Genel
Mercedes-Benz’in Gelecek Planları Yalnızca Elektrikli Araçlar Üzerine Şekillenecek


Mercedes-Benz, önümüzdeki 10 yıl içinde, koşulların izin verdiği tüm pazarlarda tamamen elektrikliye geçmek için hazırlıklarını sürdürüyor. Son dönemde özellikle güvenlik ve teknoloji donanımlarıyla lüks segmente öncülük eden marka, yarı-elektrikli araçlardan tamamen elektrikli otomobillere geçiş yaparak, emisyonsuz ve yazılım odaklı bir geleceğe doğru hızla ilerliyor.
Mercedes-Benz, 2022 yılına kadar şirketin hizmet verdiği tüm segmentlerde, batarya elektrikli araçlara sahip olmayı planlıyor. 2025 yılından itibaren ise, pazara sunulan tüm yeni araç platformları tamamen elektrikli olacak ve kullanıcılar markanın ürettiği her model için tamamen elektrikli olan alternatifi de seçebilecek. Mercedes-Benz, bu hızlı dönüşümü kârlılık hedeflerine bağlı kalarak yönetmeyi amaçlıyor.
Daimler AG ve Mercedes-Benz AG CEO’su Ola Källenius: “Elektrikli araçlara geçiş, özellikle Mercedes-Benz’in yer aldığı lüks segmentte hız kazanıyor. Kırılma noktası gittikçe yaklaşıyor. Piyasalar bu 10 yılın sonunda tamamen elektriğe geçtiğinde biz hazır olacağız. Bu adım, sermaye dağılımında radikal bir değişime işaret ediyor. Bu hızlı dönüşümü yönetirken karlılık hedeflerimizi korumaya devam edecek, Mercedes-Benz’in başarısının kalıcı olmasını sağlayacağız. Nitelikli ve motivasyon dolu ekibimiz sayesinde, bu heyecan verici yeni dönemde de başarılı olacağımıza inanıyorum.”
Mercedes-Benz bu değişimi kolaylaştırmak için AR-GE ağırlıklı kapsamlı bir plan hazırladı. 2022 ve 2030 yılları arasında batarya elektrikli araçlara yapılan yatırımlar toplamda 40 milyar Euro’yu aşacak. Elektrikli araç portföy planını hızlandırmak ve geliştirmek, elektrikli araçların benimsenmesi için kırılma noktasını tetikleyecek.
Teknoloji Planı
Mercedes-Benz 2025’te tamamen elektrikli üç platform sunacak
- MB.EA, gelecekteki elektrikli araç portföyü için elektrikli araçlara odaklanarak ölçeklenebilir modüler bir sistem ile ortadan büyüğe tüm binek otomobilleri kapsayacak.
- AMG.EA, teknoloji ve performans odaklı Mercedes-AMG kullanıcılarına hitap eden özel performanslı elektrikli araç platformu olacak.
- VAN.EA, geleceğin emisyonsuz ulaşımına ve şehirlerine katkı sağlayacak, kullanım amacına yönelik elektrikli ticari ve hafif ticari araçlar için yeni bir dönem olacak.
Dikey entegrasyon: Mercedes-Benz, planlama, geliştirme, satın alma ve üretimi tek bir çatı altında toplayacak şekilde güç-aktarma sistemlerini yeniden düzenledikten sonra, üretim ve geliştirmede dikey entegrasyon seviyesini derinleştirecek ve elektrikli güç-aktarma teknolojisini tedarik edecek. Bu hamle, İngiltere merkezli elektromotor şirketi YASA’nın satın alınmasını da içeriyor. Mercedes-Benz, bu anlaşma ile yeni nesil ultra yüksek performanslı motorlar geliştirmek için benzersiz eksenel akıllı motor teknolojisine ve uzmanlığına erişim sağlıyor. Verimlilik, invertörler ve yazılım dahil tüm sistemin genel maliyetine net bir şekilde odaklanan eATS 2.0 gibi, şirket içi elektromotorlar, stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Elektrikli araç bileşenleri ve yazılım teknolojilerinde uzmanlaşmış yüzlerce şirket ve tedarikçiye ev sahipliği yapan dünyanın en büyük Yeni Enerji Aracı (NEV) pazarı olan Çin’in, Mercedes-Benz elektrifikasyon stratejisini hızlandırmada önemli bir rol oynaması bekleniyor.
Batarya: Mercedes-Benz, 200 Gigawatt saatin üzerinde bir batarya kapasitesine ihtiyaç duyacak ve dünya çapındaki ortaklarıyla birlikte batarya sistemleri oluşturmaya odaklanan 9 fabrikalık güncel tesis planına ek olarak, batarya üretmek için 8 adet devasa tesis daha kurmayı planlıyor. Yeni nesil bataryalar, yüksek standarda sahip olacak ve tüm Mercedes-Benz otomobil ve ticari araçlarının yüzde 90’ından fazlasında kullanıma uygun olup, müşterilere bireysel çözümler sunacak kadar esnek olacak. Mercedes-Benz, elektrik çağında otomobil endüstrisine yön vermeye devam etmek üzere gelecekteki batarya ve modülleri geliştirmek ve verimli bir şekilde üretmek için yeni Avrupalı ortaklarla birlikte çalışmayı planlıyor. Batarya üretimi, Mercedes-Benz’e var olan güç-aktarma sistemi üretim ağını dönüştürme fırsatı verecek. Mercedes-Benz, otomobillere ve ticari araçlara her zaman en gelişmiş batarya teknolojisini entegre ederek, modelin üretim ömrü boyunca menzilini artırmayı hedefliyor. Mercedes-Benz, bir sonraki batarya nesliyle birlikte, silikon-karbon kompozit kullanarak enerji yoğunluğunu daha da artırmak için SilaNano gibi ortaklarla birlikte çalışacak. Bu, benzersiz bir menzil ve hatta daha kısa şarj sürelerine izin verecek. Mercedes-Benz, katı hal teknolojisinde, daha da yüksek enerji yoğunluğu ve güvenliği olan bataryalar geliştirmek için iş ortaklarıyla görüşüyor.
Şarj: Mercedes-Benz, şarj konusunda da yeni standartlar belirlemek için çalışıyor: “Tak ve Şarj Et”, kullanıcıların kimlik doğrulaması ve ödeme için ek adımlar olmadan sorunsuz bir şekilde araçların şarja takılmalarına, şarj edilmesine ve fişten çekilmesine olanak tanıyor. “Tak ve Şarj Et”, bu yıl içinde EQS ile birlikte hayata geçecek. Mercedes me Charge, halen dünyanın en büyük şarj ağlarından biri ve şu anda dünya genelinde 530.000’in üzerinde AC ve DC şarj noktasından oluşuyor. Ayrıca Mercedes-Benz, şarj ağını genişletmek için Shell ile birlikte çalışıyor. Müşteriler, 2025 yılına kadar Avrupa, Çin ve Kuzey Amerika’da 30.000’den fazla şarj noktasından oluşan ve dünya çapında 10.000’den fazla yüksek güçlü şarj cihazından oluşan Shell’in Recharge ağına erişebilecek. Mercedes-Benz ayrıca, Avrupa’da premium tesislerle, kişiye özel şarj deneyimi sunacak birkaç premium şarj noktası açmayı planlıyor.
VISION EQXX: Mercedes-Benz, menzili 1.000 kilometrenin üzerinde olan elektrikli otomobil Vision EQXX’i geliştiriyor ve normal otoyol sürüş hızlarında 100 kilometrede (Kwsa başına 6 milden fazla) tek haneli bir Kwsa rakamı hedefliyor. Mercedes-Benz’in F1 Yüksek Performanslı Güç-Aktarma Sistemleri Bölümü’nden (HPP) uzmanlar, projeyi iddialı hedefler doğrultusunda geliştirmeye devam ediyor. Vision EQXX’in dünya lansmanı 2022 yılında gerçekleşecek. Vision EQXX ile kaydedilen teknolojik gelişmeler, yeni elektrik platformlarında kullanım için uyarlanacak ve uygulanacak.
Üretim planı
Mercedes-Benz, şu anda küresel üretim ağını, pazar talebine uygun hızda sadece elektrik üretimi için hazırlıyor. Esnek üretime yapılan yatırımlar ve ileri teknoloji MO360 üretim sistemi sayesinde Mercedes-Benz, batarya elektrikli araçları şimdiden seri olarak üretebilir. Önümüzdeki yıl, üç kıtada, yedi noktada, sekiz Mercedes-Benz elektrikli araç üretilecek. Ayrıca Mercedes-Benz AG tarafından işletilen tüm binek otomobil ve batarya montaj tesisleri, 2022 yılına kadar karbon nötr üretime geçecek. Mercedes-Benz, üretim verimliliğini artırmak için yenilikçi batarya üretimi ve otomasyon sistemlerinde Alman dünya devi GROB ile güçlerini birleştiriyor ve batarya üretim kapasitesini ve bilgi birikimini güçlendiriyor. İşbirliği, batarya modülü montajının yanı sıra paket montajını da kapsıyor. Mercedes-Benz, ayrıca geri dönüşüm kapasitesini ve bilgi birikimini geliştirmek ve güvence altına almak için Almanya’nın Kuppenheim kentinde yeni bir batarya geri dönüşüm fabrikası kurmayı planlıyor. Tesis, yetkililerle yapılacak umut verici görüşmeler sonucunda 2023 yılında faaliyete geçecek.
İş gücü planı
İçten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara geçiş gayet uygulanabilir ve Mercedes-Benz’de halen devam ediyor. Çalışan temsilcileriyle birlikte hareket eden Mercedes-Benz, kapsamlı, yeniden vasıflandırma planlarından, erken emekliliğe ve satın almadan yararlanarak, işgücünün dönüşümünü sürdürecek. TechAcademies, çalışanlara, geleceğe yönelik nitelikler için eğitimler sunacak. Sadece 2020 yılında Almanya’da yaklaşık 20.000 personel e-ulaşım konusunda eğitildi. MB.OS işletim sistemini, geliştirme planlarını gerçekleştirmek için dünya genelinde 3.000 yeni yazılım mühendisliği istihdamı oluşturulacak.
Finansal plan
Mercedes-Benz, 2020 sonbaharında belirtilen marj hedeflerine bağlı kalmaya devam ediyor. Geçen yılın hedefleri, 2025 yılına kadar yüzde 25 hibrit ve elektrikli araç satışına dayanıyordu. Bugün gelinen noktada, 2025 yılına kadar yüzde 50’ye varan xEV payına ve 10 yılın sonunda tamamen elektrikli yeni otomobil satışlarına dayanıyor. Mercedes-Maybach ve Mercedes-AMG gibi üst düzey elektrikli araçların oranı yükselirken aynı zamanda fiyatlandırma ve satışlar üzerinde daha doğrudan kontrol sağlayarak birim başına net gelirin artması hedefleniyor. Dijital hizmetlerden elde edilen gelir artışı, sonuçları daha da destekleyecek. Mercedes ayrıca, değişken ve sabit maliyetleri ve yatırımların sermaye payını daha da azaltmak için çalışıyor. Batarya teknolojisindeki gelişmelerle birlikte, ortak batarya platformları ve ölçeklenebilir elektrik mimarilerinin, daha yüksek standardizasyon ve daha düşük maliyetlerle sonuçlanması bekleniyor. Araç başına batarya maliyetlerinin önemli ölçüde düşmesi bekleniyor. Sermaye tahsisi, önce elektrikliden tamamen elektrikliye geçiyor. İçten yanmalı motorlara ve şarj edilebilir hibrit teknolojilerine yapılan yatırımlar 2019 ile 2026 arasında yüzde 80 düşecek. Buna bağlı olarak Mercedes-Benz elektrikli araç dünyasında, içten yanmalı çağına benzer bir şirket marjını planlıyor.
