Connect with us

Otomotiv

YENİ CITROËN C4 X ve Ë-C4 X TÜRKİYE’DE!

Citroën’in Haziran 2022’de dünya prömiyerini İstanbul’da gerçekleştirdiği yeni kompakt sınıf temsilcisi C4 X ve elektrikli ë-C4 X model ailesi, Ocak 2023 itibarıyla Türkiye’de satışa sunuldu. Aynı anda hem benzinli hem dizel hem de %100 elektrikli motor versiyonuyla satışa sunulmasıyla, Türkiye’de sınıfında bir ilke de imza atan Citroën C4 X model ailesi, 722.000 TL’den başlayan lansmana özel fiyatıyla da dikkatleri üzerine çekiyor. Tamamen elektrikli ë-C4 X, içten yanmalı versiyonlardan farklı olarak Citroen resmi web sitesi üzerinden online satışa sunulurken, otomobili satın alan müşteriler, Türkiye’de seçili 18 bayiden araçlarını teslim alabiliyorlar. Kompakt sınıfta geleneksel 4 kapılı otomobil ve SUV modellerine alternatif, zarif ve çekici yeni C4 X, 4,6 metre uzunluğunda geniş hacimli ve 4 kapılı bir otomobilde “Fastback Tasarım” ile farklılaşıyor. C4 ve C5 Aircross SUV arasında konumlandırılan C4 X, geniş arka diz mesafesi, Citroën Advanced Comfort® Programı kapsamındaki Advanced Comfort® Koltuklar ve Kademeli Hidrolik Destekli Süspansiyon® sistemi ile üstün konfor seviyesine sahip olmasıyla fark yaratıyor. Yeni Citroën C4 X ve ë-C4 X’in 510 litrelik geniş bagajı, özellikle ana kabinden izole bir bagaj beklentisi olan ve arka koltuk konforuna önem veren kullanıcılara önemli avantajlar sunmasıyla da dikkat çekiyor. Citroën Türkiye Genel Müdürü Selen Alkım, “Yenilenen model yelpazemize ek olarak markamızın yüksek adetlere ulaşmasındaki kilit modelimiz Citroën C4 X’i, lansman anından itibaren hem benzinli hem dizel motor seçeneklerinin yanı sıra %100 elektrikli versiyonunu da aynı anda satışa sunarak ülkemizde bir ilke imza atıyoruz. Böylelikle otomobil severlere daha önce sunulmamış bir seçme özgürlüğü sağlıyoruz. Sadece geniş motor seçenekleriyle değil,  4 farklı donanım paketi ve özgün tasarımıyla da Citroën C4 X ve elektrikli ë-C4 X, müşterilerin bakış açısına göre konumlanan bir otomobil olacak. Yeni Citroën C4 X ve elektrikli ë-C4 X, kompakt 4 kapılı otomobil ile SUV tasarım kodlarını birleştirerek, sınıflar arası yepyeni bir model olarak otomobil severlerin kalbini fethetmek için yollara çıkıyor” dedi.

 

Citroën dünyasının hayata konfor ve renk katan otomobillerine, Ocak 2023 itibarıyla C4 X ve elektrikli ë-C4 X de katıldı. Citroën’in Haziran 2022’de dünya prömiyerini İstanbul’da gerçekleştirdiği yeni kompakt sınıf temsilcisi C4 X, elektrikli ë-C4 X versiyonuyla birlikte aynı anda Türkiye’de satışa sunuldu.

 

Lansmana özel olarak 722.000 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunulan Citroën C4 X model ailesi, aynı anda hem benzinli hem dizel hem de elektrikli seçenekleriyle pazardaki yerini almasıyla da dikkat çekiyor. Böylelikle Türkiye otomotiv pazarında bir ilki daha gerçekleştiren Citroën, müşterilerin kendilerine en uygun versiyonu seçebilme özgürlüğünü sağlıyor. Citroën C4 X ve Citroën elektrikli ë-C4 X ayrıca, geleneksel 4 kapılı otomobil veya SUV modellere alternatif arayan tüketiciler için de zarif bir tasarım yaklaşımı gösteriyor. Citroën C4 X ve elektrikli ë-C4 X, bir fastback otomobilin zarif siluetini, bir SUV’un modern duruşunu ve 4 kapılı bir otomobilin ferahlığını, fastback tasarım diliyle birleştiriyor. Yeni C4 X ve elektrikli ë-C4 X, Citroën’in Avrupa ve uluslararası pazarlarda satışlarının artmasına ve markanın genişleme hedeflerine katkı sağlayacak. Yeni C4 X ve elektrikli ë-C4 X, yüksek hacimli kompakt otomobil segmentindeki seçeneklere, çevreye duyarlı ve zarif bir alternatif oluyor. Citroën’den beklenen tüm konfor, teknoloji, güvenlik, ferahlık ve çok yönlülük, özgün bir “Cross Tasarım” ile farklılaşıyor.

 

Selen Alkım: “Otomobil Severlere Daha Önce Sunulmamış Bir Seçme Özgürlüğü Sağlıyoruz”

Ülkemizde yeni yılla birlikte satışa sunulan Citroën C4 X ve elektrikli ë-C4 X ile ilgili bir değerlendirme yapan Citroën Türkiye Genel Müdürü Selen Alkım; “Yenilenen model yelpazemize ek olarak markamızın yüksek adetlere ulaşmasındaki kilit modelimiz Citroën C4 X’i, lansman anından itibaren hem benzinli hem dizel motor seçeneklerinin yanı sıra %100 elektrikli versiyonunu da aynı anda satışa sunarak ülkemizde bir ilke imza atıyoruz. Böylelikle otomobil severlere daha önce sunulmamış bir seçme özgürlüğü sağlıyoruz. Sadece geniş motor seçenekleriyle değil,  4 farklı donanım paketi ve özgün tasarımıyla da Citroën C4 X ve elektrikli ë-C4 X, müşterilerin bakış açısına göre konumlanan bir otomobil olacak. Yeni Citroën C4 X ve elektrikli ë-C4 X, kompakt 4 kapılı otomobil ile kompakt SUV tasarım kodlarının birleştirerek, sınıflararası yepyeni  bir tür olarak otomobil severlerin kalbini fethetmek için yollara çıkıyor” dedi.

 

4 Farklı Donanım Paketi  

Citroën C4 X’te Feel, Feel Bold, Shine ve Shine Bold olmak üzere 4 farklı donanım paketi sunulurken elektrikli ë-C4 X sadece, en yüksek donanım seçeneği olan Shine Bold versiyonuyla tercih edilebiliyor. Tüm modellerde ABS, ESP, lastik basınç uyarısı, yokuş kalkış desteği, acil durum yardımı, ön, yan ve perde hava yastıkları, hız sabitleyici ve limitleyici, sürücü yorgunluk uyarı sistemi, ön ve arka elektrikli camlar, otomatik ön farlar, 6-yöne ayarlanabilen sürücü koltuğu, 1/3’e 2/3 katlanır arka koltuklar, yükseklik ve derinlik ayarlı direksiyon standart olarak sunuluyor. Donanıma bağlı olarak, şerit konumlandırma asistanı, uzun far asistanı, açılır tavan, LED gündüz farı ve ışık imzası, ECO-LED ön farlar, arka karartılmış cam, anahtarsız giriş ve çalıştırma, 10 inçlik renkli dokunmatik TFT ekran, 5 inçlik dijital gösterge, kablosuz Carplay ve Android Auto, navigasyon, Head-up Display ekran, 6-yöne ayarlanabilen yolcu koltuğu, ön ısıtmalı koltuklar, ısıtmalı direksiyon simidi ve akıllı tablet desteği gibi donanımlar ile Citroën C4 X model ailesi kişiselleştirilebiliyor.

 

Türkiye’de Bir İlk: Aynı Anda Hem Benzinli Hem Dizel Hem de Elektrikli

Citroën C4 X model ailesi, aynı anda elektrikli dahil olmak üzere 3 farklı güç ünitesiyle yollara çıkan ilk model olma ünvanıyla da dikkat çekiyor. Citroën C4 X’in 1.2 PureTech motoru, 6 ileri manuel şanzıman ile 100 HP güç ve 205 Nm tork sunarken, EAT8, 8 kademeli otomatik şanzıman ile 130 HP güç ve 230 Nm tork değerlerine sahip. Dizel cephesinde 1.5 litrelik BlueHDI, 130 HP güç ve 300 Nm tork değerlerini, yüksek performans ve verimliliğinin en iyi sağlandığı EAT8, 8 kademeli otomatik şanzıman ile birleştiriyor. Citroën C4 X modellerinin ortalama yakıt tüketimleri 4,3 ile 4,9 lt/100 km ortalamada (WLTP) gerçekleşiyor. Citroën elektrikli ë-C4 X ise 136 HP güç ve 260 Nm tork değerleri sunuyor. 50 kwh’lık batarya kapasitesiyla, hız şarj istasyonlarında (Hızlı DC-100 kW) 30 dakikada yüzde 10’den yüzde 80 seviyesine kadar şarj edilebiliyor. 50 kW’lik hızlı şarj istasyonlarına bu süre 55 dakika. 7.4 kW’lık hızlandırılmış (AC) istasyonlarında yüzde 100 batarya doluluk oranına 7,5 saatte ulaşılabiliyor. Enerji tüketimi 15,3 kwh/100 km olan Citroën elektrikli ë-C4 X’in menzili 360 km.

 

Özgün ve Farklı Tasarım

4.600 mm uzunluğu ve 2.670 mm’lik aks mesafesiyle yeni C4 X ve elektrikli ë-C4 X, Stellantis’in CMP platformunu kullanıyor. Ön cephe, Citroën’in iddialı V tasarım imzasını içeriyor. Yüksek ve yatay motor kaputu, içbükey girintilere sahip. Markanın logosu, gelişmiş teknoloji vurgusunu artıran ve görüşü iyileştiren Citroën LED Vision farlarla bağlantı kurarak gövdenin genişliğini vurguluyor. Altıgen alt ızgaranın her iki yanında kapılardaki Airbump® panelleriyle uyumlu renkli eklere sahip sis lambası çerçeveleri bulunuyor. Büyük çaplı tekerlekler, yükseklik hissini arttırırken, aynı zamanda sürücüye yüksek bir sürüş pozisyonu yaratıyor bu da çevreye hâkim bir sürüş ve daha fazla güvenlik hissi ile sonuçlanıyor. Renkli eklentileriyle Airbump® panellere sahip alt gövde kaplamaları ile mat siyah çamurluk kaplamaları ek koruma özelliği sunuyor.

 

Profilden bakıldığında, ön camdan arka bagaj kapağına kadar uzanan akıcı tavan çizgisi dikkat çekiyor ve segmentteki yüksek araçlarda rastlanan hantal yapı yerine son derece dinamik bir fastback silueti oluşturuyor. Arka tasarım, 510 litrelik büyük bagajı kapsamak için gereken uzunluğu ustalıkla gizliyor. Arka tampona doğru kıvrılan bagaj kapağının arka paneli, üstteki entegre spoyler, ince kıvrımlar ve merkezi Citroën yazısı, modern ve dinamik bir görünüm sergiliyor. Dikkat çekici yeni LED stop lambaları, bagaj kapağının çizgilerini taşıyor, köşeleri kaplayarak otomobilin yan tarafında devam edip arka kapıdan önce ok şeklini alıyor ve yine dikkat çekici ön farların tasarımını tamamlayarak siluetin dinamizmini güçlendiriyor. Arka tamponun alt eklentileri, koruma ve dayanıklılık için mat siyah parçalar ile kaplanıyor. Parlak siyah eklentiler, zarif ve modern bir görünüm yaratırken, özgün yan oyuklar C4 X ve elektrikli  ë-C4 X’in sağlam hissini yansıtıyor.

 

Yeni Citroën C4 X: Konforlu ve Ferah

Yeni Citroën elektrikli ë-C4 X ve C4 X’in iç mekânı Citroën Advanced Comfort sayesinde gelişmiş konfor, huzur ve ferahlık seviyesi sunuyor. 198 mm arka diz mesafesi ve daha eğimli (27 derece) arka koltuk sırtlığı, arkadaki yolcuların konfor seviyesini bir üst seviyeye taşıyor. 1.800 mm’lik gövde genişliği ve 1.366 mm’lik omuz mesafesiyle arka koltuklar üç kişiyi rahat ettiriyor. Advanced Comfort Koltuklar, 15 mm kalınlaştırılmış özel dolgu dinamik destek sunuyor. Yolcular rahat bir koltukta, yolun gürültüsünden ve bozukluklarından izole edilmiş bir şekilde sürüşün keyfini çıkartabiliyor. Koltukların merkezindeki yüksek yoğunluklu dolgu, yüksek dayanım seviyesi ve uzun yolculuklarda optimum konfor sağlıyor.

 

Citroën’in yenilikçi ve özel Kademeli Hidrolik Destekli Süspansiyon® sistemi, gelişmiş konfor seviyesiyle sürücü ve beraberindeki yolculara unutulmaz yolculuklar yaşatıyor. Büyük darbelerde, yay ve amortisör, hareketi kademeli olarak yavaşlatmak ve sarsıntıları önlemek için hidrolik sıkıştırma veya geri basma stoperiyle birlikte çalışıyor. Enerjiyi sönümleyen ve ardından bir kısmını darbe olarak geri veren mekanik bir stoperin aksine, hidrolik stoper bu enerjiyi emiyor ve dağıtıyor. Süspansiyon, uygulanan gerilime bağlı olarak iki aşamada çalışıyor. Hafif sıkıştırma ve geri basma durumlarında yay ve amortisör hidrolik stoperlerden yardım almadan dikey hareketleri birlikte kontrol ediyor. Hidrolik stoperler aynı zamanda, Citroën mühendislerine, otomobile bozuk zeminde süzülme hissi veren, “uçan halı” etkisi için süspansiyon kurulumunu ayarlama konusunda daha fazla özgürlük sağlıyor.

 

Panoramik Cam Tavan ve Ambiyans Aydınlatmasıyla Her Yolculukta Benzersiz Bir Deneyim

Işık ve ambiyans, elektrikli ë-C4 X ve C4 X ile her yolculuğu benzersiz bir deneyime dönüştürüyor. Elektrikli  ë-C4 X ve C4 X’te büyük bir elektrikli açılır panoramik cam tavan da bulunuyor. Panoramik cam tavan yolcu bölmesini aydınlatırken zekice uygulanan tasarım sayesinde arka baş mesafesi kısıtlanmıyor. Güneşlik yoğun güneş ışınlarından korunmaya yardımcı oluyor. Araç içi konfor fonksiyonlarının beyaz arka aydınlatması ile uyumlu dijital gösterge panelindeki LED ortam aydınlatması ile ön ve arka iç aydınlatma sayesinde gece sürüşlerinde de hoş ve güven verici bir ortam oluşuyor.

 

Ailenin Tüm İhtiyacını Karşılayacak Fonksiyonel ve Geniş Bagaj

Yeni Citroën C4 X ve elektrikli ë-C4 X’in 510 litrelik geniş bagajı, özellikle ana kabinden izole bir bagaj beklentisi olan ve arka koltuk konforuna önem veren kullanıcılar tarafından memnuniyetle karşılanacak. 745 mm yükleme eşiği ve bagaj zemini arasındaki 164 mm yükseklik, eşya yüklemeyi kolaylaştırıyor. Arka koltuk sırtlıkları, ek taşıma kapasitesi için öne katlanıyor ve kol dayama yerindeki bagaj erişim bölmesi ile uzun eşyaların taşınması kolaylaşıyor.

 

Pratik ve Günlük Kullanım Kolaylığı Sunan Saklama Alanları

Citroën, günümüz kullanıcılarının beklentilerini karşılamak için, sadece büyük bir bagaj sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kabin içinde çeşitli depolama çözümleri de sunuyor. Her biri pratik ve günlük kullanım kolaylığı sunan 16 adede kadar açık veya kapalı bölme ile toplam 39 litrelik bir depolama hacmi sunuyor.

 

Ön konsola entegre edilen ve bir tablet bilgisayarı taşımak için tasarlanan Tablet Tutucu ile, ön yolcunun kabin içinde geçirdiği süreyi daha da keyifli hale getiriyor. Bunun altında, amortisörlü hareketli büyük bir sürgülü çekmece olan ön konsol çekmecesi bulunuyor. Özel kaymaz bir yüzey, kişisel değerli eşyaların ve kırılabilir eşyaların saklanmasını daha kolay ve daha güvenli hale getiriyor. Ön konsol çekmecesinin hemen altındaki torpido gözü de yumuşak bir açılma hareketine sahip olmasıyla kalite algısını arttırıyor.

 

Orta konsol yüksek ve geniş tasarlanırken, konsolun önündeki geniş alan depolama hacmini en üst seviyeye çıkacak şekilde tasarlandı. Kaymayı önleyen bir bölme bazı nesneleri gizlerken diğerlerinin kolayca erişilebilmesini sağlıyor. Orta konsolda açık bir kablosuz şarj alanı bulunuyor. Yine burada biri Type C olmak üzere iki USB soketi yer alıyor. Küçük eşyalar için vites seçicinin önünde bir saklama alanı bulunuyor. Ayrıca, iki bardak tutucu ile sürgülü kapaklı büyük bir eşya bölmesi ve orta kol dayamanın altında geniş saklama alanı daha bulunuyor.

 

 

 

 

 

Yeni C4 X Benzinli Dizel
1.2 PureTech
100 HP MT6
1.2 PureTech
130 HP EAT8
1.5 BlueHDi
130 hp EAT8
MOTOR      
Silindir Hacmi (cm3) 1.199 1.199 1.499
Silindir Sayısı 3 3 4
Maksimum Güç  (hp/dd) 100 / 5500 130 / 5500 130 / 3750
Maksimum Tork  (Nm/dd) 205 / 1750 230 / 1750 300 / 1750
Besleme Turbo
Egzoz  emisyon standardı Euro 6d
VİTES KUTUSU      
Vites kutusu tipi 6 ileri manuel 8 ileri tam otomatik
LASTİK ve JANTLAR      
Lastik ve Jant Boyutu 215/65 R16 H 195/60 R18 H veya 215/60 R17 H veya 215/65 R16 H 195/60 R18 H veya 215/60 R17 H veya 215/65 R16 H
SÜSPANSİYON      
Ön Pseudo MacPherson
Arka Kademeli Hidrolik Destekli
FRENLER VE DENGE KONTROLÜ      
Ön Hava soğutmalı disk
Arka Hava soğutmalı disk
AĞIRLIK VE BOYUTLAR      
Boş Ağırlık (kg) 1.284 1.278 1.328
Uzunluk (mm) 4.600
Genişlik (mm) 1.800
Yükseklik (mm) 1.525
Aks Mesafesi (mm) 2.670
İz genişliği (mm) 1545 – 1560
Bagaj Hacmi (L) 510
Yakıt deposu (L) 50 50
PERFORMANS      
Maksimum Hız (km/s) 194 210 210
0-100 km/s Hızlanma (s) 11,2 10,9 11,7
YAKIT TÜKETİMİ VE EMİSYON (NEDC)*      
Şehir İçi (L/100km) 5,8 5,7 3,6
Şehir Dışı (L/100km) 4,1 4,4 4,1
Karma (L/100km) 4,7 4,9 3,8
CO2 salımı Karma (g/km) 106 110 99

 

Yeni ë-C4 X 100% ELEKTRİKLİ
MOTOR  
Maksimum Güç  (kw) (hp) 100 (136)
Maksimum Tork  (Nm) 260
BATARYA VE ŞARJ SÜRELERİ  
Batarya Kapasitesi (kwh) 50
Dahili AC Şarj Cihazı Gücü (OBC) (kW) 7,4
Şarj Süresi – Hızlandırılmış (AC) 7.4 kW 7 saat 30 dakika (100% batarya doluluk)
Şarj Süresi – Hızlı (DC) 50 kW 55 dakika (80% batarya doluluk)
Şarj Süresi – Hızlı (DC) 100 kW 30 dakika (80% batarya doluluk)
VİTES KUTUSU  
Vites kutusu tipi Tek Vitesli Redüktör Şanzıman
LASTİK ve JANTLAR  
Lastik ve Jant Boyutu 195/60 R18 H
SÜSPANSİYON  
Ön Pseudo MacPherson
Arka Kademeli Hidrolik Destekli
FRENLER VE DENGE KONTROLÜ  
Ön Hava soğutmalı disk
Arka Hava soğutmalı disk
AĞIRLIK VE BOYUTLAR  
Boş Ağırlık (kg) 1.721
Uzunluk (mm) 4.600
Genişlik (mm) 1.800
Yükseklik (mm) 1.525
Aks Mesafesi (mm) 2.670
İz genişliği (mm) 1545 – 1560
Bagaj Hacmi (L) 510
PERFORMANS  
Maksimum Hız (km/s) 150
0-100 km/s Hızlanma (s) 9,5
MENZİL VE ENERJİ TÜKETİMİ (WLTP)*  
Ortalama Menzil (km) 360
Enerji Tüketimi (kwh/100km) 15,3
CO2 salımı (g/km) 0

 

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Otomobiller

HDI Sigorta, Elektrikli Araç Kaskosunun Kapsamını Genişletti

HDI Sigorta, elektrikli araç sahiplerinin değişen beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çözümler sunmaya devam ediyor. Hızla büyüyen ve çeşitlenen elektrikli araç segmentine özel kasko çözümü sunan şirket; bu ürüne eklediği mobil şarj, siber saldırı ve elektrikli araçlara özel çekici risklerine yönelik yeni teminatlarla güvence kapsamını genişletti.

Müşterileriyle kurduğu bağı yenilikçi ürünlerle güçlendiren HDI Sigorta, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yeşil dönüşümü ve çevrenin korunmasını desteklerken, mobilite dünyasının dönüşümüne de katkı sağlamayı sürdürüyor. İnsan ve güven odaklı yaklaşımını sigortacılık ürünlerine entegre eden HDI Sigorta, elektrikli araç kullanıcılarının karşılaşabileceği farklı senaryolara karşı kapsayıcı bir güvence kalkanı oluşturuyor.

HDI Sigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay

Şarj kablosu veya adaptörün zarar görmesi ya da çalınması, hava koşullarına bağlı akım zararları ve şarjı biten aracın en yakın istasyona ücretsiz çekilmesi gibi ayrıcalıklarını yenilikçi adımlarla daha da pekiştiren şirket, sigortacılığı poliçe sınırlarının ötesine taşıyarak hayatın doğal bir parçası haline getiriyor. HDI Sigorta’nın teknoloji odaklı risk çözüm ortağı yaklaşımıyla müşterilerine uçtan uca konforlu bir elektrikli araç deneyimi sunan kaskosuna eklediği avantajlar şöyle sıralanıyor:

Siber Güvence Teminatı: Yeni nesil elektrikli araçların en büyük ihtiyaçlarından birinin siber güvenlik olduğu gerçeğinden hareket eden HDI Sigorta, siber saldırılar sonucunda araç elektroniğinde meydana gelebilecek arızaları ve hasarları güvence altına alıyor.

Mobil Şarj Hizmeti: “Daima yanında olma” vaadini sunduğu hizmetlerle somutlaştıran HDISigorta, anlaşmalı hizmet ağı kapsamında yolda kalan araçlara 7 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kocaeli, Sakarya, Konya) ortalama 60 km menzil sağlayacak mobil şarj desteği veriyor.

Yetkili Şarj Noktası Hasar Güvencesi: EPDK lisanslı istasyonlarda veya TSE/CE sertifikalı yetkili montajlı sabit ünitelerde şarj işlemi sırasında oluşabilecek mekanik ve elektriksel zararları teminat altına alıyor.

Duvar Tipi Şarj Teminatı (Wallbox & İndüksiyon Plakası): Ev veya iş yerlerinde kurulu olan ve montajı yetkili ekipler tarafından yapılan sabit şarj üniteleri; üçüncü şahısların kasıtlı zararları ve sigortalı aracın kazaen çarpması sonucu oluşan hasarlara karşı güvence altına alınıyor.

Zenginleştirilmiş Yol Yardım Hizmeti ve Ahtapot Çekici Desteği: Elektrikli araç ürününde yol yardım seçeneklerinde müşterinin tercihine göre ikamet iline çekim ve il içi seçeceği lokasyondaki servise çekim hizmetlerini bir arada sunarken, bir kaza durumunda, elektrikli

araçların yapısına en uygun ve güvenli taşıma yöntemi olan ahtapot çekici ile elektrikli araçlara en üst düzey koruma sağlıyor.

“Her Anında Daima Yanında” ilkesini ürün geliştirme yaklaşımının merkezine alan HDISigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay, şunları söyledi:

“Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte yalnızca araç teknolojileri değil, kullanıcıların karşılaştığı riskler ve sigortadan beklentileri de değişiyor. Biz de bu değişimi yakından takip ederek ürünlerimizi yeni ihtiyaçlara göre geliştirmeye odaklanıyoruz. Siber risklerden şarj süreçlerine, yolda kalma durumundan aracın güvenli şekilde taşınmasına kadar elektrikli araç kullanımına özgü ihtiyaçları bütüncül olarak ele aldık. Ürünümüze eklediğimiz yeni teminat ve hizmetlerle müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu güvenceyi doğru yerde ve doğru şekilde sunarken, sürdürülebilirlik bakış açımızı ve çevre ile olan bağımızı da güçlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de değişen riskleri ve kullanım alışkanlıklarını yakından izleyerek ürün ve hizmetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.”

