Otomotiv
Yeni Opel Astra Elektrikleniyor!


Alman otomobil devi Opel, yeni Opel Astra-e’nin ilk görüntülerini yayınladı. Şimşek logolu marka, 2022 Altın Direksiyon Ödüllü Astra’nın onlarca yıllık başarı hikayesine tamamen elektrikli versiyonunu da eklemeye hazırlanıyor. Opel bu kadarla da kalmıyor. Yeni Opel Astra Sports Tourer-e, aynı zamanda bir Alman üreticinin tamamen elektrikli ilk station wagon otomobili olarak tarihe geçiyor.
2028 itibarıyla Avrupa’da tamamen elektrikli bir marka olmaya yönelik planlarını hayata geçirmeye devam eden Opel, Mokka ve Corsa’dan sonra Astra’nın da tamamen elektrikli versiyonuyla yoluna devam ediyor. Tarihi başarılar ve ilklerle dolu Astra, yeni nesliyle ilk kez tamamen elektrikli olarak seri üretime geçecek
Opel Astra tutkunları böylelikle şimşek logolu tüm diğer modellerden daha fazla motor alternatifi arasından seçim yapabilecek. Astra ve Astra Sports Tourer, son derece verimli içten yanmalı motorlara ek olarak, ürün gamının üst noktasını oluşturan Astra GSe de dahil olmak üzere elektrikli şarj edilebilir versiyonlarla da sunuluyor. 2023 baharından itibaren sipariş edilebilecek olan batarya elektrikli Astra-e’nin Türkiye’de 2023 yılının ikinci yarısından itibaren satışa sunulması hedefleniyor.
“Elektrikliye geçiş hamlemize hız kesmeden devam ediyoruz”
“Astra-e ve Astra Sports Tourer-e gerçek bir öncü. Beş kapılı hatchback ve station wagon gövde tiplerinin yeni batarya elektrikli versiyonlarıyla kullanıcılar, günlük kullanıma uygun, konforlu ama daha da önemlisi emisyonsuz sürüşün keyfini sürebiliyor. Ulaşımda ‘Greenovation’ ile kastettiğimiz tam olarak bu” sözleriyle düşüncelerini aktaran Opel CEO’su Florian Huettl, “Aynı zamanda, elektrikliye geçiş hamlemize de hız kesmeden devam ediyoruz. Yeni Opel Astra-e, Avrupa’da tamamen elektrikli bir marka olma yolunda bizim için önemli bir kilometre taşı niteliğini taşıyor” dedi.
Heyecan verici, günlük kullanıma uygun, sıfır emisyonlu
Yeni Opel Astra-e ve Opel Astra Sports Tourer-e , sıfır emisyonlu ve heyecan verici bir sürüş deneyimi vaat ediyor. Tüm Astra versiyonları gibi, yalnızca cesur ve yalın tasarımlarıyla değil aynı zamanda performanslarıyla da dikkat çekiyorlar. Elektrik motoru 115 kW/156 HP güç ve 270 NM tork sağlıyor. Böylece gaz pedalına dokunma anından itibaren hızlı bir kalkış ve etkileyici bir hızlanma deneyimi yaşanıyor. Ayrıca diğer birçok elektrikli otomobil 150 km/s ile sınırlıyken, yeni Astra-e 170 km/s maksimum hıza sahip. Bunun dışında Astra-e kullanıcısı, sürüş tercihine bağlı olarak Eko, Normal ve Spor olmak üzere üç mod arasından seçim yapabiliyor.
