Otomotiv
Çelik: “Şarj ve batarya teknolojileri, sektörümüzün geleceğini belirleyecek”


OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Otomotiv endüstrisindeki en hızlı dönüşümlerden biri elektrikli araçların kalbi olan batarya ve şarj teknolojilerinde yaşanıyor. Yarışmanın teması olan şarj ve batarya teknolojileri de sektörümüzün geleceğini belirleyecek. Hem sanayicilerin hem de gençlerin bu süreçte doğru konumlanmasını amaçlıyoruz” dedi.
Türkiye otomotiv sektörünün ihracattaki tek koordinatör birliği olan Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından otomotiv sektöründe katma değerli ürün ve teknolojileri geliştirmek amacıyla düzenlenen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması yapıldı. OİB’in Ticaret Bakanlığı desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğünde bu yıl 11.sini düzenlediği yarışma, “Şarj ve Batarya Teknolojileri Çözümleri” teması ile Bursa Uludağ Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.
En çok başvuruda Bursa Uludağ Üniversitesi ile İstanbul Teknik Üniversitesinin bulunduğu etkinlik, OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik ve OGTY Yürütme Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu ev sahipliğinde çok sayıda sektör temsilcisinin katılımıyla düzenlendi. Toplam 500 bin TL ödülün dağıtıldığı yarışmada, dereceye girenler İTÜ Çekirdek Kuluçka Programından yararlanma olanağı yakaladı. Ayrıca tüm finalistlere Patent Tescil Ödülü de verildi.
Açılışta konuşan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, otomotiv endüstrisinin dış ticaret fazlası veren, son 16 yıldır ülkemizin sektörel bazda ihracat şampiyonu olan ve istihdam ve katma değer başta olmak üzere pek çok yönden ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayan bir sektör olduğuna dikkat çekti. Geçen yıl 29,3 milyar dolarlık ihracatla endüstrinin ülke ihracatının yedi birini tek başına gerçekleştirdiğinin hatırlatan Çelik “Adet bazında 1,3 milyon motorlu taşıt üretilirken bunların yüzde 73’ü ihraç edildi.
Bugün yüksek üretim kalitesi ile başta gelişmiş Batı ülkeleri olmak üzere tüm dünyaya ihracat yapabilecek kapasite ve seviyede yer alıyoruz. Sektör üretiminde yerlilik oranımız binek araçlarda yüzde 70, ticari araçlarda yüzde 80’i buluyor. Bu aslında dış ticaret fazlası veren bir sektör olmamızı sağlayan nokta ve çok önemli. Bu sayede cari açığın kapanmasında pozitif katkı sağlıyoruz. Otomotiv endüstrisi olarak 2015 yılından bu yana her yıl 6-7 milyar dolar seviyesinde bir dış ticaret fazlası veriyoruz. Ülkemizdeki diğer sektörlerin de bu noktaya gelmesiyle Türkiye’nin gelişmiş ülke seviyesine çıkabileceğimizi düşünüyoruz” dedi.
OİB olarak bu başarıyı artırarak devam ettirmek için Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’nı düzenlediklerini belirten Baran Çelik “Elektrikli aracın kalbi olan batarya ve şarj alanındaki gelişmeler dönüşümün en hızlı yaşandığı alanlar arasında. Dolayısıyla bu yılki yarışmanın teması şarj ve batarya teknolojileri sektörümüzün geleceğini belirleyecek. Bu gibi örnek etkinliklerle sektörde yaşanan bu gelişmelere ülkemiz sanayicisinin ilgisini artırmasını amaçlıyoruz. Gençlerin bu süreçte doğru konumlanmasını amaçlıyor, yeni yatırımlara ve genç girişimcilere önemli destekler sağlıyoruz” diye konuştu.


OİB OGTY Yürütme Kurulu Başkanı ve Denetim Kurulu Üyesi Ömer Burhanoğlu da 12 yıldır girişimcilerin arkasında olduklarını söyledi. Yarışmaya ve ödüllere yönelik bilgiler veren Burhanoğlu şunları söyledi: “Bugüne kadar 12 bin 554 kişinin katılımıyla gerçekleşen yarışmalarda 4 bin 755 başvuru değerlendirildi ve 114 proje ödül almaya hak kazandı. Yaklaşık 2 milyon 200 bin TL nakdi ödül hak edenlere dağıldı. Bu yıl da 500 bin TL’lik bir nakdi ödül dağıtacağız. Birinci olan projeye 140 bin, ikinci projeye 120 bin, üçüncü projeye 100 bin, dördüncü projeye 80 bin ve beşinci olan projeye 60 bin TL olarak belirlendi. Ayrıca yurtdışı eğitim desteği, patent tescil sponsorumuz Adres Patent firması sponsorluğu ile Patent Tescil ödülü; Okan Üniversitesi sponsorluğu ile OPINA Programı Bağlantılı ve otonom araçlar konusunda teknolojik mentörlük ve OPINA altyapısı üzerinde verilecek eğitim hizmetlerinden yararlanabilme imkanının sağlanması bulunuyor.
En önemlisi, biz bu projelerin sahiplerinin otomotiv sektörünün gelecekteki mühendisleri, yöneticileri, ihracatçıları olduğunu biliyoruz. Bu nedenle projelerin hayata geçebilmesi için desteklerimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Projemizi gerçekleştirme ve sonrasındaki takip işlemlerini 2015 yılından bugüne İTÜ Çekirdek iş birliğiyle sürdürüyoruz. Kazanan arkadaşlar İTÜ Çekirdekte kuluçka programına alınıyor ve eğitime devam ediyor, mentorluk alıyorlar. Süreç boyunca Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliklerinden biri olan Big Bang Startup Challange’a hazırlanıyorlar. Kendini geliştirmek isteyen yarışmalarımızda dereceye giren finalistlere yurt dışı eğitim olanakları da sunduk.
Bugüne kadar dereceye giren finalistler arasından Ticaret Bakanlığı tarafından uygun görülen 11 öğrenci İtalya, Avustralya ve ABD gibi ülkelerde eğitim gördüler. Bu faaliyetler sonucunda desteklediğimiz yana desteklediğimiz projeler 21 milyon dolar yatırım aldı, 20 milyon dolardan fazla ciroya ve yaklaşık 800 kişilik bir istihdama ulaştılar. Ayrı bir gurur da bizim destek verdiğimiz girişimcilerin ortalama yüzde 50’sinin şirketleşmesi. Bu şirketler 200 milyon dolar değerleme aldılar.”
Açılışta video mesaj paylaşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, “Tasarım, ülke ve firmaların rekabet gücüne güç katmada ilk sırada yer alıyor. TİM olarak yarışmaları her zaman destekledik. Yüksek katma değere giden yolun tasarımdan geçtiği bilinci ile hareket ettik. Otomotiv sektörümüz de 2022 yılının ilk dokuz ayında 22,5 milyar dolar seviyesinde ortaya koyduğu ihracatı, yıl sonunda 30 milyar doların üzerine çıkaracak. Gelecek yıldan itibaren yepyeni bir dönemin kapısını aralayacağız. Aynı zamanda ilk yerli ve milli otomobilin üretimine başlamanın gururunu yaşayacağız. Bu konuda güçlü vizyon ortaya kondu. Nitelikli insan kaynağından çok daha fazla yararlanmalıyız. Bu anlamda girişimci ve yatırımcılara bir araya getiren OGTY de çok önemli. Emeği geçenleri kutluyor ve teşekkür ediyorum” dedi.
Batarya sistemlerinde yeni teknolojiler anlatıldı
Etkinlikte, yerli ve milli otomobil TOGG’un batarya ortağı Farasis’in Kurucu ortağı Dr. Keith Kepler de Batarya Sistemlerinde Yeni Teknolojiler başlıklı bir konferans verdi. Kepler, “Günümüz dünyasında en iyi teknoloji otomotiv sektöründe kullanılıyor. Ancak otomotivde geliştirdiğimiz bir teknolojinin de sektörde yerini alması oldukça yavaş ilerliyor. Pil teknolojileri de aslında kara bir kutu. Sevimli bir görünüme sahip değil ama kullanım alanları çok eğlenceli. Her sektöre dokunuyor. Sadece arabaları değil her şeyi elektriklendiriyoruz. Her sektörün bataryaya ihtiyacı var. Buradaki en önemli unsur da maliyet. Pil piyasası aşırı rekabetçi ve çok hızlı gelişiyor ve pil performansı konusunda öyle bir noktaya vardık ki, araç menzilleri çoğu tüketici için kabul edilebilir bir düzeyde. Pilinizin enerji yoğunluğu yüksekse, menzili kısıp şarj süresini artırmak mümkün. Ama biz, mesela elektrikli araçlar için uzun vade sayılabilecek 1.000 km hedefi için şarjın 10 dakika içinde bitmesini istiyoruz. Dördüncü nesilde farklı versiyonları tasarladık, çoğunluğu 15 dakikanın altında pilin çoğunluğu dolacak. Numune aşamasındaki beşinci nesilde ise 12 dakikaya ineceğiz” değerlendirmesini yaptı.
DÜNYA.com
Otomotiv Sektörü
Opel 10 Yıl Aranın Ardından Paris Otomobil Fuarı’na Geri Dönüyor!


Üstün sürüş keyfini Alman kalitesi ve mühendisliğiyle bir araya getiren Opel, on yıllık bir aranın ardından otomotiv dünyasının en köklü etkinliklerinden biri olan Paris Otomobil Fuarı’na geri dönüyor. Marka, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında Paris’te düzenlenecek fuarda, başta yeni Opel Astra olmak üzere en güncel ürün gamını ve yenilikçi çözümlerini otomobil tutkunlarıyla buluşturacak.
Alman otomotiv üreticisi Opel, geçtiğimiz eylül ayında Münih’te gerçekleştirilen IAA Mobility’de sergilediği etkileyici dünya prömiyerlerinin ardından, bu kez 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Paris Otomobil Fuarı’nda sahne alarak ürün atağını sürdürüyor. Genişleyen model ailesi ve elektrikli mobilite vizyonu doğrultusunda marka, Fransa’nın başkentinde güçlü bir geri dönüşe hazırlanıyor.
Yeni Astra ve GSE ürün gamı fuarın odak noktası olacak
Opel’in Paris Otomobil Fuarı’ndaki odak noktasını, kısa süre önce Brüksel’de dünya prömiyeri gerçekleştirilen yeni Opel Astra oluşturuyor. Rüsselsheim’da tasarlanıp geliştirilen model, markanın güncel tasarım dili ve ileri teknolojileriyle dikkat çekiyor. Bununla birlikte Opel’in tamamen elektrikli yüksek performans vizyonunu temsil eden yeni Mokka GSE ve markanın geçtiğimiz günlerde duyurduğu yeni Corsa GSE de fuarda sergilenecek modeller arasında yer alıyor. Marka ayrıca fuar kapsamında, elektrikli mobiliteye yönelik yaklaşımını ortaya koyan farklı yeniliklerini ve geleceğe ışık tutan tasarım çalışmalarını da ziyaretçilerle buluşturacak. Opel standı, hem mevcut ürün gamını hem de markanın geleceğe yönelik stratejisini yansıtan önemli bir deneyim alanı sunacak.
Opel, ekim ayında Paris Otomobil Fuarı’na güçlü bir geri dönüş yapmaya hazırlanıyor. Marka, en yeni modellerini benzersiz bir atmosferde sergileyerek ziyaretçilere etkileyici bir deneyim sunarken, Paris’teki varlığıyla dikkat çekici ve kapsamlı bir katılıma imza atacak.
Otomotiv sektörünün en önemli uluslararası organizasyonları arasında yer alan Paris Otomobil Fuarı, geleceğin mobilite trendlerini ve bu alandaki en yeni teknolojileri bir araya getiren önemli bir platform olmayı sürdürüyor. 91’inci kez düzenlenecek fuar, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Bir önceki etkinlik ise 2024 yılında gerçekleştirilmiş ve yarım milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlamıştı.
Elektrikli Otomobiller
Audi’den elektrikli dünyaya yeni giriş kapısı: A2 e-tron


Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek model, markanın ürün gamını daha da gençleştirirken premium elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor.
Audi, elektrikli dönüşüm sürecinde yeni bir model ailesini daha duyurdu. Markanın Yıllık Medya Konferansı’nda tanıtılan A2 e-tron, ürün gamında giriş seviyesinde konumlanarak elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Kompakt sınıfta yer alan tamamen elektrikli model, verimlilik, dijital teknolojiler ve günlük kullanım ihtiyaçlarına odaklanıyor. İlk tasarım eskiziyle paylaşılan silüet ise Audi’nin bu segmentteki yeni tasarım yaklaşımına ilişkin ilk ipuçlarını ortaya koyuyor.
Kompakt premium segmentte yeni bir referans noktası
Kompakt elektrikli araçlara yönelik talep, özellikle büyük şehirlerde artmaya devam ediyor. Audi A2 e-tron, şehir içi kullanım, verimlilik ve dijital bağlantı özelliklerine önem veren kullanıcıların beklentileri dikkate alınarak geliştirildi. Kompakt boyutları, verimlilik odağı ve bağlantı çözümleriyle model, sürdürülebilirlik ve premium mobilite yaklaşımını bir araya getiriyor.
Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor. Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.
Ingolstadt’ta üretilecek
A2 e-tron, Audi’nin Almanya’daki merkezi Ingolstadt’ta üretilecek bir diğer tamamen elektrikli model ailesi olacak. Bu karar, markanın Almanya ve Avrupa’daki üretim altyapısını elektrikli dönüşüm doğrultusunda geliştirme yaklaşımının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni model ailesi, yalnızca ürün stratejisi açısından değil, aynı zamanda üretim altyapısının geleceği bakımından da önemli bir rol üstleniyor.
A2 e-tron, Audi açısından yalnızca ürün gamını tamamlayan yeni bir model ailesi olmanın ötesinde, Almanya’daki üretim yapılanması açısından da stratejik önem taşıyor. Ingolstadt’ta yeni bir tamamen elektrikli model ailesinin üretilecek olması, istihdamın korunmasına katkı sağlarken, Almanya üretimi elektrikli mobilite yaklaşımını da destekliyor.
Ürün atağı kararlılıkla sürüyor
Audi, 2024 ve 2025 yıllarında 20’den fazla yeni modeli pazara sunarak, tamamen elektrikli kompakt segmentten premium üst sınıfa kadar uzanan en genç ürün gamlarından birine sahip konuma ulaştı. Marka, 2026 yılında da bu stratejik ürün atağını sürdürmeyi planlıyor.
Bu kapsamda ürün gamının hem üst segmentte hem de giriş seviyesinde tamamlanması hedefleniyor. Premium üst sınıfta konumlanan Audi Q9 ile birlikte, kompakt segmentte yer alacak Audi A2 e-tron, bu stratejinin iki temel yapı taşını oluşturuyor.
Tasarımda ilk ipuçları
Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.
Elektrikli Otomobiller
Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtacak


Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’nda yer alıyor.Etkinliğin en önemli anı, tamamen elektrikli ve İzmit’te üretilecek IONIQ 3 modelinin dünya prömiyeri olması.“Unfold Stories”: Hyundai’nin özel olarak kurguladığı alanlar, markanın özgün tasarım felsefesini yenilikçi biçimlerde sergileyecek.
Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’na katılımını duyurdu. 21-26 Nisan tarihleri arasında, ziyaretçiler Hyundai’nin tasarım felsefesini Milano’daki Torneria Tortona’da deneyimleme fırsatı bulacak. Avrupa tasarım dünyasının yaratıcı merkezi olarak kabul edilen bu mekân, önde gelen medya temsilcileri, kanaat önderleri ve kreatif liderleri bir araya getiriyor.
Hyundai, etkileyici bir enstalasyon aracılığıyla ziyaretçilerini markanın özgün tasarım süreciyle buluşturacak. “Unfold Story” başlığını taşıyan bu deneyim alanı, Hyundai’nin iç ve dış tasarım felsefesinin farklı yönlerini yansıtarak Milano Tasarım Haftası katılımcılarına sade ve anlaşılır bir bakış sunacak. “Unfold Story”, Hyundai’nin tasarımı nasıl hayata geçirdiğini gözler önüne seriyor — bir kağıt üzerindeki ilk çizimden, çelikten üretilmiş bir sanat eserine uzanan bu yolculuk; fikirlerin malzeme, işçilik ve teknolojiyle buluşarak mobiliteye dönüşümünü vurguluyor.
Buna ek olarak, Hyundai tasarımcılarının ev sahipliğinde gerçekleştirilecek özel atölye çalışmaları, markanın tasarım felsefesine yön veren temel prensipleri keşfetme imkânı sunacak. Bu prensiplerin, Milano’da ilk kez tanıtılacak olan IONIQ 3 modeline nasıl ilham verdiği de detaylı şekilde aktarılacak.
Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtıyor
IONIQ 3 prömiyeri, Hyundai’nin Milano’daki varlığının merkezinde yer alıyor ve markanın gelişen tasarım vizyonunun bir sonraki adımını temsil ediyor. Hyundai, yalnızca yeni bir model tanıtmak yerine, gelecekteki araçlarının doğrudan tasarım felsefesinden nasıl şekillendiğini ortaya koyacak. Modelle ilgili daha fazla detay, Milano’daki resmi lansmanda paylaşılacak.
Enstalasyon, araç ve atölye çalışmaları birlikte ele alındığında, konseptten nihai ürüne uzanan bütüncül bir hikâye sunuyor ve Hyundai’nin geleceğin mobilitesine tasarım odaklı yaklaşımını gözler önüne seriyor.
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin










