Connect with us

Elektrikli Araçlar

Direkt internet bağlantılı araçlar, yeni bir çağın kapısını açacak

Türkiye otomotiv sektörü, son beş yılın en önemli gelişmesine tanık oluyor. O da otomobillerin yeniden bağlantılı hale gelmesi. Uzun bir aranın ardından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile markalar arasındaki anlaşmalar sayesinde, Türk otomobil sahipleri, araçlarının çok daha fazlasını yapabileceği bir döneme adım atıyor.

Otomobiller tekrar internete erişebiliyor! Artık bağlantı kesilmiyor

Bu dönüşüm yolculuğunun ilk adımını Volvo atmış durumda. Markanın mobil uygulaması üzerinden otomobiller, artık sahipleriyle dijital bir köprü kuruyor. Volvo kullanıcıları, otomobillerinin yerini anlık olarak görebiliyor, batarya durumunu kontrol edebiliyor ve hatta uzaktan klima gibi özellikleri yönetebiliyorlar. Ayrıca, araç içinde YouTube gibi uygulamaların kullanımı da mümkün hale geliyor.

Yenilikler sadece Volvo ile sınırlı değil. Togg, Tesla ve Tofaş gibi pazarın öncü markaları zaten belirli bağlantılı araç özelliklerini sunuyordu. Ancak BTK’nın bu yeni hamlesi ile birlikte diğer markalar da benzer özellikler sunmaya başlıyor. Bu gelişme, Türkiye’deki otomobiller için bir dönüm noktası niteliğinde.

Bu adımlar, Türkiye’nin otomotiv sektörünü global trendlerle uyumlu hale getiriyor. Zira yurt dışında bağlantılı araç özellikleri, modern sürüş deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Türkiye’deki otomobiller de bu dönüşümle sadece bir ulaşım aracı olmanın ötesine geçecek.

BTK ile markalar arasındaki bu anlaşmalar, Türkiye’de otomotiv sektörünün dijital dönüşümünün kapılarını aralıyor. Bağlantılı araçlar, sürücülere yalnızca bir yolculuk sunmuyor, aynı zamanda daha güvenli, konforlu ve eğlenceli bir deneyim vaat ediyor. Bu gelişmeler, Türkiye’nin otomotiv alanında küresel arenada rekabetçi ve yenilikçi bir konuma ulaşmasına katkıda bulunacak gibi görünüyor.

Bağlantılı otomobiller neden bu kadar önemli?

Otomotiv sektörü, internet teknolojilerinin entegrasyonu ile adeta bir dönüşüm yaşıyor. Direkt internet bağlantısına sahip otomobiller, sürücüler için yeni bir çağın kapılarını aralıyor. Bu özellik, sadece konfor ve eğlenceyi değil, aynı zamanda artan güvenlik standartlarını da beraberinde getiriyor. İşte, bağlantılı otomobillerin sağladığı bazı temel avantajlar ve bu teknolojinin güvenlik üzerindeki etkisi:

Konfor ve verimlilik:

Uzaktan kontrol imkanı:

Sürücüler, mobil uygulamalar üzerinden araçlarını uzaktan kontrol edebilir. Klima sistemini ayarlamak veya aracı uzaktan çalıştırmak gibi özellikler konforu önemli ölçüde artırıyor.

Gerçek zamanlı bilgi alışverişi:

Trafik durumu, hava durumu gibi bilgilerin araç ekranlarına anlık olarak yansıtılması, sürücülerin daha bilinçli kararlar almasını sağlıyor.

Eğlence ve bağlantı:

Araç içi eğlence sistemleri şüphesiz ki yolculukları daha keyifli hale getiriyor. Ayrıca sosyal medya ve e-posta gibi platformlara erişim, sürücülerin ve yolcuların hem iş hem de özel hayatlarına her zaman bağlı kalmasını sağlıyor.

Artan güvenlik:

Acil durum yanıtı:

Bağlantılı araçlar, kazalar sırasında otomatik olarak acil servislere bildirimde bulunabiliyorlar. Bu durum özellikle yaralanmalı kazalarda hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığı durumlarda büyük bir avantaj sağlıyor.

Araç takibi ve güvenlik uyarıları:

Araç çalıntı durumlarında, gerçek zamanlı takip sistemleri sayesinde aracın konumu hızla tespit edilebiliyor. Ayrıca, araç, çeşitli güvenlik uyarılarını sürücüye iletebilir, böylece potansiyel tehlikelerin önüne geçilebiliyor.

Gelişmiş sürüş destek sistemleri:

Bağlantılı otomobiller, daha gelişmiş sürüş destek sistemlerine ev sahipliği yapıyor. Bu sistemler, çarpışma önleme ve şerit takip gibi özelliklerle sürüş güvenliğini önemli ölçüde artırıyor.

Diğer:

Verimlilik artışı:

Otomobiller, performans verilerini artık anlık olarak üreticilere geri gönderebiliyor. Bu veriler, araçların daha verimli ve çevreci hale getirilmesi için kullanılıyor.

Yazılım güncellemeleri:

Direkt internet bağlantısı, araç yazılımlarının uzaktan ve düzenli olarak güncellenmesini sağlıyor. Bu sayede, otomobiller en son özellikleri ve güvenlik güncellemelerini direkt olarak üreticiden alabiliyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Araçlar

Deep Blue, Manisa’da elektrikli bisiklet üretecek 

Deep Blue, 100 milyon lira yatırımla Manisa’da kuracağı tesiste yılda 8 bin 160 adet moped, motorsiklet ve e-bisiklet üretecek.

Manisa’nın Ahmetli ilçesinde moped, motorsiklet ve e-bisiklet montajlama tesisi kurulacak. Tesiste yılda 3 bin 509 adet motosiklet, 2 bin 856 adet/yıl mobilet ve 1795 adet/yıl elektrikli motorbisiklet üretilecek.

RKS Motor şirketlerinden Deep Blue Elektrikli Araçlar San. ve Tic. A.Ş., Manisa ili, Ahmetli ilçesi, Gökkaya mahallesi, Vakıfkırı mevkiinde motorsiklet, moped ve motorlu bisiklet (bir yardımcı motoru bulunan bisikletler) üretimi faaliyetini gerçekleştirmeyi planlıyor. 100 milyon TL yatırımla gerçekleştirilecek proje ile motorsiklet, mopet ve motorlu bisiklet üretilecek. Kurulacak olan tesisin toplamda yılda 8.160 adet üretim kapasitesiyle çalışılması planlanıyor.

Üretimde öncelikle, şasi malzemesi tesise kabul edilecek. Şasi malzemesi, gözle kontrol sonrasında kabul edildikten sonra, üretim alanına alınacak. Şasi üzerine sırasıyla gidon çanağı çakılma, VIN no ve etiket işlenmesi, koltuk kilit merkezinin şasiye işlenmesi, yakıt deposu montajı, motorun şasiye eklenmesi, ön düzen asemblesi, elektrik tesisatı düzenleme, yan giydirmeler, ön aydınlatmaların montajı, koltuk ve koltuk altı bagajı montajı işlemlerinden sonra, genel kontrol yapılacak. Ardından, tork sıkma işlemleri tamamlanarak kalite kontrolden geçirilerek satışa sunulacak.

Tesiste yılda 3 bin 509 adet motosiklet, 2 bin 856 adet/yıl mobilet ve 1795 adet/yıl elektrikli motorbisiklet üretilecek.

 

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Mühendislik Harikası: Hyundai MobED Robot Platformu DnL Teknolojisiyle iREX 2025’te

Hyundai Motor Grubu’nun Robotik LAB’ı, mobil robotik tasarımında çığır açan bir mühendislik başarısına imza attı. Grubun ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), Japonya’daki International Robot Exhibition (iREX) 2025’te teknik detaylarıyla tanıtıldı.

İlk kez CES 2022’de konsept olarak görücüye çıkan ve ardından yapay zekâ (AI) ile tamamen otonom hale getirilen MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergileniyor.

Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı değil, farklı endüstrilere ölçeklenebilir bir yeni nesil çözüm sunduğunu ve küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyeceğini ifade etti.

 MobED’in Merkezindeki Mühendislik Yenilikleri

MobED’i bir robotik atılım haline getiren en kritik özellik, benzersiz mekanik ve algoritmik yapısıdır:

1. DnL Yapısı (Drive-and-Lift Modülü)

MobED’in merkezinde, duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek modülde birleştiren özel DnL (Drive-and-Lift) yapısı bulunuyor. Bu yapı, platformun hareket ve denge yönetimini optimize ediyor.

  • Eksantrik Tabanlı Kontrol: Eksantrik tabanlı duruş kontrol mekanizması, yüzey eğimlerine hızla uyum sağlayarak yüksekliği dinamik biçimde ayarlıyor ve platformun dengeli konumlanmasını sürdürüyor.

2. Gelişmiş Adaptif Mekanizma

MobED, Grubun otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla güçlendirilerek laboratuvar hassasiyetini zorlu saha koşullarına taşıyor:

  • Algoritmik Stabilite: Çok eklemli robotik sistemlerden ilham alan optimizasyon tabanlı kontrol algoritması, bordür gibi zorlu engelleri aşarken bile stabiliteyi koruyor.

  • Kesintisiz Zemin Uyumu: Dar iç mekân geçişlerinden engebeli açık hava koşullarına kadar her türlü zemine sorunsuz adaptasyon sağlayarak Adaptif Mobilite sunuyor.

3. Sezgisel Otonomi ve Tasarım Estetiği

Güvenli ve hassas navigasyon, gelişmiş sensör füzyonu ile sağlanıyor:

  • Sensör Teknolojisi: LiDAR ve kamera sensörleri, hareketli nesne takibi, öngörülü rota oluşturma ve otonom engel kaçınma gibi hayati işlevlerle güvenli navigasyonu destekliyor.

  • Tasarım Yaklaşımı: MobED’in tasarımı, düz hatlar ve akıcı kıvrımların ahengini yansıtan ‘Refined Edge’ yaklaşımını somutlaştırıyor; düz hatlar işlevsel sağlamlığı temsil ediyor.

 Uygulama Alanları ve Ticari Başlangıç

Modüler yapısı sayesinde lojistikten (teslimat, yükleme/boşaltma) ve kentsel ulaşıma kadar geniş kullanım senaryolarına uyarlanabilen MobED’in seri üretimine 2026’nın ilk yarısında başlanması hedefleniyor.


Bu metin, özellikle teknik detaylara ve mühendislik yeniliklerine odaklanan bir okuyucu kitlesine hitap etmektedir. Başka bir konu veya formatta destek olmak ister misiniz?

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Elektrikli araç sayısındaki artışın fosil yakıt tüketimini yüzde 40 azaltması bekleniyor

Enerji sektörü emisyonlarının yüzde 24’ü ulaşım sektöründen kaynaklanıyor. Binek ve hafif ticari araçlar ise sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 15’inden sorumlu tutuluyor. Ancakelektrikli araçlar, karayolu taşımacılığının karbondan arındırılmasında anahtar rol oynuyor. Çünkü elektrikli araçlar, geleneksel araçlara göre yüzde 70 oranında daha az karbon emisyonu üretiyor. ICCT (Uluslararası Temiz Taşımacılık Konseyi) verilerine göre de yenilenebilir enerji ile şarj edilen elektrikli araçların karbon ayak izi, içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla yüzde 81 daha düşük oluyor.

Elaris İş Geliştirme Müdürü Ramazan Akyol, egzoz emisyonu sıfır olan elektrikli araçların düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecindeki önemine ve Türkiye’nin enerji bağımsızlığına sağladığı katkıya dikkat çeken açıklamalarda bulundu:

Elektrikli araç sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 120 arttı

“Dünyada ve ülkemizde elektrikli araçlara olan talep hızla artırıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Mart 2025’te trafikteki elektrikli araç sayısı 218 bin 238’e ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 120 arttı. Artan elektrikli araç sayısı ile birlikte, Türkiye’nin fosil yakıt tüketiminde yüzde 40’a kadar azalma bekleniyor.

Ülkenin enerji ithalatını azaltıyor

Fosil yakıt tüketimini azaltan elektrikli araçlar, yalnızca çevresel ve ekonomik faydalar sunmuyor, aynı zamanda ülkenin fosil yakıtlara olan bağımlılığını azaltarak, enerji ithalatını en aza indiriyor. Bu durum, Türkiye’nin enerji bağımsızlığına önemli bir katkı sağlıyor. Biz de Üçay Mühendislik olarak, yurt genelindeki yaygın AC ve DC elektrikli araç şarj istasyonlarımızla yeşil dönüşümün bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz” dedi.

Ramazan Akyol, konuşmasında ayrıca, şarj istasyonlarındaki verim artırıcı çözümlere de değindi:

“Şarj istasyonlarındaki akıllı şarj sistemleri ve enerji depolama çözümleri, enerjinin verimli kullanılmasında ve şebeke üzerindeki yükün dengelenmesinde önemli rol oyuyor. Talep fazlası dönemlerde depolanan enerji, ihtiyaç halinde kullanılarak, yüksek tasarruf sağlanıyor” diyerek sözlerini tamamladı.

 

Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş.

2000 yılında mühendislik alanında faaliyet göstermeye başlayan Üçay Mühendislik, bugün; iklimlendirme, elektrik-mekanik taahhüt ve güneş enerjisi sistemleri alanlarında uzmanlaşarak, sektörde öncü konuma gelmiştir.

2019 yılından itibaren E-Mobilite sektörüne de giriş yapan Üçay Mühendislik, 11.08.2022 tarihinde T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) şarj ağı işletmeciliği lisansı almıştır. ELARİS markası ile şarj ağı işletmecisi olarak hizmet vermektedir.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.