416 km’ye varan sürüş menzili
Yeni Astra-e, WLTP’ye göre 416 km’ye varan tamamen elektrikli sürüş menzili sunuyor. Verimliliğe önem veren mühendisler, kompakt batarya boyutu ile örnek bir menzil elde etmeyi başardı. Yeni Astra-e, 100 kilometrede sadece 12,7 kWsa elektrik tüketiyor. Bu tüketim ortalaması, yeni Astra-e’yi sadece günlük kullanım için mükemmel ve verimli bir araç yapmakla kalmıyor, aynı zamanda uzun yolculuklar için ideal bir yol arkadaşı yapıyor. Astra-e, 100 kW doğru akım hızlı şarj istasyonunda yüzde 80 batarya kapasitesine yaklaşık 30 dakikada ulaşabiliyor. Tamamen elektrikli Astra ayrıca evdeki duvar tipi şarj istasyonu için standart olarak üç fazlı 11 kW dahili şarj cihazı ile donatılmış durumda.
Sınıf standartlarını belirleyen yaşam alanı
Bataryalar daha fazla alan yaratmak için gövde altına yerleştirilmiş. Böylece iç kısımda yolcular ve bagaj için alan kaybı oluşmuyor Bir diğer avantaj olarak bataryanın alçak konumu diğer Opel modellerinde olduğu gibi güvenli ve dengeli bir sürüş sağlıyor.
Astra-e ile güvenlikten ödün vermeyen elektrikli ulaşım deneyimi
Alcantara da dahil olmak üzere çeşitli döşeme seçenekleri ile kombine edilen ergonomik Aktif Spor koltuklar ile Astra-e Opel’e özgü yüksek oturma konforu sağlıyor. AGR (Sağlıklı Sırtlar Kampanyası) onaylı koltuklar, mükemmel yan destekli, farklı manuel ve elektrikli ayar kombinasyonları sunuyor. Böylece sürücü araca daha da entegre hissediyor ve sürüş anında benzersiz bir his yaşıyor.
İki adet 10 inçlik geniş ekrana sahip tamamen dijital Pure Panel, kullanıcıya modern kokpit deneyimi yaşatıyor. Yeni nesil sezgisel insan-makine arayüzü, batarya şarj durumu veya menzili gibi önemli işlevleri görüntülerken, klima kontrolü gibi ayarlar ise düğme yardımıyla kolayca yapılabiliyor. Büyük IntelliHUD yükseltilmiş gösterge ekranı ve doğal ses tanıma özelliği ile sürücü gözünü yoldan ayırmadan işlevleri yönetebiliyor. Yeni IntelliDrive 2.0; halihazırda sunulan şerit ortalama özellikli aktif şerit takip sistemi, gelişmiş kör nokta uyarı sistemi ve arka çapraz trafik uyarısı gibi gelişmiş özelliklere ek; yarı-otonom şerit değişim asistanı ve akıllı hız adaptasyon sistemi gibi özellikleri bir araya topluyor. Tüm bu işlevler toplam 168 LED hücreye sahip sınıfının öncüsü uyarlanabilir IntelliLux LED® Pixel farlar gibi donanımlarla birlikte sürüş güvenliğini daha da arttırıyor.
Duygusal, heyecan verici ve ilk kez tamamen elektrikli
Cesur ve yalın tasarımıyla tamamen elektrikli Astra, her donanım seviyesinde sportif bir ön tampon tasarımını içeren Opel Vizör marka yüzüyle yollara çıkıyor. Elmas kesim 18 inç alaşımlı jantlar, bir diğer dikkat çekici özellik olarak öne çıkıyor. Opel, Yeni Astra-e ile kompakt sınıfta yeni bir sayfa açıyor.
Elektrikli Otomobiller
Gemini’li İlk Otomobil Volvo EX60 Tanıtıldı: Tek Şarjla 810 KM Menzil!


Volvo’nun en yeni elektrikli modeli Volvo EX60 resmî olarak tanıtıldı. İşte şirketin yeni modelinin özelliklerine ve fiyatına dair tüm detaylar!
Volvo, yıllardır markanın satış lokomotifi olan XC60’ın tamamen elektrikli kardeşi EX60’ı resmen tanıttı.
Şirket, 2025’te elektrikli araç satışlarında yaşanan düşüşü tersine çevirmek için EX60’ı “kritik model” olarak konumlandırıyor. İsim benzerliğine rağmen araç, XC60’tan farklı olarak SPA3 adlı yeni bir platform üzerinde yükseliyor.
Tasarım: EX90 çizgisi, sıra dışı kapı kolları


EX60 dış görünümde büyük kardeşi EX90’a yakın bir çizgi taşıyor. Otomobilde önde kapalı panjur ve bölünmüş farlar, arkada dikey stoplar Volvo’nun imzasını koruyor. En ilginç detay ise kapı kollarında. Gizli kollar yerine, camların alt kısmına yerleştirilmiş küçük kanat şeklinde bir tasarım kullanılıyor.
Volvo bu tasarımın aerodinamiğe katkı sunduğunu ve sürtünme katsayısının 0,26 Cd seviyesine indiğini vurguluyor. Cross Country versiyonu 21 inç özel jantlar, koruma plakaları ve geniş çamurluklarla daha “sert” bir karaktere sahip. Havalı süspansiyon da yüksek hızlarda aracı otomatik alçaltarak verimliliği artırıyor.
İç mekân: Neredeyse hiç tuş yok, bir de Google Gemini var


Kabin, “butonsuz” denecek kadar sade ve çoğu kontrol dokunmatik ekran üzerinden yapılıyor. EX60, Volvo’da ilk kez Gemini asistanını kullanıyor. Marka, önceki yazılım eleştirilerine de gönderme yaparak ekranların hızlı tepki verdiğini, haritaların anında yüklendiğini ve sesli asistanın daha iyi anladığını söylüyor.
Müzik tarafında da iddialı. 28 hoparlörlü Bowers & Wilkins sisteminde, Volvo’da ilk kez dört koltuğun başlıklarına hoparlör entegre ediliyor. Düz tabanlı kabin sayesinde yaşam alanı geniş. Ayrıca 85 litrelik ön bagaj ekstra depolama sağlıyor.
Performans ve menzil: 810 km’ye kadar çıkıyor


EX60 üç farklı güç-çekiş seçeneğiyle geliyor:
- P6 (tek motor, arkadan itiş): 369 hp, 480 Nm – 0-100: 5,9 sn – 80 kWsa batarya ile 620 km
- P10 AWD (çift motor, 4 çeker): 503 hp, 710 Nm – 0-100: 4,6 sn – 91 kWsa ile 660 km
- P12 AWD (çift motor, 4 çeker): 670 hp, 790 Nm – 0-100: 3,9 sn – 112 kWsa ile 810 km
Volvo EX60 fiyatı
Volvo EX60 an itibarıyla Avrupa’da ön siparişe açılmış durumda. Bahar aylarında İsveç’te üretime girecek olan modelin başlangıç fiyatı ise 62.990 euro.
Otomotiv Sektörü
Mobilitede Yeni Lüks Standartı: Mercedes-Benz’den “Isıtmalı Emniyet Kemeri” Hamlesi


Otomotiv dünyasında inovasyonun merkezi kabul edilen Mercedes-Benz, mobilite deneyimini sadece sürüş dinamikleriyle değil, dokunsal konforla da yeniden tanımlıyor. Markanın teknoloji vitrini olan yeni S-Class, sektörde bir ilke imza atarak ısıtmalı emniyet kemeri dönemini başlatıyor.
Konforun Ötesinde: Neden Şimdi?
Mobilite haberleri yapan mecralarda sıklıkla tartışılan “kişiselleştirilmiş konfor” kavramı, Mercedes-Benz ile yeni bir boyuta evriliyor. Kış aylarında direksiyon ve koltuk ısıtmasına alışık olan kullanıcılar için geliştirilen bu sistem, emniyet kemerinin dokusuna yerleştirilen ince iletken liflerle çalışıyor.
Sistemin temel avantajları:
-
Hızlı Adaptasyon: Kemer takıldığı anda vücut ısısına uyum sağlayarak soğuk şokunu engelliyor.
