Connect with us

Otomotiv

280 HP’lik Alfa Romeo Tonale Plug-In Hybrid Q4, Türkiye’de Satışa Sunuldu

Alfa Romeo, kompakt SUV’u

Tonale’nin çevreci sportifliğin kilometre taşı olacak dört tekerlekten çekişli, şarj edilebilir Hibrit (Plug-in Hybrid Q4) versiyonunu Türkiye’de satışa sundu.

Tonale Plug-In Hybrid Q4, 1910’da kurulan Alfa Romeo markasının sportif DNA’sına sadık kalarak, elektrifikasyon dünyasına giriş yapıyor. Sınıfının en iyisi olan bu versiyon, maksimum verimlilik ile sportifliği birleştirerek Alfa Romeo’nun dönüşümünde yeni bir sayfa açıyor.

Çeviklik, sürüş dinamikleri ve dört tekerlekten çekiş performansı ile sınıfının en iyi dinamiklerini sunan Tonale Plug-in Hybrid Q4, 26 gr/km CO2 emisyon değeriyle bugüne kadar üretilen en çevreci Alfa Romeo modeli olarak öne çıkıyor.

Günlük kullanımda tamamen elektrikli moddayken 80 km’nin üzerinde menzile sahip olan Tonale Plug-in Hybrid Q4, şehir dışı kullanımda ise 600 km’nin üzerinde toplam menzile sahip. Sınıfının en iyi konfor ve ses yalıtımını sunan; ürün gamının en sportif versiyonu Tonale Plug-in Hybrid Q4’ün şarj edilebilir hibrit sistemi, toplam 280 HP

güç üretiyor, Q4 dört tekerlekten çekiş sistemiyle en iyi yol tutuş ve sürüş güvenliğini sunuyor.

 

 

Alfa Romeo, teknolojik, yeni nesil ve küçük hacimli motor seçenekleriyle Türkiye pazarındaki en önemli segment olan kompakt SUV segmentinde Tonale ile iddiasını ortaya koymayı sürdürüyor. 1910 yılından bu yana sporcu DNA’sına sadık kalan ve otomotiv tarihine damga vuran modelleri hayata geçiren Alfa Romeo’nun dönüşümünü simgeleyen Tonale’nin şarj edilebilir ve dört tekerlekten çekişli Hibrit (Plug-in Hybrid Q4) versiyonunu ülkemizde satışa sunuluyor. Sınıfının en iyi performansı için Alfa Romeo tarafından geliştirilen dört tekerlekten çekişli, şarj edilebilir hibrit (Plug-in Hybrid Q4) Tonale, çevreciliğini üst düzey sportiflikle birleştiriyor.

 

Alfa Romeo Tonale’nin 280 HP Plug-In Hybrid Q4 sistemi, performans ve pil ömrü açısından da sınıfının en iyisi olarak öne çıkıyor.

 

 

 

Sınıfının En İyi Performansını Sunan, Bugüne Kadar Üretilen En Çevreci Alfa Romeo

Şarj edilebilir ve dört tekerlekten çekişli Tonale, Alfa Romeo’ya özel 1.3 litre 280 HP’lik gücünde motor ile  satışa sunuluyor. Sistem gücünü, 6 vitesli çift kavramalı şanzıman üzerinden ön tekerleklere aktarırken 90 KW gücündeki elektromotor arka tekerleklere 250 Nm çekiş sağlıyor. 0-100 km/s hızlanmasını sadece 6,2 saniyede tamamlayan Tonale Plug-in Hybrid, Q4 çekiş ile en yüksek performans seviyesi sunarken, tamamen elektrik modunda şehir içinde 80 km’ye varan menzile ulaşıyor. Plug-in Hybrid güç-aktarma sisteminde standart olan Q4 çekiş, benzersiz bir sürüş güvenliği ve keyfi sağlıyor. Sınıfının en iyi performansı için Alfa Romeo tarafından geliştirilen Hibrit ve dört tekerlekten çekişli Şarj Edilebilir Hibrit (Plug-in Hybrid Q4) versiyonu, 100 kilometrede sadece 1.14 litre yakıt tüketimiyle bugüne kadar üretilen en çevreci Alfa Romeo modeli olarak öne çıkıyor.

 

  • Alfa Romeo DNA’sı ve En İyi Sürüş Dinamikleri

Tonale Plug-in Hybrid Q4, Alfa Romeo DNA mirasını sürdürüyor. Kullanım tercihlerine göre seçilen Dynamic modda, elektrik ve ICE motorlarını birlikte kullanılan özel bir gaz kelebeği kalibrasyonu, şanzıman yönetimi ve daha doğrudan direksiyon tepkisi ile aracın performansından en iyi şekilde yararlanmak için tasarlandı. Bu modda sürekli e-AWD devrede olurken, günlük kullanım için ideal performans sunan Natural mod e-Motor ve ICE motorun gerekli yerlerde birlikte çalışmasını ve performansı optimize etmeyi sağlıyor. Çekiş performansı, ihtiyaca göre kendiliğinden e-AWD olarak değişebiliyor. Sürüş esnasında elektrik bataryasının şarj yüzdesinin korunmasını veya dolumu sağlıyor, e-Save modu aktifleştirildiğinde ise DNA sürüş modu ‘N‘ (Natural) olarak ayarlanabiliyor.  Sürücü gaz pedalından ayağını çektiğinde devreye giren e-Coasting ise yavaşlama sırasında enerji geri kazanımı sağlıyor. Frenleme işlemi esnasında enerji geri kazanımı otomatik olarak devreye giren e-Breaking ile sağlanıyor. Advanced Efficiency modu seçildiğinde ise sadece elektrikli motor devreye giriyor ve çekiş arka tekerleklerden aktarılıyor.

 

Geniş Ekran ve Sezgisel HMI (Human Machine Interface) Arayüz

 

Alfa Romeo Tonale Plug-in Hybrid Q4, kabin içerisinde birinci sınıf malzemeler ve en son teknolojiyi birleştiriyor. Tonale’de, 22,5 inçlik 2 büyük ekrandan oluşan sofistike, smooth ve sezgisel bir kullanım sunan Sürücü Odaklı Kokpit (HMI) bilgi-eğlence sistemi yer alıyor. Gösterge panelinin ortasında, geleneksel “Cannocchiale” (teleskopik) ekran tasarımıyla, otomobilin tüm verilerine ve otonom sürüş teknolojileri ayarlarına erişim sağlayan 12,5 inçlik TFT ekran göstergeler yer alıyor. Sürücü ekran üzerinden elektrikli sürüş fonksiyonlarının gösterimine kolaylıkla erişebiliyor. Tonale Plug-in Hybrid Q4’de “Elettro Biscione” adı verilen ve Alfa Romeo’nun logosunda da yer alan yılan figüründen esinlenen sol arka kapı camındaki amblemi, onun elektirikli olduğunu vurguluyor. 12.5’’ Full TFT Gösterge panelinden kolayca takip edilebilen otomobilin elektrikli sürüş fonksiyonları ve işlevler farklı renklerle ifade ediliyor. Örneğin Elettro Biscione’nin rengi beyazken elektrikli motorun kapalı olduğu ve benzinli motorun devrede olduğu anlaşılıyor. Elettro Biscione’nin rengi açık maviyken elekrikli motorun devrede olduğu; yeşil renkteyken ise elektrik motorun şarjda olduğuna işaret ediliyor.

 

Tonale’de tamamen dijital, dokunmatik 10,25 inçlik ekran güncel akıllı telefonlarla benzer kullanım arayüz ile kullanım kolaylığı sunuyor. Yatay kaydırma ile Alfa D.N.A., radyo, medya, kablosuz şarj, uydu navigasyon, klima, bağlantılı hizmetler elektrikli sürüş uygulamaları, anlık güç gösterimi ve ADAS gibi menülere ulaşılabiliyor. Tonale Plug-in Hybrid Q4’te sportifliği öne çıkaran alüminyum vites kulakçıkları standart sunuluyor. Sürücü ve yolcu konforunu artırmak için ayrıca ısıtmalı direksiyon simidi, ısıtmalı ve sınıfında sadece Tonale’nin sunduğu havalandırmalı ön koltuklar, elektrikli ayarlanabilen ön koltuklar, Harman Kardon Premium Ses Sistemi (14 Hoparlör 465W) Luxury Pack kapsamında sunuluyor.

  • 2’nci Seviye Otonom Sürüş, Çoklu Şarj Seçenekleri

Tonale, sürüş keyfini engellemeden maksimum sürüş güvenliği sunmak üzere; hızlanma, fren ve şerit takibini otomatik yöneten 2’inci seviye otonom sürüş için yeni Alfa Romeo Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri (ADAS) ile donatılıyor. Tonale, otomobilin çevresini dikey ve yanal olarak izleyen ön kamera ile “Akıllı Uyarlanabilir Hız Sabitleme” (IACC) ve “Şerit Ortalama” (LC) sistemlerini birleştirerek Seviye 2 otonom sürüşü, Driving Asistance Pack ile mümkün kılıyor. Sistem, öndeki araçlarla güvenli bir mesafeyi korumak için otomobilin hızını otomatik olarak ayarlayan “Akıllı Uyarlanabilir Hız Sabitleme”, “Trafik İşareti Tanımlama Sistemi” ve “Akıllı Hız Sabitleme” sistemlerini kullanıyor. Entegre kamerayı kullanan sistem trafik işaretlerini algılıyor, bunları ekranda gösteriyor, sürücüyü mevcut hız sınırı konusunda uyarıyor ve sürücünün hızını tespit edilen sınıra düşürmesini öneriyor. Sürücü kabul ederse, hız sabitleyici ayarları otomatik olarak ayarlanıyor. Şerit Ortalama sistemi ise yoğun trafik koşullarında bile aracı şeridin ortasında tutmak için aracın yanal hareketini kontrol ediyor.

 

Tonale’nin, 15,5 kWh kapasiteli bataryalarıyla, WLTP döngüsünde 100km’de 1,14 lt kadar düşebilen yakıt tüketimi sağlanıyor. Şehir otomobili segmenti kullanıcılarırın günlük işe gidip gelmeleri için gerekli olan ortalama 80 km’lik menzil  7,4Kw dahili şarj cihazı kullanarak  2,5 saatten daha kısa bir sürede hızlı şarj ile dolabiliyor. Ayrıca, Mod 3 (Wallbox tipi) kabloya ilave olarak ev tipi prizlere uyumlu Mod 2 şarj kablosunu da sunan Tonale’de 7,4 kW’lık Wallbox çözümleri bulunuluyor.

 

Güvenliğe Hizmet Eden Yenilikçi Sistemler

 

Yeni Alfa Romeo Tonale’de, günlük sürüş ihtiyaçlarına uygun, sürüşü kolaylaştıran aktif ve pasif güvenlik özellikleri birlikte yer alıyor. Ön, yan ve perde hava yastıklarının yanı sıra sürücü, araç ve yol arasındaki etkileşimi mükemmelleştiren yenilikçi donanım ve teknolojiler Tonale’de standart olarak sunuluyor. Yaya veya bisikletçiyi algılayarak sürücüyü tehlikeye karşı uyaran ve bir yaya veya bisikletli ile çarpışmayı önlemek veya etkilerini azaltmak için aracı tamamen durduran “Hassas Yol Kullanıcıları ile Otonom Acil Durum Fren” veya sürücü yorgunluğunu algılamak için aracın hareketlerini denetleyen “Sürücü Yorgunluk Algılama” gibi sistemler, Tonale’deki standart özelliklerden birkaçı olarak öne çıkıyor. Tonale’de Driving Asistance Pack ile  sunulan “Kör Nokta Algılama”, “Arka Çapraz Trafik Uyarısı”, gibi güvenlik unsurları geri manevra anında, yandan gelen araçlara karşı sürücüyü uyaran “360° Kamera” çevre görünteleme sistemi ön ızgaraya, dikiz aynalarına ve bagaj kapağına entegre edilen dört adet yüksek çözünürlüklü kamera ile yakaladığı aracın çevresine ait görüntüyü kılavuz çizgileriyle birlikte 10,25 inçlik ekranda gösteriyor.

 

En üst düzey sportiflik sunan “Veloce” donanım seviyesiyle tercih edilebilecek olan Alfa Romeo Tonale Plug-in Hybrid Q4, 1.949.800 TL’lik başlangıç fiyatıyla Alfa Romeo showroomlardaki yerine alıyor.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Otomobiller

Gemini’li İlk Otomobil Volvo EX60 Tanıtıldı: Tek Şarjla 810 KM Menzil!

Volvo’nun en yeni elektrikli modeli Volvo EX60 resmî olarak tanıtıldı. İşte şirketin yeni modelinin özelliklerine ve fiyatına dair tüm detaylar!

Volvo, yıllardır markanın satış lokomotifi olan XC60’ın tamamen elektrikli kardeşi EX60’ı resmen tanıttı.

Şirket, 2025’te elektrikli araç satışlarında yaşanan düşüşü tersine çevirmek için EX60’ı “kritik model” olarak konumlandırıyor. İsim benzerliğine rağmen araç, XC60’tan farklı olarak SPA3 adlı yeni bir platform üzerinde yükseliyor.

Tasarım: EX90 çizgisi, sıra dışı kapı kolları

2

EX60 dış görünümde büyük kardeşi EX90’a yakın bir çizgi taşıyor. Otomobilde önde kapalı panjur ve bölünmüş farlar, arkada dikey stoplar Volvo’nun imzasını koruyor. En ilginç detay ise kapı kollarında. Gizli kollar yerine, camların alt kısmına yerleştirilmiş küçük kanat şeklinde bir tasarım kullanılıyor.

Volvo bu tasarımın aerodinamiğe katkı sunduğunu ve sürtünme katsayısının 0,26 Cd seviyesine indiğini vurguluyor. Cross Country versiyonu 21 inç özel jantlar, koruma plakaları ve geniş çamurluklarla daha “sert” bir karaktere sahip. Havalı süspansiyon da yüksek hızlarda aracı otomatik alçaltarak verimliliği artırıyor.

İç mekân: Neredeyse hiç tuş yok, bir de Google Gemini var

3

Kabin, “butonsuz” denecek kadar sade ve çoğu kontrol dokunmatik ekran üzerinden yapılıyor. EX60, Volvo’da ilk kez Gemini asistanını kullanıyor. Marka, önceki yazılım eleştirilerine de gönderme yaparak ekranların hızlı tepki verdiğini, haritaların anında yüklendiğini ve sesli asistanın daha iyi anladığını söylüyor.

Müzik tarafında da iddialı. 28 hoparlörlü Bowers & Wilkins sisteminde, Volvo’da ilk kez dört koltuğun başlıklarına hoparlör entegre ediliyor. Düz tabanlı kabin sayesinde yaşam alanı geniş. Ayrıca 85 litrelik ön bagaj ekstra depolama sağlıyor.

Performans ve menzil: 810 km’ye kadar çıkıyor

4

EX60 üç farklı güç-çekiş seçeneğiyle geliyor:

  • P6 (tek motor, arkadan itiş): 369 hp, 480 Nm – 0-100: 5,9 sn – 80 kWsa batarya ile 620 km
  • P10 AWD (çift motor, 4 çeker): 503 hp, 710 Nm – 0-100: 4,6 sn – 91 kWsa ile 660 km
  • P12 AWD (çift motor, 4 çeker): 670 hp, 790 Nm – 0-100: 3,9 sn – 112 kWsa ile 810 km

Volvo EX60 fiyatı

Volvo EX60 an itibarıyla Avrupa’da ön siparişe açılmış durumda. Bahar aylarında İsveç’te üretime girecek olan modelin başlangıç fiyatı ise 62.990 euro.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Mobilitede Yeni Lüks Standartı: Mercedes-Benz’den “Isıtmalı Emniyet Kemeri” Hamlesi

Otomotiv dünyasında inovasyonun merkezi kabul edilen Mercedes-Benz, mobilite deneyimini sadece sürüş dinamikleriyle değil, dokunsal konforla da yeniden tanımlıyor. Markanın teknoloji vitrini olan yeni S-Class, sektörde bir ilke imza atarak ısıtmalı emniyet kemeri dönemini başlatıyor.

Konforun Ötesinde: Neden Şimdi?

Mobilite haberleri yapan mecralarda sıklıkla tartışılan “kişiselleştirilmiş konfor” kavramı, Mercedes-Benz ile yeni bir boyuta evriliyor. Kış aylarında direksiyon ve koltuk ısıtmasına alışık olan kullanıcılar için geliştirilen bu sistem, emniyet kemerinin dokusuna yerleştirilen ince iletken liflerle çalışıyor.

Sistemin temel avantajları:

  • Hızlı Adaptasyon: Kemer takıldığı anda vücut ısısına uyum sağlayarak soğuk şokunu engelliyor.

  • Enerji Verimliliği: Kabin havasını ısıtmak yerine doğrudan vücuda temas eden noktaları ısıtmak, özellikle elektrikli (EV) modellerde batarya verimliliğine katkı sağlayabiliyor.

  • Güvenlik Teşviki: Soğuk nedeniyle kemer takmaktan kaçınan veya kalın montlarla kemer kullanan sürücüleri, daha ince kıyafetlerle daha sıkı ve güvenli kemer kullanımına teşvik etmesi bekleniyor.


S-Class’tan Kitlelere: Mobilitenin Evrimi

Otomobil tarihine yön veren birçok donanım (hava yastığı, ABS, sesli komut) gibi ısıtmalı emniyet kemeri de ilk olarak “en üst segment” olan S-Class ile yollara çıkıyor. Ancak mobilite trendleri, bu tarz konfor odaklı çözümlerin çok kısa sürede C-SUV ve hatta B segmenti araçlara kadar demokratize olduğunu gösteriyor.

Editörün Notu: Mercedes’in bu hamlesi, otonom sürüşe yaklaştığımız bu dönemde “araç içini bir yaşam alanı” olarak kurgulama stratejisinin en taze halkası.

Teknik Detaylar

  • Isınma Süresi: Sistem, aktif edildikten sonra yaklaşık 2 dakika içinde ideal sıcaklığa ulaşıyor.

  • Kontrol: MBUX (Mercedes-Benz User Experience) üzerinden koltuk ısıtmasıyla senkronize veya bağımsız olarak ayarlanabiliyor.

  • Dayanıklılık: Isıtma telleri, kemerin esnekliğini ve kaza anındaki mukavemetini etkilemeyecek şekilde mikro mühendislikle tasarlandı.


Sizce ısıtmalı emniyet kemeri bir “lüks aksesuar” mı yoksa geleceğin standart donanımı mı? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı

Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası platformu tarafından yürütülen Be Node Research projesi kapsamında Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji iş birliğiyle hazırlanan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” raporu yayınlandı.

Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) Be Node Research programı, Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji desteğiyle yürüttüğü yeni araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Texas Üniversitesi’nden Fatma Tarlacı ve Özyeğin Üniversitesi’nden Çağlar Üçler tarafından kaleme alınan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” başlıklı rapor, üretim hattının ötesinde satış, servis, lojistik ve müşteri deneyimi gibi süreçlerde yapay zekânın yarattığı dönüşümü inceliyor.

Rapor, otomotiv sektöründe yapay zekânın artık yalnızca bir hız aracı değil, kurumsal kültür ve müşteri deneyiminin yapıtaşı haline geldiğini ortaya koyuyor. Akademik araştırma, saha verileri ve kurumsal uygulama örneklerini bir araya getirerek, Türkiye otomotiv ekosistemi için somut bir dönüşüm yol haritası sunuyor.

Raporda öne çıkan bulgular
Otomotiv sektöründe yapay zekâ kullanımı üretimden satış sonrası hizmetlere kadar genişliyor. Showroom’larda hiper kişiselleştirilmiş deneyimler, çağrı merkezlerinde bilgiye anlık erişim ve servis operasyonlarında tahmine dayalı bakım süreçleriyle verimlilik artışı sağlanıyor.
Yapay zekâ ajanları bu yeni dönemde, çalışanların yanında ikinci bir operatör gibi konumlanarak, insanı istisna yönetimi ve stratejik kararlara odaklanmaya yönlendiriyor. Rapor ayrıca, “tek veri altyapısı – çoklu marka kimliği” denkleminde Doğuş Otomotiv örneğini analiz ederek, ortak zekânın markalar arası dengeyi nasıl koruyabileceğini ortaya koyuyor. Bu yapı, her markanın ses tonunu, müşteri beklentisini ve iletişim tarzını ayrı ayrı öğrenen bir yapay zekâ yönetişim modeliyle markaların özgünlüğünü koruyor.

Politika ve strateji önerileri
● Altyapı: Yapay zekânın başarısı, veri bütünlüğüyle başlıyor. Veri kalitesinin artırılması, sistemler arası entegrasyonun sağlanması ve merkezi yönetim mimarilerinin oluşturulması kritik adımlar arasında.
● Ölçüm: Hız, kalite, maliyet, memnuniyet ve kullanım oranlarını kapsayan beş boyutlu KPI çerçevesi, yapay zekânın etkisini sadece verimlilikte değil, güven ve deneyim düzeyinde de ölçmeye olanak tanıyor.
● Yetkinlik: İnsan–makine iş birliğini güçlendirecek ajan orkestrasyonu, doğrulama süreçleri, etik farkındalık ve ürün odaklı düşünme gibi yeni beceriler önümüzdeki dönemin kurumsal dönüşüm alanlarını tanımlıyor.

Texas Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatma Tarlacı, şunları söyledi: “Yapay zekâ sayesinde sürücüyü, kullanıcıyı daha iyi anlamaya başlıyoruz; kişiselleştirmeyi daha önce yapamadığımız derinlikte yapabiliyoruz. Böyle olunca araç sadece bir makine değil, sizi anlayan ve ihtiyacınızı belirleyebilen bir yardımcı pilota dönüşüyor.”

Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Çağlar Üçler ise, “Yapay zekâ eskiden fabrikanın içindeydi; oradan çıktı ve otomotivde müşteriye dokunan deneyimin bağlayıcı dokusu hâline geldi. Dinamik fiyatlandırmadan AR/VR tabanlı deneyimlere kadar, daha önce yapamadığımız şeyleri yapabilir duruma geldik” dedi.

Doğuş Otomotiv Yeni İş Geliştirme ve Girişimcilik Birim Yöneticisi Irmak Mutlu Ejder, “Yapay zekâdan önce verinin temizlenmesi ve entegrasyonuna odaklandık. Sonrasında kişiselleştirilmiş önerilerle ikinci el platformu gibi temas noktalarında etkileşimi artırıyoruz; görüntü işleme ile alıcı-satıcı deneyimini iyileştiriyoruz. Tedarik zincirinde de ‘doğru ürün/hizmetin doğru zamanda’ yönetimi için öngörüsel planlama kritik” ifadelerini kullandı.

Doğuş Teknoloji Veri Bilim Müdürü Doğuş Kıdık, şunları söyledi: “Çağrı merkezi, satış sonrası, veri analizi ve içerik üretiminde ajan tabanlı çözümler geliştiriyoruz. Chatbot’lar bilgiye erişimi hızlandırıyor; yeterlilik-değerlendirme ajanları performansı ölçüp gelişim öneriyor. Çok markalı yapıda ise her marka için ayrı veri setleri ve özelleştirilmiş modeller kullanıyoruz; canlıya çıkmadan marka ekipleriyle insan-içerimde test ediyoruz.”

Başlangıç Noktası Lideri Cem Leon Menase ise, “Demiryolları bir ulaşım teknolojisi gibi görünüyordu ama sadece yolculuğu değil, ekonomiyi ve gündelik hayatı da dönüştürdü. Bugün benzerini yapay zekâda görüyoruz; ilk etkiler internet altyapısı üzerinde belirse de asıl büyük dönüşüm, yapay zekânın kendi ekosisteminin kurulmasıyla gelecek” dedi.

Rapor, yapay zekânın otomotiv sektöründe artık “yardımcı teknoloji” olmaktan çıkıp, karar alma ve müşteri deneyimi yönetiminin merkezine yerleştiğini vurguluyor. Kazanan kurumlar, yapay zekâyı yalnızca operasyonel verimlilik için değil, güven, kalite ve sürdürülebilirlik için stratejik bir araç olarak konumlandıranlar olacak.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.