Teknoloji
Samsung, kişiselleştirilmiş mobil yapay zekâ deneyimleri için geleceğe hazır güvenlik özelliklerini tanıttı


Samsung’un yakında çıkacak olan Galaxy akıllı telefonlarda gizliliği ve kullanıcı kontrolünü güçlendirecek inovasyonları arasında Knox Enhanced Encrypted Protection, güncellenmiş Knox Matrix tehdit yanıtı ve kuantum dirençli Secure Wi-Fi gibi yenilikçi çözümler yer alıyor.
Samsung Electronics One UI 8 ile piyasaya sürülecek yeni Samsung Galaxy akıllı telefonlarında kullanılacak bir dizi yeni güvenlik ve gizlilik güncellemesini duyurdu. Samsung’un hızla gelişen dijital dünyada güçlü ve güvenilir mobil teknolojiler sunma konusundaki kararlılığının altını çizen güncellemeler, cihaz üzerinde sunulan yapay zekâ yeteneklerine yeni koruma özellikleri kazandırıyor, cihazlar arası tehdit algılamayı genişletiyor ve kuantum dirençli şifrelemeyle ağ güvenliğini artırıyor.
Kişiselleştirilmiş yapay zekâ için yeni nesil mobil güvenlik
Samsung, mobil güvenlik alanındaki son teknolojisi olarak, kişiselleştirilmiş ve yapay zekâ destekli yeni nesil özellikleri korumak üzere tasarlanmış yeni bir mimariye sahip Knox Enhanced Encrypted Protection (KEEP)’i tanıttı. KEEP, cihazın güvenli depolama alanında şifreli ve uygulamaya özel depolama ortamları oluşturarak her uygulamanın yalnızca kendi hassas bilgilerine erişebilmesini sağlıyor. Galaxy’nin Kişisel Veri Motoru Personal Data Engine (PDE) çözümünü destekleyen KEEP, Now Brief ve Akıllı Galeri arama gibi özelliklerin çalışmasını sağlayan rutinler ve tercihler gibi kullanıcının son derece kişisel bilgilerini güvence altına alıyor. Tüm bu bilgiler tamamen cihazda kalıyor, KEEP tarafından korunuyor ve Samsung’un kurcalamaya dayanıklı donanım güvenliği platformu Knox Vault ile daha da korunaklı hale getiriliyor. Bunlar, verileri sıkı bir şekilde koruyarak ve kullanıcının kontrolü altında tutarak kişiselleştirilmiş yapay zekâ yetenekleri sunan Galaxy AI için kusursuz bir temel oluşturuyor. KEEP, sistem seviyesindeki yapısı sayesinde Galaxy AI inovasyonları genelinde ölçeklendirilebiliyor. PDE’ye ek olarak, KEEP artık Now Brief, Smart Suggestions ve kullanıcıya özel girdilere dayanan diğer cihaz içi özellikleri de koruyor. Böylece gizlilikten ödün vermeden daha gelişmiş yapay zekâ deneyimleri sunuluyor. KEEP ile Samsung, mobil cihazların arka planda verileri koruma şeklini yeniden tanımlayarak gizliliği bir ayar olmaktan çıkarıp cihaza yerleşik bir tasarım ilkesine dönüştürüyor.
Tehdit yanıtları Knox Matrix ile daha akıllı ve daha bağlantılı
Yapay zekâ giderek daha fazla ekosisteme entegre oldukça, Samsung Knox Matrix öncülüğünde, hem kullanıcılara daha güçlü güvenlik sunuyor hem de daha fazla şeffaflık ve kontrol imkanı tanıyan koruma çözümleri geliştiriyor. Knox Matrix’i One UI 8 ile ileri taşıyan Samsung, bağlı Galaxy cihazlarda daha proaktif ve kullanıcı dostu koruma sağlıyor. Bir cihaz, sistem manipülasyonu veya kimlik sahteciliği gibi ciddi bir risk konusunda işaretlendiğinde, Samsung Account’tan otomatik olarak çıkış yapılıyor ve tehditlerin yayılmasını önlemek için bulut bağlantılı hizmetlere erişim kesiliyor. Kullanıcılar, bağlı Galaxy cihazlarında bildirimler alabiliyor, sorunu inceleyebiliyor ve önlemler almak için “Cihazlarınızın güvenlik durumu” sayfasına yönlendiriliyor. En yeni güvenlik durumu güncellemelerine sahip olmayan cihazlara bile sarı düzeyde bir uyarı gönderiliyor. Bu, güvenlik açıkları büyümeden kullanıcıların önlem almasına yardımcı oluyor. Tüm yeni güncellemeler bir araya gelerek Samsung’un Galaxy ekosistem düzeyinde sunduğu korumayı daha dinamik, sezgisel ve görünür hale getiriyor ve tüm cihazların daha güvenli ve daha bilinçli kullanılmasını sağlıyor.
Secure Wi-Fi, kuantum dirençli şifrelemeyle güçlendirildi
Güvenli kuantum taahhüdünü sürdüren Samsung, kuantum sonrası şifreleme özelliğini Secure Wi-Fi’ye de getirdi. Galaxy S25 serisinde ilk kez sunulan bu güvenilir yaklaşım, Kuantum Sonrası Gelişmiş Veri Koruma (Post-Quantum Enhanced Data Protection/EDP) ile genişletilmiş oldu. Secure Wi-Fi, yeni bir şifreleme çerçevesiyle de güncellendi. Özellikle kuantum bilişim çağında ortaya çıkması beklenen yeni tehditlere karşı ağ korumasını güçlendirmek için tasarlanan bu çözüm, şifreli bağlantıların temelini oluşturan anahtar değişim sürecini güvence altına alıyor, kamuya açık ağlarda bile güçlü bir gizlilik sağlıyor. Kuantum bilişim, tam olarak hayata geçirilince günümüzün birçok veri koruma yöntemini altüst edebilir. Bu nedenle, kuantum sonrası şifrelemenin entegre edildiği Secure Wi-Fi, kuantum teknolojisi olgunlaştığında şifrelenmiş verileri ele geçirip kırmak amacıyla yapılabilecek “önce veri topla, sonra şifresini kır” taktiği olarak bilinen saldırılara karşı dayanıklı olacak şekilde geliştirildi. Bu güncelleme, Galaxy cihazları ile Samsung sunucuları arasındaki güvenli geçişi güçlendiriyor. Yeni çözümler, halka açık Wi-Fi gibi yüksek riskli ortamlarda veri aktarımlarının bütünlüğünü güvenle koruyor.
Geleceğe hazır bu temel özelliklerin yanı sıra Secure Wi-Fi, bir dizi gelişmiş gizlilik özelliği de sunuyor:
- Auto Protect: Kafeler, havaalanları veya oteller gibi halka açık yerlerde otomatik olarak etkinleşiyor ve kullanıcı müdahalesi gerekmeden Wi-Fi bağlantılarını güvence altına alıyor.
- Enhanced Privacy Protection (EPP): İnternet trafiğini şifreliyor ve paket şifreleme ile aktarımları birleştirerek cihaz bilgilerini anonim hale getirip izlenmeyi önlüyor.
- Protection Activity: Hangi uygulamaların ve ağların güvenliğinin sağlandığını ve zaman içinde ne kadar verinin şifrelendiğini göstererek koruma geçmişine dair bir görünüm sunuyor.
Yerleşik koruma özelliklerine sahip güvenilir platform
En yeni inovasyonların yanı sıra Samsung, Galaxy deneyimine özgü temel korumaları da güçlendirmeye devam ediyor. Güçlenen bu özellikler, donanım ve yazılım genelinde koruma sağlayan çok katmanlı güvenlik yaklaşımıyla, kullanıcılara daha fazla görünürlük ve kontrol sunuyor.
- Knox Vault, şifreler, PIN kodları ve biyometrik bilgiler gibi hassas kimlik bilgilerini fiziksel olarak izole edilmiş bir ortamda güvence altına alarak, ana işletim sistemi tehlikeye girse bile bu verileri koruyor.
- Otomatik Engelleyici, varsayılan bir özellik olarak savunma sağlıyor, yetkisiz uygulama yüklemelerini engelliyor, komut tabanlı saldırıları kısıtlıyor ve potansiyel “sıfır tıklama” tehditlerinden kaynaklanan riskleri azaltıyor.
- Gelişmiş Zekâ Ayarları, kullanıcılara yapay zekâ özellikleri için online veri işlemesini durdurma seçeneği sunuyor, böylece kişisel bilgiler tamamen kullanıcının kontrolü altında cihazda kalıyor.
- Gelişmiş Hırsızlık Koruması, Kimlik Kontrolü ve Güvenlik Gecikmesi gibi güvenlik önlemlerini kullanarak yetkisiz erişimleri önlüyor; hırsızlık gibi yüksek riskli durumlarda bile kişisel verileri koruma altına alıyor.
Söz konusu güncellemeler, inovasyonlarla birlikte artan risklere karşı mobil güvenlik sağlama konusunda Samsung’un uzun soluklu taahhüdünü güçlendiriyor. Sunulan yenilikler, KEEP ile kişiselleştirilmiş yapay zekâ özelliklerinin cihazdaki gizliliğini güçlendiriyor, Knox Matrix aracılığıyla şeffaflığı ve kullanıcı kontrolünü genişletiyor, geleceğe hazır daha güvenli Galaxy deneyimleri için Secure Wi-Fi’ye kuantum dirençli koruma kazandırıyor. Güvenlikle ilgili yeni zorluklar ortaya çıktıkça Samsung, şimdiki ve bir sonraki adımı atmaya her zaman hazır bir şekilde, yerleşik güvenlik önlemleri sunmaya devam ediyor.
Ev Teknolojileri
Evinizin Her Odasında Hızlı İnternet Kullanımı Huawei Mesh X3 Pro ile Artık Mümkün


Huawei, Mesh X3 Pro ile tek bir router anlayışını geride bırakıyor. Modern ev mimarisinde uzun süredir dekorasyonun önündeki en büyük engellerden biri olan kaba tasarımlı ve saklanmak zorunda kalan ağ cihazları, Mesh X3 Pro ile evin en görünür noktasında estetik bir objeye dönüşüyor. Sektörde bir ilk olan şeffaf anten teknolojisini Wi-Fi 7’nin yüksek performansıyla buluşturan bu yeni mesh mimarisi; farklı konut tipleri için geliştirilen “Ana Yönlendirici, Ana Yönlendirici+Ek Genişletici ve Ana Yönlendirici+Ana Yönlendirici” senaryoları sayesinde güçlü kapsama, kesintisiz bağlantı ve “Wi-Fi ölü nokta” sorununa kalıcı bir çözüm sunuyor.
Görünmez Antenler ve “Karlı Altın Zirve” Estetiği
Huawei Mesh X3 Pro, geleneksel ağ cihazı tasarımlarını tamamen reddeden “Karlı Altın Zirve” felsefesiyle hayat buluyor. Şeffaf bir koni içinde yükselen ve bir kristal objeyi andıran bu yapı, karmaşık anten sistemlerini saklamak yerine onları şeffaf gövdenin içine estetik birer figür olarak yerleştiriyor. Günün saatine göre kehribar ve beyaz tonları arasında geçiş yapan akıllı ambiyans aydınlatması ise cihazı sadece bir router olmaktan çıkarıp dekoratif bir öğeye dönüştürüyor. Tasarımın getirdiği bu estetik özgürlük, kullanıcının cihazı odanın en merkezi noktasına koymasını teşvik ederek sinyallerin engellere takılmadan tüm eve eşit ve güçlü bir şekilde yayılmasını sağlıyor.
Her Ev Tipine Özel “Mesh” Mühendisliği
Huawei, Mesh X3 Pro ailesiyle sadece tek bir cihaz değil, konutun büyüklüğüne ve mimari yapısına göre optimize edilmiş farklı çözüm senaryoları sunuyor. Kullanıcılar, evlerinin metrekaresine göre şu paketler arasından seçim yapabiliyor:
- Apartman Daireleri (100 m2’den küçük): Tek bir Mesh X3 Pro ünitesi, Wi-Fi 7 gücüyle tüm evin internet ihtiyacını tek başına karşılıyor.
- Geniş Tek Katlı Konutlar (100-120 m2 arası): Ana ünite ve “Satellite” uydudan oluşan ” Ana Yönlendirici+Ek Genişletici Suite” paketi, özellikle uzun koridorlu veya geniş salonlu evlerde kesintisiz kapsama sağlıyor.
- Geniş Alanlar ve Dubleksler (150-200 m2 arası): Performansın zirveye çıktığı “Ana Yönlendirici+Ana Yönlendirici ” çiftli ana ünite kurgusuyla, her iki noktada da Wi-Fi 7 hızından ödün vermeden kapsama alanı oluşturuluyor.
- Büyük Villalar ve Çok Katlı Yapılar (200-300 m2 arası): Üçlü ana ünite (Ana Yönlendirici+Ana Yönlendirici+Ana Yönlendirici) veya hibrit (Ana Yönlendirici+Ek Genişletici+Ana Yönlendirici) setler sayesinde, 3600 Mbps’e varan hız koridoru evin en uzak köşesine kadar taşınıyor.
Wi-Fi 7 ve MLO (Multi-Link Operation) teknolojisi sayesinde cihazlar aynı anda birden fazla bant üzerinden bağlanırken, HarmonyOS Mesh+ altyapısı evin içinde hareket halindeyken bağlantı kopmalarını tamamen engelliyor. Ayrıca NFC desteği, misafirlerin şifre sormadan sadece telefonlarını cihaza dokundurarak internete erişmesini sağlıyor.
Lansmana Özel Avantajlar
Huawei, lansman dönemine özel olarak 10 Şubat ile 2 Mart tarihleri arasında geçerli olan “99 TL öde, 1900 TL indirim kazan” ön satış kurgusunu da başlatıyor. Bu dönemde Mesh X3 Pro ailesinden bir ürün tercih eden kullanıcılara, Huawei’nin sağlık teknolojileri ekosisteminde yer alan Smart Scale 3 akıllı tartı hediye ediliyor. Performansın tasarımla buluştuğu bu yeni dönemde, Huawei Mesh X3 Pro interneti saklanması gereken bir yük olmaktan çıkarıp evin en değerli parçası haline getiriyor.
Mesh X3 Pro ailesinin fiyatlandırması, 9 Şubat’ta gerçekleştirilecek resmi lansmanla birlikte duyurulacak.
Cep Telefonu
Gece fotoğrafçılığında devrim yaratan HONOR Magic8 Pro Türkiye’de satışa sunuldu


HONOR’un yeni amiral gemisi Magic8 Pro, Türkiye’de kullanıcılarla buluştu. HONOR Magic8 Pro; 200 MP Ultra Gece Telefoto kamerası, yapay zekâ destekli görüntüleme yetenekleri ve Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemcisiyle mobil fotoğrafçılığı yeniden tanımlıyor. 7100 mAh kapasiteli silikon-karbon bataryasıyla uzun video çekimleri, canlı yayınlar ve yoğun sosyal medya kullanımı gibi senaryolar için bile gün boyu enerjisini kaybetmiyor.
HONOR un 200 MP Ultra Gece Telefoto kamerası, yapay zekâ destekli görüntüleme teknolojileri ve Snapdragon 8 Elite Gen 5 yonga setinden aldığı güçle öne çıkan amiral gemisi Magic8 Pro, Türkiye’de kullanıcılarla buluşuyor. HONOR Magic8 Pro, akıllı telefon segmentinde profesyonel mobil fotoğrafçılığı Türkiye’de yeni bir seviyeye çıkarıyor.
Düşük ışık koşullarında bile detay, netlik ve renk doğruluğunu koruyabilen kamera sistemiyle dikkat çeken HONOR Magic8 Pro; güçlü donanımı, gelişmiş yapay zekâ yetenekleri ve çoklu cihaz ekosistemiyle yalnızca bir akıllı telefon değil, bütüncül bir dijital deneyim sunmayı hedefliyor.
Yapay zekâ destekli gece fotoğrafçılığında yeni standart
HONOR Magic8 Pro’nun kamera mimarisinin merkezinde, 200 MP Ultra Gece Telefoto kamera yer alıyor. Yapay zekâ destekli gece fotoğrafçılığı algoritmaları sayesinde düşük ışıkta çekilen kareler; daha yüksek kontrast, dengeli pozlama ve artırılmış detay seviyesiyle işleniyor.
Magic8 Pro’da bulunan CIPA 5.5 seviyesinde görüntü sabitleme sistemi, elde çekim sırasında oluşabilecek titreşimleri ileri seviyede dengeleyerek özellikle düşük ışık koşullarında daha net ve keskin kareler elde edilmesini sağlıyor. Gece çekimleri ve uzun odaklı telefoto kullanımlarında görüntü kaybını minimuma indiren bu sistem, şehir manzaraları, konserler ve sokak fotoğrafçılığı gibi zorlu çekim senaryolarında profesyonel sonuçlar sunuyor.
Yapay zekâ destekli amiral gemisi performansı
HONOR Magic8 Pro, Snapdragon® 8 Elite Gen 5 platformunun sunduğu gelişmiş CPU çekirdek yapısı, yüksek performanslı GPU mimarisi ve yapay zekâ işlemlerine özel NPU birimi ile amiral gemisi sınıfında konumlanıyor. GPU mimarisi, grafik işleme süreçlerini daha verimli hâle getirirken; mobil oyunlardan yüksek çözünürlüklü video çekimlerine, yapay zekâ destekli kamera işlemlerinden yoğun çoklu görev kullanımına kadar uzanan senaryolarda sistem kaynaklarını dengeli biçimde yöneterek uzun süreli kullanımda stabil ve sürdürülebilir bir performans sunuyor.
7100 mAh silikon-karbon batarya ve üst düzey dayanıklılık
7100 mAh kapasiteli silikon-karbon bataryasıyla HONOR Magic8 Pro, 5G bağlantı ve oyun odaklı kullanımlarda gün boyu kesintisiz performans sunuyor. Uzun video çekimleri, canlı yayınlar ve yoğun sosyal medya kullanımı gibi yüksek enerji tüketen senaryolar, güçlü batarya kapasitesi ile destekleniyor.
IP68, IP69 ve IP69K sertifikalarıyla suya ve toza karşı üst düzey dayanıklılık sunan Magic8 Pro, zorlu çevresel koşullarda da güvenli bir kullanım deneyimi vadediyor.
Çoklu cihaz ve platformlar arası ekosistem
HONOR Magic8 Pro, HONOR Connect MagicRing teknolojisiyle telefon, tablet, dizüstü bilgisayar ve giyilebilir cihazları tek bir merkezde buluşturan bütüncül bir ekosistem deneyimi sunuyor. Aynı HONOR hesabına bağlı cihazlar HONOR Connect arayüzü üzerinden otomatik olarak algılanırken, uygulama, dosya, ekran ve bağlantı servisleri cihazlar arasında kesintisiz şekilde aktarılabiliyor.
MagicRing sayesinde kullanıcılar; ekran paylaşımı, uygulama aktarımı ve cihazlar arası etkileşimi tek bir kontrol noktası üzerinden yönetebilirken, bu yapı farklı platformlar arasında dahi akıcı ve sezgisel bir kullanım deneyimi sağlıyor. HONOR Magic8 Pro, ekosistem yaklaşımıyla yalnızca güçlü bir akıllı telefon değil, tüm dijital yaşamı birbirine bağlayan akıllı bir merkez olarak konumlanıyor.
Lansmanda HONOR Pad X8b ve HONOR Earbuds 4 de tanıtıldı
HONOR Magic8 Pro Türkiye lansmanında, markanın ekosistem vizyonunu tamamlayan HONOR Pad X8b modeli de kullanıcılarla buluşturuldu. 11 inç göz korumalı ekranı, 10.100 mAh kapasiteli bataryası ve dayanıklı gövde yapısıyla Pad X8b; özellikle aileler ve genç kullanıcılar için uzun süreli, güvenilir ve konforlu bir tablet deneyimi sunmayı hedefliyor.
Lansmanda tanıtılan bir diğer ekosistem ürünü olan HONOR Earbuds 4 ise çift titanyum kaplamalı dinamik sürücüleri, 50 dB seviyesinde aktif gürültü engelleme teknolojisi ve 46 saate varan pil ömrüyle öne çıkıyor. Günlük kullanımın yanı sıra spor ve hareketli yaşam senaryolarına uyum sağlayan Earbuds 4, kablosuz ses deneyimini daha pratik ve kesintisiz hâle getiriyor.
Türkiye satış ve fiyat bilgileri
HONOR Magic8 Pro, Türkiye’de 79.999 TL’den başlayan tavsiye edilen satış fiyatıyla Hepsiburada, Vatan Bilgisayar ve Teknosa mağazalarında kullanıcılarla buluşuyor. Lansman kapsamında tanıtılan HONOR ekosistem ürünlerinden HONOR Earbuds 4 kulaklık 2.499 TL, HONOR Pad X8b tablet 8.999 TL ve HONOR Watch 5 akıllı saat 6.999 TL fiyat etiketiyle satışa sunulurken; bu ürünler birlikte kullanıldığında cihazlar arası bağlantı, çoklu ekran deneyimi ve akıllı yaşam senaryolarını tek bir ekosistem altında tamamlıyor. HONOR’un akıllı cihaz portföyü, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına hitap eden fiyat ve ürün seçenekleriyle Türkiye genelinde geniş bir erişim sunmayı hedefliyor.
Teknoloji
Eskiden Yeniye: Kaspersky Oltalama Tehditlerinin Dönüşümünü Mercek Altına Alıyor


Kaspersky’nin yayımladığı yeni inceleme, siber suçluların takvim tabanlı saldırılar, sesli mesaj aldatmacaları ve gelişmiş çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) atlatma yöntemleri gibi teknikleri modernize ederek, 2025 yılında bireyleri ve işletmeleri nasıl hedef aldığını gözler önüne seriyor. Bulgular; bu ısrarcı tehditlere karşı kullanıcı dikkati, çalışan eğitimleri ve gelişmiş e-posta koruma çözümlerinin kritik bir ihtiyaç haline geldiğini vurguluyor.
Takvim Tabanlı Oltalama: Ofis Çalışanları Hedefte
İlk olarak 2010’lu yılların sonunda ortaya çıkan takvim tabanlı oltalama (calendar phishing) taktikleri, bugün rotasını B2B dünyasına çevirerek yeniden sahneye çıktı. Saldırganlar, gövde metni içermeyen ancak etkinlik açıklamasında zararlı bağlantılar gizlenmiş takvim davetleri gönderiyor. Davet açıldığında etkinlik kullanıcının takvimine otomatik olarak ekleniyor; ardından gelen bildirimler, kullanıcıyı Microsoft gibi platformları taklit eden sahte giriş sayfalarına yönlendiriyor. Geçmişte Google Takvim kullanıcılarını hedef alan kitlesel kampanyalar, artık doğrudan kurumsal çalışanları odak noktasına alıyor. Kuruluşların, çalışanlarına beklenmedik takvim davetlerini doğrulamayı öğretmek için simüle edilmiş saldırı atölyeleri gibi düzenli farkındalık eğitimleri düzenlemesi öneriliyor.
CAPTCHA Korumalı Sesli Mesaj Aldatmacası
Siber saldırganlar, az miktarda metin ve basit bir bağlantı içeren, sesli mesaj bildirimi süsü verilmiş minimalist e-postalar kullanıyor. Bağlantıya tıklandığında, güvenlik botlarını atlatmak için bir dizi CAPTCHA doğrulaması tetikleniyor. Süreç, sonunda e-posta adreslerini doğrulayan ve kimlik bilgilerini ele geçiren sahte bir Google giriş sayfasında noktalanıyor. Bu çok katmanlı aldatmaca, şüpheli bağlantıları tanımaya yönelik etkileşimli eğitim modülleri ile bu tür sinsi taktikleri tespit edip engelleyen Kaspersky SecureMail gibi gelişmiş e-posta sunucusu koruma çözümlerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Sahte Bulut Servisleriyle MFA’yı Aşan Saldırılar
Gelişmiş oltalama kampanyaları, pCloud (şifreli dosya depolama ve paylaşım hizmeti) gibi servisleri taklit ederek çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) sistemlerini hedef alıyor. Tarafsız bir destek takibi gibi görünen bu e-postalar, kullanıcıyı benzer isimli (örneğin: pcloud.online) sahte alan adlarına yönlendiriyor. Bu sayfalar, API aracılığıyla gerçek pCloud servisiyle etkileşime girerek e-postaları doğruluyor ve kullanıcıdan OTP (tek kullanımlık şifre) kodları ile parolaları talep ediyor. Giriş başarılı olduğunda saldırganlar hesaba tam erişim sağlıyor. Kuruluşların bu tehdide karşı zorunlu siber güvenlik eğitimleri uygulaması ve hileli alan adlarını ve API tabanlı saldırıları işaretleyen Kaspersky Security for Mail Servers gibi çözümleri devreye alması gerekiyor.
Kaspersky Anti-Spam Uzmanı Roman Dedenok: “Oltalama yöntemleri giderek daha yanıltıcı hâle gelirken, Kaspersky kullanıcıları parola korumalı PDF’ler veya QR kodlar gibi alışılmadık e-posta eklerine karşı temkinli olmaya ve herhangi bir kimlik bilgisi girmeden önce web sitesi adreslerini mutlaka doğrulamaya çağırıyor. Kurumların, gerçek hayattan senaryolar içeren kapsamlı eğitim programlarını hayata geçirmesi ve ileri seviye e-posta koruma sistemlerini kullanması, ileri düzey oltalama saldırılarının gerçek zamanlı olarak tespit edilmesini ve engellenmesini sağlıyor.” ifadelerini kullandı.
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin











