Elektrikli Araçlar
Honda 0 Serisi’nin yeni teknolojilerini tanıttı


Honda, tamamen elektrikli 0 Serisi’ndeki güncel gelişmeleri ve yeni teknolojileri Japonya’da gerçekleştirdiği basın toplantısı ile duyurdu. Honda’nın elektrifikasyon stratejisi ve karbon nötr hedefi kapsamında hayata geçirilen Honda 0 Serisi’ndeki toplam yedi modelin 2030 yılına kadar satışa sunulması planlanıyor. Honda 0 Serisi’ndeki yeni nesil teknolojiler sayesinde Honda, müşterilerine sürüş destek sistemleri ile daha güvenli, batarya yenilikleri ile daha verimli, dijital kullanıcı deneyimi ile mobiliteyi kolaylaştıran özellikleri bir arada sunmayı hedefliyor. Ocak ayında Amerika’da gerçekleşecek CES 2025’te Japonya’daki toplantıda tanıtılan teknolojilerin yer alacağı yeni bir Honda 0 Serisi modelinin tanıtılması hedefleniyor.
Honda elektrifikasyon stratejisi kapsamında tamamen elektrikli Honda 0 Serisi’ndeki güncel gelişmeleri ve yeni nesil teknolojilerini Japonya’daki toplantısında tanıttı. Gerçekleştirilen “Honda 0 Teknoloji Toplantısı”nda yeni teknolojiler ve 0 Serisi’ne dair yaklaşımlar açıklanırken; Honda’nın elektrifikasyon ile ilgili global vizyonu vurgulandı. Karbon nötr hedefi kapsamında Honda, 2030 yılına kadar küçük, orta ve büyük boyutlu olmak üzere toplam yedi adet Honda 0 Serisi modelini satışa sunmayı hedefliyor. Honda 0 Serisi ile ilgili ilk önemli adımı, bu yılın başında gerçekleştirilen CES 2024’te Saloon ve Space-Hub isimli iki konsept modelini tanıtarak atmıştı. Serinin ilk seri üretim modelinin 2026 yılında satışa sunulması planlanırken; modelin tasarımının konsepte benzer olacağı ve serinin amiral gemisi olarak öne çıkacağı belirtiliyor. Ocak ayında Amerika’da gerçekleşecek CES 2025’te ise Japonya’daki toplantıda tanıtılan teknolojilerin yer alacağı yeni bir Honda 0 Serisi modelinin tanıtılması planlanıyor.
İnsan odaklı yaklaşımı temel alan Honda 0 Serisi, “İnce, Hafif ve Bilge” prensibi ile “Sıfır” felsefesi esasına dayanarak tasarlanıyor. Bu yenilikçi yaklaşım; sanatsal tasarım, gelişmiş sürüş destek sistemleri (AD/ADAS), Nesnelerin İnterneti (IoT) ile araç içi yaşam alanı, sürüş keyfi ve elektrik verimliliği olmak üzere beş temel değeri kapsıyor.
Honda 0 Serisi’ndeki yeni nesil teknolojiler
Honda, yeni tasarım yaklaşımıyla elektrikli araçları yeniden şekillendiriyor. “İnce” prensibi, alçak profilli ve kısa çıkıntılara sahip tasarımlar kullanarak araçları hem estetik hem de daha konforlu hale getirmeyi amaçlarken; “Hafif” prensibi ise, daha dinamik bir sürüş deneyimi sunarken elektrik verimliliğini en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor. Bu kapsamda Honda, ultra yüksek dayanımlı çelik kullanarak yeni bir elektrikli araç platformunu hayata geçirdi. Kompakt e-Aks ve ince batarya paketiyle birleşen bu yapı, araç içi alanın daha verimli kullanılmasına olanak tanıyor. Bu platform, ince batarya paketi ve kompakt e-Aks ile birleşerek, aracın ağırlık merkezini düşürüp dengeli ve dinamik bir sürüş sağlıyor. Yüzde 40 küçültülen e-Aks, daha kompakt bir yerleşim sunarak kabin alanını genişletiyor. Diğer yandan Honda’nın geliştirdiği aktif aerodinamik sistem, aracın hızına göre ön aero deflektörünü devreye sokarak hava direncini azaltıyor. Özellikle SUV gibi yüksek yapılı araçlarda enerji verimliliğini artıran bu yeni teknoloji, düz yolda da yüksek stabilite sağlıyor. Aynı zamanda Honda’nın yeni gövde rijitliği yönetimi ile virajlarda araç üzerindeki yük dağılımı optimize edilerek yol tutuşu ve sürüş keyfi artıyor.
