Otomotiv
Türkiye’de 2022 yılında satılan her beş elektrikli otomobilden biri Mercedes-EQ oldu


2022 yılında 4 yeni EQ modelini satışa sunan ve 1.559 adet elektrikli otomobil satışı gerçekleştiren Mercedes-Benz, 2023’te satışlarındaki elektrikli otomobil payını %10’un üzerine çıkarmayı hedefliyor.
- Mercedes-Benz binek otomobil satışlarını geçen yıla göre %21,2 artırarak Premium segmentin lideri oldu.
- Mercedes-Benz, hafif ticari araç satışlarında yılı %3,7 artışla kapadı, 8+1 yolcu taşımacılığında liderliğini korudu.
Mercedes-Benz, yıl boyunca devam eden yarı iletken ve lojistik engellerine rağmen güçlü talep sayesinde toplam satışları bir önceki yıla göre yüzde 16 artırarak yaklaşık 25 bin araç seviyesine ulaştırdı. Markanın 2022 yılında binek otomobil satışları, bir önceki yıla göre yüzde 21,2 artarak 18 bin 630 adede ulaştı ve bu sayede marka, Premium segment otomobillerde en yüksek satış adedine ulaşarak liderliğe yerleşti. Şirketin hafif ticari araç satışları, önceki yıla göre yüzde 3,7 arttı. Mercedes-Benz, 8+1 yolcu taşımacılığında liderliğini korudu.
Mercedes-Benz elektrikli otomobillerin toplam satışlardaki payını artıracak
Elektrikli model atağına devam eden Mercedes-Benz, 2022 yılında 4 farklı elektrikli modeli pazara sundu. 2025’ten itibaren, tüm yeni araç mimarilerinin yalnızca elektrikli olacağını ve müşterilerin her model için tamamen elektrikli bir alternatif seçebileceğini açıklayan Mercedes-Benz, 2022 yılında Türkiye lansmanını yaptığı ve elektrikli otomobillerde verimlilik, lüks ve konforu yeni bir seviyeye taşıyan modelleri sayesinde 1.559 adet elektrikli araç satış ile 2021 yılına göre yüzde 365 artış gerçekleştirdi. Türkiye’de satılan her beş elektrikli otomobilden biri EQ markalı oldu. Mercedes-Benz Otomotiv, 2023 yılında elektrikli otomobil satışlarının toplam satışları içerisindeki payını yüzde 10’un üzerine çıkarmayı hedefliyor.
Şükrü Bekdikhan: “Elektrikli araç satışlarında önümüzdeki yıllarda aşacağımız rekorlar serisini başlattık.”
“2022 yılını çarpıcı sonuçlarla kapatmaktan memnunuz” diyen Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan, “2039 itibarıyla karbon nötr olmak gibi hem iddialı hem de önemi giderek artan iklim krizi karşısında, elektrikli araç satışlarında önümüzdeki yıllarda daha da geliştirmeyi planladığımız rekorlar serisini başlattık. Sene başında tek şarjla 1.000 km menzile ulaşan EQXX ile Mercedes-Benz mühendisliğinin elektrikli otomobillere nasıl bir gelecek çizdiğini hep beraber gördük. Bu yıl Türkiye’de lansmanını yaptığımız, üstün özellikleriyle dikkat çeken EQS’in yanı sıra, sportif üst sınıf sedanımız EQE, EQA ve EQB modellerimiz, otomotivde elektrikli otomobiller için yeni standartlar belirleyen yaklaşımımızın müşterilerimizin beklentilerine cevap vererek genel kabul sağladığını gösterdi. 2023 yılı hedeflerini anlatan Bekdikhan, “2023 heyecan dolu bir yıl olacak. Yaratacağımız yeni ekosistemle müşteri odaklılığına yeni bir standart ve ölçüt getirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda yalnızca en iyi müşteri deneyimi için yeni bir rekabet kültürü doğmasına ve lüks perakende sektöründe köklü bir değişimin başlamasına da öncülük edeceğiz.
Ülkemizde otomobil şarj altyapısındaki yatırımlarla birlikte, elektrikli otomobil satışlarımızın payının daha da artmasını ve toplam satışlar içinde yüzde 10’un üzerine çıkacağını öngörmekteyiz. 2023 yılında, merakla beklenen Yeni E-Serisi ve CLE modellerimizi bu sene içinde müşterilerimizle buluşturmayı ve premium segmentteki liderliğimizi sürdürmeyi hedefliyoruz. Mercedes-Benz’in çok net bir hedefi var: En çok arzu edilen otomobilleri yapmak. 2023 yılında da bu sözümüzü tutmaya devam edeceğiz” dedi.
Tufan Akdeniz: “8+1 yolcu taşımacılığındaki liderliğimizi 2022 yılında da koruduk.”
Mercedes-Benz Otomotiv Hafif Ticari Araçlar Ürün Grubu İcra Kurulu Üyesi Tufan Akdeniz ise; “Hafif ticari araçlarda 2022, pandemiden bu yana devam eden lojistik sorunlarına bağlı olarak son iki aya kadar satışların görece zayıf gerçekleştiği bir yıl oldu. Ancak özellikle aralık ayında bu sorunları büyük ölçüde çözerek, bekleyen talebi karşılamada önemli yol kat ettik. 8+1 yolcu taşımacılığındaki liderliğimizi 2022 yılında da korumanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yılın ilk 11 ayında, ortalama aylık satış sayılarımız yaklaşık 420 araç seviyesinde yer alırken, sadece aralık ayında 1.650 adedin üstüne çıktık. Böylece, hafif ticari araçlar kategorisindeki 26 yıllık tarihimizdeki en yüksek aylık satış adedine ulaştık. Yılın son ayında orta segmentte satılan her üç hafif ticari araçtan biri Mercedes-Benz Vito oldu. Yine aynı ayda, hafif ticari araç kategorisinde şimdiye kadarki en yüksek pazar payını yüzde 33,8 ile elde ettik. 2022’de Mercedes-Benz Vito’nun ülkemizdeki yirmi beşinci yaş gününü, 40 bin adedi aşan satış rakamıyla kutladık. Öte yandan, pandemiden bu yana değişen aile alışkanlıkları trendlerine paralel olarak karavana dönüştürülebilen Sprinter’le müşterilerimize Mercedes-Benz lüksünü ve konforunu, ihtiyaçlara göre özelleştirilebilen bir altyapı ile sunmuş olduk. 2023 yılında tedarik ve lojistik sorunlarının 2022’ye göre görece azalacağını öngörüyoruz. Piyasa koşullarına paralel olarak artan pazar içerisinde çevik adımlar atarak, performansımızı sürdürmeyi planlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Elektrikli Otomobiller
Gemini’li İlk Otomobil Volvo EX60 Tanıtıldı: Tek Şarjla 810 KM Menzil!


Volvo’nun en yeni elektrikli modeli Volvo EX60 resmî olarak tanıtıldı. İşte şirketin yeni modelinin özelliklerine ve fiyatına dair tüm detaylar!
Volvo, yıllardır markanın satış lokomotifi olan XC60’ın tamamen elektrikli kardeşi EX60’ı resmen tanıttı.
Şirket, 2025’te elektrikli araç satışlarında yaşanan düşüşü tersine çevirmek için EX60’ı “kritik model” olarak konumlandırıyor. İsim benzerliğine rağmen araç, XC60’tan farklı olarak SPA3 adlı yeni bir platform üzerinde yükseliyor.
Tasarım: EX90 çizgisi, sıra dışı kapı kolları


EX60 dış görünümde büyük kardeşi EX90’a yakın bir çizgi taşıyor. Otomobilde önde kapalı panjur ve bölünmüş farlar, arkada dikey stoplar Volvo’nun imzasını koruyor. En ilginç detay ise kapı kollarında. Gizli kollar yerine, camların alt kısmına yerleştirilmiş küçük kanat şeklinde bir tasarım kullanılıyor.
Volvo bu tasarımın aerodinamiğe katkı sunduğunu ve sürtünme katsayısının 0,26 Cd seviyesine indiğini vurguluyor. Cross Country versiyonu 21 inç özel jantlar, koruma plakaları ve geniş çamurluklarla daha “sert” bir karaktere sahip. Havalı süspansiyon da yüksek hızlarda aracı otomatik alçaltarak verimliliği artırıyor.
İç mekân: Neredeyse hiç tuş yok, bir de Google Gemini var


Kabin, “butonsuz” denecek kadar sade ve çoğu kontrol dokunmatik ekran üzerinden yapılıyor. EX60, Volvo’da ilk kez Gemini asistanını kullanıyor. Marka, önceki yazılım eleştirilerine de gönderme yaparak ekranların hızlı tepki verdiğini, haritaların anında yüklendiğini ve sesli asistanın daha iyi anladığını söylüyor.
Müzik tarafında da iddialı. 28 hoparlörlü Bowers & Wilkins sisteminde, Volvo’da ilk kez dört koltuğun başlıklarına hoparlör entegre ediliyor. Düz tabanlı kabin sayesinde yaşam alanı geniş. Ayrıca 85 litrelik ön bagaj ekstra depolama sağlıyor.
Performans ve menzil: 810 km’ye kadar çıkıyor


EX60 üç farklı güç-çekiş seçeneğiyle geliyor:
- P6 (tek motor, arkadan itiş): 369 hp, 480 Nm – 0-100: 5,9 sn – 80 kWsa batarya ile 620 km
- P10 AWD (çift motor, 4 çeker): 503 hp, 710 Nm – 0-100: 4,6 sn – 91 kWsa ile 660 km
- P12 AWD (çift motor, 4 çeker): 670 hp, 790 Nm – 0-100: 3,9 sn – 112 kWsa ile 810 km
Volvo EX60 fiyatı
Volvo EX60 an itibarıyla Avrupa’da ön siparişe açılmış durumda. Bahar aylarında İsveç’te üretime girecek olan modelin başlangıç fiyatı ise 62.990 euro.
Otomotiv Sektörü
Mobilitede Yeni Lüks Standartı: Mercedes-Benz’den “Isıtmalı Emniyet Kemeri” Hamlesi


Otomotiv dünyasında inovasyonun merkezi kabul edilen Mercedes-Benz, mobilite deneyimini sadece sürüş dinamikleriyle değil, dokunsal konforla da yeniden tanımlıyor. Markanın teknoloji vitrini olan yeni S-Class, sektörde bir ilke imza atarak ısıtmalı emniyet kemeri dönemini başlatıyor.
Konforun Ötesinde: Neden Şimdi?
Mobilite haberleri yapan mecralarda sıklıkla tartışılan “kişiselleştirilmiş konfor” kavramı, Mercedes-Benz ile yeni bir boyuta evriliyor. Kış aylarında direksiyon ve koltuk ısıtmasına alışık olan kullanıcılar için geliştirilen bu sistem, emniyet kemerinin dokusuna yerleştirilen ince iletken liflerle çalışıyor.
Sistemin temel avantajları:
-
Hızlı Adaptasyon: Kemer takıldığı anda vücut ısısına uyum sağlayarak soğuk şokunu engelliyor.
-
Enerji Verimliliği: Kabin havasını ısıtmak yerine doğrudan vücuda temas eden noktaları ısıtmak, özellikle elektrikli (EV) modellerde batarya verimliliğine katkı sağlayabiliyor.
-
Güvenlik Teşviki: Soğuk nedeniyle kemer takmaktan kaçınan veya kalın montlarla kemer kullanan sürücüleri, daha ince kıyafetlerle daha sıkı ve güvenli kemer kullanımına teşvik etmesi bekleniyor.
S-Class’tan Kitlelere: Mobilitenin Evrimi
Otomobil tarihine yön veren birçok donanım (hava yastığı, ABS, sesli komut) gibi ısıtmalı emniyet kemeri de ilk olarak “en üst segment” olan S-Class ile yollara çıkıyor. Ancak mobilite trendleri, bu tarz konfor odaklı çözümlerin çok kısa sürede C-SUV ve hatta B segmenti araçlara kadar demokratize olduğunu gösteriyor.
Editörün Notu: Mercedes’in bu hamlesi, otonom sürüşe yaklaştığımız bu dönemde “araç içini bir yaşam alanı” olarak kurgulama stratejisinin en taze halkası.
Teknik Detaylar
-
Isınma Süresi: Sistem, aktif edildikten sonra yaklaşık 2 dakika içinde ideal sıcaklığa ulaşıyor.
-
Kontrol: MBUX (Mercedes-Benz User Experience) üzerinden koltuk ısıtmasıyla senkronize veya bağımsız olarak ayarlanabiliyor.
-
Dayanıklılık: Isıtma telleri, kemerin esnekliğini ve kaza anındaki mukavemetini etkilemeyecek şekilde mikro mühendislikle tasarlandı.
Sizce ısıtmalı emniyet kemeri bir “lüks aksesuar” mı yoksa geleceğin standart donanımı mı? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Otomotiv Sektörü
Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı


Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası platformu tarafından yürütülen Be Node Research projesi kapsamında Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji iş birliğiyle hazırlanan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” raporu yayınlandı.
Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) Be Node Research programı, Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji desteğiyle yürüttüğü yeni araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Texas Üniversitesi’nden Fatma Tarlacı ve Özyeğin Üniversitesi’nden Çağlar Üçler tarafından kaleme alınan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” başlıklı rapor, üretim hattının ötesinde satış, servis, lojistik ve müşteri deneyimi gibi süreçlerde yapay zekânın yarattığı dönüşümü inceliyor.
Rapor, otomotiv sektöründe yapay zekânın artık yalnızca bir hız aracı değil, kurumsal kültür ve müşteri deneyiminin yapıtaşı haline geldiğini ortaya koyuyor. Akademik araştırma, saha verileri ve kurumsal uygulama örneklerini bir araya getirerek, Türkiye otomotiv ekosistemi için somut bir dönüşüm yol haritası sunuyor.
Raporda öne çıkan bulgular
Otomotiv sektöründe yapay zekâ kullanımı üretimden satış sonrası hizmetlere kadar genişliyor. Showroom’larda hiper kişiselleştirilmiş deneyimler, çağrı merkezlerinde bilgiye anlık erişim ve servis operasyonlarında tahmine dayalı bakım süreçleriyle verimlilik artışı sağlanıyor.
Yapay zekâ ajanları bu yeni dönemde, çalışanların yanında ikinci bir operatör gibi konumlanarak, insanı istisna yönetimi ve stratejik kararlara odaklanmaya yönlendiriyor. Rapor ayrıca, “tek veri altyapısı – çoklu marka kimliği” denkleminde Doğuş Otomotiv örneğini analiz ederek, ortak zekânın markalar arası dengeyi nasıl koruyabileceğini ortaya koyuyor. Bu yapı, her markanın ses tonunu, müşteri beklentisini ve iletişim tarzını ayrı ayrı öğrenen bir yapay zekâ yönetişim modeliyle markaların özgünlüğünü koruyor.
Politika ve strateji önerileri
● Altyapı: Yapay zekânın başarısı, veri bütünlüğüyle başlıyor. Veri kalitesinin artırılması, sistemler arası entegrasyonun sağlanması ve merkezi yönetim mimarilerinin oluşturulması kritik adımlar arasında.
● Ölçüm: Hız, kalite, maliyet, memnuniyet ve kullanım oranlarını kapsayan beş boyutlu KPI çerçevesi, yapay zekânın etkisini sadece verimlilikte değil, güven ve deneyim düzeyinde de ölçmeye olanak tanıyor.
● Yetkinlik: İnsan–makine iş birliğini güçlendirecek ajan orkestrasyonu, doğrulama süreçleri, etik farkındalık ve ürün odaklı düşünme gibi yeni beceriler önümüzdeki dönemin kurumsal dönüşüm alanlarını tanımlıyor.
Texas Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatma Tarlacı, şunları söyledi: “Yapay zekâ sayesinde sürücüyü, kullanıcıyı daha iyi anlamaya başlıyoruz; kişiselleştirmeyi daha önce yapamadığımız derinlikte yapabiliyoruz. Böyle olunca araç sadece bir makine değil, sizi anlayan ve ihtiyacınızı belirleyebilen bir yardımcı pilota dönüşüyor.”
Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Çağlar Üçler ise, “Yapay zekâ eskiden fabrikanın içindeydi; oradan çıktı ve otomotivde müşteriye dokunan deneyimin bağlayıcı dokusu hâline geldi. Dinamik fiyatlandırmadan AR/VR tabanlı deneyimlere kadar, daha önce yapamadığımız şeyleri yapabilir duruma geldik” dedi.
Doğuş Otomotiv Yeni İş Geliştirme ve Girişimcilik Birim Yöneticisi Irmak Mutlu Ejder, “Yapay zekâdan önce verinin temizlenmesi ve entegrasyonuna odaklandık. Sonrasında kişiselleştirilmiş önerilerle ikinci el platformu gibi temas noktalarında etkileşimi artırıyoruz; görüntü işleme ile alıcı-satıcı deneyimini iyileştiriyoruz. Tedarik zincirinde de ‘doğru ürün/hizmetin doğru zamanda’ yönetimi için öngörüsel planlama kritik” ifadelerini kullandı.
Doğuş Teknoloji Veri Bilim Müdürü Doğuş Kıdık, şunları söyledi: “Çağrı merkezi, satış sonrası, veri analizi ve içerik üretiminde ajan tabanlı çözümler geliştiriyoruz. Chatbot’lar bilgiye erişimi hızlandırıyor; yeterlilik-değerlendirme ajanları performansı ölçüp gelişim öneriyor. Çok markalı yapıda ise her marka için ayrı veri setleri ve özelleştirilmiş modeller kullanıyoruz; canlıya çıkmadan marka ekipleriyle insan-içerimde test ediyoruz.”
Başlangıç Noktası Lideri Cem Leon Menase ise, “Demiryolları bir ulaşım teknolojisi gibi görünüyordu ama sadece yolculuğu değil, ekonomiyi ve gündelik hayatı da dönüştürdü. Bugün benzerini yapay zekâda görüyoruz; ilk etkiler internet altyapısı üzerinde belirse de asıl büyük dönüşüm, yapay zekânın kendi ekosisteminin kurulmasıyla gelecek” dedi.
Rapor, yapay zekânın otomotiv sektöründe artık “yardımcı teknoloji” olmaktan çıkıp, karar alma ve müşteri deneyimi yönetiminin merkezine yerleştiğini vurguluyor. Kazanan kurumlar, yapay zekâyı yalnızca operasyonel verimlilik için değil, güven, kalite ve sürdürülebilirlik için stratejik bir araç olarak konumlandıranlar olacak.
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin








