Connect with us

Teknoloji

Empa Elektronik ve DEICO Elektronik yerli SOM geliştirmek için VERSOM’u kurdu  

Empa Elektronik, DEICO Elektronik iş birliğiyle Ankara merkezli yeni teknoloji şirketi VERSOM’u kurdu. FPGA ve SOM tabanlı yüksek performanslı yerli gömülü bilişim çözümleri geliştirecek olan VERSOM, savunma sanayiinden endüstriyel otomasyona kadar birçok stratejik sektöre yerli ve yüksek katma değerli teknolojiler sunmayı hedefliyor. Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, “VERSOM ile yalnızca modül geliştiren bir şirket değil, küresel pazarda uçtan uca gömülü bilişim çözümleri sunan güçlü bir teknoloji markası oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.

Empa Elektronik, yüksek teknoloji alanındaki yatırımlarına bir yenisini ekledi. Şirket, elektronik sistemlerin tasarım süreçlerini hızlandırmak ve yüksek teknoloji geliştiren firmaların donanım geliştirme yükünü azaltmak amacıyla DEICO Elektronik iş birliğiyle Ankara merkezli yeni şirketi VERSOM’u hayata geçirdi. VERSOM, pazardaki güvenilir ve doğrudan entegre edilebilir yerli Modül Üzerinde Sistem (System on Module-SOM) ihtiyacına cevap vermek amacıyla kuruldu. FPGA ve SOM tabanlı yüksek performanslı gömülü bilgisayar çözümleri geliştirecek olan şirket, Türkiye’nin yüksek teknoloji ekosistemine katkı sağlamayı hedefliyor.

VERSOM, ürün geliştirme süreçlerinde firmaların sıfırdan donanım tasarlamak yerine doğrudan kullanabilecekleri yüksek performanslı modüller sunarak pazara çıkış sürelerini önemli ölçüde kısaltmayı amaçlıyor. Şirket, ilk etapta endüstriyel ve askeri standartlarda kanıtlanmış gömülü bilgisayar modülleri geliştirmeyi; ilerleyen dönemde ise ürün portföyünü taşıyıcı kartlar, endüstriyel anakartlar, gömülü bilgisayarlar ve sistem seviyesindeki çözümlerle genişletmeyi planlıyor.

 

FPGA ve SOM tabanlı çözümler geliştirecek

VERSOM; esnek, yüksek hızlı veri işleme ve karmaşık algoritmaları donanım seviyesinde çalıştırabilen FPGA ve ARM tabanlı SoC (System on Chip) mimarileri üzerine çözümler geliştirecek. Şirket, özellikle AMD Zynq UltraScale+ ve Versal gibi gelişmiş platformları temel alan, hem donanım (PL) hem de yazılım (PS) tarafında yüksek performans sunan endüstriyel ve askeri sınıf SOM aileleri tasarlayacak. Bu modüller üzerine geliştirilecek özel taşıyıcı kartlar (carrier boards) ve yeni nesil Edge AI donanımlarıyla ürün portföyünü genişletecek olan VERSOM, yapay zekâ destekli uygulamalara yönelik küresel ölçekte artan talebe de yanıt vermeyi hedefliyor. Şirketin geliştireceği çözümler; savunma ve havacılıkta alt sistemler, aviyonik ve radar sinyal işleme birimlerinden test ve ölçüm sistemlerine, endüstriyel otomasyonda gerçek zamanlı motor kontrolü ve robotik uygulamalardan yüksek bant genişliğine sahip telekomünikasyon altyapılarına kadar geniş bir kullanım alanına hitap edecek.

 

İki şirketin uzmanlıkları aynı çatı altında buluştu

VERSOM, Empa Elektronik’in küresel yarı iletken üreticileriyle geliştirdiği güçlü iş ortaklıkları, Ar-Ge ve komponent tedarik yetkinliği, lojistik gücü ve geniş müşteri ağını DEICO’nun test ve ölçüm sistemleri, yüksek hızlı çok katmanlı PCB tasarımı, aviyonik uygulamalar ve ileri donanım mühendisliği alanındaki uzmanlığını aynı çatı altında bir araya getiriyor. Bu sinerji sayesinde geliştirilecek SOM çözümleri, Empa’nın güçlü tedarik altyapısı ve pazar tecrübesi ile DEICO’nun askeri standartlardaki tasarım kabiliyetleri ve bilgi birikimini buluşturarak yüksek performanslı kritik mühendislik gerektiren ürünlere olan ihtiyacı karşılayacak. Böylece müşteriler, kendi uygulamalarına doğrudan entegre edebilecekleri, sahada hata riskini en aza indiren “tak-çalıştır” modüllerle ürün geliştirme süreçlerini daha hızlı ve güvenilir şekilde tamamlayabilecek.

 

Ankara’nın teknoloji ekosisteminden güç alacak

VERSOM’un operasyon merkezinin Ankara’da konumlanması, şirketin Türkiye’nin savunma sanayii, havacılık ve uzay ekosisteminin merkezinde yer alan ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN gibi başlıca sistem entegratörleri ve test-ölçüm altyapısına stratejik yakınlıkla faaliyet göstermesini sağlayacak. Bu sayede VERSOM, müşterilerinin Ar-Ge ekipleriyle yakın iş birliği içinde çalışabilecek, prototipleme süreçlerine hızlı destek sunabilecek ve ulusal teknoloji projelerinin ihtiyaçlarına kısa sürede yanıt verebilecek. VERSOM böylece yurtdışına bağımlı olunan SOM çözümlerini yerli mühendislik kabiliyetiyle geliştirerek yüksek katma değerli teknoloji üretimine katkı sağlamayı hedefliyor.

 

“VERSOM, Empa 2.0 vizyonumuzun önemli adımlarından biri”

Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, VERSOM’un Empa 2.0 vizyonunun önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, “Empa 2.0 vizyonumuz doğrultusunda ürün, teknoloji ve pazar çeşitliliğimizi artırarak sürdürülebilir büyümemizi güçlendirmeyi hedefliyoruz. VERSOM da bu stratejimizin önemli adımlarından birini oluşturuyor. Geliştireceğimiz yerli SOM çözümleri sayesinde müşterilerimizin ürün geliştirme süreçlerini hızlandıracak, ürünlerini çok daha kısa sürede pazara sunmalarına katkı sağlayacağız. Aynı zamanda Empa Elektronik’in uluslararası pazarlardaki teknoloji tedarikçisi rolünü daha da güçlendireceğiz. VERSOM ile ortaya çıkacak katma değerin hem müşterilerimize hem de şirketimizin küresel büyüme hedeflerine önemli bir ivme kazandıracağına inanıyoruz” dedi.

 

VERSOM’un Türkiye’nin yarı iletken ve gömülü sistem ekosistemine de önemli katkılar sağlayacağını belirten Sarpel, “Ülkemiz sistem entegrasyonu ve yazılım alanında önemli başarılar elde ediyor. VERSOM ile bu sistemlerin çekirdeğini oluşturan gömülü sistem modüllerinin tasarım ve geliştirme yetkinliğini de ülkemize kazandırmayı hedefliyoruz. Böylece ileri elektronik tasarımı, sinyal bütünlüğü ve yüksek performanslı donanım geliştirme gibi kritik alanlarda oluşacak bilgi birikimi, Türkiye’nin küresel teknoloji tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirecek. Türkiye’nin uluslararası teknoloji tedarik zincirinde yalnızca üretici değil, çekirdek teknoloji geliştiren güçlü oyunculardan biri olmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu.

 

“Hedefimiz küresel çapta bir oyuncu olmak”

VERSOM’un yalnızca Türkiye için değil, küresel pazarlarda rekabet edecek bir teknoloji şirketi olarak konumlandığını ifade eden Sarpel, şunları söyledi:

“VERSOM’un başlangıç noktası Türkiye’nin güçlü savunma sanayii ve teknoloji ekosistemi olacak. Ancak vizyonumuzu ve kalite standartlarımızı en başından itibaren küresel pazarı hedefleyecek şekilde kurguluyoruz. Geliştireceğimiz her SOM modülünü uluslararası rakipleriyle rekabet edebilecek sertifikasyon ve kalite standartlarına uygun olarak tasarlıyoruz. Kısa vadede ilk FPGA tabanlı SOM ailelerimizi stratejik iş ortaklarımızın projelerine entegre etmeyi, orta ve uzun vadede ise taşıyıcı kartlar, Edge AI çözümleri, endüstriyel anakartlar ve gömülü bilgisayar sistemleriyle ürün portföyümüzü genişletmeyi planlıyoruz. Nihai hedefimiz ise VERSOM’u Orta Doğu, Avrupa ve Kuzey Amerika başta olmak üzere uluslararası pazarlarda tercih edilen, uçtan uca gömülü bilişim (Embedded Computing) çözümleri sunan güçlü bir teknoloji markasına dönüştürmek.”

 

Mühendislikten ürüne uzanan stratejik iş birliği

DEICO Elektronik Genel Müdürü Sedat Alantar, VERSOM’un DEICO’nun yıllardır farklı projelerde edindiği mühendislik birikimini ölçeklenebilir ürünlere dönüştürecek önemli bir platform olduğunu söyledi. Yeni şirketin Empa’nın güçlü tedarik ve teknoloji ağı ile DEICO’nun ileri donanım tasarım yetkinliğini bir araya getireceğini vurgulayan Sedat Alantar, “Bugüne kadar edindiğimiz elektronik tasarım, test ve ölçüm sistemleri ile yüksek hızlı donanım geliştirme deneyimini VERSOM çatısı altında daha geniş bir ekosisteme taşıyacağız. Hedefimiz, müşterilerimizin sistemlerine doğrudan entegre edebilecekleri, yüksek performanslı ve güvenilir ‘tak-çalıştır’ SOM çözümleri geliştirmek. Bu sayede hem ürün geliştirme süreçlerini hızlandıracak hem de yerli mühendislikle geliştirilen rekabetçi çözümlerin küresel pazarda daha güçlü bir yer edinmesine katkı sağlayacağız” diye konuştu.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

Kaspersky raporu: 2026’nın ilk yarısında yapay zekâ hizmetlerindeki güvenlik açıkları 10 kat arttı

Farklı sektörlerde hız kazanan yapay zekâ adaptasyonu, bu servislere yönelik tespit edilen güvenlik açıklarında da ciddi bir artışı beraberinde getirdi. Kaspersky’nin yayımladığı üç aylık İstismar ve Güvenlik Açıkları Raporu dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor: Kaspersky Zafiyet Yönetimi verilerine göre, 2026’nın ikinci çeyreğinde yapay zekâ ve büyük dil modelleri (LLM) servislerinde kaydedilen güvenlik açıkları, 2025’in son çeyreğine kıyasla 10 kat artarak 935’e ulaştı. 2026’nın 2. çeyreğinde tespit edilen kritik seviyedeki açıkların sayısı ise 119’a yükselerek 2025 sonundaki seviyenin yaklaşık 5 katına çıktı.

Kaspersky Vulnerability Management verilerine göre 2025-2026 yıllarında LLM’lerde, yapay zekâ araçlarında ve benzer işlevler sunan eklentilerde yayımlanan güvenlik açıklarının sayısı

En yaygın güvenlik açığı kategorilerine yönelik analizler; yapay zekâ tabanlı yazılımlardaki temel risklerin kritik sistem nesnelerine yönelik zayıf erişim kontrol mekanizmaları, hatalı kimlik doğrulama/yetkilendirme yapılandırmaları ve enjeksiyon (injection) açıkları olduğunu gösteriyor.

Kaspersky Zararlı Yazılım Uzmanı Alexander Kolesnikov konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Araçlar, eklentiler ve yapay zekâ teknolojileri görevlerin daha verimli şekilde otomatikleştirilmesine yardımcı oluyor. Ancak yapay zekânın kurumlar genelinde hızla yaygınlaşması, beraberinde yeni güvenlik sorunlarını da getiriyor. Erişim kontrolü, kimlik doğrulama ve enjeksiyon işlemlerindeki zayıflıklar, en sık karşılaşılan güvenlik açığı türleri arasında öne çıkıyor. Kurumların korunmak için yalnızca geleneksel yama yönetimine değil, altyapılarını ve erişim kontrollerini gerçek zamanlı olarak görünür kılacak çözümlere de ihtiyacı var. Böylece tehditleri doğru zamanda tespit edip durdurabilirler.”

Kaspersky’nin yakın zamanda yayımladığı KOBİ raporunda, 2026’nın ilk dört ayında Kaspersky güvenlik çözümlerinin, bilgisayarlara yönelik kötü amaçlı veya istenmeyen yazılımların popüler yapay zekâ hizmetleri gibi gösterildiği 33.300’den fazla saldırı girişimini tespit ettiği belirtiliyor. Bu sayı, 2025’in aynı dönemine kıyasla neredeyse 5 kat artış gösteriyor. Söz konusu artış, yapay zekâ hizmetlerinin kullanım alanı genişledikçe bu hizmetleri hedef alan saldırı girişimlerinin de artabileceğine dikkat çekiyor.

Kaspersky, kurumların kurumsal altyapılarını korumak için Kaspersky Next ürün ailesi gibi sürekli izleme, proaktif koruma ve hızlı müdahale özellikleri sunan çözümlerden yararlanmasını öneriyor. Bu özellikler, yapay zekâ ile güçlendirilmiş ortamların güvenliğinin sağlanmasına yardımcı oluyor.

Continue Reading

Teknoloji

Yapay Zeka Yatırımlarında Ölçeklenme Sınavı

Yapay zeka teknolojilerinin kurumsal benimsenme süreci tüm dünyada hızlanırken, işletmelerin önündeki en büyük engel test aşamasından ölçeklendirme aşamasına geçişte yaşanıyor. AMD’nin desteklediği yeni IDC raporuna göre, kurumların %83’ü 10’dan az yapay zeka senaryosu çalıştırarak henüz dönüşümün başlarında yer alıyor. Geleceğin bağımsız kararlar alabilen “Ajan Yapay Zeka” (Agentic AI) sistemlerine hazırlıklı olmak isteyen şirketlerin; yatırım getirisi (ROI) odaklı düşünmesi ve yalnızca GPU değil, CPU ile entegre çalışan yüksek performanslı açık ekosistemlere geçiş yapması gerekiyor.

 

Deneme Aşamasından İşin Merkezine Giden Yol

En gelişmiş pazarlarda dahi netleşen bir gerçek var: Yapay zekayı (YZ) benimsemek kolay, ancak ölçeklendirmek zor. İşletmeler otonom hareket edebilen ‘Ajan Yapay Zeka’ sistemlerine doğru ilerlerken, teknoloji bir deney aracı olmaktan çıkıp büyümenin temel itici gücü haline geliyor.

AMD’nin öngörüleri bu değişimin altını çiziyor. 2026 yılında, küresel yapay zeka işlem kapasitesinin %60’ından fazlasının model “eğitimi” (training) için değil, aktif kullanım olan “çıkarım” (inference) için kullanılacağı tahmin ediliyor. Ne var ki mevcut kurumsal altyapılar, bu ivmeye ayak uydurmakta zorlanıyor.

İşletmeler Neden Ölçeklenemiyor? IDC Verileri Ne Diyor?

AMD sponsorluğunda IDC tarafından hazırlanan “İş Etkisi için Yapay Zeka Altyapısı” başlıklı yeni araştırma, teknoloji dünyasındaki bu açığı rakamlarla gözler önüne seriyor:

  • İşletmelerin %83’ü eşzamanlı olarak 10’dan az YZ kullanım senaryosu çalıştırıyor.
  • Kurumların yalnızca %21,7’si kapsamlı bir Yatırım Getirisi (ROI) analizi yaparken; sadece %22,2’si yapay zeka yatırımlarının iş hedefleriyle uyumlu olup olmadığını doğruluyor.
  • En dikkat çekici veri ise organizasyonların %75’inden fazlasının, geleceğin standardı olacak “Ajan Yapay Zeka” senaryoları hakkında net bir vizyona sahip olmaması.

Yapay Zeka Mimarisinde Yeni Dönem: Sadece GPU Değil, CPU-GPU Uyumu

Yapay zeka iş yükleri arttıkça, BT liderleri üç kritik sorunla yüzleşiyor: Güç ve soğutma limitleri, artan maliyetler ve karmaşıklaşan veri yönetişimi.

Ajan sistemleri ölçeklendirebilmek, yapay zekanın aslında veri merkezi çapında bir sistem problemi olduğunu kabul etmekten geçiyor. Ağır matematiksel işlemler için GPU’lar hayati önem taşımaya devam etse de, tek başına yeterli olmuyorlar. Vektör veri tabanlarını sorgulama, orkestrasyon çerçevelerini çalıştırma ve kurumsal uygulamalarla arayüz oluşturma gibi süreçler; yüksek çekirdek yoğunluklu, düşük gecikmeli ve yüksek bellek bant genişliğine sahip sunucu CPU’larına ihtiyaç duyuyor. Geleceğin kurumsal yapay zekasının silolar halinde değil; yüksek performanslı CPU ve GPU’ların birleşik bir sistemde uyum içinde çalışmasıyla hayat bulacağı öngörülüyor.

Nitekim IDC araştırması, işletmelerin %77’sinin operasyonları basitleştirmek ve performans öngörülebilirliği sağlamak için donanım ve yazılım uyumuna (aynı CPU, GPU platformları) son derece önem verdiğini gösteriyor.

Avrupa Şartları ve Geleceğe Hazırlanan İşletmeler İçin 3 Altın Kural

Özellikle Avrupa gibi regülasyonların, veri egemenliğinin ve sürdürülebilirliğin sıkı olduğu pazarlarda, şirketler açık platformlara yöneliyor. Açık ekosistemler, kurumlara esneklik sağlarken donanım üreticisine (vendor) bağımlı kalınmasının da önüne geçiyor.

Pilot projeleri aşıp yapay zekayı başarıyla ölçeklendirmek isteyen şirketlerin 3 kuralı uygulaması gerekiyor:

  1. Ölçülebilir İş Hedefleri: Her yapay zeka girişimi, yatırım getirisi (ROI) ile desteklenen net iş sonuçlarına bağlanmalı.
  2. Stratejik Altyapı Planlaması: Yeni nesil ajan sistemlerini desteklemek için bulut, veri merkezi ve uç (edge) noktalarda tutarlı ve yüksek performanslı ortamlar inşa edilmeli.
  3. İlk Günden Yönetişim: Veri kontrollerinden model güvenlik testlerine kadar tüm yönetişim ilkeleri baştan tasarlanarak sürecin hızını kesmeyen bir güvenlik katmanı oluşturulmalı.
Continue Reading

Teknoloji

Mobil Uydu ile Acil Durumda İs Sürekliligi

İşNet, mobil uydu internet hizmetiyle kurumların farklı saha koşulları ve acil durum senaryolarındaki iletişim ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Coğrafi koşullardan ve karasal altyapıdan bağımsız çalışabilen uydu bağlantıları, deprem, sel ve yangın gibi doğal afetlerde alternatif bir erişim kanalı oluşturuyor.

Uydu iletişimi alanında 27 yıllık deneyime sahip İşNet, Türksat, Intelsat ve Viasat ile yürüttüğü iş birlikleri kapsamında Türkiye genelinde mobil uydu internet hizmeti veriyor. Taşınabilir sistemlerden mobil araçlara yönelik otomatik antenlere, hareket hâlindeki araçlarda kullanılan SOTM (Satcom-on-the-Move) sistemlerinden sabit anten sistemlerine kadar uzanan seçenekler, kurumların farklı saha ve operasyon koşullarına uygun alternatif iletişim altyapıları oluşturmasına imkân tanıyor.

Enerji, madencilik, inşaat, savunma, medya, kamu hizmetleri ve üretim gibi farklı sektörlerde kullanılabilen sistemler, karasal bağlantının bulunmadığı, yetersiz kaldığı veya kesintiye uğradığı sahalarda iletişim ve operasyonel sürekliliğin korunmasında önemli bir işlev üstleniyor.

Karasal Altyapıdan Bağımsız Taşınabilir Çözümler

İşNet’in mobil uydu internet hizmeti, kolay kurulumu sayesinde GSM sinyalinin zayıf olduğu veya sabit altyapının bulunmadığı sahalarda hızla devreye alınabiliyor. Çift yönlü veri iletimi için tasarlanan sistem, platforma uygun çanak anten aracılığıyla doğrudan uydu bağlantısı kurarak geniş kapsama alanı ve yüksek erişilebilirlik sunuyor.

Hizmet kapsamında farklı operasyonel ihtiyaçlara yönelik sistemler bulunuyor:

  • Otomatik Uydu Anten Sistemleri: Mobil araçlar için hızlı kurulum ve kullanım kolaylığı
  • SOTM (Satcom-on-the-Move): Hareket hâlindeki araçlarda uydu bağlantısının sürdürülmesi
  • Taşınabilir (Flyaway) Uydu Anten Sistemi: Farklı saha koşullarına uygun taşınabilir kullanım
  • Sabit (Fixed) Anten Sistemleri: Karasal hatlara alternatif veya yedek iletişim altyapısı

Zorlu Saha Koşullarında ve Afet Durumlarında İletişim Sürekliliği

Mobil uydu internet çözümleri, internet erişiminin yanı sıra VoIP, TV yayınları ve canlı yayın aktarımı gibi iletişim ihtiyaçlarını da karşılıyor. Bu yapı, zorlu saha koşullarında operasyonel sürekliliği sağlarken afet ve acil durumlarda kritik iletişim kanallarının açık tutulmasını mümkün kılıyor. Alternatif ve yedekli bağlantı imkânı, hızlı saha müdahalesi ve koordinasyon gerektiren durumlarda kurumların operasyonel dayanıklılığı açısından da önem taşıyor.

İşNet Teknoloji Direktörlüğü Uydu Sistemleri Müdürü Kadir Özenç konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Kurumların alternatif iletişim kanallarını önceden planlaması ve yedekli yapılar oluşturması büyük önem taşıyor. Uydu sistemleri, coğrafi koşullardan ve karasal altyapıdan bağımsız çalışabilmeleri sayesinde kurumların yedekli iletişim yapılarının önemli bir bileşenini oluşturuyor. Uydu iletişimi alanındaki 27 yıllık deneyimimizle Türkiye genelinde mobil uydu internet hizmeti sağlıyoruz. Afet ve acil durumlarda bu sistemler, müdahale süreçlerinin etkin şekilde yürütülmesi ve saha koordinasyonunun sürdürülmesi açısından kritik bir rol üstleniyor.”

7/24 Operasyonel Destek

Türkiye İş Bankası iştiraki olan İşNet, uydu operatörleriyle yürüttüğü iş birlikleri, farklı uydu teknolojileri ve esnek hizmet seçenekleriyle kurumların iletişim altyapılarında yedekliliği ve erişilebilirliği güçlendiriyor. 7/24 teknik destek ve müşteri hizmetleri yapısıyla olağanüstü durumlarda hızlı ve etkin müdahale süreçlerinin yürütülmesine operasyonel destek sunuyor

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.