Şarj Sektörü
Borusan EnBW şarj işine 40 milyon dolar yatıracak


Borusan EnBW Enerji Genel Müdür Yardımcısı Levent Özcan Caner, şarj ağı altyapısına beş yılda 40 milyon dolar yatıracaklarını, araçları yeşil elektrik ile hızlı şarj edebilmelerinin pazardaki en önemli avantajları olduğunu söyledi.
Küresel trendler arasında yer alan e-mobilite Türkiye’de de yansımasını buluyor. Bu yansımalardan biri, işin enerji tarafına değen yönü ile elektrikli araçların giderek yaygınlaşması.
Elektrikli araçları trafikte daha yaygın hale getirmek için gereken altyapının ana omurgası ise şarj ağı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) bugüne kadar 133 şarj ağı işletmeciliği lisansı verdi. Değerlendirme sürecinde yeni lisans talepleri bulunduğu da biliniyor.
Peki pazar bu kadar oyuncuyu kaldırır mı? Sektör nereye doğru nasıl evrilir? Bu işe girmek için hâlâ fırsat var mı? Bu alana iddialı giriş yapan bir oyuncunun, Borusan EnBW Enerji’nin Genel Müdür Yardımcısı Levent Özcan Caner, Nasıl Bir Ekonomi ve Enerji Günlüğü’nün konuya ilişkin sorularını cevapladı.
Neden şarj ağı?
Borusan EnBW olarak elektrik üretimi için 725 MW kurulu gücümüz var. Elimizdeki proje stoku ile birlikte toplam 1.3 GW seviyesine ulaşıyoruz. Bu kapasitenin tamamı yenilenebilir kaynaklara dayalı. Toptan elektrik satış şirketimiz var, perakende satışı da yapıyoruz ama şarj ağı işletmeciliği ile son tüketiciye getirebileceğimiz bir birikim var. Şarj ağı işletmeciliği de son tüketiciye gidebilecek iş modeli arayışımızın bir yansıması. Bu alanda başarılı olacağımızı görmek bizi buraya yöneltti.
Bu öngörünüz neye dayanıyor?
En önemli iki avantajımız şunlar. Borusan Grubu, BMW’nin Türkiye distribütörü. Oradan gelen bir niyet ve kapasite var. EnBW ise Almanca konuşulan ülkelerde (Almanya, Avusturya, İsviçre) Tesla’dan sonra ikinci sıradaki elektrikli şarj ağı işletmecisi. Borusan’daki otomotiv distribütörlüğünden gelen müşteriye ulaşabilme gücünü EnBW’nin gücü ile birleştirdiğimizde Türkiye’de de başarılı olacağımıza inanıyoruz.
Bu işe girmekte geç kalmadınız mı?
Bugün itibariye 133 lisanslı şirket var. Her hafta bir iki yeni lisans geliyor. Biz de lisansımızı Aralık 2022’de aldık ama bu işe yeni başlamış değiliz. Yaklaşık iki yıldır Borusan EnBW içerisinde aktif olarak takip edilen ve zamanı beklenen bir proje. Yani geç kaldığımızı düşünmüyoruz ve önemli bir avantajla başlıyoruz, hiç kuşkusuz o da Petrol Ofisi (PO) ile yapmış olduğumuz iş birliği. (İki marka, akaryakıt istasyonlarında şarj istasyonları kurulması konusunda anlaşmaya vardılar – Enerji Günlüğü)
Petrol Ofisi sizin dışınızda kimseyle bu işi yapmayacak mı?
Yatırımlarımızın korunması açısından bir iş modelimiz var. Yani bizim yatırım yaptığımız istasyonlarda yatırımımızın geri dönüşünü etkileyecek faktörlerin olmasını istemiyoruz, Petrol Ofisi de buna saygı duyuyor. Ama bizim dışımızda hiçbir şarj ağı işletmecisi PO istasyonlarına girmeyecek diye bir kaide de yok. Keza Petrol Ofisi bir franchise zinciri, dolayısıyla aslında istasyonlar üçüncü taraflar. Yani biz hepsini Petrol Ofisi markası altında görsek de onlar ayrı işletmeciler. Bu ayrı işletmecilere mümkün olduğu kadar tek elden şarj ağı kurup tedarik yapabilmek ama başkalarının da PO istasyonlarına girişini engelleyecek bir pozisyon almıyoruz. İş birliğinin güçlü olması açısından PO bize, biz de PO’ya destek veriyoruz. İki taraf da pozitif gidiyor şu anda. Bundan sonraki işbirliği lansmanımız da Borusan Otomotiv ile olacak. Borusan Otomotiv de Türkiye’de elektrikli araç satışında pazar lideri pozisyonunda. Dolayısıyla onlarla beraber de bu işi yapabiliyor olmak çok önemli. Üçlü saç ayağı gibi düşünün.
Borusan Otomotiv işbirliğinde rekabete aykırılık riski yok mu?
Rekabeti kısıtlayacak bir şeyden her zaman kaçınıyoruz. Burada da öyle bir endişemiz yok. Şu anda bizim lisansımıza işlenmiş ünitelere baktığımız zaman çoğu Borusan Otomotiv lokasyonlarında kurulu. Amma velakin Borusan Otomotiv’le, BMW markasıyla da özellikle kampanyalar yapma isteğimiz var.
Nasıl bir kampanya mesela?
İşin en başına dönelim, biz entegre elektrik şirketiyiz. Dolayısıyla biz Borusan Otomotiv’in müşterilerine elektrikli şarj ağı işletmeciliği hizmetini sunabiliriz. Aynı zamanda onların elektrik tedariğini yapabiliriz. Hatta onlara, yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik tükettiklerini kanıtlayabilecek yeşil enerji sertifikaları (I-REC) verebiliriz.
Borusan müşterisinden kastınız nedir?
Borusan Otomotiv’den araç alanlar, yani onların müşterileri. Borusan işbirliği sayesinde şimdi elektrikli araç deneyim merkezlerimiz de olacak. Henüz yok ama kuracağız. İnşallah ilkini Bodrum’da yapacağız. Şu anda tasarımlarını yapıyoruz.
Şarj istasyonlarınızda neler olacak?
Biz şarj ağı işletmeciliğine birkaç farklı değerle girmeye çalışıyoruz. Bunların birincisi şu ana kadar hep üzerinde durduğum yenilenebilir enerji. İkincisi müşterinin şarj için beklediği süreye bir değer katabilmek. Yani onlara iyi gelebilecek etmenler koyabilmek. Dolayısıyla bir lunch tasarımı içerisinde bu tür müşteri deneyim merkezlerini sağlıyor olacağız. Müşteriye vereceğimiz en önemli değer de hızlı şarj. Ağımızda tamamen DC, yani hızlı şarj üniteleri bulundurmayı planlıyoruz. Şu anda lisans şartları gereği kurduğumuz sınırlı sayıda AC üniteler (yavaş şarj ediyor) var. Ama gelecek beş yılın sonunda ünitelerimizin yüzde doksan dokuzu DC, yani hızlı şarj üniteleri olacak.
Müşteri aracın şarj olmasını beklerken ne tür hizmetler alabilecek?
Biz niye Petrol Ofisi ile iş birliğini devreye almak istedik, çünkü güzel bir PO istasyonuna gittiğinizde kendinizi güvende hissediyorsunuz. İkincisi ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek bir marketiniz var. Üçüncüsü tüm ihtiyaçlarınızı giderebileceğiniz yardımcı üniteler söz konusu. Dördüncüsü, bizim getirdiğimiz hızlı şarj altyapısı. Aynı zamanda 100 Mbps’lik internet hızı. PO istasyonlarında bu hizmetler olduğu için bizim tek yapacağımız oraya hızlı şarj ağı istasyonlarını kurmak. Seçili PO istasyonlarındaki bu imkanları, müşteri deneyim merkezlerinde de tekrarlayacağız. Dolayısıyla bir müşteri geldiği zaman kaliteli bir hizmet alması konusunda neler yapmak gerekiyorsa bu deneyim merkezlerinde de onları bulunduracağız.
Bu işe ne kadar yatırım yaptınız, yıl sonunda nereye ulaşacak harcama tutarı?
Sadece lisansın yüklediği gereklilikleri karşıladığımızı düşünürsek, şu ana kadar yaklaşık 2.500.000 dolar harcama yaptık. Bundan sonrasına gelince, 2.000’e yakın PO istasyonunun çoğunda bulunmak istiyoruz ama aşama aşama kuracağız. Hedefimiz bu yılı yaklaşık 100-150 istasyonla bitirmek. Şu anda 56 istasyonumuz kurulu. Gelecek sene bunun iki katı sonraki sene onun iki katı gibi katlanarak artacak. PO ile anlaşmamız kapsamında beş yıl içinde asgari 40.000.000 dolarlık bir yatırım düşünüyoruz.
PO anlaşması dışında kalan yatırımlar?
Piyasaya iki üç alanda yayılmak istiyoruz. Bunlardan birisi otoyollar. Büyük şehirler arasındaki otoyollar üzerine de istasyonlar kuracağız. Çünkü Kuzey Marmara yaklaşık dokuz tane istasyon istiyor. Çanakkale 1915 köprüsü üç dört tane istasyon istiyor. Bunlarda rakam veremiyoruz çünkü karşı tarafla oturup konuşup belirlenebilecek rakamlar bunlar. İkinci aşamada sadece elektrikli araç şarj edilebilecek istasyonlar yapmak istiyoruz.
Otonom mu olacak bunlar, yani tüketici kendisi mi alacak hizmeti?
Evet, otonom. Ünite başında kimse olmayacak. Hatta belki elektriğini de ona bağlı bir güneş enerjisi tesisinden alıyor olacak. Kendi trafosu bulunan, kendi şebeke çıkışı bulunan noktalarda olacak. Bunların ön tasarımlarını şu anda yapıyoruz.
Otoyol üzerindekiler Off Grid mi olacak?
Bunlar ne yazık ki off grid (şebeke dışı) olmaz. O kadar yüksek kapasitede yapmak mümkün olmaz. Şu anın teknolojisi mümkün değil. Ama bunlar içinde ana belirleyici unsur yer tahsisi hususu. Yani nerede yer bulunacak ve oraya nasıl kurulacak hususu. Biz teknik dizaynlarımızı oluşturduk planlarımızı ve yatırım sermayesi gereksinimlerini de ortaya koyduk, şu anda yerlerle alakalı ne kadar ilerleyebileceğimizi araştırıyoruz.
Elektrikli araçlar gerçekten tutar mı?
Tutar, tutuyor da. Bizim burada ana takip ettiğimiz metrik ana gösterge özellikle Avrupa piyasası. Türkiye olarak Almanya, İngiltere, Hollanda gibi belirleyici piyasalardaki büyüme eğrisini yaklaşık üç dört yıl geriden takip ediyoruz. AB’deki ivmeyi Türkiye’de de net olarak görgümüz için tutacağına inancımız yüksek. Tabii burada devlet politikaları, ekonomik politikalar gibi faktörler önemli. Bunun haricinde dünyadaki ve Türkiye’deki piyasa gelişimi tamamen pozitif yönde.
Kazanç bu işin neresinde?
Her ne kadar şarj hizmeti destek de bu bir elektrik satışı işi. Sonuçta aldığınız elektriğin bir maliyeti ve sattığınız elektriğin bir geliri var. Alış satış arasındaki marjdan para kazanıyorsunuz. Yatırımın geri dönüşünü sağlayacak olan birincil öge bu kuşkusuz. Yani kilovatsaat (kWh) bazında şarj hizmeti veriyorsunuz, kWh bazında elektrik maliyetiniz oluşuyor. Zamanla piyasada rekabet arttıkça kâr marjı gittikçe eriyecektir. Burada da çapraz satış imkanları ortaya çıkıyor. Bizim aslında şirketimizin başarılı olacağına inancımız buradaki çapraz satış gücünden geliyor biraz. Müşterilerimize komple bir çözüm sunmaya çalışıyoruz. Bize gelen müşteri bizden elektrik tedariğini de, yenilenebilir enerji sertifikasını da alabilecek. Bunlar sayesinde yapacağımız çapraz satışlarla diğer şirketlerden ayrılarak kâr marjını koruyacağımızı düşünüyoruz.
Bayilik sisteminiz de olacak mı?
Bayilik sistemi düşünmüyoruz. Tamamen kendi bünyemizde yapıyoruz. Kurulumu ben yapacağım, sizden sadece işletmecilik almak istiyorum diyenler olursa da bunlara proje bazında bakarız. Gelecekte böyle iş modelleri içine de girebiliriz. Kuşkusuz Borusan EnBW kalitesini sürdürebilecek taraflar olması çok önemli, yani belli kriterleri yerine getiriyor olmalı. Bu tür bayilik ve sertifika verme işlemlerine tamamen kapalı değiliz. Gelecekte olabilir böyle şeyler.
Kamunun yaklaşımının rolü nedir bu işte?
Devletin politika ve regülasyon çerçevesinde vereceği destek çok önemli. Enerji Bakanlığı ve EPDK’nın çok pozitif yaklaşımları var. Bunu koruyabilmek çok önemli. Sektör şu anda bir bebek pozisyonunda. Daha yeni büyümeye başlıyor. Bu bebeği regülasyon çerçevesi, sektör temsilcileri, kullanıcılar, tüketiciler, hep beraber büyüteceğiz. Bu pozitif yaklaşım sürerse bence Türkiye açısından, ülkenin kaynaklarını doğru kullanabilmek açısından önemli bir nokta.
Türkiye’nin genel enerji politikası ile ilişkisi nasıl bu işin?
Enerji politikasıyla bir arada düşününce, Türkiye’nin enerji arz güvenliğine de fayda sağlayabilecek bir konu bu. 2032-2035 yıllarında elektriğin sadece yüzde 1-2’sinin, yani aslında çok düşük bir miktarının elektrikli şarj ağına gireceğini düşünüyoruz ama elektrikli şarj ağının en önemli noktalarından birisi sistemden kesintili elektrik çekiyor olması. Dolayısıyla burada belli regülasyonlar kapsamında gelecekteki enerji sepetiyle paralel bir tüketim sağlayabilirsek, arz güvenliği için bir katkı olacaktır.
Bunu nasıl yapacağız?
Çok basit bir çözümü var, batarya sistemleri. Entegre bir yönetim sistemi ile bataryaları verimli şekilde kullanarak elektrikli şarj ağında farklılık yaratabiliriz. Örneğin arabanı gece şarj ettiğinde, daha düşük bir fiyat ödeme imkânı ile tüketimi kaydırmak mümkün. Ve bataryalar buradaki en önemli unsurlar olacak.
Bu sektöre 133 oyuncu fazla değil mi?
Bu 133 şirketin tamamının gelecekte var olması çok mümkün değil. Çünkü elektrikli şarj ağı işletmeciliği sermaye yatırımı yoğun bir iş. Dolayısıyla bu 133 tane firmanın – ki bu sayı daha da yükselecektir – hepsinin büyüme için ihtiyaç duyulacak sabit sermaye yatırımını karşılaması mümkün değil. Süreç içerisinde elenen firmalar, birleşenler, güç birliği, iş birliği yapanlar olacak. Ama EPDK ve Enerji Bakanlığı’nı da anlayabiliyorum. Şu anda, bebek aşamasında olan bir sektör. Dolayısıyla daha baştan çok katı kurallarla piyasaya girişi zorlaştırmak, sektöre ket de vurabilir. Kuşkusuz bir yerde limitlemek lazım ama bir taraftan da özel sektörün önüne çok fazla set çekmemek lazım. Bir yatırım iştahı varsa yatırım yapmaya istekli firmalar buraya girebiliyor olmalı.
Çok farklı yol haritaları benimseyen oyuncular da çıkacaktır değil mi?
Evet, çok farklı iş modelleri var. Hani biz diyoruz ya DC kuracağız, çok hızlı olacağız, işte bunun tam tersi de doğru. AC kuracağız, yavaş hizmet sunacağız ama çok çok ucuz olacağız diyenler de çıkabilir. Böylelikle sabit sermaye yatırımını daha azaltabilen, maliyetlerini çok iyi kontrol eden firmaların oralarda da başarılı olma şansı var. Tek doğru yol bizimkidir gibi bir durum söz konusu değil. Onun için farklı iş modelleri olacak ama 133 tane şirket piyasa yaşar mı sorusuna dönersek, bu pek mümkün değil.
Ne tür firmalar ayakta kalabilir?
Birincisi, entegre enerji firmaları, entegre enerji üretimi, perakende satışı bulunan, sabit sermaye yatırımına finansman bulabilecek firmalar ayakta kalır. En klasik cevabı bu. Bunun yanında çağımız çok farklı iş modellerine de gebe. Bir tarafta bakıyorsunuz hiçbir aracı olmayan Über çok başarı sağlıyor veya hiç oteli bulunmayan Booking.com çok başarı sağlıyor. Burada da iş modeliyle piyasayı değiştirebilecek firmalar çıkacak. Özellikle altyapı şirketleri belli bir ölçeğe eriştikten sonra fiyat rekabetinin oluştuğu pozisyonda farklı gelir ihtiyaçları söz konusu. Bunları sağlayabilecek firmalar da, netvörkleri aracılığıyla iş yapabilecek firmalar. Yani roaming dediğimiz, bir altyapı paylaşımını yapabilecek belki hiç elektrikli şarj ağı makinası olmayan şirketler, burada çeşitli iş modelleriyle başarılı olabilirler.
Bu işi nasıl bir mevzuat yaklaşımı daha hızlı büyütür?
Regülasyon çok dengeli gitmeli. Dengeliden kastım da şu: Bir tarafta müşteri var. Müşterinin gücünü ve kazancını sağlayabilecek bir sistem olmalı. Öte yandan da sabit sermaye yatırımı içerikli olduğu için bu geri dönüşü de göz ardı etmeyen bir regülasyon şart. Bu kapsamda hem tüketiciyi gözetecek hem de yatırımcıyı gözetecek dengeli bir regülasyon gerekli. Tüketiciye ne kadar çok yakın durursanız o kadar az yatırımcı gelir. Yatırımcıyı çok fazla gözetirseniz az tüketici gelir. Dolayısıyla, bu dengeyi sağlayabilecek bir regülasyona ihtiyacımız var. Şu andaki regülasyonların gidişatı, var olan çerçeve çok umut verici. Bu denge korunabilirse sektör ciddi bir noktaya gelecektir.
Mehmet KARA – Enerji Günlüğü
Şarj Sektörü
Togg Trugo Şarj Ücretlerine Dev Zam: Yeni Tarifeler Cep Yakacak


Türkiye’nin yerli otomobil ekosistemi Togg’un şarj ağı markası Trugo, sessizliğini bozarak hizmet bedellerinde ciddi bir artışa gitti. 23 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni tarifeyle birlikte, elektrikli araç sahipleri istasyonlarda %30’a varan zamlı fiyatlarla karşılaşacak.
Enerji Maliyetleri Fiyatlara Yansıdı
Uzun süredir fiyat istikrarını koruyan Trugo, enerji piyasasındaki değişimlerin ardından maliyetlerini güncelledi. Özellikle otoyollarda ve hızlı seyahatlerde tercih edilen 150 kW ve üzeri (ultra hızlı DC) şarj ünitelerinde fiyatlar 11,82 TL’den 15,36 TL’ye yükseldi. Şehir içindeki yavaş şarj noktalarında (AC) ise artış %17 seviyesinde kalarak birim fiyat 9,95 TL olarak belirlendi.
Togg T10X Sahipleri İçin Yeni Tablo
Pazarın en çok tercih edilen modeli olan Togg T10X kullanıcıları için bu zam, yolculuk bütçelerini doğrudan etkileyecek. Yapılan hesaplamalara göre:
-
Standart Menzil (52,4 kWh): Aracını hızlı şarj istasyonunda tamamen doldurmak isteyen bir kullanıcı artık yaklaşık 805 TL ödeyecek.
-
Uzun Menzil (88,5 kWh): Büyük bataryalı modelin hızlı şarj noktalarında tam dolum maliyeti ise 1.359 TL seviyesine ulaştı.
Sektörde Rekabet Kızışıyor
Trugo’nun bu güncellemesi, rakipleri ZES (16,49 TL) ve Eşarj (15,80 TL) gibi operatörlerle olan fiyat farkını daraltsa da, Togg’un şarj ağı halen piyasadaki en rekabetçi seçeneklerden biri olmayı sürdürüyor. Uzmanlar, artan bu maliyetler sonrası kullanıcıların mümkün mertebe evden şarj (mesken tarifesi) yöntemine yönelmesini öneriyor; zira evdeki dolum maliyeti, halka açık hızlı şarj istasyonlarına göre yaklaşık 6 kat daha ekonomik kalıyor.
Trugo’nun yeni fiyat listesi özetle şu şekilde:
| Hizmet Türü | Yeni Birim Fiyat (kWh) | Artış Oranı |
| DC (150 kW’a kadar) | 13,78 TL | %30 |
| Hızlı DC (150 kW ve üzeri) | 15,36 TL | %30 |
| AC (22 kW ve altı) | 9,95 TL | %17 |
Şarj Sektörü
Up Bilişim Enerji ile mobilite hizmet sağlayıcı DKV Mobility güçlerini birleştirdi


İştiraki olduğu United Payment’ın üstün teknolojik altyapısı sayesinde akaryakıt ve elektrikli şarj istasyonları alanındaki hizmetlerini finansal yönetim çözümleriyle birleştiren Up Bilişim Enerji, karayolu ödemeleri ve çözümleri konusunda şirketten şirkete hizmet veren Avrupa’nın lider mobilite platformu DKV Mobility ile iş birliği yaptı. İki şirket, Türkiye’deki akaryakıt ağını genişletmek için birlikte çalışacak.
Türkiye’nin lider fintek şirketi United Payment’ın iştiraki Up Bilişim Enerji, akaryakıt ve lojistik sektöründeki mobilite hizmetlerini daha da genişletmek amacıyla mobilite hizmet sağlayıcı DKV Mobility ile anlaşma imzaladı. Türkiye dışında yaklaşık 68.000 akaryakıt istasyonu ve 832.000 elektrikli şarj ağı ile binlerce firmaya ve milyonlarca araca akaryakıt ve elektrikli şarj hizmeti veren DKV Mobility, mobilite alanında Up Bilişim Enerji ile iş birliği yaptı. İş birliği ile Up Bilişim Enerji, DKV MOBILITY kullanıcılarına birçok avantaj sunacak. Buna göre; DKV Mobility’nin Türkiye’de hizmet verdiği istasyonlarda, kullanıcılar için indirim ve vade kolaylığı gibi fırsatlar sunulacak.
Yakıt yönetimi ve temassız ödeme
2021 yılında kurulan Up Bilişim Enerji, kurumsal akaryakıt satışları başta olmak üzere mobilite ürünlerine ihtiyaç duyan şirketlerin filo yönetim sistemleri için finansal ve teknolojik çözümler üretmektedir. Yakıt tüketimlerini mobil uygulama üzerinden anlık olarak takip etmeyi mümkün kılan Up Bilişim Enerji, firmalara özel ödeme planları ve indirimler sunarken, akaryakıt alımlarında ‘Temassız’ olarak araçtan inmeden ödeme kolaylığı sağlıyor. Ayrıca uygulama içerisinde yer alan cüzdan sayesinde ödeme yapılmak istenen kartlar uygulama içerisinde tanımlanarak ödemelerin hızlı ve rahat bir şekilde tamamlanması sağlanıyor. Up Bilişim Enerji, b2b çözümler ve teknolojik altyapı hizmetleri de sunmaktadır.
Elektrikli araçlara özel çözümlerini ve mobilite hizmetlerini genişletecek
90 yıllık geçmişe sahip Avrupa’da pek çok ülkede ofisi bulunan köklü bir Alman şirketi olan DKV Mobility, yakıt ve elektrikli şarj ikmal hizmetlerinin yanı sıra birçok ülkede kesintisiz yol geçiş ücretleri, tamir ve bakım hizmetleri, otopark ve yıkama gibi birçok mobilite hizmeti sunuyor. Up Bilişim Enerji, DKV Mobility ile ilk etapta şu ki; satın alma, finans, teknoloji ve yeni pazarlar konusunda iş birliği yapacak. İş birliği sayesinde yaygın bir istasyon ağı ile yurt dışından ülkemize gelen araçlara akaryakıt ikmali sağlanacak. DKV Mobility müşterileri, Up Bilişim Enerji iş birliği ile DKV Mobility’nin Türkiye sınırları içerisinde global olarak 832.000 adet elektrikli araç şarj ağını genişletme rolünü üstlenerek lojistik firmalarının elektrikli kamyon ve çekici kullanmasının önünü açmayı da hedefliyor. Ayrıca Up Enerji mobil cüzdan kullanıcıları yurt dışına çıktıklarında DKV Mobility’nin 68.000 akaryakıt ağını ve 832.000 (Tesla dahil) ağını başka hiçbir mobil uygulama kullanmadan kullanabilecekler.
Şarj Sektörü
Çin’de elektrikli araçlara şarj kolaylığı


Çin’de elektrikli araçların akülerini yalnızca 80 saniyede değiştirmelerine olanak tanıyan ilk akıllı bölgenin kurulumu tamamlandı.
Çin’in ilk elektrikli araç (EV) şarj ve batarya değiştirme akıllı bölgesi Jiangsu Eyaletinde kuruldu. Akıllı bölge EV şarjı için gereken bekleme süresini kısaltacak.
Çin’de yeni enerjili olarak bilinen elektrikli, hibrit ve hidrojen yakıtlı araç (NEV’ler) sayısı son yıllarda artmaya devam etti ve kullanımdaki NEV’ler 2023 sonu itibarıyla 20,41 milyona yükseldi. Çin, artan elektrikli otomobil kullanımını karşılamak için ülkenin NEV şarj tesisleri ağını geliştirmeye ve genişletmeye devam ediyor. Çin Ulusal Enerji İdaresi’ne göre, 2023’te yıllık yüzde 65 büyüyerek geçen yılın sonunda neredeyse 8,6 milyona ulaştı.
Bu çerçevede elektrikli araç şarjı için gereken bekleme süresini kısaltmak amacıyla Çin’de ilk akıllı elektrikli araç (EV) şarj ve pil değiştirme gösteri bölgesi kuruldu. Çin’in Suzhou, Wuxi ve Changzhou şehirlerinde yaklaşık 500 kilometrekarelik bir alanı kapsayan bölge, State Grid Jiangsu Electric Power’a göre yaklaşık 1,300 şarj ünitesiyle 500 binden fazla yeni enerjili araç (NEV) sürücüsüne hizmet vermesi bekleniyor.
80 SANİYEDE EV ŞARJ AKÜLERİ DEĞİŞEBİLECEK
Araçların akülerini yalnızca 80 saniyede değiştirmelerine olanak tanıyan bölge, Wuxi’den başlayarak tüm yerlere de kurulacak. Daha önce EV sürücüleri sıklıkla yakındaki şarj istasyonlarını aramak zorunda kalıyordu. Yeni bölge, şarj tesislerinin uygun zamanları ve yerleri de dahil olmak üzere sürücülerin en hızlı ve en ekonomik şarj çözümlerini bulmasına yardımcı olmak için akıllı algoritmalar kullanıyor.
BEKLEME SÜRESİ YARI YARIYA AZALACAK
State Grid Jiangsu Electric Power’ın elektrik enerjisi araştırma enstitüsünde direktör olarak çalışan Yuan Xiaodong, akıllı bölgenin şarj için gereken ortalama aylık bekleme süresini yaklaşık yüzde 50 oranında azaltmasının beklendiğini söyledi. Yuan, gösteri bölgesi modelinin, Yangtze Nehri Deltası bölgesindeki NEV endüstrisinin geliştirilmesini teşvik etmek amacıyla komşu Shanghai’ye kadar genişletilebileceğini söyledi.
-



Genel6 yıl önceToyota Corolla Hatchback Tanıtıldı, İŞTE FİYAT LİSTESİ!!
-



Genel7 yıl önceİletişim
-
Genel7 yıl önce
Biz Kimiz?
-
Genel7 yıl önce
Reklam ve Sponsorluk
-



Genel7 yıl önceGizlilik politikası
-



Genel6 yıl önceBu Tarihi Not Edin! “30-31 Mayıs 2020”
-



Genel6 yıl önceRenault’dan Kaçırılmayacak Kampanya: “Şimdi Al Eylül’de 750TL Taksitle Ödemeye Başla”
-



Genel6 yıl önceYaz tatili öncesi lastiklerinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin






