Otomotiv
48V HİBRİT TEKNOLOJİLİ PEUGEOT 3008 VE 5008 TÜRKİYE’DE!


48V HİBRİT TEKNOLOJİLİ PEUGEOT 3008 VE 5008 TÜRKİYE’DE!
PEUGEOT’nun SUV segmentindeki lider modelleri 3008 ve 5008, yeni 48V hibrit teknolojili versiyonlarıyla Türkiye’de satışa sunuldu. Ekim ayından itibaren showroomlardaki yerlerini alan PEUGEOT 3008 GT 1.2 HYBRID 136 HP e-DCS6’nın başlangıç fiyatı 2.196.000 TL olarak belirlenirken, PEUGEOT 5008 GT 1.2 HYBRID 136 HP e-DCS6’nın fiyatı ise 2.426.500 TL’den başlıyor. Sadece GT donanımıyla satışa sunulan 3008 ve 5008’in 48V hibrit teknolojili versiyonları, dizel motora sahip GT donanımlarıyla eş donanımlara sahipler. İlk defa 3008 ve 5008’de sunulan yeni nesil 136 HP’lik PureTech benzinli motor, elektromotor ve yeni e-DCS6 şanzımanı barındıran yeni hibrit teknolojisi ile daha fazla sürüş keyfi ve daha düşük tüketime odaklanılıyor. PEUGEOT 3008 ve 5008, hibrit motoru sayesinde, şehir içi sürüşlerinde, sürüş süresinin yarısından fazlasını 0 emisyonlu elektrik modunda da geçirebiliyor.
Özgün tasarımları, yenilikçi teknolojileri ve üstün sürüş özellikleriyle birbirinden “Göz Alıcı” modelleri yollarla buluşturan PEUGEOT; C-SUV segmentinde dengeleri değiştiren 3008 ve D-SUV segmentinde 7 kişilik seyahat alışkanlıklarını belirleyen 5008 modellerinde yeni 48V hibrit teknolojisini Türkiye’de satışa sunmaya başladı. Her iki model ülkemizde sadece en kapsamlı GT donanım paketiyle satışa sunulurken, sportif tasarım, dinamik unsurlarla destekleniyor. Ekim ayından itibaren showroomlardaki yerlerini alan PEUGEOT 3008 GT 1.2 HYBRID 136 HP e-DCS6’nın başlangıç fiyatı 2.196.000 TL olarak belirlenirken, PEUGEOT 5008 GT 1.2 HYBRID 136 HP e-DCS6’nın fiyatı ise 2.426.500 TL olarak belirlendi.
Stellantis tarafından tasarlanan ve yakın dönemde pek çok modelde kullanılmaya başlanması beklenen yeni hibrit sistemi de içeren yeni elektrikli çözümler ilk olarak, Sochaux Fabrikası’nda üretilen PEUGEOT 3008 ve 5008’de sunuluyor. PEUGEOT 48V HYBRID sistemi, yeni nesil 136 HP PureTech benzinli motor, bir elektromotor ve yeni, 6 ileri yağ soğutmalı çift kavramalı elektrikli bir şanzımandan oluşuyor. Sürüş sırasında şarj olan bataryasıyla bu teknoloji, düşük motor devirlerinde ekstra tork sağlıyor ve yakıt tüketimini yüzde 15’e kadar azaltıyor (3008’de 126 gr CO2/km’den itibaren ve 5008’de 128 gr CO2/km’den itibaren). Böylece hibrit sistemle donatılan C-SUV segmentinde, şehir içi sürüşlerinde, sürüş süresinin yarısından fazlası 0 emisyonlu elektrik modunda geçirebiliyor.
Kolay ve Çevreci Kullanım
Yeni teknolojide sürücü, PEUGEOT i-Cockpit® dijital gösterge üzerinden sürüş sırasında enerji geçişlerini (ECO-POWER-CHARGE) görebiliyor. Günlük sürüşte, içten yanmalı ve elektromotorlar, enerji tüketimini optimize etmek için birlikte veya ayrı ayrı çalışıyor. Anlık hızlanma sırasında elektromotor, düşük devirlerde benzinli motora ek tork sağlıyor. Yavaşlama sırasında benzinli motor stop ediyor ve elektromotor, 48V bataryayı şarj etmek için bir jeneratör olarak çalışıyor. Araç, şehir içindeki kısa mesafelerde ve manevra yaparken sadece %100 elektrikli motor ile hareket ediyor.
Somut Faydalar
Yeni teknoloji ile yüzde 15’e kadar daha düşük yakıt tüketimi, 3008’de 126 gr CO2/km ve 5008’de 128 gr CO2/km salınım verilerine ulaşılabiliyor. Söz konusu hibrit motor seçeneğine sahip C segmentindeki bir SUV, benzer özelliklere sahip, elektrikli olmayan bir benzinli motorla karşılaştırıldığında, yaklaşık 1.0 lt/100 km’ye varan (WLTP birleşik tüketim) ortalama yakıt tasarrufu sağlıyor. Bu tasarruf, temel olarak şehir içinde 2.5 lt/100 km’ye varan ve yolda 0.7 lt/100 km’ye varan avantaj sağlarken otoyol tüketimleri aynı kalıyor. Bu performans, 3008 ve 5008 modellerinin CO2 emisyonlarında (WLTP döngüsüne göre) ortalama 20 gr/km’lik bir azalma anlamına geliyor. Hibrit sistem, bataryanın şarjı uygun olduğunda tamamen elektrikli sürüşü, manevra yapmayı (Örneğin park etme) ve düşük hızda ilerlemeyi mümkün kılıyor. Hibrit teknolojisi ile şehir içi sürüşlerinde sürüş süresinin yarısından fazlasını 0 emisyon ve %100 elektrikli sürüş imkanı sağlıyor. Daha yüksek hızlarda (145 km/s’ye kadar), sürücü sabit bir hızda ayağını gaz pedalından çektiğinde veya yavaşlarken içten yanmalı motor stop ediyor. Sürücünün düşük devirlerdeki hızlanma isteklerinde, elektromotor, turbonun tepki süresini telafi eden ek bir tork sağlıyor. Bu, vites küçültmenin de önüne geçiyor ve daha fazla sürüş konforu ile dinamizm sağlıyor.
48V Hibrit Teknolojisi Ana Bileşenleri
PEUGEOT 3008 ve 5008’in yeni motoru oluşturan tüm parçalar, sürücü koltuğunun altına bulunan 48V bataryaya ek olarak kaputun altında yer alıyor.
1.2 litre PureTech benzinli motor
Elektrikli dönüşümü için optimize edilen yeni nesil Hibrit 1.2 litrelik PureTech benzinli motorun teknik özellikleri:
- 1199 cc’lik 3 silindirli
- 5500 d/d’de 136 HP (100 kW) güç
- 1750 d/d’de 230 Nm tork
- Gelişmiş motor performansı için değişken geometrili turbo beslemesi
- Düşük bakım maliyetleri için eksantrik zinciri
- Daha iyi termal yanma verimliliği için Miller Çevrim Döngüsü
- Euro 6.e standardı
e-DCS6 çift kavramalı şanzıman
PEUGEOT 48V HYBRID motor için özel olarak tasarlanan, yeni, elektrikli 6 ileri, yağ soğutmalı çift kavramalı şanzımanı içeriyor. Şanzıman aynı zamanda elektromotoru, invertörü ve sürüş performansını iyileştirmek üzere otomobilin güç ve tüketimini optimize eden Elektronik Kumanda Ünitesini de barındırıyor..
e-Motor
Şanzımana entegre, sabit mıknatıslı senkron elektromotor, 21 kW (28 HP) maksimum güç ve 55 Nm maksimum tork sunuyor. Düşük tork gereksinimlerinde aracın tamamen elektrikle ilerlemesini sağlıyor ve içten yanmalı motorun tüketimini azaltmaya yardımcı oluyor. Motor, yavaşlama anında, hibrit sistemin 48V bataryasını şarj etmek için bir jeneratör görevi görüyor. Aynı zamanda, kayışlı marş yardımıyla içten yanmalı motor için çalıştırıyor.
Kayışlı Marş
48V ile çalışan bu marş, içten yanmalı motorun kayış ile yeniden çalıştırılmasını sağlıyor. Bu sayede hızlı ve yumuşak bir marş sağlanıyor.
48V Hibrit Batarya
48V Lityum-İyon batarya, 898 Wsa brüt kapasiteye ve 432 Wsa kullanılabilir kapasiteye sahip. Araç ömrü boyunca aynı performans seviyesini korumak için tasarlanan bataryalar, 8 yıl/160.000 km garanti ile sunuluyor. 48V batarya, sol ön koltuğun altında yer alıyor. Bu kurulum, arka koltuk kurulumuna göre birçok avantaj sağlıyor:
- Kabin içinde daha fazla alan,
- Bagajda daha fazla hacim,
- Kabloların uzunluğuna bağlı enerji kayıpları optimize ediliyor,
- Dengeli ağırlık dağılımı (Aracın merkezindeki batarya) sayesinde üstün sürüş keyfi sunuluyor.
İki Farklı Elektrik Tesisatı
PEUGEOT 3008 ve 5008 iki farklı elektrik tesisatını bünyesinde barındırıyor. Araç donanımlarını beslemek için düşük voltajlı 12V tesisat ve hibrit sistemi beslemek için yüksek voltajlı 48V tesisat kullanılıyor. Elektrik sadece 48V e-motor tarafından üretiliyor. Üretilen elektriği aracın 12V tesisatına aktarmak için bir DC voltaj dönüştürücü devreye giriyor.
Özel Donanım
Mevcut GT donanımlarıyla aynı ekipmanı kapsayan yeni hibrit motorla donatılan PEUGEOT 3008 ve 5008’de bunlara ek olarak dijital gösterge panelinde özel bir kadrana yer veriliyor. Dijital gösterge, tamamen elektrikli sürüşü (Mavi Hız Göstergesi), sistemdeki enerji akışını, batarya şarj seviyesini, sağda yer alan kadran üzerinden enerji geçişlerini (ECO-POWER-CHARGE) ve elektrik motoruyla kat edilen mesafenin yüzdesini her an veya yolculuğun sonunda gösteriyor. Bu modeller ayrıca, aracın yaklaştığını, yaya ve bisikletlilere hissettirmek için 30 km/s hıza kadar dışarıda ses çıkaran bir AVAS (Akustik Araç Uyarı Sistemi) ile birlikte sunulucak.
Elektrikli Otomobiller
Gemini’li İlk Otomobil Volvo EX60 Tanıtıldı: Tek Şarjla 810 KM Menzil!


Volvo’nun en yeni elektrikli modeli Volvo EX60 resmî olarak tanıtıldı. İşte şirketin yeni modelinin özelliklerine ve fiyatına dair tüm detaylar!
Volvo, yıllardır markanın satış lokomotifi olan XC60’ın tamamen elektrikli kardeşi EX60’ı resmen tanıttı.
Şirket, 2025’te elektrikli araç satışlarında yaşanan düşüşü tersine çevirmek için EX60’ı “kritik model” olarak konumlandırıyor. İsim benzerliğine rağmen araç, XC60’tan farklı olarak SPA3 adlı yeni bir platform üzerinde yükseliyor.
Tasarım: EX90 çizgisi, sıra dışı kapı kolları


EX60 dış görünümde büyük kardeşi EX90’a yakın bir çizgi taşıyor. Otomobilde önde kapalı panjur ve bölünmüş farlar, arkada dikey stoplar Volvo’nun imzasını koruyor. En ilginç detay ise kapı kollarında. Gizli kollar yerine, camların alt kısmına yerleştirilmiş küçük kanat şeklinde bir tasarım kullanılıyor.
Volvo bu tasarımın aerodinamiğe katkı sunduğunu ve sürtünme katsayısının 0,26 Cd seviyesine indiğini vurguluyor. Cross Country versiyonu 21 inç özel jantlar, koruma plakaları ve geniş çamurluklarla daha “sert” bir karaktere sahip. Havalı süspansiyon da yüksek hızlarda aracı otomatik alçaltarak verimliliği artırıyor.
İç mekân: Neredeyse hiç tuş yok, bir de Google Gemini var


Kabin, “butonsuz” denecek kadar sade ve çoğu kontrol dokunmatik ekran üzerinden yapılıyor. EX60, Volvo’da ilk kez Gemini asistanını kullanıyor. Marka, önceki yazılım eleştirilerine de gönderme yaparak ekranların hızlı tepki verdiğini, haritaların anında yüklendiğini ve sesli asistanın daha iyi anladığını söylüyor.
Müzik tarafında da iddialı. 28 hoparlörlü Bowers & Wilkins sisteminde, Volvo’da ilk kez dört koltuğun başlıklarına hoparlör entegre ediliyor. Düz tabanlı kabin sayesinde yaşam alanı geniş. Ayrıca 85 litrelik ön bagaj ekstra depolama sağlıyor.
Performans ve menzil: 810 km’ye kadar çıkıyor


EX60 üç farklı güç-çekiş seçeneğiyle geliyor:
- P6 (tek motor, arkadan itiş): 369 hp, 480 Nm – 0-100: 5,9 sn – 80 kWsa batarya ile 620 km
- P10 AWD (çift motor, 4 çeker): 503 hp, 710 Nm – 0-100: 4,6 sn – 91 kWsa ile 660 km
- P12 AWD (çift motor, 4 çeker): 670 hp, 790 Nm – 0-100: 3,9 sn – 112 kWsa ile 810 km
Volvo EX60 fiyatı
Volvo EX60 an itibarıyla Avrupa’da ön siparişe açılmış durumda. Bahar aylarında İsveç’te üretime girecek olan modelin başlangıç fiyatı ise 62.990 euro.
Otomotiv Sektörü
Mobilitede Yeni Lüks Standartı: Mercedes-Benz’den “Isıtmalı Emniyet Kemeri” Hamlesi


Otomotiv dünyasında inovasyonun merkezi kabul edilen Mercedes-Benz, mobilite deneyimini sadece sürüş dinamikleriyle değil, dokunsal konforla da yeniden tanımlıyor. Markanın teknoloji vitrini olan yeni S-Class, sektörde bir ilke imza atarak ısıtmalı emniyet kemeri dönemini başlatıyor.
Konforun Ötesinde: Neden Şimdi?
Mobilite haberleri yapan mecralarda sıklıkla tartışılan “kişiselleştirilmiş konfor” kavramı, Mercedes-Benz ile yeni bir boyuta evriliyor. Kış aylarında direksiyon ve koltuk ısıtmasına alışık olan kullanıcılar için geliştirilen bu sistem, emniyet kemerinin dokusuna yerleştirilen ince iletken liflerle çalışıyor.
Sistemin temel avantajları:
-
Hızlı Adaptasyon: Kemer takıldığı anda vücut ısısına uyum sağlayarak soğuk şokunu engelliyor.
-
Enerji Verimliliği: Kabin havasını ısıtmak yerine doğrudan vücuda temas eden noktaları ısıtmak, özellikle elektrikli (EV) modellerde batarya verimliliğine katkı sağlayabiliyor.
-
Güvenlik Teşviki: Soğuk nedeniyle kemer takmaktan kaçınan veya kalın montlarla kemer kullanan sürücüleri, daha ince kıyafetlerle daha sıkı ve güvenli kemer kullanımına teşvik etmesi bekleniyor.
S-Class’tan Kitlelere: Mobilitenin Evrimi
Otomobil tarihine yön veren birçok donanım (hava yastığı, ABS, sesli komut) gibi ısıtmalı emniyet kemeri de ilk olarak “en üst segment” olan S-Class ile yollara çıkıyor. Ancak mobilite trendleri, bu tarz konfor odaklı çözümlerin çok kısa sürede C-SUV ve hatta B segmenti araçlara kadar demokratize olduğunu gösteriyor.
Editörün Notu: Mercedes’in bu hamlesi, otonom sürüşe yaklaştığımız bu dönemde “araç içini bir yaşam alanı” olarak kurgulama stratejisinin en taze halkası.
Teknik Detaylar
-
Isınma Süresi: Sistem, aktif edildikten sonra yaklaşık 2 dakika içinde ideal sıcaklığa ulaşıyor.
-
Kontrol: MBUX (Mercedes-Benz User Experience) üzerinden koltuk ısıtmasıyla senkronize veya bağımsız olarak ayarlanabiliyor.
-
Dayanıklılık: Isıtma telleri, kemerin esnekliğini ve kaza anındaki mukavemetini etkilemeyecek şekilde mikro mühendislikle tasarlandı.
Sizce ısıtmalı emniyet kemeri bir “lüks aksesuar” mı yoksa geleceğin standart donanımı mı? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Otomotiv Sektörü
Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı


Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası platformu tarafından yürütülen Be Node Research projesi kapsamında Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji iş birliğiyle hazırlanan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” raporu yayınlandı.
Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) Be Node Research programı, Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji desteğiyle yürüttüğü yeni araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Texas Üniversitesi’nden Fatma Tarlacı ve Özyeğin Üniversitesi’nden Çağlar Üçler tarafından kaleme alınan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” başlıklı rapor, üretim hattının ötesinde satış, servis, lojistik ve müşteri deneyimi gibi süreçlerde yapay zekânın yarattığı dönüşümü inceliyor.
Rapor, otomotiv sektöründe yapay zekânın artık yalnızca bir hız aracı değil, kurumsal kültür ve müşteri deneyiminin yapıtaşı haline geldiğini ortaya koyuyor. Akademik araştırma, saha verileri ve kurumsal uygulama örneklerini bir araya getirerek, Türkiye otomotiv ekosistemi için somut bir dönüşüm yol haritası sunuyor.
Raporda öne çıkan bulgular
Otomotiv sektöründe yapay zekâ kullanımı üretimden satış sonrası hizmetlere kadar genişliyor. Showroom’larda hiper kişiselleştirilmiş deneyimler, çağrı merkezlerinde bilgiye anlık erişim ve servis operasyonlarında tahmine dayalı bakım süreçleriyle verimlilik artışı sağlanıyor.
Yapay zekâ ajanları bu yeni dönemde, çalışanların yanında ikinci bir operatör gibi konumlanarak, insanı istisna yönetimi ve stratejik kararlara odaklanmaya yönlendiriyor. Rapor ayrıca, “tek veri altyapısı – çoklu marka kimliği” denkleminde Doğuş Otomotiv örneğini analiz ederek, ortak zekânın markalar arası dengeyi nasıl koruyabileceğini ortaya koyuyor. Bu yapı, her markanın ses tonunu, müşteri beklentisini ve iletişim tarzını ayrı ayrı öğrenen bir yapay zekâ yönetişim modeliyle markaların özgünlüğünü koruyor.
Politika ve strateji önerileri
● Altyapı: Yapay zekânın başarısı, veri bütünlüğüyle başlıyor. Veri kalitesinin artırılması, sistemler arası entegrasyonun sağlanması ve merkezi yönetim mimarilerinin oluşturulması kritik adımlar arasında.
● Ölçüm: Hız, kalite, maliyet, memnuniyet ve kullanım oranlarını kapsayan beş boyutlu KPI çerçevesi, yapay zekânın etkisini sadece verimlilikte değil, güven ve deneyim düzeyinde de ölçmeye olanak tanıyor.
● Yetkinlik: İnsan–makine iş birliğini güçlendirecek ajan orkestrasyonu, doğrulama süreçleri, etik farkındalık ve ürün odaklı düşünme gibi yeni beceriler önümüzdeki dönemin kurumsal dönüşüm alanlarını tanımlıyor.
Texas Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatma Tarlacı, şunları söyledi: “Yapay zekâ sayesinde sürücüyü, kullanıcıyı daha iyi anlamaya başlıyoruz; kişiselleştirmeyi daha önce yapamadığımız derinlikte yapabiliyoruz. Böyle olunca araç sadece bir makine değil, sizi anlayan ve ihtiyacınızı belirleyebilen bir yardımcı pilota dönüşüyor.”
Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Çağlar Üçler ise, “Yapay zekâ eskiden fabrikanın içindeydi; oradan çıktı ve otomotivde müşteriye dokunan deneyimin bağlayıcı dokusu hâline geldi. Dinamik fiyatlandırmadan AR/VR tabanlı deneyimlere kadar, daha önce yapamadığımız şeyleri yapabilir duruma geldik” dedi.
Doğuş Otomotiv Yeni İş Geliştirme ve Girişimcilik Birim Yöneticisi Irmak Mutlu Ejder, “Yapay zekâdan önce verinin temizlenmesi ve entegrasyonuna odaklandık. Sonrasında kişiselleştirilmiş önerilerle ikinci el platformu gibi temas noktalarında etkileşimi artırıyoruz; görüntü işleme ile alıcı-satıcı deneyimini iyileştiriyoruz. Tedarik zincirinde de ‘doğru ürün/hizmetin doğru zamanda’ yönetimi için öngörüsel planlama kritik” ifadelerini kullandı.
Doğuş Teknoloji Veri Bilim Müdürü Doğuş Kıdık, şunları söyledi: “Çağrı merkezi, satış sonrası, veri analizi ve içerik üretiminde ajan tabanlı çözümler geliştiriyoruz. Chatbot’lar bilgiye erişimi hızlandırıyor; yeterlilik-değerlendirme ajanları performansı ölçüp gelişim öneriyor. Çok markalı yapıda ise her marka için ayrı veri setleri ve özelleştirilmiş modeller kullanıyoruz; canlıya çıkmadan marka ekipleriyle insan-içerimde test ediyoruz.”
Başlangıç Noktası Lideri Cem Leon Menase ise, “Demiryolları bir ulaşım teknolojisi gibi görünüyordu ama sadece yolculuğu değil, ekonomiyi ve gündelik hayatı da dönüştürdü. Bugün benzerini yapay zekâda görüyoruz; ilk etkiler internet altyapısı üzerinde belirse de asıl büyük dönüşüm, yapay zekânın kendi ekosisteminin kurulmasıyla gelecek” dedi.
Rapor, yapay zekânın otomotiv sektöründe artık “yardımcı teknoloji” olmaktan çıkıp, karar alma ve müşteri deneyimi yönetiminin merkezine yerleştiğini vurguluyor. Kazanan kurumlar, yapay zekâyı yalnızca operasyonel verimlilik için değil, güven, kalite ve sürdürülebilirlik için stratejik bir araç olarak konumlandıranlar olacak.
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin











