Otomotiv
Delphi Technologies, Bi-Metalik Diskleriyle Fren Yelpazesini Genişletiyor!


Klasik Fren Disklerinden Yüzde 15 Hafif Olan Bi-Metalik Diskler Hem Fren Mesafesini Hem de Yakıt Tüketimini Düşürecek!
Otomotiv dünyasını ileri taşıyan yenilikleriyle dikkat çeken Delphi Technologies, yeni bi-metalik fren diskleriyle üretimde karbon ayak izinin azaltılmasına ve düşük ağırlığıyla satış sonrası pazarının sürdürülebilir olmasına destek oluyor. Ürünün yeni kaplaması, ısı direncini ve aşınma korumasını artırırken son derece etkin olan güvenlik performansını da koruyor. İlk aşamada BMW modellerinde kullanılmaya başlanacak yeni bi-metalik fren diskleri, ilerleyen dönemde Toyota, Mercedes, Land Rover, Tesla, VAG ve diğer markaların da eklenmesiyle kapsama alanını genişletecek. Yeni diskler, araç sahiplerine sağladığı avantajların yanı sıra servislerin de satış hacmini artıracak.
Bir BorgWarner Inc markası olan Delphi Technologies, ürün gamını yenilikçi ve yüksek kaliteli üretim modeliyle çeşitlendirmeye devam ediyor. Fren sistemleri pazarının lideri olan Delphi Technologies, yeni ürünüyle çıtayı daha da yükseltiyor. Bu kapsamda bi-metalik fren disklerini geliştiren Delphi Technologies, yüksek karbonlu alaşım yapısıyla dikkat çekiyor. Tamamı dökme demirden yapılmış disklere göre yüzde 15’i aşan oranda daha hafif olan bi-metalik diskler, yüksek frenleme yeteneğinin yanı sıra yakıt tükeminde de etkisini hissettiriyor. İki parçalı yapısıyla yeni bi-metalik diskler, titreşimi ve dolayısıyla gürültüyü azaltarak sürüş konforunu artıran bir deneyim vadediyor.
Tek katmandan daha üstün aşınma koruması!
Delphi Technologies’in geliştirdiği yeni bi-metalik fren diskleri hem araç sahiplerine hem de servislere önemli avantajlar sağlayacak yepyeni bir kaplamaya sahip. Yeni üründe kullanılan seçkin Magni™ kaplama, tek bir katmandan daha üstün aşınma koruması sağlayacak şekilde tasarlanmış. Ayrıca Magni™ kaplama, üretim sırasında daha az enerji tüketildiği için de oldukça çevre dostu. Kaplamanın göz alıcı şıklıktaki görüntüsü de, bu kaplamayı kullanan delikli, deliksiz ve oluklu disklerin çekiciliğini artırıyor.
Yeni diskler ilk aşamada, Avrupa çapında 1,7 milyon adedi kullanımda olan en popüler BMW modellerine odaklanıyor. Delphi Technologies yakın gelecekte, yeni bi-metalik fren disklerinin kullanım alanını Toyota, Mercedes, Tesla, VAG, Jaguar ve Land Rover modelleri için halihazırda geliştirilme aşamasındaki uygulamalarla genişletilecek. Bi-metalik diskler, hizmet ömürlerinin zirvesindeki Avrupa pazarlarında yer alan kilit modellere odaklı olarak geliştirilmeye devam edecek.
Servisler için hızlı çözüm!
Frenlerin zayıf olması, araç muayenelerinde sıklıkla rapor edilen ve trafiğe elverişlilik testlerindeki en büyük başarısızlık sebeplerinden biri. Servisler, müşterileri için birçok fayda sağlayan bu kaplamalı diskleri seçerek satış hacmini yükseltebilir ve fatura başı satış tutarlarını artırabilir. Diskler, yağ tabakasına sahip olmadığı için kurulumdan önce temizleme gerektirmiyor ve açılır açılmaz hızlı montaj için montaj vidalarıyla birlikte geliyor. Böylece servisler, fren bakımı gereksinimlerinde hızlı bir çözüm sağlayabiliyor.
Söz konusu girişim hakkında bilgi veren Delphi Technologies Şasi Grubu Global Lideri Laurence Batchelor, “Bu kaplamayı seçmemizin sebebi, fren disklerinin gösterdiği yüksek performanstan ödün vermeden aşınma koruması sağlaması oldu. Bu yeni ürün yelpazesi, montajı hızlandırıyor ve uzun vadede sürücüler, araç giderlerini yönetmenin büyük önem kazandığı böyle bir dönemde hem ideal güvenliğe hem de yakıt tasarrufuna ulaşıyor. Bu yepyeni ürüne inancımız tam. Bu nedenle hibrit ve elektrikli araçlar da dahil olmak üzere daha fazla uygulamayı kapsama almak için yatırımlarımızı sürdürüyoruz” dedi.
Testlerde olağanüstü sonuçlar aldı!
Delphi Technologies’in bu yüksek performanslı fren diskleri, ileri düzey dinamometrelerde kontrollü test koşulları altında gürültü ve fren torku testlerine tabi tutularak fren performanslarını ve mekanik özelliklerini kanıtlandı. Aşınma stres testinde BMW’nin orijinal kaplamalı diski ile Delphi Technologies’in Magni™ kaplamalı diski karşılaştırıldığında orijinal disk, 120 saatte aşınma gösterirken Delphi Technologies’in diski, çok daha üstün bir performans göstererek 240 saatte aşınma gösterdi.
Ayrıca Delphi Technologies’in bi-metalik diskleri, Alman KBA yetkililerince belgelenen 90 Sayılı ECE Yönetmeliği’ne göre onaylı. Son olarak bu diskler, Birleşik Krallık’ta yer alan Delphi Technologies’in teknik merkezinde gerçek yol şartlarında çeşitli yol testlerine tabi tutuldu. Delphi Technologies’in satış sonrası fren çözümlerinin, servislere seçkin, orijinal ekipmana denk seçenekler sunmasının önemine işaret eden Delphi Technologies Şasi Grubu Global Lideri Laurence Batchelor, “Ayrıca Almanya’da yapılan bağımsız testlerin de bu disklerin üstün yeteneklerini doğrulamış olmasından çok mutluyuz. Fren bileşenlerimiz genellikle pazar kalitesine denk veya daha iyi alternatifler sunuyor. Bu nedenle servisler, müşterileri için en iyi ürünü seçtiğinden gönül rahatlığıyla emin olabilir” diye konuştu. Bu parçaların, uyarlanması kolay bir satış sonrası çözümünde orijinal ekipman standartlarına ve performansına nasıl eriştiğini görmek için delphiaftermarket.com adresini ziyaret edebilirsiniz
Elektrikli Otomobiller
Gemini’li İlk Otomobil Volvo EX60 Tanıtıldı: Tek Şarjla 810 KM Menzil!


Volvo’nun en yeni elektrikli modeli Volvo EX60 resmî olarak tanıtıldı. İşte şirketin yeni modelinin özelliklerine ve fiyatına dair tüm detaylar!
Volvo, yıllardır markanın satış lokomotifi olan XC60’ın tamamen elektrikli kardeşi EX60’ı resmen tanıttı.
Şirket, 2025’te elektrikli araç satışlarında yaşanan düşüşü tersine çevirmek için EX60’ı “kritik model” olarak konumlandırıyor. İsim benzerliğine rağmen araç, XC60’tan farklı olarak SPA3 adlı yeni bir platform üzerinde yükseliyor.
Tasarım: EX90 çizgisi, sıra dışı kapı kolları


EX60 dış görünümde büyük kardeşi EX90’a yakın bir çizgi taşıyor. Otomobilde önde kapalı panjur ve bölünmüş farlar, arkada dikey stoplar Volvo’nun imzasını koruyor. En ilginç detay ise kapı kollarında. Gizli kollar yerine, camların alt kısmına yerleştirilmiş küçük kanat şeklinde bir tasarım kullanılıyor.
Volvo bu tasarımın aerodinamiğe katkı sunduğunu ve sürtünme katsayısının 0,26 Cd seviyesine indiğini vurguluyor. Cross Country versiyonu 21 inç özel jantlar, koruma plakaları ve geniş çamurluklarla daha “sert” bir karaktere sahip. Havalı süspansiyon da yüksek hızlarda aracı otomatik alçaltarak verimliliği artırıyor.
İç mekân: Neredeyse hiç tuş yok, bir de Google Gemini var


Kabin, “butonsuz” denecek kadar sade ve çoğu kontrol dokunmatik ekran üzerinden yapılıyor. EX60, Volvo’da ilk kez Gemini asistanını kullanıyor. Marka, önceki yazılım eleştirilerine de gönderme yaparak ekranların hızlı tepki verdiğini, haritaların anında yüklendiğini ve sesli asistanın daha iyi anladığını söylüyor.
Müzik tarafında da iddialı. 28 hoparlörlü Bowers & Wilkins sisteminde, Volvo’da ilk kez dört koltuğun başlıklarına hoparlör entegre ediliyor. Düz tabanlı kabin sayesinde yaşam alanı geniş. Ayrıca 85 litrelik ön bagaj ekstra depolama sağlıyor.
Performans ve menzil: 810 km’ye kadar çıkıyor


EX60 üç farklı güç-çekiş seçeneğiyle geliyor:
- P6 (tek motor, arkadan itiş): 369 hp, 480 Nm – 0-100: 5,9 sn – 80 kWsa batarya ile 620 km
- P10 AWD (çift motor, 4 çeker): 503 hp, 710 Nm – 0-100: 4,6 sn – 91 kWsa ile 660 km
- P12 AWD (çift motor, 4 çeker): 670 hp, 790 Nm – 0-100: 3,9 sn – 112 kWsa ile 810 km
Volvo EX60 fiyatı
Volvo EX60 an itibarıyla Avrupa’da ön siparişe açılmış durumda. Bahar aylarında İsveç’te üretime girecek olan modelin başlangıç fiyatı ise 62.990 euro.
Otomotiv Sektörü
Mobilitede Yeni Lüks Standartı: Mercedes-Benz’den “Isıtmalı Emniyet Kemeri” Hamlesi


Otomotiv dünyasında inovasyonun merkezi kabul edilen Mercedes-Benz, mobilite deneyimini sadece sürüş dinamikleriyle değil, dokunsal konforla da yeniden tanımlıyor. Markanın teknoloji vitrini olan yeni S-Class, sektörde bir ilke imza atarak ısıtmalı emniyet kemeri dönemini başlatıyor.
Konforun Ötesinde: Neden Şimdi?
Mobilite haberleri yapan mecralarda sıklıkla tartışılan “kişiselleştirilmiş konfor” kavramı, Mercedes-Benz ile yeni bir boyuta evriliyor. Kış aylarında direksiyon ve koltuk ısıtmasına alışık olan kullanıcılar için geliştirilen bu sistem, emniyet kemerinin dokusuna yerleştirilen ince iletken liflerle çalışıyor.
Sistemin temel avantajları:
-
Hızlı Adaptasyon: Kemer takıldığı anda vücut ısısına uyum sağlayarak soğuk şokunu engelliyor.
-
Enerji Verimliliği: Kabin havasını ısıtmak yerine doğrudan vücuda temas eden noktaları ısıtmak, özellikle elektrikli (EV) modellerde batarya verimliliğine katkı sağlayabiliyor.
-
Güvenlik Teşviki: Soğuk nedeniyle kemer takmaktan kaçınan veya kalın montlarla kemer kullanan sürücüleri, daha ince kıyafetlerle daha sıkı ve güvenli kemer kullanımına teşvik etmesi bekleniyor.
S-Class’tan Kitlelere: Mobilitenin Evrimi
Otomobil tarihine yön veren birçok donanım (hava yastığı, ABS, sesli komut) gibi ısıtmalı emniyet kemeri de ilk olarak “en üst segment” olan S-Class ile yollara çıkıyor. Ancak mobilite trendleri, bu tarz konfor odaklı çözümlerin çok kısa sürede C-SUV ve hatta B segmenti araçlara kadar demokratize olduğunu gösteriyor.
Editörün Notu: Mercedes’in bu hamlesi, otonom sürüşe yaklaştığımız bu dönemde “araç içini bir yaşam alanı” olarak kurgulama stratejisinin en taze halkası.
Teknik Detaylar
-
Isınma Süresi: Sistem, aktif edildikten sonra yaklaşık 2 dakika içinde ideal sıcaklığa ulaşıyor.
-
Kontrol: MBUX (Mercedes-Benz User Experience) üzerinden koltuk ısıtmasıyla senkronize veya bağımsız olarak ayarlanabiliyor.
-
Dayanıklılık: Isıtma telleri, kemerin esnekliğini ve kaza anındaki mukavemetini etkilemeyecek şekilde mikro mühendislikle tasarlandı.
Sizce ısıtmalı emniyet kemeri bir “lüks aksesuar” mı yoksa geleceğin standart donanımı mı? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Otomotiv Sektörü
Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı


Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası platformu tarafından yürütülen Be Node Research projesi kapsamında Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji iş birliğiyle hazırlanan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” raporu yayınlandı.
Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) Be Node Research programı, Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji desteğiyle yürüttüğü yeni araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Texas Üniversitesi’nden Fatma Tarlacı ve Özyeğin Üniversitesi’nden Çağlar Üçler tarafından kaleme alınan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” başlıklı rapor, üretim hattının ötesinde satış, servis, lojistik ve müşteri deneyimi gibi süreçlerde yapay zekânın yarattığı dönüşümü inceliyor.
Rapor, otomotiv sektöründe yapay zekânın artık yalnızca bir hız aracı değil, kurumsal kültür ve müşteri deneyiminin yapıtaşı haline geldiğini ortaya koyuyor. Akademik araştırma, saha verileri ve kurumsal uygulama örneklerini bir araya getirerek, Türkiye otomotiv ekosistemi için somut bir dönüşüm yol haritası sunuyor.
Raporda öne çıkan bulgular
Otomotiv sektöründe yapay zekâ kullanımı üretimden satış sonrası hizmetlere kadar genişliyor. Showroom’larda hiper kişiselleştirilmiş deneyimler, çağrı merkezlerinde bilgiye anlık erişim ve servis operasyonlarında tahmine dayalı bakım süreçleriyle verimlilik artışı sağlanıyor.
Yapay zekâ ajanları bu yeni dönemde, çalışanların yanında ikinci bir operatör gibi konumlanarak, insanı istisna yönetimi ve stratejik kararlara odaklanmaya yönlendiriyor. Rapor ayrıca, “tek veri altyapısı – çoklu marka kimliği” denkleminde Doğuş Otomotiv örneğini analiz ederek, ortak zekânın markalar arası dengeyi nasıl koruyabileceğini ortaya koyuyor. Bu yapı, her markanın ses tonunu, müşteri beklentisini ve iletişim tarzını ayrı ayrı öğrenen bir yapay zekâ yönetişim modeliyle markaların özgünlüğünü koruyor.
Politika ve strateji önerileri
● Altyapı: Yapay zekânın başarısı, veri bütünlüğüyle başlıyor. Veri kalitesinin artırılması, sistemler arası entegrasyonun sağlanması ve merkezi yönetim mimarilerinin oluşturulması kritik adımlar arasında.
● Ölçüm: Hız, kalite, maliyet, memnuniyet ve kullanım oranlarını kapsayan beş boyutlu KPI çerçevesi, yapay zekânın etkisini sadece verimlilikte değil, güven ve deneyim düzeyinde de ölçmeye olanak tanıyor.
● Yetkinlik: İnsan–makine iş birliğini güçlendirecek ajan orkestrasyonu, doğrulama süreçleri, etik farkındalık ve ürün odaklı düşünme gibi yeni beceriler önümüzdeki dönemin kurumsal dönüşüm alanlarını tanımlıyor.
Texas Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatma Tarlacı, şunları söyledi: “Yapay zekâ sayesinde sürücüyü, kullanıcıyı daha iyi anlamaya başlıyoruz; kişiselleştirmeyi daha önce yapamadığımız derinlikte yapabiliyoruz. Böyle olunca araç sadece bir makine değil, sizi anlayan ve ihtiyacınızı belirleyebilen bir yardımcı pilota dönüşüyor.”
Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Çağlar Üçler ise, “Yapay zekâ eskiden fabrikanın içindeydi; oradan çıktı ve otomotivde müşteriye dokunan deneyimin bağlayıcı dokusu hâline geldi. Dinamik fiyatlandırmadan AR/VR tabanlı deneyimlere kadar, daha önce yapamadığımız şeyleri yapabilir duruma geldik” dedi.
Doğuş Otomotiv Yeni İş Geliştirme ve Girişimcilik Birim Yöneticisi Irmak Mutlu Ejder, “Yapay zekâdan önce verinin temizlenmesi ve entegrasyonuna odaklandık. Sonrasında kişiselleştirilmiş önerilerle ikinci el platformu gibi temas noktalarında etkileşimi artırıyoruz; görüntü işleme ile alıcı-satıcı deneyimini iyileştiriyoruz. Tedarik zincirinde de ‘doğru ürün/hizmetin doğru zamanda’ yönetimi için öngörüsel planlama kritik” ifadelerini kullandı.
Doğuş Teknoloji Veri Bilim Müdürü Doğuş Kıdık, şunları söyledi: “Çağrı merkezi, satış sonrası, veri analizi ve içerik üretiminde ajan tabanlı çözümler geliştiriyoruz. Chatbot’lar bilgiye erişimi hızlandırıyor; yeterlilik-değerlendirme ajanları performansı ölçüp gelişim öneriyor. Çok markalı yapıda ise her marka için ayrı veri setleri ve özelleştirilmiş modeller kullanıyoruz; canlıya çıkmadan marka ekipleriyle insan-içerimde test ediyoruz.”
Başlangıç Noktası Lideri Cem Leon Menase ise, “Demiryolları bir ulaşım teknolojisi gibi görünüyordu ama sadece yolculuğu değil, ekonomiyi ve gündelik hayatı da dönüştürdü. Bugün benzerini yapay zekâda görüyoruz; ilk etkiler internet altyapısı üzerinde belirse de asıl büyük dönüşüm, yapay zekânın kendi ekosisteminin kurulmasıyla gelecek” dedi.
Rapor, yapay zekânın otomotiv sektöründe artık “yardımcı teknoloji” olmaktan çıkıp, karar alma ve müşteri deneyimi yönetiminin merkezine yerleştiğini vurguluyor. Kazanan kurumlar, yapay zekâyı yalnızca operasyonel verimlilik için değil, güven, kalite ve sürdürülebilirlik için stratejik bir araç olarak konumlandıranlar olacak.
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin










