Connect with us

Otomotiv

Ford, Yeni Tourneo Connect Aracını Tanıttı

Yeni Tourneo Connect, ileri düzey, verimli benzinli ve dizel motorları, dört tekerlekten çekiş özellikleriyle geniş bir yelpazede müşteri ihtiyaçlarını destekliyor. Benzinli motorun önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanıyor.

Ford, Tourneo modelini tarz, iç mekân ve çok yönlülük açısından yepyeni bir düzeye taşıyan yeni Tourneo Connect’i tanıttı.

Aktif yaşam tarzlarının yanı sıra iş hayatında aracını kullanan müşterilere de uygun olan yeni Tourneo Connect; dinamik stili, yenilenmiş iç mekânı ve dijital sürüş deneyimi gibi özellikleriyle öne çıkıyor.

Yeni Tourneo Connect, konforlu ve son derece esnek iç mekânı, tüm aileye yetecek beş kişilik koltuk kapasitesi ile yoğun günlük rutinlerde ideal çözümü sunuyor. Geniş iç hacmiyle kamp ve spor malzemelerini taşımaktan küçük işletmelerin pratik ortağı olmaya kadar her işin altından mükemmel şekilde kalkabiliyor.

Dijital sürücü kabini teknolojileri ve sürücü yardım sistemleri yeni Tourneo Connect’in konforlu ve kolay sürülebilir hale getirilmesine yardımcı oluyor. Yeni Tourneo Connect’te ilk defa görücüye çıkan özellikler arasında, güveni artıran dört tekerlekten çekiş sistemi de var; bu özellik, sınıfında lider verimlilik performansı yaratmak için genişletilen dizel güç aktarma organları yelpazesinin bir parçası.[i]

“Yeni Tourneo Connect, Ford’un Tourneo modellerinin heyecan verici yeni jenerasyonun ilk modeli. Güncellenen yeni tasarımı, çok yönlülüğü ve yeni dört tekerlekten çekiş teknolojisi tüm müşterilerimiz için cazip bir kombinasyon sunuyor,” diyen Ford Pro Avrupa Genel Müdürü Hans Schep, “Müşterilerin değer verdiği özellikleri geliştirerek daha da üst düzeye taşıdık ve ister iş olsun isterse eğlence, her türlü meydan okumaya hazır yeni Ford Tourneo Connect’i yarattık,” diye ekledi.

tourneo-connect-3.pngEsnek, pratik kabin

Tamamen yenilenen Tourneo Connect, daha fazla pratiklik ve rahatlık sunuyor. İkinci koltuk sıraları kullanılmadığında, iş veya spor ekipmanları için daha ferah bir yük alanı yaratmak için katlanabiliyor, yatırılabiliyor veya çıkarılabiliyor. Ön yolcu koltuğu; uzunluğu 3 metreye kadar olan kano, yassı ambalajlı mobilyalar veya kereste gibi malzemelerin araç içinde güvenle taşınabilmesi için katlanarak yatırılabiliyor.

Yeni iç mekân, Tourneo Connect müşterilerinin sevdikleri pratiklikten taviz vermeksizin kabin içi konforu artırıyor. Aracın her iki tarafındaki kayan büyük yan kapılar, alışılagelmiş kapıların tam olarak açılamadığı dar alanlarda, çocukların ve yaşlı yolcuların araca girip çıkmasına yardımcı oluyor. Rahatlık, bol sayıdaki bardak tutucu, depolama gözü ve şarj yuvası ile daha da geliştirilirken panoramik cam tavan ve çift alanlı iklim kontrolü de uzun yolculuklarda kabinin havadar ve daha konforlu olmasına yardımcı oluyor.

Yeni Tourneo Connect’in kabininde kullanılmak üzere özenle seçilen malzeme ve yüzeyler; konforlu, premium bir his yaratıyor. Serideki varyantların her biri, şık mavi grafikleri ve kontrast dikişi ile Active modelinde olduğu gibi eşsiz uygulamalara sahip.

Özgün dış tasarımlar

Ford’un en son binek otomobillerinde kullandığı cesur ve etkileyici tasarım dili Yeni Tourneo Connect’te de kendi gösteriyor. Ön kısım, sportif bir izlenim yaratmak için güçlü, heykel gibi yontulmuş hatlar ile biçimlendirildi.

Ford’un SUV’den esinlenen Active serisi, sağlam bir tarz ile birinci sınıf detayların bir karışımını sunuyor. Active’in petek ızgara, çamurluk kaplaması ve kaydırma plakasını da içeren kendine özgü görünümünün bir parçasını da koyu ve işlenmiş metalden oluşan çift tonlu bir yüzeye sahip özel 17 inçlik alaşımlı jantlar oluşturuyor. 10 farklı renkten oluşan yelpazede, Tourneo Connect Active’in özel lansman rengi olan yeni ‘Özgür Mavi’ de bulunuyor.

Özel jant tasarımları ve kaplama detayları, ürün yelpazesindeki farklılaşmayı sürdürüyor ve müşterilere kendi yaşam tarzlarına en uygun model seçenekleri sunuyor. Serinin diğer modelleri ise şöyle:

  • Titanium – saten krom detay, karartılmış arka camlar, 17 inç alaşımlı jantlar
  • Deluxe – çok parlak siyah ön panjur çerçevesi, şık jant bilezikleri (Önümüzdeki dönemde satışa sunulacak.)

Tamamen yeni dijital teknolojiler

Tüm yeni Tourneo Connect modellerinin ön panelinde önemli araç sistemlerini sürücünün parmak uçlarına getiren kullanıcı dostu büyük bir dokunmatik ekran bulunuyor. Titanium’da 8.25 inç ve Active’de 10 inç ekran sunuluyor. Dokunmatik ekran; navigasyon, ses ve kabin havası için kontrol sağlarken telefon bağlantısı, araç bilgisi ve ses ayarları gibi diğer özellikler ise sürüş sırasında göze çarpamaması için alt menüler altında toplanıyor.

Dijital gösterge paneli de Titanium ve Active serileri ile standart geliyor. Dijital panel, sürücülere daha fazla bilgi ve kontrol sunmak için merkezi eğlence ve bilgi sisteminin yanında çalışabilen gösterge konsolunda 10.25 inçlik bir ekrana sahip. Panel araç uyarılarını, işaretli hız limitlerini ve mevcut vitesi, daha kolay okunabilmesi için ekranın üst kısmına, çok yönlü yapılandırılabilir bir ekranın üzerine konumlandırıyor:

  • Özet – mevcut yolculuk hakkında bilgi için
  • Klasik – simüle edilmiş klasik hız göstergesi için
  • Navigasyon – güzergâh ve ek kılavuzluk bilgisi için
  • Sürücü Destek – aracın aktif sürücü destek sistemlerinin durumu için

Yeni sürücü destek düzeyleri

Yeni Tourneo Connect, yolculukları daha konforlu, pratik ve daha güvenli hale getirebilmek için sürücü destek teknolojisi sunuyor. Zengin standart teknik özellikler şunlar:

  • Çarpışma Önleme Yardımcısı[ii]
  • Şeritte Kalma Sistemi2
  • Sürücü İkazı2
  • Hız Kontrol Sistemi2
  • Ayarlanabilir Hız Sınırlandırma Sistemi2
  • Yokuş Kalkış Desteği 2
  • Ön ve arka park sensörleri 2

Kabinde alan sağlayan ve sürüş deneyimini sadeleştiren elektrikli park freni de tüm yeni Tourneo Connect’lere standart olarak yerleştirildi. Bu özellik, yokuşlarda daha kolay kalkmak için Yokuş Kalkış2 özelliğine de imkân veriyor.

Sınıfının lideri verimlilik

Benzin ve dizel motorlardan oluşan kapsamlı güç aktarım organları yelpazesinin de 5,1 /100km’den başlayan beklenen yakıt tüketimi ve 133 g/km’den başlayan CO2 emisyonları ile yeni Tourneo Connect’e sınıfının lideri verimlilik sağlaması bekleniyor.1

Dört silindirli turbo şarjlı motor yelpazesinde, bir adet 114 PS ve 220 Nm tork üreten 1,5 litre EcoBoost benzinli motor ve 122 PS ve 320 Nm tork ya da 102 PS ve 280 Nm tork üreten iki adet EcoBlue dizel motor1 da bulunuyor. (Benzinli motorun ve 102 PS dizel motorun önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanıyor). Otomatik Start-Stop teknolojisi, optimize edilmiş verimlilik için ürün yelpazesinde standart.

Yedi vitesli PowerShift çift kavramalı otomatik şanzıman, hızlı ve yumuşak vites geçişleri sayesinde otomatik şanzımanın konforuna ve rahatlığına rakip bir performans sağlıyor.

Müşteriler artık daha güvenli sürüş için zorlu ve kaygan zeminlerde çekişi artırmak amacıyla ilk defa yeni Tourneo Connect üzerinde dört tekerlekten çekişten yararlanabiliyorlar. Sistem, sürüş koşullarına ve zeminlere bağlı olarak torku tekerlekler arasında otomatik dağıtarak sürücülerin daha zorlu koşullarda kolayca ilerlemesini sağlıyor.

Dört tekerlekten çekiş, 2.0-litre 122 PS EcoBlue dizel motor ve altı vitesli manuel şanzıman ile donatılan modellerde iç alandan veya yükleme yüksekliğinden taviz verilmiyor.

[i] Açıklanan WLTP yakıt/enerji tüketimleri, CO2 emisyonları ve elektrikli menzil, son değiştirildiği haliyle (EC) 715/2007 ve (EU) 2017/1151 sayılı Avrupa Yönetmeliklerindeki teknik gereksinim ve teknik özelliklere göre belirlenmiştir. Uygulanan standart test prosedürleri farklı araç tipleri ve farklı üreticiler arasında kıyaslamalar yapılmasına imkan vermektedir. Resmen onaylanan yakıt verimliliği ve CO2 emisyonu rakamları, satışa çıkış tarihine yakın bir dönemde yayınlanacaktır.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Otomobiller

HDI Sigorta, Elektrikli Araç Kaskosunun Kapsamını Genişletti

HDI Sigorta, elektrikli araç sahiplerinin değişen beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çözümler sunmaya devam ediyor. Hızla büyüyen ve çeşitlenen elektrikli araç segmentine özel kasko çözümü sunan şirket; bu ürüne eklediği mobil şarj, siber saldırı ve elektrikli araçlara özel çekici risklerine yönelik yeni teminatlarla güvence kapsamını genişletti.

Müşterileriyle kurduğu bağı yenilikçi ürünlerle güçlendiren HDI Sigorta, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yeşil dönüşümü ve çevrenin korunmasını desteklerken, mobilite dünyasının dönüşümüne de katkı sağlamayı sürdürüyor. İnsan ve güven odaklı yaklaşımını sigortacılık ürünlerine entegre eden HDI Sigorta, elektrikli araç kullanıcılarının karşılaşabileceği farklı senaryolara karşı kapsayıcı bir güvence kalkanı oluşturuyor.

HDI Sigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay

Şarj kablosu veya adaptörün zarar görmesi ya da çalınması, hava koşullarına bağlı akım zararları ve şarjı biten aracın en yakın istasyona ücretsiz çekilmesi gibi ayrıcalıklarını yenilikçi adımlarla daha da pekiştiren şirket, sigortacılığı poliçe sınırlarının ötesine taşıyarak hayatın doğal bir parçası haline getiriyor. HDI Sigorta’nın teknoloji odaklı risk çözüm ortağı yaklaşımıyla müşterilerine uçtan uca konforlu bir elektrikli araç deneyimi sunan kaskosuna eklediği avantajlar şöyle sıralanıyor:

Siber Güvence Teminatı: Yeni nesil elektrikli araçların en büyük ihtiyaçlarından birinin siber güvenlik olduğu gerçeğinden hareket eden HDI Sigorta, siber saldırılar sonucunda araç elektroniğinde meydana gelebilecek arızaları ve hasarları güvence altına alıyor.

Mobil Şarj Hizmeti: “Daima yanında olma” vaadini sunduğu hizmetlerle somutlaştıran HDISigorta, anlaşmalı hizmet ağı kapsamında yolda kalan araçlara 7 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kocaeli, Sakarya, Konya) ortalama 60 km menzil sağlayacak mobil şarj desteği veriyor.

Yetkili Şarj Noktası Hasar Güvencesi: EPDK lisanslı istasyonlarda veya TSE/CE sertifikalı yetkili montajlı sabit ünitelerde şarj işlemi sırasında oluşabilecek mekanik ve elektriksel zararları teminat altına alıyor.

Duvar Tipi Şarj Teminatı (Wallbox & İndüksiyon Plakası): Ev veya iş yerlerinde kurulu olan ve montajı yetkili ekipler tarafından yapılan sabit şarj üniteleri; üçüncü şahısların kasıtlı zararları ve sigortalı aracın kazaen çarpması sonucu oluşan hasarlara karşı güvence altına alınıyor.

Zenginleştirilmiş Yol Yardım Hizmeti ve Ahtapot Çekici Desteği: Elektrikli araç ürününde yol yardım seçeneklerinde müşterinin tercihine göre ikamet iline çekim ve il içi seçeceği lokasyondaki servise çekim hizmetlerini bir arada sunarken, bir kaza durumunda, elektrikli

araçların yapısına en uygun ve güvenli taşıma yöntemi olan ahtapot çekici ile elektrikli araçlara en üst düzey koruma sağlıyor.

“Her Anında Daima Yanında” ilkesini ürün geliştirme yaklaşımının merkezine alan HDISigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay, şunları söyledi:

“Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte yalnızca araç teknolojileri değil, kullanıcıların karşılaştığı riskler ve sigortadan beklentileri de değişiyor. Biz de bu değişimi yakından takip ederek ürünlerimizi yeni ihtiyaçlara göre geliştirmeye odaklanıyoruz. Siber risklerden şarj süreçlerine, yolda kalma durumundan aracın güvenli şekilde taşınmasına kadar elektrikli araç kullanımına özgü ihtiyaçları bütüncül olarak ele aldık. Ürünümüze eklediğimiz yeni teminat ve hizmetlerle müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu güvenceyi doğru yerde ve doğru şekilde sunarken, sürdürülebilirlik bakış açımızı ve çevre ile olan bağımızı da güçlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de değişen riskleri ve kullanım alışkanlıklarını yakından izleyerek ürün ve hizmetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.”

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Otonom araçlar sigortada sorumluluğu yeniden tanımlıyor

Otonom sürüş teknolojileri test aşamasından gerçek trafik koşullarına doğru ilerlerken, “Kaza olduğunda kim sorumlu olacak?” sorusu ise otonom araç sigortası ve sigorta sektörünün geleceği açısından en kritik konulardan birini oluşturuyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, otonom araçlarla birlikte sürücü merkezli geleneksel sorumluluk anlayışının değişeceğini belirterek, “Gelecekte bir trafik kazasında yalnızca sürücünün davranışını değil; aracın yazılımını, sensörlerini, üreticisini, teknoloji sağlayıcısını ve hatta siber güvenlik altyapısını konuşacağız. Bu dönüşüm sigorta sektörünün risk tanımını da yeniden şekillendirecek” dedi.

Otomotiv sektöründe uzun süredir konuşulan otonom sürüş artık yalnızca teknoloji şirketlerinin geliştirme laboratuvarlarındaki bir gelecek senaryosu değil. Sürücü destek sistemlerinden belirli koşullarda sürüş görevini devralabilen sistemlere kadar uzanan teknoloji hızla gelişirken, uluslararası mevzuat da bu dönüşüme uyum sağlamaya başladı.

Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) bünyesindeki Dünya Araç Mevzuatını Uyumlaştırma Forumu (WP.29), 24 Haziran 2026 tarihinde tamamen sürücüsüz Otonom Sürüş Sistemlerine (Automated Driving Systems – ADS) yönelik ilk küresel düzenleyici çerçeveyi kabul etti. Yeni çerçeve; güvenlik yönetim sistemlerinden test ve doğrulamaya, araçların kullanım sürecindeki sürekli izlenmesine kadar ortak güvenlik kriterleri getiriyor.

Otonom sürüşün gelişmesiyle birlikte gündeme gelen dönüşüm yalnızca otomotiv sektörünü ilgilendirmiyor. Aracı kimin kullandığı ve kazaya kimin neden olduğu soruları üzerine kurulu geleneksel trafik sigortası ve kasko yaklaşımının da önümüzdeki dönemde yeniden şekillenmesi bekleniyor.

“Sorumluluk artık yalnızca direksiyon başındaki kişiye ait olmayacak”

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, otonom araç sigortası açısından en büyük değişimin sorumluluk kavramında yaşanacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bugünkü sistem büyük ölçüde insan davranışı üzerinden çalışıyor. Bir trafik kazasında sürücünün kusuru, diğer tarafların davranışı ve kazanın oluş şekli değerlendirilerek sorumluluk belirleniyor. Ancak sürüş kararlarının bir bölümünü veya tamamını yazılımın verdiği bir dünyada bu denklem değişiyor. Kaza sürücünün hatasından mı, sensörün çevreyi yanlış algılamasından mı, yazılımdaki bir problemden mi, yoksa aracın teknik bir arızasından mı kaynaklandı? Sigortacılık açısından önümüzdeki dönemin temel sorularından biri bu olacak.”

Çiftçi, otonom araç kazalarında sigorta sorumluluğunun giderek daha çok tarafı kapsayan bir yapıya dönüşeceğine dikkat çekerek sürücünün yanı sıra araç üreticisi, yazılım geliştiricisi ve teknoloji sağlayıcılarının da sorumluluk zincirinin parçası haline geleceğini ifade etti:

“Direksiyondaki insanın rolü azaldıkça teknoloji sağlayıcılarının sorumluluğu daha görünür hale gelecek. Dolayısıyla bir kazayı değerlendirirken yalnızca ‘Sürücü ne yaptı?’ sorusunu sormak yeterli olmayacak. ‘Araç ne yaptı, sistem neden bu kararı verdi ve sistem olması gerektiği gibi çalıştı mı?’ sorularının da yanıtlanması gerekecek.”

Otonom araç kazalarında “kim sorumlu?” sorusunun tek bir cevabı olmayabilir

Otonom araçların yaygınlaşmasıyla birlikte kazalardaki sorumluluğun aracın otonomi seviyesine ve kaza anında sürüş görevini kimin yerine getirdiğine göre değişebileceğini belirten Çiftçi, bu nedenle araç tarafından üretilen verilerin öneminin de artacağına dikkat çekti.

Bir sürücünün müdahale etmesi gereken bir sistem ile sürüş görevini tamamen aracın üstlendiği bir sistemin aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini söyleyen Çiftçi, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Burada önemli olan aracın ne kadar ‘otonom’ olduğunun doğru tanımlanması. Sürücünün sistemi sürekli izlemesi gereken bir araçla, belirli koşullarda sürüş görevini tamamen üstlenen bir araç arasında hukuki ve sigortacılık açısından önemli farklar var. Bu nedenle gelecekte kazanın saniyeler öncesindeki araç verileri, sistemin aktif olup olmadığı, sürücüye müdahale uyarısı verilip verilmediği ve sensörlerin ne algıladığı hasar değerlendirmesinin önemli parçaları haline gelebilir.”

Bu dönüşümle birlikte araçların ürettiği verilerin saklanması, erişimi ve yorumlanmasının yalnızca teknik değil, sigortacılık açısından da kritik hale geleceğini belirten Çiftçi, veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması konularının da yeni dönemin önemli başlıklarından biri olacağını söyledi.

Trafik sigortası ve kaskoda risk tanımı değişecek

Otonom sürüşün yaygınlaşmasının trafik sigortası ve kasko ürünlerini de dönüştüreceğini belirten Çiftçi, geleneksel araç sigortalarında ağırlıklı olarak sürücü, araç ve kullanım özellikleri üzerinden yapılan risk değerlendirmelerine yeni parametrelerin ekleneceğini söyledi:

“Bugün bir aracın sigorta riskini değerlendirirken aracın modeli, değeri, kullanım şekli, hasar geçmişi ve sürücü profili gibi pek çok faktöre bakıyoruz. Otonom araçlarda ise bunlara yazılım versiyonu, sensör teknolojileri, otonom sürüş seviyesi, siber güvenlik altyapısı ve sistem güncellemeleri gibi tamamen yeni değişkenler eklenebilir.”

Çiftçi, bu nedenle gelecekte kasko sigortası ile ürün sorumluluğu, mesleki sorumluluk ve siber sigorta gibi farklı sigorta alanlarının birbirine daha fazla yaklaşabileceğini ifade etti.

Yazılım hatası yeni dönemin “sürücü hatası” olabilir

Otonom araçların en önemli özelliklerinden birinin çevresindeki dünyayı kameralar, radarlar, sensörler ve diğer teknolojiler aracılığıyla algılayarak çok kısa sürede karar verebilmesi olduğunu belirten Çiftçi, bu yapının yeni riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çekti:

“Bir sensörün yol üzerindeki bir nesneyi yanlış algılaması, yazılım güncellemesinin beklenmeyen bir sonuç yaratması veya sistemler arasındaki iletişimin kesintiye uğraması gelecekte bir hasarın nedeni olabilir. Bugün sürücü hatasını tartışırken yarın algoritmanın verdiği kararın nasıl oluştuğunu tartışabiliriz. Bu da hasar tespitinden sorumluluk paylaşımına kadar sigortacılığın birçok sürecini değiştirecek.”

Çiftçi’ye göre bu dönüşüm, sigorta şirketleri ve brokerler açısından otomotiv teknolojisini çok daha yakından takip etmeyi zorunlu hale getirecek. Yapay zekâ ve algoritma tabanlı sürüş sistemlerinin araç kullanımında daha fazla karar üstlenmesiyle birlikte, yazılım kaynaklı risklerin sigortacılık açısından önemi de artacak.

Siber saldırılar otomobil sigortasının da konusu haline geliyor

Otonom ve bağlantılı araçların yazılım ve veri altyapısına giderek daha fazla bağımlı hale gelmesinin siber güvenlik risklerini de otomotiv sigortacılığının gündemine taşıdığını belirten Çiftçi, araçların artık yalnızca mekanik değil aynı zamanda dijital varlıklar olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi:

“Bağlantılı bir araçta siber saldırı yalnızca kişisel verilerin ele geçirilmesi anlamına gelmiyor. Teorik olarak aracın bazı fonksiyonlarının etkilenmesi, sistemlerin devre dışı kalması veya sürüş güvenliğinin riske girmesi gibi çok daha ciddi senaryolar söz konusu olabilir. Dolayısıyla geleceğin otonom araç sigortası; fiziksel hasar, ürün sorumluluğu ve siber risklerin kesiştiği çok daha bütüncül bir yapıya dönüşebilir.”

Bu nedenle siber güvenlik, yazılım hataları, sensör arızaları, veri ihlalleri ve sistem güncellemelerinden kaynaklanan risklerin önümüzdeki dönemde yeni teminat ihtiyaçlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Çiftçi, sigorta sektörünün teknolojik gelişmeleri poliçe şartlarına yansıtabilme hızının da giderek daha önemli hale geleceğini söyledi.

“Kazalar azalabilir ama risk ortadan kalkmayacak, şekil değiştirecek”

Otonom sürüş teknolojilerinin temel hedeflerinden birinin insan hatasından kaynaklanan kazaları azaltmak olduğuna dikkat çeken Çiftçi, teknolojinin gelişmesinin sigortaya duyulan ihtiyacı ortadan kaldıracağı yönündeki değerlendirmelere ise katılmadığını belirtti:

“Otonom sürüş sistemlerinin gelişmesiyle bazı kaza türlerinin azalması mümkün. Ancak bu, riskin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Riskin kaynağı değişecek. İnsan hatasının payı azalırken yazılım, donanım, veri, siber güvenlik ve ürün sorumluluğu gibi alanların ağırlığı artacak. Sigortacılık da tam olarak bu değişimi doğru okuyabilmek zorunda.”

Çiftçi, gelecekte sigorta sektörünün yalnızca hasar sonrasında ödeme yapan bir yapıdan daha fazla uzaklaşarak teknoloji üreticileri, otomotiv şirketleri ve kullanıcılarla birlikte çalışan bir risk yönetimi ekosisteminin parçası haline geleceğini öngördüklerini ifade etti.

“Geleceğin sigortacılığında teknolojiyi anlamadan riski anlamak mümkün olmayacak”

Otonom araçların yaygınlaşmasının sigorta sektöründe uzmanlık alanlarını da değiştireceğini belirten Çiftçi, brokerlerin müşterileri adına yalnızca poliçe şartlarını değil, teknolojik riskleri ve farklı sorumluluk alanlarını da birlikte değerlendirmesi gerekeceğini söyledi:

“Sigortacılık her zaman değişen risklere uyum sağlayarak gelişti. Otonom araçlar da bunun yeni ve çok önemli bir örneği. Gelecekte teknolojiyi anlamadan riski, riski anlamadan da doğru sigorta çözümünü oluşturmak mümkün olmayacak.”