Daimler AG ve Mercedes-Benz AG CEO’su Ola Källenius; “Bu dönüşümdeki temel görevimiz, müşterileri etkileyici ürünlerle geçiş yapmaya ikna etmek. Amiral Gemimiz EQS, Mercedes-Benz için bu yeni çağın sadece başlangıcı.” dedi.
Genel
AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: “Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz”


AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi’nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı.
Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030’un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı.
“Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek”
Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: “Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.”
Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir.”
“Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak”
Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: “Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi.
Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor.”
“Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor”
Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: “Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek.”
“Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı”
Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: “İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.”
“Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor”
Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: “Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek.”
Sigorta Aracıları Zirvesi’nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.
Zirvenin videosunu izlemek için tıklayınız: https://youtube.com/shorts/WL1wOU2W6jc
| AXA HAKKINDA
52 ülkede 156 bin çalışanıyla 92 milyondan fazla müşteriye hizmet veren AXA Grubu, 2025 verilerine göre 116 milyar Euro prim büyüklüğü ve 8,4 milyar Euro faaliyet karı ile dünyanın lider sigorta şirketlerindendir. Grubun Türkiye’deki operasyonlarını yürüten AXA Türkiye, 130 yılı aşkın süredir ülkede faaliyet göstermektedir. 81 ilde 4000’i aşkın iş ortağı ve 1000’in üzerinde çalışanı ile Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biridir. AXA Türkiye, ‘İnsanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak’ marka amacı doğrultusunda müşterilerinin yalnızca canlarını ve mal varlıklarını değil, aynı zamanda sevdiklerini, hayallerini ve geleceklerini de olası risklere karşı koruma altına almaktadır. |
Detaylı Bilgi için
Funda Dilek: 0544 631 92 40
|
Genel
HONOR’la tatilde eğlence ve öğrenme aynı ekranda!


Yaz tatiliyle birlikte çocuklar için dinlenme, eğlenme ve yeni keşifler dönemi başladı. HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b; büyük ekranları, göz konforu özellikleri, güçlü pil performansları ve haziran ayına özel avantajlı seçenekleriyle karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor
Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte öğrenciler için yılın en keyifli dönemi başladı. Karnelerini alan çocuklar için dinlenme, oyun ve sevdikleri içerikleri izleme zamanı geldi. Aileler içinse bu dönemde çocukların hem keyifli vakit geçirebileceği hem de öğrenme alışkanlıklarını destekleyebileceği doğru teknoloji ürünlerini seçmek önem kazanıyor.
HONOR, Pad 10 ve Pad X8b modelleriyle karne hediyesi arayan ailelere özel kampanyalarla güçlü tablet seçenekleri sunuyor. Film izlemek, oyun oynamak, dijital kitap okumak, eğitici içeriklere ulaşmak ya da çizim ve not alma uygulamalarını kullanmak isteyen öğrenciler için HONOR tabletler, tatilde eğlence ve öğrenmeyi aynı ekranda buluşturuyor.
Not alıp çizim yapıyorlar
HONOR Pad 10, büyük ekran deneyimi arayan kullanıcılar için öne çıkıyor. 12.1 inç 2.5K çözünürlüklü HONOR Göz Konforu Ekranı, 120Hz yenileme hızı ve 1.07 milyar renk desteğiyle Pad 10; video izlerken, oyun oynarken ya da eğitim içeriklerini takip ederken daha akıcı ve keyifli bir kullanım sağlıyor. Geniş ekran yapısı, çocukların yalnızca içerik tüketmesine değil, aynı zamanda üretmesine de alan açıyor. Not alma, çizim yapma ve farklı uygulamalarla çalışma gibi ihtiyaçlarda da pratik bir deneyim sunuyor.
HONOR Kids ile daha güvenli içerikler
HONOR Pad X8b ise günlük kullanıma uygun, taşınabilir ve aile dostu bir tablet alternatifi arayanlar için dikkat çekiyor. 11 inç HONOR Göz Konforu FullView ekranı, 10.100 mAh bataryası, ince ve hafif metal gövdesiyle Pad X8b; çocukların gün içinde video izleme, oyun oynama, okuma ve eğitim içeriklerine ulaşma ihtiyaçlarına cevap veriyor. HONOR Kids desteği ise ailelerin çocuklar için daha kontrollü bir dijital deneyim oluşturmasına yardımcı oluyor.
Kampanya devam ediyor
HONOR’un haziran ayına özel kampanyası kapsamında HONOR Pad 10 ve HONOR Pad X8b modelleri avantajlı seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor. Kampanya kapsamında HONOR Pad 10, 30 Haziran’a kadar n11, GPN ve Hepsiburada’da 16.999 TL fiyat ve HONOR Pen hediyesiyle sunulurken; HONOR Pad X8b 4+128 GB modeli 30 Haziran’a kadar Hepsiburada’da 6.999 TL fiyatıyla karne hediyesi arayan aileler için öne çıkıyor.
Offline satış kanallarında ise HONOR Pad 10, 16-30 Haziran tarihleri arasında 16.999 TL tavan fiyatla; HONOR Pad X8b 4/128 GB modeli ise 1-30 Haziran tarihleri arasında 8.999 TL tavan fiyatla kullanıcılarla buluşuyor.
Genel
WatchGuard 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nu Yayınladı


Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından üç aylık bir araştırma sonucunda hazırlanan 2024 yılının 2. çeyreğinde kötü amaçlı yazılım, ağ ve uç nokta güvenlik tehditlerini detaylandıran İnternet Güvenliği Rapor’u yayınladı. Veriler, 10 kötü amaçlı yazılım tehtidinin 7’sinin bu çeyrekte yeni olduğunu ve siber saldırganların bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor.
Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard® Technologies, WatchGuard Tehdit Laboratuvarı araştırmacıları tarafından analiz edilen en önemli kötü amaçlı yazılım trendleri ile ağ ve uç nokta güvenliği tehditlerinin ele alındığı en son İnternet Güvenliği Raporu’nu açıkladı. Verilerden elde edilen önemli bulgular, 2024 yılının 2. çeyreğinde on kötü amaçlı yazılım tehdidinden yedisinin bu çeyrekte yeni olduğunu, siber saldırganların da bu tekniklere yöneldiğini gösteriyor. Bu yeni tehditler arasında, ele geçirilmiş sistemlerden hassas verileri çalmak için tasarlanmış bir yazılım olan Lumma Stealer, akıllı cihazlara bulaşan ve siber saldırganların bunları uzaktan kontrol edilen botlara dönüştürmesini sağlayan bir Mirai Botnet varyantı ve Windows Android cihazlarını hedef alarak kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan LokiBot kötü amaçlı yazılımlar yer alıyor. Tehdit Laboratuvarı ayrıca, Binance Akıllı Sözleşmeleri gibi blok zincirlerine kötü amaçlı PowerShell komut dosyaları yerleştirme yöntemi olan “EtherHiding” kullanan yeni siber saldırganların varlığını gözlemledi. Bu durumlarda, ele geçirilmiş web sitelerinde kötü amaçlı komut dosyasına bağlanan sahte bir hata mesajı beliriyor ve kurbanlardan “tarayıcılarını güncellemeleri” isteniyor. Blok zincirlerindeki kötü amaçlı kodlar uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor çünkü blok zincirleri değiştirilemez, dolayısıyla bir blok zinciri kötü amaçlı içeriğin değişmez bir ana bilgisayarı haline gelebiliyor.
‘’En Son Bulgularımız, Güvenlik Açıklarını Gidermek ve Siber Saldırganların Güvenlik Açıklarından Yararlanmamasını Sağlamamak’’
WatchGuard Technologies Baş Güvenlik Sorumlusu Corey Nachreiner, “2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’ndaki en son bulgular, siber saldırganların davranış kalıplarına nasıl girme eğiliminde olduklarını, belirli saldırı tekniklerinin dalgalar halinde yayıldığını ve moda hale geldiğini yansıtıyor.” ifadelerinde kullandı. “Güncel bulgularımız, güvenlik açıklarını gidermek ve siber saldırganların eski güvenlik açıklarından yararlanamamasını sağlamak için yazılım ve sistemleri rutin olarak güncellemenin ve onarmanın önemini de göstermektedir. Özel yönetilen hizmet sağlayıcısı tarafından etkin bir şekilde yürütülebilecek derinlemesine savunma yaklaşımının benimsenmesi, bu güvenlik sorunlarıyla başarılı bir şekilde mücadele etmek için hayati bir adımdır.” açıklamalarında bulundu.