Honda’nın gelişmiş üretim teknolojileri
Honda, elektrikli araç üretiminde ileri üretim teknolojileriyle öne çıkıyor. Batarya gövdelerinin üretiminde kullanılan yeni döküm teknolojisi sayesinde, parça sayısının önemli ölçüde azaltılması planlanırken; bu hamlenin üretim verimliliğini artırması amaçlanıyor. Böylelikle, farklı araç modelleri için esnek bir üretim süreci sunuluyor. Araç gövdesini hafifletmek için dünyanın ilk CDC birleştirme (metal kaplama) teknolojisini kullanan Honda, yüksek dayanımlı malzemelerle aracın ağırlığını azaltırken aynı zamanda güvenlik performansını artırıyor. Honda mühendisleri tarafından geliştirilen bu teknoloji sayesinde elektrikli araçların verimliliği yükseltilerek daha hafif ve dayanıklı araçlar üretilmesine olanak sağlanıyor. Ek olarak batarya paketlerinin montaj hattında kullanılan esnek hücre üretim sistemi, otomatik yönlendirmeli araçlar ile çalışarak üretim süreçlerini daha esnek hale getiriyor. Honda’nın yeni nesil gelişmiş üretim teknolojileri, farklı araç modellerine ve üretim hacimlerine uyum sağlanması ve verimlilik iddiası ile dikkat çekiyor.
Honda’nın akıllı teknolojilerle yükselen mobilite vizyonu
Honda’nın “Bilge” prensibi doğrultusunda, gelişmiş sürüş destek sistemleri (AD/ADAS), yeni nesil teknolojilere odaklanarak sürücülere güvenli ve sorunsuz bir mobilite deneyimi sunmayı amaçlıyor. Honda SENSING Elite donanıma sahip Legend modeli, Seviye 3 otonom sürüş özellikleri ile 2021 yılında satışa sunularak gelecek dönemin habercisi oldu. Honda 0 Serisi’ndeki seri üretim modeller de otonom sürüş özelliklerine sahip olacak ve otonom sürüş teknolojisini kablosuz güncellemelerle geliştirecek. Honda, uzun vadede bilgi birikimi ve tüketici deneyimleri ile akıllı teknolojileri geliştirerek yazılım tanımlı araçlar (SDV) üretmeyi hedefliyor. Bu yeni nesil araçlar, her müşteri için kişiselleştirilmiş çözümler sunarak kendilerini daha akıllı hale getirecek.
Honda, otomatik sürüş teknolojisini geliştirerek sürüş keyfini artırmayı ve enerji yönetimini optimize etmeyi hedefliyor. Gelecek nesil elektrikli araçlar, entegre sistemler ile sürücü ve araç arasında güçlü bir bağlantı kuracak; üç boyutlu sensörleri sayesinde daha kontrollü sürüş deneyimi sunulacak. Honda 0 Serisi, batarya ve termal yönetim teknolojilerini birleştirerek konforlu bir kabin ve pratik bir menzil sağlayacak. Son olarak Honda, dijital kullanıcı deneyimi (UX) geliştirerek kullanıcı stresini azaltmayı ve araç içi keyfi artırmayı amaçlıyor. Kişiselleştirilmiş sesli asistan ve görüntü tanıma teknolojisi, kullanıcılara optimize edilmiş öneriler sunarak mobilite deneyimini eğlenceli hale getirecek yenilikçi çözümlerle desteklenecek.
Elektrikli Araçlar
Deep Blue, Manisa’da elektrikli bisiklet üretecek


Deep Blue, 100 milyon lira yatırımla Manisa’da kuracağı tesiste yılda 8 bin 160 adet moped, motorsiklet ve e-bisiklet üretecek.
Manisa’nın Ahmetli ilçesinde moped, motorsiklet ve e-bisiklet montajlama tesisi kurulacak. Tesiste yılda 3 bin 509 adet motosiklet, 2 bin 856 adet/yıl mobilet ve 1795 adet/yıl elektrikli motorbisiklet üretilecek.
RKS Motor şirketlerinden Deep Blue Elektrikli Araçlar San. ve Tic. A.Ş., Manisa ili, Ahmetli ilçesi, Gökkaya mahallesi, Vakıfkırı mevkiinde motorsiklet, moped ve motorlu bisiklet (bir yardımcı motoru bulunan bisikletler) üretimi faaliyetini gerçekleştirmeyi planlıyor. 100 milyon TL yatırımla gerçekleştirilecek proje ile motorsiklet, mopet ve motorlu bisiklet üretilecek. Kurulacak olan tesisin toplamda yılda 8.160 adet üretim kapasitesiyle çalışılması planlanıyor.
Üretimde öncelikle, şasi malzemesi tesise kabul edilecek. Şasi malzemesi, gözle kontrol sonrasında kabul edildikten sonra, üretim alanına alınacak. Şasi üzerine sırasıyla gidon çanağı çakılma, VIN no ve etiket işlenmesi, koltuk kilit merkezinin şasiye işlenmesi, yakıt deposu montajı, motorun şasiye eklenmesi, ön düzen asemblesi, elektrik tesisatı düzenleme, yan giydirmeler, ön aydınlatmaların montajı, koltuk ve koltuk altı bagajı montajı işlemlerinden sonra, genel kontrol yapılacak. Ardından, tork sıkma işlemleri tamamlanarak kalite kontrolden geçirilerek satışa sunulacak.
Tesiste yılda 3 bin 509 adet motosiklet, 2 bin 856 adet/yıl mobilet ve 1795 adet/yıl elektrikli motorbisiklet üretilecek.
Elektrikli Araçlar
Mühendislik Harikası: Hyundai MobED Robot Platformu DnL Teknolojisiyle iREX 2025’te


Hyundai Motor Grubu’nun Robotik LAB’ı, mobil robotik tasarımında çığır açan bir mühendislik başarısına imza attı. Grubun ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), Japonya’daki International Robot Exhibition (iREX) 2025’te teknik detaylarıyla tanıtıldı.
İlk kez CES 2022’de konsept olarak görücüye çıkan ve ardından yapay zekâ (AI) ile tamamen otonom hale getirilen MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergileniyor.
Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı değil, farklı endüstrilere ölçeklenebilir bir yeni nesil çözüm sunduğunu ve küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyeceğini ifade etti.
MobED’in Merkezindeki Mühendislik Yenilikleri
MobED’i bir robotik atılım haline getiren en kritik özellik, benzersiz mekanik ve algoritmik yapısıdır:
1. DnL Yapısı (Drive-and-Lift Modülü)
MobED’in merkezinde, duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek modülde birleştiren özel DnL (Drive-and-Lift) yapısı bulunuyor. Bu yapı, platformun hareket ve denge yönetimini optimize ediyor.
-
Eksantrik Tabanlı Kontrol: Eksantrik tabanlı duruş kontrol mekanizması, yüzey eğimlerine hızla uyum sağlayarak yüksekliği dinamik biçimde ayarlıyor ve platformun dengeli konumlanmasını sürdürüyor.
2. Gelişmiş Adaptif Mekanizma
MobED, Grubun otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla güçlendirilerek laboratuvar hassasiyetini zorlu saha koşullarına taşıyor:
-
Algoritmik Stabilite: Çok eklemli robotik sistemlerden ilham alan optimizasyon tabanlı kontrol algoritması, bordür gibi zorlu engelleri aşarken bile stabiliteyi koruyor.
-
Kesintisiz Zemin Uyumu: Dar iç mekân geçişlerinden engebeli açık hava koşullarına kadar her türlü zemine sorunsuz adaptasyon sağlayarak Adaptif Mobilite sunuyor.
3. Sezgisel Otonomi ve Tasarım Estetiği
Güvenli ve hassas navigasyon, gelişmiş sensör füzyonu ile sağlanıyor:
-
Sensör Teknolojisi: LiDAR ve kamera sensörleri, hareketli nesne takibi, öngörülü rota oluşturma ve otonom engel kaçınma gibi hayati işlevlerle güvenli navigasyonu destekliyor.
-
Tasarım Yaklaşımı: MobED’in tasarımı, düz hatlar ve akıcı kıvrımların ahengini yansıtan ‘Refined Edge’ yaklaşımını somutlaştırıyor; düz hatlar işlevsel sağlamlığı temsil ediyor.
Uygulama Alanları ve Ticari Başlangıç
Modüler yapısı sayesinde lojistikten (teslimat, yükleme/boşaltma) ve kentsel ulaşıma kadar geniş kullanım senaryolarına uyarlanabilen MobED’in seri üretimine 2026’nın ilk yarısında başlanması hedefleniyor.
Bu metin, özellikle teknik detaylara ve mühendislik yeniliklerine odaklanan bir okuyucu kitlesine hitap etmektedir. Başka bir konu veya formatta destek olmak ister misiniz?
Elektrikli Araçlar
Elektrikli araç sayısındaki artışın fosil yakıt tüketimini yüzde 40 azaltması bekleniyor


Enerji sektörü emisyonlarının yüzde 24’ü ulaşım sektöründen kaynaklanıyor. Binek ve hafif ticari araçlar ise sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 15’inden sorumlu tutuluyor. Ancakelektrikli araçlar, karayolu taşımacılığının karbondan arındırılmasında anahtar rol oynuyor. Çünkü elektrikli araçlar, geleneksel araçlara göre yüzde 70 oranında daha az karbon emisyonu üretiyor. ICCT (Uluslararası Temiz Taşımacılık Konseyi) verilerine göre de yenilenebilir enerji ile şarj edilen elektrikli araçların karbon ayak izi, içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla yüzde 81 daha düşük oluyor.
Elaris İş Geliştirme Müdürü Ramazan Akyol, egzoz emisyonu sıfır olan elektrikli araçların düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecindeki önemine ve Türkiye’nin enerji bağımsızlığına sağladığı katkıya dikkat çeken açıklamalarda bulundu:
Elektrikli araç sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 120 arttı
“Dünyada ve ülkemizde elektrikli araçlara olan talep hızla artırıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Mart 2025’te trafikteki elektrikli araç sayısı 218 bin 238’e ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 120 arttı. Artan elektrikli araç sayısı ile birlikte, Türkiye’nin fosil yakıt tüketiminde yüzde 40’a kadar azalma bekleniyor.
Ülkenin enerji ithalatını azaltıyor
Fosil yakıt tüketimini azaltan elektrikli araçlar, yalnızca çevresel ve ekonomik faydalar sunmuyor, aynı zamanda ülkenin fosil yakıtlara olan bağımlılığını azaltarak, enerji ithalatını en aza indiriyor. Bu durum, Türkiye’nin enerji bağımsızlığına önemli bir katkı sağlıyor. Biz de Üçay Mühendislik olarak, yurt genelindeki yaygın AC ve DC elektrikli araç şarj istasyonlarımızla yeşil dönüşümün bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz” dedi.
Ramazan Akyol, konuşmasında ayrıca, şarj istasyonlarındaki verim artırıcı çözümlere de değindi:
“Şarj istasyonlarındaki akıllı şarj sistemleri ve enerji depolama çözümleri, enerjinin verimli kullanılmasında ve şebeke üzerindeki yükün dengelenmesinde önemli rol oyuyor. Talep fazlası dönemlerde depolanan enerji, ihtiyaç halinde kullanılarak, yüksek tasarruf sağlanıyor” diyerek sözlerini tamamladı.
Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş.
2000 yılında mühendislik alanında faaliyet göstermeye başlayan Üçay Mühendislik, bugün; iklimlendirme, elektrik-mekanik taahhüt ve güneş enerjisi sistemleri alanlarında uzmanlaşarak, sektörde öncü konuma gelmiştir.
2019 yılından itibaren E-Mobilite sektörüne de giriş yapan Üçay Mühendislik, 11.08.2022 tarihinde T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) şarj ağı işletmeciliği lisansı almıştır. ELARİS markası ile şarj ağı işletmecisi olarak hizmet vermektedir.
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin