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak uluslararası sigorta ve reasürans piyasalarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugünden yarının poliçesini yazmak mümkün olmayabilir; ancak yarının risklerini bugünden okumaya başlamak zorundayız. Otonom sürüş yaygınlaştıkça kasko, trafik, ürün sorumluluğu ve siber sigorta arasındaki sınırların giderek daha fazla iç içe geçtiğini göreceğiz. Bizim rolümüz de müşterilerimizin yalnızca mevcut risklerine değil, teknolojiyle birlikte ortaya çıkacak yeni sorumluluk alanlarına karşı da hazırlıklı olmalarını sağlamak. Sigortacılığın geleceğini, teknolojiyi takip eden değil, teknolojinin yarattığı yeni riskleri önceden okuyabilen kurumlar şekillendirecek.”

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Hyundai Orijinal Aksesuarlarıyla Her Yolculukta Daha Fazla Konfor

Hyundai, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Model bazında farklılaşan geniş ürün yelpazesinde araç üstü çadırdan elektrikli araçlara özel şarj çözümlerine, otomatik bagaj açma sisteminden yan basamaklara kadar pek çok seçenek yer alıyor.

Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar yüzde 40’a varan indirim avantajıyla Hyundai Yetkili Servisleri’nde sunuluyor.

Hyundai, kullanıcıların değişen ihtiyaçlarını ve farklı yaşam tarzlarını göz önünde bulundurarak geliştirdiği orijinal aksesuarlarla otomobil deneyimini daha konforlu ve işlevsel hale getiriyor. Kalite, güvenlik ve tasarım standartlarını karşılamak üzere kapsamlı testlerden geçirilen Hyundai Orijinal Aksesuarları, araçlarla uyumlu yapıları sayesinde hem günlük kullanıma hem de farklı yolculuklara değer katıyor.

Hyundai, modellerin tasarımına ve kullanım özelliklerine göre farklılaşan 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Konfor, işlevsellik, seyahat ve elektrikli mobilite gibi farklı ihtiyaçlara yanıt veren bu geniş ürün yelpazesinde öne çıkan aksesuarlardan bazıları şöyle:

  • Araç üstü çadır: Kamp, doğa ve seyahat tutkunları için geliştirilen araç üstü çadır; kolay açılıp kapanabilen yapısı, dört mevsim kullanılabilmesi ve dört yetişkine kadar konaklama kapasitesiyle açık hava deneyimini daha konforlu hale getiriyor. Teleskopik merdiveni, yatağı, ayakkabılık gözleri ve güneşlik çubuklarıyla pratik bir kullanım sunarken anahtarla kilitlenebilen yapısıyla güvenli saklama imkânı sağlıyor.
  • Şarj kablosu: Elektrikli araçların 22 kW’a kadar hızlı ve verimli şekilde şarj edilmesini destekleyen kablo, kullanım sonrasında yeniden spiral formuna dönen tasarımı sayesinde kolayca toplanıp saklanabiliyor. Suya ve toza dayanıklı yapısıyla uzun ömürlü kullanım sunan ürün, sert kapaklı koruma çantasıyla birlikte geliyor.

  • Mobil konnektör: Şarj noktalarının müsait olmadığı durumlarda elektrikli araç kullanıcılarına pratik bir alternatif sunuyor. Kompakt yapısı sayesinde araçta kolayca taşınabilen mobil konnektör, şarj sürecini takip eden ve aşırı ısınmaya karşı koruma sağlayan entegre kontrol sistemiyle güvenli kullanımı destekliyor.
  • Otomatik bagaj açma sistemi: Bagajın kolayca açılıp kapatılmasını sağlayarak özellikle ellerin dolu olduğu anlarda günlük kullanımı daha konforlu ve pratik hale getiriyor.
  • Yan basamak: Araca iniş ve binişi kolaylaştırırken Hyundai modellerine özel tasarımı ve model logosuyla aracın sportif görünümünü tamamlıyor.

Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli yüzde 40’a varan indirim fırsatıyla kullanıcılarla buluşuyor. Kampanyaya ve araçlarla uyumlu aksesuar seçeneklerine ilişkin ayrıntılı bilgi Hyundai Yetkili Servisleri’nden alınabiliyor.

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.