WatchGuard’ın 2024 2. Çeyrek İnternet Güvenliği Raporu’nda yer alan önemli bulgular şunlar:
1. Kötü amaçlı yazılım tespitleri genel olarak %24 azaldı. Bu düşüş, imza tabanlı tespitlerdeki %35’lik azalmadan kaynaklanıyor. Bununla birlikte, siber saldırganlar odağını daha yanıltıcı kötü amaçlı yazılımlara kaydırıyor. Threat Lab’in fidye yazılımları, sıfırıncı gün tehditleri ve gelişen kötü amaçlı yazılım tehditlerini tespit eden gelişmiş davranış motoru, 2024’ün 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yanıltıcı kötü amaçlı yazılım tespitlerinde %168’lik bir artış tespit etti.
2. Ağ saldırıları 1. çeyrek 2024’e göre %33 arttı. Bölgeler arasında Asya Pasifik, tüm ağ saldırısı tespitlerinin %56’sını oluşturuyor ve bir önceki çeyreğe göre iki kattan fazla artış gösterdi.
3. İlk olarak 2019’da tespit edilen bir NGINX güvenlik açığı, hacim bakımından en büyük ağ saldırısı oldu. Önceki çeyreklerde Tehdit Laboratuvarı’nın En İyi 50 ağ saldırısı listesinde yer almamasına rağmen, 2024’ün 2. çeyreğinde toplam ağ saldırısı tespit hacminin %29’unu veya ABD, EMEA ve APAC genelinde yaklaşık 724.000 tespiti oluşturdu.
4. Fuzzbunch bilgisayar korsanlığı araç seti, hacim bakımından tespit edilen en yüksek ikinci uç nokta kötü amaçlı yazılım tehdidi olarak ortaya çıktı. Windows işletim sistemlerine saldırmak için kullanılabilecek açık kaynaklı bir çerçeve görevi gören araç seti, 2016 yılında The Shadow Brokers’ın bir NSA yüklenicisi olan Equation Group’a yaptığı saldırı sırasında çalındı.
5. Tarayıcı tarafından başlatılan tüm uç nokta kötü amaçlı yazılım saldırılarının yüzde yetmiş dördü, Google Chrome, Microsoft Edge ve Brave’i içeren Chromium tabanlı tarayıcıları hedef aldı.
6. Kötü amaçlı web içeriğini tespit eden bir imza olan trojan.html.hidden.1.gen, dördüncü en yaygın kötü amaçlı yazılım çeşidi olarak ortaya çıktı. Bu imzanın yakaladığı en yaygın tehdit kategorisi, kullanıcının tarayıcısından kimlik bilgilerini toplayan ve bu bilgileri saldırgan tarafından kontrol edilen bir sunucuya ileten kimlik avı kampanyalarını içeriyor. İlginç bir şekilde, Tehdit Laboratuvarı, Georgia’daki Valdosta Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrencileri ve öğretim üyelerini hedef alan bu imzanın bir örneğini gözlemledi.
WatchGuard’ın Unified Security Platform® yaklaşımı ve WatchGuard Threat Lab’in önceki üç aylık araştırma güncellemeleriyle tutarlı olarak, bu üç aylık raporda analiz edilen veriler, sahipleri WatchGuard’ın araştırma çabalarını doğrudan desteklemek için paylaşmayı tercih eden aktif WatchGuard ağ ve uç nokta ürünlerinden elde edilen anonimleştirilmiş, toplu tehdit istihbaratına dayanmaktadır.
Q2 2024 İnternet Güvenliği Raporu’nun tamamını buradan indirebilirsiniz: https://www.watchguard.com/wgrd-resource-center/security-report-q2-2024
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin






