Teknoloji
Eskiden Yeniye: Kaspersky Oltalama Tehditlerinin Dönüşümünü Mercek Altına Alıyor


Kaspersky’nin yayımladığı yeni inceleme, siber suçluların takvim tabanlı saldırılar, sesli mesaj aldatmacaları ve gelişmiş çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) atlatma yöntemleri gibi teknikleri modernize ederek, 2025 yılında bireyleri ve işletmeleri nasıl hedef aldığını gözler önüne seriyor. Bulgular; bu ısrarcı tehditlere karşı kullanıcı dikkati, çalışan eğitimleri ve gelişmiş e-posta koruma çözümlerinin kritik bir ihtiyaç haline geldiğini vurguluyor.
Takvim Tabanlı Oltalama: Ofis Çalışanları Hedefte
İlk olarak 2010’lu yılların sonunda ortaya çıkan takvim tabanlı oltalama (calendar phishing) taktikleri, bugün rotasını B2B dünyasına çevirerek yeniden sahneye çıktı. Saldırganlar, gövde metni içermeyen ancak etkinlik açıklamasında zararlı bağlantılar gizlenmiş takvim davetleri gönderiyor. Davet açıldığında etkinlik kullanıcının takvimine otomatik olarak ekleniyor; ardından gelen bildirimler, kullanıcıyı Microsoft gibi platformları taklit eden sahte giriş sayfalarına yönlendiriyor. Geçmişte Google Takvim kullanıcılarını hedef alan kitlesel kampanyalar, artık doğrudan kurumsal çalışanları odak noktasına alıyor. Kuruluşların, çalışanlarına beklenmedik takvim davetlerini doğrulamayı öğretmek için simüle edilmiş saldırı atölyeleri gibi düzenli farkındalık eğitimleri düzenlemesi öneriliyor.
CAPTCHA Korumalı Sesli Mesaj Aldatmacası
Siber saldırganlar, az miktarda metin ve basit bir bağlantı içeren, sesli mesaj bildirimi süsü verilmiş minimalist e-postalar kullanıyor. Bağlantıya tıklandığında, güvenlik botlarını atlatmak için bir dizi CAPTCHA doğrulaması tetikleniyor. Süreç, sonunda e-posta adreslerini doğrulayan ve kimlik bilgilerini ele geçiren sahte bir Google giriş sayfasında noktalanıyor. Bu çok katmanlı aldatmaca, şüpheli bağlantıları tanımaya yönelik etkileşimli eğitim modülleri ile bu tür sinsi taktikleri tespit edip engelleyen Kaspersky SecureMail gibi gelişmiş e-posta sunucusu koruma çözümlerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Sahte Bulut Servisleriyle MFA’yı Aşan Saldırılar
Gelişmiş oltalama kampanyaları, pCloud (şifreli dosya depolama ve paylaşım hizmeti) gibi servisleri taklit ederek çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) sistemlerini hedef alıyor. Tarafsız bir destek takibi gibi görünen bu e-postalar, kullanıcıyı benzer isimli (örneğin: pcloud.online) sahte alan adlarına yönlendiriyor. Bu sayfalar, API aracılığıyla gerçek pCloud servisiyle etkileşime girerek e-postaları doğruluyor ve kullanıcıdan OTP (tek kullanımlık şifre) kodları ile parolaları talep ediyor. Giriş başarılı olduğunda saldırganlar hesaba tam erişim sağlıyor. Kuruluşların bu tehdide karşı zorunlu siber güvenlik eğitimleri uygulaması ve hileli alan adlarını ve API tabanlı saldırıları işaretleyen Kaspersky Security for Mail Servers gibi çözümleri devreye alması gerekiyor.
Kaspersky Anti-Spam Uzmanı Roman Dedenok: “Oltalama yöntemleri giderek daha yanıltıcı hâle gelirken, Kaspersky kullanıcıları parola korumalı PDF’ler veya QR kodlar gibi alışılmadık e-posta eklerine karşı temkinli olmaya ve herhangi bir kimlik bilgisi girmeden önce web sitesi adreslerini mutlaka doğrulamaya çağırıyor. Kurumların, gerçek hayattan senaryolar içeren kapsamlı eğitim programlarını hayata geçirmesi ve ileri seviye e-posta koruma sistemlerini kullanması, ileri düzey oltalama saldırılarının gerçek zamanlı olarak tespit edilmesini ve engellenmesini sağlıyor.” ifadelerini kullandı.
Ev Teknolojileri
Evinizin Her Odasında Hızlı İnternet Kullanımı Huawei Mesh X3 Pro ile Artık Mümkün


Huawei, Mesh X3 Pro ile tek bir router anlayışını geride bırakıyor. Modern ev mimarisinde uzun süredir dekorasyonun önündeki en büyük engellerden biri olan kaba tasarımlı ve saklanmak zorunda kalan ağ cihazları, Mesh X3 Pro ile evin en görünür noktasında estetik bir objeye dönüşüyor. Sektörde bir ilk olan şeffaf anten teknolojisini Wi-Fi 7’nin yüksek performansıyla buluşturan bu yeni mesh mimarisi; farklı konut tipleri için geliştirilen “Ana Yönlendirici, Ana Yönlendirici+Ek Genişletici ve Ana Yönlendirici+Ana Yönlendirici” senaryoları sayesinde güçlü kapsama, kesintisiz bağlantı ve “Wi-Fi ölü nokta” sorununa kalıcı bir çözüm sunuyor.
Görünmez Antenler ve “Karlı Altın Zirve” Estetiği
Huawei Mesh X3 Pro, geleneksel ağ cihazı tasarımlarını tamamen reddeden “Karlı Altın Zirve” felsefesiyle hayat buluyor. Şeffaf bir koni içinde yükselen ve bir kristal objeyi andıran bu yapı, karmaşık anten sistemlerini saklamak yerine onları şeffaf gövdenin içine estetik birer figür olarak yerleştiriyor. Günün saatine göre kehribar ve beyaz tonları arasında geçiş yapan akıllı ambiyans aydınlatması ise cihazı sadece bir router olmaktan çıkarıp dekoratif bir öğeye dönüştürüyor. Tasarımın getirdiği bu estetik özgürlük, kullanıcının cihazı odanın en merkezi noktasına koymasını teşvik ederek sinyallerin engellere takılmadan tüm eve eşit ve güçlü bir şekilde yayılmasını sağlıyor.
Her Ev Tipine Özel “Mesh” Mühendisliği
Huawei, Mesh X3 Pro ailesiyle sadece tek bir cihaz değil, konutun büyüklüğüne ve mimari yapısına göre optimize edilmiş farklı çözüm senaryoları sunuyor. Kullanıcılar, evlerinin metrekaresine göre şu paketler arasından seçim yapabiliyor:
- Apartman Daireleri (100 m2’den küçük): Tek bir Mesh X3 Pro ünitesi, Wi-Fi 7 gücüyle tüm evin internet ihtiyacını tek başına karşılıyor.
- Geniş Tek Katlı Konutlar (100-120 m2 arası): Ana ünite ve “Satellite” uydudan oluşan ” Ana Yönlendirici+Ek Genişletici Suite” paketi, özellikle uzun koridorlu veya geniş salonlu evlerde kesintisiz kapsama sağlıyor.
- Geniş Alanlar ve Dubleksler (150-200 m2 arası): Performansın zirveye çıktığı “Ana Yönlendirici+Ana Yönlendirici ” çiftli ana ünite kurgusuyla, her iki noktada da Wi-Fi 7 hızından ödün vermeden kapsama alanı oluşturuluyor.
- Büyük Villalar ve Çok Katlı Yapılar (200-300 m2 arası): Üçlü ana ünite (Ana Yönlendirici+Ana Yönlendirici+Ana Yönlendirici) veya hibrit (Ana Yönlendirici+Ek Genişletici+Ana Yönlendirici) setler sayesinde, 3600 Mbps’e varan hız koridoru evin en uzak köşesine kadar taşınıyor.
Wi-Fi 7 ve MLO (Multi-Link Operation) teknolojisi sayesinde cihazlar aynı anda birden fazla bant üzerinden bağlanırken, HarmonyOS Mesh+ altyapısı evin içinde hareket halindeyken bağlantı kopmalarını tamamen engelliyor. Ayrıca NFC desteği, misafirlerin şifre sormadan sadece telefonlarını cihaza dokundurarak internete erişmesini sağlıyor.
Lansmana Özel Avantajlar
Huawei, lansman dönemine özel olarak 10 Şubat ile 2 Mart tarihleri arasında geçerli olan “99 TL öde, 1900 TL indirim kazan” ön satış kurgusunu da başlatıyor. Bu dönemde Mesh X3 Pro ailesinden bir ürün tercih eden kullanıcılara, Huawei’nin sağlık teknolojileri ekosisteminde yer alan Smart Scale 3 akıllı tartı hediye ediliyor. Performansın tasarımla buluştuğu bu yeni dönemde, Huawei Mesh X3 Pro interneti saklanması gereken bir yük olmaktan çıkarıp evin en değerli parçası haline getiriyor.
Mesh X3 Pro ailesinin fiyatlandırması, 9 Şubat’ta gerçekleştirilecek resmi lansmanla birlikte duyurulacak.
Cep Telefonu
Gece fotoğrafçılığında devrim yaratan HONOR Magic8 Pro Türkiye’de satışa sunuldu


HONOR’un yeni amiral gemisi Magic8 Pro, Türkiye’de kullanıcılarla buluştu. HONOR Magic8 Pro; 200 MP Ultra Gece Telefoto kamerası, yapay zekâ destekli görüntüleme yetenekleri ve Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemcisiyle mobil fotoğrafçılığı yeniden tanımlıyor. 7100 mAh kapasiteli silikon-karbon bataryasıyla uzun video çekimleri, canlı yayınlar ve yoğun sosyal medya kullanımı gibi senaryolar için bile gün boyu enerjisini kaybetmiyor.
HONOR un 200 MP Ultra Gece Telefoto kamerası, yapay zekâ destekli görüntüleme teknolojileri ve Snapdragon 8 Elite Gen 5 yonga setinden aldığı güçle öne çıkan amiral gemisi Magic8 Pro, Türkiye’de kullanıcılarla buluşuyor. HONOR Magic8 Pro, akıllı telefon segmentinde profesyonel mobil fotoğrafçılığı Türkiye’de yeni bir seviyeye çıkarıyor.
Düşük ışık koşullarında bile detay, netlik ve renk doğruluğunu koruyabilen kamera sistemiyle dikkat çeken HONOR Magic8 Pro; güçlü donanımı, gelişmiş yapay zekâ yetenekleri ve çoklu cihaz ekosistemiyle yalnızca bir akıllı telefon değil, bütüncül bir dijital deneyim sunmayı hedefliyor.
Yapay zekâ destekli gece fotoğrafçılığında yeni standart
HONOR Magic8 Pro’nun kamera mimarisinin merkezinde, 200 MP Ultra Gece Telefoto kamera yer alıyor. Yapay zekâ destekli gece fotoğrafçılığı algoritmaları sayesinde düşük ışıkta çekilen kareler; daha yüksek kontrast, dengeli pozlama ve artırılmış detay seviyesiyle işleniyor.
Magic8 Pro’da bulunan CIPA 5.5 seviyesinde görüntü sabitleme sistemi, elde çekim sırasında oluşabilecek titreşimleri ileri seviyede dengeleyerek özellikle düşük ışık koşullarında daha net ve keskin kareler elde edilmesini sağlıyor. Gece çekimleri ve uzun odaklı telefoto kullanımlarında görüntü kaybını minimuma indiren bu sistem, şehir manzaraları, konserler ve sokak fotoğrafçılığı gibi zorlu çekim senaryolarında profesyonel sonuçlar sunuyor.
Yapay zekâ destekli amiral gemisi performansı
HONOR Magic8 Pro, Snapdragon® 8 Elite Gen 5 platformunun sunduğu gelişmiş CPU çekirdek yapısı, yüksek performanslı GPU mimarisi ve yapay zekâ işlemlerine özel NPU birimi ile amiral gemisi sınıfında konumlanıyor. GPU mimarisi, grafik işleme süreçlerini daha verimli hâle getirirken; mobil oyunlardan yüksek çözünürlüklü video çekimlerine, yapay zekâ destekli kamera işlemlerinden yoğun çoklu görev kullanımına kadar uzanan senaryolarda sistem kaynaklarını dengeli biçimde yöneterek uzun süreli kullanımda stabil ve sürdürülebilir bir performans sunuyor.
7100 mAh silikon-karbon batarya ve üst düzey dayanıklılık
7100 mAh kapasiteli silikon-karbon bataryasıyla HONOR Magic8 Pro, 5G bağlantı ve oyun odaklı kullanımlarda gün boyu kesintisiz performans sunuyor. Uzun video çekimleri, canlı yayınlar ve yoğun sosyal medya kullanımı gibi yüksek enerji tüketen senaryolar, güçlü batarya kapasitesi ile destekleniyor.
IP68, IP69 ve IP69K sertifikalarıyla suya ve toza karşı üst düzey dayanıklılık sunan Magic8 Pro, zorlu çevresel koşullarda da güvenli bir kullanım deneyimi vadediyor.
Çoklu cihaz ve platformlar arası ekosistem
HONOR Magic8 Pro, HONOR Connect MagicRing teknolojisiyle telefon, tablet, dizüstü bilgisayar ve giyilebilir cihazları tek bir merkezde buluşturan bütüncül bir ekosistem deneyimi sunuyor. Aynı HONOR hesabına bağlı cihazlar HONOR Connect arayüzü üzerinden otomatik olarak algılanırken, uygulama, dosya, ekran ve bağlantı servisleri cihazlar arasında kesintisiz şekilde aktarılabiliyor.
MagicRing sayesinde kullanıcılar; ekran paylaşımı, uygulama aktarımı ve cihazlar arası etkileşimi tek bir kontrol noktası üzerinden yönetebilirken, bu yapı farklı platformlar arasında dahi akıcı ve sezgisel bir kullanım deneyimi sağlıyor. HONOR Magic8 Pro, ekosistem yaklaşımıyla yalnızca güçlü bir akıllı telefon değil, tüm dijital yaşamı birbirine bağlayan akıllı bir merkez olarak konumlanıyor.
Lansmanda HONOR Pad X8b ve HONOR Earbuds 4 de tanıtıldı
HONOR Magic8 Pro Türkiye lansmanında, markanın ekosistem vizyonunu tamamlayan HONOR Pad X8b modeli de kullanıcılarla buluşturuldu. 11 inç göz korumalı ekranı, 10.100 mAh kapasiteli bataryası ve dayanıklı gövde yapısıyla Pad X8b; özellikle aileler ve genç kullanıcılar için uzun süreli, güvenilir ve konforlu bir tablet deneyimi sunmayı hedefliyor.
Lansmanda tanıtılan bir diğer ekosistem ürünü olan HONOR Earbuds 4 ise çift titanyum kaplamalı dinamik sürücüleri, 50 dB seviyesinde aktif gürültü engelleme teknolojisi ve 46 saate varan pil ömrüyle öne çıkıyor. Günlük kullanımın yanı sıra spor ve hareketli yaşam senaryolarına uyum sağlayan Earbuds 4, kablosuz ses deneyimini daha pratik ve kesintisiz hâle getiriyor.
Türkiye satış ve fiyat bilgileri
HONOR Magic8 Pro, Türkiye’de 79.999 TL’den başlayan tavsiye edilen satış fiyatıyla Hepsiburada, Vatan Bilgisayar ve Teknosa mağazalarında kullanıcılarla buluşuyor. Lansman kapsamında tanıtılan HONOR ekosistem ürünlerinden HONOR Earbuds 4 kulaklık 2.499 TL, HONOR Pad X8b tablet 8.999 TL ve HONOR Watch 5 akıllı saat 6.999 TL fiyat etiketiyle satışa sunulurken; bu ürünler birlikte kullanıldığında cihazlar arası bağlantı, çoklu ekran deneyimi ve akıllı yaşam senaryolarını tek bir ekosistem altında tamamlıyor. HONOR’un akıllı cihaz portföyü, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına hitap eden fiyat ve ürün seçenekleriyle Türkiye genelinde geniş bir erişim sunmayı hedefliyor.
Teknoloji
CHATGPT İLE DİJİTAL PAZARLAMADA DENGELER DEĞİŞECEK


Yapay zekâ tabanlı sohbet robotu ChatGPT’ye entegre edilen alışveriş özelliği, dijital pazarlama dünyasında geniş yankı uyandırdı. Kullanıcıların bilgiye ulaşma, ürün araştırma ve satın alma kararlarını dönüştüren platformun e-ticaret alanına adım atması, dijital reklamcılıkta köklü bir dönüşümün kapısını aralayıp aralamayacağı sorusunu da beraberinde getirdi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, ChatGPT’de klasik reklam anlayışından ziyade, yapay zekâ ve makine öğrenimi destekli, bağlamsal reklam modellerinin ön plana çıkacağını belirtti. Kaplan, bu yeni dönemde kullanıcı odaklı, daha akıllı ve kişiselleştirilmiş bir dijital pazarlama alanının oluşacağını ifade etti.
Her geçen gün büyümeye devam eden dijital pazarlama sektörü, yapay zekâ kullanımının artmasıyla birlikte yeni bir dönüşüm sürecine hazırlanıyor. ChatGPT’ye eklenen alışveriş özelliğiyle birlikte reklamların nasıl konumlanacağı tartışılırken, sektör; kullanıcı deneyimini merkeze alan, satın alma sürecini kısaltan ve marka–kullanıcı etkileşimini artıran yeni nesil reklam modellerine yöneliyor.
Yapay Zekâ Destekli Alışveriş, Dijital Pazarlamanın Kurallarını Değiştiriyor
ChatGPT’ye gelen alışveriş özelliğinin dijital reklamcılığı farklı bir boyuta taşıyacağına dikkat çeken Yasin Kaplan, şu değerlendirmelerde bulundu: “ChatGPT, yalnızca bir yapay zekâ aracı olmanın ötesine geçerek dijital reklamcılık açısından yepyeni bir mecra oluşturma potansiyeline sahip. OpenAI’nin açıkladığı reklam yaklaşımında en önemli nokta, reklamların ChatGPT’nin verdiği yanıtları etkilemeyecek olması ve yanıt bağımsızlığının korunması. Bu da kullanıcı güvenini koruyan, daha şeffaf bir reklam ekosistemi anlamına geliyor. Google ve Meta gibi büyük platformların dışında, daha etkileşimli, niş ve kullanıcıya özel bir alan oluşuyor. Burada ürünü arayan değil, ürün hakkında soru soran kullanıcıya ulaşmak mümkün hâle geliyor. Kullanıcının sorduğu sorular anlık olarak analiz edilerek, bağlamla uyumlu ve ihtiyaç odaklı reklamlar gösterilebilir. Bu yaklaşım, geleneksel dijital reklamlarda sıkça karşılaşılan reklam körlüğü sorununa da önemli bir çözüm sunabilir.”
Kaplan, ChatGPT’de reklam alanlarının kontrollü ve ayrı alanlarda konumlanmasının dijital pazarlamanın dinamiklerini önemli ölçüde değiştireceğini vurgulayarak şöyle devam etti: “ChatGPT’de reklamların belirli alanlarda ve açık şekilde ‘reklam’ olarak etiketlenmesi, kullanıcı deneyimini bozmadan marka görünürlüğü sağlamayı mümkün kılacaktır. Bu durum, web sitelerindeki blog ve içerik alanlarının önemini daha da artırabilir. Kullanıcı faydasını önceleyen, bilgilendirici içerikler öne çıkarken; yalnızca ürünü değil, ürün bilgisini merkeze alan reklam çalışmalarının etkileşimi artacaktır. Artık Google’da üst sıralarda yer almak tek başına yeterli olmayacak. Yapay zekâ destekli içerik yönetimi ve çok kanallı görünürlük, dijital pazarlamanın temel unsurlarından biri hâline gelecek.”
Dijital pazarlamada SEO’nun öneminin daha da artacağını belirten Kaplan, ChatGPT’nin kullanıcı alışkanlıklarını değiştirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “ChatGPT ile birlikte kullanıcılar, klasik arama motorlarında yapmadıkları kadar uzun, detaylı ve net sorgularla ürün ve hizmet önerileri istiyor. ChatGPT ise bu taleplere; ürün görselleri, fiyat bilgileri, kullanıcı yorumları ve mağaza bağlantılarını içeren kapsamlı yanıtlar sunabiliyor. Örneğin ‘1000 TL ile 3000 TL arasında akıllı özelliklere sahip erkek saatleri önerir misin?’ gibi bir sorguda sistem, web üzerindeki farklı kaynakları analiz ederek en uygun seçenekleri kullanıcıya sunabiliyor. Bu kaynaklar yalnızca markaların kendi web siteleriyle sınırlı kalmıyor; bloglar, forumlar, haber siteleri, YouTube videoları ve diğer dijital platformlar da önemli referans noktaları hâline geliyor.”
Kaplan, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Bu da markalar için önemli bir gerçeği ortaya koyuyor: Ürününüzün yalnızca kendi web sitenizde yer alması artık yeterli değil. Farklı platformlarda görünür olmak, ChatGPT gibi yapay zekâ sistemleri için güçlü bir referans oluşturuyor. Daha spesifik ve detaylı sorgulara verilen nokta atışı yanıtlar sayesinde kullanıcıların satın alma yolculuğu kısalıyor ve daha bilinçli hâle geliyor. Bu da dijital reklamcılıkta daha akıllı, daha hedefli ve kullanıcı odaklı bir dönemin başladığını gösteriyor.”
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin











