Connect with us

Otomotiv

Suzuki Swift Hibrit’te 998.000 TL’den başlayan fiyatlar

Suzuki, GL Techno ve GLX Premium olmak üzere iki donanım seviyesi ile satışta olan Swift Hibrit modellerinde mart ayına özel 200.000 TL’ye 12 ay yüzde 0 faizli kredi desteği imkanı da sağlıyor.

Türkiye’de Doğan Trend Otomotiv tarafından temsil edilen Suzuki markasının çevreci, ekonomik, güvenilir ve sağlam otomobilleri bulundukları segmentlerin en fazla tercih edilenleri arasında yer almaya devam ediyor. B hatchback segmentinin en düşük yakıt tüketimli modellerinden Suzuki Swift Hibrit, Akıllı Hibrit Teknolojisi sayesinde, karma yakıt tüketiminde 5.4 lt/100 km, yüksek fazda 4.6 lt/100 km’lik yakıt tüketimi sunuyor. Swift Hibrit’in sahip olduğu Akıllı Hibrit Sürüş Sistemi (SHVS), alan kullanımında tasarruf ve yüksek yakıt verimliliğiyle kullanıcısına ekonomik avantaj sağlıyor. Tüm bu avantajlara ek olarak Suzuki, Swift Hibrit modeli için mart ayına özel alım koşullarını devreye aldı. Kredi kullanılmadığı durumlarda geçerli olmak üzere, sınırlı sayıda Swift Hibrit için başlangıç fiyatı 998.000 TL olarak belirlendi. Mart ayına özel 200.000 TL’ye 12 ay yüzde 0 faizli kredi desteğinden faydalanmak isteyen kullanıcılar için de kredi ile aynı anda geçerli takas destekli 1.078.000 TL’den başlayan avantajlı fiyatlar sunuluyor. Çift gövde renkli Suzuki Swift Hibrit tercih etmek isteyenler içinse, mart ayına özel olarak, bu opsiyon için sunulan teklif, hem GL Techno hem de GLX Premium donanımında 10.000 TL olarak belirlendi.

Suzuki Swift Hibrit Yüksek Güvenlik ile Düşük Yakıt Tüketimini Birleştiriyor!

Swift Hibrit’in her iki donanım seviyesinde de standart olarak sunulan üstün güvenlik özellikleri arasında ise Adaptif Hız Sabitleme Sistemi (ACC), Yokuş Kalkış Desteği (HHC), Çift Sensörlü Fren Destek Sistemi (DSBS), Şerit Takip ve İhlal Uyarı Sistemi (LDWS), Arka Çapraz Trafik Uyarı Sistemi (RCTA), Kör Nokta Uyarı Sistemi (BSM) ve Uzun Far Asistanı (HBA) bulunuyor. Ayrıca Swift Hibrit’in güvenliğini artıran Gelişmiş Ön Algılama Sistemi, ön cama takılı bir kamera ve lazer sensör desteğiyle çalışıyor. Orta-uzun mesafeye kadar performans gösteren ve yayaları tespit edebilen bir kamerayla, kısa mesafede ve gece koşullarında tespit sağlayan bir lazer sensör içeriyor. Bu sistem; Çarpışma Önleyici Frenleme, Şeritten Ayrılma Uyarısı, Uzun Far Asistanı ve yalpalama uyarısını da desteklerken Adaptif Hız Sabitleme işlevi de gören bir dalga radarı kullanıyor.

Suzuki Akıllı Hibrit Teknolojisi (SHVS) ile donatılan Swift Hibrit’te; içten yanmalı motoru destekleyen bir entegre marş alternatörü (ISG) ve fiş şarjına gerek duymayan 12 Volt’luk lityum iyon batarya yer alıyor. Kendi kendini şarj eden hibrit sistem, yakıt verimliliğini daha da artırıyor. Swift Hibrit’in kaputunun altında ise daha fazla yakıt ekonomisi ve daha düşük CO2 emisyon değerleri sunan dört silindirli 1.2 litrelik K12D Dualjet motoru 83 PS güç üretiyor. CVT şanzıman ile kombine edilen K12D Dualjet motor, etkili performans ve yüksek gaz tepkilerine de imkan tanıyor. B hatchback segmentinin en düşük yakıt tüketimli modellerinden Suzuki Swift Hibrit, karma yakıt tüketiminde 5.4 lt/100 km, yüksek fazda da 4.6 lt/100 km’lik yakıt tüketimi sunuyor.

Ülkemizde GL Techno ve GLX Premium donanım seviyeleriyle satılan Swift Hibrit, her iki versiyonunda da standart olarak yer alan LED farlar ve LED stop lamba grubu, ön sis farları, 16 inç alaşım jantlar, 9 inç dokunmatik multimedya sistemi, LCD sürüş bilgi ekranı, geri görüş kamerası, Apple CarPlay ve Android Auto, deri direksiyon simidi, elektrikli, ısıtmalı yan aynalar ile sınıfının en donanımlı otomobillerinden birisi olma özelliğini taşıyor. GLX Premium ise tüm bu özelliklere ek olarak otomatik klima, anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi, direksiyon arkasında vites kulakçıkları, LED sinyalli yan aynalar, parlak siyah jantlar gibi ek donanım özellikleri de sunuyor. Her iki versiyonda da Swift Hibrit’i öne çıkartan canlı renk seçeneklerinden Ateş Kırmızı, Yarış Mavisi ve Alev Turuncusu siyah tavan opsiyonuyla tercih edilebiliyor.

Swift Hibrit, ekonomik olması, yüksek verimlilik sunması ve dinamik/performanslı bir sürüş deneyimi yaşatması ile öne çıkıyor. B hatchback segmenti için ideal, 2450 mm’lik aks mesafesi sayesinde Swift Hibrit’in geniş bir yaşam alanı bulunuyor. 4.8 m’lik dönüş yarı çapı ile de şehir içi kullanımlarda kıvraklık ve yüksek hareket kabiliyeti sunuyor.

Suzuki’den Garantim ON’da programı ile 10 Yıla Varan Garanti!

Suzuki, müşteri memnuniyeti ve deneyimine verdiği önemi yansıtan “Suzuki’den Garantim ON’da” programını 2023 itibarıyla hayata geçirdi. Program kapsamında, garanti süresi, aracın satın alındığı tarihten itibaren başlayan 3 yıllık temel üretici garanti süresinin sona ermesi durumunda başlıyor ve Doğan Trend Otomotiv Suzuki sahiplerine toplam 10 yıla varan bir onarım güvencesi sunuyor. Ayrıca “Suzuki’den Garantim ON’da” kapsamında kullanıcılar, 10 yaşını veya 180.000 km’yi doldurmamış olan tüm 2016 ve sonrası Suzuki modellerini periyodik bakım için Suzuki Yetkili Servisleri’ne getirdiklerinde de programdan ücretsiz olarak faydalanabiliyorlar.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Otomobiller

Gemini’li İlk Otomobil Volvo EX60 Tanıtıldı: Tek Şarjla 810 KM Menzil!

Volvo’nun en yeni elektrikli modeli Volvo EX60 resmî olarak tanıtıldı. İşte şirketin yeni modelinin özelliklerine ve fiyatına dair tüm detaylar!

Volvo, yıllardır markanın satış lokomotifi olan XC60’ın tamamen elektrikli kardeşi EX60’ı resmen tanıttı.

Şirket, 2025’te elektrikli araç satışlarında yaşanan düşüşü tersine çevirmek için EX60’ı “kritik model” olarak konumlandırıyor. İsim benzerliğine rağmen araç, XC60’tan farklı olarak SPA3 adlı yeni bir platform üzerinde yükseliyor.

Tasarım: EX90 çizgisi, sıra dışı kapı kolları

2

EX60 dış görünümde büyük kardeşi EX90’a yakın bir çizgi taşıyor. Otomobilde önde kapalı panjur ve bölünmüş farlar, arkada dikey stoplar Volvo’nun imzasını koruyor. En ilginç detay ise kapı kollarında. Gizli kollar yerine, camların alt kısmına yerleştirilmiş küçük kanat şeklinde bir tasarım kullanılıyor.

Volvo bu tasarımın aerodinamiğe katkı sunduğunu ve sürtünme katsayısının 0,26 Cd seviyesine indiğini vurguluyor. Cross Country versiyonu 21 inç özel jantlar, koruma plakaları ve geniş çamurluklarla daha “sert” bir karaktere sahip. Havalı süspansiyon da yüksek hızlarda aracı otomatik alçaltarak verimliliği artırıyor.

İç mekân: Neredeyse hiç tuş yok, bir de Google Gemini var

3

Kabin, “butonsuz” denecek kadar sade ve çoğu kontrol dokunmatik ekran üzerinden yapılıyor. EX60, Volvo’da ilk kez Gemini asistanını kullanıyor. Marka, önceki yazılım eleştirilerine de gönderme yaparak ekranların hızlı tepki verdiğini, haritaların anında yüklendiğini ve sesli asistanın daha iyi anladığını söylüyor.

Müzik tarafında da iddialı. 28 hoparlörlü Bowers & Wilkins sisteminde, Volvo’da ilk kez dört koltuğun başlıklarına hoparlör entegre ediliyor. Düz tabanlı kabin sayesinde yaşam alanı geniş. Ayrıca 85 litrelik ön bagaj ekstra depolama sağlıyor.

Performans ve menzil: 810 km’ye kadar çıkıyor

4

EX60 üç farklı güç-çekiş seçeneğiyle geliyor:

  • P6 (tek motor, arkadan itiş): 369 hp, 480 Nm – 0-100: 5,9 sn – 80 kWsa batarya ile 620 km
  • P10 AWD (çift motor, 4 çeker): 503 hp, 710 Nm – 0-100: 4,6 sn – 91 kWsa ile 660 km
  • P12 AWD (çift motor, 4 çeker): 670 hp, 790 Nm – 0-100: 3,9 sn – 112 kWsa ile 810 km

Volvo EX60 fiyatı

Volvo EX60 an itibarıyla Avrupa’da ön siparişe açılmış durumda. Bahar aylarında İsveç’te üretime girecek olan modelin başlangıç fiyatı ise 62.990 euro.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Mobilitede Yeni Lüks Standartı: Mercedes-Benz’den “Isıtmalı Emniyet Kemeri” Hamlesi

Otomotiv dünyasında inovasyonun merkezi kabul edilen Mercedes-Benz, mobilite deneyimini sadece sürüş dinamikleriyle değil, dokunsal konforla da yeniden tanımlıyor. Markanın teknoloji vitrini olan yeni S-Class, sektörde bir ilke imza atarak ısıtmalı emniyet kemeri dönemini başlatıyor.

Konforun Ötesinde: Neden Şimdi?

Mobilite haberleri yapan mecralarda sıklıkla tartışılan “kişiselleştirilmiş konfor” kavramı, Mercedes-Benz ile yeni bir boyuta evriliyor. Kış aylarında direksiyon ve koltuk ısıtmasına alışık olan kullanıcılar için geliştirilen bu sistem, emniyet kemerinin dokusuna yerleştirilen ince iletken liflerle çalışıyor.

Sistemin temel avantajları:

  • Hızlı Adaptasyon: Kemer takıldığı anda vücut ısısına uyum sağlayarak soğuk şokunu engelliyor.

  • Enerji Verimliliği: Kabin havasını ısıtmak yerine doğrudan vücuda temas eden noktaları ısıtmak, özellikle elektrikli (EV) modellerde batarya verimliliğine katkı sağlayabiliyor.

  • Güvenlik Teşviki: Soğuk nedeniyle kemer takmaktan kaçınan veya kalın montlarla kemer kullanan sürücüleri, daha ince kıyafetlerle daha sıkı ve güvenli kemer kullanımına teşvik etmesi bekleniyor.


S-Class’tan Kitlelere: Mobilitenin Evrimi

Otomobil tarihine yön veren birçok donanım (hava yastığı, ABS, sesli komut) gibi ısıtmalı emniyet kemeri de ilk olarak “en üst segment” olan S-Class ile yollara çıkıyor. Ancak mobilite trendleri, bu tarz konfor odaklı çözümlerin çok kısa sürede C-SUV ve hatta B segmenti araçlara kadar demokratize olduğunu gösteriyor.

Editörün Notu: Mercedes’in bu hamlesi, otonom sürüşe yaklaştığımız bu dönemde “araç içini bir yaşam alanı” olarak kurgulama stratejisinin en taze halkası.

Teknik Detaylar

  • Isınma Süresi: Sistem, aktif edildikten sonra yaklaşık 2 dakika içinde ideal sıcaklığa ulaşıyor.

  • Kontrol: MBUX (Mercedes-Benz User Experience) üzerinden koltuk ısıtmasıyla senkronize veya bağımsız olarak ayarlanabiliyor.

  • Dayanıklılık: Isıtma telleri, kemerin esnekliğini ve kaza anındaki mukavemetini etkilemeyecek şekilde mikro mühendislikle tasarlandı.


Sizce ısıtmalı emniyet kemeri bir “lüks aksesuar” mı yoksa geleceğin standart donanımı mı? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı

Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası platformu tarafından yürütülen Be Node Research projesi kapsamında Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji iş birliğiyle hazırlanan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” raporu yayınlandı.

Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) Be Node Research programı, Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji desteğiyle yürüttüğü yeni araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Texas Üniversitesi’nden Fatma Tarlacı ve Özyeğin Üniversitesi’nden Çağlar Üçler tarafından kaleme alınan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” başlıklı rapor, üretim hattının ötesinde satış, servis, lojistik ve müşteri deneyimi gibi süreçlerde yapay zekânın yarattığı dönüşümü inceliyor.

Rapor, otomotiv sektöründe yapay zekânın artık yalnızca bir hız aracı değil, kurumsal kültür ve müşteri deneyiminin yapıtaşı haline geldiğini ortaya koyuyor. Akademik araştırma, saha verileri ve kurumsal uygulama örneklerini bir araya getirerek, Türkiye otomotiv ekosistemi için somut bir dönüşüm yol haritası sunuyor.

Raporda öne çıkan bulgular
Otomotiv sektöründe yapay zekâ kullanımı üretimden satış sonrası hizmetlere kadar genişliyor. Showroom’larda hiper kişiselleştirilmiş deneyimler, çağrı merkezlerinde bilgiye anlık erişim ve servis operasyonlarında tahmine dayalı bakım süreçleriyle verimlilik artışı sağlanıyor.
Yapay zekâ ajanları bu yeni dönemde, çalışanların yanında ikinci bir operatör gibi konumlanarak, insanı istisna yönetimi ve stratejik kararlara odaklanmaya yönlendiriyor. Rapor ayrıca, “tek veri altyapısı – çoklu marka kimliği” denkleminde Doğuş Otomotiv örneğini analiz ederek, ortak zekânın markalar arası dengeyi nasıl koruyabileceğini ortaya koyuyor. Bu yapı, her markanın ses tonunu, müşteri beklentisini ve iletişim tarzını ayrı ayrı öğrenen bir yapay zekâ yönetişim modeliyle markaların özgünlüğünü koruyor.

Politika ve strateji önerileri
● Altyapı: Yapay zekânın başarısı, veri bütünlüğüyle başlıyor. Veri kalitesinin artırılması, sistemler arası entegrasyonun sağlanması ve merkezi yönetim mimarilerinin oluşturulması kritik adımlar arasında.
● Ölçüm: Hız, kalite, maliyet, memnuniyet ve kullanım oranlarını kapsayan beş boyutlu KPI çerçevesi, yapay zekânın etkisini sadece verimlilikte değil, güven ve deneyim düzeyinde de ölçmeye olanak tanıyor.
● Yetkinlik: İnsan–makine iş birliğini güçlendirecek ajan orkestrasyonu, doğrulama süreçleri, etik farkındalık ve ürün odaklı düşünme gibi yeni beceriler önümüzdeki dönemin kurumsal dönüşüm alanlarını tanımlıyor.

Texas Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatma Tarlacı, şunları söyledi: “Yapay zekâ sayesinde sürücüyü, kullanıcıyı daha iyi anlamaya başlıyoruz; kişiselleştirmeyi daha önce yapamadığımız derinlikte yapabiliyoruz. Böyle olunca araç sadece bir makine değil, sizi anlayan ve ihtiyacınızı belirleyebilen bir yardımcı pilota dönüşüyor.”

Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Çağlar Üçler ise, “Yapay zekâ eskiden fabrikanın içindeydi; oradan çıktı ve otomotivde müşteriye dokunan deneyimin bağlayıcı dokusu hâline geldi. Dinamik fiyatlandırmadan AR/VR tabanlı deneyimlere kadar, daha önce yapamadığımız şeyleri yapabilir duruma geldik” dedi.

Doğuş Otomotiv Yeni İş Geliştirme ve Girişimcilik Birim Yöneticisi Irmak Mutlu Ejder, “Yapay zekâdan önce verinin temizlenmesi ve entegrasyonuna odaklandık. Sonrasında kişiselleştirilmiş önerilerle ikinci el platformu gibi temas noktalarında etkileşimi artırıyoruz; görüntü işleme ile alıcı-satıcı deneyimini iyileştiriyoruz. Tedarik zincirinde de ‘doğru ürün/hizmetin doğru zamanda’ yönetimi için öngörüsel planlama kritik” ifadelerini kullandı.

Doğuş Teknoloji Veri Bilim Müdürü Doğuş Kıdık, şunları söyledi: “Çağrı merkezi, satış sonrası, veri analizi ve içerik üretiminde ajan tabanlı çözümler geliştiriyoruz. Chatbot’lar bilgiye erişimi hızlandırıyor; yeterlilik-değerlendirme ajanları performansı ölçüp gelişim öneriyor. Çok markalı yapıda ise her marka için ayrı veri setleri ve özelleştirilmiş modeller kullanıyoruz; canlıya çıkmadan marka ekipleriyle insan-içerimde test ediyoruz.”

Başlangıç Noktası Lideri Cem Leon Menase ise, “Demiryolları bir ulaşım teknolojisi gibi görünüyordu ama sadece yolculuğu değil, ekonomiyi ve gündelik hayatı da dönüştürdü. Bugün benzerini yapay zekâda görüyoruz; ilk etkiler internet altyapısı üzerinde belirse de asıl büyük dönüşüm, yapay zekânın kendi ekosisteminin kurulmasıyla gelecek” dedi.

Rapor, yapay zekânın otomotiv sektöründe artık “yardımcı teknoloji” olmaktan çıkıp, karar alma ve müşteri deneyimi yönetiminin merkezine yerleştiğini vurguluyor. Kazanan kurumlar, yapay zekâyı yalnızca operasyonel verimlilik için değil, güven, kalite ve sürdürülebilirlik için stratejik bir araç olarak konumlandıranlar olacak.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.