaklanan kazaları azaltmak olduğuna dikkat çeken Çiftçi, teknolojinin gelişmesinin sigortaya duyulan ihtiyacı ortadan kaldıracağı yönündeki değerlendirmelere ise katılmadığını belirtti:

“Otonom sürüş sistemlerinin gelişmesiyle bazı kaza türlerinin azalması mümkün. Ancak bu, riskin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Riskin kaynağı değişecek. İnsan hatasının payı azalırken yazılım, donanım, veri, siber güvenlik ve ürün sorumluluğu gibi alanların ağırlığı artacak. Sigortacılık da tam olarak bu değişimi doğru okuyabilmek zorunda.”

Çiftçi, gelecekte sigorta sektörünün yalnızca hasar sonrasında ödeme yapan bir yapıdan daha fazla uzaklaşarak teknoloji üreticileri, otomotiv şirketleri ve kullanıcılarla birlikte çalışan bir risk yönetimi ekosisteminin parçası haline geleceğini öngördüklerini ifade etti.

“Geleceğin sigortacılığında teknolojiyi anlamadan riski anlamak mümkün olmayacak”

Otonom araçların yaygınlaşmasının sigorta sektöründe uzmanlık alanlarını da değiştireceğini belirten Çiftçi, brokerlerin müşterileri adına yalnızca poliçe şartlarını değil, teknolojik riskleri ve farklı sorumluluk alanlarını da birlikte değerlendirmesi gerekeceğini söyledi:

“Sigortacılık her zaman değişen risklere uyum sağlayarak gelişti. Otonom araçlar da bunun yeni ve çok önemli bir örneği. Gelecekte teknolojiyi anlamadan riski, riski anlamadan da doğru sigorta çözümünü oluşturmak mümkün olmayacak.”

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak uluslararası sigorta ve reasürans piyasalarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugünden yarının poliçesini yazmak mümkün olmayabilir; ancak yarının risklerini bugünden okumaya başlamak zorundayız. Otonom sürüş yaygınlaştıkça kasko, trafik, ürün sorumluluğu ve siber sigorta arasındaki sınırların giderek daha fazla iç içe geçtiğini göreceğiz. Bizim rolümüz de müşterilerimizin yalnızca mevcut risklerine değil, teknolojiyle birlikte ortaya çıkacak yeni sorumluluk alanlarına karşı da hazırlıklı olmalarını sağlamak. Sigortacılığın geleceğini, teknolojiyi takip eden değil, teknolojinin yarattığı yeni riskleri önceden okuyabilen kurumlar şekillendirecek.”

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Hyundai Orijinal Aksesuarlarıyla Her Yolculukta Daha Fazla Konfor

Hyundai, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Model bazında farklılaşan geniş ürün yelpazesinde araç üstü çadırdan elektrikli araçlara özel şarj çözümlerine, otomatik bagaj açma sisteminden yan basamaklara kadar pek çok seçenek yer alıyor.

Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar yüzde 40’a varan indirim avantajıyla Hyundai Yetkili Servisleri’nde sunuluyor.

Hyundai, kullanıcıların değişen ihtiyaçlarını ve farklı yaşam tarzlarını göz önünde bulundurarak geliştirdiği orijinal aksesuarlarla otomobil deneyimini daha konforlu ve işlevsel hale getiriyor. Kalite, güvenlik ve tasarım standartlarını karşılamak üzere kapsamlı testlerden geçirilen Hyundai Orijinal Aksesuarları, araçlarla uyumlu yapıları sayesinde hem günlük kullanıma hem de farklı yolculuklara değer katıyor.

Hyundai, modellerin tasarımına ve kullanım özelliklerine göre farklılaşan 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Konfor, işlevsellik, seyahat ve elektrikli mobilite gibi farklı ihtiyaçlara yanıt veren bu geniş ürün yelpazesinde öne çıkan aksesuarlardan bazıları şöyle:

  • Araç üstü çadır: Kamp, doğa ve seyahat tutkunları için geliştirilen araç üstü çadır; kolay açılıp kapanabilen yapısı, dört mevsim kullanılabilmesi ve dört yetişkine kadar konaklama kapasitesiyle açık hava deneyimini daha konforlu hale getiriyor. Teleskopik merdiveni, yatağı, ayakkabılık gözleri ve güneşlik çubuklarıyla pratik bir kullanım sunarken anahtarla kilitlenebilen yapısıyla güvenli saklama imkânı sağlıyor.
  • Şarj kablosu: Elektrikli araçların 22 kW’a kadar hızlı ve verimli şekilde şarj edilmesini destekleyen kablo, kullanım sonrasında yeniden spiral formuna dönen tasarımı sayesinde kolayca toplanıp saklanabiliyor. Suya ve toza dayanıklı yapısıyla uzun ömürlü kullanım sunan ürün, sert kapaklı koruma çantasıyla birlikte geliyor.

  • Mobil konnektör: Şarj noktalarının müsait olmadığı durumlarda elektrikli araç kullanıcılarına pratik bir alternatif sunuyor. Kompakt yapısı sayesinde araçta kolayca taşınabilen mobil konnektör, şarj sürecini takip eden ve aşırı ısınmaya karşı koruma sağlayan entegre kontrol sistemiyle güvenli kullanımı destekliyor.
  • Otomatik bagaj açma sistemi: Bagajın kolayca açılıp kapatılmasını sağlayarak özellikle ellerin dolu olduğu anlarda günlük kullanımı daha konforlu ve pratik hale getiriyor.
  • Yan basamak: Araca iniş ve binişi kolaylaştırırken Hyundai modellerine özel tasarımı ve model logosuyla aracın sportif görünümünü tamamlıyor.

Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli yüzde 40’a varan indirim fırsatıyla kullanıcılarla buluşuyor. Kampanyaya ve araçlarla uyumlu aksesuar seçeneklerine ilişkin ayrıntılı bilgi Hyundai Yetkili Servisleri’nden alınabiliyor.

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.