Otomotiv
Stellantis, “Pro One” ile Küresel Liderliği Hızlandıran Ticari Araç Hamlesini Başlattı!


Stellantis, Dare Forward 2030 stratejik planına hızla ulaşırken, markanın net gelirlerinin üçte birini oluşturan Ticari Araçlar İş Birimi, 360 derece hizmet yaklaşımıyla ve bağlantılı hizmetlerle birlikte 5 milyar Euro gelir sağlamayı planlıyor. 6 marka, 5 Van, 10 Pick-Up ve 1 mikro mobilite seçeneği ile son derece kapsamlı bir ürün yelpazesine sahip olan Stellantis, yenilenen bağlantılı ticari araç ürün gamının tamamını ve yeni Ram ProMaster EV’yi tanıttı. Kuzey Amerika hamlesi kapsamında, önümüzdeki 2 yıl içinde, 2024’te yeni Ram 1500 REV ve gelecek yeni bir hidrojen seçeneği de dahil 4 elektrikli Pick-Up piyasaya sunulacak. 20.000 özel müşteri “Temas Noktası” ve 12 ülkede küresel üretim sahalarının desteği ile batarya elektrikli araçlarda (BEV) %40’ın üzerinde pazar payı ile “Genişletilmiş Avrupa”da tartışmasız ticari araç lideri, Güney Amerika’da 1’inci, Orta Doğu ve Afrika’da 2’inci ve Kuzey Amerika’da 3’üncü sırada yer alıyor. Şirket içinde geliştirilen 0 emisyon çözümleri ve 0 emisyon seçenekleriyle sürdürülen öncülük, daha uzun menzilli ikinci nesil BEV güç-aktarma sistemi, benzersiz bir hidrojen yakıt hücresi çözümü ve sağlam bir dönüşüm ekosistemi ile devam edecek. 2023 sonuna kadar yeni Van ve Pick-Up modellerinin tamamının bağlantılı hale gelmesiyle yazılım atağını geliştiren Stellantis, iş sürekliliğini sağlamak için “Önleyici Bakım” ve verimliliği artırmak için “Görev Yönetimi” ve “Eko-sürücü Koçluğu” gibi yeni bağlantılı hizmet paketleri sunuyor. Teslimat süresini azaltmak, aynı zamanda müşterileri, yetkili satıcıları, dönüşüm şirketlerini ve üreticiyi birbirine bağlamak üzere “e-Power Take Off” teknolojisiyle dönüşüm ve üstyapı için kusursuz bir dijital ekosistem geliştiriyor.
Stellantis; Citroën, FIAT, Opel, Peugeot, Ram ve Vauxhall’dan oluşan 6 ikonik markasının ticari modellerini kapsayan ve şirketin Ticari Araçlar İş Birimi’ni küresel liderliğe ulaştırmak için geliştirilen stratejik hamlesi, Pro One’ı tanıttı. Stellantis Pro One müşterileri; sınıfının en iyi Van, Pick-Up, mikro mobilite seçenekleri, öncü ve yeni nesil elektrikli güç-aktarma sistemleri; bağlantılı bir dönüşüm/retrofit ekosistemi, tamamen bağlantılı araç teknolojileri ve profesyonel müşterilerin iş verimliliğini en üst düzeye çıkaran, maliyetleri azaltan ve kârlılığı artıran, kapsamlı bir iş ortaklığı yaklaşımı gibi avantajlardan yararlanacak. Ticari Araçlar İş Birimi, günümüzde, yıllık 1,6 milyon adetlik satışla Stellantis net gelirlerinin üçte birini oluşturuyor. Pro One stratejisi, Stellantis’in Dare Forward 2030 stratejik plan hedefine ulaşmasına yardımcı olacak. Şirket, ticari araç net gelirlerinin 2030 yılına kadar, 2021 yılına göre 2 katına çıkaracak; %40 elektrikli araç (EV) satış karmasına ulaşacak ve 5 milyar Euro hizmet geliri elde edecek.
Stellantis, Pro One lansmanının bir parçası olarak, her marka için ikinci nesil 0 emisyonlu güç-aktarma sistemleri, benzersiz bir hidrojen çözümü, tam bağlantı ve üst düzey otonom sürüş destek sistemlerini içeren tamamen yeni bir Van serisi tanıttı. Marka, buna paralel olarak Ram ProMaster EV, 2025 Ram 1500 REV gibi modellerle de ürün gamını elektrikli Van ve Pick-Up araçlarla, Kuzey Amerika’da yeniden canlandırılacak.
Stellantis Ticari Araçlar İş Birimi Başkanı Jean-Philippe Imparato; “Stellantis’in net gelirlerinin üçte birini ticari araçlar oluşturuyor. Ticari araçlardaki liderliğimizi 6 marka, tek güç konseptiyle daha da ileriye taşımak için Pro One stratejimizi pazara sunuyoruz. Müşteri beklentileri daha karmaşık ve çeşitli hale geldikçe, her özel gereksinimi özel bir çözümle karşılamak için buradayız. Misyonumuz, dünyanın her yerindeki müşterilerimizle yan yana durmak ve onların gelişmesine yardımcı olacak ürün ve hizmetleri sunmak” dedi.
Stellantis Pro One, altı temel unsur tarafından destekleniyor:
- Van, Pick-Up ve mikro mobiliteyi kapsayan sektörün en büyük ürün çeşitliliği.
- Hidrojen ve retrofit gibi tamamlayıcı çözümlerle 0 emisyon liderliğinin sürdürülmesi. İçten yanmalı versiyonların sunduğu özelliklerden ödün vermeden daha fazla menzil sunan ikinci nesil BEV.
- Dünya genelinde 20.000’in üzerinde özel temas noktasıyla kişiye özel ve kusursuz müşteri deneyimi. Donanım, yazılım, kurulum ve hizmetler de dahil olmak üzere müşterilere her yerde ve her şekilde özel EV şarjı ve enerji yönetimi sunmak için Free2move Charge tarafından sunulan kapsamlı bir şarj ekosistemi. Ayrıca Stellantis Finansal Hizmetler aracılığıyla rekabetçi finansal teklifler.
- Teslim süresini kısaltmak için yeni dijital dönüşüm/üst yapı ekosistemi.
- Tamamen bağlantılı hizmetler, 2023 sonuna kadar tüm Van ve Pick-Up modeller bağlantılı hale gelecek ve yazılım özelliklerinden yararlanacak.
- Küresel başarıyı desteklemek üzere, Avrupa, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Orta Doğu ve Afrika’daki 15 ticari araç fabrikasıyla küresel üretim ayak izi.
Sektöre liderlik ediyor!
Günümüzde Stellantis, “Genişletilmiş Avrupa” pazarında %31 pay ile, Güney Amerika pazarında ise %28 pay ile ticari araç satışlarında sektöre liderlik ediyor. Ayrıca Orta Doğu ve Afrika’da 2’inci, Kuzey Amerika’da ise 3’üncü sırada yer alıyor. Stellantis, 2021 yılından bu yana, tamamen elektrikli ticari araç serisiyle, “Genişletilmiş Avrupa” Ticari BEV pazarında %40’ın üzerinde paya sahip. Tartışmasız lider olmasının yanı sıra hidrojen ve alternatif yakıtlarda ise teknoloji öncüsü olmayı sürdürüyor.
Pro One stratejisi ayrıca, uygun fiyatlı, güvenilir bir elektrikliye geçiş dönüşümü ve mevcut içten yanmalı ticari araç filolarının ömrünü uzatmayı amaçlıyor. Bu strateji, Stellantis’in Döngüsel Ekonomi uzmanlığından yararlanarak, Qinomic ile bir retrofit programının pilot uygulamasını da yürütüyor.
20.000’in üzerinde küresel satış ve servis temas noktasına sahip olan Stellantis, satış ve servis danışmanları ağı ve uzatılmış çalışma saatleri ile, müşterilere tamamen kapsayıcı ve kişiye özel destek sağlıyor. Pro One, 360 derece yaklaşımı sayesinde markaların ürün uzmanları ile profesyonellere en uygun görev aracını, ekipman çözümlerini ve hizmetleri seçmelerine yardımcı oluyor. Stellantis, müşterinin beklentisine, yeteneklerine ve misyonuna bağlı olarak en uygun iş çözümünü öneriyor.
Stellantis, Pazar trendlerini göz önünde bulundurarak, müşteri odaklı yaklaşımıyla, sürücülerin verimliliğini artırmayı amaçlayan, arkada açılır kapı ve cep kapısı gibi donanım ve özelliklere sahip, büyük teslimat minibüsünün, özel fabrika çıkışlı bir versiyonunu sunacak.
Stellantis, 34 ülkede 400 küresel ortaklıktan yararlanıyor. Üretim ve teslimat sürelerini kısaltmak için, ticari araç satışlarının %50’sini temsil eden dönüşüm ve üstyapı gereksinimlerinde, müşteri, perakendeci ve üretici kesintisiz bir dijital müşteri yolculuğu ile birbirine bağlanıyor. Entegre yaklaşım, dönüşüm ve üstyapı sağlayıcılara tamamen dijital bir ekosisteme ortak erişim sağlamayı içeriyor. Dönüşüm ve üstyapı şirketleri, dönüşümleri elektriklendirmek için batarya eklemek yerine aracın kurulu enerjisini kullanan yeni e-Power Take Off (ePTO) çözümünden de yararlanacak.
Dare Forward 2030 stratejik planındaki yedi büyüyen iş kolundan biri olarak, 5 milyar Euro hizmet geliri hedefiyle Stellantis, 2023 sonuna kadar yeni Van ve Pick-Up araçların tamamını bağlantılı hale getirecek. 2026’dan itibaren ise müşterilerine kablosuz güncellemeler sağlayacak. Araçların bağlantılı hale gelmesi, bir taraftan toplam sahip olma maliyetini azaltırken, iş sürekliliği ve verimliliğine odaklanan yeni hizmet paketlerine de olanak tanıyacak. Paketler, EV filolarını optimize etmek için dijital bakım izleme, eko-sürücü koçluğu, görev yönetimi, şarj yönetimi yazılımı ve gerçek zamanlı sürücü uyarıları gibi hizmetler sunacak.
Stellantis Ticari Araçlar İş Birimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Xavier Peugeot; “İkinci nesil elektrikli çözümlerle tüm Stellantis van serisinin yenilenmesi ve 2024’ten itibaren 4 Pick-Up modelin elektrikliye geçişi, 360 derece müşteri odaklı bir yaklaşıma dayanan ‘Pro One’ projesinin merkezinde yer alıyor. Bu, ticari araçlardaki uluslararası liderliğimizi pekiştirme tutkumuzu yansıtıyor” dedi.
Elektrikli Otomobiller
Gemini’li İlk Otomobil Volvo EX60 Tanıtıldı: Tek Şarjla 810 KM Menzil!


Volvo’nun en yeni elektrikli modeli Volvo EX60 resmî olarak tanıtıldı. İşte şirketin yeni modelinin özelliklerine ve fiyatına dair tüm detaylar!
Volvo, yıllardır markanın satış lokomotifi olan XC60’ın tamamen elektrikli kardeşi EX60’ı resmen tanıttı.
Şirket, 2025’te elektrikli araç satışlarında yaşanan düşüşü tersine çevirmek için EX60’ı “kritik model” olarak konumlandırıyor. İsim benzerliğine rağmen araç, XC60’tan farklı olarak SPA3 adlı yeni bir platform üzerinde yükseliyor.
Tasarım: EX90 çizgisi, sıra dışı kapı kolları


EX60 dış görünümde büyük kardeşi EX90’a yakın bir çizgi taşıyor. Otomobilde önde kapalı panjur ve bölünmüş farlar, arkada dikey stoplar Volvo’nun imzasını koruyor. En ilginç detay ise kapı kollarında. Gizli kollar yerine, camların alt kısmına yerleştirilmiş küçük kanat şeklinde bir tasarım kullanılıyor.
Volvo bu tasarımın aerodinamiğe katkı sunduğunu ve sürtünme katsayısının 0,26 Cd seviyesine indiğini vurguluyor. Cross Country versiyonu 21 inç özel jantlar, koruma plakaları ve geniş çamurluklarla daha “sert” bir karaktere sahip. Havalı süspansiyon da yüksek hızlarda aracı otomatik alçaltarak verimliliği artırıyor.
İç mekân: Neredeyse hiç tuş yok, bir de Google Gemini var


Kabin, “butonsuz” denecek kadar sade ve çoğu kontrol dokunmatik ekran üzerinden yapılıyor. EX60, Volvo’da ilk kez Gemini asistanını kullanıyor. Marka, önceki yazılım eleştirilerine de gönderme yaparak ekranların hızlı tepki verdiğini, haritaların anında yüklendiğini ve sesli asistanın daha iyi anladığını söylüyor.
Müzik tarafında da iddialı. 28 hoparlörlü Bowers & Wilkins sisteminde, Volvo’da ilk kez dört koltuğun başlıklarına hoparlör entegre ediliyor. Düz tabanlı kabin sayesinde yaşam alanı geniş. Ayrıca 85 litrelik ön bagaj ekstra depolama sağlıyor.
Performans ve menzil: 810 km’ye kadar çıkıyor


EX60 üç farklı güç-çekiş seçeneğiyle geliyor:
- P6 (tek motor, arkadan itiş): 369 hp, 480 Nm – 0-100: 5,9 sn – 80 kWsa batarya ile 620 km
- P10 AWD (çift motor, 4 çeker): 503 hp, 710 Nm – 0-100: 4,6 sn – 91 kWsa ile 660 km
- P12 AWD (çift motor, 4 çeker): 670 hp, 790 Nm – 0-100: 3,9 sn – 112 kWsa ile 810 km
Volvo EX60 fiyatı
Volvo EX60 an itibarıyla Avrupa’da ön siparişe açılmış durumda. Bahar aylarında İsveç’te üretime girecek olan modelin başlangıç fiyatı ise 62.990 euro.
Otomotiv Sektörü
Mobilitede Yeni Lüks Standartı: Mercedes-Benz’den “Isıtmalı Emniyet Kemeri” Hamlesi


Otomotiv dünyasında inovasyonun merkezi kabul edilen Mercedes-Benz, mobilite deneyimini sadece sürüş dinamikleriyle değil, dokunsal konforla da yeniden tanımlıyor. Markanın teknoloji vitrini olan yeni S-Class, sektörde bir ilke imza atarak ısıtmalı emniyet kemeri dönemini başlatıyor.
Konforun Ötesinde: Neden Şimdi?
Mobilite haberleri yapan mecralarda sıklıkla tartışılan “kişiselleştirilmiş konfor” kavramı, Mercedes-Benz ile yeni bir boyuta evriliyor. Kış aylarında direksiyon ve koltuk ısıtmasına alışık olan kullanıcılar için geliştirilen bu sistem, emniyet kemerinin dokusuna yerleştirilen ince iletken liflerle çalışıyor.
Sistemin temel avantajları:
-
Hızlı Adaptasyon: Kemer takıldığı anda vücut ısısına uyum sağlayarak soğuk şokunu engelliyor.
-
Enerji Verimliliği: Kabin havasını ısıtmak yerine doğrudan vücuda temas eden noktaları ısıtmak, özellikle elektrikli (EV) modellerde batarya verimliliğine katkı sağlayabiliyor.
-
Güvenlik Teşviki: Soğuk nedeniyle kemer takmaktan kaçınan veya kalın montlarla kemer kullanan sürücüleri, daha ince kıyafetlerle daha sıkı ve güvenli kemer kullanımına teşvik etmesi bekleniyor.
S-Class’tan Kitlelere: Mobilitenin Evrimi
Otomobil tarihine yön veren birçok donanım (hava yastığı, ABS, sesli komut) gibi ısıtmalı emniyet kemeri de ilk olarak “en üst segment” olan S-Class ile yollara çıkıyor. Ancak mobilite trendleri, bu tarz konfor odaklı çözümlerin çok kısa sürede C-SUV ve hatta B segmenti araçlara kadar demokratize olduğunu gösteriyor.
Editörün Notu: Mercedes’in bu hamlesi, otonom sürüşe yaklaştığımız bu dönemde “araç içini bir yaşam alanı” olarak kurgulama stratejisinin en taze halkası.
Teknik Detaylar
-
Isınma Süresi: Sistem, aktif edildikten sonra yaklaşık 2 dakika içinde ideal sıcaklığa ulaşıyor.
-
Kontrol: MBUX (Mercedes-Benz User Experience) üzerinden koltuk ısıtmasıyla senkronize veya bağımsız olarak ayarlanabiliyor.
-
Dayanıklılık: Isıtma telleri, kemerin esnekliğini ve kaza anındaki mukavemetini etkilemeyecek şekilde mikro mühendislikle tasarlandı.
Sizce ısıtmalı emniyet kemeri bir “lüks aksesuar” mı yoksa geleceğin standart donanımı mı? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Otomotiv Sektörü
Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı


Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası platformu tarafından yürütülen Be Node Research projesi kapsamında Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji iş birliğiyle hazırlanan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” raporu yayınlandı.
Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) Be Node Research programı, Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji desteğiyle yürüttüğü yeni araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Texas Üniversitesi’nden Fatma Tarlacı ve Özyeğin Üniversitesi’nden Çağlar Üçler tarafından kaleme alınan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” başlıklı rapor, üretim hattının ötesinde satış, servis, lojistik ve müşteri deneyimi gibi süreçlerde yapay zekânın yarattığı dönüşümü inceliyor.
Rapor, otomotiv sektöründe yapay zekânın artık yalnızca bir hız aracı değil, kurumsal kültür ve müşteri deneyiminin yapıtaşı haline geldiğini ortaya koyuyor. Akademik araştırma, saha verileri ve kurumsal uygulama örneklerini bir araya getirerek, Türkiye otomotiv ekosistemi için somut bir dönüşüm yol haritası sunuyor.
Raporda öne çıkan bulgular
Otomotiv sektöründe yapay zekâ kullanımı üretimden satış sonrası hizmetlere kadar genişliyor. Showroom’larda hiper kişiselleştirilmiş deneyimler, çağrı merkezlerinde bilgiye anlık erişim ve servis operasyonlarında tahmine dayalı bakım süreçleriyle verimlilik artışı sağlanıyor.
Yapay zekâ ajanları bu yeni dönemde, çalışanların yanında ikinci bir operatör gibi konumlanarak, insanı istisna yönetimi ve stratejik kararlara odaklanmaya yönlendiriyor. Rapor ayrıca, “tek veri altyapısı – çoklu marka kimliği” denkleminde Doğuş Otomotiv örneğini analiz ederek, ortak zekânın markalar arası dengeyi nasıl koruyabileceğini ortaya koyuyor. Bu yapı, her markanın ses tonunu, müşteri beklentisini ve iletişim tarzını ayrı ayrı öğrenen bir yapay zekâ yönetişim modeliyle markaların özgünlüğünü koruyor.
Politika ve strateji önerileri
● Altyapı: Yapay zekânın başarısı, veri bütünlüğüyle başlıyor. Veri kalitesinin artırılması, sistemler arası entegrasyonun sağlanması ve merkezi yönetim mimarilerinin oluşturulması kritik adımlar arasında.
● Ölçüm: Hız, kalite, maliyet, memnuniyet ve kullanım oranlarını kapsayan beş boyutlu KPI çerçevesi, yapay zekânın etkisini sadece verimlilikte değil, güven ve deneyim düzeyinde de ölçmeye olanak tanıyor.
● Yetkinlik: İnsan–makine iş birliğini güçlendirecek ajan orkestrasyonu, doğrulama süreçleri, etik farkındalık ve ürün odaklı düşünme gibi yeni beceriler önümüzdeki dönemin kurumsal dönüşüm alanlarını tanımlıyor.
Texas Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatma Tarlacı, şunları söyledi: “Yapay zekâ sayesinde sürücüyü, kullanıcıyı daha iyi anlamaya başlıyoruz; kişiselleştirmeyi daha önce yapamadığımız derinlikte yapabiliyoruz. Böyle olunca araç sadece bir makine değil, sizi anlayan ve ihtiyacınızı belirleyebilen bir yardımcı pilota dönüşüyor.”
Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Çağlar Üçler ise, “Yapay zekâ eskiden fabrikanın içindeydi; oradan çıktı ve otomotivde müşteriye dokunan deneyimin bağlayıcı dokusu hâline geldi. Dinamik fiyatlandırmadan AR/VR tabanlı deneyimlere kadar, daha önce yapamadığımız şeyleri yapabilir duruma geldik” dedi.
Doğuş Otomotiv Yeni İş Geliştirme ve Girişimcilik Birim Yöneticisi Irmak Mutlu Ejder, “Yapay zekâdan önce verinin temizlenmesi ve entegrasyonuna odaklandık. Sonrasında kişiselleştirilmiş önerilerle ikinci el platformu gibi temas noktalarında etkileşimi artırıyoruz; görüntü işleme ile alıcı-satıcı deneyimini iyileştiriyoruz. Tedarik zincirinde de ‘doğru ürün/hizmetin doğru zamanda’ yönetimi için öngörüsel planlama kritik” ifadelerini kullandı.
Doğuş Teknoloji Veri Bilim Müdürü Doğuş Kıdık, şunları söyledi: “Çağrı merkezi, satış sonrası, veri analizi ve içerik üretiminde ajan tabanlı çözümler geliştiriyoruz. Chatbot’lar bilgiye erişimi hızlandırıyor; yeterlilik-değerlendirme ajanları performansı ölçüp gelişim öneriyor. Çok markalı yapıda ise her marka için ayrı veri setleri ve özelleştirilmiş modeller kullanıyoruz; canlıya çıkmadan marka ekipleriyle insan-içerimde test ediyoruz.”
Başlangıç Noktası Lideri Cem Leon Menase ise, “Demiryolları bir ulaşım teknolojisi gibi görünüyordu ama sadece yolculuğu değil, ekonomiyi ve gündelik hayatı da dönüştürdü. Bugün benzerini yapay zekâda görüyoruz; ilk etkiler internet altyapısı üzerinde belirse de asıl büyük dönüşüm, yapay zekânın kendi ekosisteminin kurulmasıyla gelecek” dedi.
Rapor, yapay zekânın otomotiv sektöründe artık “yardımcı teknoloji” olmaktan çıkıp, karar alma ve müşteri deneyimi yönetiminin merkezine yerleştiğini vurguluyor. Kazanan kurumlar, yapay zekâyı yalnızca operasyonel verimlilik için değil, güven, kalite ve sürdürülebilirlik için stratejik bir araç olarak konumlandıranlar olacak.
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin








