Elektrikli Otomobiller
İtalyan Tasarımını Alman Mühendisliğiyle Buluşturan SWM, Aralık Ayında Türkiye’de!


Uluslararası düzeyde elde ettiği tecrübe ve uzun yıllara dayanan deneyimiyle 2022 yılında Türkiye otomotiv pazarına giriş yapan ATMO Grubu, şimdi de İtalyan SWM markasını Türkiye’de resmen satışa sunmaya hazırlanıyor. ATMO Grubu, SWM markasının iddialı SUV ve hafif ticari araç modellerini Türkiye yollarına çıkaracak. 1971 yılında İtalya’da kurulan SWM markası, yılda 300 binden fazla araç üretimi gerçekleştirmesiyle dikkat çekiyor. Global anlamda elde ettikleri büyük tecrübe ve bilgi birikimiyle Türkiye pazarına giriş yaptıklarını söyleyen ATMO Grubu Türkiye CEO’su Anton Chernov, “Uluslararası otomotiv deneyimimizi Türkiye’de hayata geçirmeye karar vererek yeni bir marka distribütörlüğü yatırımını devreye aldık. SWM, İtalyan tasarımıyla Alman üretim teknolojisini bir arada sunan, oldukça dinamik bir marka. Elbette arkasında Çinli Shineray Grubu gibi çok önemli ve büyük bir otomotiv üreticisi olan SWM markasının Türk tüketicisinin hızla takdirini kazanacağına inanıyoruz. Erişilebilir ve iddialı SUV modellerimizle Türk otomotiv pazarına hareketlilik getireceğimize inanıyoruz. Bayi yapılanmasını çok hızlı bir şekilde tamamlamak için görüşmelerimiz son sürat devam ediyor. Kısa süre içerisinde Türkiye geneline yayılan satış ve satış sonrası hizmetlerle güçlü yapılanmamız hazır hale gelecek” dedi. Türkiye’nin, SWM’nin dünya çapındaki planında en önemli Avrupa pazarlarından biri olduğunu söyleyen SWM Denizaşırı Ülkeler Genel Müdürü Li Guo de, “Türk müşterilerimize en yüksek öncelikle davranacağız. Samimi ve içten hizmet anlayışımızla kısa zamanda Türk tüketicisinin kalbini kazanacağımıza inancımız tam” diye konuştu.
Türkiye otomotiv pazarının dinamik yapısı, uluslararası marka ve şirketlerin Türkiye’ye yatırım yapmasını teşvik ediyor. 2023 yılında ilk olarak farklı markaların bayiliklerini alarak Türkiye pazarına giriş yapan ATMO Grubu, temsil ettiği marka sayısını artırmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda, uluslararası ATMO Grubu, aralık ayı itibarıyla İtalyan otomotiv üreticisi SWM markasını Türkiye pazarına sunmaya hazırlanıyor.
Yılda 300 binden fazla araç üretiyor!
Türkiye pazarına ATMO Grubu ile giriş yapmaya hazırlanan SWM markası 1971 yılında İtalya’da kuruldu. 2014 yılında Çinli Shineray Holding tarafından satın alınan SWM, SWM Motors olarak 2016 yılında Shineray Holding’e ait, Brilliance Shineray Chongqing Automobile Co. Ltd.’ye dahil edildi. Tasarım ofisi Milano’da olan ve tamamen İtalyan çizgileri taşıyan SWM’nin, 1.000’den fazla kişinin görev yaptığı Ar-Ge Merkezi ise Çin’in Chongging şehrinde yer alıyor. Marka, yılda 300 binden fazla araç üretimi gerçekleştiriyor. ATMO Grubu Türkiye CEO’su Anton Chernov, “Elbette Çinli Shineray Group gibi çok önemli ve büyük bir otomotiv üreticisi tarafından desteklenen SWM markasının Türk müşterilerinin beğenisini hızla kazanacağından şüphemiz yok. Ulaşılabilir ve iddialı SUV modellerimizle Türk otomotiv pazarına dinamizm getireceğimize inanıyoruz” dedi.
Lider teknolojilerle yeni bir sürüş deneyimi!
Bayi yapılanmasını çok hızlı bir şekilde tamamlamak için görüşmelerin devam ettiğini vurgulayan Anton Chernov, “Kısa bir süre içerisinde Türkiye geneline yayılan güçlü yapılanmamız hazır hale gelecek. SWM, Alman otomotiv endüstrisinin sofistike üretim ve sıkı kalite standardını gözlemleyerek, plug-in hibritler ve elektrikli araçlar gibi pazar lideri teknolojiler ile tamamen yeni bir sürüş deneyimi sunuyor. SWM ile hedefimiz, müşterilerimize tasarım ve performansın birleşimi ile güncel teknolojileri, maksimum güvenlikle sunmak. SWM markasıyla kısa sürede büyük başarı elde edeceğine inancımız tam” diye konuştu. Ekiplerinde, BMW tasarımcılarının imzası olan SWM’in Ar-Ge ve üretim kalitesi, Brilliance-BMW kalite yönetim sistemine uygun şekilde gerçekleştiriliyor. BMW Group’un eski kalite direktörü Franz Gollmann tarafından gerçekleştirilen saha denetimleri ve kalite kontrolleri sayesinde tüm araçlar Avrupa standartlarında üretiliyor.
Türkiye’nin, SWM’in dünya çapındaki planında en önemli Avrupa pazarlarından biri olduğunu söyleyen SWM Denizaşırı Ülkeler Genel Müdürü Li Guo de, “Türk müşterilerimize en yüksek öncelikle davranacağız. Samimi ve içten hizmet anlayışımızla kısa zamanda Türk tüketicisinin kalbini kazanacağımıza inancımız tam” dedi.
Elektrikli Otomobiller
ABB KNX Teknolojisi ile Akıllı Binalarda Entegre Otomasyon Dönemi Güçleniyor


Günümüzde binalar küresel enerji tüketiminin ve karbon emisyonlarının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu nedenle bina otomasyonu artık yalnızca konfor sağlayan bir teknoloji değil; enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmanın temel bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor. ABB, KNX tabanlı akıllı bina çözümleriyle tüm bina fonksiyonlarını tek bir standart altında buluşturarak geleceğin yaşam alanlarına yön veriyor.
Bugün binalar, dünya genelindeki toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birinden sorumlu. Artan enerji maliyetleri, karbon azaltım hedefleri ve sürdürülebilirlik beklentileri ise bina teknolojilerinin yalnızca daha akıllı değil, aynı zamanda daha verimli olmasını zorunlu hale getiriyor.
Bu dönüşümün merkezinde ise farklı sistemlerin tek bir platform üzerinden haberleşmesini sağlayan açık standartlar yer alıyor. ABB’nin KNX tabanlı akıllı bina çözümleri; aydınlatmadan HVAC sistemlerine, gölgeleme sistemlerinden enerji yönetimine kadar tüm bina fonksiyonlarının tek bir altyapı altında entegre biçimde yönetilmesine olanak tanıyor.
Yüksek entegrasyon
Akıllı binaların başarısı yalnızca kullanılan cihazlara değil, bu cihazların birbiriyle ne kadar verimli iletişim kurabildiğine bağlı. Uluslararası KNX standardını temel alan ABB çözümleri; farklı üreticilerin sistemlerini aynı platform üzerinde buluşturarak tasarım, kurulum ve işletme süreçlerinde önemli avantajlar sunuyor.
Esnek mimarisi sayesinde hem yeni projelerde hem de renovasyon uygulamalarında kolaylık sağlayan KNX ekosistemi, uzun vadeli yatırım güvenliği de sunuyor.
Enerji verimliliği artık bina otomasyonunun merkezinde
Aydınlatma, iklimlendirme ve gölgeleme sistemlerinin gerçek zamanlı olarak birlikte yönetilmesi yalnızca kullanıcı konforunu artırmıyor. Aynı zamanda enerji tüketiminin optimize edilmesine, işletme maliyetlerinin azaltılmasına ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor.
Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde bina otomasyonu artık yalnızca bir kontrol sistemi değil; enerji yönetiminin stratejik bir parçası haline geliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ABB Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Elektrifikasyon İş Kolu Ticari Lideri Tonay Topuz “Akıllı bina teknolojileri artık yalnızca yaşam konforunu artıran çözümler olmanın ötesine geçti. Günümüzde bu sistemler; enerji verimliliğini artıran, karbon emisyonlarının azaltılmasını destekleyen ve dijital dönüşümü hızlandıran stratejik altyapılar haline geldi. ABB olarak KNX tabanlı çözümlerimizle farklı bina sistemlerini tek bir standart altında bir araya getirerek, daha akıllı, daha verimli ve geleceğe hazır binaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
ABB, güçlü KNX portföyü, açık standart yaklaşımı ve dijital teknolojileriyle; ticari binalardan otellere, hastanelerden eğitim kampüslerine, konut projelerinden endüstriyel tesislere kadar çok farklı uygulama alanlarında akıllı bina dönüşümünü desteklemeye devam ediyor.
Elektrikli Otomobiller
Audi’den elektrikli dünyaya yeni giriş kapısı: A2 e-tron


Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek model, markanın ürün gamını daha da gençleştirirken premium elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor.
Audi, elektrikli dönüşüm sürecinde yeni bir model ailesini daha duyurdu. Markanın Yıllık Medya Konferansı’nda tanıtılan A2 e-tron, ürün gamında giriş seviyesinde konumlanarak elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Kompakt sınıfta yer alan tamamen elektrikli model, verimlilik, dijital teknolojiler ve günlük kullanım ihtiyaçlarına odaklanıyor. İlk tasarım eskiziyle paylaşılan silüet ise Audi’nin bu segmentteki yeni tasarım yaklaşımına ilişkin ilk ipuçlarını ortaya koyuyor.
Kompakt premium segmentte yeni bir referans noktası
Kompakt elektrikli araçlara yönelik talep, özellikle büyük şehirlerde artmaya devam ediyor. Audi A2 e-tron, şehir içi kullanım, verimlilik ve dijital bağlantı özelliklerine önem veren kullanıcıların beklentileri dikkate alınarak geliştirildi. Kompakt boyutları, verimlilik odağı ve bağlantı çözümleriyle model, sürdürülebilirlik ve premium mobilite yaklaşımını bir araya getiriyor.
Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor. Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.
Ingolstadt’ta üretilecek
A2 e-tron, Audi’nin Almanya’daki merkezi Ingolstadt’ta üretilecek bir diğer tamamen elektrikli model ailesi olacak. Bu karar, markanın Almanya ve Avrupa’daki üretim altyapısını elektrikli dönüşüm doğrultusunda geliştirme yaklaşımının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni model ailesi, yalnızca ürün stratejisi açısından değil, aynı zamanda üretim altyapısının geleceği bakımından da önemli bir rol üstleniyor.
A2 e-tron, Audi açısından yalnızca ürün gamını tamamlayan yeni bir model ailesi olmanın ötesinde, Almanya’daki üretim yapılanması açısından da stratejik önem taşıyor. Ingolstadt’ta yeni bir tamamen elektrikli model ailesinin üretilecek olması, istihdamın korunmasına katkı sağlarken, Almanya üretimi elektrikli mobilite yaklaşımını da destekliyor.
Ürün atağı kararlılıkla sürüyor
Audi, 2024 ve 2025 yıllarında 20’den fazla yeni modeli pazara sunarak, tamamen elektrikli kompakt segmentten premium üst sınıfa kadar uzanan en genç ürün gamlarından birine sahip konuma ulaştı. Marka, 2026 yılında da bu stratejik ürün atağını sürdürmeyi planlıyor.
Bu kapsamda ürün gamının hem üst segmentte hem de giriş seviyesinde tamamlanması hedefleniyor. Premium üst sınıfta konumlanan Audi Q9 ile birlikte, kompakt segmentte yer alacak Audi A2 e-tron, bu stratejinin iki temel yapı taşını oluşturuyor.
Tasarımda ilk ipuçları
Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.
Elektrikli Otomobiller
Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtacak


Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’nda yer alıyor.Etkinliğin en önemli anı, tamamen elektrikli ve İzmit’te üretilecek IONIQ 3 modelinin dünya prömiyeri olması.“Unfold Stories”: Hyundai’nin özel olarak kurguladığı alanlar, markanın özgün tasarım felsefesini yenilikçi biçimlerde sergileyecek.
Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’na katılımını duyurdu. 21-26 Nisan tarihleri arasında, ziyaretçiler Hyundai’nin tasarım felsefesini Milano’daki Torneria Tortona’da deneyimleme fırsatı bulacak. Avrupa tasarım dünyasının yaratıcı merkezi olarak kabul edilen bu mekân, önde gelen medya temsilcileri, kanaat önderleri ve kreatif liderleri bir araya getiriyor.
Hyundai, etkileyici bir enstalasyon aracılığıyla ziyaretçilerini markanın özgün tasarım süreciyle buluşturacak. “Unfold Story” başlığını taşıyan bu deneyim alanı, Hyundai’nin iç ve dış tasarım felsefesinin farklı yönlerini yansıtarak Milano Tasarım Haftası katılımcılarına sade ve anlaşılır bir bakış sunacak. “Unfold Story”, Hyundai’nin tasarımı nasıl hayata geçirdiğini gözler önüne seriyor — bir kağıt üzerindeki ilk çizimden, çelikten üretilmiş bir sanat eserine uzanan bu yolculuk; fikirlerin malzeme, işçilik ve teknolojiyle buluşarak mobiliteye dönüşümünü vurguluyor.
Buna ek olarak, Hyundai tasarımcılarının ev sahipliğinde gerçekleştirilecek özel atölye çalışmaları, markanın tasarım felsefesine yön veren temel prensipleri keşfetme imkânı sunacak. Bu prensiplerin, Milano’da ilk kez tanıtılacak olan IONIQ 3 modeline nasıl ilham verdiği de detaylı şekilde aktarılacak.
Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtıyor
IONIQ 3 prömiyeri, Hyundai’nin Milano’daki varlığının merkezinde yer alıyor ve markanın gelişen tasarım vizyonunun bir sonraki adımını temsil ediyor. Hyundai, yalnızca yeni bir model tanıtmak yerine, gelecekteki araçlarının doğrudan tasarım felsefesinden nasıl şekillendiğini ortaya koyacak. Modelle ilgili daha fazla detay, Milano’daki resmi lansmanda paylaşılacak.
Enstalasyon, araç ve atölye çalışmaları birlikte ele alındığında, konseptten nihai ürüne uzanan bütüncül bir hikâye sunuyor ve Hyundai’nin geleceğin mobilitesine tasarım odaklı yaklaşımını gözler önüne seriyor.
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin






