Teknoloji
Teknopark İstanbul Genel Müdürlüğü’ne Prof. Dr. Abdurrahman Akyol atandı


Türkiye’nin derin teknoloji merkezi Teknopark İstanbul’un Genel Müdürlüğü’ne 7 Ekim 2024 tarihi itibarıyla Prof. Dr. Abdurrahman Akyol atandı. Prof. Dr. Abdurrahman Akyol görevi M. Fatih Özsoy’dan devraldı.
T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve İstanbul Ticaret Odası ortaklığındaki derin teknoloji merkezi Teknopark İstanbul’da üst düzey bir atama yapıldı. Teknopark İstanbul Genel Müdürlüğü’ne, ASELSAN Akademi Direktörü olarak görev yapan Prof. Dr. Abdurrahman Akyol atandı.
Teknopark İstanbul, savunma sanayii, siber güvenlik, enerji, yapay zeka, robotik sistemler ve biyoteknoloji gibi farklı odak alanlarda yerli ve yabancı firmalara ev sahipliği yapıyor.
Teknopark İstanbul, bünyesinde yer alan 483 Ar-Ge firması, 10 bin 305 Ar-Ge mühendisi ve 3 bin 680 milli projesi ile büyümeye devam ediyor.
1977 yılında doğan Prof. Dr. Abdurrahman Akyol üniversite eğitimini Cumhuriyet Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nde tamamladı.
Akyol, 20 yılı aşkın süredir Gebze Teknik Üniversitesi’nde sürdürdüğü akademik çalışmalarının yanı sıra, aynı üniversitede 2014 ile 2022 yılları arasında Genel Sekreter, Üniversite Yönetim Kurulu Üyeliği, Senato Kurulu Üyeliği, Fakülte Kurulu Üyeliği, TTO Koordinatörlüğü, TTO Yönetim Kurulu Üyeliği ve Genel Müdürlüğü gibi farklı görevleri yürütmüştür.
Gebze Teknik Eğitim ve Araştırma Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi olan Akyol, vakfın Yönetim Kurulu Üyeliği ve İktisadi İşletme Müdürlüğü görevlerini de üstlenmiştir.
Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan çok sayıda makalesi bulunan Prof. Dr. Abdurrahman Akyol’un çalışmalarına 1.500’ün üzerinde atıf yapılmıştır.
2023 yılında ASELSAN’da Akademi Direktörü olarak görevine başlayan Akyol, aynı zamanda ASELSAN’ın iştiraki olan TR Eğitim Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev almaktadır.
2019 yılından itibaren KADEM Derneğinin ‘İnovasyonda Kadın’ projesinde mentör ve hakem olarak yer almaktadır.
Prof. Dr. Abdurrahman Akyol, evli ve 2 çocuk babasıdır.
Ev Teknolojileri
Roborock Qrevo 2 Pro ile Yaz Sonu Temizliği Kolaylaşıyor


Açık pencereler, daha sık kullanılan balkonlar ve dışarıdan eve taşınan toz… Yaz sonu temizliği, yaz boyunca biriken kirleri temizlerken yeniden oluşan tozu da günlük rutinin bir parçası haline getiriyor. Roborock’un yakın zamanda satışa sunduğu Qrevo 2 Pro ise güçlü süpürme ve paspaslama teknolojilerini akıllı özelliklerle bir araya getirerek tekrar eden zemin temizliğini kolaylaştırıyor.
Akıllı ev teknolojilerinde global ölçekte güçlü bir konuma sahip olan Roborock, yaz sonu temizliğinde yalnızca aylar içinde biriken kiri ortadan kaldırmak yerine, yeniden oluşan tozu düzenli bir temizlik rutiniyle kontrol altında tutmanın önemine dikkat çekiyor. Türkiye’de yeni satışa sunulan ve kısa sürede kullanıcıların ilgisini çeken Roborock Qrevo 2 Pro da özellikle açık pencere ve balkonlardan zeminlere taşınan günlük kirlerin temizliğini kolaylaştıran özellikleriyle öne çıkıyor.
Yaz sonu temizliğinde önce tozun biriktiği noktalara bakın
Açık pencerelerden gelen toz evin her yerine eşit şekilde dağılmıyor. Pencere ve balkon kapılarının çevresi, duvar dipleri, süpürgelikler, mobilyaların yakınları ve yoğun geçiş alanlarında birikim daha görünür hale gelebiliyor.
Bu nedenle yaz sonu temizliğinde odaların merkezleri kadar kenar ve köşelere de odaklanmak gerekiyor. Qrevo 2 Pro’nun ters ve düz dönebilen yan fırçası köşelerde erişim alanını genişletirken, FlexiArm™ Kenar Paspaslama sistemi paspasın duvar diplerine ve kenarlara doğru uzanmasını sağlıyor.
Büyük temizliği günlük rutinle devam ettirin
Yaz sonu temizliği aylar içinde oluşan birikimi ortadan kaldırsa da pencereler ve balkon kapıları açık kaldıkça zeminlerde yeniden ince bir toz tabakası oluşabiliyor. Bu nedenle büyük temizliğin ardından düzenli süpürme ve paspaslama rutini oluşturmak, tekrar eden işi azaltmaya yardımcı oluyor.
Qrevo 2 Pro, 25.000 Pa HyperForce® emiş gücüyle sert zemin ve halılardaki günlük toz, kırıntı ve kirleri toplamaya yardımcı oluyor. Süpürmenin ardından dakikada maksimum 200 devire ulaşabilen ikili döner paspas sistemi devreye girerek sert zeminlerde kalan ince kirlerin temizliğini destekliyor. DuoDivide™ Ana Fırça ve dolanma önleyici yan fırçadan oluşan İkili Dolanma Önleme Sistemi ise özellikle saçların yoğun olduğu evlerde fırça bakımını kolaylaştırıyor.
Sık temizliği otomasyona bırakın
Her gün yeniden oluşan toz için sürekli manuel temizlik yapmak yerine, günlük rutinin mümkün olduğunca otomatik hale getirilmesi zaman kazandırabiliyor.
Roborock SmartPlan™ 3.0, oda türü ve kullanım alışkanlıklarına göre uygun temizlik stratejisini belirlerken Reactive Tech Engellerden Kaçınma sistemi robotun günlük ev eşyalarının arasında hareket etmesine yardımcı oluyor.
Qrevo 2 Pro’nun Çok Fonksiyonlu İstasyonu ise otomatik toz boşaltma, otomatik hazne doldurma, 75°C’ye varan sıcaklıkta paspas yıkama ve 45°C sıcak havayla kurutma özellikleriyle sık kullanılan robotun bakım süreçlerini de otomatikleştiriyor.
Cep Telefonu
Xiaomi, REDMI A Serisi’nin İlk Pro Modeli REDMI A7 Pro’yu Tanıttı


Xiaomi, REDMI A Serisi’nin ilk Pro modeli olan REDMI A7 Pro’yu Türkiye’de resmi olarak satışa sundu.
Geniş bir kullanıcı kitlesinin günlük ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen cihaz; 6,9 inç ekranı, uzun ömürlü 6000 mAh bataryası ve REDMI A Serisi’nde ilk kez sunulan Xiaomi HyperOS 3 ile giriş segmentinde güçlü performansı ve temel ihtiyaçları bir araya getiriyor.
Fiyat ve Uygunluk
REDMI A7 Pro, gün boyu kesintisiz bağlantı ve eğlence deneyimini erişilebilir bir fiyatla kullanıcılarla buluşturuyor. Siyah, Sis Mavisi ve Palmiye Yeşili olmak üzere üç farklı renk seçeneğiyle sunulan cihaz, 4 GB + 128 GB bellek ve depolama konfigürasyonuyla satışa sunuluyor.
Tavsiye edilen satış fiyatı 11.999 TL olarak belirlenen cihaz, Xiaomi Türkiye resmi internet sitesi, Trendyol Xiaomi Resmi Mağazası, Mi Store’lar, Teknosa, Vatan Bilgisayar, MediaMarkt, Evkur, Arçelik, Migros, Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone’dan temin edilebilecek.
Geniş ekranıyla daha akıcı ve konforlu bir deneyim
6,9 inç büyüklüğündeki ekranıyla REDMI A7 Pro; kullanıcılarına daha sürükleyici bir görüntüleme deneyimi sunuyor. 800 nit’e kadar ulaşan maksimum parlaklık ve 120 Hz’e kadar yenileme hızı sayesinde, güneş ışığı altında dahi net görüntüler ve akıcı bir kullanım deneyimi sağlıyor.
Wet Touch Technology 2.0 teknolojisi sayesinde ekran, parmaklar ıslak, yağlı veya sabunlu olduğunda bile hassas dokunmatik kontrol sunmaya devam ediyor. Üç farklı TÜV Rheinland göz konforu sertifikası ve DC Dimming teknolojisi ise gün boyu daha konforlu ve göz dostu bir kullanım deneyimi sağlıyor.
6000 mAh Uzun Ömürlü Batarya ile Günler Süren Kullanım
Etkileyici ekran deneyimini, 6000 mAh kapasiteli batarya tamamlıyor. Tek şarjla iki günden uzun kullanım süresi sunan cihaz; 49 saate kadar konuşma, 35 saate kadar video izleme ve 77 saate kadar müzik dinleme imkânı tanıyor. Böylece uzun yolculuklardan dizi maratonlarına kadar her an güvenilir bir kullanım deneyimi sunuyor.
Uzun ömürlü batarya, 1000 şarj döngüsünün ardından bile kapasitesinin yüzde 80’inden fazlasını koruyor.
Performans tarafında ise güçlü sekiz çekirdekli işlemcisi ve yüksek hızlı UFS 2.2 depolama teknolojisiyle günlük kullanımda hızlı ve akıcı bir deneyim kullanıcıları bekliyor. Ayrıca 8 GB’a kadar RAM genişletme desteği sayesinde çoklu görev performansını artırarak ihtiyaç duyulan her anda güvenilir bir kullanım vadediyor.
REDMI A Serisi’nde Bir İlk: Xiaomi HyperOS 3
REDMI A7 Pro, aynı zamanda REDMI A Serisi’nde Xiaomi HyperOS’un ilk kez sunulduğu model olma özelliğini taşıyor. En yeni Xiaomi HyperOS 3 ile kullanıcılar; Google Gemini ve Google Circle to Search desteği sayesinde daha akıllı, gerçek zamanlı yardım ve sezgisel arama deneyiminden faydalanabiliyor.
Xiaomi HyperIsland, çoklu görev kullanımını daha akıcı ve verimli hale getirirken, Xiaomi Interconnectivity özelliği ise Xiaomi ekosistemindeki cihazlar arasında kesintisiz bağlantı sağlayarak günlük kullanıma daha fazla esneklik ve kolaylık kazandırıyor.
Yapay Zeka Destekli Kamera Deneyimi
REDMI A7 Pro, 13 MP yapay zeka destekli çift arka kamerası ve yüzde 13 daha fazla ışık alan büyütülmüş sensörü sayesinde daha parlak ve daha net fotoğraflar çekebiliyor.
HDR+ teknolojisi farklı ışık koşullarında canlı ve dengeli kareler sunarken, dahili güzelleştirme özelliklerine sahip 8 MP ön kamera doğal görünümlü selfie’ler çekmeyi mümkün kılıyor. Ön ve arka kameradaki Gece Modu, düşük ışıklı ortamlarda dahi ayrıntılı fotoğraflar elde edilmesini sağlayarak gece gezileri ve şehir manzaraları için ideal bir deneyim sunuyor.
Yaratıcı düzenleme tarafında ise AI Sky özelliği, hava koşullarından bağımsız olarak fotoğraflardaki gökyüzünü zahmetsizce iyileştiriyor. Document Mode ise kamerayı taşınabilir bir tarayıcıya dönüştürerek makbuz, not ve belgelerin kolayca dijital ortama aktarılmasını sağlıyor.
Şık Tasarım ve Günlük Kullanımı Kolaylaştıran Özellikler
Yalnızca 8,15 mm inceliğindeki gövdesiyle rahat bir tutuş sunan REDMI A7 Pro’nun prizmatik kamera halkası tasarımı doğadan ilham alarak tasarlandı.
Günlük kullanımı kolaylaştıran cihaz; yüzde 200 ses artırma desteği, 3,5 mm kulaklık girişi, yan tarafa konumlandırılmış parmak izi okuyucu ve NFC gibi özellikleriyle kullanıcılarına daha pratik ve konforlu bir deneyim sunuyor.
Teknoloji
TETZ 2026’da Yapay Zekâ Çağında Etik Değerler ve Eğitim Diplomasisi Masaya Yatırıldı


Millî Eğitim Bakanlığı himayesinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde panellerle devam etti. “Dijital Çağda Barış, Güven ve İş Birliği: Kurumlar Perspektifi” başlıklı oturumda; UNESCO Eski Genel Direktörü Irina Bokova ile Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO’su José María Figueres Olsen, yapay zekâ çağında küresel dijital uçurumu kapatmanın, etik sınırları çizmenin ve eğitimde “karakter ile bilgelik” yetiştirmenin yollarını kapsamlı bir şekilde masaya yatırdı.
Millî Eğitim Bakanlığı himayelerinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde dünya çapında isimlerin katıldığı önemli panellerle devam ediyor.
Küresel dönüşümü “Devletler”, “Kurumlar” ve “Şirketler” olmak üzere üç farklı perspektiften ele alan TETZ 2026 kapsamında, günün ikinci büyük oturumu olan “Dijital Çağda Barış, Güven ve İş Birliği: Kurumlar Perspektifi” başlıklı panel gerçekleştirildi. Sektörel standartları ve küresel iş birliklerini şekillendiren uluslararası kurumların temsil edildiği panelde; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Eski Genel Direktörü ve Küresel Eğitim Diplomasisi Lideri Irina Bokova ile Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO’su José María Figueres Olsen konuşmacı olarak yer aldı.
Irina Bokova: “Hala 2,3 milyar insan internete erişemiyor ve bunların çoğunluğu kadın”
Konuşmasına sosyal kapsayıcılık, ekonomi, refah ve barış temalı bu zirveye davet edilmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan UNESCO Eski Genel Direktörü ve Küresel Eğitim Diplomasisi Lideri Irina Bokova, Birleşmiş Milletler şemsiyesi altındaki UNESCO’nun, dünyada “herkes için eğitim” kavramını öne süren kurum olduğunu hatırlattı.
Eşitlik arayışında eğitimde kalitenin ve yaşam boyu öğrenimin kritik bir rol oynadığını vurgulayan Bokova, yapay zekânın eğitim dahil olmak üzere nasıl etik bir şekilde kullanılabileceği konusunun, teknolojinin kamunun yararına hizmet etmesi gereken kesişim noktasında durduğunu belirtti.
“Yapay zekada da ilaç sektöründeki gibi denetim süreci olmalı”
Yapay zekânın olumsuz durumlar için ikna edilebilmesi, ahlak ve değerler konusunda açık kapılar barındırması ve bazen insanlara zarar vermeye teşvik edebilmesi gibi risklerin kontrol edilip edilemeyeceğine dair soruyu yanıtlayan Bokova, şu açıklamada bulundu:
“Örneğin ilaç sektöründe çok büyük bilimsel araştırmalar var ama bugün sahip olduğunuz ilaçlar ve tıbbi cihazlar ciddi testlerden geçiyor ve bir onaylama süreci oluyor. Bence benzer bir onaylama ve denetim süreci yapay zekâ için de geçerli olmalı. Yapay zekâyı durdurmadan ama çok net kurallarla bunun takip edilmesi gerekiyor. İnsan haklarıyla ilgili kaygılar da var ve ben inanıyorum ki bu işin temelinde mutlak surette etik olmalı.”
Dünyada daha önce yaklaşık 4 milyar kişinin internete erişimi olmadığını, UNESCO bünyesinde kurulan Geniş Bant Komisyonu sayesinde insanlara dijital araçlara erişim imkânı sunulduğunu belirten Bokova, şunları kaydetti:
“Bakın bugün dünyada hâlâ 2,3 milyar insan internete erişemiyor ve bunların büyük bir çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Kovid-19 döneminde okullar kapanınca her şeyin online yapılabileceğini düşündük ama maalesef öyle olmadı. Öğretmenler bu dijital araç gereçleri kullanmak için eğitimli değildi ve geniş bant internet kullanımında eşitsizlikler vardı. Bugünü düşündüğümüzde yapay zekayla ilgili karşımızda duran en büyük görev, küresel ve adil bir alan yaratmaktır. Bu konuyla ilgili öğretmenlere içerik ve gerekli imkanlar verilmeli. Sadece çocuklara tablet dağıtarak iş bitmiyor. Mevcut programların dili yerel kültürlere uymuyor, bu yüzden yazılımların dili yerel kültüre adapte edilmeli ve daha fazla açık kaynak sunulmalı. Çocukların bunlara doğrudan erişmesi gerekiyor. Birçok alanda büyük bir sıçrama yapmak için fırsatımız var ama bunun için doğru yaklaşımı seçmeliyiz. Ancak o zaman doğru potansiyeli ortaya koyabiliriz.”
Uluslararası kurumsal düzeydeki dijital ayrımı kapatmak için paydaşların birlikte nasıl çalışabileceğine değinen Bokova; akademisyenlerin, uzmanların, liderlerin, özel sektörün ve kamunun hepsinin bu sürece dahil olduğu bir ekosistem kurulması gerektiğini kaydetti. Sürdürülebilir bir gelecek için çevre bilincinin önemine de değinen Irına Bokova, sorulan soru üzerine Emine Erdoğan’ın öncülük ettiği Sıfır Atık Vakfı çalışmalarını çok kıymetli olduğunu belirterek, doğayla kurulan bu dengede eğitimin de kurucu bir rol üstlendiğini vurguladı.
José María Figueres Olsen: “Pusulamız doğru değilse yapay zekânın yıkıcı ve tahrip edici etkileri olur”
Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO’su José María Figueres Olsen ise konuşmasına TETZ gibi bir zirveyi gerçekleştirmek için insanlık tarihini şekillendiren İstanbul’dan daha iyi bir yer olamayacağını belirterek, eğitimin insanları birleştiren bir köprü olduğunu vurguladı.
Yapay zekânın genellikle sadece teknolojik bir devrim olarak adlandırıldığını ifade eden Olsen, bu durumun sıradan bir teknoloji hamlesinden çok daha büyük, “medeniyetler bağlamında” bir devrim olduğunu söyledi.
Makinelerin giderek daha akıllı hale geldiğini ve gelmeye de devam edeceğini belirten Olsen, bu durumun insanlığa “akıllı olmanın ne demek olduğunu yeniden tanımlama” fırsatı verdiğine dikkati çekti.
“Bu yüzyılda yetkinlik değil artık karakter ödüllendirilmeli”
Geçtiğimiz yüzyıl boyunca eğitim ve iş dünyasında hep teknik “yetkinliğin” ödüllendirildiğine dikkat çeken Olsen, içinde bulunduğumuz yapay zekâ çağında ise yetkinlikten ziyade “karakterin” ödüllendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Dünyanın her yerinde çatışmaların yaşandığı zorlu bir dönemden geçildiğini, demokratik kurumlara duyulan güvensizliğin ve yıkıcı değişimlerin etkilerinin hissedildiğini belirten Olsen, şu ifadeleri kullandı:
“Değerler bu çağda çok önemli. Çünkü eğer bizim ahlaki pusulamız doğru değilse ve yapay zekâyı doğru yönlendiremezsek, teknolojinin çok ciddi yıkıcı ve tahrip edici etkileri olabilir; toplumdaki güvensizliği daha da artırabilir. Etik ve ahlaki değerler konusuna baktığımızda yapay zekâ çok kritik bir eşikte duruyor ancak bazen bu kısmı gözden kaçırabiliyoruz. Çünkü teknoloji bu insani hususları kendi kendine çözmüyor. Ben şahsen yapay zekâ teknolojisine hayranım; bize sağladığı ilave kabiliyetler ve katkılar tartışılmaz ancak bir yandan da etik konuları ıskalamamalıyız. Yapay zekâ bir araçtır, iyi ya da kötü amaçla kullanılabilir, istendiğinde kötü şeyler de yapabilir. İşte tam da bu yüzden öğretmenlerin rolü günümüzde çok daha önemli hale geldi. Çocuklara etik değerlerin öğretilmesinde öğretmenler her zaman önemli olacak.”
Yapay zekânın bir medeniyet devrimi olurken aynı zamanda dijital ayrımı ve eşitsizliği artırıp artırmayacağına yönelik soru üzerine yakın tarihte Afrika’daki cep telefonun yaygınlaşması ve güneş enerjisinden faydalanılması gibi iki büyük örnek veren Olsen, geçmişteki devrimlerin de ilk başta kötülük getireceğinin ve uçurumları artıracağının düşünüldüğünü ancak aksine insanları bir araya getirdiğini belirtti.
José María Figueres Olsen, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Yapay zekâ neredeyse her şeyi yapabilir ve yapmaya devam edecek ancak muhakeme, etik ve liderlik alanında asla usta olamayacaklar. Yapay zekânın geleceği ve yönetimi sadece hükümetlerin eline bırakılacak bir konu değildir. Tüm insanlığın ve toplumun bu yeni toplum sözleşmesine aktif olarak katkı sağlaması gerekmektedir.”
Fuar stantları ve interaktif alanlar ziyaretçilerini bekliyor
Zirveyle eş zamanlı düzenlenen fuarda ise teknolojiyle ilişkili çok sayıda şirket stant açtı. Girişimcilik oturumları ve deneyim alanlarıyla katılımcılara etkileşimli bir ortam sağlanıyor. Fuar alanının temel hedeflerinden biri, yerli ve millî eğitim teknolojisi şirketlerini uluslararası platformlarla buluşturmak ve girişimlerin küresel pazara açılımını desteklemek olarak belirlendi.
Ziyaretçilere çok sayıda oturum, workshop ve sürpriz etkinliklerle eşsiz bir deneyim sunan TETZ 2026 kapsamında, interaktif alanlar da sektöre yön verecek. Etkinlik süresince “Açık Sahne, Çocuk Dijital Deneyim Alanı, İnteraktif Öğrenme Sınıfı ve Kuluçka Merkezi” gibi özel alanlar, 28 Haziran’a kadar teknoloji ve eğitim meraklılarının ziyaretine açık olacak.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın öncülüğünde hayata geçen TETZ 2026, yapay zekayı merkezine alan uluslararası bir eğitim teknolojileri etkinliği olarak Türkiye’nin bu alandaki kararlılığını ve küresel vizyonunu güçlü biçimde yansıtmayı hedefliyor.
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin