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Otonom araçlar sigortada sorumluluğu yeniden tanımlıyor

Otonom sürüş teknolojileri test aşamasından gerçek trafik koşullarına doğru ilerlerken, “Kaza olduğunda kim sorumlu olacak?” sorusu ise otonom araç sigortası ve sigorta sektörünün geleceği açısından en kritik konulardan birini oluşturuyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, otonom araçlarla birlikte sürücü merkezli geleneksel sorumluluk anlayışının değişeceğini belirterek, “Gelecekte bir trafik kazasında yalnızca sürücünün davranışını değil; aracın yazılımını, sensörlerini, üreticisini, teknoloji sağlayıcısını ve hatta siber güvenlik altyapısını konuşacağız. Bu dönüşüm sigorta sektörünün risk tanımını da yeniden şekillendirecek” dedi.

Otomotiv sektöründe uzun süredir konuşulan otonom sürüş artık yalnızca teknoloji şirketlerinin geliştirme laboratuvarlarındaki bir gelecek senaryosu değil. Sürücü destek sistemlerinden belirli koşullarda sürüş görevini devralabilen sistemlere kadar uzanan teknoloji hızla gelişirken, uluslararası mevzuat da bu dönüşüme uyum sağlamaya başladı.

Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) bünyesindeki Dünya Araç Mevzuatını Uyumlaştırma Forumu (WP.29), 24 Haziran 2026 tarihinde tamamen sürücüsüz Otonom Sürüş Sistemlerine (Automated Driving Systems – ADS) yönelik ilk küresel düzenleyici çerçeveyi kabul etti. Yeni çerçeve; güvenlik yönetim sistemlerinden test ve doğrulamaya, araçların kullanım sürecindeki sürekli izlenmesine kadar ortak güvenlik kriterleri getiriyor.

Otonom sürüşün gelişmesiyle birlikte gündeme gelen dönüşüm yalnızca otomotiv sektörünü ilgilendirmiyor. Aracı kimin kullandığı ve kazaya kimin neden olduğu soruları üzerine kurulu geleneksel trafik sigortası ve kasko yaklaşımının da önümüzdeki dönemde yeniden şekillenmesi bekleniyor.

“Sorumluluk artık yalnızca direksiyon başındaki kişiye ait olmayacak”

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, otonom araç sigortası açısından en büyük değişimin sorumluluk kavramında yaşanacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bugünkü sistem büyük ölçüde insan davranışı üzerinden çalışıyor. Bir trafik kazasında sürücünün kusuru, diğer tarafların davranışı ve kazanın oluş şekli değerlendirilerek sorumluluk belirleniyor. Ancak sürüş kararlarının bir bölümünü veya tamamını yazılımın verdiği bir dünyada bu denklem değişiyor. Kaza sürücünün hatasından mı, sensörün çevreyi yanlış algılamasından mı, yazılımdaki bir problemden mi, yoksa aracın teknik bir arızasından mı kaynaklandı? Sigortacılık açısından önümüzdeki dönemin temel sorularından biri bu olacak.”

Çiftçi, otonom araç kazalarında sigorta sorumluluğunun giderek daha çok tarafı kapsayan bir yapıya dönüşeceğine dikkat çekerek sürücünün yanı sıra araç üreticisi, yazılım geliştiricisi ve teknoloji sağlayıcılarının da sorumluluk zincirinin parçası haline geleceğini ifade etti:

“Direksiyondaki insanın rolü azaldıkça teknoloji sağlayıcılarının sorumluluğu daha görünür hale gelecek. Dolayısıyla bir kazayı değerlendirirken yalnızca ‘Sürücü ne yaptı?’ sorusunu sormak yeterli olmayacak. ‘Araç ne yaptı, sistem neden bu kararı verdi ve sistem olması gerektiği gibi çalıştı mı?’ sorularının da yanıtlanması gerekecek.”

Otonom araç kazalarında “kim sorumlu?” sorusunun tek bir cevabı olmayabilir

Otonom araçların yaygınlaşmasıyla birlikte kazalardaki sorumluluğun aracın otonomi seviyesine ve kaza anında sürüş görevini kimin yerine getirdiğine göre değişebileceğini belirten Çiftçi, bu nedenle araç tarafından üretilen verilerin öneminin de artacağına dikkat çekti.

Bir sürücünün müdahale etmesi gereken bir sistem ile sürüş görevini tamamen aracın üstlendiği bir sistemin aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini söyleyen Çiftçi, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Burada önemli olan aracın ne kadar ‘otonom’ olduğunun doğru tanımlanması. Sürücünün sistemi sürekli izlemesi gereken bir araçla, belirli koşullarda sürüş görevini tamamen üstlenen bir araç arasında hukuki ve sigortacılık açısından önemli farklar var. Bu nedenle gelecekte kazanın saniyeler öncesindeki araç verileri, sistemin aktif olup olmadığı, sürücüye müdahale uyarısı verilip verilmediği ve sensörlerin ne algıladığı hasar değerlendirmesinin önemli parçaları haline gelebilir.”

Bu dönüşümle birlikte araçların ürettiği verilerin saklanması, erişimi ve yorumlanmasının yalnızca teknik değil, sigortacılık açısından da kritik hale geleceğini belirten Çiftçi, veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması konularının da yeni dönemin önemli başlıklarından biri olacağını söyledi.

Trafik sigortası ve kaskoda risk tanımı değişecek

Otonom sürüşün yaygınlaşmasının trafik sigortası ve kasko ürünlerini de dönüştüreceğini belirten Çiftçi, geleneksel araç sigortalarında ağırlıklı olarak sürücü, araç ve kullanım özellikleri üzerinden yapılan risk değerlendirmelerine yeni parametrelerin ekleneceğini söyledi:

“Bugün bir aracın sigorta riskini değerlendirirken aracın modeli, değeri, kullanım şekli, hasar geçmişi ve sürücü profili gibi pek çok faktöre bakıyoruz. Otonom araçlarda ise bunlara yazılım versiyonu, sensör teknolojileri, otonom sürüş seviyesi, siber güvenlik altyapısı ve sistem güncellemeleri gibi tamamen yeni değişkenler eklenebilir.”

Çiftçi, bu nedenle gelecekte kasko sigortası ile ürün sorumluluğu, mesleki sorumluluk ve siber sigorta gibi farklı sigorta alanlarının birbirine daha fazla yaklaşabileceğini ifade etti.

Yazılım hatası yeni dönemin “sürücü hatası” olabilir

Otonom araçların en önemli özelliklerinden birinin çevresindeki dünyayı kameralar, radarlar, sensörler ve diğer teknolojiler aracılığıyla algılayarak çok kısa sürede karar verebilmesi olduğunu belirten Çiftçi, bu yapının yeni riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çekti:

“Bir sensörün yol üzerindeki bir nesneyi yanlış algılaması, yazılım güncellemesinin beklenmeyen bir sonuç yaratması veya sistemler arasındaki iletişimin kesintiye uğraması gelecekte bir hasarın nedeni olabilir. Bugün sürücü hatasını tartışırken yarın algoritmanın verdiği kararın nasıl oluştuğunu tartışabiliriz. Bu da hasar tespitinden sorumluluk paylaşımına kadar sigortacılığın birçok sürecini değiştirecek.”

Çiftçi’ye göre bu dönüşüm, sigorta şirketleri ve brokerler açısından otomotiv teknolojisini çok daha yakından takip etmeyi zorunlu hale getirecek. Yapay zekâ ve algoritma tabanlı sürüş sistemlerinin araç kullanımında daha fazla karar üstlenmesiyle birlikte, yazılım kaynaklı risklerin sigortacılık açısından önemi de artacak.

Siber saldırılar otomobil sigortasının da konusu haline geliyor

Otonom ve bağlantılı araçların yazılım ve veri altyapısına giderek daha fazla bağımlı hale gelmesinin siber güvenlik risklerini de otomotiv sigortacılığının gündemine taşıdığını belirten Çiftçi, araçların artık yalnızca mekanik değil aynı zamanda dijital varlıklar olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi:

“Bağlantılı bir araçta siber saldırı yalnızca kişisel verilerin ele geçirilmesi anlamına gelmiyor. Teorik olarak aracın bazı fonksiyonlarının etkilenmesi, sistemlerin devre dışı kalması veya sürüş güvenliğinin riske girmesi gibi çok daha ciddi senaryolar söz konusu olabilir. Dolayısıyla geleceğin otonom araç sigortası; fiziksel hasar, ürün sorumluluğu ve siber risklerin kesiştiği çok daha bütüncül bir yapıya dönüşebilir.”

Bu nedenle siber güvenlik, yazılım hataları, sensör arızaları, veri ihlalleri ve sistem güncellemelerinden kaynaklanan risklerin önümüzdeki dönemde yeni teminat ihtiyaçlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Çiftçi, sigorta sektörünün teknolojik gelişmeleri poliçe şartlarına yansıtabilme hızının da giderek daha önemli hale geleceğini söyledi.

“Kazalar azalabilir ama risk ortadan kalkmayacak, şekil değiştirecek”

Otonom sürüş teknolojilerinin temel hedeflerinden birinin insan hatasından kaynaklanan kazaları azaltmak olduğuna dikkat çeken Çiftçi, teknolojinin gelişmesinin sigortaya duyulan ihtiyacı ortadan kaldıracağı yönündeki değerlendirmelere ise katılmadığını belirtti:

“Otonom sürüş sistemlerinin gelişmesiyle bazı kaza türlerinin azalması mümkün. Ancak bu, riskin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Riskin kaynağı değişecek. İnsan hatasının payı azalırken yazılım, donanım, veri, siber güvenlik ve ürün sorumluluğu gibi alanların ağırlığı artacak. Sigortacılık da tam olarak bu değişimi doğru okuyabilmek zorunda.”

Çiftçi, gelecekte sigorta sektörünün yalnızca hasar sonrasında ödeme yapan bir yapıdan daha fazla uzaklaşarak teknoloji üreticileri, otomotiv şirketleri ve kullanıcılarla birlikte çalışan bir risk yönetimi ekosisteminin parçası haline geleceğini öngördüklerini ifade etti.

“Geleceğin sigortacılığında teknolojiyi anlamadan riski anlamak mümkün olmayacak”

Otonom araçların yaygınlaşmasının sigorta sektöründe uzmanlık alanlarını da değiştireceğini belirten Çiftçi, brokerlerin müşterileri adına yalnızca poliçe şartlarını değil, teknolojik riskleri ve farklı sorumluluk alanlarını da birlikte değerlendirmesi gerekeceğini söyledi:

“Sigortacılık her zaman değişen risklere uyum sağlayarak gelişti. Otonom araçlar da bunun yeni ve çok önemli bir örneği. Gelecekte teknolojiyi anlamadan riski, riski anlamadan da doğru sigorta çözümünü oluşturmak mümkün olmayacak.”

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak uluslararası sigorta ve reasürans piyasalarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugünden yarının poliçesini yazmak mümkün olmayabilir; ancak yarının risklerini bugünden okumaya başlamak zorundayız. Otonom sürüş yaygınlaştıkça kasko, trafik, ürün sorumluluğu ve siber sigorta arasındaki sınırların giderek daha fazla iç içe geçtiğini göreceğiz. Bizim rolümüz de müşterilerimizin yalnızca mevcut risklerine değil, teknolojiyle birlikte ortaya çıkacak yeni sorumluluk alanlarına karşı da hazırlıklı olmalarını sağlamak. Sigortacılığın geleceğini, teknolojiyi takip eden değil, teknolojinin yarattığı yeni riskleri önceden okuyabilen kurumlar şekillendirecek.”

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Hyundai Orijinal Aksesuarlarıyla Her Yolculukta Daha Fazla Konfor

Hyundai, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Model bazında farklılaşan geniş ürün yelpazesinde araç üstü çadırdan elektrikli araçlara özel şarj çözümlerine, otomatik bagaj açma sisteminden yan basamaklara kadar pek çok seçenek yer alıyor.

Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar yüzde 40’a varan indirim avantajıyla Hyundai Yetkili Servisleri’nde sunuluyor.

Hyundai, kullanıcıların değişen ihtiyaçlarını ve farklı yaşam tarzlarını göz önünde bulundurarak geliştirdiği orijinal aksesuarlarla otomobil deneyimini daha konforlu ve işlevsel hale getiriyor. Kalite, güvenlik ve tasarım standartlarını karşılamak üzere kapsamlı testlerden geçirilen Hyundai Orijinal Aksesuarları, araçlarla uyumlu yapıları sayesinde hem günlük kullanıma hem de farklı yolculuklara değer katıyor.

Hyundai, modellerin tasarımına ve kullanım özelliklerine göre farklılaşan 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Konfor, işlevsellik, seyahat ve elektrikli mobilite gibi farklı ihtiyaçlara yanıt veren bu geniş ürün yelpazesinde öne çıkan aksesuarlardan bazıları şöyle:

  • Araç üstü çadır: Kamp, doğa ve seyahat tutkunları için geliştirilen araç üstü çadır; kolay açılıp kapanabilen yapısı, dört mevsim kullanılabilmesi ve dört yetişkine kadar konaklama kapasitesiyle açık hava deneyimini daha konforlu hale getiriyor. Teleskopik merdiveni, yatağı, ayakkabılık gözleri ve güneşlik çubuklarıyla pratik bir kullanım sunarken anahtarla kilitlenebilen yapısıyla güvenli saklama imkânı sağlıyor.
  • Şarj kablosu: Elektrikli araçların 22 kW’a kadar hızlı ve verimli şekilde şarj edilmesini destekleyen kablo, kullanım sonrasında yeniden spiral formuna dönen tasarımı sayesinde kolayca toplanıp saklanabiliyor. Suya ve toza dayanıklı yapısıyla uzun ömürlü kullanım sunan ürün, sert kapaklı koruma çantasıyla birlikte geliyor.

  • Mobil konnektör: Şarj noktalarının müsait olmadığı durumlarda elektrikli araç kullanıcılarına pratik bir alternatif sunuyor. Kompakt yapısı sayesinde araçta kolayca taşınabilen mobil konnektör, şarj sürecini takip eden ve aşırı ısınmaya karşı koruma sağlayan entegre kontrol sistemiyle güvenli kullanımı destekliyor.
  • Otomatik bagaj açma sistemi: Bagajın kolayca açılıp kapatılmasını sağlayarak özellikle ellerin dolu olduğu anlarda günlük kullanımı daha konforlu ve pratik hale getiriyor.
  • Yan basamak: Araca iniş ve binişi kolaylaştırırken Hyundai modellerine özel tasarımı ve model logosuyla aracın sportif görünümünü tamamlıyor.

Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli yüzde 40’a varan indirim fırsatıyla kullanıcılarla buluşuyor. Kampanyaya ve araçlarla uyumlu aksesuar seçeneklerine ilişkin ayrıntılı bilgi Hyundai Yetkili Servisleri’nden alınabiliyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.