Connect with us

Teknoloji

Hangi ilde en çok hangi ürün tercih edildi?  

MediaMarkt Türkiye’nin şehir bazlı satış verilerine göre temmuz ayında en çok tercih edilen teknoloji ürünü akıllı telefonlar oldu. Kulaklıklar ve buharlı ütüler de tüketicilerin en çok ilgi gösterdiği ürünler arasında yer aldı. Antalya’da kulaklıklar öne çıkarken, sıcak havaların etkisiyle Aydın, Gaziantep ve Diyarbakır gibi pek çok ilde pervane ve kule tipi vantilatörler de listede ilk 3’e girdi.

Temmuz ayında teknoloji alışverişlerinde akıllı telefonlar zirvedeki yerini korurken, kulaklıklar ve buharlı ütüler tüketicilerin en çok tercih ettiği teknolojik ürünler arasında yer aldı. MediaMarkt Türkiye’nin şehir bazlı satış verileri, yaz döneminde teknoloji tercihlerinde ülke genelinde hem ortak eğilimleri hem de bölgesel farklılıkları ortaya koydu.

Mobil ekosistem ürünlerine ilgi büyük

MediaMarkt Türkiye’nin temmuz ayı satış verilerine göre, Türkiye genelinde şehirlerin en çok tercih ettiği teknolojik ürün kategorilerinin başında akıllı telefonlar yer aldı. Şehir bazlı adetsel bazda en çok satılan ilk üç ürün incelendiğinde akıllı telefonlar açık ara öne çıkarken, onları kulaklıklar ve buharlı ütüler takip etti. Tabletler, tablet kalemleri ve hafıza kartlarının da üst sıralarda yer alması, tüketicilerin akıllı telefonların yanı sıra mobil deneyimi tamamlayan ekosistem ürünlerine yönelik ilgisinin de güçlü şekilde devam ettiğini gösterdi.

Yaz sıcakları ve bölgesel ihtiyaçlar teknoloji alışverişine yansıdı

Şehir bazlı satış verileri, tüketici ihtiyaçlarının bölgesel olarak farklılaştığını da ortaya koydu. Antalya’da kulaklıklar en çok tercih edilen ürünler arasında öne çıkarken, sıcak havaların etkisiyle Aydın, Gaziantep, Tekirdağ ve Diyarbakır gibi    birçok ilde pervane ve kule tipi vantilatörler ilk üçe girdi. Bazı şehirlerde tost makinesi, su sebili, akım korumalı priz ve şarjlı diş fırçası gibi ürünlerin ilk üçte yer alması, mevsimsel ihtiyaçların ve günlük yaşam alışkanlıklarının teknoloji alışverişlerine de yansıdığını gösterdi.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

Kaspersky raporu: 2026’nın ilk yarısında yapay zekâ hizmetlerindeki güvenlik açıkları 10 kat arttı

Farklı sektörlerde hız kazanan yapay zekâ adaptasyonu, bu servislere yönelik tespit edilen güvenlik açıklarında da ciddi bir artışı beraberinde getirdi. Kaspersky’nin yayımladığı üç aylık İstismar ve Güvenlik Açıkları Raporu dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor: Kaspersky Zafiyet Yönetimi verilerine göre, 2026’nın ikinci çeyreğinde yapay zekâ ve büyük dil modelleri (LLM) servislerinde kaydedilen güvenlik açıkları, 2025’in son çeyreğine kıyasla 10 kat artarak 935’e ulaştı. 2026’nın 2. çeyreğinde tespit edilen kritik seviyedeki açıkların sayısı ise 119’a yükselerek 2025 sonundaki seviyenin yaklaşık 5 katına çıktı.

Kaspersky Vulnerability Management verilerine göre 2025-2026 yıllarında LLM’lerde, yapay zekâ araçlarında ve benzer işlevler sunan eklentilerde yayımlanan güvenlik açıklarının sayısı

En yaygın güvenlik açığı kategorilerine yönelik analizler; yapay zekâ tabanlı yazılımlardaki temel risklerin kritik sistem nesnelerine yönelik zayıf erişim kontrol mekanizmaları, hatalı kimlik doğrulama/yetkilendirme yapılandırmaları ve enjeksiyon (injection) açıkları olduğunu gösteriyor.

Kaspersky Zararlı Yazılım Uzmanı Alexander Kolesnikov konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Araçlar, eklentiler ve yapay zekâ teknolojileri görevlerin daha verimli şekilde otomatikleştirilmesine yardımcı oluyor. Ancak yapay zekânın kurumlar genelinde hızla yaygınlaşması, beraberinde yeni güvenlik sorunlarını da getiriyor. Erişim kontrolü, kimlik doğrulama ve enjeksiyon işlemlerindeki zayıflıklar, en sık karşılaşılan güvenlik açığı türleri arasında öne çıkıyor. Kurumların korunmak için yalnızca geleneksel yama yönetimine değil, altyapılarını ve erişim kontrollerini gerçek zamanlı olarak görünür kılacak çözümlere de ihtiyacı var. Böylece tehditleri doğru zamanda tespit edip durdurabilirler.”

Kaspersky’nin yakın zamanda yayımladığı KOBİ raporunda, 2026’nın ilk dört ayında Kaspersky güvenlik çözümlerinin, bilgisayarlara yönelik kötü amaçlı veya istenmeyen yazılımların popüler yapay zekâ hizmetleri gibi gösterildiği 33.300’den fazla saldırı girişimini tespit ettiği belirtiliyor. Bu sayı, 2025’in aynı dönemine kıyasla neredeyse 5 kat artış gösteriyor. Söz konusu artış, yapay zekâ hizmetlerinin kullanım alanı genişledikçe bu hizmetleri hedef alan saldırı girişimlerinin de artabileceğine dikkat çekiyor.

Kaspersky, kurumların kurumsal altyapılarını korumak için Kaspersky Next ürün ailesi gibi sürekli izleme, proaktif koruma ve hızlı müdahale özellikleri sunan çözümlerden yararlanmasını öneriyor. Bu özellikler, yapay zekâ ile güçlendirilmiş ortamların güvenliğinin sağlanmasına yardımcı oluyor.

Continue Reading

Teknoloji

Yapay Zeka Yatırımlarında Ölçeklenme Sınavı

Yapay zeka teknolojilerinin kurumsal benimsenme süreci tüm dünyada hızlanırken, işletmelerin önündeki en büyük engel test aşamasından ölçeklendirme aşamasına geçişte yaşanıyor. AMD’nin desteklediği yeni IDC raporuna göre, kurumların %83’ü 10’dan az yapay zeka senaryosu çalıştırarak henüz dönüşümün başlarında yer alıyor. Geleceğin bağımsız kararlar alabilen “Ajan Yapay Zeka” (Agentic AI) sistemlerine hazırlıklı olmak isteyen şirketlerin; yatırım getirisi (ROI) odaklı düşünmesi ve yalnızca GPU değil, CPU ile entegre çalışan yüksek performanslı açık ekosistemlere geçiş yapması gerekiyor.

 

Deneme Aşamasından İşin Merkezine Giden Yol

En gelişmiş pazarlarda dahi netleşen bir gerçek var: Yapay zekayı (YZ) benimsemek kolay, ancak ölçeklendirmek zor. İşletmeler otonom hareket edebilen ‘Ajan Yapay Zeka’ sistemlerine doğru ilerlerken, teknoloji bir deney aracı olmaktan çıkıp büyümenin temel itici gücü haline geliyor.

AMD’nin öngörüleri bu değişimin altını çiziyor. 2026 yılında, küresel yapay zeka işlem kapasitesinin %60’ından fazlasının model “eğitimi” (training) için değil, aktif kullanım olan “çıkarım” (inference) için kullanılacağı tahmin ediliyor. Ne var ki mevcut kurumsal altyapılar, bu ivmeye ayak uydurmakta zorlanıyor.

İşletmeler Neden Ölçeklenemiyor? IDC Verileri Ne Diyor?

AMD sponsorluğunda IDC tarafından hazırlanan “İş Etkisi için Yapay Zeka Altyapısı” başlıklı yeni araştırma, teknoloji dünyasındaki bu açığı rakamlarla gözler önüne seriyor:

  • İşletmelerin %83’ü eşzamanlı olarak 10’dan az YZ kullanım senaryosu çalıştırıyor.
  • Kurumların yalnızca %21,7’si kapsamlı bir Yatırım Getirisi (ROI) analizi yaparken; sadece %22,2’si yapay zeka yatırımlarının iş hedefleriyle uyumlu olup olmadığını doğruluyor.
  • En dikkat çekici veri ise organizasyonların %75’inden fazlasının, geleceğin standardı olacak “Ajan Yapay Zeka” senaryoları hakkında net bir vizyona sahip olmaması.

Yapay Zeka Mimarisinde Yeni Dönem: Sadece GPU Değil, CPU-GPU Uyumu

Yapay zeka iş yükleri arttıkça, BT liderleri üç kritik sorunla yüzleşiyor: Güç ve soğutma limitleri, artan maliyetler ve karmaşıklaşan veri yönetişimi.

Ajan sistemleri ölçeklendirebilmek, yapay zekanın aslında veri merkezi çapında bir sistem problemi olduğunu kabul etmekten geçiyor. Ağır matematiksel işlemler için GPU’lar hayati önem taşımaya devam etse de, tek başına yeterli olmuyorlar. Vektör veri tabanlarını sorgulama, orkestrasyon çerçevelerini çalıştırma ve kurumsal uygulamalarla arayüz oluşturma gibi süreçler; yüksek çekirdek yoğunluklu, düşük gecikmeli ve yüksek bellek bant genişliğine sahip sunucu CPU’larına ihtiyaç duyuyor. Geleceğin kurumsal yapay zekasının silolar halinde değil; yüksek performanslı CPU ve GPU’ların birleşik bir sistemde uyum içinde çalışmasıyla hayat bulacağı öngörülüyor.

Nitekim IDC araştırması, işletmelerin %77’sinin operasyonları basitleştirmek ve performans öngörülebilirliği sağlamak için donanım ve yazılım uyumuna (aynı CPU, GPU platformları) son derece önem verdiğini gösteriyor.

Avrupa Şartları ve Geleceğe Hazırlanan İşletmeler İçin 3 Altın Kural

Özellikle Avrupa gibi regülasyonların, veri egemenliğinin ve sürdürülebilirliğin sıkı olduğu pazarlarda, şirketler açık platformlara yöneliyor. Açık ekosistemler, kurumlara esneklik sağlarken donanım üreticisine (vendor) bağımlı kalınmasının da önüne geçiyor.

Pilot projeleri aşıp yapay zekayı başarıyla ölçeklendirmek isteyen şirketlerin 3 kuralı uygulaması gerekiyor:

  1. Ölçülebilir İş Hedefleri: Her yapay zeka girişimi, yatırım getirisi (ROI) ile desteklenen net iş sonuçlarına bağlanmalı.
  2. Stratejik Altyapı Planlaması: Yeni nesil ajan sistemlerini desteklemek için bulut, veri merkezi ve uç (edge) noktalarda tutarlı ve yüksek performanslı ortamlar inşa edilmeli.
  3. İlk Günden Yönetişim: Veri kontrollerinden model güvenlik testlerine kadar tüm yönetişim ilkeleri baştan tasarlanarak sürecin hızını kesmeyen bir güvenlik katmanı oluşturulmalı.
Continue Reading

Teknoloji

Mobil Uydu ile Acil Durumda İs Sürekliligi

İşNet, mobil uydu internet hizmetiyle kurumların farklı saha koşulları ve acil durum senaryolarındaki iletişim ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Coğrafi koşullardan ve karasal altyapıdan bağımsız çalışabilen uydu bağlantıları, deprem, sel ve yangın gibi doğal afetlerde alternatif bir erişim kanalı oluşturuyor.

Uydu iletişimi alanında 27 yıllık deneyime sahip İşNet, Türksat, Intelsat ve Viasat ile yürüttüğü iş birlikleri kapsamında Türkiye genelinde mobil uydu internet hizmeti veriyor. Taşınabilir sistemlerden mobil araçlara yönelik otomatik antenlere, hareket hâlindeki araçlarda kullanılan SOTM (Satcom-on-the-Move) sistemlerinden sabit anten sistemlerine kadar uzanan seçenekler, kurumların farklı saha ve operasyon koşullarına uygun alternatif iletişim altyapıları oluşturmasına imkân tanıyor.

Enerji, madencilik, inşaat, savunma, medya, kamu hizmetleri ve üretim gibi farklı sektörlerde kullanılabilen sistemler, karasal bağlantının bulunmadığı, yetersiz kaldığı veya kesintiye uğradığı sahalarda iletişim ve operasyonel sürekliliğin korunmasında önemli bir işlev üstleniyor.

Karasal Altyapıdan Bağımsız Taşınabilir Çözümler

İşNet’in mobil uydu internet hizmeti, kolay kurulumu sayesinde GSM sinyalinin zayıf olduğu veya sabit altyapının bulunmadığı sahalarda hızla devreye alınabiliyor. Çift yönlü veri iletimi için tasarlanan sistem, platforma uygun çanak anten aracılığıyla doğrudan uydu bağlantısı kurarak geniş kapsama alanı ve yüksek erişilebilirlik sunuyor.

Hizmet kapsamında farklı operasyonel ihtiyaçlara yönelik sistemler bulunuyor:

  • Otomatik Uydu Anten Sistemleri: Mobil araçlar için hızlı kurulum ve kullanım kolaylığı
  • SOTM (Satcom-on-the-Move): Hareket hâlindeki araçlarda uydu bağlantısının sürdürülmesi
  • Taşınabilir (Flyaway) Uydu Anten Sistemi: Farklı saha koşullarına uygun taşınabilir kullanım
  • Sabit (Fixed) Anten Sistemleri: Karasal hatlara alternatif veya yedek iletişim altyapısı

Zorlu Saha Koşullarında ve Afet Durumlarında İletişim Sürekliliği

Mobil uydu internet çözümleri, internet erişiminin yanı sıra VoIP, TV yayınları ve canlı yayın aktarımı gibi iletişim ihtiyaçlarını da karşılıyor. Bu yapı, zorlu saha koşullarında operasyonel sürekliliği sağlarken afet ve acil durumlarda kritik iletişim kanallarının açık tutulmasını mümkün kılıyor. Alternatif ve yedekli bağlantı imkânı, hızlı saha müdahalesi ve koordinasyon gerektiren durumlarda kurumların operasyonel dayanıklılığı açısından da önem taşıyor.

İşNet Teknoloji Direktörlüğü Uydu Sistemleri Müdürü Kadir Özenç konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Kurumların alternatif iletişim kanallarını önceden planlaması ve yedekli yapılar oluşturması büyük önem taşıyor. Uydu sistemleri, coğrafi koşullardan ve karasal altyapıdan bağımsız çalışabilmeleri sayesinde kurumların yedekli iletişim yapılarının önemli bir bileşenini oluşturuyor. Uydu iletişimi alanındaki 27 yıllık deneyimimizle Türkiye genelinde mobil uydu internet hizmeti sağlıyoruz. Afet ve acil durumlarda bu sistemler, müdahale süreçlerinin etkin şekilde yürütülmesi ve saha koordinasyonunun sürdürülmesi açısından kritik bir rol üstleniyor.”

7/24 Operasyonel Destek

Türkiye İş Bankası iştiraki olan İşNet, uydu operatörleriyle yürüttüğü iş birlikleri, farklı uydu teknolojileri ve esnek hizmet seçenekleriyle kurumların iletişim altyapılarında yedekliliği ve erişilebilirliği güçlendiriyor. 7/24 teknik destek ve müşteri hizmetleri yapısıyla olağanüstü durumlarda hızlı ve etkin müdahale süreçlerinin yürütülmesine operasyonel destek sunuyor

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.