-
Enerji Verimliliği: Kabin havasını ısıtmak yerine doğrudan vücuda temas eden noktaları ısıtmak, özellikle elektrikli (EV) modellerde batarya verimliliğine katkı sağlayabiliyor.
-
Güvenlik Teşviki: Soğuk nedeniyle kemer takmaktan kaçınan veya kalın montlarla kemer kullanan sürücüleri, daha ince kıyafetlerle daha sıkı ve güvenli kemer kullanımına teşvik etmesi bekleniyor.
S-Class’tan Kitlelere: Mobilitenin Evrimi
Otomobil tarihine yön veren birçok donanım (hava yastığı, ABS, sesli komut) gibi ısıtmalı emniyet kemeri de ilk olarak “en üst segment” olan S-Class ile yollara çıkıyor. Ancak mobilite trendleri, bu tarz konfor odaklı çözümlerin çok kısa sürede C-SUV ve hatta B segmenti araçlara kadar demokratize olduğunu gösteriyor.
Editörün Notu: Mercedes’in bu hamlesi, otonom sürüşe yaklaştığımız bu dönemde “araç içini bir yaşam alanı” olarak kurgulama stratejisinin en taze halkası.
Teknik Detaylar
-
Isınma Süresi: Sistem, aktif edildikten sonra yaklaşık 2 dakika içinde ideal sıcaklığa ulaşıyor.
-
Kontrol: MBUX (Mercedes-Benz User Experience) üzerinden koltuk ısıtmasıyla senkronize veya bağımsız olarak ayarlanabiliyor.
-
Dayanıklılık: Isıtma telleri, kemerin esnekliğini ve kaza anındaki mukavemetini etkilemeyecek şekilde mikro mühendislikle tasarlandı.
Sizce ısıtmalı emniyet kemeri bir “lüks aksesuar” mı yoksa geleceğin standart donanımı mı? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Otomotiv Sektörü
Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı


Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası platformu tarafından yürütülen Be Node Research projesi kapsamında Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji iş birliğiyle hazırlanan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” raporu yayınlandı.
Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) Be Node Research programı, Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji desteğiyle yürüttüğü yeni araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Texas Üniversitesi’nden Fatma Tarlacı ve Özyeğin Üniversitesi’nden Çağlar Üçler tarafından kaleme alınan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” başlıklı rapor, üretim hattının ötesinde satış, servis, lojistik ve müşteri deneyimi gibi süreçlerde yapay zekânın yarattığı dönüşümü inceliyor.
Rapor, otomotiv sektöründe yapay zekânın artık yalnızca bir hız aracı değil, kurumsal kültür ve müşteri deneyiminin yapıtaşı haline geldiğini ortaya koyuyor. Akademik araştırma, saha verileri ve kurumsal uygulama örneklerini bir araya getirerek, Türkiye otomotiv ekosistemi için somut bir dönüşüm yol haritası sunuyor.
Raporda öne çıkan bulgular
Otomotiv sektöründe yapay zekâ kullanımı üretimden satış sonrası hizmetlere kadar genişliyor. Showroom’larda hiper kişiselleştirilmiş deneyimler, çağrı merkezlerinde bilgiye anlık erişim ve servis operasyonlarında tahmine dayalı bakım süreçleriyle verimlilik artışı sağlanıyor.
Yapay zekâ ajanları bu yeni dönemde, çalışanların yanında ikinci bir operatör gibi konumlanarak, insanı istisna yönetimi ve stratejik kararlara odaklanmaya yönlendiriyor. Rapor ayrıca, “tek veri altyapısı – çoklu marka kimliği” denkleminde Doğuş Otomotiv örneğini analiz ederek, ortak zekânın markalar arası dengeyi nasıl koruyabileceğini ortaya koyuyor. Bu yapı, her markanın ses tonunu, müşteri beklentisini ve iletişim tarzını ayrı ayrı öğrenen bir yapay zekâ yönetişim modeliyle markaların özgünlüğünü koruyor.
Politika ve strateji önerileri
● Altyapı: Yapay zekânın başarısı, veri bütünlüğüyle başlıyor. Veri kalitesinin artırılması, sistemler arası entegrasyonun sağlanması ve merkezi yönetim mimarilerinin oluşturulması kritik adımlar arasında.
● Ölçüm: Hız, kalite, maliyet, memnuniyet ve kullanım oranlarını kapsayan beş boyutlu KPI çerçevesi, yapay zekânın etkisini sadece verimlilikte değil, güven ve deneyim düzeyinde de ölçmeye olanak tanıyor.
● Yetkinlik: İnsan–makine iş birliğini güçlendirecek ajan orkestrasyonu, doğrulama süreçleri, etik farkındalık ve ürün odaklı düşünme gibi yeni beceriler önümüzdeki dönemin kurumsal dönüşüm alanlarını tanımlıyor.
Texas Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatma Tarlacı, şunları söyledi: “Yapay zekâ sayesinde sürücüyü, kullanıcıyı daha iyi anlamaya başlıyoruz; kişiselleştirmeyi daha önce yapamadığımız derinlikte yapabiliyoruz. Böyle olunca araç sadece bir makine değil, sizi anlayan ve ihtiyacınızı belirleyebilen bir yardımcı pilota dönüşüyor.”
Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Çağlar Üçler ise, “Yapay zekâ eskiden fabrikanın içindeydi; oradan çıktı ve otomotivde müşteriye dokunan deneyimin bağlayıcı dokusu hâline geldi. Dinamik fiyatlandırmadan AR/VR tabanlı deneyimlere kadar, daha önce yapamadığımız şeyleri yapabilir duruma geldik” dedi.
Doğuş Otomotiv Yeni İş Geliştirme ve Girişimcilik Birim Yöneticisi Irmak Mutlu Ejder, “Yapay zekâdan önce verinin temizlenmesi ve entegrasyonuna odaklandık. Sonrasında kişiselleştirilmiş önerilerle ikinci el platformu gibi temas noktalarında etkileşimi artırıyoruz; görüntü işleme ile alıcı-satıcı deneyimini iyileştiriyoruz. Tedarik zincirinde de ‘doğru ürün/hizmetin doğru zamanda’ yönetimi için öngörüsel planlama kritik” ifadelerini kullandı.
Doğuş Teknoloji Veri Bilim Müdürü Doğuş Kıdık, şunları söyledi: “Çağrı merkezi, satış sonrası, veri analizi ve içerik üretiminde ajan tabanlı çözümler geliştiriyoruz. Chatbot’lar bilgiye erişimi hızlandırıyor; yeterlilik-değerlendirme ajanları performansı ölçüp gelişim öneriyor. Çok markalı yapıda ise her marka için ayrı veri setleri ve özelleştirilmiş modeller kullanıyoruz; canlıya çıkmadan marka ekipleriyle insan-içerimde test ediyoruz.”
Başlangıç Noktası Lideri Cem Leon Menase ise, “Demiryolları bir ulaşım teknolojisi gibi görünüyordu ama sadece yolculuğu değil, ekonomiyi ve gündelik hayatı da dönüştürdü. Bugün benzerini yapay zekâda görüyoruz; ilk etkiler internet altyapısı üzerinde belirse de asıl büyük dönüşüm, yapay zekânın kendi ekosisteminin kurulmasıyla gelecek” dedi.
Rapor, yapay zekânın otomotiv sektöründe artık “yardımcı teknoloji” olmaktan çıkıp, karar alma ve müşteri deneyimi yönetiminin merkezine yerleştiğini vurguluyor. Kazanan kurumlar, yapay zekâyı yalnızca operasyonel verimlilik için değil, güven, kalite ve sürdürülebilirlik için stratejik bir araç olarak konumlandıranlar olacak.
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin











